Nafaka Alacağında Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Nafaka Alacağında Zamanaşımı 10 Yıldır

  • Türk Borçlar Kanunu’nun 156/2. maddesine göre, borç bir mahkeme kararına bağlanmış ise zamanaşımı süresi 10 yıldır. Nafakaya dair ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.

  • Nafaka alacağında zamanaşımının 10 yıl olduğuna dair aşağıdaki yargıtay kararı incelenebilir.

Taraflar arasında görülen ve yukarda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR : Borçlu vekili, takip dayanağı ilamın zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, boşanmaya dair hükmün 06.05.2002 tarihinde kesinleştiği, takibin ise 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 03.06.2014 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile takibin zamanaşımı sebebiyle talikine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 156/2. maddesine göre, borç bir mahkeme kararına bağlanmış ise zamanaşımı süresi 10 yıldır. Nafakaya dair ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir. Buna göre Mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın çocukların reşit oldukları tarihe kadar istenebileceği (28.7.1987 doğumlu … için; 3.6.2004 – 28.7.2005 tarihleri arası, 23.01.1992 doğumlu …. için ise 3.6.2004-23.1.2010 tarihleri arasında istenebileceği) gözetilerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366. ve 6100 Sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2015/16185 K. 2017/17265 T. 20.12.2017)

Bu yönde bir diğer yargıtay kararı şu şekildedir:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda; Alacaklı tarafından Küçükçekmece Aile Mahkemesi’nin 2003/… Esas 2003/… Karar sayılı 25/09/2003 tarihli kararına istinaden Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/… Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamlı takip başlatıldığını, takibin TBK. 146 ve devamı maddeleri ile İİK 39 maddesine göre zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış olan borcun tüm ferileri ile sona ermiş olduğunu, bu nedenlerle zamanaşımına, takibe, borca, faiz ve masraflara, faiz oranına, icra emrine ve diğer bütün ferilerine itirazla takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, şahıs ve aile hukukuna ilişkin ilamların zamanaşımına uğramayacağı, somut olayda şahıs ve aile hukukuna ilişkin ilamın icra takibine konu edildiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
BK’nun 135/2. maddesi (6098 s. TBK. 156/2) hükmüne göre; alacak, bir hüküm ile sabit olmuşsa zamanaşımı süresi on yıldır.Nafakaya ilişkin ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.
Buna göre Mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın istenebileceği gözetilerek, nafakanın talep edildiği döneme ait tarihler dikkate alınarak ve Borçlunun zamanaşımı dışındaki diğer itiraz ve şikayet nedenleri de değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu Vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 11.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (8. Hukuk Dairesi 2014/17534 E. , 2015/20023 K. TARİHİ : 11/06/2014 DAVA: Şikayet)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 28 Haziran 2020 10:36

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.