Nafaka almakta olan eş ve çocuklar yükümlü eş ile birlikte yaşıyorlar ve geçimi yükümlü sağlıyorsa-Yargıtay Kararı: Esas : 2017/7179 Karar : 2018/11992 Tarih : 25.10.2018

T.C.
YARGITAY
İKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2017/7179
Karar : 2018/11992
Tarih : 25.10.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından tedbir nafakalarının süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Taraflarca açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı ( TMK md 166/1) boşanma davasının, yargılaması sırasında mahkemece 19.03.2009 tarihli ara karar ile davalı karşı davacı kadın için 300,00 TL, ortak çocuklar … ve … yararına 250,00 ‘şer TL tedbir nafakalarına( TMK md 169) hükmedilmiş, yapılan yargılama sonunda ise 06.10.2009 tarihli nihai karar ile her iki boşanma davasının reddine, tedbir nafakalarının hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı aradan 8 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra tebliğe çıkarılmış, davacı-karşı davalı erkek tarafından tedbir nafakalarının süresi yönünden temyiz edilmiştir. Davacı-karşı davalı erkek temyiz dilekçesinde boşanma davası devam ederken aile büyüklerinin araya girmesi nedeni ile boşanmaktan vazgeçtiklerini, aynı evde yaşamaya devam ettiklerini, bu nedenle kararı tebliğe çıkartmadıklarını ancak eşi ile sonradan ayrıldıklarını, eşi tarafından tekrar boşanma davası açıldığını, kötü niyetli olarak tedbir nafakalarını sözlü olarak talep ettiğini, bu nedenle tedbir nafakalarının hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesine ilişkin kısmının bozulmasını talep etmiştir.

Boşanma davası sırasında hükmedilen geçici tedbir nafakası Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır” şeklindedir. Bu düzenleme karşısında boşanma veya ayrılık davası açılmakla, eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar ve istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden ( re’sen) alınması gereklidir. Mahkemece bu kapsamda 19.03.2009 tarihli ara karar ile kadın ve ortak çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Geçici tedbir nafakası kural olarak boşanma ve ayrılık davasının açıldığı tarihten itibaren hükmedilir ve boşanma ya da ret hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devam eder. Ancak geçici tedbir nafakası almakta olan eş ve çocuklar nafaka yükümlüsü eş ile birlikte yaşıyorlar ve geçimi nafaka yükümlüsü eş tarafından sağlanıyorsa, başka bir ifade ile nafaka ihtiyacının ortadan kalkması durumunda nafaka yükümlüsü eşi, geçici tedbir nafakası ile sorumlu tutmak hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi, nafaka alacaklısı eş yönünden de hakkın kötüye kullanılması (TMK md 2) niteliğini taşır.

Somut olayda mahkemece 2009 yılında karar verilmesine rağmen gerekçeli karar 2017 yılında tebliğe çıkarılmış, davacı-karşı davalı erkek, eş ve çocukları ile birlikte yaşadıklarını belirterek tedbir nafakalarını süresi yönünden temyiz etmiş, boşanma davasının reddine ilişkin hüküm ise 2017 yılında kesinleşmiştir. Kararın 8 yıl gibi uzun bir süre sonra tebliğe çıkarılması davacı-karşı davalı erkeğin birlikte yaşama iddiasının üzerinde durulmasını gerektirir. Birlikte yaşama ve geçimin sağlanması durumunda ise erkeğin hükmün kesinleşmesine kadar tedbir nafakası ile sorumlu tutulması Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve 169. maddesinde düzenlenen geçici tedbir nafakasının mahiyeti ile bağdaşmaz. Bu bakımdan davacı-karşı davalı erkeğin bu iddiası Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde düzenlenen tedbir nafakasının süresi yönünden önemlidir. O halde tarafların bu yönde göstereceği deliller toplanarak yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirilip ve ulaşılacak sonuç uyarınca tedbir nafakasının süresi yönünden bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeple kararın bozulması gerekmiştir

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.10.2018 (Prş.)

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 14:20

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.