Müteahhitlik Sözleşmesinin Feshi Davası Dilekçesi

İSTANBUL ANADOLU . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’ NE

 

DAVALI                                   : ..

DAVACILAR                          :  ….

VEKİLİ                                    : Av….

 

KONU                                      : Cevap dilekçemin sunulmasından ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR                   :

I ) USUL HUKUKU AÇISINDAN CEVAPLARIM :

  • GÖREVE İLİŞKİN İTİRAZLARIM :

 

  • Davacılar tarafından aleyhime ikame edilen davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı taraflar ile aramdaki hukuki uyuşmazlık, tüketici işlemi olmakla, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri görevlidir. 05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı kanunun 3. maddesi (I) bendinde gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan eser sözleşmelerini tüketici işlemi kapsamına almıştır. Kanunun 73/1. maddesi ise tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesi gerekçesinde eser sözleşmeleri kanun kapsamındadır.

  • Ki; taraflar arasında akdedilen sözleşme, Kentsel Dönüşüm kapsamında olduğundan, ilgili belediye tarafından, arsa sahiplerine kira bedelleri de ödendiğinden, davalıların tüketici konumunda bulunduğu tartışmasızdır. İşbu nitelikteki davalarda ”Tüketici Mahkemelerinin” görevli olduğu açıktır. Bu nedenle; Sayın Mahkeme’ce görevsizlik kararı verilerek, davanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesini arz ve talep ederim.

 

  • YETKİYE İLİŞKİN İTİRAZLARIM :

 

  • Öncelikle; davacılar tarafından aleyhime ikame edilen davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacılar tarafından huzurdaki Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış ise de, davanın yetki yönünden reddi gerekmektedir. Şöyle ki; HMK MADDE 6- (1) ”Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir” denilmektedir. Davanın açıldığı tarhiteki ve halen adresim ”Vişnezade Mah. Hüsrev Gerede Cad. No.33 İç Kapı No.4 Beşiktaş/İstanbul” olmakla, huzurdaki davanın yetki kuralına aykırı olarak açıldığı ortadadır. Bu nedenle; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek yetkili ”İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE” (görev itirazımızın kabulü halinde, yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine) gönderilmesi gerekmektedir.

  • Kabul anlamına gelmemek üzere; davacılar ile akdettiğim ”Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nin 12. Maddesinde her ne kadar ”Uyuşmazlıkların çözümünde yetkili ve mahkeme ve icra daireleri; uyuşmazlık halinde İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır” denilmiş ise de, söz konusu yetki şartının geçerli olmadığı açıktır. Zira; yetki sözleşmesi ya da yetki şartı ”tacirlerle tacirlerin, tacirlerle kamu tüzel kişilerinin ve kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (sulh olmak suretiyle sona erdirebilecekleri) hukukî ilişkilerden kaynaklanmış ya da ileride kaynaklanabilecek olan hukukî uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılacak davalar bağlamında, kanunen yetkili konumda bulunan genel ve özel (diğer) yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesi kaydıyla, kanunen yetkili olmayan bir yargı yerini yetkili hâle getirmek; yani, alternatif bir yetki kuralı yaratmak yahut kanunen yetkili konumda bulunan genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini tümüyle ortadan kaldırıp; salt kararlaştırılmış olan yer mahkemesini yetkili kılmak amacıyla yapmış oldukları sözleşmedir” Ancak; davacılar TACİR ya da KAMU TÜZEL KİŞİSİ olmamakla, bu nedenle sözleşmenin 12. Maddesine konulan yetki şartı geçersizdir.

  • Açıklanan nedenlerle; sayın mahkemece yetkisizlik kararı verilerek, davanın yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine (görev itirazımızın kabulü halinde, yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine) gönderilmesini arz ve talep ederim.

II ) ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIM :

 

  • Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan anlaşma ile oturmakta oldukları ve hatta kiracılarının bulunduğu dairelerini, davalı müteahhide sözleşmede kararlaştırılan zamanda ve koşullardda teslim ettiklerini, Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve …. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca davacıların, davalı müteaahhit …. avans olarak arsa paylarını vaad ettiğini, davalı müteaahhidin inşaat işlemlerini gerçekleştirmek için talep ettiği vekaletnameleri verdiklerini ( Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve ….yevmiye numaralı vekaletnamesi ve başkaca vekaletnameler) verdiğini, Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve … yevmiye numaralı vekaletnamesinde 37 ayrı kişiye vekil tayin edildiğinden davacıların bilgisi dahi olmadığını, vekaletnamede yer alan kişilerin, davalı müteahhidin yetkilisi yahut resmi-gayriresmi çalışanları, ortakları olduğunu, davacılar tarafından henüz öğrenilen 37 ayrı kişiye verilmiş vekaletname yetkisinin 12.2018 tarihinde Kartal 23. Noterliği 3… yevmiye numarası ile azledildiğini, davalının başkaca hukuksuz ve muvazaalı işlem tesis etmelerinin önlenmesi için, muhataplara tebliğ edilen işbu ihzar, azil’in Belediye’ye ve Tapu Sicil Müdürlüğü’ne de tebliğ edildiğini, davacıların güvenini sarsıcı davranışta bulunulması nedeniyle davalı yüklenici hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/20… Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu beyan ve iddia etmişlerdir. Davacıların söz konusu beyan ve iddialarının kabulü mümkün değildir. Şöyle ki

  • Davacılar ile Kartal 4. Noterliği’nin 22/04/2016 tarih ve 123…yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedilmiş olmakla işbu sözleşme anlaşılacağı ve görüleceği üzere resmi yazılı şekilde noter huzurunda akdedilmiştir.

  • İşbu; sözleşme (Kartal 4. Noterliği’nin 22/04/2016 tarih ve 1… yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi) gereğinin ifa edilebilmesi için, yine noter huzurunda kapsamında Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve 1.. yevmiye numaralı vekaletnamesi ile çeşitli kişilere yetki verildiği doğrudur. Ancak; izahtan vareste olduğu üzere, bir inşaatın yapılması, teknik işlerinin yürütülmesi, kamu kurumlarında gerekli iş ve işlemlerin yapılması v.s. pek çok koldan etkin biçimde çalışmayı ve fiili olarak işlerin yürütülmesini gerektirdiğinden, bir müteahhidin tüm bu işlemleri tek başına gerçekleştirmesi mümkün değildir. Bu nedenle; Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve 1… yevmiye numaralı vekaletnamesi ile 37 ayrı kişiye davacıların da bilgisi/izni/onayı ile vekaletnamede belirtilen yetkiler verilmiştir. Ki; söz konusu vekaletname incenlendiğinde görüleceği üzere, vekaletname ile İNŞAAT ve KAT MÜLKİYETİ gibi konularda yetkiler verildiği açıktır.

 

  • Yanı sıra, davacıların noter huzurunda resmi yazılı şekilde akdettiği sözleşmenin/verdikleri vekaletnamelerin içeriğinden haberdar olmadığı ”vekil tayin edildiğinden davacıların bilgisi dahi olmadığı 37 ayrı kişiye vekil tayin edildiğinden davacıların bilgisi dahi olmadığı” yönündeki iddialarının kabulünün imkansız olduğu açıktır. Zira; sözleşme/vekaletname resmi yazılı şekilde, noter huzurunda vekaleti veren davacıların beyan ve talepleri doğrultusunda, noter tarafından resmi belge düzenlenmiş ve işbu belge davacılar tarafında okunarak imza altına alınmış ve tarafıma teslim edilmiştir.

  • Ki; davacılar ile aramda akdedilen Kartal 4. Noterliği’nin 04.2016 tarih ve 1.. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile davacıların içeriğini ve 37 farklı kişiye yetki verdiklerini bilmedikleri sözleşme aynı gün akdedilmiş olmakla, davacılarının Kat karşılığı İnşaat sözleşmesinin yerine getirilebilmesi adına, söz konusu vekaletname ile yetkileri verdiği açıktır. Açıklanan nedenlerle; davacıların söz konusu vekaletnamenin içeriğini bilmedikleri/37 kişiye vekaletname ile yetki verdiklerini bilmedikleri ve resmi kurum tarafından davacıların talepleri doğrultusunda hazırlanan ve davacılar tarafından okunarak imza altına alınan belgenin bilinmediği iddiasının kabulğ mümkün değildir.

 

  • Davacılar konu ile ilgili, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/20… Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını beyan etmiş iseler de, söz konusu soruşturma dosyanın içeriği tarafımca bilinmemektedir. Bu nedenle; söz konusu dosya içeriğine ilişkin, dosyayı inceledikten sonra beyanda bulunma hakkımı saklı tutuyorum.

 

  • Ki; kabul anlamına gelmemek üzere, davacı taraf söz konusu vekaletneme içeriğini bilmediğini/37 kişiye vekalatname verdiğini bilmediğini iddia ediyor ise, işbu iddiasını ispatla mükelleftir. Ki; bilindiği üzere, resmi yazılı evrakın, noterde düzenlenmiş evrakın içeriğinin bilinmediği vs. İspatı ancak resmi yazılı delil ile mümkün olduğundan, davalının sözlü beyanlarından ibaret iddialarının reddi gerekmektedir.

 

  • Ayrıca; noter huzurunda akdedilen vekaletnamenin içeriğinin bilinmediği iddiası ve bu nedenle tarafıma ve ilgili Kartal 4. Noterine yönelik ithamlar çok ciddi ve kabul edilemezdir. Davacıların işbu iddiası, kamu kurumları önünde tarafıma ve Kartal 4. Noteri’ne TCK’nın 267. Vd maddelerine göre ”hukuka aykırı fiil isnadında bulunmaktır” İşbu hususa ilişkin olarak, suç duyurusunda bulunmak gibi hukuki haklarımı saklı tutttuğumu beyan ederim.

 

  • Davacılar vekili dava dilekçelerinin devamında; Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve 12.. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nin İşin Teslimi başlıklı 7. Maddesinde; ”Ruhsat alım tarihinden itibaren 24 ay içerisinde inşaat bitirilecektir. Yapı Ruhsat alım süresi işbu sözleşmenin imzalanmasından itibaren 285 iş günüdür. İmar durumundan dolayı olası bir gecikme olması halinde bu süre inşaat ve ruhsat süresine eklenecektir. Müteahhit işbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte 45 gün içerisinde inşaatla ilgili resmi işlemlere başlanacaktır. Ruhsat alım işlemleri sırasında imar yönetmeliğinden, resmi kurumlardan ve mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler inşaat süresine ilave edilecektir’ denildiğini, davacıların ilgili sözleşmedeki edimleri yerine getirdiğini, davalı müteahhidin inşaat yapıp, sözleşmede kararlaştırılan daireleri kendilerine teslim edilmesini beklemekteyken, davalı müteahhidin inşaata başlamadığını, Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve 12… yevmiye numaralı sözleşmedeki edimlerini ifa etmeyeceğinin anlaşıldığını, tarafların yapmış olduğu Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve 12396 yevmiye numaralı, 394 TL BEDELLİ DÜZENLEME ŞEKLİNDE TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ VE ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ’NİN KARŞILIKLI OLARAK FESHEDİLMESİNİ TALEP ETTİKLERİNİ, ANCAK DAVALININ KABUL ETMEDİĞİNİ beyan ve iddia etmişlerdir. Davacıların söz konusu beyan ve itirazlarının kabulü mümkün değildir. Şöyle ki;

 

  • Kartal 4. Noterliği’nin 22/04/2016 tarih, 12.. Yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’ne göre (sözleşmenin 3. Sayfası), davacılar ” Biz satış vaadinde bulunanlar aşağıda tapu kayıtları yazılı bulunan taşınmazların tamamı 100 hisse itibari ile %50 hissemizi uhdemizde ipka ederek geriye kalan %50 hissemizi arsa payı karşılığı olarak müteahhide satmayı vaad ve taahhüd ederiz. Bu satış karşılığında herhangi bir bedel almayacağımızı, inşaa edilecek binalardan işbu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan ekli paylaşım krokisinde belirtilen bağımsız bölümleri alacağımızı beyan kabul ve ikrar ederiz ‘ demişlerdir.

 

  • Devamında ise; tarafımca ”Ben satış vaadini kabul eden arsa sahiplerinin sahibi veya hissedarı bulundukları aşağıda tapu kayıtları yazılı bulunan taşınmazların %50 hisselerini” herhangi bir sahiplik belgesi istemeksizin, işbu taşınmazların kendilerine ait olduğunu bilerek, görerek ve kabul ederek, bu hususlardaki her türlü kanuni ve hukuki sorumlulukların tarafıma ait olacağını kabul ve taahhüt ederek ”ARSA PAYI karşılığı olarak satın almayı ve vaad ve taahhüt ederim. Bu satış karşılığında herhangi bir bedel ödemeyeceğimi, ekli paylaşım krokisinde belirtilen, arsa sahiplerine kalacak bağımsız bölümleri/inşaatı işbu sözleşme şartlarına, ilgili belediyeden alınacak olan imar durumu, ruhsat, plan, projesine uygun ve iskanı alınmış olarak yapıp teslim edeceğimi beyan kabul ve tahhüt ederim” denilmiştir.

 

  • Görüleceği üzere; davacılar tarafından taahhüt edilen %50 hisse tarafıma devredilmemiştir. İşbu husus tapu kayıtları ile de sabittir. OYSA Kİ; AKDEDİLEN SÖZLEŞME GEREĞİ DAVACILARIN EDİMİ, SÖZLEŞMEYE KONU ARSANIN TAPUSUNUN %50’SİNİ DEVRETMEKTİR. ANCAK; SÖZ KONUSU EDİM DAVACILAR TARAFINDAN YERİNE GETİRİLMEMİŞTİR.

 

  • Ki; yine sözleşmenin devamında (3. Sayfasında) ”İstanbul İli, .. İlçesi, .. Mah. … Mevkiinde Vaki ve Kain Tapunun ..Pafta, .. Ada, .. Parsel, .. Parsel, … Parsel, .. Parsel, .. Parsel, numaralarında kayıtlı taşınmazlar 100 hisse itibar ederek; %50 hissesini uhdemizde ipka ederek, müteahhide kalacak olan %50 hisseyi arsa payı karşılığı olarak müteahhit Halil Korkmaz’a satmayı vaad ve tahhüt ediyoruz. İlgili tapu sicil müdürlüğüne müraacatla bu satış vaadi sözleşmesini taşınmazın siciline şerh ettirilmesini kabul ettiğimizi beyan ve taahhüt ederiz”    Bu nedenle; davacılar tarafından, SATIŞ VAADİNİN TAPU SİCİLİNE ŞERH VERİLİP VERİLMEDİĞİ’NİN İLGİLİ TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN SORULMASI GEREKMEKTEDİR.

 

  • Akabinde; davacıların 16/07/2018 tarihinde İstanbul Anadolu … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/… D.İş numarası ile ”İstanbul ili, … İlçesi, … Mah. …mevkii, …paftada bulunan 8148 ada, 2-… parselde bulunan gayrimenkuller için yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğinin yerine getirilip getirilmediği, inşaata başlanıp başlanmadığı, başlanılmamış ise inşaat ne kadar sürede tamamlanıp, teslim edileceği hakkında bilirkişi raporunda ”Halen tespit konusu ..ada, yeni …sayılı parsel üzerinde karşı taraf müteaahhit tarafından binaların yıkılmış olduğu ancak inşaat ruhsatı alınmak suretiyle bina inşaatları alınmak suretiyle bina inşaatları ile ilgili olarak herhangi bir inşai faaliyeti yapılmamakta, parsel üzerinde müteahhide ait inşaat ihzarı ve iş makinası veya aracı bulunmamaktadır’tespiti yapıldığını, DAVALI MÜTEAHHİDİN İNŞAATA BAŞLAYAMAYACAĞINI VE BAŞLASA DAHİ sözleşmedeki teslim tarihinde davacılara dairelere teslim edemeyeceğinin anlaşıldığını, bu nedenle davalı müteahhide Beyoğlu 57. Noterliği’nin 03/12/2018 tarih ve 24.. yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarnamede ”KARTAL 4. NOTERLİĞİ’NİN 22/04/2016 TARİH VE 12… YEVMİYE NUMARALI SÖZLEŞMEDEKİ EDİMLERİNİ İFA ETMEDİĞİNDEN SÖZLEŞMENİN FESHEDİLDİĞİ, SÖZLEŞMEDEN, YASADAN KAYNAKLANAN ZARARLARI TALEP ETME HAKLARI SAKLI TUTULDUĞU” ihtar edildiğini beyan ve iddia edilmiştir. Davacıların söz konusu beyan ve itirazlarının kabulü mümkün değildir. Şöyle ki;

  • Davacılar her ne kadar inşaatın başlamadığına ilişkin olarak tespit yaptırmışlar, inşaatın zamanında bitmeyeceğinden bahisle sözleşmeyi feshetttiklerini belirtmişlerdir. Ancak; davacılar ile aramda akdedilen Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve . yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca ( sözleşmenin 5. Sayfası) 7. Maddesinde işin teslimi bölümünde ”Ruhsat alım tarihinden itibaren 24 ay içerisinde inşaat bitirilecektir. Yapı Ruhsat alım süresi işbu sözleşmenin imzalanmasından itibaren 285 iş günüdür. İmar mevzuatı durumundan dolayı olası bir gecikme olması halinde bu süre inşaat ve ruhsat süresine eklenecektir. Müteahhit işbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte en geç 45 gün içerisinde inşaatla ilgili resmi işlemlere başlanacaktır. Ruhsat alma işlemleri sırasında imar yönetmeliğinden, resmi kurumlardan ve mücbir kaynaklanan gecikmeler inşaat süresine ilave edilecektir ” denilmektedir.

  • Ki, İstanbul İli, Pendik İlçesi, .. Ada, …Pafta, …Parsel( Yeni Parsel No)’ya ait Yapı Rusatları tarafımca 08.09.2017 tarihinde alınmıştır. Davacılar ile aramda akdedilen sözleşmeye göre, inşaatın tamamlanması için tarafıma verilen süre, ruhsatın alım tarihinden itibaren 24 ay olduğuna göre, sözleşme kapsamında süre 08.09.2019 tarihinde dolacaktır. Dolayısıyla, inşat teslimi için kalan süre gözetildiğinde işbu süre içerisinde inşaatın bitirilmesi mümkün olmasına rağmen, yukarıda da bahsedildiği üzere, davacılar tarafından tarafıma karşı Beyoğlu 57. Noterliği’nin 03/12/2018 tarih ve … yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilmiş, bu ihtarnamede ”KARTAL 4. NOTERLİĞİ’NİN 22/04/2016 TARİH VE … YEVMİYE NUMARALI SÖZLEŞMEDEKİ EDİMLERİNİ İFA ETMEDİĞİNDEN SÖZLEŞME FESHEDİLDİĞİ” bildirilmiştir.

 

  • Ki; yine yukarıda bahsedilen davacıların iddia ettiği ”Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve 12398 yevmiye numaralı vekaletnamesinde 37 ayrı kişiye vekil tayin edildiğinden davacıların bilgisi dahi olmadığını, vekaletnamede yer alan kişilerin, davalı müteahhidin yetkilisi yahut resmi-gayriresmi çalışanları, ortakları olduğunu, davacılar tarafından henüz öğrenilen 37 ayrı kişiye verilmiş vekaletname yetkisinin 03/12/2018 tarihinde Kartal 23. Noterliği 34550 yevmiye numarası ile azledildiği” davacılar tarafından da beyan edilmiştir. Yani sözleşme konusu inşaatın tamamlanması için sürenin sonu 08.09.2019 tarihi olmasına karşın, işlerin yürütülmesi bakımından elzem olan vekaletname ile yetkilendirilen kişiler 03.12.2018 tarihinde azledilmiştir.

 

  • Yani açıklanan nedenlerle; davacılar tarafından 12.2018 tarihinde Kartal 23. Noterliği … yevmiye numarası ile yetkililerinin azledilmesi, Beyoğlu 57. Noterliği’nin 03.12.2018 tarih ve …yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ”KARTAL 4. NOTERLİĞİ’NİN 22.04.2016 TARİH VE ….YEVMİYE NUMARALI SÖZLEŞMEDEKİ EDİMLERİNİ İFA ETMEDİĞİNDEN SÖZLEŞME FESHEDİLdiğinden, tarafımca inşaata ilişkin işlemlerin devam edilebilmesinin imkanı kalmamıştır. Zira; davacı taraflar açıkça işten el çekmem için sözleşmemizi feshetmiş ve azilname ile yetkili kişilerin yetkilerine son vermiştir. Ki; henüz süremin bitmesine 10 ay gibi bir süre var iken ve işbu süre içerisinde inşaatın bitirilmesi mümkün olmasına rağmen, davacılar tarafından, haksız sebeple sözleşmenin feshi yoluna gidilmiştir.

 

  • Ki, iddiaları kabul anlamına gelmemek üzere, inşaata başlanmamasının başka bir sebebi ise, sözleşme konusu arsaya ilişkin olarak ruhsat alımı için gerekli başvuruların yapıldığı esnada, yürürlükte iki ayrı yönetmelik bulunmasından kaynaklı olarak davacılar tarafından dairelerin m²’lerinin daha büyük olması talep edilmiş, bu nedenle hazırlanan proje iptal edilerek, yeniden proje çizilmiştir. Yeniden çizilen proje ile tekrar ruhsat başvurusunda bulunulmuştur. Bu nedenle; ruhsatın alınması gecikmiştir. Davacıların m²’lerin büyük olması talebi nedeniyle ruhsat başvurususunun ve ruhsat alımında gecikme yaşanmıştır. Ki; taraflar arasında akdedilen sözleşmede de ” İmar mevzuatı durumundan dolayı olası bir gecikme olması halinde bu süre inşaat ve ruhsat süresine eklenecektir” denilmektedir. İşbu hususta tarafımca tanık dinletilecektir. Ki; bu dönem belediyede yoğunluk olması, 15 Temmuz 2016 yılında ülkede darde girişiminde bulunulmuş olması sebebiye, ilgili belediyeye bir iş yoğunluğu, memur bulunmayışı v.s. mücbir sebeplerin meydana gelmiş olması sebebiyle, söz konusu işin başlanması için gerekli olan ruhsatların onaylanmasında da gecikme yaşanmıştır. İşbu husus da, ruhsatın gecikmesinde mücbir sebeptir. Yani; anlaşılacağı üzere, ruhsatın çıkarılması hususundaki gecikme, davacıların m²’lerin daha büyük olmasını talep etmelerinden ve akabinde 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimin yaşanması sebebiyle belediyede işlerin askıya alınmasından kaynaklanmaktadır.

 

  • Davacı vekili devamında; Yüksek mahkemenin bir çok içtihadında arsa sahibi davacılar taradından davalı müteahhide verilen arsanın (?) müteahhide verilen avans olup, müteahhidin bu arsaya ve üzerinde inşa edilecek binadaki kendisine düşen dairelere hak kazanabilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmeye, kanun ve nizamlara uygun bir biçimde edimlerini ifa etmesine bağlı olduğunu iddia etmiş ise de; davacıların söz konusu iddiasının kabulü mümkün değildir. Şöyle ki; yukarıda da bahsedildiği üzere, davacılar tarafından sözleşmede vadedilen %50 oranında arsa payı devredilmemiş olup, vaadleri yerine getirilmemiştir. Yani; inşaatın yapılması için gereken avansı arsa sahipleri tarafıma vermemiştir. Tapuda tarafıma devrin gerçekleşmediği, celbedilen kayıtlar ile görülecektir.

  • Davacı vekili devamında; davacılar ile davalı arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 7. Maddesinin son bendinde ”Kentsel dönüşüm sonucunda arsa sahiplerine devlet tarafından ödenen kiralar bittikten sonra, arsa sahiplerine 6 (altı) ay süresince toplamda 57.240 TL kira bedelinin müteaahhit tarafından ödeneceğini, yapılan sözleşmeye göre inşaatın tamamlanıp süresinde teslim edilmemesi halinde davalının davacılara kira bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini beyan ve iddia etmiş ise de; davacı vekilinin söz konusu beyan ve iddialarının kabulü mümkün değildir. Şöyle ki;

 

  • Öncelikle; davacılar ile aramda akdedilen Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve .. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi KENTSEL DÖNÜŞÜM kapsamına alınan bölge için yapılmış bir sözleşme olduğundan, ilgili BELEDİYE tarafından, davacılara kira bedelleri ödenecek olup, BELEDİYE tarafından kira bedellerinin ödeneceği davacılarında kabulündedir. BU NEDENLE; İLGİLİ BELEDİYE’DEN HANGİ TARİHE KADAR DAVACILARA KİRA BEDELİNİN ÖDENDİĞİ/ÖDENECEĞİ HUSUSUNUN SORULMASI GEREKMEKTEDİR. ZİRA; SÖZLEŞMEDE AÇIKÇA ” KENTSEL DÖNÜŞÜM SONUCUNDA ARSA SAHİPLERİNE DEVLET TARAFINDAN ÖDENEN KİRALAR BİTTİKTEN SONRA, ARSA SAHİPLERİNE 6(ALTI) AY SÜRESİNCE TOPLAMDA 57.240TL  kira bedelinin müteahhit tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Bu nedenle; kabul anlamına gelmemek üzere, öncelikle olarak İLGİLİ BELEDİYEDEN DAVACILARA ÖDENEN/ÖDENECEK OLAN KİRA BEDELLERİNİN BİTİM TARİHİNİN SORULMASI GEREKMEKTEDİR. İŞBU YAZI CEVABI GELDİKTEN SONRA, DAVACILARIN İŞBU İDDİALARI HUSUSUNDA BEYANDA BULUNMA HAKKIMI SAKLI TUTTUĞUMU BEYAN EDERİM.

 

  • Ki; yukarıda da izah edildiği üzere, davacılar tarafından vekaletname ile yetkilendirilen kişiler azledilmiş olduğundan (sözleşme süresinin dolmasından yaklaşık on ay önce) ve sözleşme feshedilmiş olduğundan(sözleşme süresinin dolmasından yaklaşık on ay önce), davacıların KİRA BEDELLERİNE HAK KAZANMADIĞI DA AÇIKTIR. ZİRA; DAVACILAR TARAFINDAN AZİL VE SÖZLEŞMESİNİN FESHEDİLMESİ NEDENİYLE, İNŞAATA İLİŞKİN İŞLEMLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ İMKANSIZ HALE GETİRİLMİŞ OLMAKLA, DAVACILAR KENDİ KUSURLARI İLE İNŞAATIN UZAMASINA SEBEBİYET VERECEKLERİNDEN İDDİA ETTİKLERİ, SÖZLEŞMEDE BAHSİ GEÇEN BEDELİ DE TARAFIMDAN TALEP ETMELERİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

 

  • Davacılar devamında; taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7. Maddesi gereği ”tarafların mücbir sebepler hariç sözleşmeden cayması halinde diğer tarafa 300.000 TL cezai şart ödeyecektir” davalı yanın sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana uzun bir süre geçmesine rağmen, sözleşmedeki edimini ifa etmek üzere bir eylemde bulunmayarak, sözleşmeden caydığını fiili olarak gösterdiğini iddia etmiş ise de; davacılar vekilinin söz konusu iddiasının kabulünün mümkün olmadığı açıktır. Zira; tarafımca sözleşmeden cayılmış değildir. Davacı yanca, yetkilendirilen kişilerin azledilmesiyle, sözleşmenin feshedilmesiyle, sözleşmeden cayan VE HAKSIZ FESİHTE bulunan tarafın davacılar olduğu açıktır. Bu nedenle; sanki sözleşmeden cayan taraf benmişim gibi cezai şart talep edilmesi kötü niyetlidir. Yukarıda açıkladığım üzere; davacılar tarafından 12.2018 tarihinde Kartal 23. Noterliği .. yevmiye numarası ile yetkililerinin azledilmesi, Beyoğlu 57. Noterliği’nin 03/12/2018 tarih ve …. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ”KARTAL 4. NOTERLİĞİ’NİN 22/04/2016 TARİH VE … YEVMİYE NUMARALI SÖZLEŞMEDEKİ EDİMLERİNİ İFA ETMEDİĞİNDEN SÖZLEŞME FESHEDİLdiğinden, tarafımca inşaata ilişkin işlemlerin devam edilebilmesinin imkanı kalmamıştır. İşbu eylem ve işlemlerle; davacılar sözleşmeden caydıklarını açıkça göstermişlerdir. Bu nedenle; sözleşmeden kaynaklı cezai şart vs. Tazminat haklarımı saklı tuttuğumu belirterek, davacıların cezai şart taleplerinin reddini talep ederim.

  • Davacılar devamında; Kartal 4. Noterliği’nin 22/04/2016 tarih ve … yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’ni Beyoğlu 57. Noterliği’nin … yevmiye numaralı 03/12/2018 tarihli, ihtarname ile de bu nedenle teslim için kararlaştırılan zamanı beklemeden, sözleşmeyi feshettiklerini yükleniciye bildirdiklerini, fesihte haklı olduklarının tespitine, gecikme nedeniyle davacıların uğradığı maddi zararların belirlenip davalıdan alınıp davacılara verilmesine, davalının bu zaman kadar yapmış olduğu işlerin parasal değerinin tespit edilerek, davacıların uğradığı zarardan mahsubunu, DAVALININ İNŞAATTAN ELİNİ ÇEKMESİNİ, her türlü akde aykırılık sebebi ile oluşan davacıların zararlarının tespit edilerek davacılara verilmesini, sözleşme gereği davalı müteahhid tarafından, davacılara ödenmesi kararlaştırılan kira parasının işbu davanın açıldığı tarihe kadar tahakkuk etmiş ancak davakı müteahhit tarafından davacılara ödenmemiş ve kira toplamının, fazlaya ilişkin haklarımız ve dava sırasında işleyecek kiraları ve teslim süresinden sonra işlemeye başlayacak davacılara teslimi gereken ancak teslim edilmeyen dairelerden kaynaklanan kira kayıplarını talep etmek haklarının saklı kalmak kaydı ile ticari avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacılara verilmesini, Kartal 4. Noterliği’nin 22/04/2016 tarih ve 1…yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nin 7. Maddesi uyarınca davalı müteahhitten 300.000 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir.

 

  • Yukarıda izah edilen sebeplerle; davacıların maddi tazminat taleplerinin reddi gerekmektedir. Zira; davacılar, davacılara ödenmesi kararlaştırılan kira parasının işbu davanın açıldığı tarihe kadar tahakkuk etmiş ancak davalı müteahhit tarafından davacılara ödenmemiş ve kira toplamının, fazlaya ilişkin haklarımız ve dava sırasında işleyecek kiraları talep etmiş iseler de, davacıların söz konusu talepleri tarafımca anlaşılamamıştır.

  • Davacılar ile aramda akdedilen Kartal 4. Noterliği’nin 22.04.2016 tarih ve .. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi KENTSEL DÖNÜŞÜM kapsamına alınan bölge için yapılmış bir sözleşme olduğundan, ilgili BELEDİYE tarafından, davacılara kira bedelleri ödenecek olup, BELEDİYE tarafından kira bedellerinin ödeneceği davacılarında kabulündedir. BU NEDENLE; İLGİLİ BELEDİYE’DEN HANGİ TARİHE KADAR DAVACILARA KİRA BEDELİNİN ÖDENDİĞİ/ÖDENECEĞİ HUSUSUNUN SORULMASI GEREKMEKTEDİR. ZİRA; SÖZLEŞMEDE AÇIKÇA ” KENTSEL DÖNÜŞÜM SONUCUNDA ARSA SAHİPLERİNE DEVLET TARAFINDAN ÖDENEN KİRALAR BİTTİKTEN SONRA, ARSA SAHİPLERİNE 6(ALTI) AY SÜRESİNCE TOPLAMDA 57.240TL  kira bedelinin müteahhit tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Bu nedenle; kabul anlamına gelmemek üzere, öncelikle olarak İLGİLİ BELEDİYEDEN DAVACILARA ÖDENEN/ÖDENECEK OLAN KİRA BEDELLERİNİN BİTİM TARİHİNİN SORULMASI GEREKMEKTEDİR. ZİRA; KABUL ANLAMINA GELMEMEK ÜZERE, MÜTEAHHİDİN SORUMLULUĞU BELEDİYENİN ÖDEYECEĞİ KİRA BEDELLERİNİN BİTİMİNDEN SONRA BAŞLAMAKTADIR. Ki; belediye tarafından halen kira bedellerinin ödeniyor olması halinde, davacıların henüz doğmamış bir alacak bakımından dava açmış olmalarının kabul edilemeyeceği olduğu açıktır. Yanı sıra, davacılar kendi kusuru ile teslimin uzamasına sebebiyet verdiklerinden, söz konusu kira bedellerini de tarafımdan talep etmeleri mümkün değildir.

 

  • Ki; davacılar ceza şart talep ederek, sözleşmeden caydığımı fiili olarak gösterdiğimi iddia etmiş ise de; davacılar vekilinin söz konusu iddiasının kabulünün mümkün olmadığı açıktır. Zira; tarafımca sözleşmeden cayılmış değildir. Davacı yanca, yetkilendirilen kişilerin azledilmesiyle, sözleşmenin feshedilmesiyle, sözleşmeden cayan tarafın davacılar olduğu açıktır. Bu nedenle; sanki sözleşmeden cayan taraf benmişim gibi cezai şart talep edilmesi kötü niyetlidir. Yukarıda açıkladığım üzere; davacılar tarafından 12.2018 tarihinde Kartal 23. Noterliği … yevmiye numarası ile yetkililerinin azledilmesi, Beyoğlu 57. Noterliği’nin 03/12/2018 tarih ve 24113 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ”KARTAL 4. NOTERLİĞİ’NİN 22/04/2016 TARİH VE 12396 YEVMİYE NUMARALI SÖZLEŞMEDEKİ EDİMLERİNİ İFA ETMEDİĞİNDEN SÖZLEŞME FESHEDİLdiğinden, tarafımca inşaata ilişkin işlemlerin devam edilebilmesinin imkanı kalmamıştır. İşbu eylem ve işlemlerle; davacılar sözleşmeden caydıklarını açıkça göstermişlerdir. Bu nedenle; sözleşmeden kaynaklı cezai şart vs. Tazminat haklarımı saklı tuttuğumu belirterek, davacıların cezai şart taleplerinin reddini talep ederim.

 

NETİCE ve TALEP                    : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;

  • Dava dilekçesinin GÖREV itirazımız nedeniyle usulden reddine;
  • Dava dilekçesinin YETKİ itirazımız nedeniyle usulden reddine;
  • Davacıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar uhdesinde tahmiline dair karar ittihazını arz ve talep ederiz. 01.02.2018

 

Davalı ….

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Sosyal Medya
Soru Sor
WhatsApp
Telefon Görüşmesi ( Sadece Müvekkil )
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.