Nafaka Arttırım Davasıyla Mal Kaçırma-Yargıtay Kararı: Esas : 2015/11451 Karar : 2015/15308 Tarih : 23.11.2015

Şub 12, 2020 | İcra Hukuku, Nafaka Avukatı

Nafaka Arttırım Davasıyla Mal Kaçırma-Yargıtay Kararı

T.C.
YARGITAY
ONDOKUZUNCU HUKUK DAİRESİ

Esas : 2015/11451
Karar : 2015/15308
Tarih : 23.11.2015

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’un bankaya olan borcunu ödediğini ve buna karşılık davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının maaşı üzerine haciz konulduğunu, bunun üzerine davalı …’in eski eşi olan diğer davalı ile anlaşarak nafaka artırım davası açtırdığını ve mahkemece davalı …’in tüm maaşını kapsayacak şekilde nafakaya hükmedildiğini, müvekkilinin söz konusu nakafa artırım kararıyla ilgili olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu ve talebinin kabul edildiğini, mahkemece daha önce verilen kararın iptal edildiğini ve takdir edilen yeni nafaka ile birlikte müvekkilinin haczinin fiilen tahsil edilebilmeye başlandığını, müvekkilinin nafaka artırım davası kararı ile yargılamanın yenilenmesi kararı arasında geçen sürede mahrum kalmış olduğu alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu belirterek, itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili, yargılanmanın yenilenmesi ve nafaka artırımının iptaline ilişkin kararların davacıya karar tarihinden itibaren hak bahşedecek mahiyette olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı …, davalının icra takip alacağı için zaten her ay maaşından kesinti yapılmaya devam edildiğini, bunun dışında davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre; davalılar arasında görülen nafaka artırım davasında verilen nafaka artırımına ilişkin kararın kesinleştiği, ancak davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile bu kararın iptaline karar verildiği ve nafaka artırımına ilişkin yeni bir karar verildiği, bu kararın da kesinleştiği, TMK’nun 2.maddesine göre herkesin haklarını ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına göre hareket etmek zorunda olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 12.836,00 TL asıl alacak ve 1.528,00 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, 14/05/2004 tarihinde davalı … hakkında bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatmış, takibin kesinleşmesi üzerine davalının maaşına haciz konulmuş ve davacı takip konusu alacağını bu şekilde tahsil etmeye başlamıştır. Bu arada davalı …’un eski eşi olan davalı …, davalı … hakkında nafaka artırım davası açmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı, bu nafaka artırım davası ile ilgili olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, …Aile Mahkemesi’nin 2011/1168 E., 2012/526 K. sayılı 27/04/2012 tarihli kararıyla, nafaka artırım davasının davalı …’un

alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla açıldığı, davada taraf olmasa bile verilen kararın davacıyı etkilediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, daha önce verilen kararın iptaline karar verilmiş ve nafaka artırım talebi ile ilgili yeni bir karar verilmiştir. Davacı ise bu karara dayanarak, nafaka artırım davasında verilen ilk karar ile yargılamanın yenilenmesi kararı arasında geçen sürede mahrum kalmış olduğu alacağın tahsili amacıyla her iki davalı hakkında ”tahsilde tekerrür olmama” kaydı olmadan ilamsız icra takibi başlatmış, davalıların itirazları üzerine iş bu davayı açmıştır. Somut olayda, davacının, daha önce davalı … hakkında başlatmış olduğu kambiyo takibine konu alacağını tahsil edememesi nedeniyle uğradığı zararı talep ettiği, davalı …’in kambiyo takibinin borçlusu olmadığı, dolayısıyla davacının uğradığı zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Nafaka Arttırım Davasıyla Mal Kaçırma-Yargıtay Kararı

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.