Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Müdahalenin Men’i Davasına Cevap Dilekçesi

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİ’NE

Sunulmak Üzere

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

ESAS NO                          :

KARAR NO                      :

İSTİNAFA CEVAP

VEREN DAVACI        : 

VEKİLİ                :

DAVALI              :

VEKİLİ                :

TALEP

KONUSU                       : Davalı  Belediye Başkanlığı tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesine karşı cevap dilekçemizin  sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR        :  Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından belirtilen hususların tarafımızdan kabulü mümkün değildir. Şöyle ki:

1.Davalı Büyükşehir Belediyesi vekili sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davanın hizmet kusuru nedeniyle tazminat niteliğinde olduğunu, davanın hizmet kusuruna dayanılarak idare aleyhine açılacak tam yargı davalarının idari yargıda görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu iddianın kabulü mümkün değildir.

Mah. Mevkiinde bulunan müvekkilimize ait  ada  parsel sayılı taşınmaz ile hissedarı olduğu  ada  parsel sayılı taşınmazlar arasında kadastro çalışmaları sırasında kadastro yolu bırakılmıştır. Ancak davalı tarafından yol çalışmaları kadastro yolu olarak ayrılan yerden değil de müvekkilimizin hissedarı bulunduğu  ada parsel sayılı taşınmaz içinden geçirilmek suretiyle yapılmıştır.

İş bu dava müvekkilimizin mülkiyet hakkına, davalı tarafından yapılan haksız müdahale nedeniyle müdahalenin meni ve asfaltın kal suretiyle giderilmesi talebi ile açılmıştır. Dilekçemizde talebimizin ne olduğu açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir. Dilekçemizde açıkça el atmanın önlenmesi ve müdahalenin kal suretiyle giderilmesi talep edilmiştir. Müdahalenin meni davası niteliği itibariyle nisbi harca tabi olduğundan, dilekçemizde belirttiğimiz bedel harç hesabına esas olmak üzere belirttiğimiz tutardır. Yoksa bir zarar tazmini talebi değildir.

Mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesinin istendiği davaların görülme yeri konusu itibariyle Adli Yargı’ dır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 2. Maddesi düzenlemesine göre açmış olduğumuz davada görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİDİR. Davalı tarafın görevsizlik iddiası da yerinde değildir.

Davalı taraf davaya konu edilen yolun müvekkil idarenin sorumluluğunda olmayan bir yol olup, müvekkil idare tarafından açılmadığı; bu yolun Belediyesi sınırlarında olduğu gerekçesiyle davanın müvekkil idare yönünden reddine, Belediyesi Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur. Bu iddianın da kabulü mümkün değildir.

İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığından dava konusu ada  parsel taşınmazı üzerinde kamulaştırma kararı olup olmadığı, kamulaştırma kararı yoksa yol geçirmek suretiyle fiili müdahalede bulunup bulunmadığı, yolun kimin sorumluluk alanına girdiğine yönelik araştırılarak bilgi verilmesi istenmiştir. Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından verilen cevap da ” ada  parsel sayılı taşınmazın içinden geçen yol mülga  İl Özel İdaresi sorumluluğunda iken 5216 sayılı Büyükşehir Belediye kanunun 7.maddesi (g) fıkrası ve  Büyükşehir Belediye Meclisi’nin  tarih ve 706 kararı uyarınca daire başkanlığımız sorumluluk alanına alınan yoludur.” denilmiştir.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin tarih ve  kararıyla Mülga Özel idareye ait çalışmanın Büyükşehir Belediyesi tarafından devralındığı,  hali hazırda mevcut kadastro yolu var iken herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın mülga  İl Özel İdaresi sorumluluğundan bulunan  yolu adıyla davacıya ait  Ada  No’lu parselden yol geçirildiği karar tarihi itibariyle haksız müdahalenin devam ettiği açıkça görülmektedir.

Davalı taraf kamu yararına tahsis edilen taşınmaz ile ilgili olarak men’i müdahale talebinde bulunulamayacağı, men’ i müdahale kararı verilmesi halinde söz konusu yolun kapatılması ve ulaşımın aksaması sonucu doğacağı iddiasında bulunmuştur. Bu iddianın kabulü mümkün değildir.

Müvekkilimizin mülkiyet hakkına, davalı tarafça yapılan haksız müdahale nedeniyle müdahalenin meni ve kal talebinde bulunulmuştur. Müvekkilimize ait yere, Kadastro yolu var iken projeye aykırı olarak yol yapılmıştır. Burada kamu yararına yapılmış herhangi bir yasal işlem bulunmamaktadır. Burası ile ilgili alınmış bir kamu yararı kararı da yoktur.

Davalı taraf yerel mahkemenin vekalet ücreti ve yargılama giderleri hususunda usul ve yasaya aykırı davrandığını, davanın usulüne uygun şekilde ıslah edilmediğini ileri sürmüştür. Bu iddianın kabulü mümkün değildir.

Davamızın talep konusu dava dilekçemizde açık ve net bir şekilde izah edilmiştir. Yargılama aşamasında tarafımızdan yapılan kanun gereği dava konusu taşınmazın belirlenen  bedeli üzerinden harcın tamamlanmasıdır. Bu nedenle davalı tarafın bu yöndeki beyanları hukuki dayanaktan yoksundur.

Mahkemece de tarafımıza eksik harcın ikmali için Harçlar Kanunu 16. ve 30. Maddelerine göre süre verilmiş ve kanuna ve ara karara istinaden tarafımızdan eksiklik ikmal edilmiştir.

Yukarıda açıkladığımız tüm bu nedenler ve dava dosyası içindeki tüm bilgi ve belgelere göre, Asliye Hukuk Mahkemesinin sayılı kararının gerekçesinde dayanılan delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı tarafın istinaf talepleri yerinde değildir. Yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve hukuka uygun olup, istinaf talebinin esastan reddini talep ediyoruz.

SONUÇ ve İSTEK: Yapılacak inceleme sonunda;

Yukarıda açıklanan ve re’sen göz önünde bulundurulacak hususlar dikkate alınarak davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun istinaf talebinin esastan REDDİNE karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten saygı ile arz ve talep ederim.       

Son düzenleme tarihi 23 Ekim 2020 09:47

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.