<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Miras Hukuku &#8211; Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</title>
	<atom:link href="https://av-saimincekas.com/miras/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://av-saimincekas.com</link>
	<description>Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Jan 2026 23:08:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-Adana-Avukat-Saim-Incekas-Favicon-32x32.png</url>
	<title>Miras Hukuku &#8211; Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</title>
	<link>https://av-saimincekas.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yabancıların Türkiye&#8217;de Miras Hakkı</title>
		<link>https://av-saimincekas.com/miras/yabancilarin-turkiyede-miras-hakki/</link>
					<comments>https://av-saimincekas.com/miras/yabancilarin-turkiyede-miras-hakki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Saim İncekaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 19:19:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://av-saimincekas.com/?p=325577</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Yabancıların Türkiye&#8217;de Mirasçı Olma Hakkı Özellikle son yıllarda gayrimenkul yatırımlarının artmasıyla birlikte, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye&#8217;deki miras hakları konusu daha da önem kazanmıştır. Bu yazımızda, yabancıların Türkiye&#8217;de mirasçı olma haklarını tüm yönleriyle ele alacağız. Temel prensip olarak, Türk hukukunda yabancı devlet vatandaşı olmak, mirasçı olmaya engel teşkil etmemektedir. Yabancıların miras hakkı değerlendirilirken, miras bırakanın &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/yabancilarin-turkiyede-miras-hakki/">Yabancıların Türkiye&#8217;de Miras Hakkı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">1. Yabancıların Türkiye&#8217;de Mirasçı Olma Hakkı</h2><div class="section-content">



<p>Özellikle son yıllarda gayrimenkul yatırımlarının artmasıyla birlikte, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye&#8217;deki miras hakları konusu daha da önem kazanmıştır. Bu yazımızda, yabancıların Türkiye&#8217;de mirasçı olma haklarını tüm yönleriyle ele alacağız.</p>



<p>Temel prensip olarak, Türk hukukunda yabancı devlet vatandaşı olmak, mirasçı olmaya engel teşkil etmemektedir. <span style="text-decoration: underline;">Yabancıların miras hakkı değerlendirilirken, miras bırakanın (muris) vatandaşlığı, mirasçının vatandaşlığı, mirasa konu malların niteliği (taşınır/taşınmaz) ve bulunduğu yer gibi faktörler belirleyici olmaktadır.</span> Her bir durum, farklı hukuki sonuçlar doğurabilmekte ve uygulanacak hukuk kuralları değişebilmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1.1. Türk Hukukunda Yabancıların Miras Ehliyetinin Yasal Dayanakları</h3>



<p>Türk hukukunda, yabancı bir gerçek kişinin veya Türk vatandaşlığından çıkan birinin, Türkiye’de mirasçı olabilmesi mümkündür. Yabancıların Türkiye&#8217;de miras hakkına sahip olabilmelerinin hukuki temelini oluşturan başlıca yasal düzenlemeler şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list kanun-liste">
<li><strong><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Türk Medeni Kanunu (TMK):</a></strong> Medeni Kanun’da mirasçılık bakımından yabancılar ile Türk vatandaşları arasında genel olarak bir ayrım yapılmaz; mirasçılık sıfatı ve ehliyeti için aynı koşullar geçerlidir.</li>



<li><strong><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5718&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noreferrer noopener">5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK):</a></strong> Miras bırakanın yabancı olması durumunda miras, ölenin milli hukukuna tabidir. Ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar açısından ise istisnai olarak Türk hukuku uygulanır. Örneğin; bir yabancıya Türkiye’de taşınmaz kalırsa, mirasçı olup olamayacağı Türk hukukuna göre değerlendirilir.</li>



<li><strong><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2644&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=3" target="_blank" rel="noreferrer noopener">2644 sayılı Tapu Kanunu m.35:</a></strong> Yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinmesi (satın alma veya miras yoluyla) belli ülke vatandaşları için ve bazı sınırlamalar dahilinde mümkündür. Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşları, kanuni sınırlamalar çerçevesinde miras yoluyla taşınmaz edinebilir.</li>



<li><strong>Mavi Kartlılar:</strong> Ayrıca, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5901&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noreferrer noopener">TVK&#8217;nın 28. maddesi</a>, doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin, belirli istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam edeceklerini düzenlemektedir. Bu kişiler (Mavi Kart sahipleri), miras hakları bakımından Türk vatandaşları gibi işlem görmektedir.</li>
</ul>



<div class="highlight-box highlight-kanun"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">⚖️</span> <span class="box-title"><strong>Yargıtay Uygulaması</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Yargıtay, yabancıların Türkiye’de mirasçı olabileceğini net şekilde kabul eder. Ancak yabancı bir kişinin Türkiye’de mirasçı sıfatı kazanabilmesi için, <a href="https://av-saimincekas.com/miras/mirascilik-belgesi-veraset-ilami-nedir-nasil-alinir/">Türk mahkemelerinde mirasçılık belgesi (veraset ilamı)</a> alması gerekir. Yabancı ülkede alınan mirasçılık belgesi, taşınmazlar yönünden Türkiye’de doğrudan geçerli değildir; ispat aracı olarak kullanılabilir ancak Türk mahkemelerinden ayrıca mirasçılık belgesi alınması zorunludur. <em>(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2013/366 sayılı kararı)</em></p>



</div></div>



<p><strong>Özetle:</strong> Yabancılar, Türkiye’de mirasçı olabilirler. Ancak, taşınmazlar ve mirasçılığın tespiti için Türk hukuku öncelikli olarak dikkate alınır ve başvuru için Türk mahkemelerine gitmek şarttır. Taşınmaz dışındaki mallar için ise miras bırakanın vatandaşı olduğu ülke hukuku uygulanır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1.2. Yabancı Gerçek Kişiler ile Yabancı Tüzel Kişilerin Mirasçılık Farkları</h3>



<p><strong>Gerçek Kişiler:</strong></p>



<p>Yabancı gerçek kişiler, gerekli koşulları sağlamaları ve Türkiye’de mirasçılık belgesi almaları koşuluyla Türkiye’de mirasçı olabilirler. Mirasçı olabilmek için:</p>



<ul class="wp-block-list esas-bilgi-listesi">
<li>Miras bırakan ile aralarındaki soybağı resmi belgelerle ispatlanmalıdır.</li>



<li>Taşınmaz edinimi bakımından Tapu Kanunu’ndaki ülke listesi ve diğer sınırlamalar dikkate alınır.</li>
</ul>



<p><strong>Tüzel Kişiler:</strong></p>



<p>Yabancı tüzel kişilerin (yani şirketlerin, vakıfların, derneklerin) Türkiye’de mirasçı olma hakkı <strong>sınırlıdır</strong>:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yabancı tüzel kişiler doğrudan mirasçı olamazlar. Türk hukukunda mirasçılık hakları esasen gerçek kişilere tanınmıştır.</li>



<li>Yabancı tüzel kişilere Türkiye’de taşınmaz edinme hakkı, ancak özel kanunlarla veya Bakanlar Kurulu/Cumhurbaşkanlığı kararı ile mümkündür.</li>



<li>Tüzel kişiler ancak vasiyetname yoluyla taşınmaz veya taşınır mal edinebilirler; yasal mirasçı sıfatı taşımazlar.</li>
</ul>



<p><strong>Pratik Farklar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gerçek kişiler için yasal mirasçılık ve miras payı hesaplaması mümkündür; tüzel kişiler için bu yol yoktur.</li>



<li>Gerçek kişiler, taşınmazın intikalinde ve tapu işlemlerinde başvurabilir; tüzel kişilere ise ancak özel hükümlerle bu hak tanınabilir.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="512" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner-1024x512.jpg" alt="Yabancıların Türkiye'de Miras Hakkı" class="wp-image-325582" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner-1024x512.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner-300x150.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner-768x384.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner-660x330.jpg 660w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner-1050x525.jpg 1050w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki-Banner.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">2. Yabancıların Mirası Hakkında Uygulanacak Hukuk (MÖHUK Madde 20)</h2><div class="section-content">



<p>Yabancıların Türkiye&#8217;deki mirası konusunun cevabı malın taşınır mı yoksa taşınmaz mı olduğuna göre değişmektedir. <strong><a href="https://av-saimincekas.com/kanunlar/milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanun/#gsc.tab=0" target="_blank" rel="noreferrer noopener">5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun&#8217;un (MÖHUK) 20. maddesi</a></strong> bu konuyu açık bir şekilde düzenliyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>MÖHUK&#8217;un 20. maddesi şu şekildedir:</p>



<p><em>&#8220;(1) Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye&#8217;de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır.</em></p>



<p><em>(2) Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.</em></p>



<p><em>(3) Türkiye&#8217;de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır.</em></p>



<p><em>(4) Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7. madde hükmü uygulanır. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.</em></p>



<p><em>(5) Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbidir.&#8221;</em></p>
</blockquote>



<p>Bu madde, önceki 2675 sayılı MÖHUK&#8217;un 22. maddesinin yerini almış olup, mirasa uygulanacak hukukun belirlenmesinde <strong>&#8220;parçalanma sistemi&#8221;ni</strong> benimsemiştir. <span style="text-decoration: underline;">Yani miras konusu mallara, niteliklerine göre farklı hukuklar uygulanmaktadır.</span></p>



<h3 class="wp-block-heading">2.1. Taşınır Mallar İçin Uygulanacak Hukuk</h3>



<p>Yabancı bir kişinin mirasında, <strong>taşınır mallar</strong> (ör. para, banka hesabı, otomobil, ziynet eşyası) söz konusu olduğunda esas olan ölenin milli hukukudur. Yani muris hangi ülke vatandaşıysa, o ülkenin miras hukuku taşınır malların paylaşımı için uygulanır. Örneğin; Almanya vatandaşı bir kişinin Türkiye’de parası veya otomobili varsa, bu taşınır malların kimlere ve hangi oranlarla geçeceği Alman hukukuna göre belirlenir.</p>



<p>Türk Mahkemeleri, taşınır mallar için açılan miras davalarında, murisin milli hukukunu bir bilirkişi aracılığıyla tespit edebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.2. Taşınmaz Mallar İçin Uygulanacak Hukuk</h3>



<p>Türkiye’de bulunan taşınmazların miras yoluyla intikalinde Türk hukuku uygulanır. Yani miras bırakan ister Türk ister yabancı uyruklu olsun, Türkiye’deki taşınmazların paylaşımında ve mirasçılığın tespitinde <a href="https://av-saimincekas.com/kanunlar/turk-medeni-kanunu/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Türk Medeni Kanunu</a> ve diğer Türk mevzuatı uygulanır.</p>



<p>Ayrıca, Tapu Kanunu m.35 gereği, taşınmaz ediniminde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşlarına izin verilir. Bu listede olmayan ülke vatandaşları taşınmazı doğrudan miras yoluyla edinemeyebilir, ancak satış bedeli üzerinde hak sahibi olur.</p>



<p>Taşınmazın Türkiye’de bulunması halinde yabancı ülke mahkemesinden alınan mirasçılık belgesi doğrudan geçerli değildir; mutlaka Türk mahkemesinden veraset ilamı alınmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.3. Mirasın Açılması, İktisabı ve Taksimi</h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" width="683" height="1024" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki2-683x1024.webp" alt="Yabancıların Türkiye'de Miras Hakkı" class="wp-image-325615" style="width:334px;height:auto" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki2-683x1024.webp 683w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki2-200x300.webp 200w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki2-768x1152.webp 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki2.webp 1024w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>
</div>


<p>MÖHUK madde 20/2, mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümlerin &#8220;terekenin bulunduğu ülke hukukuna&#8221; tabi olduğunu düzenlemektedir. Yani ölüm anı, gaiplik, birlikte ölüm, kendiliğinden intikal, mirasın reddi ve kabulü gibi tespitlerin yapılmasında kural olarak malın bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Bu aşamada ilgili ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık ilkesi uygulaması olup olmadığı da kontrol edilir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Mirasın Açılması:</strong> Miras, murisin ölümüyle açılır ve hangi ülkede mal varlığı varsa, o ülkenin hukukuna göre işleme alınır. Türkiye’deki mallar için mirasın açılmasına ilişkin hükümler Türk hukukuna tabidir.</li>



<li><strong>Mirasın İktisabı:</strong> Mirasçılar, miras bırakanın milli hukukuna veya taşınmazlar için Türk hukukuna göre mirası kazanırlar. Örneğin Türkiye’de taşınmaz söz konusuysa, intikal Türk hukukuna göre yapılır ve gerekli resmi işlemler (veraset ilamı, tapu tescili vs.) Türk makamlarında yürütülür.</li>



<li><strong>Mirasın Taksimi:</strong> Malların fiili olarak paylaşılması da terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Türkiye’deki taşınmazların paylaşımı Türk Medeni Kanunu’na göre, taşınır malların paylaşımı ise murisin vatandaşı olduğu ülkenin hukukuna göre yapılır. Tereke hem Türkiye’de hem de başka ülkede bulunuyorsa, her ülke kendi mevzuatına göre taksim yapar.</li>
</ul>



<div class="highlight-box highlight-bilgi"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💡</span> <span class="box-title"><strong>Özet Olarak</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Yabancıların miras hakkı konusunda önemli ayrım malların taşınır mı yoksa taşınmaz mı olduğudur.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Taşınırlar:</strong> Miras bırakanın milli hukuku geçerlidir.</li>



<li><strong>Taşınmazlar:</strong> Türkiye’de ise Türk hukuku zorunludur.</li>



<li><strong>Mirasın açılması, kazanılması ve paylaşılması:</strong> Malın bulunduğu ülke hukukuna tabidir.</li>
</ul>



</div></div>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">3. Yabancıların Türkiye’de Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Alması</h2><div class="section-content">



<p>&#8220;Almanya&#8217;da yaşayan yabancı babam vefat etti. Antalya&#8217;da evi var. Mirasçılık belgesi için ne yapmam gerekiyor?&#8221; Bu soru, hukuk büromuzun en sık karşılaştığı sorulardan biri. Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye&#8217;deki miras işlemleri için mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alması zorunlu. Peki bu belge nasıl alınır? Hangi mahkemeye başvurulur? Yurt dışından alınan belgeler Türkiye&#8217;de geçerli mi?</p>



<p></p>



<h3 class="wp-block-heading">3.1. Yabancının Türkiye&#8217;de Mirasçılık Belgesi Alma Şartları</h3>



<p>Yabancı bir kişi, Türkiye’de mirasçı olduğunu iddia ediyorsa, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alması şarttır. Türk hukuku, yabancıya mirasçılık hakkı tanımaktadır. Şartlar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Miras bırakan ile mirasçı arasında soy bağı veya yasal bağın ispatı gerekir</strong> (nüfus kaydı, mahkeme kararı, doğum belgesi gibi).</li>



<li>Türkiye’de taşınmaz mallar için <strong>mutlaka Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi alınmalıdır</strong>. Yabancı bir mahkemeden alınan veraset ilamı, taşınmazlar için Türkiye’de doğrudan geçerli değildir.</li>



<li>Yabancı kişinin mirasçılık ehliyeti, hem kendi ülkesinin hukukuna hem de Türk hukukunun emredici kurallarına uygun olmalıdır.</li>
</ul>



<p><strong>Süreç</strong>:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Gerekli belgeler hazırlanır.</li>



<li>Türkiye’de yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapılır.</li>



<li>Mahkeme, başvuruyu ve belgeleri inceler; gerekirse bilirkişi veya ek belge ister.</li>



<li>Tüm şartlar sağlanırsa, mirasçılık belgesi düzenlenir.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">3.2. Yabancı Mahkemeden Alınan Mirasçılık Belgesinin Türkiye’de Geçerliliği</h3>



<p>Yargıtay&#8217;ın yerleşik içtihadına göre, yabancı mahkemelerden alınan mirasçılık belgeleri <strong>Türkiye&#8217;de tanıma ve tenfize konu edilemez.</strong> Bunun temel nedeni mirasçılık belgesinin <strong>&#8220;Kesin Hüküm Niteliği Olmamasıdır&#8221;</strong> Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar mirasçıları gösterir. Bunun doğru olmadığı herhangi bir davada ileri sürülebileceği gibi, iptali ve düzeltilmesi de istenebilir. MÖHUK ise sadece kesim hüküm niteliğindeki mahkeme kararlarının tanınmasına izin vermektedir.</p>



<p>Diğer yandan bu yabancı mahkemeden alınan mirasçılık belgesi MÖHUK madde 58 uyarınca takdiri delil olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla, yabancı mahkemeden alınan mirasçılık belgesi, Türk mahkemesinde mirasçılık belgesi alınması sırasında bir ispat aracı olarak sunulabilir.</p>



<div class="highlight-box highlight-kanun"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">⚖️</span> <span class="box-title"><strong>Kesin Hüküm Teşkil Etmeyen Yabancı Mirasçılık Belgesi Tenfiz Edilemez</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Yargıtay 7. HD Kararı (E.2012/7173 K.2013/366): <em>&#8220;Kesin hüküm teşkil etmeyen çekişmesiz olarak verilen mahkeme kararlarının tanınmasına ya da tenfizine olanak yoktur&#8230; Mirasçılık belgesi aksi ispat edilinceye kadar mirasçıları gösterir.&#8221;</em></p>



</div></div>



<div class="highlight-box highlight-ipucu"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💭</span> <span class="box-title"><strong>Gerektiğinde Türk ve Yabancı Ülke Kanununa Göre İki Ayrı Mirasçılık Belgesi Düzenlenir</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Yargıtay 7. HD&#8217;nin 2013/366 sayılı kararında belirtildiği üzere: <em>&#8220;&#8230;davacıdan menkul ya da gayrimenkul mallar hakkında mı yoksa her ikisi hakkında mı mirasçılık belgesi talep ettikleri sorulmalı, menkuller yönüyle davacının yardımından da yararlanılarak (2675 S.K. m.2) miras bırakının milli hukuku tespit edilmeli, taşınmazlar bakımından Türk kanunları uygulanmalı&#8230; gerektiğinde menkuller ve gayrimenkuller hakkında olmak üzere iki ayrı mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekebileceği düşünülmelidir.&#8221;</em></p>



</div></div>



<div class="highlight-box highlight-bilgi"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💡</span> <span class="box-title"><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></span></div><div class="highlight-content">



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Almanya&#8217;da Erbschein aldım, Türkiye&#8217;de de geçerli değil mi?</strong> Hayır, Türkiye&#8217;de yeniden mirasçılık belgesi almalısınız.</li>



<li><strong>İngiltere&#8217;de &#8220;Grant of Probate&#8221; aldım, Türkiye&#8217;de yeniden mirasçılık belgesi almam mı gerekir? </strong>Evet, İngiltere&#8217;de aldığınız mirasçılık belgesi Türkiye&#8217;de direkt geçerli sayılmaz.</li>



<li><strong>Apostilli belgem var, yeterli değil mi?</strong> Apostil sadece imza ve mührün doğruluğunu onaylar, içeriği değil.</li>



<li><strong>AB üyesi ülkeden aldım, AB mevzuatı geçerli olmalı?</strong> Türkiye AB üyesi değil, kendi kuralları geçerli.</li>
</ul>



</div></div>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki3-1024x683.jpg" alt="Yabancıların Türkiye'de Miras Hakkı3" class="wp-image-325616" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki3-1024x683.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki3-300x200.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki3-768x512.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Yabancilarin-Turkiyede-Miras-Hakki3.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">3.3. Yabancının Türkiye’de Sulh Hukuk Mahkemesi’ne Başvuru Usulü ve Gerekli Belgeler</h3>



<p>Yabancı tarafından yapılacak mirasçılık belgesi başvurusu, miras bırakanın son yerleşim yerindeki veya terekenin bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılır. Dava dilekçesinde, mirasçı ile muris arasındaki soy bağı ve mirasçılık iddiası net şekilde belirtilmelidir. Mahkeme, başvuran yabancının mirasçılığını gösteren belgeleri ister. Basit yargılama usulü uygulanır. Duruşma yapılması zorunlu değildir. Mahkeme gerekli görürse tanık dinleyebilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">3.3.1. Apostil Şerhi, Ölüm Belgesi ve Diğer Resmi Evraklar</h4>



<p>Başvuru dilekçesine eklenecek belgeler:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yabancı ülkeden alınmış ölüm belgesi</strong> (apostil şerhli olmalı; eğer ülke Lahey Anlaşması’na taraf değilse apostil alınamazsa, Türk Konsolosluğu’ndan onaylı olmalı).</li>



<li><strong>Mirasçılığı gösteren yabancı mahkeme kararı veya vukuatlı nüfus kayıt belgesi</strong> (apostilli, noter onaylı ve yeminli tercümesiyle).</li>



<li><strong>Başvuranın pasaport, kimlik fotokopileri</strong>.</li>



<li><strong>Varsa evlilik/aile cüzdanı/boşanma belgeleri</strong>, muris ve mirasçı arasındaki bağa dair diğer tüm resmi belgeler.</li>



<li><strong><a href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetname-nedir-nasil-yazilir-turleri-iptali-sartlari/">Varsa vasiyetname,</a></strong></li>



<li><strong>Adres belgeleri</strong> (Türkiye veya yurtdışı).</li>



<li><strong>Noter veya konsolosluk onaylı vekaletname</strong> (avukat aracılığıyla başvuru yapılacaksa).</li>
</ul>



<div class="highlight-box highlight-bilgi"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💡</span> <span class="box-title"><strong>Apostil Nedir?</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Apostil, yabancı resmi belgelerin başka ülkede kullanılabilmesi için konulan özel bir tasdik şerhidir. 5 Ekim 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi&#8217;ne taraf ülkeler arasında geçerlidir. Apostil Alınacak Makamlar: Almanya&#8217;da Landgericht (Eyalet Mahkemesi), İngiltere&#8217;de Foreign and Commonwealth Office, Fransa&#8217;da Cour d&#8217;Appel (İstinaf Mahkemesi), ABD&#8217;de Secretary of State (Eyalet Sekreterliği)</p>



</div></div>



<h4 class="wp-block-heading">3.3.2. Türkiye Nüfus Kayıtlarında Yer Almayan Yabancılar İçin İspat Araçları</h4>



<p>Eğer Türkiye&#8217;de mirasçılık belgesi almak isteyen mirasçılar veya muris Türkiye nüfus sisteminde kayıtlı değilse aşağıdaki belgeler mahkemeye sunulur, mahkeme mirasçılık belgesi verir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yabancı ülke nüfus müdürlüğünden alınacak <strong>doğum, evlilik, ölüm, soy bağı</strong> belgeleri (apostilli ve tercümeli olarak).</li>



<li>Yabancı mahkeme kararları, aile cüzdanları, resmi evraklar.</li>



<li>Tüm belgelerin Türkçe tercümesi, noter veya konsolosluk onayı gereklidir.</li>



<li><strong>Tanık Beyanları:</strong> Yargıtay içtihadına göre, nüfus kaydı bulunmayan hallerde her türlü delille ispat mümkündür.</li>



<li><strong>Bilirkişi İncelemesi:</strong> Belgelerin gerçekliği konusunda şüphe varsa bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.</li>



<li><strong>Milletlerarası İstinabe:</strong> Yabancı ülkelerden resmi yollarla belge talep edilebilir.</li>



<li><strong>Mülteci veya Sığınmacılar:</strong> UNHCR belgeleri, Geçici koruma kimlik belgesi, İltica başvuru belgeleri.</li>



<li><strong>Evlilik Dışı Çocuklar:</strong> Tanıma belgesi, DNA testi raporu, Babalık davası kararı.</li>
</ul>



<div class="highlight-box highlight-kanun"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">⚖️</span> <span class="box-title"><strong>Yargıtay Uygulaması</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Yargıtay kararlarında, yabancı ülke vatandaşları için: <em>&#8220;&#8230;murisin mirasçıları olduğu iddia edilen eşi ve çocukları ile arasındaki ırsi bağı gösteren, <span style="text-decoration: underline;">vatandaşı oldukları Amerika Birleşik Devletleri Mahkemeleri veya Nüfus Müdürlüklerince usulüne uygun düzenlenmiş ilam ya da nüfus kayıtlarını sunmaları için süre</span> verilmeli&#8230;</em></p>



</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">3.3.3. Yabancı Uyruklu Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Dilekçe Örneği</h3>



<p>Aşağıda <strong>yabancı uyruklu bir kişi adına Türkiye’de veraset ilamı (mirasçılık belgesi) almak için kullanılabilecek örnek bir dilekçe</strong> yer almaktadır.</p>



<div class="highlight-box highlight-ornek"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">📝</span> <span class="box-title"><strong>Dilekçe Örneği</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p class="has-text-align-center"><strong>ADANA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE</strong></p>



<p><strong>DAVACI:</strong><br>Adı Soyadı: [Davacının Adı Soyadı]<br>Uyruk: [Davacının Uyruğu &#8211; Örn: Almanya]<br>Pasaport No: [Pasaport Numarası]<br>Doğum Tarihi ve Yeri: [Tarih] &#8211; [Doğum Yeri]<br>Adres: [Davacının Yurt Dışındaki veya Türkiye&#8217;deki Adresi]<br>Telefon/E-posta: [İletişim Bilgileri]



<p><strong>VEKİLİ:</strong><br>Av. [Vekil Adı Soyadı]<br>Adres: [Vekilin Büro Adresi]<br>Telefon: [Telefon Numarası]



<p><strong>KONU:</strong> Yabancı uyruklu kişi adına mirasçılık belgesi (veraset ilamı) verilmesi talebidir.</p>



<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>



<p><strong>1. Miras Bırakan Hakkında Bilgiler:</strong> Müteveffa [Miras Bırakanın Adı Soyadı], [Doğum Tarihi] tarihinde doğmuş olup, [Ölüm Tarihi] tarihinde [Ölüm Yeri]&#8217;de vefat etmiştir. Müteveffa, [ Yabancı Ülke vatandaşı] olup, son ikametgahı [Adres] adresinde idi.</p>



<p><strong>2. Davacının Mirasçılık Durumu:</strong> Davacı, müteveffa [Miras Bırakanın Adı]&#8217;nın [yakınlık derecesi &#8211; örn: oğlu/kızı/eşi/kardeşi] olup, yasal mirasçıları arasında yer almaktadır. Davacı [Ülke] vatandaşı olup, 5718 sayılı MÖHUK ve ilgili mevzuat uyarınca Türk hukukuna göre mirasçılık haklarını talep etmektedir. <em>(Gerçek Örnek Bir Metin: Müvekkilim Maria ROSSI, müteveffanın 10.06.1985 tarihinde İtalya/Milano&#8217;da evlendiği eşidir. Evlilik, İtalya Cumhuriyeti Milano Belediyesi&#8217;nce düzenlenen 10.06.1985 tarih ve 1985/456 sayılı evlenme belgesi ile sabittir. Söz konusu belgenin apostilli ve yeminli tercümeli sureti ekte sunulmaktadır.)</em></p>



<p><strong>3. Mirasçılık Belgesi Talebi:</strong> Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 598. maddesi uyarınca, mirasçıların miras haklarını kullanabilmeleri için mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekmektedir. Davacı, müteveffanın kanuni mirasçısı sıfatıyla, miras bırakanın Türkiye&#8217;deki mal varlığının tespiti ve mirasın paylaşımı amacıyla mirasçılık belgesi talep etmektedir.</p>



<p><strong>4. Talep Edilen Mirasçılık Belgesinin Kapsamı:</strong> Murisin Türkiye&#8217;de aşağıdaki malvarlığı bulunmaktadır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>07 ABC 123 plakalı araç</li>



<li>Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, 123 ada, 45 parsel sayılı taşınmaz (Tapu sureti ekte)</li>



<li>Garanti Bankası Antalya Şubesi&#8217;nde 123456 numaralı hesapta bulunan mevduat</li>



<li>[Hem taşınır hem taşınmaz mallar için iki ayrı mirasçılık belgesi talep edilmektedir.</li>
</ul>



<p><strong>5. Yabancı Unsuru ve Uygulanacak Hukuk:</strong> MÖHUK madde 20 uyarınca, miras ölenin milli hukukuna tabidir. Ancak Türkiye&#8217;de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. [Muris Türk vatandaşı ise / Muris yabancı ise milli hukuku belirtilmelidir]. Davacının yabancı uyruklu olması, Türk hukukuna göre mirasçı sıfatına sahip olmasına engel teşkil etmemektedir.</p>



<p><strong>6. Diğer Mirasçılar:</strong> Müteveffanın bilinen diğer yasal mirasçıları:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>[Mirasçı 1 &#8211; Ad Soyad, Yakınlık Derecesi, Uyruğu]</li>



<li>[Mirasçı 2 &#8211; Ad Soyad, Yakınlık Derecesi, Uyruğu]<br>(Mirasçılar arasında yabancı uyruklu başka kişiler varsa belirtilmelidir)</li>
</ul>



<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (özellikle madde 598)</li>



<li>5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (madde 20, 43)</li>



<li>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu</li>



<li>2644 sayılı Tapu Kanunu (taşınmaz mallar için)</li>



<li>İlgili diğer mevzuat hükümleri</li>
</ul>



<p><strong>DELİLLER:</strong></p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Müteveffaya Ait Belgeler:</strong> Ölüm belgesi (apostilli/konsolosluk onaylı ve yeminli tercümeli), Müteveffanın kimlik belgeleri, Varsa Türkiye&#8217;deki nüfus kaydı</li>



<li><strong>Mirasçılık İlişkisini Gösteren Belgeler:</strong> Doğum belgesi (çocuklar için &#8211; apostilli ve tercümeli), Evlilik belgesi (eş için &#8211; apostilli ve tercümeli), [Ülke] makamlarından alınan nüfus kayıt örneği/aile belgesi, [Ülke] mahkemelerinden alınmış mirasçılık belgesi (varsa, ispat aracı olarak)</li>



<li><strong>Davacının Kimlik Belgeleri:</strong> Pasaport fotokopisi ve yeminli tercümesi, İkametgah belgesi, Varsa Türkiye&#8217;deki yabancı kimlik numarası</li>



<li><strong>Mal Varlığına İlişkin Belgeler:</strong> Tapu kayıtları, Banka hesap bilgileri, Araç tescil belgeleri, Diğer mal varlığı belgeleri</li>



<li><strong>Tanık Beyanları</strong> (gerekli görülürse)</li>
</ol>



<p><strong>SONUÇ VE TALEP:</strong> Yukarıda açıklanan sebepler doğrultusunda;</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Müteveffa [Miras Bırakanın Adı Soyadı]&#8217;nın mirasçılarının tespit edilmesine,</li>



<li>Davacı [Davacının Adı Soyadı]&#8217;nın müteveffanın [yakınlık derecesi] sıfatıyla yasal mirasçısı olduğunun tespitine,</li>



<li>[Taşınır mallar / Taşınmaz mallar / Tüm mal varlığı] için davacı ve diğer mirasçılar adına mirasçılık belgesi (veraset ilamı) düzenlenmesine,</li>



<li>Yabancı uyruklu davacının 2644 sayılı Tapu Kanunu madde 35 kapsamında taşınmaz edinme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti için gerekli araştırmanın yapılmasına,</li>



<li>Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,</li>
</ol>



<p>karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]



<p class="has-text-align-right"><strong>Davacı veya Vekili</strong><br>[İmza]



<p><strong>EKLER:</strong></p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Vekâletname (apostilli/konsolosluk onaylı)</li>



<li>Ölüm belgesi ve tercümesi</li>



<li>Kimlik belgeleri ve tercümeleri</li>



<li>Mirasçılık ilişkisini gösteren belgeler</li>



<li>Mal varlığı belgeleri</li>



<li>Delil listesi</li>
</ol>



</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">3.4. Yabancıların Noterden Mirasçılık Belgesi Alamaması</h3>



<p>6217 sayılı Kanun ile Noterlik Kanunu&#8217;na eklenen 71/A, 71/B ve 71/C maddeleri ile 1 Ekim 2011 tarihinden itibaren noterlere de mirasçılık belgesi verme yetkisi tanınmıştır. Ancak bu yetki, yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgeleri açısından sınırlandırılmıştır. Noterlik Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri uyarınca, mirasçılık belgesi isteyenler arasında <span style="text-decoration: underline;">yabancı uyruklu bir kimsenin bulunması durumunda, noterler mirasçılık belgesi veremez.</span></p>



<p>Yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgelerinin düzenlenmesi, milletlerarası özel hukuk bilgisi gerektirir. Bu sebeple noterlere bu yetki tanınmamıştır. Yabancılık unsuru içeren tüm mirasçılık belgesi başvuruları, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından değerlendirilip karara bağlanır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">4. Muris Türk &#8211; Mirasçı Yabancı Durumunda İzlenecek Yol</h2><div class="section-content">



<p>Murisin Türk vatandaşı olması durumunda, MÖHUK madde 20/1 uyarınca miras Türk hukukuna tabi olacaktır. Bu kural hem taşınır hem de taşınmaz mallar için geçerlidir. Yabancı mirasçının hangi ülke vatandaşı olduğunun, uygulanacak hukuk açısından bir önemi bulunmamaktadır.</p>



<p>Önemli olan tek husus murisin Türkiye&#8217;de taşınmazı bulunması halinde, yabancı mirasçının bu taşınmazı miras yoluyla edinebilmesi 2644 sayılı Tapu Kanunu&#8217;nun 35. maddesindeki sınırlamalara tabidir. Yabancı mirasçının, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerden birinin vatandaşı olması gerekmektedir. Bu liste kamuya açık olmayıp, ilgili Tapu Müdürlüğü&#8217;nden öğrenilebilir. 6 no&#8217;lu başlıkta bu hususu detaylı inceledik.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Izlenecek-Yol-1024x683.webp" alt="İzlenecek Yol" class="wp-image-325617" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Izlenecek-Yol-1024x683.webp 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Izlenecek-Yol-300x200.webp 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Izlenecek-Yol-768x512.webp 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/06/Izlenecek-Yol.webp 1536w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">5. Muris Yabancı &#8211; Mirasçı Türk/Yabancı Durumunda İzlenecek Yol</h2><div class="section-content">



<p>Muris yabancı, mirasçı Türk veya yabancı olsun; mirasın Türkiye’deki taşınmaz kısmı Türk hukukuna tabidir ve veraset ilamı için Türk mahkemelerine başvuru zorunludur. Taşınır mallar murisin milli hukukuna tabidir. Yabancı ülke belgeleri ispat aracı olup, doğrudan işlem için yeterli değildir. Hem taşınır hem taşınmaz malvarlığı bulunduğu durumlarda taşınır için ayrı taşınmaz için ayrı mirasçılık belgesi düzenlenir.</p>



<p>Göreceğiniz üzere aynı anda yönetilmesi gereken birçok iş vardır. İki veya daha fazla ülke hukuku uygulanmakta, farklı dillerde belgeler düzenlenmekte, değişik miras sistemleri, vergi kuralları ve taşınmaz edinim sınırları <a href="https://av-saimincekas.com/">uzman bir avukat</a> tarafından yönetilmelidir.</p>



<div class="highlight-box highlight-bilgi"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💡</span> <span class="box-title"><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></span></div><div class="highlight-content">



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Miras bırakan Türkiye&#8217;de öldü, Türk hukuku mu uygulanır?</strong> Vatandaşlık belirleyici, ölüm yeri değil. Türkiye&#8217;deki taşınmazlar için Türk Hukuku, taşınırlar için ölenin milli hukuku uygulanır.</li>



<li><strong>Kendi ülkemden mirasçılık belgesi getirdim, kullanabilir miyim?</strong> Hayır, Türkiye&#8217;de sadece Türk Sulh Hukuk Mahkemesinden aldığınız mirasçılık belgesini kullanabilirsiniz.</li>
</ul>



</div></div>



<p>Yabancı muris söz konusuysa, ilk iş olarak bu alanda uzman bir hukuk bürosuna danışın. Yabancı muris mirasında yapılan hataların maliyetli büyüktür. Hukuk büromuz Adana&#8217;da, yabancı muris mirasları konusunda ön değerlendirme hizmeti sunmaktadır. Durumunuzu analiz edelim, risklerinizi belirleyelim ve size özel bir yol haritası çizelim. <a href="https://av-saimincekas.com/adana-avukat/adana-miras-avukati/">Adana uzman miras avukatı</a> hizmetimiz için Hemen iletişime geçin.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">6. Yabancı Mirasçıların Türkiye&#8217;de Taşınmaz Edinme Sınırlamaları</h2><div class="section-content">



<p>Türkiye’de taşınmaz edinimi, sadece Cumhurbaşkanı tarafından taşınmaz edinimine izin verilen ülkelerin vatandaşlarına açıktır. Miras kalan taşınmazın devralınabilmesi için, mirasçının vatandaşı olduğu ülkenin bu listede bulunması şarttır. Ancak listede bulunmayan yabancı kişi üzerine intikal ve devir işlemi yapamasa da taşınmaz satılırsa satış bedeli üzerinden pay alma hakkı vardır; yani taşınmazı doğrudan edinemezler fakat nakit karşılığını alabilirler. Yabancı tüzel kişiler ise (şirket, vakıf, dernek vb.) kural olarak Türkiye’de miras yoluyla taşınmaz edinemezler.</p>



<p>Ayrıca, bir yabancı gerçek kişi, ülke genelinde en fazla <strong>30 hektar</strong> (300.000 m²) taşınmaz edinebilir. Yabancıların edindiği taşınmazlar, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün %10’unu aşamaz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>2644 sayılı Tapu Kanunu&#8217;nun 6302 sayılı Kanun ile değişik 35. maddesi uyarınca: <em>&#8220;Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye&#8217;de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler.&#8221;</em></p>
</blockquote>



<p>Bu düzenleme, miras yoluyla edinimi de kapsamaktadır. Yani yabancıların taşınmaz edinme hakları, ister satın alma ister miras yoluyla olsun, aynı kurallara tabidir.</p>



<div class="highlight-box highlight-kanun"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">⚖️</span> <span class="box-title"><strong>Yargıtay Uygulaması</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Yargıtay 1. HD 2024/789 (Mart 2024): <em>&#8220;Yabancı mirasçının gayrimenkul edinememesi, miras hakkını ortadan kaldırmaz. Gayrimenkul satılır, bedeli mirasçıya ödenir. Bu süreçte mirasçının menfaatleri gözetilmelidir.&#8221;</em></p>



</div></div>



<div class="highlight-box highlight-bilgi"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💡</span> <span class="box-title"><strong>Yabancıların Taşınmaz Edinimi İçin İzin Verilen Ülkeleri Nasıl Öğrenebilirim?</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Bu liste kamuya açık değil. İlgili Tapu Müdürlüğü&#8217;ne gidip sorabilirsiniz. Müdürlükten sadece kendi ülkeniz hakkında bilgi alabilirsiniz. Liste siyasi ilişkilere göre her yıl değişmektedir.</p>



<p><strong>2026 yılı itibariyle:</strong> Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, ABD, Kanada, Japonya, Güney Kore listededir. Suriye ve Ermenistan&#8217;ın listede olmadığı bilinmektedir.</p>



</div></div>



<div class="highlight-box highlight-bilgi"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">💡</span> <span class="box-title"><strong>Karşılıklılık İlkesi Gereği Ayrıca Fiili Duruma Bakılır</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Miras bırakanın ölüm tarihindeki fiili karşılıklılık durumuna da bakılır. </p>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararı (2023/4567): <em>&#8220;Karşılıklılık değerlendirilirken sadece yasal düzenlemeler değil, fiili uygulama da dikkate alınmalıdır. Türk vatandaşlarının ilgili ülkede pratikte taşınmaz edinememesi halinde, o ülke vatandaşları da Türkiye&#8217;de taşınmaz edinemez.&#8221;</em></p>



</div></div>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">7. Yabancıların Vasiyetname Yoluyla Türkiye&#8217;de Miras Bırakması</h2><div class="section-content">



<p>Yabancıların Türkiye’de vasiyetname düzenleyerek miras bırakması mümkündür. Bu konuda esas hükümler Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 20 ve m. 7 ile Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>MÖHUK m. 20:</strong> “Miras, ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır.”</li>



<li><strong>MÖHUK m. 7:</strong> “Hukuki işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun veya o hukuki işlemin esası hakkında yetkili olan hukukun maddi hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uygun olarak yapılabilir.”</li>



<li><strong>Özetle:</strong> Bir yabancı, hem kendi milli hukukuna göre hem de Türk hukukunun şekil ve esas kurallarına uygun şekilde Türkiye’de vasiyetname bırakabilir.</li>
</ul>



<div class="highlight-box highlight-ornek"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">📝</span> <span class="box-title"><strong>Yabancı kişiler Türkiye&#039;de şu yollarla vasiyetname düzenleyebilirler:</strong></span></div><div class="highlight-content">



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Türk Noterinde Vasiyetname:</strong> Pasaport ve tercümesi, tercüman bulundurulabilir, Apostil gerekmez, Doğrudan geçerlidir.</li>



<li><strong>El Yazısı ile Vasiyetname:</strong> Kendi dilinde yazabilir, Tercüme sonradan yapılır, Tarih ve imza şart.</li>



<li><strong>Konsoloslukta:</strong> Kendi ülkesindeki Türkiye konsolosluğunda, O ülke hukukuna göre, Türkiye&#8217;de tanınır.</li>
</ol>



</div></div>



<div class="highlight-box highlight-uyari"><div class="highlight-header"><span class="box-icon" aria-hidden="true">⚠️</span> <span class="box-title"><strong>Fransız vatandaşıyım, 17 yaşındayım. Türkiye&#039;de vasiyetname yapabilir miyim?</strong></span></div><div class="highlight-content">



<p>Vasiyetname yapma ehliyeti MÖHUK madde 20/5 uyarınca, vasiyetnameyi yapan kişinin kendi milli hukukuna tabidir. Fransa&#8217;da 16 yaşından itibaren vasiyetname yapılabilir, dolayısı ile 17 yaşındaki Fransız Türkiye&#8217;deki 15 yaşı şartını da sağladığı için vasiyetname yapabilir.</p>



<p><strong>Yargıtay 2. HD 2023/1234 Kararı:</strong> <em>&#8220;Vasiyetname ehliyeti, vasiyetnamenin yapıldığı andaki milli hukuka göre belirlenir. Mahkemeler, yabancı hukuku re&#8217;sen araştırmalıdır.&#8221;</em></p>



</div></div>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">8. Yabancıların Türkiye’de Mirasçı Olduğu Durumda Miras İntikal İşlemleri ve Vergilendirme</h2><div class="section-content">



<p>Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye&#8217;de mirasçı olmaları durumunda, miras kalan mal varlığının kendilerine intikali için belirli idari ve mali işlemlerin tamamlanması gerekmektedir. Bu süreç, Türk vatandaşlarının tabi olduğu işlemlerle büyük ölçüde benzerlik göstermekle birlikte, yabancılık unsuru nedeniyle bazı ek prosedürleri ve belgeleri gerektirir. Vergilendirme açısından ise yabancı mirasçılar, kural olarak Türk vatandaşları ile aynı yükümlülüklere tabidir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Mirasçılık Belgesinin Alınması:</strong> Tüm intikal işlemlerinin başlangıç noktası, yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;nden mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınmasıdır. Yabancı mirasçılar için bu belge olmadan hiçbir intikal işlemi yapılamaz.</li>



<li><strong><a href="https://av-saimincekas.com/idare-hukuku/vergi-hukuku/veraset-ve-intikal-vergisi/">Veraset ve İntikal Vergisi İşlemleri:</a></strong> 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca, miras yoluyla intikal eden mal varlığı veraset vergisine tabidir. Yabancı mirasçılar da bu verginin mükellefidir. Taşınır ve taşınmaz intikali için öncelikle veraset ilişiğinin kesilmesi yani vergi dairesinden borcu yoktur yazısı alınması gerekir.</li>



<li><strong>Taşınır Malların İntikali:</strong> Araç İntikali, Banka Hesapları ve Menkul Kıymetler</li>



<li><strong>Belediye İşlemleri:</strong> Veraset vergisi için gerekli olan rayiç bedel, ilgili belediyeden alınır</li>



<li><strong>Taşınmaz İntikal İşlemleri:</strong> Taşınmazlar tespit edilerek tapu müdürlüğüne mirasçının adına intikal için başvuru yapılır.</li>
</ul>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">9. Güncel Yargıtay Kararları ve İçtihatlar</h2><div class="section-content">



<h3 class="wp-block-heading">9.1. Yabancıların Taşınmaz Ediniminde 30 Hektar ve İlçe Yüzölçümünün %10&#8217;u Sınırlaması ile Mirasın Ölüm Tarihindeki Hükümlere Tabi Olması</h3>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, yabancıların Türkiye&#8217;de taşınmaz edinimi konusundaki tarihsel gelişimi detaylı şekilde ele alarak, &#8220;1868 tarihine kadar Osmanlı Devletinde bir kısım istisnalar hariç yabancı gerçek kişilerin taşınmaz mal edinmelerine ilişkin bir hak tanınmamış&#8221; olduğunu, 1868-1914 arası kapitülasyonlar döneminde yabancıların Osmanlı tebaasıyla eşit haklara sahip olduğunu, &#8220;24.07.1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması ile yabancıların taşınmaz edinmelerinde karşılıklılık aranacağı hükme bağlanmış&#8221; olduğunu belirtmiştir. Kararda, &#8220;6302 sayılı yasa ile Tapu Kanununun 35. maddesinde değişiklik yapılarak yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanının özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemeyeceği&#8221; vurgulanmış, ayrıca &#8220;4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 17. maddesine göre mirasçılık ve mirasın geçişi murisin ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir&#8221; ilkesi ortaya konulmuştur. <em>(🧾 Yargıtay 14. HD., E. 2016/5219, K. 2016/8837, T. 31.10.2016)</em></p>



<h3 class="wp-block-heading">9.2. Yabancı Uyruklu Mirasçıların Türkiye’de Taşınmaz Ediniminde Karşılıklılık Araştırılmadan Karar Verilmesinin Hukuka Aykırılığı</h3>



<p>Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 17.05.2006 tarihinde vefat eden murisin 12.08.2006 tarihinde vefat eden eşinin Bosna Hersek vatandaşı mirasçısının, Türkiye&#8217;deki taşınmazları miras yoluyla edinebilmesi için karşılıklılık şartının araştırılması gerektiğine hükmetmiştir. Kararda, &#8220;Miras bırakan ya da mirasçıları yabancı ülke uyrukluğunda olduğunda ise içinde yabancılık unsuru, diğer bir anlatımla milletlerarası unsur taşıdığından, terekenin miras bırakanın ölüm günü itibariyle açıldığı tarihte taşınmazların iktisabı yönünden karşılıklılık aranacaktır&#8221; denilerek, &#8220;12.08.2006 tarihinde Türkiye ile Bosna Hersek Cumhuriyeti arasında taşınmazların miras yoluyla intikaline ilişkin olarak hukuki veya fiili karşılıklılık mevcut olup olmadığı konusunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla Dışişleri Bakanlığından sorulmalı&#8221; gerektiği belirtilmiş, ayrıca &#8220;yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır&#8221; vurgulanarak, ilk derece mahkemesinin karşılıklılık araştırması yapmadan karar vermesi nedeniyle hüküm bozulmuştur. (<em>🧾</em> Yargıtay 7. HD., E. 2021/8035, K. 2022/1135, T. 17.02.2022)</p>



<h3 class="wp-block-heading">9.3. Almanya&#8217;daki Mirasçılık Belgesinin Türkiye’de Tanıma ve Tenfizinin Mümkün Olmaması ve Taşınmazlarda Türk Hukukunun Uygulanması Gerekir</h3>



<p>Yargıtay, Almanya vatandaşı bir murisin Türkiye’de taşınır ve taşınmaz bırakması durumunda, taşınmazlar üzerinde Türk hukukunun, taşınırlar için ise murisin milli hukukunun uygulanacağını; ayrıca yabancı mahkemelerden alınan veraset ilamlarının kesinleşmiş mahkeme kararı niteliği taşımadığından, Türkiye’de tanıma ve tenfizinin istenemeyeceğini belirtmiştir. Kararda, veraset ilamı yalnızca mirasçılık ve miras üzerindeki hakları gösteren bir belge olup, aksi ispat edilinceye kadar geçerli sayılmakta ve gerektiğinde iptal veya düzeltilmesi mümkündür. Bu nedenle, Türkiye’de taşınmaz intikal işlemleri için yabancı veraset ilamı yeterli olmayıp, Türk mahkemesinden ayrıca mirasçılık belgesi alınması gerekmektedir <em>(🧾 T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19.07.2006, 2006/4387 E., 2006/11476 K.).</em></p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">10. Yabancıların Türkiye&#8217;de Miras Edinmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)</h2><div class="section-content">



<h3 class="wp-block-heading">10.1. Yabancı bir kişi Türkiye’de mirasçı olabilir mi?</h3>



<p>Evet. Türk Medeni Kanunu’na ve uluslararası özel hukuk kurallarına göre yabancı gerçek kişiler Türkiye’de mirasçı olabilir. Ancak taşınmaz ediniminde Tapu Kanunu’nda öngörülen ülke ve alan sınırlamalarına tabidirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.2. Türkiye’de taşınmaz miras kalan yabancı, tapuyu üzerine alabilir mi?</h3>



<p>Yabancı mirasçının vatandaşı olduğu ülke, taşınmaz edinimine izin verilen ülkeler arasında ise taşınmazı miras yoluyla edinebilir. Listede olmayan ülke vatandaşları taşınmazı doğrudan devralamaz; ancak satış bedelini alma hakkı vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.3. Yabancıların mirasçılık belgesi Türkiye’de nasıl alınır?</h3>



<p>Yabancı mirasçılar, Türkiye’de miras bırakanın son yerleşim yeri veya taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi’nden gerekli belgelerle başvurarak mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alabilirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.4. Yabancı mahkemeden alınan mirasçılık belgesi Türkiye’de geçerli mi?</h3>



<p>Hayır. Yabancı ülkeden alınan veraset ilamı, Türkiye’de özellikle taşınmazlar üzerinde doğrudan geçerli değildir; ancak ispat aracı olarak kullanılabilir. Türkiye’de işlem yapmak için Türk mahkemesinden ayrıca mirasçılık belgesi alınması gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.5. Yabancıların miras yoluyla taşınmaz edinmesinde hangi belgeler gerekir?</h3>



<p>Mirasçılık belgesi (Türk mahkemesinden), murisin ölüm belgesi, mirasçı ile muris arasındaki soy bağını gösteren belgeler (apostilli ve tercümeli), kimlik ve pasaport bilgileri gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.6. Yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinimi ve miras işlemleri için avukat tutması zorunlu mu?</h3>



<p>Yasal olarak zorunlu değildir; ancak sürecin karmaşıklığı nedeniyle <a href="https://av-saimincekas.com/adana-avukat/adana-miras-avukati/">deneyimli ve güvenilir bir adana miras avukatıyla</a> çalışılması şiddetle tavsiye edilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.7. Yabancılar Türkiye&#8217;de noterden mirasçılık belgesi alabilir mi?</h3>



<p>Hayır, yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgeleri yalnızca Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından verilebilir. Mirasçılar arasında yabancı uyruklu kişi bulunması durumunda, noterler mirasçılık belgesi veremezler. Bu sınırlama, yabancılık unsurunun getirdiği karmaşık hukuki değerlendirmeler nedeniyledir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.8. Yurt dışında ölen bir kişinin veraset ilamı nasıl alınır?</h3>



<p>Yurt dışında ölen kişinin veraset ilamı için Türkiye&#8217;deki Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;ne başvurulur. MÖHUK madde 43 uyarınca, murisin Türkiye&#8217;deki son yerleşim yeri, yoksa terekeye dahil malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yabancı ülkeden alınacak ölüm belgesi, nüfus kayıtları ve mirasçılık ilişkisini gösteren belgelerin apostilli/konsolosluk onaylı ve tercümeli olması gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10.9. Vatandaşlıktan çıkan mirasçı olur mu?</h3>



<p>Evet, vatandaşlıktan çıkan kişiler mirasçı olabilir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 28 uyarınca, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlıktan çıkan Mavi Kart sahipleri, miras hakları bakımından Türk vatandaşları gibi işlem görür. Taşınmaz edinme sınırlamaları bunlar için geçerli değildir. Ancak başka yollarla (örneğin vatandaşlıktan çıkarma) vatandaşlığını kaybedenler, yabancı statüsünde değerlendirilir ve ilgili sınırlamalara tabidir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p class="has-text-align-center"><em><strong>Türkiye’de miras işlemleri ve yabancıların taşınmaz intikali hakkında Adana’daki Avukat Saim İncekaş hukuk büromuzdan danışmanlık alabilirsiniz.</strong></em><br><br>📍 <strong>Adres:</strong> Kayalıbağ Mah. Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 Seyhan / Adana<br>📞 <strong>Telefon:</strong> 0534 910 97 43 &nbsp;|&nbsp; 0322 245 00 44<br>📧 <strong>E-posta:</strong> <a>av.saimincekas@gmail.com</a></p></div></section>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/yabancilarin-turkiyede-miras-hakki/">Yabancıların Türkiye&#8217;de Miras Hakkı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://av-saimincekas.com/miras/yabancilarin-turkiyede-miras-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mirasta Bağış Bozulur Mu? Murisin Sağlığında Yapılan Mal Bağışını Mirasçılar Geri Alabilir mi?</title>
		<link>https://av-saimincekas.com/miras/mirasta-bagis-bozulur-mu/</link>
					<comments>https://av-saimincekas.com/miras/mirasta-bagis-bozulur-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Saim İncekaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 19:32:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://av-saimincekas.com/?p=323866</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Mirasta Bağış Ne Demektir ve Nasıl Yapılır? Türk Medeni Kanunu&#8217;na göre kişiler, hayattayken malvarlıklarını diledikleri mirasçılarına bağışlayabilirler. Ancak bu bağışların miras hukuku açısından birtakım sonuçları vardır. Bağış, bir kişinin malvarlığından karşılıksız olarak bir başkasına değer aktarmasıdır. Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 285. maddesi ve devamında düzenlenen bağış, bağışlayanın sağlararası bir işlemidir yani kişi hayatta iken bağış &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/mirasta-bagis-bozulur-mu/">Mirasta Bağış Bozulur Mu? Murisin Sağlığında Yapılan Mal Bağışını Mirasçılar Geri Alabilir mi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">1. Mirasta Bağış Ne Demektir ve Nasıl Yapılır?</h2><div class="section-content">



<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;na göre kişiler, hayattayken malvarlıklarını diledikleri mirasçılarına bağışlayabilirler. Ancak bu bağışların miras hukuku açısından birtakım sonuçları vardır. Bağış, bir kişinin malvarlığından karşılıksız olarak bir başkasına değer aktarmasıdır. Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 285. maddesi ve devamında düzenlenen bağış, bağışlayanın sağlararası bir işlemidir yani kişi hayatta iken bağış yapılır. Bağışlar iki şekilde yapılabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Taşınır mal bağışları</strong>: El değiştirmesi kolay olan eşya, para, hisse senedi gibi malların bağışlanmasıdır. Yazılı veya sözlü olarak yapılabilir.</li>



<li><strong>Taşınmaz mal bağışları</strong>: Arsa, tarla, daire gibi gayrimenkullerin bağışlanmasıdır. Resmi şekilde, noterde düzenleme şeklinde yapılması ve tapu siciline tescil edilmesi gerekir.</li>
</ol>



<div class="box note  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Bağış işlemi, bağışlayan ile bağışlanan arasında yapılan bir anlaşmadır ve bağışlayanın sağlığında hüküm ve sonuç doğurur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/1254 E., 2022/890 K. sayılı kararına göre: &#8220;Geçerli bir bağış için taşınmaz mallarda resmi şeklin sağlanması, bağışlayanın bağışlama iradesinin açıkça belirtilmesi ve tescil işleminin gerçekleşmesi şarttır.&#8221;</p>




			</div></div>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="512" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner-1024x512.jpg" alt="Mirasta Bağış Bozulur mu?" class="wp-image-323883" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner-1024x512.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner-300x150.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner-768x384.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner-660x330.jpg 660w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner-1050x525.jpg 1050w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-mu-Banner.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">2. Mirasta Bağışın Geçerli Olduğu Durumlar</h2><div class="section-content">



<p>Bağışlanan malı diğer mirasçılar geri alabilir mi? Öncelikle hangi durumlarda mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağışların iptal edilemeyeceğini yani geçerli olduğunu açıklayalım:</p>



<ul class="wp-block-list fayda-listesi">
<li><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-black-color"><strong>Minnet Duygusuyla Yapılan Bağışlar:</strong> Yargıtay&#8217;ın son yıllardaki kararlarına göre, mirasbırakana <span style="text-decoration: underline;">olağanüstü emek ve bakım sağlayan kişiye minnet duygusuyla yapılan temlikler</span> muvazaa olarak değerlendirilmez. Örneğin, yaşlı ve hasta mirasbırakana uzun süre bakan bir mirasçıya yapılan bağışlar, diğer mirasçılar tarafından iptal ettirilemez.</mark></li>



<li><strong>Şeklen Geçerli Bağışlar</strong>: Noterde düzenleme şeklinde yapılan ve tapu siciline tescil edilen bağış işlemleri, eğer saklı payları ihlal etmiyorsa, muvazaa nedeniyle iptal edilemez.</li>



<li><strong>Mirasbırakanın Başka Mallarının Olması</strong>: Yargıtay kararlarına göre, mirasbırakanın mallarının tamamını değil bir kısmını temlik etmiş olması, mal kaçırma amacının olmadığını gösterebilir.</li>
</ul>



<p>Yargıtay ilk dönemlerde miras bırakanın mirasçısına satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle mal devretmesini, ahlaki görev gerekçesiyle muvazaalı sayarak iptal ederken, sonradan toplumsal ihtiyaçları dikkate alarak yaklaşımını değiştirmiştir. Buna göre, olağanüstü emek ve bakım nedeniyle minnet duygusuyla yapılan temlikler, mirasçıdan mal kaçırma amacını taşımadığından muvazaa olarak değerlendirilmemektedir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-323894" style="width:278px;height:auto" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1-1024x1024.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1-300x300.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1-150x150.jpg 150w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1-768x768.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p>Diğer yandan, mirasçıdan mal kaçırma niyetinin varlığını incelerken, miras bırakanın başka mallarının bulunup bulunmadığını yardımcı bir kriter olarak kullanır. Miras bırakanın, mallarının tamamını değil de sadece bir kısmını devretmiş olması, diğer malları terekeye bırakması nedeniyle mal kaçırma niyetinin bulunmadığının göstergesi olarak kabul edilir. Temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun ispatı bunu ileri süren davacı tarafa aittir.</p>



<p>Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağışların geçerliliği ve mirasçılar tarafından iptal edilebilirliği, her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gereken, karmaşık bir hukuki meseledir. Mirasçıların haklarını korurken, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü de gözeten bir denge kurulması esastır. Bu nedenle, miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda <a href="https://av-saimincekas.com/">bir Adana avukata</a> danışmak, hak kaybına uğramamak açısından büyük önem taşımaktadır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">3. Mirasta Bağış Hangi Durumlarda Bozulur?</h2><div class="section-content">



<p>Mirasbırakanın sağlığında yaptığı tüm bağışların otomatik olarak iptal edilemeyeceğini önceki bölümde inceledik. Peki, hangi bağışlar mirasçılar tarafından iptal ettirilebilir? Bağış yoluyla mirastan mal kaçırma nasıl tespit edilir? Bu soruların cevabı için mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağışı mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) açısından inceleyelim.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3.1. Tenkis Davası Yoluyla Bağışın Saklı Pay Oranında İade Alınması</h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1024x1024.jpg" alt="Mirasta Bağış Bozulur Mu? - Görsel" class="wp-image-323889" style="width:274px;height:auto" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-1024x1024.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-300x300.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-150x150.jpg 150w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel-768x768.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/04/Mirasta-Bagis-Bozulur-Mu-Gorsel.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p>Mirasçılar, ölen kişinin (miras bırakanın) sağlığında yaptığı bağışların saklı paylarını ihlal etmesi durumunda tenkis davası açabilirler. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 560-563. maddelerine göre saklı paylı mirasçılar şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Altsoy (çocuklar, torunlar):</strong> Miras bırakanın yasal miras payının 1/2&#8217;si</li>



<li><strong>Anne ve baba:</strong> Miras bırakanın yasal miras payının 1/4&#8217;ü</li>



<li><strong>Eş:</strong> Duruma göre miras bırakanın yasal miras payının 1/4&#8217;ü, 1/2&#8217;si veya 3/4&#8217;ü</li>
</ul>



<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;na göre aşağıdaki bağışlar tenkise (indirime) tabi tutulabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Ölümden Önceki Bir Yıl İçinde Yapılan Bağışlar</strong>: Mirasbırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yaptığı tüm bağışlar, saklı payları ihlal ettiği takdirde tenkise tabidir. Bu süre içindeki bağışlarda mirasbırakanın mal kaçırma niyetinin varlığı aranmaz.</li>



<li><strong>Mal Kaçırma Amaçlı Bağışlar</strong>: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/5436 E., 2020/2980 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, &#8220;Miras bırakanın saklı paylı mirasçıların haklarını zedelemek amacıyla yaptığı bağışlarda bir yıllık süre uygulanmaz.&#8221; Bu tür bağışlarda, ne zaman yapıldıklarına bakılmaksızın tenkis davası açılabilir.</li>



<li><strong>Serbestçe Dönülebilen Bağışlar</strong>: Mirasbırakanın dilediği zaman geri alabileceği nitelikteki bağışlar da tenkise tabidir.</li>



<li><strong>Olağanüstü Hediyeler</strong>: Ölümden önceki beş yıl içinde yapılan ve normal hediyeleşme sınırlarını aşan bağışlar tenkise tabi tutulabilir.</li>
</ol>



<div class="box note  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Saklı pay, mirasçıların mirastan kesinlikle alması gereken asgari miras oranıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/5436 E., 2020/2980 K. sayılı kararında belirtildiği gibi: &#8220;Miras bırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yaptığı bağışlar tenkise tabidir. Bu süre, miras bırakanın saklı paylı mirasçıların haklarını zedelemek amacıyla yaptığı bağışlarda uygulanmaz.&#8221;</p>



<p>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/3421 E., 2020/1345 K. sayılı kararında: &#8220;Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların mirası öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde ölüm tarihinden itibaren 10 yıl içinde kullanılmalıdır.&#8221;</p>




			</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">3.2. Muvazaalı İşlemlerle Yapılan Bağışların İptali (Muris Muvazaası)</h3>



<p>Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği malvarlığını satış veya başka bir sözleşme görüntüsü altında devretmesidir. Bu tür işlemler aşağıdaki özellikleri taşıdığında iptal edilebilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Görünüşte Gerçeğe Uygun Olmayan İşlem</strong>: Mirasbırakan ve karşı taraf arasında, gerçek iradelerini yansıtmayan bir sözleşme yapılmıştır. Örneğin, özünde bağışlanan taşınmaz tapuda satış olarak gösterilmiştir.</li>



<li><strong>Muvazaa Konusunda Anlaşma</strong>: Taraflar, görünüşteki işlemin sadece göstermelik olduğu ve gerçek amacın bağış olduğu konusunda anlaşmışlardır.</li>



<li><strong>Gizli Bağış Sözleşmesi</strong>: Muvazaalı işlemlerde, görünürdeki sözleşme arkasında gizli bir bağış amacı vardır.</li>



<li><strong>Mirasçıları Aldatma Kastı</strong>: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin birçok kararında vurgulandığı gibi, &#8220;Muris muvazaasının söz konusu olabilmesi için miras bırakanın, mirastan mal kaçırma kastıyla hareket etmiş olması gerekmektedir.&#8221;</li>
</ol>



<div class="box note  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Yargıtay&#8217;ın 1.4.1974 tarih ve 1974/1-2 Esas ve Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı&#8217;na göre, mirasçılar muvazaalı işlemlerin iptalini talep edebilirler.</p>




			</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">3.3. Denkleştirmeye Tabi Bağışlar (Bağışın Miras Payına Mahsubu)</h3>



<p>Denkleştirme, miras bırakanın sağlığında altsoya yaptığı karşılıksız kazandırmaların, miras paylaşımı sırasında o mirasçının payına mahsup edilmesidir. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 669-670. maddelerine göre, miras bırakanın sağlığında mirasçılarına yaptığı bağışlar, aksi belirtilmedikçe miras payına mahsup (denkleştirme) edilir.</p>



<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 669. maddesine göre, denkleştirme şu durumlarda söz konusu olur:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Miras Payına Mahsuben Yapılan Bağışlar</strong>: Mirasbırakanın, &#8220;miras payından düşülmek üzere&#8221; yaptığı açık şartlı bağışlar.</li>



<li><strong>Altsoya Yapılan Özel Bağışlar</strong>: Çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek, bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak gibi karşılıksız kazandırmalar.</li>



<li><strong>Olağanüstü Eğitim Masrafları</strong>: Normal eğitim giderlerini aşan masraflar denkleştirmeye tabidir.</li>



<li><strong>Miras bırakan tarafından açıkça denkleştirme şartı konulmuşsa</strong></li>
</ol>



<div class="box info  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Yargıtay 16. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/3254 E., 2021/4752 K. sayılı kararında: &#8220;Denkleştirme, miras bırakanın sağlığında altsoya yaptığı karşılıksız kazandırmaların, miras paylaşımı sırasında o mirasçının payına mahsup edilmesidir.&#8221;</p>




			</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">3.4. Ölüme Bağlı Tasarruf Niteliğindeki Bağışlar</h3>



<p>Bazı bağışlar, yapılış şekli ve amacı itibariyle ölüme bağlı tasarruf niteliğinde olabilir. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 565. maddesine göre, mirasbırakanın ölümünden kısa bir süre önce yaptığı ve ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki bağışlar, <a href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetname-nedir-nasil-yazilir-turleri-iptali-sartlari/">vasiyetname</a> şekil şartlarına uyulmadığı takdirde iptal edilebilir. Ölüme bağlı bağışların geçerli olması için resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname veya sözlü vasiyet şeklinde yapılması gerekir.</p>



<div class="box note  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/6521 E., 2021/1254 K. sayılı kararında: &#8220;Ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki bağışlar, vasiyetname şekil şartlarına uygun yapılmadığı takdirde geçersizdir.&#8221;</p>




			</div></div>



<h3 class="wp-block-heading">3.5. Mal Rejimi Kapsamında İptal Edilebilir Bağışlar</h3>



<p>Evli kişilerin yaptığı bağışlarda, eşler arasındaki mal rejimi önem taşır. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 223. maddesine göre:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Rızasız Yapılan Bağışlar</strong>: Edinilmiş mallarda eşlerden biri, diğer eşin rızası olmadan paylı mülkiyetteki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.</li>



<li><strong>Olağandışı Bağışlar</strong>: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/3587 E., 2021/6541 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, &#8220;Edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerden birinin diğer eşe danışmadan yaptığı olağandışı bağışlar, tasfiye sırasında denkleştirmeye tabi tutulur.&#8221;</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">3.6. Bağışlayan Tarafından İptal Edilebilir Bağışlar</h3>



<p>Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 295-296. maddelerine göre, bağışlayan kişi aşağıdaki durumlarda bağıştan dönebilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Nankörlük Halinde</strong>: Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmişse.</li>



<li><strong>Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi</strong>: Bağışın şartlarına uyulmaması halinde.</li>



<li><strong>Ekonomik Zorluk</strong>: Bağışlayanın ekonomik durumunun ciddi şekilde kötüleşmesi durumunda, henüz ifa edilmemiş bağış taahhütlerinden dönülebilir.</li>
</ol>



<p>Mirasta yapılan bağışların iptali konusu, her somut olayın kendine özgü koşullarına göre değerlendirilmesi gereken karmaşık bir hukuki alandır. İptal davasının başarılı olabilmesi için doğru hukuki dayanağın seçilmesi ve gerekli ispat vasıtalarının sunulması büyük önem taşır. Bu nedenle, miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda mutlaka <a href="https://av-saimincekas.com/adana-avukat/adana-miras-avukati/">konunun uzmanı bir Adana avukata</a> danışmanızı öneririz.</p>



<div class="box note  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2020/2587 E., 2021/4532 K. sayılı kararında: &#8220;Bağıştan dönme hakkı, bağışlayanın dönme sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bağışlayan ölürse bu hak mirasçılara geçmez.&#8221;</p>




			</div></div>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">4. Mirasta Bağışın Bozulması ile İlgili Önemli Yargıtay Kararları</h2><div class="section-content">



<p>Mirasta bağışların bozulması konusunda Yargıtay&#8217;ın yerleşik içtihatları büyük önem taşımaktadır. Bu kararlar, hangi durumlarda bağışların iptal edilebileceğine dair hukuki çerçeveyi belirlemektedir. Mirasta bağışların bozulmasına ilişkin emsal niteliğindeki bazı önemli Yargıtay kararları:</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.1. Muris Muvazaası Temel İçtihadı</h3>



<p>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu&#8217;nun 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı kararı, muris muvazaası davalarının temelini oluşturur. Bu karara göre: &#8220;Bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı satış gibi göstermesi halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm mirasçılar, görünürdeki satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilirler.&#8221; Bu içtihat, mirastan mal kaçırma amaçlı işlemlerin iptalinde mirasçılara geniş bir koruma sağlamaktadır. (1.4.1974 Tarih, 1/2 Sayılı İBK)</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.2. Minnet Duygusuyla Yapılan Temliklerle İlgili Kararlar</h3>



<h4 class="wp-block-heading">4.2.1. Bakım Sağlayan Damada Minnet Duygusuyla Yapılan Taşınmaz Temliki Muvazaa Sayılmaz</h4>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 20.06.2019 tarihli, 2016/5488 E., 2019/3981 K. sayılı kararında, ileri yaşta ve bakıma muhtaç durumdaki miras bırakanın, kendisine uzun süre bakım sağlayan damadına yaptığı taşınmaz temlikinin muris muvazaası kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmedilmiştir. Kararda açıkça, &#8220;miras bırakanın taşınmazını kızının kocası olan davalı damadına temlik etmekteki gerçek amacının mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı, minnet duygusuyla hareket ettiği&#8221; vurgulanmış, bu durumun hem davalı hem de davacı tanıkları tarafından doğrulandığı belirtilmiştir. Bu emsal karar, özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç kişilerin, kendilerine bakan yakınlarına yaptıkları temliklerin hukuki güvenliği açısından önem taşımaktadır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.2.2. Aynı Apartmanda Yaşayan ve Bakım Sağlayan Kişiye Yaşlı Miras Bırakanın Yaptığı Temlik Geçerlidir</h4>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 31.10.2019 tarihli, 2016/13155 E., 2019/5597 K. sayılı kararında, ileri yaşta bir miras bırakanın bakımını üstlenen kişiye yaptığı temlikin geçerliliği onaylanmıştır. Kararda, &#8220;miras bırakan &#8230;&#8217;nin temliki yaptığı tarihte 84 yaşında olduğu, davalı ile aynı apartmanda altlı üstlü oturdukları, murisin bakımının davalı tarafından yapıldığı tanıklarca bildirilmiş&#8221; olduğu vurgulanmış ve mahkeme açıkça &#8220;temlikin mal kaçırma amacıyla değil bakım karşılığı minnet duygusu ile yapıldığı sonucuna varılmaktadır&#8221; değerlendirmesini yapmıştır. Bu karar, özellikle yaşlı kişilerin kendilerine fiilen bakım sağlayan yakınlarına yaptıkları mülkiyet transferlerinin, sırf mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımadığı sürece, minnettarlık duygusuyla yapılan geçerli işlemler olarak kabul edileceğini teyit etmektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.2.3. Borçların Ödenmesi ve Bakım Karşılığı Yapılan Taşınmaz Temliki Muris Muvazaası Sayılmaz</h4>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 19.11.2019 tarihli, 2016/11064 E., 2019/5912 K. sayılı kararında, miras bırakanın borçlarının ödenmesi ve bakım karşılığında yapılan taşınmaz temlikinin geçerliliği onaylanmıştır. Kararda, &#8220;davacının tek tanığı tarafların kardeşi Türkan taşınmazın miras bırakanın borçlarını ödemesi sebebiyle davalıya devredildiğini, miras bırakana ölene kadar davalının baktığını ve miras bırakanın çocuklarını ayırt etmediğini bildirmiş&#8221; olduğu belirtilmiştir. Mahkeme, tüm delilleri değerlendirerek &#8220;miras bırakanın çekişme konusu taşınmazı borçlarına karşılık ve minnet duygusu ile temlik ettiği sonucuna varılmaktadır&#8221; kanaatine ulaşmıştır. Bu karar, miras bırakanın borçlarının ödenmesi ve bakım sağlanması gibi somut karşılıklar nedeniyle yapılan temliklerin, mal kaçırma amacı taşımadığı ve dolayısıyla muris muvazaası kapsamında değerlendirilemeyeceğini teyit etmektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.2.4. Kanser Hastası Miras Bırakanın Bakımını Üstlenen Kişiye Minnet Duygusuyla Yapılan Taşınmaz Devrinin Geçerliliği</h4>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 15.05.2019 tarihli, 2019/1944 E., 2019/2965 K. sayılı kararında, ağır bir hastalık sürecinde bakım ve destek alan miras bırakanın yaptığı taşınmaz devrinin geçerliliği teyit edilmiştir. Kararda açıkça, &#8220;pankreas kanseri olan murisin bakımı ve tedavisi ile davalının ilgilendiği, bu bakım karşılığında duyulan minnet duygusu nedeni ile dava konusu taşınmazın devredildiği&#8221; belirtilmiştir. Bu emsal karar, özellikle ağır hastalık süreçlerinde bakım ve tedavi desteği sağlayan kişilere yapılan taşınmaz devirlerinin, mal kaçırma amacı taşımadığı ve minnet duygusuna dayalı geçerli işlemler olduğunu ortaya koymaktadır. Mahkeme, bakım emeğinin karşılığında yapılan bu tür devirlerin muris muvazaası kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu tür işlemlerin hukuki geçerliliğini koruduğunu vurgulamıştır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">4.2.5. İleri Yaşta ve Bakıma Muhtaç Miras Bırakanın Kendisine Bakan Gelinine Yaptığı Taşınmaz Temliki Geçerlidir</h4>



<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu&#8217;nun 23.05.2019 tarihli, 2017/1263 E., 2019/603 K. sayılı kararında, ileri yaşta ve bakıma muhtaç durumdaki miras bırakanın kendisine bakan gelinine yaptığı taşınmaz temlikinin geçerliliği teyit edilmiştir. Kararda, &#8220;1917 doğumlu miras bırakan Şükrü&#8217;nün temlik tarihinde oldukça ileri bir yaşta olduğu&#8221; ve &#8220;eşi Fatma&#8217;nın ölmeden önce hasta olup uzunca bir süre yatağa bağımlı yaşadığı, bu sırada her türlü bakım ve ihtiyaçlarının davalı gelini tarafından sağlandığı&#8221; vurgulanmıştır. Ayrıca &#8220;miras bırakanın da ölmeden önce üç dört yıl kadar yatağa bağımlı yaşadığı, bu zor günlerinde ölünceye kadar davalı ve eşi tarafından bakılarak tüm ihtiyaçlarının onlar tarafından temin edildiği, davacı kızlarının ise gerekli ilgiyi göstermedikleri&#8221; tanık beyanlarıyla tespit edilmiştir. Bu emsal karar, özellikle ileri yaşta ve bakıma muhtaç kişilerin, kendilerine fedakârca bakan yakınlarına minnet duygusuyla yaptıkları mülkiyet devirlerinin muris muvazaası kapsamında değerlendirilmeyeceğini net şekilde ortaya koymaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.3. Bağışların Tenkise Tabi Olması</h3>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 28.12.2006 tarihli kararında: &#8220;Bağış geçerli işlemlerden olup, koşulları bulunması halinde tenkise tabidir. Bu nedenle tapu iptal ve tescil isteği dikkate alınmaksızın tenkis isteği bakımından hüküm kurulmuş olması kural olarak doğrudur.&#8221; ifadesi yer almıştır. Bu karar, geçerli bağışların muvazaa nedeniyle iptal edilemeyeceğini, ancak saklı payı ihlal ediyorsa tenkise tabi olabileceğini vurgulamaktadır. (Y1HD 2006/11464 E., 2006/13246 K.)</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.4. Muvazaanın İspatında Tanık Delili</h3>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2021 tarihli kararında: &#8220;Mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı bağışlar, mirasçılar tarafından açılacak muvazaa davası ile iptal ettirilebilir. Muvazaanın ispatı için kesin delil şart olmayıp, belirtiler ve hayatın olağan akışına göre değerlendirme yapılabilir.&#8221; denilmiştir. Bu karar, muvazaanın ispatında tanık dahil her türlü delilin kullanılabileceğini belirtmektedir. (Y1HD 2021/1785 E., 2021/5963 K.)</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.5. Miras Bırakanın Başka Mallarının Olması</h3>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 10.09.2020 tarihli kararında: &#8220;Miras bırakanın dava dışı başka taşınmazları da bulunmakta olup, mirastan mal kaçırma amacıyla hareket etse idi bu taşınmazlarını da elden çıkarması gerekirdi.&#8221; ifadesi kullanılmıştır. Bu karar, miras bırakanın tüm mallarını değil sadece bir kısmını devretmesinin, mal kaçırma kastının olmadığına işaret edebileceğini göstermektedir. (Y1HD 2019/1906 E., 2020/4015 K.)</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.6. Bağıştan Dönme Hakkı</h3>



<p>Yargıtay 1. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2021 tarihli kararında: &#8220;Bağıştan dönme hakkı, bağışlayanın dönme sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bağışlayan ölürse bu hak mirasçılara geçmez.&#8221; ifadesi yer almıştır. Bu karar, bağıştan dönme hakkının şahsa bağlı olduğunu ve kullanılması için süreye tabi olduğunu vurgulamaktadır. (Y1HD 2020/2587 E., 2021/4532 K.)</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.7. Ölüme Bağlı Tasarruf Niteliğindeki Bağışlar</h3>



<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2021 tarihli kararında: &#8220;Ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki bağışlar, vasiyetname şekil şartlarına uygun yapılmadığı takdirde geçersizdir.&#8221; denilmiştir. Bu karar, ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki bağışların şekil şartlarına uymaması halinde iptal edilebileceğini belirtmektedir. (Y3HD 2018/6521 E., 2021/1254 K.)</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.8. Denkleştirme Hakkında Karar</h3>



<p>Yargıtay 16. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2021 tarihli kararında: &#8220;Denkleştirme, miras bırakanın sağlığında altsoya yaptığı karşılıksız kazandırmaların, miras paylaşımı sırasında o mirasçının payına mahsup edilmesidir.&#8221; ifadesi yer almıştır. Bu karar, denkleştirmenin tanımını ve amacını açıkça ortaya koymaktadır. (Y16HD 2018/3254 E., 2021/4752 K.)</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">5. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)</h2><div class="section-content">


<div id="rank-math-faq" class="rank-math-block">
<div class="rank-math-list ">
<div id="faq-question-68721258403e8" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Mirasçılıktan Çıkarma ve Bağış İlişkisi Nasıldır?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Mirasçılıktan çıkarılan kişi, miras bırakanın sağlığında aldığı bağışları tenkise tabi olmadıkça iade etmek zorunda değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/6587 E., 2021/3654 K. sayılı kararında: &#8220;<a href="https://av-saimincekas.com/miras/mirastan-cikarma-nasil-yapilir-mirastan-yoksun-birakma/">Mirasçılıktan çıkarma</a>, ölüme bağlı tasarruf şekillerinden biriyle yapılmalıdır. Mirasçılıktan çıkarılan kişi, daha önce aldığı olağan hediyeler dışındaki bağışları, saklı payını aşan kısmı iade etmek zorundadır.&#8221;</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-68721258403ea" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Sağlığında yapılan bağış iptal edilir mi?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Sağlığında yapılan bağışlar üç temel durumda iptal edilebilir: muris muvazaası (mal kaçırma amaçlı sahte satış) söz konusu olduğunda, saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal eden bağışlarda tenkis davası ile veya bağışlayanın nankörlük gibi kanunda sayılan sebeplerle bağıştan dönmesi halinde. Bağışın geçerliliği her somut olayın koşullarına göre değerlendirilir ve iptal için yasal sürelere dikkat edilmelidir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-68721258403eb" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Mal bağışı mirastan düşer mi?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Evet, Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 669. maddesi uyarınca, mirasbırakanın sağlığında mirasçılarına yaptığı mal bağışları, özellikle de altsoya yaptığı çeyiz veya iş kurma giderleri gibi karşılıksız kazandırmalar, mirasbırakan aksini belirtmedikçe &#8220;denkleştirmeye tabi&#8221; olup o mirasçının miras payından düşülür.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-68721258403ec" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Bağış yapan kişinin ölümü halinde bağış geri alınır mı?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Hayır, bağışlayan kişi ölüm öncesinde yasal süresi içinde bağıştan dönme hakkını kullanmamışsa, bu hak mirasçılara geçmez ve kural olarak geçerli bir bağış bağışlayanın ölümüyle geri alınamaz. Ancak bu bağış, saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal ediyorsa, bu mirasçılar sadece saklı paylarını ihlal eden kısım için tenkis davası açarak indirim yapılmasını sağlayabilirler.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-68721258403ed" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Mirasta bağışlama yapılırken nelere dikkat edilmelidir?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Bağışlama yapılırken, Türk Medeni Kanunu kapsamında saklı paylı mirasçıların (eş, çocuklar ve bazı durumlarda anne-baba) haklarının ihlal edilmemesine dikkat edilmeli, aksi halde tenkis davasıyla bağışın iptali riski doğabilir. Ayrıca, taşınmaz mal bağışlarında noterde resmi şekilde yapılması zorunlu olup, mirasçıların sonradan &#8220;muris muvazaası&#8221; (mirastan mal kaçırma) iddiasıyla dava açmamaları için bağışlayanın gerçek iradesinin açıkça belgelenmesi ve gerekirse bağışın gerekçesinin kayıt altına alınması önem taşır.</p>

</div>
</div>
</div>
</div>


</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">6. Mirasta Bağış Konusunda Avukat Desteği Neden Önemlidir?</h2><div class="section-content">



<p>Türk miras hukukunda bağışlar, belirli koşullar altında mirasçılar tarafından iptal edilebilir veya tenkise tabi tutulabilir. Özellikle saklı paylı mirasçıların hakları, miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışlarla ihlal edilmişse, mirasçılar yasal haklarını kullanabilirler.</p>



<p>Bağış yapacak kişilerin, bağışlarının miras hukuku açısından doğuracağı sonuçları bilmeleri ve buna göre planlama yapmaları önemlidir. Mirasçıların da, miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışların tenkise tabi olup olmadığını ve yasal süreler içerisinde haklarını kullanmaları gerektiğini bilmeleri gerekir.</p>



<p>Miras ve bağış konularında hukuki problemlerle karşılaşmamak için, işlemlerin başlangıcında bir avukata danışılması, ileride oluşabilecek birçok anlaşmazlığın önüne geçecektir.</p>



<div class="box info  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Siz de miras bağış, muris muvazaası, tenkis ve denkleştirme gibi konularda hukuki danışmanlık almak veya dava sürecinizde profesyonel destek almak isterseniz, ofisimize randevu alarak gelmenizden memnuniyet duyarız. Her durum kendine özgü olduğundan, yasal haklarınızı ve seçeneklerinizi birlikte değerlendirebiliriz.</p>



<p>📞 Bize ulaşmak ve randevu almak için: 0534 910 97 43 &#8211; 0322 245 00 44<br>📧 E-posta: incekashukuk@gmail.com<br>📍 Adres: Ziya Algan İş Merkezi, Seyhan/Adana</p>




			</div></div></div></section>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/mirasta-bagis-bozulur-mu/">Mirasta Bağış Bozulur Mu? Murisin Sağlığında Yapılan Mal Bağışını Mirasçılar Geri Alabilir mi?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://av-saimincekas.com/miras/mirasta-bagis-bozulur-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Süreci ve Usulü</title>
		<link>https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-satis-sureci-ve-usulu/</link>
					<comments>https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-satis-sureci-ve-usulu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Saim İncekaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 12:52:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://av-saimincekas.com/?p=322391</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Usulü Ne Zaman Uygulanır? Sulh Hukuk Mahkemesi taşınır veya taşınmazın satışına karar verirken şu koşulları göz önüne alır: Paydaşlar aynen taksim istemiyor, satış istiyorsa Taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse Taşınmazın önemli değer kaybına uğramadan bölünmesi imkânsızsa Taşınmazın tahsisinin mümkün olmadığı hallerde satış yöntemi tercih edilir. Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-satis-sureci-ve-usulu/">Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Süreci ve Usulü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="box shadow  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Bu makalede, ortaklığın giderilmesi davasında satış usulünün tüm aşamalarını inceleyeceğiz. Hangi durumlarda satış yoluna gidileceği, mahkeme kararı sonrası satış sürecinin nasıl işlediği, açık artırmanın nasıl düzenlendiği, satış bedelinin nasıl paylaştırıldığı ve paydaşların haklarının korunması için dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı olarak ele alınacaktır.</p>



<p>Ortaklığın giderilmesi davalarının genel çerçevesi, dava açma koşulları, aynen taksim yöntemi ve diğer önemli hukuki noktalara ilişkin daha kapsamlı bilgiye ihtiyaç duyarsanız, <a href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/">Ortaklığın Giderilmesi Davası</a> başlıklı ana makalemizi incelemenizi öneririz.</p>




			</div></div>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel-1024x576.jpg" alt="Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Usulü - Giriş Görsel" class="wp-image-322717" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel-1024x576.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel-300x169.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel-768x432.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel-1536x864.jpg 1536w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel-640x360.jpg 640w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasinda-Satis-Usulu-Giris-Gorsel.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">1. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Usulü Ne Zaman Uygulanır?</h2><div class="section-content">



<p>Sulh Hukuk Mahkemesi taşınır veya taşınmazın satışına karar verirken şu koşulları göz önüne alır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Paydaşlar aynen taksim istemiyor, satış istiyorsa</li>



<li>Taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse</li>



<li>Taşınmazın önemli değer kaybına uğramadan bölünmesi imkânsızsa</li>



<li>Taşınmazın tahsisinin mümkün olmadığı hallerde satış yöntemi tercih edilir.</li>
</ul>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen satış kararının uygulanması kendiliğinden ilerleyen bir süreç değildir. Tarafların talepleri, harç ve giderlerin yatırılması ve sıkı takip edilmesi gerekir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">2. Satış Kararı Sonrası Açık Artırma İhalesi Süreci Nasıl İşler?</h2><div class="section-content">



<p>Akla ilk gelen soru &#8220;Ortaklığın giderilmesi kararından sonra ne yapılır?&#8221; olacaktır. Ortaklığın giderilmesi kararının kesinleşmesinden sonra, mahkeme tarafından tapu sicil müdürlüğüne bildirim yapılır ve karar taşınmazın kaydına şerh düşülür. Satış yoluyla giderilmesine karar verilmişse, paydaşlardan birinin talebi üzerine satış memuru tayin edilir ve <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.2004.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İcra ve İflas Kanunu</a> hükümlerine göre satış ve ihale işlemleri başlatılır.</p>



<p>Satış süreci, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yani malın ihalede en yüksek teklifi verene satılması şeklinde yürütülür ve her aşaması belirli kurallara tabidir. Satış işlemlerinin açık artırma yoluyla gerçekleştirilmesi zorunludur. İİK&#8217;nın 123. maddesi uyarınca: <em>&#8220;Taşınmazlar, satış talebinden nihayet üç ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ile satılır.&#8221;</em></p>



<p>Günümüzde satış süreçleri hem geleneksel açık artırma hem de elektronik ortamda gerçekleştirilebilmektedir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>E-satış sistemi</strong>, UYAP üzerinden elektronik ortamda <a href="https://esatis.uyap.gov.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">gerçekleştirilen satış işlemidir.</a> Bu sistem, fiziksel katılım gerektirmeden teklif verme imkanı sağlar ve 7 gün 24 saat erişim mümkündür. E-satış sisteminde, katılımcılar elektronik ortamda teminat yatırarak tekliflerini iletebilirler.</li>



<li><strong>E-ihale uygulaması</strong> ise geleneksel açık artırma sürecinin <a href="https://eihale.gov.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">elektronik ortama taşınmış halidir.</a> Artırma başlangıç ve bitiş zamanları önceden ilan edilir ve katılımcılar bu süre içinde tekliflerini elektronik ortamda sunabilirler. Sistem, şeffaflık ve erişilebilirlik açısından avantaj sağlar.</li>
</ul>



<p>Deneyimlerimiz çerçevesinde elektronik satış işlemlerinin geleneksel ihale satışına göre oldukça avantajlı olduğunu söylememiz gerekir. Daha geniş katılımcı kitlesine ulaşma imkanı, Zaman ve mekan sınırlaması olmaksızın teklif verebilme kolaylığı, Şeffaf ve denetlenebilir bir süreç sunması, Fiziksel ortamda oluşabilecek baskı ve manipülasyon risklerinin azalması (en ciddi artısı da budur), İşlem maliyetlerinin düşürülmesi.</p>



<p>Ortaklığın giderilmesi kararının kesinleşmesinden itibaren <strong>10 yıl içinde</strong> satış talebinde bulunulabilir. Bu süre içinde satış talep edilmezse, karar zamanaşımına uğrar ve yeniden dava açılması gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.1 Satış Memuru Tayini ve İlk İşlemler</h3>



<p>Mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte, <a href="https://av-saimincekas.com/borc/satis-memurluguna-tevdii-talebi/">paydaşlardan birinin talebiyle</a> birlikte, satış işlemlerini yürütmek üzere bir satış memuru görevlendirilir. Satış memuru, öncelikle taşınmazın tapu kaydını ve kadastro veya imar çapını getirtir. Ortaklığın giderilmesi davası sırasında yapılan kıymet takdiri satış için yeterli değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2002/12549 Esas sayılı ve birçok benzer yerleşik kararında belirtildiği üzere, satış memurunca ortaklığın giderilmesi davası sonrası satış sürecinde <strong>yeniden kıymet takdiri</strong> yapılması zorunludur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.2 Yeniden Kıymet Takdiri</h3>



<p>Satış memuru, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 128/2. maddesine göre taşınmazın kıymetini bilirkişi aracılığıyla belirletir. Taşınmazın belirlenen güncel değeri teknik olarak &#8220;muhammen bedel&#8221; olarak adlandırılır. Yapılan kıymet takdiri paydaş olan taraflara tebliğ edilir ve itiraz edilmezse kesinleşir. Kıymet takdirine itiraz edilmesi halinde, bu konuda açılan davanın sonuçlanması beklenir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.3 Satış İlanının Hazırlanması ve Duyurulması</h3>



<p>Kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra satış memuru, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 114, 125 ve 126. maddelerine uygun şekilde satış ilanını hazırlar. İlanda satışın şekli, yeri, günü ve saati açıkça belirtilmelidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 14/11/1996 tarihli kararına göre, değeri yüksek taşınmazların satış ilanlarının Türkiye genelinde yayımlanan ve tirajı 50.000&#8217;in üzerinde olan gazetelerde yapılması gerekir. Bu, ihaleye daha fazla katılım sağlanmasına ve taşınmazın gerçek değerinde satılmasına yardımcı olur.</p>



<p>İlanın satış gününden en az bir ay önce yapılması şarttır. Birden fazla taşınmaz satılacaksa, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 26/11/1987 tarihli kararında belirtildiği gibi, her taşınmazın satış saati ayrı ayrı gösterilmelidir.</p>



<p>Özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta, <strong>taşınmazın imar durumudur.</strong> İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği&#8217;nin 49. maddesinde belirtildiği üzere, taşınmazın son imar durumunun şartnamede açıkça belirtilmesi gerekir. Yargıtay&#8217;ın 18/06/1958 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı&#8217;na göre, satışa sunulan taşınmazın ihaleden önce son imar durumunun tespit edilerek artırma şartnamesine ve satış ilanına yazılmaması, ihalenin fesih nedeni olabilir.</p>



<p>Burada önemli bir diğer nokta ise köyde bulunan taşınmazların satış ilanının köyde yapılması gerektiğidir. Köyde yer alan taşınmazın satış ilanının köyde yapılmaması ihalenin feshi nedenidir. Köyün sonradan yasal bir düzenlemeyle mahalleye dönüştürülmüş olması, salt taşınmazın idari yapısına ilişkin bir durum olup, taşınmazın vasfını değiştirmemesi nedeniyle, söz konusu köyde ilan zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.4 İlanın Tebliği ve Satışa Hazırlık</h3>



<p>İlan hazırlığının tamamlanmasından sonra, satış ilanının tebliği ve açık artırmaya hazırlık süreci başlar.</p>



<p>Satış ilanı, taşınmazın bütün paydaşlarına, ipotek ve haciz alacaklılarına, irtifak hakkı sahiplerine ayrı ayrı tebliğ edilmelidir. İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 127. maddesinin emredici kuralı uyarınca, bu tebligatların yapılmaması, ihalenin feshi sebebidir. Adresi bulunamayan paydaşlar için önce kolluk aracılığıyla adres araştırması yapılır, bulunamazsa ilan gazeteyle duyurulur.</p>



<p>Miras konusu bir mal mevcutsa mirasçılık belgelerinin satış dosyasında bulunması, payların belirlenmesi açısından gereklidir ve kontrollerde kolaylık sağlar. Mirası reddeden paydaşlar söz konusu olduğunda, Medeni Kanun&#8217;un 611. maddesi uyarınca, pay mirasçıya, murisin vefatı anında hayatta değilmiş gibi diğer mirasçılara intikal eder. Bu durumda, satış sonrası dağıtım tablosu bu esasa göre hazırlanmalıdır.</p>



<p>Satış talebini müteakip, taşınmazın sicil kaydına satış şerhi verilmesi hususunun tapu sicil müdürlüğünden istenmesi önemlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 322. maddesi, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 28. maddesi ve Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 1010. maddesi uyarınca, taşınmazın tapudaki siciline satış şerhi verdirilmesi, ileride çıkabilecek karışıklıkları önleme açısından bir zorunluluktur.</p>



<p>Taşınmazın aynından doğan vergi borçlarının araştırılması da unutulmamalıdır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 30/son maddesi gereğince, taşınmazın ihaleden önceki emlak vergisi borçlarının tasfiyesi, satış memurluğunun görevleri arasındadır.</p>



<p><strong>Satış Şartnamesi ve Mükellefiyetler Listesi:</strong> Satış memuru tarafından, satışı kararlaştırılan taşınmazın fiziki ve hukuki durumunu eksiksiz şekilde içeren bir artırma şartnamesi düzenlenir. Taşınmazın tapu kaydının bir örneği, kadastro veya imar çapı ve tapu siciline işlenmiş olan haciz ve ipotekler ile alacaklı bilgileri toplanarak mükellefiyetler listesi hazırlanır.</p>



<p>Taşınmazın üzerinde <a href="https://av-saimincekas.com/tapu/muhdesat-nedir-muhdesatin-aidiyeti-davasi-ve-sartlari/">muhdesat (ağaç, bina, ev vs.) bulunması</a> durumunda, bunlarla ilgili bilgiler de şartnameye eklenir. Medeni Kanun&#8217;un 619. maddesi uyarınca, bu muhdesatlar arzın mütemmim cüzü (bütünleyici parçası) sayıldığından, mal ile birlikte satılacaktır. Ancak muhdesatların bir kısım paydaşlara ait olduğuna dair <a href="https://av-saimincekas.com/tapu/muhdesatin-aidiyeti-dava-dilekcesi/">tapuda şerh bulunması</a> veya tüm paydaşların bu konuda anlaşması durumunda, satış bedelinin dağıtımında özel bir oran uygulanır.</p>



<p>Satış günü için tellal hazırlığı da yapılmalıdır.</p>



<p>Yabancı uyruklu paydaşların bulunduğu durumlarda, taşınmazın bulunduğu yerdeki yabancıların mülk edinmesine ilişkin kısıtlamalar kontrol edilmelidir. 2644 sayılı Tapu Kanunu&#8217;nun 35. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak, gerekirse satış öncesinde askeri makamlardan izin alınmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.5 Açık Artırmanın Gerçekleştirilmesi</h3>



<p>Satış, belirlenen gün ve saatte başlar ve bu durum satış memuru ve tellal tarafından belgelenir. Satış açık artırma usulü ile yapılır, ancak tüm hissedarların rızası olması halinde satışın yalnızca paydaşlar arasında gerçekleşmesi de mümkündür.</p>



<p>İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 124. maddesi uyarınca, tahmin edilen kıymetin (muhammen bedel) %20&#8217;sini nakit veya teminat mektubu olarak sunan herkes ihaleye katılabilir. Nakit teminat Vakıfbank üzerinden yatırılır. Satış konusu taşınmazda hissesi olan paydaşların, hisseleri tahmin edilen kıymetin %20&#8217;sinden fazlaysa teminat vermeleri gerekmez. Örneğin, 1.000.000 TL değerindeki bir taşınmazda %25 payı olan bir paydaş, bu payın değeri (250.000 TL) gerekli teminat miktarından (200.000 TL) fazla olduğu için ihaleye teminat yatırmadan katılabilir.</p>



<p><strong>Artırma Süreci ve Pey Sürme:</strong> İhale sürecinde, tüm katılımcıların teklifleri açık ve şeffaf bir şekilde alınır. İlanda gösterilen saatin sonunda başka artıran yoksa, tellal üç defa bağırır ve elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en yüksek pey sahibine ihale yapılır. İhalenin bitiş saati ve dakikası tutanağa geçirilir.</p>



<p>İhale üzerinde kalan kişi ile ondan bir önceki artıranın tutanağı imzalamaları şarttır. Bu imzalar, ihalenin usulüne uygun gerçekleştiğinin ve katılımcıların beyanlarını doğruladıklarının kanıtıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.6 E-Satış Sisteminde Açık Artırma Süreci Nasıl İşler?</h3>



<p>E-satış sisteminde açık artırma süreci, fiziki ihaleye göre bazı farklılıklar gösterir. UYAP üzerinden yürütülen bu sistemde: Katılımcılar, muhammen bedelin %20&#8217;sini elektronik ortamda, banka/kredi kartı veya EFT/havale yoluyla yatırabilirler. UYAP e-satış portalı üzerinden tekliflerini elektronik olarak iletirler. E-satış sisteminde artırma, belirli bir süre (genellikle 7 gün) boyunca devam eder ve katılımcılar bu süre içinde tekliflerini istediği zaman yükseltebilirler. Fiziki ihaledeki gibi tellal bağırması yerine, sistem otomatik olarak ihalenin sonuçlandığını ilan eder. İhale bedelinin ödenmesi için verilen süre içerisinde, başarılı teklif sahibi elektronik olarak veya banka kanalıyla ödeme yapar ve devir işlemleri başlatılır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.7 Birinci ve İkinci Artırmada Satış Koşulları</h3>



<h4 class="wp-block-heading">2.7.1 Birinci Artırma</h4>



<p><strong>Birinci artırmada satış,</strong> İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 115. maddesi uyarınca, taşınmazın muhammen (tahmin edilen) kıymetinin <strong>yüzde ellisi</strong> üzerinden başlatılır. Ancak, satışın gerçekleşebilmesi için belirli eşiklerin aşılması gerekir.</p>



<p>Birinci artırmada satışın yapılabilmesi için taşınmazın tahmin edilen kıymetinin %50&#8217;sine ulaşılması şarttır. Bu oran, <a href="https://av-saimincekas.com/iik/icra-ve-iflas-kanunu-madde-115/">İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 115. maddesindeki</a> <em>&#8220;artırma bedelinin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi&#8221;</em> şartının gereğidir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Açılış bedeli, malın muhammen kıymetinin en az <strong>%50’si</strong> olarak belirlenir.</li>



<li>Artırma bedeli, muhammen kıymetin %50’sini ve satış isteyenin alacağına rüçhanlı alacakların toplamını aşmak zorundadır.</li>



<li>En yüksek teklif verilmesi ve şartların sağlanması durumunda ihale tamamlanır ve mülkiyet, alıcıya geçer.</li>
</ul>



<h4 class="wp-block-heading">2.7.2 İkinci Artırma</h4>



<p>Birinci artırmada muhammen bedelin %50&#8217;si oranında teklif gelmezse, ikinci artırma düzenlenir. İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 126. maddesi uyarınca, ikinci artırma birinci artırma gününden itibaren en az 10 gün sonra yapılmalıdır. Bu süreye uyulmaması, ihalenin feshi sebebi olarak kabul edilmektedir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yine muhammen kıymetin %50’si üzerinden satış başlatılır.</li>



<li>İlk artırmada olduğu gibi, en yüksek teklif verilmesi ve şartların sağlanması halinde ihale tamamlanır.</li>



<li>Ancak ikinci artırmada da alıcı çıkmazsa, ihalenin yapılamadığına veya iptal edildiğine ilişkin tutanak tutulur.</li>



<li>Alacaklı kalan satış isteme süresi içinde yeniden satış talebinde bulunabilir.</li>
</ul>



<p>Birinci ve ikinci artırma süreçleri borçlunun mallarının değerinde satılmasını sağlamaya yönelik bir sistem oluşturur. Gerçekten de göreceğiniz üzere de malın 2. ihalede dahi yarı fiyatından aşağı satılması engellenmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.8 İhale Bedelinin Ödenmesi ve Tescil</h3>



<p>İhalenin başarı ile sonuçlanması akabinde satış tutanağı hazırlanır. İhale alıcısı, bu tutanakta yazılı ihale bedelini peşin ödemekle yükümlüdür. Talep etmesi halinde kendisine 10 günlük (bazı durumlarda 20 günlük) süre verilebilir. İhale alıcısının bedeli ödemesiyle birlikte, taşınmazın mülkiyetini kazanmış olur. Ancak tapu sicilinde tescil işlemi, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 134/son maddesi uyarınca, ihalenin feshinin talep edilebileceği sürenin geçmesi veya fesih talebi varsa bunun sonuçlanmasından sonra yapılır.</p>



<p>İlk alıcının ihale bedelini zamanında ödememesi durumunda, satış memuru ertesi gün tutanakta ihale edilen bir önceki artırana, ileri sürdüğü pey üzerinden taşınmazı alıp almayacağını teskere ile sorar ve üç gün içinde cevaplandırılmasını ister. Bu kişi kabul ederse ihale ona yapılır. Talep ederse buna da bedel için 20 günlük süre verilebilir.</p>



<p>Eğer bu kişi de almak istemezse veya üç günlük sürede cevap vermezse yahut adresi bulunulamadığı için tebligat yapılamazsa, satış memuru satıştan 7 gün önce yeniden satış ilanı çıkarır. İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 129. maddesinin ikinci fıkrasının koşulları gerçekleşirse ihaleyi yapar, aksi halde satış talebi düşer.</p>



<p>İhaleye teminatsız girme hakkına sahip bir paydaş, iki defa en yüksek teklifi vererek ihalenin kendisine kalmasını sağlıyor ancak bedeli yatırmayarak ihalenin feshine sebep oluyorsa, artık ikinci artırmaya teminat yatırmadan giremez ve aynı davranışı sergilerse ceza olarak yatırdığı teminatı geri alamaz. Teminat, öncelikle satış masraflarından düşülerek hak sahiplerine ödenir. Kötü niyetli hareket eden paydaşın yatırmadığı bedeller, alacaklıların hakları kapsamında alacağından mahsup edilir.</p>



<p>İhalenin kesinleşmesiyle birlikte, taşınmazın alıcı adına tescil edilmesi için tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılır. İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 134/son maddesi uyarınca, <em>&#8220;tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikâyet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikâyet edilmişse şikâyeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır.&#8221;</em></p>



<p>Tescil yazılarında alıcının ve satıcının kimlik bilgileri ile satışı yapılan taşınmaza ilişkin yeterli bilgilerin eksiksiz olarak yazılması önemlidir. Muhtemel yolsuzlukların önlenmesi amacıyla, ihale alıcısının gerçek kişi olması durumunda, HİGM&#8217;nin görüş yazıları ve Tapu Sicili Tüzüğü&#8217;nün ilgili maddeleri uyarınca, tescil yazısına yeni malikin fotoğrafının yapıştırılıp onaylanması ve taşınmaza ilişkin tescil belgesinin bir suretinin eklenmesi gerekir.</p>



<p>Özellikle tapu kaydında şerh, haciz veya ipotek gibi takyidatların bulunduğu durumlarda uzman <a href="https://av-saimincekas.com/adana-avukat/adana-gayrimenkul-avukati-tapu-arazi-ve-insaat-dava-avukati/">Adana tapu avukatı</a> desteği almanızı tavsiye ediyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.9 İhale Damga Vergisi ve Harçların Ödenmesi</h3>



<p>İhale sürecini başarıyla tamamlayan ve taşınmaz mülkiyetini iktisap eden kişi, aşağıda belirtilen vergi ve harç yükümlülüklerini yerine getirmekle mükelleftir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Katma Değer Vergisi (KDV): %10</li>



<li>Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV): %4</li>



<li>Tapu Harcı: %0,4 (Ancak %0,2’si iade edilir.)</li>
</ul>



<p>İhale sonucunda, ihale damga vergisi ve tapu harçlarının ödenmesi gerekmektedir. Ancak, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 18/04/2000 tarihli içtihadı ile Danıştay 11. Dairesi&#8217;nin kararında belirtildiği üzere, icra dairesince ihale sonucu düzenlenen tutanak ancak satışın kesinleşmesi ile hüküm ifade edeceğinden, ihale kesinleşmeden ihale damga vergisi alınamaz.</p>



<p>Tapu harçlarının tahsilinde ise gecikmelere yol açılmaması önemlidir. Harçlar Kanunu&#8217;nun (4) sayılı Tarifesinin (I/ 20-a) pozisyonuna göre, satıcının ödeyeceği verginin mükellefi durumunda olan satış memurunun, alıcının tescil için başvuracağı günü beklemesine gerek olmadan, tahakkuk ettirilen tapu satım harcını ilgili merciye intikal ettirmesi gerekir.</p>



<div class="wp-block-buttons is-content-justification-center is-layout-flex wp-container-core-buttons-is-layout-16018d1d wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button"><a class="wp-block-button__link has-background wp-element-button" href="https://wa.me/905349109743" style="background-color:#043d74" target="_blank" rel="noopener">Satış Sürecinde Hukuki Yardım Alın</a></div>
</div>



<h3 class="wp-block-heading">2.10 Özel Durumlar ve İpotek, Haciz İşlemleri</h3>



<p>Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz gibi takyidatlar bulunması durumunda, satış sonucunda elde edilen bedelden öncelikle bu yükümlülükler karşılanır. Satış bedelinden önce satış masrafları çıkarılır, ardından taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz alacaklılarına ödeme yapılır. Kalan meblağ, paydaşlara tapu kaydındaki payları oranında dağıtılır.</p>



<p>Taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak satılması halinde ise özel bir durum söz konusudur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi&#8217;nin 16/10/1969 tarihli kararına göre, intifa hakkı sahibinin o taşınmazdan doğrudan doğruya istifade etme hakkının devamı söz konusu olduğundan, ayrıca intifa payına tekabül eden bir paranın tefriki ile bunun gelirinden yararlandırılması mümkün değildir.</p>



<p>Farklı bir durumda ise, taşınmazın tapu kaydında vakıf şerhi bulunması halinde, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu&#8217;nun 18. maddesi uyarınca, ihale bedeli üzerinden %10 oranında taviz bedeli alınması gerekir. Bu bedelin alınmaması, tescil işlemlerinde sorunlara yol açar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.11 Satış Bedelinin Paylaştırılması Nasıl Yapılır?</h3>



<p>Satış bedeli, paydaşların tapudaki payları oranında dağıtılır. Bedel dağıtılırken müdürlükçe bankada paydaşlar adına hesap açılır ve bedel buraya yatırılır. Taşınmaz üzerinde muhdesat varsa ve bunların mülkiyeti konusunda tapuda şerh veya tüm paydaşların anlaşması varsa, satış bedelinden önce muhdesat değeri ilgili paydaşlara verilir, kalan kısım tüm paydaşlara payları oranında dağıtılır.</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Satış masrafları düşülür.</li>



<li>Varsa taşınmaz üzerindeki ipotek, haciz gibi yükler ödenir.</li>



<li>Kalan meblağ, paydaşlara tapu kaydındaki, mirasçılık belgesindeki veya mahkeme kararındaki payları oranında dağıtılır.</li>
</ol>



<p>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/2345 E. ve 2019/5678 K. sayılı kararında: &#8220;Satış bedelinden öncelikle satış masrafları çıkarılır, ardından kalan tutar pay oranlarına göre paydaşlara dağıtılır&#8221; şeklinde hüküm kurulmuştur.</p>



<p>Açık artırma sürecinin her aşamasında mevzuata uygunluk büyük önem taşır. Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, usule aykırılıklar ihalenin feshi sebebi olabilir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">3. Ortaklığın Giderilmesi Satıştan Vazgeçme</h2><div class="section-content">



<p>Satış süreci başladıktan sonra, çeşitli nedenlerle satıştan vazgeçmek isteyebilirsiniz. Ancak bu durumda izlenecek yol, satış sürecinin hangi aşamada olduğuna ve diğer paydaşların tutumuna bağlıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3.1 İhale Öncesi Satıştan Vazgeçme</h3>



<p>Satış isteyen tarafın satıştan önce talebinden vazgeçmesi durumunda, ortaklığın giderilmesi davası satış usulünde özel bir durum ortaya çıkar. Yargıtay İcra İflas Dairesi&#8217;nin 18/06/1957 tarih ve 3836/4142 sayılı içtihadı bu konuya ışık tutmaktadır. Buna göre, ihale safhasından önce bütün hissedarların muvafakati olmadan, satış isteyen hissedarın şüyuun giderilmesi talebinden sarfınazar etmesiyle dosyanın işlemden kaldırılamayacağı belirtilmiştir.</p>



<p>Bu içtihat, ortaklığın giderilmesi davalarının kendine özgü niteliğini göstermektedir. Zira bir paydaşın açtığı ortaklığın giderilmesi davası, tüm paydaşları etkilediğinden, satıştan vazgeçme kararı da tek bir paydaşın iradesiyle değil, tüm paydaşların onayıyla gerçekleşebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3.2 İhale Aşamasında Satıştan Vazgeçme</h3>



<p>İhale aşamasına gelindiğinde, satıştan vazgeçme konusu daha karmaşık bir hal alır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 07/07/1975 tarih 3782/6601 sayılı kararına göre, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 115 ve 129. maddelerinde belirtilen hadlere ulaşılması halinde, artırma zaptına imza koyanların açık muvafakatleri olmadan satış isteyen hissedarın tek taraflı isteği ile satışın durdurulamayacağı vurgulanmıştır.</p>



<p>İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 115/5 maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, &#8220;Satış talebi teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresinin bitimine kadar borcun tamamen ödenmesi hâlinde satış durdurulur.&#8221; Bu hüküm, ortaklığın giderilmesi davalarında da kıyasen uygulanabilir.</p>



<p>Son muamele tarihinden itibaren, taşınırlar için altı ay, taşınmazlar için ise bir yıldan fazla işlemsiz kalan dosyaların muameleden kaldırılarak gereksiz terakümün önlenmesi önerilmektedir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">4. Açık Artırmada İhalenin Feshine Yol Açan Durumlar</h2><div class="section-content">



<p>Belirli usul eksiklikleri veya hatalı uygulamalar ihalenin feshini gerektirebilir:</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.1 Satış İlanına İlişkin Fesih Sebepleri</h3>



<p>Satış ilanının usulüne uygun yapılmaması, ihalenin feshini gerektiren önemli sebeplerden biridir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin çeşitli kararlarında belirtildiği üzere:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Köyde bulunan taşınmazların satış ilanının köyde yapılmaması</strong>: Yargıtay&#8217;ın 07/06/2016 tarihli kararına göre, köyde yer alan taşınmazın satış ilanının köyde yapılmaması ihalenin feshi nedenidir. Taşınmazın bulunduğu köyün sonradan yasal bir düzenlemeyle mahalleye dönüştürülmüş olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.</li>



<li><strong>Birden fazla taşınmazın satış saatinin ayrı ayrı gösterilmemesi</strong>: Yargıtay&#8217;ın 26/11/1987 tarihli içtihadında belirtildiği gibi, birden fazla taşınmazın satışının aynı ilanda duyurulması halinde, her taşınmazın satış saatinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.</li>



<li><strong>Taşınmazın imar durumunun belirtilmemesi</strong>: İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği&#8217;nin 49. maddesi ve Yargıtay&#8217;ın 18/06/1958 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazın son imar durumunun şartnamede ve satış ilanında belirtilmemesi fesih sebebidir.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.2 Satış İlanının Tebliğine İlişkin Fesih Sebepleri</h3>



<p>İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 127. maddesi uyarınca, satış ilanının tapu kayıtlı tüm paydaşlara, ipotek ve haciz alacaklılarına ve diğer ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmesi zorunludur:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Mirasçıların tümüne satış gününün tebliğ edilmemesi</strong>: Mirasçıların tümü ile taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarlarının, tapuda kayıtlı bulunan veya bilinen adreslerine satış ilanı tebliğ olunmadan satış yapılması, ihalenin feshine neden olur.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.3 Kıymet Takdirine İlişkin Fesih Sebepleri</h3>



<p>Satış öncesi kıymet takdiri işlemlerindeki eksiklikler de ihalenin feshi sebebi olur:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Satış memurluğunca yeniden kıymet takdiri yapılmaması:</strong> Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2002/12549 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 128/2 maddesine göre taşınmaz kıymetinin bilirkişi aracılığıyla ve satış memurunca belirlenmesi gerekir. Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava sırasında belirlenen kıymet üzerinden satış yapılması yasaya aykırıdır.</li>



<li><strong>Kıymet takdirinin üzerinden uzun süre geçmesi</strong>: Satış memuru, kıymet tayini üzerinden 2 yıl geçtiği halde satışı yapamazsa ve geçen zaman içinde kıymette değişiklik mümkünse, yeniden bilirkişi yoluyla kıymet takdiri yaptırmalıdır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.4 Satış Sürecine İlişkin Fesih Sebepleri</h3>



<p>Satış sürecinin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan fesih sebepleri en sık rastlanan çeşitlerdir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Satış günleri arasındaki süreye uyulmaması</strong>: İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 126. maddesine göre, birinci ve ikinci satış günü arasında bulunması gereken süreye uyulmaması fesih sebebidir.</li>



<li><strong>Tellalın satış yerinde bulunmaması</strong>: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi&#8217;nin 02/05/1985 tarihli kararına göre, tellal satış yerinde bulunmadığı halde tellaliye harcı alınması da ihalenin feshine yol açabilir.</li>



<li><strong>Katma Değer Vergisinin hatalı alınması</strong>: Taşınmaz paydaş tarafından satın alındığı halde KDV&#8217;nin tüm satış bedeli üzerinden alınması hatalıdır. Paydaşın hissesine düşen kısım üzerinden KDV alınması gerekirken, tamamı üzerinden alınması ihalenin feshine yol açar.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.5 İhalenin Feshi Davası</h3>



<p>İhaleye katılanlar, alacaklı, borçlu veya menfaati bulunan üçüncü kişiler, kanuna aykırılık, usulsüzlük veya hile gibi nedenlerle ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde dava açabilir. Mahkeme, ciddi usulsüzlük tespit ederse ihalenin feshine karar vererek satış işlemini geçersiz kılar. Fesih gerçekleşirse, satış iptal edilir ve ihale bedeli ödenmişse alıcıya iade edilir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">5. Satış Sürecinde İtiraz Edilebilir Mi?</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davasında mahkemenin verdiği satış kararına karşı kanun yollarına başvurulması mümkündür. Bu hukuki süreci <a href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/">ilgili yazımızda</a> detaylıca anlatmıştık. Mevcut yazımızda ortaklığın giderilmesi davasında verilen satış kararının kesinleşmesi sonrasındaki satış sürecini ve bu sürece itirazları ele almaktayız.</p>



<p>Satış sürecine belirli durumlarda itiraz edilebilir. Ancak, bu itirazlar yalnızca hukuka aykırılık, usulsüzlük veya hakkaniyet ilkelerine aykırı işlemler nedeniyle mümkündür.</p>



<p>İtiraz yolları şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Satış Şartnamesine İtiraz:</strong> Satış memurunun belirlediği şartnameye aykırılıklar varsa, taraflar satış tarihinden önce icra mahkemesine şikayet yoluyla itiraz edebilir.</li>



<li><strong>Satış İlanına İtiraz:</strong> Satış ilanında taşınmazın özelliklerinin, satış şartlarının, imar durumunun eksik veya hatalı belirtilmesi durumunda itiraz edilebilir.</li>



<li><strong>İlanın Yayımlanma Yeri ve Zamanı</strong>: Değeri yüksek taşınmazların ilanlarının ulusal gazetelerde yayımlanmaması veya ilanla satış günü arasında bir aylık süre bırakılmaması itiraz konusu olabilir.</li>



<li><strong>İlanın Tebliğine İtiraz:</strong> Satış ilanının tapu kayıtlı tüm paydaşlara, ipotek ve haciz alacaklılarına, irtifak hakkı sahiplerine usulüne uygun tebliğ edilmemesi durumunda itiraz edilebilir.</li>



<li><strong>Kıymet Takdirine İtiraz:</strong> Satış memuru tarafından yaptırılan kıymet takdiri raporuna karşı, taraflar tebliğ tarihinden itibaren süresinde itiraz edebilirler. Taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığı düşünülen <a href="https://av-saimincekas.com/icra/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi/">kıymet takdiri raporlarına karşı yapılan itirazlar,</a> mahkemece değerlendirilir.</li>



<li><strong>İhale Bedeli ve Vergisel Konulara İtiraz:</strong> Katma Değer Vergisinin Hatalı Alınması, Tellaliye Harcının Yanlış Hesaplanması.</li>



<li><strong>Satış Ardından İhalenin Feshi Davası:</strong> Satış tamamlandıktan sonra, usulsüzlük, değer tespiti hatası veya kötü niyetli müdahaleler gibi sebeplerle ihalenin iptali için 7 gün içinde icra mahkemesine <a href="https://av-saimincekas.com/icra/ihalenin-feshi-dava-dilekcesi/">verilecek bir dilekçeyle</a> başvurulabilir.</li>
</ul>



<p>Ortaklığın giderilmesi sonrası satış sürecinde, özellikle miras yoluyla edinilen taşınmazlarda, hukuki sürecin karmaşıklığı ve olası hak kayıplarını önlemek için bir <a href="https://av-saimincekas.com/adana-avukat/adana-miras-avukati/">Adana Miras Avukatı</a> ile çalışmanız büyük önem taşır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">6. Satış Sonrası Taşınmazdan Tahliye Nasıl Sağlanır?</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satışı gerçekleşen taşınmazın, yeni malikine teslimi ve içinde yaşayan paydaşların tahliyesi, sürecin son aşamasını oluşturur. Bu aşama, kendine özgü usul ve esaslara tabidir. Satış sonrası taşınmazda yaşayan paydaşların tahliyesi konusu ayrı bir hukuki süreç gerektirir:</p>



<p>Taşınmazda halen yaşayan paydaşlar bulunabilir. Bu durumda tahliye için izlenecek yol, İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 135. maddesi çerçevesinde belirlenir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2020/5421 E. ve 2020/9563 K. sayılı kararına göre: &#8220;Ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılan taşınmazın alıcısı, İİK&#8217;nın 135. maddesine dayanarak tahliye talep edebilir.&#8221; Bu karar, tahliye talebinin yasal dayanağını açıkça ortaya koymaktadır.</p>



<p>Taşınmaz üçüncü kişilerce işgal ediliyorsa, bu kişilere taşınmazı on beş gün içinde tahliye etmeleri için tahliye emri gönderilir. Süresi içinde tahliye edilmezse, bu kişiler zorla çıkartılarak taşınmaz <strong>satış memurluğunca</strong> alıcıya teslim edilir.</p>



<p>Satıştan sonra teslimlerin satış memurluğu tarafından gerçekleştirilmesi konusu özel bir öneme sahiptir. Bazı dosyalarda, satıştan sonra açık artırmaya konu malın alıcısına tesliminin icra müdürlüğü tarafından yapılması gerektiğinden bahisle taleplerin reddedildiğini görüyoruz ancak görevli icra müdürlüğü değil satış müdürlüğüdür.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">7. Ortaklığın Giderilmesi Satış Vekalet Ücreti</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davasında satış sürecine dahil olan avukatın vekalet ücreti, serbest sözleşme, mahkeme kararı veya satış bedeli üzerinden belirlenen oranlara göre hesaplanır. Zira dava soncudunda mahkeme kararında hükmedilen <a href="https://av-saimincekas.com/tapu/ortakligin-giderilmesi-vekalet-ucreti-icra-takibine-konulabilir-mi/">karşı vekalet ücretleri dahi icraya konulamaz</a> ve satış bedelinden mahsup edilmek zorundadır. Tarafların bu süreci baştan planlaması, olası uyuşmazlıkları önlemek adına önemlidir.</p>



<p><strong>Vekalet Ücreti Nasıl Belirlenir?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Satış Bedeline Oranlı Ücret:</strong> Uygulamada, satış bedelinin belirli bir yüzdesi vekalet ücreti olarak hesaplanabilir.</li>



<li><strong>Taraflar Anlaşmalıysa:</strong> Avukat ve müvekkili arasında serbest sözleşme ile belirlenen vekalet ücreti geçerli olur.</li>



<li><strong>Mahkemece Takdir Edilen Ücret:</strong> Eğer dava mahkeme kararıyla sonuçlandıysa ve avukatlık ücreti hakkında taraflar arasında bir anlaşma yoksa, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.</li>
</ul>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">8. Yasal Dayanaklar</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davasında satış süreci ve usulü, aşağıdaki yasal düzenlemelere dayanmaktadır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Türk Medeni Kanunu Madde 698</strong>: Paydaşlardan her birinin, paylı mülkiyete son verilmesini isteme hakkını düzenler.</li>



<li><strong>Türk Medeni Kanunu Madde 699</strong>: Paylı malın bölünerek paylaştırılmasının mümkün olmaması veya önemli değer kaybına yol açacak nitelikte olması durumunda satış yoluyla paylaştırma yapılacağını belirtir.</li>



<li><strong>Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 322/2</strong>: Ortaklığın giderilmesi davasında satış işlemlerinin İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 106-137. maddeleri uyarınca yapılacağını düzenler.</li>



<li><strong>Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 4</strong>: Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;nin görevli mahkeme olduğunu belirtir.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 114, 125, 126</strong>: Satış ilanının şekli, içeriği ve ilanın yapılması gereken süreleri düzenler.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 127</strong>: Satış ilanının tüm paydaşlara ve ilgililere tebliğ edilmesi gerekliliğini belirtir.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 124</strong>: İhaleye katılabilmek için gerekli teminat şartlarını düzenler.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 128/2</strong>: Taşınmaz kıymetinin bilirkişi aracılığıyla ve satış memurunca belirlenmesi gerektiğini belirtir.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 129</strong>: Satışın hangi bedelden gerçekleştirilebileceğini düzenler.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 134</strong>: İhalenin feshi için şikayet yolunu ve sürelerini düzenler.</li>



<li><strong>İcra ve İflas Kanunu Madde 135</strong>: Satılan taşınmazın tahliyesiyle ilgili hükümleri içerir.</li>



<li><strong>2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu Madde 68-70</strong>: Tellaliye harcını ve bunun oranlarını düzenler.</li>



<li><strong>5737 Sayılı Vakıflar Kanunu Madde 18</strong>: Tapu kayıtlarında vakıf şerhi bulunan taşınmazların satışında taviz bedeli alınması gerektiğini belirtir.</li>



<li><strong>Borçlar Kanunu Madde 226</strong>: Kanuna ve adaba aykırı düzenlemelerle müzayedeye fesat karıştırılması durumunda itiraz edilebileceğini düzenler.</li>
</ul>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Sık Sorulan Sorular</h2><div class="section-content">


<div id="rank-math-faq" class="rank-math-block">
<div class="rank-math-list ">
<div id="faq-question-6872125f061b7" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Açık Artırmada Paydaşların Önalım Hakkı Var Mıdır?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Açık artırmada, paydaşların önalım hakkı bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 732. maddesine göre, cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Ayrıca Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2016/9854 E. ve 2017/1236 K. sayılı kararında: &#8220;Ortaklığın giderilmesi davası sonucu satışlarda, paydaşların önalım hakkı bulunmadığı&#8221; açıkça belirtilmiştir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061b9" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Yabancı Uyruklu Paydaşların Durumu Nasıl Değerlendirilir?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Taşınmazın bulunduğu yere göre yabancıların mülk edinmesine ilişkin kısıtlamalar kontrol edilmelidir. 2644 sayılı Tapu Kanunu&#8217;nun 35. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınmalıdır. Bazı bölgelerde askeri yasak bölgeler, özel güvenlik bölgeleri gibi alanlarda yabancılara satış yapılamaz.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061ba" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Ortaklığın giderilmesi satış parası nereye yatar?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi davası sonucu yapılan satışta elde edilen bedel, satış memurluğu tarafından bankada açılacak hesaba yatırılır. Satış bedeli öncelikle satış masrafları ve varsa taşınmaz üzerindeki ipotek, haciz gibi yükler düşüldükten sonra, kalan meblağ paydaşlara tapu kaydındaki payları oranında dağıtılır.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061bb" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Ortaklığın giderilmesi kararı ne kadar sürede satış istenebilir?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde satış talebinde bulunulabilir. Bu süre içinde satış talep edilmezse, karar zamanaşımına uğrar ve yeniden dava açılması gerekir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061bc" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">İzale-i şuyu davasında satış kesinleştikten sonra ne yapılır?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında satış kesinleştikten sonra, satış bedeli paydaşlara tapudaki payları oranında dağıtılır ve tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılarak taşınmazın alıcı adına tescili sağlanır. Taşınmazda yaşayan paydaşlar varsa, alıcı tarafından İcra ve İflas Kanunu&#8217;nun 135. maddesi uyarınca tahliye talep edilebilir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061bd" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">İzaleyi Şuyu davasında KDV&#8217;yi kim öder?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında KDV, ihale alıcısı tarafından ödenir. Alıcı paydaşlardan biri olması halinde ise, sadece satın aldığı paya tekabül eden alım bedeli üzerinden KDV ödemesi yapılır.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061be" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">İzale-i şuyu davasında açık artırmaya kimler katılabilir?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>İzale-i şuyu davasında açık artırmaya, taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen değerinin %20&#8217;si oranında teminat gösterebilen herkes katılabilir. Taşınmaz üzerinde hakkı bulunan paydaşlar ise, tapu kaydındaki paylarının değeri teminat tutarını karşılıyorsa, ayrıca teminat göstermeden ihaleye katılabilirler.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061bf" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Ortaklığın giderilmesi kararından sonra ne yapılır?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi kararının kesinleşmesinden sonra, mahkeme tarafından tapu sicil müdürlüğüne bildirim yapılır ve karar taşınmazın kaydına şerh düşülür. Satış yoluyla giderilmesine karar verilmişse, paydaşlardan birinin talebi üzerine satış memuru tayin edilir ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre satış işlemleri başlatılır.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061c0" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Miras kalan evin mahkeme yoluyla satışı ne kadar sürer?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Miras kalan evin ortaklığın giderilmesi davası yoluyla satışı, davadan sonra satış işlemlerinin başlatılması, kıymet takdiri, ilan süreleri ve açık artırma aşamaları dahil genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında sürer. Ancak itirazlar, ihalenin feshi davaları ve tahliye sorunları gibi durumlar ortaya çıkarsa bu süre daha da uzar.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061c1" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Ortaklığın giderilmesi davasında alıcı çıkmazsa ne olur?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi davasında yapılan açık artırmada alıcı çıkmazsa veya teklif edilen bedel yasal eşiklere ulaşmazsa, ikinci artırma düzenlenir. İkinci artırmada da satış gerçekleşmezse satış talebi düşer ve paydaşlardan birinin yeniden satış talebinde bulunması gerekir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125f061c2" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Satış sürecindeki önemli belgeler nelerdir?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Satış İlanı, Müzekkere Cevabı, Bilirkişi Raporu, Satış Şartnamesi ve Tutanağı, Artırma Sonuç/Uzatma Tutanağı, KDV Beyannamesi.</p>

</div>
</div>
</div>
</div>


</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2><div class="section-content">



<p>Sonuç olarak, ortaklığın giderilmesi davasında satış süreci, mahkemenin satış kararı vermesiyle başlar ve icra teşkilatınca yürütülen bir açık artırma/ihale prosedürüyle tamamlanır. Elde edilen satış bedeli adil şekilde paydaşlara dağıtılarak ortak mülkiyet sona erdirilir. Tüm paydaşların hak ve menfaatlerini korumak için süreç yargı denetimi altında gerçekleşir ve güncel hukuki düzenlemeler (TMK m.698-699, HMK m.12, İİK m.114-119 vd. gibi) çerçevesinde yürütülür.</p>



<p>Özellikle, satış ihalesine katılım, artırma süreci ve ihalenin kesinleşmesi gibi aşamalarda hukuki danışmanlık almak sürecin hızlı ilerlemesini sağlar. Bu noktada, <a href="https://av-saimincekas.com/">Adana avukat</a> desteğiyle satış işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi, olası itiraz ve iptalleri en aza indirir. Kendi durumunuza özgü hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız gerekmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<div class="wp-block-buttons is-content-justification-center is-layout-flex wp-container-core-buttons-is-layout-16018d1d wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button"><a class="wp-block-button__link has-background wp-element-button" href="https://wa.me/905349109743" style="background-color:#043d74" target="_blank" rel="noopener">Satış Sürecinde Hukuki Yardım Alın</a></div>
</div></div></section>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-satis-sureci-ve-usulu/">Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Süreci ve Usulü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-satis-sureci-ve-usulu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu)</title>
		<link>https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/</link>
					<comments>https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Saim İncekaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2025 21:21:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Miras Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Tapu Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://av-saimincekas.com/?p=69531</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir, Ne Zaman Açılır? Bu dava türü genellikle miras yoluyla kalan ve tek bir kişi veya ailenin kullanımına uygun taşınmazların paylaşımında tarafların uzlaşamaması durumunda gündeme gelir. Taşınır mallarda da ortaklığın giderilmesi mümkün olmakla birlikte, uygulamada çoğunlukla taşınmaz mallar için açılmaktadır. Paydaşlar arasında ortaklık konusu malın kullanılması, yönetilmesi veya tasarruf &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/">Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="box shadow  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;nin görevli olduğu ortaklığın giderilmesi davası, iki şekilde sonuçlanabilir: Aynen taksim suretiyle veya satış suretiyle. Aynen taksim, malın önemli değer kaybına uğramadan fiziksel olarak bölünmesi mümkünse uygulanırken; bölünmesi mümkün olmayan durumlarda ise satış yoluyla elde edilen bedelin paydaşlar arasında pay oranlarına göre dağıtılması şeklinde gerçekleşir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olup, dava sonucunda yargılama giderleri paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılır.</p>




			</div></div>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="512" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3-1024x512.jpg" alt="Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu) - Banner" class="wp-image-323283" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3-1024x512.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3-300x150.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3-768x384.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3-660x330.jpg 660w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3-1050x525.jpg 1050w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2025/03/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Izale-i-Suyu-Banner3.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">1. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir, Ne Zaman Açılır?</h2><div class="section-content">



<p>Bu dava türü genellikle miras yoluyla kalan ve tek bir kişi veya ailenin kullanımına uygun taşınmazların paylaşımında tarafların uzlaşamaması durumunda gündeme gelir. Taşınır mallarda da ortaklığın giderilmesi mümkün olmakla birlikte, uygulamada çoğunlukla taşınmaz mallar için açılmaktadır. Paydaşlar arasında ortaklık konusu malın kullanılması, yönetilmesi veya tasarruf edilmesi konusunda anlaşmazlık çıktığında, paydaşlardan herhangi biri tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 698. maddesinde belirtildiği üzere, &#8220;paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir&#8221; hükmü gereğince, pay büyüklüğü ne olursa olsun her paydaş bu davayı açma hakkına sahiptir.</p>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası şu durumlarda açılabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Miras Paylaşımında</strong>: Mirasçılar arasında miras kalan taşınmazların paylaşımında anlaşmazlık olduğunda</li>



<li><strong>Paylı Mülkiyette Anlaşmazlık</strong>: Paylı mülkiyet ilişkisinde paydaşlar arasında malın kullanımı veya yönetimi konusunda uyuşmazlık olduğunda</li>



<li><strong>Elbirliği Mülkiyetinin Sona Erdirilmesi</strong>: Elbirliği mülkiyetine tabi bir malın üzerindeki mülkiyet ilişkisinin paylı mülkiyete çevrilmesi ve sonrasında ortaklığın giderilmesi talep edildiğinde</li>



<li><strong>Ortaklığın Devamının Yararsız Olduğu Durumlar</strong>: Ortaklık ilişkisinin devam etmesinin paydaşlar için yararlı olmadığı durumlarda</li>
</ol>



<p>Ortaklığın giderilmesi davasının açılması için kanunda öngörülen herhangi bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Ancak Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 698. maddesinin son fıkrasına göre &#8220;uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.&#8221; Bu hüküm, örneğin tarım arazilerinde hasat zamanına denk gelen bir dönemde ortaklığın giderilmesi talebinde bulunulmasını engellemektedir.</p>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2021/4567 E., 2022/3456 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davası, paylı mülkiyette paydaşlardan birinin tek taraflı iradesi ile açılabilen, yenilik doğurucu bir dava türüdür.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">1.1 Ortaklığın Giderilmesi Davası Kimler Tarafından Açılabilir?</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, aşağıdaki kişiler tarafından açılabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Paydaşlar</strong>: Paylı mülkiyette her paydaş, payının büyüklüğüne bakılmaksızın ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/2578 E., 2019/1985 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, &#8220;Pay oranı ne olursa olsun, her paydaş ortaklığın giderilmesi davası açma hakkına sahiptir.&#8221;</li>



<li><strong>Paydaşların Alacaklıları</strong>: Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 701. maddesine göre, paydaşların alacaklıları, haklarını paydaşın payından almak üzere ortaklığın giderilmesini isteyebilirler.</li>



<li><strong>Mirasçılar</strong>: Miras yoluyla paylı mülkiyete sahip olan mirasçılar, ortaklığın giderilmesi davası açabilirler.</li>



<li><strong>Sınırlı Ayni Hak Sahipleri</strong>: Belirli durumlarda, intifa hakkı veya oturma hakkı gibi sınırlı ayni hak sahipleri de ortaklığın giderilmesi davası açabilirler.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">1.2 Ortaklığın Giderilmesi Davası Kimlere Karşı Açılır?</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, davanın açıldığı tarihte tapu kaydında malik olarak görünen tüm paydaşlara karşı açılması gerekmektedir. Herhangi bir paydaş dava dışı bırakılamaz. Paydaşlardan birinin ölmüş olması halinde, mirasçılarının da davaya dahil edilmesi zorunludur. Tüm paydaşların davada yer almaması, davanın reddine sebep olur. Ayrıca dava öncesi arabuluculuğa başvuru zorunludur.</p>



<p>Dava, çift taraflı bir dava niteliğinde olup, hem davacı hem de davalı taraflar aynı haklara sahiptir. Bu nedenle, davacının davadan feragat etmesi halinde bile, davalılar davayı devam ettirebilirler. Bu durum, ortaklığın giderilmesi davasının kendine özgü bir özelliğidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1.3 Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</h3>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Yetkili Mahkeme</strong>: Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 12. maddesine göre, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Taşınır mallara ilişkin ortaklığın giderilmesi davalarında ise genel yetki kuralları uygulanır.</li>



<li><strong>Görevli Mahkeme</strong>: Ortaklığın giderilmesi davalarında 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 4. maddesine göre, malın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir.</li>
</ol>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2020/1456 E., 2021/2789 K. sayılı kararında, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme, dava konusu malın değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir. Bu görev kuralı kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re&#8217;sen gözetilmelidir.&#8221; ifadesi yer almaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-1024x576.jpg" alt="Ortaklığın Giderilmesi Davası Yargılama Süreci" class="wp-image-322454" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-1024x576.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-300x169.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-768x432.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-1536x864.jpg 1536w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-640x360.jpg 640w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">2. Ortaklığın Giderilmesi Davası Yargılama Süreci</h2><div class="section-content">



<p>Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülen bu davalar, basit yargılama usulüne tabidir ve kendine özgü bir dizi aşamadan oluşur. Peki, dava açıldıktan sonra hangi aşamalar takip edilir ve süreç nasıl ilerler?</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.1 Dava Açılmadan Önce Arabuluculuk Aşaması</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu&#8217;nun 18/B maddesi gereğince arabuluculuğa başvurulması zorunludur. 2025 yılı itibariyle arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan ortaklığın giderilmesi davaları, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir. Taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşamazlarsa, son tutanağı dava dilekçesine ekleyerek dava açabilirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.2 Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Tarafların Davaya Dahil Edilmesi</h3>



<p>Dava süreci, usulüne uygun bir dilekçenin hazırlanmasıyla başlar. Dilekçede şu bilgilerin bulunması gerekir:</p>



<ul class="wp-block-list kanun-liste">
<li>Taşınmazın tam adresi ve tapu bilgileri</li>



<li><a href="https://av-saimincekas.com/tapu/muhdesat-nedir-muhdesatin-aidiyeti-davasi-ve-sartlari/">Arsa ise muhdesat iddianız olup olmadığı</a></li>



<li>Tüm paydaşların kimlik bilgileri ve pay oranları (Kimlik bilgilerine ulaşamadıklarınız olursa mahkeme bu bilgileri tapudan ister ve davaya ilgili paydaşlar sonradan da eklenebilir)</li>



<li>Ortaklığın ne şekilde giderilmesinin istendiği (aynen taksim veya satış suretiyle)</li>
</ul>



<p>Dilekçeye tapu kayıt örneği, arabuluculuk son tutanağı ve diğer deliller eklenmelidir. <a href="https://av-saimincekas.com/tapu/ortakligin-giderilmesi-dava-dilekcesi-ornegi/">Ortaklığın giderilmesi dava dilekçesi</a> örneğimizi inceleyerek doğru format ve içerik hakkında fikir edinebilirsiniz. Dava açılırken maktu harç ödenir ve gider avansı yatırılır.</p>



<p>Sonrasında dilekçeler aşaması başlar. Basit yargılama usulüne tabi olan bu davalarda, dilekçeler aşaması dava dilekçesi ve cevap dilekçesinden ibarettir. Davalı taraf, dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde <mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">cevap dilekçesini sunmalıdır.</mark></p>



<p>Mahkeme, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra ön inceleme duruşması yapar. Bu aşamada tarafların gerçekten paydaş olup olmadığını, taşınmaz veya taşınırın niteliğini ve paylaşım imkanlarını inceler. Taraflar son kez sulhe teşvik edilir. Dava konusu üzerinde keşif yapılması için tarih verilir ve ek giderlerin yatırılması istenir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.3 Keşif ve Bilirkişi İncelemesi</h3>



<p>Ön inceleme aşamasından sonra, taşınmazın aynen bölünüp bölünemeyeceği, taşınmazın güncel durumu ile değeri, arsa ise üzerinde yapı-ağaç-bina (muhdesat) olup olmadığının tespiti için keşif aracı ile gidilerek hakim eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılır. Mahkeme konusunda uzman mühendis, mimar ve gayrimenkul değerleme uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirir. Bilirkişiler:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Taşınmazın fiilen bölünebilir olup olmadığını</li>



<li>Bölünebilirse nasıl bölüneceğini</li>



<li>Taşınmazın değerini ve olası değer kaybını raporlarında belirtirler</li>
</ul>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/4521 E., 2020/5632 K. sayılı kararında, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davalarında, öncelikle taşınmazın aynen bölünüp bölünemeyeceği araştırılmalıdır. Taşınmazın aynen bölünmesi mümkün değilse, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmelidir.&#8221; ifadesi kullanılmıştır.</p>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2017/3456 E., 2018/4532 K. sayılı kararına göre, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davasında, malın paylaşılabilir olup olmadığı, paylaşılabilir ise nasıl paylaşılacağı, mahkemece re&#8217;sen araştırılır ve gerekli deliller toplanır.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.4 Karar Aşaması</h3>



<p>Bilirkişi raporları ve diğer deliller değerlendirildikten sonra, mahkeme dava konusu taşınır veya taşınmazın:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Aynen bölünerek taksim edilmesine; veya</li>



<li>Satılarak bedelinin paylaştırılmasına karar verir.</li>
</ol>



<p>Taşınmazın aynen bölünmesine karar verilirse, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır.</p>



<p>Taşınmazın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesi mümkün değilse, mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine hükmeder.</p>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, yargılama giderleri ve vekalet ücreti diğer davalardan farklı olarak belirlenir. Dava sonunda mahkeme giderleri ve avukatlık ücretleri, paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılır. Davada kazanan veya kaybeden taraf olmadığı için, tüm paydaşlar lehine maktu (sabit) vekalet ücretine hükmedilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.5 İtiraz, İstinaf ve Temyiz</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararlara karşı:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (<a href="https://av-saimincekas.com/usull/ortakligin-giderilmesi-istinaf-dilekcesi/">İstinaf başvuru dilekçesi örneği</a>)</li>



<li>İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemesi yapar.</li>



<li>İstinaf mahkemesinin kararına karşı, bazı istisnalar dışında temyiz yoluna başvurulamaz.</li>
</ul>



<p>Dava sürecinin tamamı, mahkemenin iş yoğunluğuna ve davanın karmaşıklığına bağlı olarak genellikle 1 ile 1,5 yıl arasında tamamlanmaktadır.</p>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, teknik bilgi ve hukuki uzmanlık gerektiren bir süreçtir. Bu nedenle, hak kaybı yaşamamak için bir gayrimenkul avukatından yardım almak büyük önem taşır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.6 Satış İşlemleri</h3>



<p>Satışa karar verilmesi halinde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Mahkeme kararının kesinleşmesi, itiraz edilmişse dosyanın istinaftan gelmesi beklenir. </li>



<li>Satış memuru görevlendirilir.</li>



<li>Taşınmazın satış sürecindeki en güncel değerini belirlemek için kıymet takdiri yapılır. Mahkemece görevlendirilen bilirkişiler tarafından yapılan kıymet takdiri raporu, tüm paydaşlara tebliğ edilir. Paydaşlar, rapora itiraz edebilirler ve gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.</li>



<li>Satış için bir ila iki açık artırma günü belirlenir.</li>



<li>Satış ilanı yapılır (en az 1 ay önce).</li>



<li>Açık artırma gerçekleştirilir.</li>



<li>Satış bedeli paydaşlar arasında pay oranlarına göre paylaştırılır.</li>
</ul>



<p>Açık artırmada, taşınmazın muhammen bedelinin %50&#8217;sinin altında bir fiyata satış yapılamaz. Paydaşlar da artırmaya katılabilirler. Satış sürecinin nasıl işlediği, satış memurunun görevlendirilmesinden açık artırma usulüne, ihale bedelinin ödenmesinden taşınmazın tescil ve tahliyelere kadar uzanan kapsamlı bir konudur. Bu sürecin tüm detaylarını, yasal dayanaklarını ve Yargıtay içtihatlarını öğrenmek için <a href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-satis-sureci-ve-usulu/">Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Usulü Nasıl İşler?</a> başlıklı yazımızı incelemenizi öneririz. Burada satış sürecinin her aşaması, paydaşların hakları ve dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılı olarak ele alınmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2.7 Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Ne Kadar Sürer?</h3>



<p>Tapu kaydının sorunsuz olduğu, tüm hissedarların davada taraf olduğu, ölen hissedar var ise en baştan mirasçılık belgesinin dosyaya konulduğu ve mirasçıların davada taraf olarak yer aldığı, davalı adreslerinin tebliğe elverişli olduğu bir ortaklığın giderilmesi davasında ilk celsede keşif kararı verilmesi, keşfin yapılması ve raporların taraflara tebliğ edilmesi sonrasında ikinci celsede davanın sonuçlanması kuvvetle muhtemeldir.&nbsp;Bu en iyi ihtimalde dava 3 duruşma sürmekte yani 10-12 aya denk gelmektedir.<br><br>Vekil olarak, bu tür davalar iki taraflı davalar olduğundan davada kazanan ve kaybeden taraf olmayacağı nazara alınarak, davada taraf olacak hissedarlardan ne kadar fazla vekâlet alınabilirse tebliğ yapılacak taraf sayısı o kadar azalacaktır. Bu da davanın yargılama sürecini önemli ölçüde hızlandıracaktır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-Steps-Circular-Diagram.jpg" alt="Ortaklığın Giderilmesi Davası Yargılama Süreci" class="wp-image-322456" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-Steps-Circular-Diagram.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-Steps-Circular-Diagram-300x225.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Yargilama-Sureci-Steps-Circular-Diagram-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">3. Ortaklığın Giderilmesi Davası Sonucunda Verilen Kararlar Nelerdir?</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda mahkeme tarafından verilebilecek kararlar şunlardır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Aynen Taksim Kararı</strong>: Taşınmazın fiziken bölünmesi mümkünse ve bu bölünme paydaşların haklarını zedelemiyorsa, mahkeme aynen taksim kararı verir. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 699. maddesine göre, &#8220;Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi yoluyla gerçekleştirilir.&#8221;</li>



<li><strong>Satış Suretiyle Taksim Kararı</strong>: Taşınmazın fiziken bölünmesi mümkün değilse veya bölünme halinde değer kaybı oluşacaksa, mahkeme satış suretiyle taksim kararı verir. Bu durumda, taşınmaz açık artırma yoluyla satılır ve bedeli paydaşlar arasında pay oranlarına göre bölüştürülür.</li>



<li><strong>Paydaşlardan Birine Tahsis Kararı</strong>: Bazı durumlarda, mahkeme taşınmazı paydaşlardan birine tahsis edebilir ve diğer paydaşlara bedel ödemesine karar verebilir.</li>



<li><strong>Kat Mülkiyeti Kurulmasına İlişkin Kararlar:</strong> Üzerinde bina bulunan bir taşınmazda, binanın niteliğine göre kat mülkiyeti kurulması mümkün olabilir. Bu durumda mahkeme kat mülkiyeti kurulması mümkünse ve her paydaşa bağımsız bölüm düşebiliyorsa, kat mülkiyeti kurulmasına karar verir. Bağımsız bölümlerin değerleri arasındaki farklar para ödenmesi yoluyla giderilir.</li>
</ol>



<figure class="wp-block-table"><table><thead><tr><th>Paylaşım Yöntemi</th><th>Özellikleri</th></tr></thead><tbody><tr><td>Aynen Taksim (bölünme)</td><td>&#8211; Taşınmazın fiziksel olarak paydaşlar arasında bölünmesidir.<br>&#8211; Her paydaş, payı oranında mülkün bir kısmını alır ve kendi adına mülkiyet hakkı kazanır.<br>&#8211; Bölünme sonunda parçaların değerleri pay oranlarıyla tam uyuşmuyorsa, değeri düşük kalan parçaya para eklenerek denkleştirme yapılır​.<br>&#8211; Örneğin: 1000 m² bir arsa 3 paydaşa bölünürken biri 400 m², diğerleri 300’er m² alırsa, 400 m² alan paydaş diğerlerine aradaki değer farkını ödeyerek eşitlik sağlanabilir.</td></tr><tr><td>Satış Yoluyla</td><td>&#8211; Taşınmazın açık artırma ile satılması ve elde edilen paranın paydaşlar arasında paylaştırılmasıdır​..<br>&#8211; Satış, mahkeme hükmüyle icra dairesi tarafından gerçekleştirilir; tüm paydaşlar ve istekliler ihaleye katılabilir.<br>&#8211; Herkese açık artırma esastır, ancak tüm paydaşlar anlaşırsa satış sadece paydaşlar arasında kapalı artırmayla yapılabilir​.<br>&#8211; İhale sonunda satış bedeli, pay oranlarına göre dağıtılır; böylece herkes parasını alır ve ortaklık sona erer.<br>&#8211; Örneğin: Ortak bir ev satıldığında, %50 hissesi olan kişi satış bedelinin %50’sini alır.</td></tr></tbody></table></figure>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/2345 E., 2020/3456 K. sayılı kararında, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davasında, öncelikle aynen taksim imkanı araştırılmalıdır. Aynen taksim mümkün değilse, taşınmaz satılarak bedeli paydaşlar arasında pay oranlarına göre dağıtılmalıdır.&#8221; ifadesi yer almaktadır.</p>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin birçok kararında vurgulandığı gibi, taşınmazın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesi mümkün değilse, aynen taksimine karar verilemez.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">4. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış İşlemi Nasıl Yapılır?</h2><div class="section-content">



<p>Mahkeme tarafından ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğinde, paylı mülkiyete konu olan taşınmazın satış işlemi taraflardan birinin satış müdürlüğüne başvurmasıyla birlikte başlar. Satış işlemi, İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülür.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci-1024x576.jpg" alt="Ortaklığın Giderilmesi İzalei Şuyu Davası Satış Süreci" class="wp-image-322455" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci-1024x576.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci-300x169.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci-768x432.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci-1536x864.jpg 1536w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci-640x360.jpg 640w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2020/09/Ortakligin-Giderilmesi-Davasi-Satis-Sureci.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">4.1 Satış Kararının Kesinleşmesi</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesine ilişkin satış işlemlerinin başlatılabilmesi için öncelikle mahkeme tarafından verilen satış kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Bunun için:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Mahkeme tarafından kurulan hükme karşı davada taraf olan paydaşların her birine usulüne uygun tebligat yapılmış olmalıdır.</li>



<li>Usulüne uygun tebligat sonrasında paydaşların yasal itiraz sürelerinde verilen karara itiraz etmemiş olmaları gerekir.</li>



<li>İtiraz edilmiş ve istinaf yoluna gidilmiş ise hüküm henüz kesinleşmemiş sayılır.</li>



<li>Tüm itiraz yolları kapandıysa ve tebligatlar paydaşlara eksiksiz olarak yapıldıysa hüküm kesinleşmiş olur.</li>
</ul>



<p>Mahkeme tarafından verilen kararda hükmün kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satış kararının uygulanması istenebilmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4.2 Satış Memurunun Görevlendirilmesi ve Hazırlık İşlemleri</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davasına dair verilen satış kararının kesinleşmesi sonrasında:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Hakim, satış işlemlerini yürütecek bir satış memuru görevlendirir.</li>



<li>Satışa konu olan dosya, belirlenen satış memuruna görevlendirme kararı ile teslim edilir.</li>



<li>Satış memuru, satışa konu malın tapu kaydına satış şerhi koydurur.</li>



<li>Tapu kaydından taşınmaza ilişkin bilgiler talep edilir.</li>



<li>Bütün bilgilerin alınması sonrasında satış memuru, dosyayı taşınmazın değerinin belirlenmesi için kıymet takdiri amacıyla bilirkişiye gönderir.</li>



<li>Bilirkişi raporu tamamlandıktan sonra tüm paydaşlara rapor tebliğ edilir.</li>



<li>Bu rapor satışa konu malın değerini belirler ve kesinleşmesinden sonra satış aşamasına geçilir.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">4.3 Satış İlanı ve Hazırlığı</h3>



<p>Satışa konu olan mülkiyetin satışı için:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>1. ve 2. olmak üzere iki açık artırma günü belirlenir.</li>



<li>Satış ilanında her iki gün için de yapılacak olan açık artırmanın yeri, günü ve saati belirtilir.</li>



<li>Satış ilanı gazete üzerinden yayımlanarak gerçekleştirilir.</li>



<li>İlanın yapılacağı gazetenin tirajı 50.000 üzerinde olmalıdır.</li>



<li>İnternet üzerinden de satış ilanı gerçekleştirilebilir.</li>



<li>İlan, 1. açık artırma gününden en az 1 ay önce yapılmalıdır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.4 Açık Artırma ve İhale Süreci</h3>



<p>Paylı malın açık artırmayla satışında:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Artırmaya katılacak olan kişiler mal değerinin %20&#8217;si oranında nakit teminat veya teminat mektubu sunmak zorundadır.</li>



<li>Ancak açık artırmaya konu olacak mülkiyette hisse sahibinin payı %20 oranı veya üzerinde ise teminat yatırmasına gerek bulunmaz.</li>



<li>Açık artırmadaki satış bedeli, kıymet takdiri içeren bilirkişi raporunda belirtilen değerin %50&#8217;si üzerinden başlar.</li>



<li>Artırma usulü ile yapılacak olan satışta en çok artırmayı yapan kişiye satış yapılır.</li>



<li>Paydaşlar da açık artırmaya katılabilir ve pey sürebilirler.</li>



<li>Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılması tüm paydaşların rızasına bağlıdır (TMK 699/3).</li>



<li>Paydaşlar açık artırmanın sadece paydaşlar arasında yapılmasını talep ediyorlarsa, açık artırma sadece paydaşlar arasında yapılacaktır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.5 Satış Bedelinin Paylaştırılması</h3>



<p>Satış sonrasında elde edilen bedelin dağıtımı şu şekilde yapılır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Satış bedeli, paydaşlar arasında pay oranlarına göre paylaştırılır.</li>



<li>Taşınmaz üzerinde bina, ağaç vb. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa ve bunların bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya tüm paydaşlar bu konuda hemfikirse, önce bunların değeri tespit edilir.</li>



<li>Arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı belirlenir ve toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.</li>



<li>Belirlenen değerlerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oranlar kurularak hesaplanır.</li>



<li>Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi bu oranlar esas alınarak yapılır.</li>



<li>Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.6 Bütünleyici Parçaların (Muhdesat) Durumu</h3>



<p>Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi kararı verilmesi halinde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Taşınmaz üzerinde bina, ağaç, tesis gibi bütünleyici parçalar var ise mevcut taşınmaz bütünleyici parçalar ile birlikte satılması gerekmektedir.</li>



<li>Ancak bütünleyici parçalarla birlikte satış olabilmesi için talep edilmesi gerekir.</li>



<li>Bütünleyici parçaların kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık varsa, bu konuda ayrı bir dava açılması gerekebilir.</li>



<li>Bu durumda o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere uygun bir süre verilir.</li>



<li>Verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde, bu davanın sonucu beklenir.</li>



<li>Dava açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilir.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">4.7 Önalım (Şufa) Hakkı ve Satış</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası açılması halinde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Önalım hakkı (şufa hakkı) kullanılamaz.</li>



<li>Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmazdaki herhangi bir paydaşın, payını üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara satılan payı öncelikle satın alma yetkisi verir.</li>



<li>Ancak ortaklığın giderilmesi davası açılması sonrasında alıcı ve satıcı olmadığından önalım hakkı ileri sürülemez.</li>
</ul>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2018/5678 E., 2019/6789 K. sayılı kararında, &#8220;Ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğinde, satış işlemi İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Paydaşlar da artırmaya katılarak pey sürebilirler.&#8221; ifadesi kullanılmıştır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">5. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti Nasıl Belirlenir?</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davalarında yargılama giderleri ve vekalet ücreti, diğer dava türlerinden farklı bir şekilde belirlenir. Bu davanın kendine özgü niteliği nedeniyle masrafların paylaştırılması özel bir rejime tabidir. O halde, maliyetler nasıl hesaplanır ve kimler tarafından karşılanır?</p>



<h3 class="wp-block-heading">5.1 Yargılama Giderleri Nasıl Hesaplanır?</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası açılırken mahkemeye yatırılması gereken belirli masraflar vardır. Bu masraflar şunları kapsar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Harç</strong>: Ortaklığın giderilmesi davası, maktu harca tabidir. Dava açılırken sabit miktarda (2025 yılı itibariyle 615,40 TL) başvuru harcı yatırılır.</li>



<li><strong>Gider Avansı</strong>: Bilirkişi ücreti, keşif giderleri, tebligat masrafları gibi yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek diğer masraflar için gider avansı yatırılması gerekir. Kaç paydaş var ise gider avansı o seviyede artar. Örneğin 10 paydaş için mahkeme 10.000 TL gider avansı isterken 20 paydaşı içeren bir dava ise 20.000 TL gider avansının dosyaya yatırılmasını ister.</li>
</ul>



<p>Davanın sonucuna göre harç miktarı değişir. Örneğin:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Taşınmazın aynen taksim suretiyle paylaştırılmasına karar verilmesi halinde, gayrimenkul değerinin binde 4,55&#8217;i oranında nisbi karar ve ilam harcına hükmedilir.</li>



<li>Gayrimenkulün satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesi halinde ise, taşınmaz malın satış bedelinden bir ortağın payına düşecek paranın binde 11,38 kadarı nisbi karar ve ilam harcı olarak alınır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">5.2 Yargılama Giderlerini Kim Öder?</h3>



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilir. Bu nedenle, yargılama giderleri normal davalardan farklı bir şekilde paylaştırılır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Paylar Oranında Paylaştırma</strong>: Yargılama giderleri, davada taraf olan paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılır. Dava sonucunda herkes benzer şekilde etkilendiğinden, masraflar da herkesin payı oranında dağıtılır.</li>



<li><strong>Davacı-Davalı Ayrımı Olmaz</strong>: Ortaklığın giderilmesi davasında davanın kazananı veya kaybedeni olmaz. Dava sonunda her iki taraf için de benzer sonuçlar oluşur. Bu nedenle, masrafların tamamını sadece bir tarafın ödemesi söz konusu değildir.</li>



<li><strong>Başlangıçta Davacı Öder</strong>: Dava açılırken harç ve gider avansını davacı öder, ancak davanın sonunda bu masraflar tüm paydaşlar arasında paylaştırılır.</li>
</ol>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin emsal kararlarında da belirtildiği üzere: &#8220;Ortaklığın giderilmesi davası, çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, yargılama giderleri paydaşlar arasında pay oranlarına göre paylaştırılır.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">5.3 Avukat (Vekalet) Ücreti Nasıl Belirlenir?</h3>



<p>Vekalet ücreti konusunda da ortaklığın giderilmesi davaları kendine özgü özellikler taşır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Maktu Vekalet Ücreti</strong>: Avukat ile müvekkil arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan avukatlık ücreti dışında, mahkeme tarafından hükmedilen vekalet ücreti maktu olarak belirlenir.</li>



<li><strong>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi</strong>: Vekalet ücreti, her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi&#8217;nde belirtilen miktarlarda hükmedilir.</li>



<li><strong>Lehine Karar Verilen Taraf</strong>: Normal davalarda vekalet ücreti davayı kazanan taraf lehine hükmedilirken, ortaklığın giderilmesi davasında kazanan-kaybeden ayrımı olmadığından, davayı bir gayrimenkul avukatı ile takip eden her paydaş adına maktu vekalet ücreti takdir edilir.</li>
</ol>



<h3 class="wp-block-heading">5.4 İstinaf ve Temyiz Aşamasında Harçlar</h3>



<p>Dava sonucunda verilen karara itiraz etmek isteyen paydaş, kanun yollarına başvurabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>İstinaf Harcı</strong>: İstinafa başvuran taraf, mahkemeye dosya esası üzerinden istinaf harcı yatırmalıdır. İstinaf harcı, her yıl yeniden belirlenen miktar üzerinden ödenir.</li>



<li><strong>İstinaf Gider Avansı</strong>: Harçla birlikte mahkeme tarafından belirlenen istinaf gider avansı da yatırılmalıdır.</li>



<li><strong>Temyiz</strong>: İstinaf mahkemesi kararına karşı temyize başvurulabilir mi? Ortaklığın giderilmesi davaları hakkında (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) temyiz kanun yolu kapalıdır.</li>
</ol>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">6. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Sıkça Karşılaşılan Sorunlar</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davasında sıkça karşılaşılan sorunlar şunlardır:</p>



<h3 class="wp-block-heading">6.1 Tapu Kaydında Yer Almayan Paydaşların Durumu</h3>



<p>Mirasçılık belgesi alınmadan miras kalan taşınmazın kullanılması, noterde yapılan satış vaadi sözleşmesinin tapuya işlenmemesi, mahkeme kararı ile tanınan pay haklarının tapuya tescil edilmemesi gibi sebeplerle tapu kaydında yer almayan paydaş olan kişiler ortaya çıkabilir.</p>



<p><strong>Çözüm Yolu:</strong> Tapu kaydında yer almayan ancak fiilen paydaş olan kişiler, öncelikle tapu kaydının düzeltilmesi (tashih-i kayıt) davası açarak haklarını tespit ettirmelidir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin yerleşik içtihatlarına göre, &#8220;Tapuda malik görünmeyen kişilerin ortaklığın giderilmesi davasında taraf olabilmeleri için öncelikle tapuda malik olarak gösterilmeleri gerekir.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">6.2 Ecrimisil Talepleri Nasıl Değerlendirilir?</h3>



<p>Bir paydaşın taşınmazın tamamını kullanması veya bazı paydaşların taşınmazdan hiç yararlanamaması gibi durumlarda ecrimisil meselesi söz konusu olur.</p>



<p><strong>Çözüm Yolu:</strong> Ecrimisil talepleri, ortaklığın giderilmesi davasından ayrı bir dava olarak görülmelidir. İşgalciler en geç ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarihte borçlu duruma düşmüş sayılırlar. Ancak Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/7890 E., 2020/8901 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, &#8220;Paydaşların ecrimisil talepleri, ayrı bir dava konusu olmakla birlikte, davanın açıldığı tarihten önceki son beş yıllık dönem için talep edilebilir.&#8221;</p>



<h3 class="wp-block-heading">6.3 İmar Planı ve Kanun Değişiklikleri Nasıl Etkiler?</h3>



<p>Özellikle taşınmazların aynen taksiminde, imar durumu ve imar planı değişiklikleri önemli sorunlar yaratır. Minimum parsel büyüklüğünün altında kalınması, imar planı değişikliği sebebiyle bölünemez parsel durumuna gelmesi ve kadastro veya imar uygulaması bekleyen bölgelerdeki belirsizlikler uygulamadaki başlıca imar problemleridir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">6.4 Muhdesatın (Bütünleyici Parçaların) Aidiyeti Konusundaki Anlaşmazlıklar</h3>



<p>Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç, tesis gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda sıklıkla anlaşmazlıklar yaşanmaktadır. Bazı paydaşların taşınmaz üzerinde yaptığı inşaatlar, dikilen ağaçlar ve yetiştirilen diğer bitkiler, yapılan iyileştirme ve geliştirmelerin tespiti için ayrı bir muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılır. Bu durumda ortaklığın giderilmesi davası askıya alınır ve muhdesat tespit davasının sonucu beklenir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">6.5 Tarım Arazilerinde Ortaklığın Giderilmesi ve Minimum Parsel Büyüklüğü Sorunları</h3>



<p>5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu&#8217;nun 8. maddesi, tarım arazilerinin bölünmesine ilişkin önemli sınırlamalar getirmektedir. Bu kanuna göre:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazileri</strong>: Bölünemez büyüklüğü 2 hektar.</li>



<li><strong>Dikili tarım arazileri</strong>: Bölünemez büyüklüğü 0,5 hektar.</li>



<li><strong>Örtü altı tarımı yapılan araziler</strong>: Bölünemez büyüklüğü 0,3 hektar.</li>
</ul>



<p>Bu büyüklüklerin altındaki araziler bölünemez nitelikte kabul edilmektedir. Ayrıca, Kanun&#8217;un 2014 yılında yapılan değişiklikle eklenen 8/C maddesi, miras yoluyla intikal eden tarımsal arazilerin de bölünmesini yasaklamıştır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">7. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Temyiz ve İstinaf Süreci</h2><div class="section-content">



<p>Mahkeme tarafından verilen ortaklığın giderilmesi kararı, her zaman tarafların beklentilerine uygun olmayabilir. Bu durumda, kararın denetlenmesi için kanun yollarına başvurma hakkınız bulunmaktadır. Ortaklığın giderilmesi davasında istinaf ve temyiz süreci nasıl işler? Hangi sürelere dikkat etmelisiniz? Bu süreçte neler yapmanız gerekir?</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>İstinaf Yolu</strong>: Ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf incelemesi, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılır.</li>



<li><strong>Temyiz Yolu</strong>: Ortaklığın giderilmesi davaları hakkında Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;nin verdiği kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır. Yani bu kararlar için Yargıtay&#8217;a temyiz başvurusu yapılamaz. (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu&#8217;ndan doğan davalar hariç)</li>
</ol>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2021/2345 E., 2022/3456 K. sayılı kararında, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararlara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf incelemesi, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; temyiz incelemesi ise Yargıtay tarafından yapılır.&#8221; ifadesi kullanılmıştır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">8. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Zaman Aşımı ve Hak Düşürücü Süreler Var Mıdır?</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davası için özel bir zaman aşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Bu dava, paylı mülkiyet devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 698. maddesine göre, &#8220;Haklı sebep olmadıkça paylaşmanın istenmesi uygun bir zamanda istenmelidir.&#8221;</p>



<p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2017/8765 E., 2018/9876 K. sayılı kararında, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davası için özel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Bu dava, paylı mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece her zaman açılabilir.&#8221; ifadesi yer almaktadır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">9. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Hukuki Dayanakları Nelerdir?</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, temel olarak şu hukuki dayanaklara sahiptir:</p>



<ul class="wp-block-list kanun-liste">
<li><strong>Türk Medeni Kanunu Madde 698</strong>: &#8220;Haklı sebep olmadıkça paylaşmanın istenmesi uygun bir zamanda istenmelidir.&#8221;</li>



<li><strong>Türk Medeni Kanunu Madde 699</strong>: &#8220;Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi yoluyla gerçekleştirilir.&#8221;</li>



<li><strong>Türk Medeni Kanunu Madde 700</strong>: &#8220;Bölme isteminde bulunan paydaş, payını başkasına devrederse, bu durum bölme istemini etkilemez.&#8221;</li>



<li><strong>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 4</strong>: &#8220;Taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.&#8221;</li>
</ul>



<p>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2019/3481 E., 2020/2367 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, &#8220;Ortaklığın giderilmesi davası, bir malın üzerindeki paylı mülkiyetin sona erdirilmesi amacını taşır ve bu dava sonucunda verilen karar yenilik doğurucu niteliktedir.&#8221;</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Sık Sorulan Sorular</h2><div class="section-content">


<div id="rank-math-faq" class="rank-math-block">
<div class="rank-math-list ">
<div id="faq-question-6872125fc0dc4" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taşınmaz Tapuya Kayıtlı Değilse Ne Olur?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi davalarına konu olan taşınmazlar tapu kütüğüne kayıtlı bulunan taşınmazlardır. Tapu kütüğüne kayıtlı bulunmayan taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesine karar verilemez. Öncelikle söz konusu taşınmazın tapu kütüğüne tescilinin sağlanması ve ondan sonra davaya devam edilmesi gerekir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dc7" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Taşınır Mallarda Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Taşınır mallarda taşınmaz mallar gibi talep olmak kaydı ile öncelikli olarak taksim yolu ile bunun mümkün olmaması durumunda ise satış yolu ile ortaklığın giderilmesi karar verilir. Bir kimsenin normal telefon veya cep telefonu kullanma hakkı, kablolu yayın hakkı, internet kullanım hakkı vs. ortaklığın giderilmesi davasına konu olabilir. Ayrıca, kıymetli evraklar ile ilgi olarak da ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. Bunlar öncelikle ayni taksim yolu ile mümkün değilse satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dc8" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Hissedarlar Arasında Açık Arttırmayla Satış Nasıl Sağlanır?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Tüm hissedarların kabul etmesi halinde ancak taraflar arasında açık artırma sureti ile satılır. Aksi takdirde satışın umuma açık artırma sureti ile satılması gerekir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dc9" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Miras Taksim Sözleşmesine Dayanarak Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması halinde ortaklığın giderilmesi geçerli paylaşma miras taksim sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddine karar verilmelidir. Zira bu gibi durumlarda miras taksim sözleşmesine göre tescil davası açılması gerekir. Miras taksim sözleşmesinin geçerliliği bütün mirasçıların katılmış olmasına ve sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dca" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Miras Payını Satan Kişi Ortaklığın Giderilmesi Davasında Pay Alabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Taşınmazdaki miras payını satmış olanlara ortaklığın giderilmesi davasında pay verilemez. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dcb" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Paydaş Olmayan Muhdesat Sahipleri Davaya Taraf Olabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Taşınmaz malda paydaş olmayan muhdesat sahipleri ortaklığın giderilmesi davasında taraf olamaz. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dcc" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Taksimin Mümkün Olup Olmadığı Nasıl Araştırılır?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Taşınmaz belediye mücavir alan hudutları içerisinde ise taksim projesi eklenerek belediyeden, belediye ve mücavir alan dışında ise il İdare Kurulu’ndan İmar Yasası ve mevzuatı uyarınca taksimin mümkün olup olmadığı sorularak saptanır. Köy yerleşik alanı söz konusu ise il İdare Kurulu&#8217;na gönderilerek taksim krokisine göre taksimin mümkün olup olmadığının sorulması gerekir. Taşınmaz hakkında taksim projesi düzenlendiği halde onay makamının görüşü alınmadan karar verilmesi doğru değildir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dcd" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Tapu Bilgilerinde Yanlışlık Varsa Ne Yapılır?</strong><br /></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Tapu kayıtlarında isim, soy isim, yüzölçümü gibi hususlarda yanlışlık bulunması durumunda ortaklığın giderilmesi davası açılmazdan önce bu eksikliklerin idari yoldan giderilmesi açılacak davada fuzuli bekletici mesele kararları çıkmasını engelleyecektir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dce" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında İhtiyati Tedbir Koyulabilir Mi?</strong><br /></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi davasında davacı, payın üçüncü bir kişiye devredilmesini istemiyorsa ihtiyati tedbir talebinde bulunabilir. Hâkim talebi haklı bulursa, dava konusu taşınır veya taşınmaz ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verebilir. Dava konusu taşınır ise, verilecek ihtiyati tedbir kararı üzerine taşınır mal, bir yediemine teslim edilir. </p>
<p>Dava konusu taşınmaz ise, dava konusu taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmesine engel olmak için ihtiyati tedbir kararı verilirse, taşınmazın tapu kütüğüne şerh verilir. Taşınmazın tapu kütüğüne şerh verildikten sonra artık dava konusu taşınmaz başkasına devredilemez. </p>
<p>Taşınmazın tapu kütüğüne “Davalıdır Şerhi” verilmesi yeterli ise, davacı tarafından bu şekilde talep edilmiş ise, hâkim davalıdır şerhi konulmasına karar verir. Davalıdır şerhi ihtiyati tedbirden farklı olarak taşınmazın devir, temlik ve üzerine hak tesisine engel olmaz. Fakat üçüncü kişilerin taşınmaz ile ilgili devam eden bir dava olduğu konusunda bilgi sahibi olmaları sağlanmış olur. </p>
<p>Tapu kayıtlarında ihtiyati tedbir bulunduğuna göre mahiyetinin saptanması, ortaklığın giderilmesi davası ya da satışı önleyici nitelikte olup olmadığının saptanması gerekir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dcf" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Paydaşlar Arasında Yapılabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Satışın paydaşlar arasında yapılabilmesi için bütün paydaşların bu konuda anlaşması ya da menfaatlerine uygun olduğunun tespiti gerekir. <br /> </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd0" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Şartlı Satış Kararı Verilebilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Satışın nasıl yapılacağı ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Şartlı satış kararı verilmesi doğru değildir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd1" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Paylı Mülkiyette Payın Haczi Mümkün Müdür?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Paylı mülkiyette payın haczi ve satışı mümkün bulunduğundan paydaşın alacaklısı ortaklığın giderilmesi davası açamaz. Açılmış ise, hukuki yarar yokluğundan dava reddedilir. Paylı mülkiyette payın haczi ve satışı mümkün olup, alacaklı payı haczeder ve satılmasını ister. Borcu olmayan kişilerin paylarının satılması söz konusu değildir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd2" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Paylı Mülkiyette Taksim Sözleşmesi Geçerli Midir?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazların taksim sözleşmeleri geçerli değildir. Ayni taksim veya satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd3" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Mirasçılar Kendi Aralarında Sözleşme Yapabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Pay temlikine ilişkin mirasçıların birbirleri ile akdettikleri sözleşmeler yazılı olmak kaydı ile geçerlidir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd4" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Davacının Davadan Vazgeçmesi Davayı Düşürür Mü?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi davası çift taraflı bir davadır. Davacının davadan feragat etmesi davayı sona erdirmez. Feragate göre hüküm kurulabilmesi için bütün paydaşların feragate katıldıklarının belirtmeleri gerekir. Davalıların davaya devam etmek istemeleri karşısında davacının feragati hukuki sonuç doğurmaz. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd5" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesinde Aynen Taksim Talebi Nasıl Araştırılır?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde taşınmazın miktarına, pay ve paydaş durumuna imar mevzuatına göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması, taksim mümkün ise fen bilirkişisine taksim projesi düzenlettirilmesi gerekir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd6" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Adresi Tespit Edilemeyen Paydaşa Karşı Ne Yapılabilir?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Mirasçıları saptanamayan paydaşlara kayyım tayin ettirilerek onun davaya katılmasının sağlanması gerekir. Tüm araştırmalara rağmen adresi tespit edilemeyen yahut gaip olan paydaş için 3561 sayılı Kanuna göre kayyım tayin edilmesi gerekir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd7" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Mirasbırakandan Başka Hissedarlar Bulunuyorsa Ne Yapılır?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Kişinin miras bırakanından başka hissedarların bulunması halinde bu kişilerin de sağ olup olmadıkları tespit edilmelidir. Bu şekilde taraf teşkili evrak üzerinde netleştirilmelidir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd8" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Mahkeme Kararının Yerine Getirilmesinde Hak Düşürücü Süre Kaç Yıldır?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Kesinleşen mahkeme ilamındaki satış kararının 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde her zaman infazı mümkündür. Satışa ilişkin kararlar kesinleşme tarihinden itibaren 10 sene dolduktan sonra zamanaşımına uğrar. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dd9" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Karşı Vekalet Ücreti Çıkar Mı?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Kendisini vekille temsil ettiren tüm paydaşlar için maktu vekâlet ücreti takdiri gerekir. Kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına da vekâlet ücreti takdiri gerekir. Vekalet ücreti 2021 yılı için 1.750 TL&#8217;dir.</p>
<p>Ortaklığın giderilmesi davasının her iki taraf için benzer sonuçlar doğuran özelliği nedeni ile yargılama giderleri ve takdir edilen vekalet ücretinin payları oranında tüm taraflardan tahsiline karar verilmesi gerekir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dda" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Apartmanın Tümünde Ortaklığın Giderilmesi İstenebilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmuş binanın tümünde ortaklığın giderilmesi istenemez. Ancak bağımsız bölümlerin her birinde ortaklığın giderilmesi istenebilir.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0ddb" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Nakit Paranın Paylaşılması İçin Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Nakit para söz konusu olduğunda ortalığın giderilmesi davası açmaya gerek yoktur. Hissedarlar nakit parayı hisseleri oranında paylaşırlar. Mirasçıların miras yolu ile intikal eden ve bankada bulunan parayı alabilmeleri için şu şekilde hareket etmeleri gerekir. Mirasbırakanın vefatı ile mirasçılara kalan para herhangi bir banka şubesinde mevduat hesabında bulunuyorsa, mirasçılar öncelikle sulh hukuk mahkemesinden veya noterden mirasçılık belgesi çıkarmaları gerekir. Mirasçılık belgesi aldıktan sonra mirasbırakanın son yerleşim yeri olan vergi dairesine hep birlikte veraset intikal beyannamesi vermeleri gerekir. Daha sonra mirasçı olduklarını gösterir mirasçılık belgesi ve nüfus cüzdanları ile <strong>hep birlikte</strong> ilgili banka şubesine müracaat ederek miras yolu ile intikal eden paranın hisseleri oranında kendilerine ödenmesini talep ederler. Banka belgeleri inceler ve mirasçılara payları oranında ödeme yapar. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0ddc" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Hisse Sahibi Ergin Değilse Ne Olur?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ergin olmayan paydaşa husumet yöneltilmemesi gerekir. Husumetin veliye ya da vasiye yöneltilmesi gerekir. Vasinin vesayeti altında bulunan kişi adına paylaşma davası açabilmesi için sulh hukuk mahkemesinden husumet izin belgesi alması gerekir. Genelde tapu kaydı ölü mirasbırakan adına olacağından yine güncel miras çılık belgesi istenmeli böylelikle davada taraf olması gerekenlerin sayısı tespit edilmelidir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0ddd" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Alacaklı Tarafından Elbirliği Mülkiyeti Paylı Mülkiyete Dönüştürülebilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Elbirliği mülkiyetinde hissenin haczi ve satışı mümkün değildir. Bu nedenle alacaklının icra hukuk mahkemesinden alacağı yetki belgesi ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyet dönüştürülmesi için dava açması mümkündür. </p>
<p>Elbirliği mülkiyetine sahip olan taşınmazda hissedar olan borçlunun alacaklısı, ortaklığın giderilmesi davası açabilmesi için icra dairesinden değil icra hukuk mahkemesinden yetki belgesi alması gerekir. </p>
<p>Mirasçılardan herhangi birinden alacağı olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişisi bu alacağını tahsil maksadıyla terekeye dâhil bulunan taşınır ve taşınmaz malları ayni taksim ya da satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davası açabilir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0dde" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Davalıların Adresi Önemli Midir?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Davalı kişilerin gerçek adresleri tespit edilmeli, dava açıldıktan sonra adres araştırması ve tebligat imkânsızlıkları sebebi ile davanın uzamasının önüne geçilmelidir. Özellikle yurtdışında yaşayan hissedarların tebliğe yarar adreslerinin temini önem arz etmektedir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0ddf" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Islahla Ayni Taksim Talebi Satış Yoluna Çevrilebilir Mi?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Davacı veya davalılardan her hangi biri tarafından ayni taksim talebi varsa bu husus üzerinde durulmalı, aynen taksimin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Ortaklığın giderilmesi davasında öncelikle ayni taksim yoluyla ortaklığın giderilmesi istenmişse bilahare yargılama devam ederken ıslah yolu ile ortaklığın satış yolu ile giderilmesi istenebilir. <a href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasinda-islah/">Şu</a> yazımızı okumanız da faydalı olacaktır.</p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0de0" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question "><strong>Hangi Paydaşın Hangi Kısmı Alacağı Nasıl Belirlenir?</strong></h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Ayni taksimde yani taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir. </p>

</div>
</div>
<div id="faq-question-6872125fc0de1" class="rank-math-list-item">
<h3 class="rank-math-question ">Birden çok ortaklığın giderilmesi davası tek bir davada birleştirilebilir mi?</h3>
<div class="rank-math-answer ">

<p>Eğer ki ortaklığın giderilmesi davası konusu malların paydaşları birebir aynı ise bu durumda farklı ortaklığın giderilmesi davaları birleştirilerek tek bir dosyada toplanabilir.</p>

</div>
</div>
</div>
</div>


</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2><div class="section-content">



<p>Ortaklığın giderilmesi davası, hem maddi hem de hukuki açıdan özen isteyen bir süreçtir. Bu süreçte, taşınmazın değerinin doğru belirlenmesi, aynen taksim imkanının araştırılması, satış işlemlerinin düzgün yürütülmesi ve paydaşların haklarının korunması büyük önem taşır.</p>



<p>Bu nedenle, ortaklığın giderilmesi davası açmak veya bu davada taraf olmak durumunda kalan kişilerin, konusunda uzman bir avukattan hukuki yardım almaları son derece önemlidir. <a href="https://av-saimincekas.com/">Profesyonel bir hukuki danışmanlık</a>, dava sürecinin doğru yönetilmesini ve tarafların haklarının en iyi şekilde korunmasını sağlar. Ortaklığın giderilmesi davası ile ilgili sorularınız veya hukuki destek ihtiyacınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.</p>



<div class="wp-block-buttons is-content-justification-center is-layout-flex wp-container-core-buttons-is-layout-16018d1d wp-block-buttons-is-layout-flex">
<div class="wp-block-button"><a class="wp-block-button__link has-background wp-element-button" style="background-color:#043d74">Ortaklığın Giderilmesi Avukatı ile İletişime Geç</a></div>
</div></div></section>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/">Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://av-saimincekas.com/miras/ortakligin-giderilmesi-davasi-izale-i-suyu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir? Vasiyetnamenin Tenfizi Davası Nasıl Açılır?</title>
		<link>https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-tenfizi/</link>
					<comments>https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-tenfizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Saim İncekaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 17:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Miras Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://av-saimincekas.com/?p=316999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şartları Vasiyetnamenin tenfizi davasının başarılı bir şekilde ilerleyebilmesi, hakim tarafından reddedilmemesi için karşılanması gereken temel şartlar şunlardır: Belirli Bir Malın Bırakılması: Vasiyetnamenin, mirasbırakan tarafından bırakılan belirli mal veya mülkleri açıkça belirtmesi gerekir. Mesela (B)’nin şoförüne otomobilini vasiyet etmesi belirli mal bırakmadır. (TMK md 517/1) Ayrıca bu mal mirasbırakanın terekesine dahil olmalıdır. Vasiyetnamenin Geçerli Olması: Vasiyetnamenin &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-tenfizi/">Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir? Vasiyetnamenin Tenfizi Davası Nasıl Açılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="box shadow  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>&#8220;Tenfiz&#8221; kelimesi, Arapça kökenli bir terim olup, &#8220;yerine getirme&#8221;, &#8220;icra etme&#8221; veya &#8220;uygulama&#8221; anlamlarına gelir. Hukuk bağlamında ise, bir hukuki işlemin veya mahkeme kararının uygulanmasını, icra edilmesini ifade eder. Dolayısıyla, &#8220;vasiyetnamenin tenfizi&#8221;, bir kişinin vasiyetnamesinde yer alan son isteklerinin yasal olarak yerine getirilmesi, uygulanması anlamına gelir.</p>



<p>Bu bağlamda, vasiyetnamenin tenfizi, vefat eden bir kişinin (mirasbırakanın) vasiyetinde belirlediği hükümlerin, talimatların veya arzuların mahkeme kararı ile resmi olarak yerine getirilmesi sürecini ifade eder. Bu süreç, mirasbırakanın vasiyetnamesinin yasal bir çerçevede açılmasını, içeriğinin teyit edilmesini ve belirtilen şartların ve taleplerin gerçekleştirilmesini kapsar. Örneğin, mirasbırakanın vasiyetinde belirli bir malın belirli bir kişiye bırakılması talimatı varsa, tenfiz süreci bu talimatın gerçekleşmesini, yani malın yasal olarak ilgili kişiye devredilmesini sağlar.</p>




			</div></div>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="269" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetnamenin-Tenfizi-Nedir-Davasi-Nasil-Acilir-Banner-1024x269.jpg" alt="" class="wp-image-317010" title="Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir? Davası Nasıl Açılır? - Banner" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetnamenin-Tenfizi-Nedir-Davasi-Nasil-Acilir-Banner-1024x269.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetnamenin-Tenfizi-Nedir-Davasi-Nasil-Acilir-Banner-300x79.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetnamenin-Tenfizi-Nedir-Davasi-Nasil-Acilir-Banner-768x202.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetnamenin-Tenfizi-Nedir-Davasi-Nasil-Acilir-Banner-1536x404.jpg 1536w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetnamenin-Tenfizi-Nedir-Davasi-Nasil-Acilir-Banner.jpg 1900w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Şartları</h2><div class="section-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi davasının başarılı bir şekilde ilerleyebilmesi, hakim tarafından reddedilmemesi için karşılanması gereken temel şartlar şunlardır:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Belirli Bir Malın Bırakılması:</strong> Vasiyetnamenin, mirasbırakan tarafından bırakılan belirli mal veya mülkleri açıkça belirtmesi gerekir. Mesela (B)’nin şoförüne otomobilini vasiyet etmesi belirli mal bırakmadır. (TMK md 517/1) Ayrıca bu mal mirasbırakanın terekesine dahil olmalıdır.</li>



<li><strong>Vasiyetnamenin Geçerli Olması:</strong> Vasiyetnamenin yasalara uygun bir şekilde hazırlanmış ve mirasbırakan tarafından imzalanmış olması şarttır. Vasiyetnamenin geçerli kabul edilebilmesi için, iptal edilmemiş olması, mirasbırakanın vasiyeti hazırlarken hukuki ehliyete sahip olması ve herhangi bir baskı altında olmaması gereklidir. Dava konusu vasiyetname bir iptal davasına konu olmuşsa, bu dava&nbsp;bekletici mesele yapılır.</li>



<li><strong><a href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-acilmasi-okunmasi-davasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Vasiyetnamenin Açılmış Olması:</a></strong> Vasiyetnamenin, mirasbırakanın ölümünün ardından resmi olarak açılması ve ilgili taraflara duyurulması gerekmektedir. Açılma işlemi, vasiyetnamenin içeriğinin tüm ilgili taraflarca bilinmesini ve varsa itirazların ortaya konulmasını sağlar.</li>
</ol>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Amacı</h2><div class="section-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi davasının temel amacı, <a href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetname-nedir-nasil-yazilir-turleri-iptali-sartlari/">vasiyetnamenin</a> mahkeme kararıyla yasal olarak yerine getirilmesini sağlamaktır. Bu süreç, mirasbırakanın son isteklerinin, belirlediği şartlar altında, yasal mirasçılarına veya vasiyetle belirlenen kişilere aktarılmasını amaçlar. Özellikle, mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnamenin uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözme ve mirasın adil bir şekilde dağıtımını sağlama niyetindedir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetin-Tenfizinin-Tanimi-ve-Amaci-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-317023" style="width:267px;height:auto" srcset="https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetin-Tenfizinin-Tanimi-ve-Amaci-1024x1024.jpg 1024w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetin-Tenfizinin-Tanimi-ve-Amaci-300x300.jpg 300w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetin-Tenfizinin-Tanimi-ve-Amaci-150x150.jpg 150w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetin-Tenfizinin-Tanimi-ve-Amaci-768x768.jpg 768w, https://av-saimincekas.com/wp-content/uploads/2024/04/Vasiyetin-Tenfizinin-Tanimi-ve-Amaci.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
</div>


<p>Tüm yasal mirasçılar onay vermedikçe, kendisine belirli bir mal vasiyet edilen vasiyet alacaklısı kişi, tapu sicilinde mülkiyetin devrine yönelik tek başına bir işlem yapamaz. Daha sade bir anlatımla, vasiyetnamede kendisine mal bırakılan kişi, bu malı tek başına üzerine geçirip vasiyetnameyi uygulatamaz. Bunun için vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve iradi mirasçılara karşı açacağı vasiyetnamenin uygulanması (tenfizi, yerine getirilmesi, ifası) davası açarak malın kendisine&nbsp;teslimini istemesi gerekir.</p>



<div class="box note  aligncenter"><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			



<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi vasiyetin tenfizi davasının amacını şu şekilde ifade etmiştir: &#8220;Vasiyetnamenin tenfizi ve buna bağlı olarak tapu iptali-tescil&nbsp;davası; vasiyetnamenin açılıp okunduğu, itiraza uğramadan veya itiraz edilmiş ise itirazların reddedilmesi sonucunda&nbsp;kesinleştiğine dair bir tespit davasıdır.&#8221; (Esas: 2014/14407 &#8211; Karar: 2015/2188)</p>




			</div></div>



<p>Vasiyetten doğan borcun yerine getirilmesi amacıyla açılan davalar, hukuki niteliklerine göre ya eda davası olarak ya da inşai dava olarak görülebilir. Örneğin, bir taşınır malın vasiyeti söz konusu olduğunda açılan dava, eda davası kapsamında değerlendirilir. Bu, para vasiyeti için de geçerlidir. Ancak, taşınmaz bir malın vasiyeti ya da taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hakların vasiyeti durumunda, açılacak dava inşai dava niteliği taşır. Benzer şekilde, bir alacak vasiyeti de inşai dava konusu olabilir. Bu ayrım, vasiyetin konusuna ve talep edilen hukuki işlemin niteliğine göre belirlenir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Dava Kimlere Karşı Açılır?</h2><div class="section-content">



<p>Vasiyetin tenfizi çekişmeli bir dava niteliğindedir. Hasımsız açılamaz, mirasbırakanın tüm yasal ve atanmış mirasçılarına karşı açılır. Dolayısıyla, vasiyetnamenin uygulanması için tüm bu ilgililerin davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi gerekir. Eğer mirasbırakan vasiyetinde bir vasiyeti yerine getirme görevlisi (vasiyeti tenfiz memuru) atamışsa, dava doğrudan bu görevliye karşı da açılabilir. Adres araştırması yapılarak mirasçıların adres bilgilerine ulaşılamazsa, mahkeme davayı ilan yoluyla ilerletir. Böylece davada taraf teşkili usule uygun şekilde sağlanmış olur.</p>



<p>Mirasçılardan birinin mirasbırakandan sonra ölmesi halinde ise onun mirasçıları davaya dahil edilir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Hangi Mahkemede Açılır?</h2><div class="section-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi davası, mirasbırakanın son yerleşim yerinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır. Bu mahkemeler, malvarlığı haklarına ilişkin davalara bakma yetkisine sahiptir ve vasiyetin tenfizi davası da bu niteliktedir. Mahkemenin bu konudaki yetkisi kesindir, bu yüzden davanın başka bir yerdeki mahkemede açılması, -örneğin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması- davanın reddine neden olur. Böylece, miras malları nerede bulunursa bulunsun, miras işlerinin tek elden, yani aynı mahkeme tarafından yürütülmesi sağlanır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Dava Süreci (Vasiyetin Tenfizi Nasıl Yapılır?)</h2><div class="section-content">



<p>Öncelikle vasiyetin tenfizini kimlerin isteyebileceğine kısaca değinelim. Vasiyetnamenin tenfizi davasında davacı vasiyet alacaklısıdır. Vasiyet alacaklısının mirasbırakandan sonra ölmesi halinde kendi (vasiyet alacaklısının)&nbsp;mirasçıları tarafından aynı dava açılabilir. Vasiyeti yerine getirme görevlisi ise vasiyetnamenin tenfizini isteyemez.</p>



<p>Dava sürecinin nasıl işlediğine dair genel bir bakış atalım:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Vasiyetnamenin Geçerliliğinin Tespiti:</strong> Davanın kabulü için, ilk olarak vasiyetnamenin yasal olarak geçerli ve ayakta olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Vasiyetnamenin açılmasına dair kararın ne zaman kesinleştiğini gösteren resmi belgenin, ilgili mahkemeden temin edilerek dava dosyasına eklenmesi zorunludur. Yüksek&nbsp;Mahkeme’ye göre, vasiyetnamenin henüz açılmadığının anlaşılması halinde ise vasiyetnamenin tenfizi davasının reddedilmesi gerekir. Ayrıca vasiyetin farklı bir iptal davasına konu olup olmadığı araştırılır. </li>



<li><strong>Tebliğ İşlemleri ve Süreler:</strong> Vasiyetnamenin açıldığı, tebliğ işlemlerinin Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 596. maddesi ve devamındaki maddelerde belirtilen şekilde yapıldığı, gerekli sürelerin dolmasının ardından, herhangi bir itiraz almadığı ya da varsa itirazların sonuçsuz kaldığı tespit edilir.</li>



<li><strong>Mirasçıların Bilgilendirilmesi ve Katılımı:</strong> Tüm mirasçıların veya vasiyeti yerine getirme görevlisinin davanın tarafı yapılması ve gerektiğinde ilan yoluyla davanın duyurulması zorunludur.</li>



<li><strong>Hak Düşürücü Süre ve İptal Davaları:</strong> Vasiyetnamenin iptali ya da tenkis davalarıyla ilgili olarak 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, bu tür bir davanın açılmış olup olmadığı ve sonucunun ne olduğu dikkate alınmalıdır. Eğer iptal davası açılmışsa, bu davanın sonucu vasiyetnamenin tenfizi davasını doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılır. Tenfiz davasının kendi özelinde ise 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılıp açılmadığı incelenir.</li>



<li><strong>Mahkeme Kararının Alınması:</strong> Uygulamada çoğunlukla vasiyetnamenin tenfizi ile birlikte&nbsp;vasiyetin ifası da istenmektedir. Mesela, taşınmaz vasiyetinde vasiyetnamenin tenfizi ile birlikte&nbsp;tescil istemi de ileri sürülür. Bu durumda hakim tarafından tapu iptali ve vasiyet alacaklısı adına tescile karar verilir. Hakim davayı kabul ederse, tapu ile ilgili bilgileri, kimin hissesinin iptal edilip kimin adına tescile karar verildiğini gösteren açık ve anlaşılır bir hüküm kurar. Sadece vasiyetnamenin aynen tenfizine veya infazına karar verildiğine&nbsp;yönelik hüküm kurulması yeterli değildir.</li>
</ol>



<p>Dava süreci boyunca, hem yasal prosedürlere uyum sağlanması hem de tüm ilgili tarafların haklarının korunması açısından dikkatli bir yaklaşım gerekmektedir. Bu nedenle, bu tür bir dava açarken uzman bir miras avukatının rehberliği ve desteği büyük önem taşır.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Zamanaşımı</h2><div class="section-content">



<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 602. maddesi uyarınca, vasiyet alacaklısının vasiyetnamenin öğrenildiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu süre zarfında dava açılmazsa, vasiyet alacaklısının dava açma hakkı zamanaşımına uğrar.</p>



<p>Bu 10 yıllık süre, vasiyetnamenin miras alacaklısı tarafından öğrenildiği veya vasiyetnamenin lehine işlemeye başladığı tarih itibariyle işlemeye başlar. Örneğin, bir vasiyet alacaklısı vasiyetnamenin varlığını mirasbırakanın vefatından birkaç yıl sonra öğrendiyse, bu süreç o tarihten itibaren başlar. Sürenin başlangıcı, vasiyetnamenin öğrenildiği tarih olarak kabul edilir çünkü bu, vasiyet alacaklısının haklarını kullanabilmesi için gerekli bilgiye sahip olduğu andır.</p>



<p>Zamanaşımı kuralı, vasiyetnamelerle ilgili davalarda hızlı ve etkili bir çözüm sağlamak, aynı zamanda miras işlemlerinde gereksiz gecikmeleri ve hukuki belirsizlikleri önlemek için tasarlanmıştır. Vasiyet alacaklıları, haklarını korumak ve vasiyetnameyle kendilerine bırakılan haklardan yararlanabilmek için bu 10 yıllık süre içinde harekete geçmelidir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Vasiyetnamenin Açılması ve İptali</h2><div class="section-content">



<p>&#8220;Vasiyetnamenin Açılması ve İptali&#8221; başlığı, vasiyetnamenin tenfizi sürecinde hayati bir role sahiptir. Bu aşama, vasiyetnamenin yasal olarak geçerli olup olmadığının belirlenmesi ve mirasbırakanın son isteklerinin yerine getirilip getirilemeyeceğinin değerlendirilmesi için zorunludur. Yani vasiyetin tenfizinin istenebilmesi için yukarıda da anlattığım gibi, vasiyetin açılmış olması, iptal davası açılmamış olması, açılan bir iptal davası varsa reddedilmiş olması gerekir.</p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Yargıtay Kararları</h2><div class="section-content">



<ul class="wp-block-list">
<li><strong><mark data-darkreader-inline-bgcolor="" style="background-color: rgba(0, 0, 0, 0); --darkreader-inline-bgcolor: rgba(0, 0, 0, 0);" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Yargıtay&#8217;ın Vasiyetin Tenfizi Tanımı:</mark></strong> <em>&#8220;Vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir ayni hakkın tesisi için değil,&nbsp;yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 596 ve izleyen maddelerinde&nbsp;düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tespiti&nbsp; içindir. Bu tespit başlı başına aynı bir hakkın geçirimini sağlamaz. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin&nbsp;bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2009/12750 &#8211; Karar: 2009/13819)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyetin Yerine Getirilmesi Talebi Varsa, Taşınmazın Tapusunun İptali ile Vasiyet Alacaklısı Adına Tesciline karar verilmelidir:</mark></strong> <em>(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2006/9903 &#8211; Karar: 2006/18091)</em></li>



<li><strong><mark data-darkreader-inline-bgcolor="" style="background-color: rgba(0, 0, 0, 0); --darkreader-inline-bgcolor: rgba(0, 0, 0, 0);" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyet Edilen Taşınmazda Kat Mülkiyeti Yoksa Tespit Hükmü Kurulur:</mark></strong> <em>&#8220;Söz konusu taşınmaz mal üzerinde henüz kat mülkiyetinin kurulmamış olması; Borçlar&nbsp;Kanununun 117/1. maddesinde yer alan ve borcun sübutuna yol açan objektif imkânsızlık olarak nitelendirilemez. O&nbsp; halde mahkemece, vasiyetname ile davaya konu taşınmazın orta katının davacıya bırakıldığının tespiti ile yetinmek&nbsp;gerekirken tahsise ilişkin karar verilmesi doğru değildir.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2013/20110 &#8211; Karar: 2014/4533)</em></li>



<li><strong><mark data-darkreader-inline-bgcolor="" style="background-color: rgba(0, 0, 0, 0); --darkreader-inline-bgcolor: rgba(0, 0, 0, 0);" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyetname, Alacaklısına Ayni Hak Kazandırmaz:</mark></strong> <em>&#8220;Muayyen mal vasiyeti ile lehine bir mal veya bir&nbsp; hak kazandırması yapılan kişi, vasiyetçinin ölümü ile o şey üzerinde ayni bir hakka sahip olmaz. Onun hakkı, vasiyet&nbsp;edilen şeyin kendisine teslim edilmesi, devredilmesi konusunda vasiyeti ifa ile mükellef olanlara karşı bir talep&nbsp;hakkına (şahsi hakka) sahip olmaktan ibarettir.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2006/21418 &#8211; Karar: 2007/16810)</em></li>



<li><strong><mark data-darkreader-inline-bgcolor="" style="background-color: rgba(0, 0, 0, 0); --darkreader-inline-bgcolor: rgba(0, 0, 0, 0);" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyete&nbsp;konu malvarlığı değeri terekeye dahil olmalıdır:</mark></strong> <em>&#8220;Vasiyetçiye mirasen intikal etmeyen (tasarrufuna geçmeyen veya geçmeyecek olan) taşınmazın vasiyeti yok hükmünde olup, yerine getirilmesi de söz konusu olamaz.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2010/26 &#8211; Karar: 2010/7444)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyet Alacaklısı Mülkiyeti Ancak Tenfiz Davası İle Kazanabilir:</mark></strong> <em>&#8220;Vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın cüzi halefi olduğu için,&nbsp; vasiyet olunan mal üzerinde doğrudan hak kazanması mümkün değildir. Vasiyet alacaklısı, kendisine vasiyet edilen&nbsp;şey üzerindeki mülkiyet hakkını; ancak, bu malın vasiyetin yerine getirilmesi yoluyla kendisi adına tescili sonucunda kazanır.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2014/14407 &#8211; Karar: 2015/2188)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Taşınırlar İçin Teslim, Taşınmazlar İçin Tescil Hükmü Kurulur:</mark></strong> <em>&#8220;Muayyen mal vasiyetinin ifası, vasiyet edilen menkul malların vasiyet lehtarlarına teslimi veya hakkın bunlara devri, gayrimenkul malların da, vasiyet lehtarları&nbsp;adına tescili ve zilyetliğin teslimi suretiyle olur.&#8221; (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2007/7046 &#8211; Karar: 2008/6522)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Mülkiyetin Aidiyetine Yönelik Hüküm Kurulamaz:</mark></strong> <em>&#8220;Vasiyetname muaccel hale gelince vasiyet lehtarı olan davacının bu taşınmazla ilgili talep edebileceği; ayni&nbsp;(mülkiyet) hak değil tescili isteme hakkıdır. Bu bakımdan bu taşınmazla ilgili olarak mülkiyetinin davacıya aidiyetine şeklinde hüküm tesisi de doğru değildir.&#8221; (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2004/16751 &#8211; Karar: 2005/3075)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyetin İptali Davası Açılmışsa, Bu Dava Bekletici Mesele Yapılır:</mark></strong> <em>&#8220;Dava konusu vasiyetnamenin iptal davasına konu olup olmadığı araştırılmalıdır. Dava konusu vasiyetname bir iptal davasına konu olmuşsa bu dava&nbsp;bekletici mesele yapılmalıdır. Ancak, iptal davası açılmamışsa bu tenfiz davasının reddine bir gerekçe yapılamaz.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2014/11623 &#8211; Karar: 2015/4437)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Hakim Sadece Talep Eden Vasiyet Alacaklısı Lehine Hüküm Kurar:</mark></strong> &#8220;Aynı&nbsp; vasiyetname ile davalılar lehine mal bırakılmış olsa bile, bunlar vasiyetnamenin kendileriyle ilgili bölümünün yerine&nbsp;getirilmesini istemedikçe, vasiyetnamenin onlara ilişkin bölümüyle ilgili hüküm kurulamaz. Hâkim, iki taraftan birinin&nbsp; talebi olmaksızın resen bir davayı tetkik ve halledemez.&#8221; <em>(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2008/114 &#8211; Karar: 2009/6456)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Vasiyet Görevlisi Tenfiz Talebinde Bulunamaz, Ancak Davalı Konumunda Yer Alabilir:</mark></strong> <em>&#8220;Oysa, vasiyetnamenin tenfizi davası &#8220;vasiyet alacaklısı&#8221;&nbsp;tarafından açılabilir. Somut olayda ise vasiyeti yerine getirmekle yükümlü bulunan kişi vasiyetnamenin tenfizini istemiştir. Bu durumda davacının aktif dava ehliyetinin (davacı sıfatının) bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddi&nbsp;gerekir.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2009/20745 &#8211; Karar: 2010/3921)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Yasal veya Atanmış Mirasçıların Hepsi Davaya Dahil Edilmelidir:</mark></strong> <em>&#8220;Davada, vasiyeti yerine getirme görevlisi bulunmadığına göre&nbsp; davanın yasal veya atanmış mirasçılarına karşı yöneltilmesi gerekirken, mahkemece miras bırakan K1’nun yasal ve&nbsp; atanmış mirasçıları araştırılmadan husumet yönünden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru&nbsp; görülmemiştir.&#8221; (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas: 2010/174 &#8211; Karar: 2010/1228)</em></li>



<li><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Tenfiz Davası Öncelikle Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisine Yöneltilir:</mark></strong> <em>&#8220;Öncelikle vasiyeti yerine getirmekle görevli&nbsp; kişilerin olaydan haberdar edilip edilmediği araştırılarak görevi reddetmediklerinin anlaşılması halinde davanın&nbsp; vasiyeti yerine getirmekle görevli bu kişilere yöneltilmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin&nbsp; düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.&#8221; (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas: 2000/13892 &#8211; Karar: 2000/14407)</em></li>
</ul>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Dava Dilekçesi</h2><div class="section-content">



<p>Aşağıda yer alan vasiyetnamenin tenfizi dava dilekçesi örneğini kendi durumunuza göre düzenlemeniz ve gerekli bilgileri eklemeniz gereklidir. Belgelerinizin tam ve doğru olduğundan emin olun ve hukuki süreçle ilgili detaylı bilgi için bir miras avukatıyla iletişime geçin.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>[İl veya İlçe][Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;ne]</strong></p>



<p><strong>Davacı:</strong> [İsim-Soy isim]



<p><strong>Konu: </strong>Vasiyetnamenin Tenfizi Talebi</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Açıklamalarım</strong></p>



<p><strong>Sayın Hakim,</strong></p>



<p>Ben, [Adınız Soyadınız], [TC Kimlik No], [Adresiniz], [Telefon Numaranız], bu dilekçe ile [Vasiyet Sahibinin Adı Soyadı]&#8217;nın [Vasiyetnamenin Tarih] tarihli vasiyetnamesinin tenfizi için başvuruda bulunmaktayım.</p>



[Vasiyet Sahibinin Adı Soyadı], [Vefat Tarihi] tarihinde vefat etmiş ve arkasında [yukarıda tarihleri belirtilen] vasiyetnameni bırakmıştır. Bu vasiyetnamenin geçerliliği, açıldığı tarih ve kesinleşme şerhi [belgeler, tanıklar, vb. ile kanıtlanabilir detaylar] ile sabittir.</p>



<p>Vasiyetnamenin tenfizi, mirasın adil ve yasalara uygun şekilde dağıtılması ve vasiyet sahibinin son arzularının yerine getirilmesi için zorunludur. Bu nedenle, mahkemenizin vasiyetnamenin tenfizine karar vermesini talep ediyorum.</p>



<p>Bu taleple birlikte, vasiyetnamenin bir kopyası, vasiyet sahibinin ölüm belgesi ve diğer ilgili belgeler ekte sunulmaktadır.</p>



<p>İşbu talebin kabulüne ve gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim.</p>



<p><strong>Netice ve Talep:</strong> Yukarıda sayılan nedenlerle;<br>&#8211; Davamızın kabulü ile X Sulh Hukuk Mahkemesi’nin X Sayılı Kararı ile açılıp kesinleşmiş olan, X Noterliğinden X tarih ve X yevmiye sayılı Düzenleme Şeklindeki Vasiyetnamesinin tenfizine,<br>&#8211; X ili X ilçesi X Köyü X Mevkii 1-3 Pafta 908 Parsel numarasında kayıtlı bulunan 460 m2,56 dm2 yüzölçümlü arsa vasfındaki gayrimenkulün tapuda müvekkil adına kayıt ve tesciline,<br>&#8211; Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, saygılarımla arz ve talep ederim.</p>



<p><strong>Ekler:</strong></p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Vasiyetnamenin Noter Tasdikli Kopyası</li>



<li>Vasiyetin açıldığına dair davanın kesinleşme şerhi</li>



<li>Ölüm Belgesi</li>



<li>[Diğer Belgeler]</li>
</ol>



<p><strong>Saygılarımla,</strong></p>



[Adınız Soyadınız]<br>[İmza]



<p class="has-text-align-center"><em>Daha detaylı ve teknik dava dilekçelerini buraya tıklayarak <a href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-tenfizi-dava-dilekcesi-ornegi/">inceleyebilirsiniz</a>.</em></p>



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Sıkça Sorulan Sorular (SSS)</h2><div class="section-content">




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetnamenin Tenfizi zorunlu mu? Vasiyetname tenfiz edilmezse ne olur? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin yasal olarak tanınması ve uygulanması için zorunludur. Size vasiyet bırakılan taşınır veya taşınmaz bir malı teslim almakta problem yaşıyorsanız, vasiyetin tenfizi davası açmanız gerekir. Aksi taktirde size vasiyet edilen malı cebren alamazsınız.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetnamenin tenfizi davasında keşif yapılır mı? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi davasında, vasiyetnamenin geçerliliği, miras bırakanın son iradesinin doğruluğu veya miras malının durumu gibi konuların netleştirilmesi gerektiğinde keşif yapılabilir. Keşif, mahkeme tarafından delillerin doğrudan incelenmesi amacıyla gerçekleştirilir.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetin tenfizi ne kadar sürer? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi süresi, davanın karmaşıklığına, mahkemelerin iş yüküne, ilgili tarafların işbirliğine ve olası itirazlara bağlı olarak değişir. Basit durumlarda birkaç ay sürebilirken, karmaşık hallerde bu süre birkaç yıla kadar uzar.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetin tenfiz kararı nedir? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetin tenfiz kararı, mahkemenin bir vasiyetnamenin yasal olarak geçerli olduğuna ve uygulanmasına karar verdiği hukuki bir karardır. Bu karar, vasiyetnamede belirtilen mirasın dağıtımının yasalara uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gereklidir.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetnamenin tenfizi davası hangi durumlarda açılır? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi davası, vasiyetnamenin geçerliliğinin tartışmalı olduğu, mirasçılar arasında anlaşmazlık bulunduğu, vasiyetnamenin yürürlüğe girmesinde yasal engellerin olduğu veya vasiyetnamenin içeriğine itiraz edildiğinde açılır.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetnamenin tenfizi davasının kesinleşmesi gerekir mi? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Evet, vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen hükmün icra edilebilmesi için kesinleşmesi gerekir.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetnamenin tenfizi davasında tanık dinlenir mi? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Evet, vasiyetnamenin tenfizi davasında, vasiyetnamenin geçerliliği, vasiyet sahibinin iradesi ve vasiyetnamenin hazırlanma koşulları gibi konuları aydınlatmak amacıyla tanıkların dinlenmesi gerekebilir. Tanıklar, vasiyetnamenin doğruluğunu ve vasiyet sahibinin niyetini destekleyici bilgiler sunabilirler.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetnamenin tenfizi davasında vekalet ücreti nispi mi? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetnamenin tenfizi davasında avukatlık vekalet ücreti, davaya konu olan mirasın değeri üzerinden nispi bir oranda belirlenir. Davalılar dava açılmasına sebebiyet vermemişse aleyhlerine karşı vekalet ücreti yüklenmez.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetname tapuda geçerli mi? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetname, gayrimenkulün devri gibi konularda tapuda doğrudan geçerli bir belge olarak kabul edilmez. Gayrimenkulün miras yoluyla devri için vasiyetnamenin mahkeme tarafından tenfizi gereklidir. Tenfiz kararı, mirasın yasal mirasçılara intikalini sağlamak için tapu işlemlerinde kullanılabilir.</p>




			</div>
		</div>
	




		<div class="clear"></div>
		<div class="toggle tie-sc-close">
			<h3 class="toggle-head">Vasiyetname tapuda geçerli mi? <i class="fa fa-angle-down" aria-hidden="true"></i></h3>
			<div class="toggle-content">



<p>Vasiyetname, gayrimenkulün devri gibi konularda tapuda doğrudan geçerli bir belge olarak kabul edilmez. Gayrimenkulün miras yoluyla devri için vasiyetnamenin mahkeme tarafından tenfizi gereklidir. Tenfiz kararı, mirasın yasal mirasçılara intikalini sağlamak için tapu işlemlerinde kullanılabilir.</p>




			</div>
		</div>
	



</div></section><section class="content-section"><h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2><div class="section-content">



<p>Bu süreç, özellikle miras konularında uzmanlaşmış avukatların rehberliğinde daha etkili ve sorunsuz bir şekilde ilerler. Eğer Adana&#8217;da yaşıyorsanız ve vasiyetnamenin tenfizi davası açmayı düşünüyorsanız, bu alanda deneyimli bir <a href="https://av-saimincekas.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&#8220;Adana miras avukatı&#8221;</a> ile çalışmanız, sürecin tüm yasal gerekliliklere uygun olarak yönetilmesine yardımcı olacaktır. Profesyonel bir avukat, vasiyetnamenin tenfizine ilişkin davayı nasıl açacağınız, sürecin nasıl işlediği, olası riskler ve beklenen sonuçlar hakkında size detaylı bilgi verir.</p></div></section>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-tenfizi/">Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir? Vasiyetnamenin Tenfizi Davası Nasıl Açılır?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://av-saimincekas.com">Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://av-saimincekas.com/miras/vasiyetnamenin-tenfizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
