İcra Hukuku

Menfi Tespit Dava Dilekçesi

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği -1-


ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

                                                                   –İHTİYATİ TEDBİR TALELİDİR-

İCRA DOSYA NO                      :

DAVACI                                     :

VEKİLİ                                       : Avukat Saim İNCEKAŞ- Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Ziya Algan İş Merkezi No:9 K:5 D:41, 01010 Seyhan/ADANA

DAVALI                                      :

KONU                                        : Davalıya herhangi bir borcumuzun olmadığının tespiti talebimizden ibarettir.

DAVA                                         : MENFİ TESPİT DAVASI

HARCA ESAS DEĞER              :…

 

AÇIKLAMALAR                       :

  1. Müvekkil aleyhine davalı şahıs tarafından Adana 1.İcra Müd. … E. numarasına kayıtlı takip başlatılmıştır. YAPILAN TAKİP AÇIKÇA USULE AYKIRI OLDUĞU GİBİ DAVALI TARAFINDAN BAŞLATILAN SÖZ KONUSU İCRA TAKİBİNE KONU ALACAKLARIN KESİNLİKLE HİÇ BİR HUKUKİ DAYANAĞI YOKTUR. MÜVEKKİLİN BÖYLE BİR BORCU BULUNMAMAKTADIR. ŞÖYLE Kİ;
  2. Müvekkilim hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olup Takip Talebinde borcun sebebi olarak … tarihli … fatura gösterilmiştir. Bu faturalar davalı tarafından gerçeği yansıtmayacak şekilde tek taraflı olarak düzenlenmiştir. Zira müvekkil şirketin davalı ile fatura kesilmesini gerektirecek bir ticari alışverişi olmamıştır. Haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ilamsız takip açılmış ve ya tutarsa mantığıyla hareket edilerek ilamsız icra takibi yapılmıştır. Bu takip müvekkile tebliğ edilmemiş olup müvekkil tarafından tesadüfen öğrenilmiştir. Davalı yalnızca kendisinin düzenlediği faturaya dayanarak alacağını ispat edemez. Davalı herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığına dair bir yazılı belge davaya sunamayacaktır. Çünkü müvekkil şirket böyle bir alışveriş yapmamış olup ticari işlerinde her şeyi usulüne uygun olarak yapmaktadır. Davalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia ediyorsa bunu somut ve inandırıcı ıslak imzalı yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Yargıtay karaları da bu yöndedir. Dolayısıyla Davalı Şahıs yanlış ve haksız olarak müvekkilime karşı icra takibi başlatmıştır.
  3. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2014/14716 E. 2015/553 K. 20.01.2015 tarihli kararı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2016/790 E. 2017/619 K. 07.02.2017 tarihli kararlarında Özetle; Tek taraflı olarak Fatura düzenlenip, ticari defterlere kaydedilmesi akdi ilişkini varlığını ispata yeterli değildir.TBK 207. Maddesi gereğince satıcının malın teslimini kanıtlaması gerekir. Somut olayda ispat yükü satıcı konumunda bulunan davalıdadır. Davalının iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerekir. Faturanın sadece davalı satıcının defterinde kayıtlı olması malın teslimine karine teşkil etmez. Bizim olayımızda benzer mahiyette olduğundan tek taraflı düzenlenen faturayla icra takibi yapılamayacağından Yargıtay kararları doğrultusunda davamızın haklılığı ortaya çıkmaktadır.(Emsal Kararlar Ekte Mevcuttur)
  4. Yukarıda açıklanan nedenlerle telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için ÖNCELİKLE VE İVEDİLİKLE teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında Adana 1.İcra Müd. … E.sayılı TAKİBİN DURDURULMASINI TALEP EDİYORUZ.

HUKUKİ NEDENLER           : İİK,TBK,TTK,HMK, VE ilgili diğer mevzuat

DELİLLERİMİZ                    : Adana 1.İcra Müd. … E. sayılı dosyası, Ödeme Emri,Emsal Yargıtay Kararları, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve sair tüm deliller.

CEVAP SÜRESİ                    : İki Hafta

SONUÇ VE İSTEM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle uyarınca;

  1. ÖNCELİKLE VE İVEDİLİKLE teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren Adana 1.İcra Müd. … E.sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ÖDENMEMESİNE ve icra takibinin DURDURULMASINA,
  2. Haklı davamızın kabulüne ve Adana 1.İcra Müdürlüğü 2018/4151 E. sayılı icra takibinin İPTALİNE,
  3. Alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine,
  4. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekâleten talep ederiz.(Tarih)

                                                                                Av. 

    Davacı Vekili

Ekler:  1.Vekâletname Örneği

           2.Adana … İcra Müd. … E. sayılı dosyası   

           3.Takip Talebi Örneği

           4.Emsal Yargıtay Kararları

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği -2-


ADANA ( ) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.

 

DAVACI                                 : 

VEKİLLERİ                           :

DAVALILAR                          : 

KONUSU : Fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik … yönünden borçlu olmadığımızın tespiti talebinden ibarettir.

MÜDDEABİH                        : …(Fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla;)

AÇIKLAMALAR                    :

  • Müvekkil davacı, paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde davalılardan … ’den kendisi gibi …’nde öğrenci olan arkadaşı dava dışı … aracılığıyla muhtelif tarihlerde küçük miktarlarda 2 kez faizli borç para almış ve bu aldığı paralar karşılığında ise ıslak imzalı ve müvekkil davacının ismini muhtevi senetler vermiştir. Bu senetler vadesinden dahi önce ödenerek müvekkil davacıya iade edilmiştir.
  • Aradan geçen zaman içerisinde davalılar elinde müvekkil davacının imzasını havi hiçbir senet(bono) kalmamasına rağmen davalılardan … tarafından sahte tanzim olunarak tahrifatlar yapılmış … tanzim, … vade tarihli, … meblağlı bononun … İcra Müdürlüğü’nün … Sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiği tarafımızca öğrenilmiştir. Mezkur dosya ile ilgili olarak tarafımızca … İcra Hukuk Mahkemesi’nin … Sayılı dosyası üzerinden itirazlarımız yapılmış ve davalılardan … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … Sor. Sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulmuş olup dava ve soruşturma devam etmektedir.
  • Kendisine ait olmayan bir senedin icra takibine geçilmesi sebebiyle mağdur olan davacıya bu kez … Şubesinden … vadeli, … meblağlı senet(bono) hakkında ihbarname gönderilmiştir.
  • Mahkemenizce yapılacak yargılamada sübuta ereceği üzere mezkur bono müvekkil davacı tarafından keşide edilmemiş olup müvekkil davacının davalılara herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple de müvekkil davacının … vadeli, … TL meblağlı senet(bono) yönünden davalılara borçlu olmadığının tespiti için işbu davanın açılma zarureti hasıl olmuştur.
  • Davalılar bakımından DAVA KONUSU BONO SEBEBİYLE HENÜZ İCRA TAKİBİNE GİRİŞİLMEMİŞ OLUP talep edilen meblağın yüksekliği ve bilhassa DAVA KONUSU YAPILAN BONOLARIN SUÇ MAHSULÜ OLDUĞU dikkate alındığında İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz.
  • Davalıların haksız ve kötüniyetli oldukları açık olduğundan dolayı davalıların fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla bono miktarının %40 ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini talep etmekteyiz.

HUKUKİ SEBEPLER            : BK, İİK vs mevzuat

DELİLLER                             : … … Sor. Sayılı dosyası, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, yemin vs deliller.

SONUÇ VE İSTEM               : Yukarıda izah olunan ve re’sen saptanacak sebeplerin muvacehesinde; Fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik,

  • Öncelikle İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
  • Davamızın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik … yönünden borçlu olmadığımızın tespitine,
  • Haksız ve kötüniyetli davalıların bono miktarının %40 ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine,
  • Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline,

Karar verilmesinin gereğini dileriz. Saygılarımızla.(tarih)

                                                                                                             DAVACI VEKİLİ

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği -3-

X NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

                                                                                                                                              -İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR-

İCRA DOSYO NO               :

DAVACI                                :

VEKİLİ                                   :

DAVALI                                :

KONU                                   : Davalıya herhangi bir borcumuz olmadığının tespiti                                                                                     talebimizden ibarettir

AÇIKLAMALAR  :

1-) Müvekkilimize alacaklı tarafından, …. İcra Müdürlüğünde ….. esas numaralı dosya kapsamında  22.000,00 TL değerinde icra takibinde bulunulmuştur. Ödeme emri tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Müvekkilim ….. hakkında başlatılan icra takibini e-devlet üzerinden öğrenmiştir.  Bu takibe tarafımızca düzenlenen 21/10/2019 tarihli dilekçemiz ile itiraz edilmiştir. Ancak davamız süresi nedeniyle reddedilmiştir. 

2-) Davalı tarafından 30/03/2018 ve 30/04/2018 tarihli senetlere dayanarak icra takibi başlatılmıştır. Ancak müvekkilim söz konusu borcun tamamını ifa etmiştir. Bu ödemelere ilişkin şirket yetkilisi ve muhasebecisi ….. tarafından müvekkilimize ıslak imzalı belgeler verilmiştir. Bu belgelerde de görüleceği üzere müvekkilimizin 30/03/2018 ve 30/04/2018 tarihli senetlere binaen ödeme yaptığı şirket yetkilisinin el yazısı ile ikrar edilmiştir. Ayrıca davalı firma tarafından tahsilat makbuzu kesilmiştir. Bu belgeler dilekçemizin ekinde mevcuttur. (EK-1)

3-) Müvekkilimin 10.000,00 TL ve 12.000,00 TL ‘lik borcunun tamamını ödemesine rağmen davalı tarafından başlatılan icra takibi ile mükerrer tahsil yapılmaya çalışılmaktadır.

4-) Müvekkilimizin davalıya maddi anlamda herhangi bir borcu kalmamakla birlikte takibin dayanağı da ifa edilmiştir. Takip başlangıcı olan 29/08/2019 tarihinden önce müvekkilim tarafından, davalıya borç ifa edilmesine rağmen başlatılan takip haksız ve kötü niyetlidir. Dava konusu haksız durum sebebiyle, müvekkilimizin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan davaya konu icra takibi neticesinde müvekkilimizin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyaten durdurma kararı verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DELİLLER             :

– Tahsilat Makbuzları

– ….. Esas Sayılı Dosya

– Şirket Yetkilisinin Düzenlemiş Olduğu Belgeler

– Tanık (Mahkemeniz Gerekli Gördüğü Takdirde Ayrıca İbraz Edeceğiz)

SONUÇ VE TALEP             :

Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve mahkemenizce re’sen göz önünde bulundurulacak hususlar neticesinde;

1-) Müvekkilimiz adına başlatılmış bulunan  …. 4. İcra Müdürlüğü ….. Esas sayılı icra takibinin tarafımız aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla gerekirse hakimliğiniz tarafından uygun görülecek teminat miktarı yatırılarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesine,

2-) Davalı aleyhine açtığımız menfi tespit davamızın kabulüne,

3-) Müvekkilimin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine,

4-) Davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile söz konusu  miktar olan 22.000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine,

5-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygılarımızla arz ve talep ederiz.

DAVACI VEKİLİ

 

EKİ         :

– Tahsilat Makbuzları

– Şirket Yetkilisinin Düzenlemiş Olduğu Belgeler

Menfi Tespit Davası Dilekçe Örneği(Mirasın Reddi Nedeniyle) -4-

NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

İhtiyati Tedbir İstemi Ve Adli Yardım Taleplidir.

Davacı                         : İsim soyisim     T.C.: kimlik numarası

Vekili                          : 

Davalı                         :

Konu                           : İİK 72. ve TMK 605. Maddeleri uyarınca terekenin borca batık olduğunun ve  takipte alacaklı görünen davalı şirkete borçlu olmadığımızın tespiti talebidir.

Harca Esas Değer       : 32.213,18 tl (ödeme emrinde yazan miktar)

Açıklamalar                :

Müvekkilim aleyhine davalı şirket tarafından XX İcra Müdürlüğü 2020/xX0 E. Sayılı dosyası ile ‘’Muris XX’ın Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Borcu’’ nedeniyle icra takibi başlatılmıştır. Yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi müvekkilim  aleyhine başlatılan bu takip hukuki dayanaktan yoksundur. Böyle bir borcu bulunmadığı gibi böyle bir borcu da doğmamıştır. Şöyle ki;

Miras bırakan olan   Tc:     26.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Hatice Kalkan‘ın vefatının ardından geride mirasçı olarak Müvekkilim ve kardeşleri  kalmıştır. Takip her ne kadar müteveffanın ölümünden sonra müvekkilimin mirasçı olarak gözükmesi sebebiyle yöneltilmiş olsa da, KONYA 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … Karar sayılı kararı ile mirasın gerçek reddi talebi … tarihinde kabul olmuş ve mirastaki tüm haklardan vazgeçmiş bulunmaktayız. Söz konusu karar sureti ektedir.

Durum böyle iken davalı şirket x İcra Müdürlüğü’nün 2020/xx0 E. Sayılı 16.07.2020 tarihli dosyasıyla müvekkilim aleyhine ilamsız icra takibine girişmişlerdir.

Miras bırakan  müvekkilime herhangi bir malvarlığı değeri bırakmamıştır. Terekesi borca batıktır. Bu husus yakın çevresince de bilinen bir gerçektir. Bu sebepten dolayı da   KONYA 2. Sulh Hukuk mahkemesi 2020/XXX esas-2020/XXX karar sayılı, 08.03.2020 tarihli kararı ile mirasın reddi kararı alınmıştır.

 Yargıtay’ın mirasın hükmen reddi hususunda verdiği emsal kararlarından bahsetmek davamızın aydınlanması bakımından faydalı olacaktır. Şöyle ki; “Terekenin borca batık olduğunu ve bu nedenle mirasın hükmen reddedilmiş bulunduğunu iddia eden mirasçının bu durumun tespiti için dava açmakta hukuki yararı vardır. Benzer şekilde Kendisine karşı bir icra takibi yapılmış olan mirasçının böyle bir tespit davası açmakta her halde hukuki yararı vardır.” (2. H.D. 16.06.1972 3280/3874 – İBD 1972/9-10 s. 959-960)

“Miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise,  miras reddedilmiş sayılır. Hükmi reddin sonuç doğurabilmesi için her hangi bir irade açıklamasına veya dava açılmasına gerek yoktur. Mirası hükmen reddedilmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi bunu defi yoluyla da ileri sürebilir. Dosya kapsamından miras bırakanın menkul ve gayrimenkulü bulunmadığı gibi her hangi bir gelirinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle mirasın hükmen reddedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.”(Yargıtay HGK 16.04.2008 t, 2008/4-332 E. 2008/336 K.)

Davalı alacaklı taraf kötü niyetlidir. Şöyle ki davalı sözde alacaklı şirket 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi tacirdir. Davalı tüzel kişilik tacir olduğu için Türk Ticaret Kanunun kendisine karşı bazı yükümlülükler getirmiştir. Bunlardan bir tanesi Basiretli Bir İş Adamı Gibi Hareket Etme gerekliliğidir. Bu yükümlülüğün getirileri; tedbirli, sağduyulu, ileriyi makul bir şekilde gören bir tacirden beklenen dikkat ve özeni göstermesi şeklinde sıralayabiliriz. Davalı şirket herhangi bir araştırma yapmaksızın müvekkilim aleyhine icra takibini başlatması haksız ve kötü niyetli olduğunun göstergesidir. Davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine talep ederiz.

Anılan sebeplerle; dava konusu senetten kaynaklı asıl alacak ve tüm fer’ ilerinden davalıya müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için Mahkemenize müracaat zorunluluğu hasıl  olmuştur.

Müvekkilin iş bu dava masraflarını karşılayabilecek durumu bulunmayıp, hiçbir gelir ve desteği yoktur. Dolayısıyla yargılama giderlerini karşılayacak durumu yoktur. Bu nedenle ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını ve neticeten adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER    : TMK, TBK, İİK  ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER       : Karşı ve tamamlayıcı delil sunma ve beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile;

  • İcra Müdürlüğü’nün 2020/XXX E. Sayılı dosya münderecatı
  • Konya 2.Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/XXXX esas-2020/XXXX karar sayılı dosya münderecatı
  • Ödeme emri
  • Tanık beyanları
  • İsticvap
  • Yemin
  • Emsal Kararlar
  • Her türlü yasal delil

Netice-i Talep            : Yukarıda arz ve izah olunan tüm nedenlere binaen;

  1. Öncelikle maddi durumu kötü olan müvekkilimizin yargılama sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar adli yardımdan faydalandırılmasına,
  2. Öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ilgili olarak müvekkil hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına bu talebimiz uygun görülmez ise İİK ‘nun 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine;
  3. Müvekkillerimin murisi ’ın terekesinin borca batık durumda olduğunun tespitiyle borca batık terekeden dolayı müvekkillerimin aleyhine icra takibine konu olabilecek herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitini,
  4. Haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan takibin iptalini, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
  5. Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekil olarak saygı ile arz ve talep ederiz.

          Davacı Vekili

Menfi Tespit Dava Dilekçesi -5-

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE

DAVACI:

VEKİLİ: Adana Avukat İncekaş Hukuk Bürosu

DAVALI:

KONU: … İcra Müdürlüğünün … E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmaması ve ayrıca alacaklıya da müvekkilimin herhangi bir borcunun olmaması sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile aşağıda açıklayacağımız nedenlerden dolayı tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talebimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ       : 10.000,00 TL

AÇIKLAMALAR

1) Davalı tarafından … İcra Müdürlüğünün … E.  sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine … TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Ancak söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olmuştur.

2) Öncelikle senet üzerinde müvekkilin ismi … olarak yazılıp yine ödeme emrinde de … olarak belirtilmiş ise de müvekkilimin adı …’dır. Müvekkilin T.C. Kimlik numarası bilgisi işbu senette yer alırken müvekkilin adını yanlış yazması için herhangi bir sebep yoktur. Dikkat edilirse senet üzerinde çıplak gözle bakıldığında tek bir kalem ile senedin tamamının doldurulduğu ve yazıların tamamının da aynı kişi eli ürünü olduğu, yine imzanın da aynı renkteki kalemle atıldığı açıktır.

3) TAKİBE KONU SENETTE DÜZENLENME TARİHİNİN ALTINDA YER ALAN  İMZALAR MÜVEKKİLE AİT DEĞİLDİR. Senet üzerindeki müvekkile ait olduğu iddia edilen iki imza, açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmemektedir. Mahkemenize işbu dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretinde de görüleceği üzere Müvekkilimin imzasının içerisinde … kelimesi yer almaktadır. Oysa Bono üzerinde yer alan imzalar çıplak göz ile incelendiğinde dahi … yazısı ile uyuşmayacak nitelikte farklı çiziklerin bulunduğu açıkça görülecektir. Bu nedenle müvekkilin imzasının taklit edildiği açıktır. Yapılacak Bilirkişi İncelemesi neticesinde bono üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görülecektir. İşbu taklit imza ile müvekkile icra takibi açılması nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda da bulunacağız. Buna ilişkin soruşturma dosyası bilgilerini ilerleyen aşamalarda mahkemenize bildireceğiz.

4) Yukarıda açıklamış olduğumuz tüm sebepler dolayısıyla, öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına, yargılama neticesinde de müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini saygılırımızla arz ve talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER        : İİK, TBK, TTK, HMK ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : … düzenlenme tarihli senet fotoğrafı, … İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyası, bilirkişi, yemin, tanık ve davalı tarafın sunacağı delillere karşılık her türlü delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla ikamesi mümkün her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP           : Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek sebeplerle;

1-Öncelikle TEMİNATSIZ OLARAK veya müvekkilin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZİN KABULÜNE,

2-Müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile … İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın TAKİP KONUSU ALACAĞIN %20’SİNDEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE,

3-Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. tarih

                                                                   Davacı Vekili

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Senet Menfi Tespit Dava Dilekçesi -6-

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

SAYIN YARGIÇLIĞINA

DAVACI       :

VEKİLİ         :

DAVALI       :

KONU           :İİK. m. 72 gereğince müvekkilimin borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit dava dilekçemizi içerir.       

AÇIKLAMALAR:

Müvekkil aleyhine davalı tarafından … İcra Müdürlüğü … numarasına kayıtlı kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmıştır. Yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı yoktur. müvekkilin böyle bir borcu bulunmamaktadır. Şöyle ki;

1-) Davalı, müvekkil aleyhine … tanzim tarihli … vade tarihli … TL tutarlı bononun ödenmemesi sebebiyle 10 örnek icra takibine başlamıştır. Ancak takibe esas bono hukuken geçersiz olup takibe konu edilmesi mümkün değildir. Müvekkil kooperatifin eski başkanı olan dava dışı….., takibe esas bonoyu yönetim adına tek başına tanzim etmiş ve imzalamıştır. Öncelikle Türk Ticaret Kanunu ve Kooperatifler Kanunu hükümlerince kooperatif adına yapılan borçlanmalarda çift imza kuralı geçerlidir. Yönetim kurulu üyelerinin tek başlarına borçlandırıcı işlemlerde bulunmaları hukuken mümkün değildir. Kooperatif Ana Sözleşmesi Madde 47 “Kooperatif adına düzenlenecek olan evrakın geçerli olması veya kooperatifi ilzamı için, kooperatif unvanı altında kooperatifi temsile yetkili olanlardan 2 (İki) kişinin imzası gereklidir.” Kooperatifi borç altına sokacak ve mamelekinde eksilmeye sebep olacak işlemlerde çift imzanın varlığı zorunlu olup aksi halde düzenlenen evrak hükümsüz olacaktır. İşbu hususta Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve doktrin de bizim ile aynı görüştedirler.

“Dava ve takip konusu çek, davacı şirket ortağı İsmail tarafından keşide edilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 321. maddesinin 3. fıkrasında, anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın geçerli olması için ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğu hükme bağlanmıştır. Davacı G.Metal A.Ş.’nin ana sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığından, sadece İsmail tarafından imzalanan çek, şirketi sorumluluk altına sokmaz. Ancak, temsil yetkisi olmayan ortağın TTK. nun 590. maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkündür. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.” TC. YARGITAY 19. HD., 07.11.1996, 3017/9768

“…. Davacı kooperatifin borçlu olmadığının tespitini talep ettiği çekler kambiyo takibine konu olan çeklerdir. Takibe konu olan çeklerde davacı kooperatif adına yapılan ciroların tek imza ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı kooperatif tek imza ile temsil edilemez. Bu nedenle kambiyo senedinde davacı kooperatif adına tek imza ile yapılan cirolar geçersiz olup, kooperatif tek imza ile yapılan cirolar nedeni ile sorumlu tutulamaz.” TC. YARGITAY 19. H.D. 2015/1579 E. , 2015/6478 K. 30.04.2015

“Türk Ticaret Kanunu’nun 590. maddesine göre temsile yetkisi olmadığı halde, bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeyi imzalayan kimse bu poliçeden dolayı bizzat sorumlu olur. Bu hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun 690.II ve 730, b. 3 maddeleri gereğince bono ve çekler hakkında da uygulanır. Çoğu durumda ortaklığı tek başına temsile yetkili olmayan büyük pay sahipleri bono veya çek düzenlemekte, Yargıtay da bu kişilerin TTK. m. 590 uyarınca söz konusu senetlerden şahsen sorumlu olduklarını, ortaklığın ise sorumlu tutulamayacağını belirtmektedir.”( Prof. Dr. Ahmet TÜRK, Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, sf.344-345)

2-) Yönetim kurulunun amacı kooperatifin başarısını ve gelişmesini sağlamak için titiz bir biçimde işleri yürütmektir. Kooperatif Ana Sözleşmesi Madde 49: “Yönetim Kurulu, kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği gösterir ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf eder.

” Bu doğrultuda yönetim kurulunun üçüncü bir kişiye karşı borçlanmasının kooperatifin meşru amaçlarına uygun ve faydasına olması zorunludur. Yönetim kurulu kendi adına ve yararına herhangi bir işlem ifa edemeyecektir. İşbu husus kanunlar ve ana sözleşme ile yasaklanmıştır. Bononun düzenleme tarihinde kooperatifinde böyle bir borçlanmaya ihtiyacı bulunmamakta olup işbu borç tamamen yönetim kurulu başkanının şahsi faydası amacıyla üstlenilmiştir.

3-) Bir diğer önemli husus ise Kooperatif Ana Sözleşmesi Madde 45/7’de “Kooperatifin amaçlarının gerçekleşmesinde kullanılmak üzere genel kurul kararına dayalı olmak şartıyla, ilgili kuruluşlardan kredi almak, kredi alma işlerinde, kooperatife kredi açacak kuruluşlara olan taahhüt ve yükümlülüklerden ortakları haberdar etmek,” şeklinde düzenlenmiş olup kooperatifin amaçlarının gerçekleşmesi amacıyla borçlanılabilecek kurumlar belirlenmiştir. Kooperatif Ana Sözleşmesi Madde 6: “Kooperatifin kredi ihtiyacının karşılanması amacı ile ilgili finansman kuruluşlarına başvurur, borçlanır, açılan kredinin zamanında ve amacına uygun kullanılmasını sağlayıcı tedbirleri alır.” Yönetim kurulu; kooperatifin amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla yalnızca kurum ve kuruluşlara borçlanabilecektir, aksi ana sözleşmeye ve kanun maddelerine aykırıdır. İşbu durumda kooperatifin borçtan sorumluluğundan söz edebilmek hukuken mümkün değildir.

4-) Kooperatif yönetim kurulu; gerekli defter ve belgeler ile genel kurul evraklarının ve ortak listelerinin muntazam hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve gelir-gider hesabı ile yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp incelenmek üzere denetçilere verilmesinden sorumludur. Kooperatifin iş ve işleyişleri için yapılan harcamaların usulüne uygun ve titiz bir şekilde defterlere işlenmesi gerekmektedir. Ancak kooperatif defter ve kayıtlarında, dava konusu icra takibinin dayanağı olan bonoya dayalı borca ait hiçbir kayıt bulunamamıştır. İşbu bonoya karşılık borç veyahut hizmet alınıp alınmadığı, alındı ise neyin karşılığında borç altına girildiği hiçbir suretle kayıt altına alınmamıştır. İşbu icra takibinin dayanağı olan bono, bu nedenlerle de TTK, Kooperatif Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesi hükümlerine aykırı olup hükümsüzdür. İşbu bonoya dayanarak müvekkile karşı eldeki icra takibinin açılması mümkün olmayıp işbu takip kötü niyetlidir.  “Dava konusu bonoların ise iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bonoların tanzim tarihinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından önceki döneme ait olduğu, dosya kapsamına ve tanzim tarihlerine göre bonoların taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya verilmiş olmasının mümkün olmadığı, davalının alacaklı olmadığını bildiği bonolara dayalı olarak davacı aleyhine takip başlatmakta kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, … İcra Müdürlüğü’nün 2012/3577 esas sayılı dosyasında takibe konu toplam 47.600,00 TL bedelli 4 adet bono ve ferileri yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,” TC. YARGITAY 19. H.D. 2015/1579 E. , 2015/6478 K., 30.04.2015

Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2020/85 E. 2020/454 K. Ve 13.02.2020 tarihli kararı uyarınca ticari uyuşmazlıklardan kaynaklı menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olmamasına rağmen uygulamada yaşanan belirsizlik nedeniyle tarafımızca 18.08.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış olup 24.09.2020 tarihinde anlaşmama iradesiyle oturum sona ermiştir. Arabulucuk anlaşamama tutanağı dava dilekçemiz ekinde sunuludur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle telafisi güç zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için ÖNCELİKLE VE İVEDİLİKLE teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında Adana İcra Müdürlüğü … Sayılı TAKİBİN DURDURULMASINI ve davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan dolayı davalının fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla bono miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini ve dava konusu bononun hükümsüzlüğüne karar verilerek tarafımıza iadesini talep etmek amacıyla mahkemenize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER       : İİK,TBK,TTK,HMK, Kooperatif Kanunu ve ilgili diğer mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : Adana İcra Müdürlüğü … Sayılı dosyası, tanık, yemin, bilirkişi, kooperatif defter ve kayıtları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM   : Yukarıda arz ve izah edilen ve resen araştırılacak nedenlerle; ÖNCELİKLE VE İVEDİLİKLE teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında … İcra Müdürlüğü ….. E. Sayılı TAKİBİN DURDURULMASINI ve davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan dolayı davalının fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla bono miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini ve dava konusu bononun hükümsüzlüğüne karar verilerek tarafımıza iadesine karar verilmesini talep ederiz.

Saygılarımızla. tarih

Davacı Vekili

Menfi Tespit ve İstirdat Dava Dilekçesi -7-

NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE

Davacı:

Vekilleri:

Davalı:

Davanın Türü: Menfi Tespit ve İstirdat

Dava Konusu: Müvekkilimize Tüketici Sözleşmesinin Karşılığı Olarak İmzalatılmış Kambiyo Senetlerinin İcra Takibine Konu Olması Sonucunda Maaş Hesabından Kesilmeden Borçlu Olmadığının Tespiti ile Kesinti Yapılmış Kısmının Geri Ödenmesi Talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

OLAYIN ÖZETİ

Müvekkilimiz davacı …. İle …… yurdu arasındaki sözleşme uyarınca, …………………’ın alacağı yurt hizmetleri karşılığında aylık olarak ………………… TL ücret müvekkilimiz tarafından ödenecektir. (Ek-2, Sayfa 1)

Ancak müvekkilimize sözleşmeyle beraber yurdun mutad uygulaması üzerine bono imzalatılmıştır. Bonoların tamamı aynı tarihte (23.09.2018) ve tek bir seferde müvekkilimize imzalatılmış olup vade tarihleri 2018’in Ekim, Kasım, Aralık ve 2019’un Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarının 30’unda olacak şekilde düzenlenmiştir. (Ek-2, Sayfa 3-6)

Müvekkilimiz kızıyla beraber okul ve yurt kayıt işlemlerini tamamladıktan sonra hemen …………………’a dönmüştür. Müvekkilimizin kızı ise eğitimine devam etmek için …………………’de kalmıştır. Fakat sosyal ve psikolojik sebeplerle eğitimine mezkûr şehir ve üniversitede devam edememiş, 16.10.2018 tarihli Özlem ………………… Turizm LTD. şirketi otobüsüyle …………………’a kesin dönüş yapmıştır. (Ek-4) Artık yurt hizmetini almayacağını yurt müdürüne telefonla bildirmiştir.

Müvekkilimize yurt hizmet sunumu ücretinin karşılığı ve teminatı olarak düzenlenmiş bonoların iade edilmesi gerekirken, tamamının vadesi gelmiş bonolar kullanılarak 24.01.2020 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. (………………… 21. İcra Dairesi ………………… E. Sayılı dosya) (Ek-2, Sayfa 7) Kambiyo senetlerinin sağladığı kolaylık nedeniyle müvekkilimiz almadığı bir hizmetin ücretini ödemek zorunda kalmış, İŞ-KUR elemanı olarak çalıştığı ve asgari ücret aldığı maaşından şimdilik toplam ……… TL kesilmiştir.

HUKUKİ İNCELEME

Davalı söz konusu işlemlerde, 6502 Sayılı Kanun uyarınca hizmet sağlayıcı konumundadır. Müvekkilimiz ise hizmet alan tüketicidir. (3. Madde/ı,k) Aynı kanunun 4. Maddesi tüketici korumak için kambiyo senetlerine dair haksız şart hükümleri ile başkasının tüketici işlemine karşılık teminat ve kefaletleri özel hüküm altına almıştır.

Yine, “tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan” şartlar, haksız şart olarak belirlenmiş olup bunların hükümsüz olduğu belirtilmiştir. (Madde 5/1,2)

Söz konusu olay sebebiyle, müvekkilimizin kızının alacağı hizmet için yaptığı sözleşmede ve bu sözleşmeye göre kendisine imzalatılmış senetlerin haksız şart teşkil ettiği açıktır. Çünkü müvekkilimiz an itibariyle kızının almamış olduğu bir hizmet için para ödemektedir.

Benzer davalarda yerleşik Yargıtay içtihatları da müvekkilimiz lehinedir. Yargıtay 13. H.D, yurttan ayrılan kişinin sözleşme hükümlerinde yer alsa bile ücretin tamamından sorumlu tutulamayacağı yönünde karar vermiştir. Şöyle ki:

Dava konusu 03.10.2006 düzenleme tarihli senedin, davacının kardeşinin yurtta kalma ücretine ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılmakta olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Her ne kadar mahkemece davacı tarafından imzalanan sözleşme hükümlerine göre davacının senette yazılı borç miktarından sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de yurttan ayrılan öğrencinin sözleşme süresi boyunca ve ücretin de tamamından sorumlu olacağına ilişkin sözleşme hükmü haksız şart mahiyetindedir. Böyle olunca, mahkemece davacının kardeşinin yurttan ayrıldığı tarihten sonra yerine bir başka öğrencinin kaydedilme olasılığının ve süresinin araştırılması ve bu süreyle orantılı olarak davacının sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Yargıtay 13. H. D. 2011/5685 E., 2011/12249 K.

Söz konusu olayda ise müvekkilimizin kızı henüz senenin başında yurttan ayrılarak an itibariyle mukim bulunduğu yere dönmüştür. Sözleşme gereğince ilk taksitlendirme 30.10.2018 tarihinde başlamakta olup ………………… TL peşinat ödendiği kaydedilmiştir. (Ek-2, Sayfa 1)

Müvekkilimiz sözleşmenin imzalandığı 23.09.2018 tarihinde ………………… TL ödeme yapmıştır. (Ek-1, Sayfa 8) Mevcut olayda, henüz hizmet alanın ayın ortasındayken ayrılmış olduğu yurt hizmeti taksiti ayın otuzundan muaccel olacağı ve müvekkilimizden peşinat alındığı açıktır. Yurttan çeşitli nedenlerle ayrılan hizmet alanın yerine, henüz eğitim yılının başlangıcı olması nedeniyle gelecek ayın otuzunda kadar başka bir müşteri bulunabilecek durumda olduğundan bu geçen süre ve ödenmiş miktar, makul süre ve miktar olarak tespit edilmelidir.

Teminat

Müvekkilimizin maddi durumu elvermediği için takibin durdurulması için talep olunacak teminatı yatırma imkânı bulunmamaktadır. Müvekkilimiz asgari ücretle çalışmakta olup, ikisi üniversite, biri lise ve biri ortaokul olmak üzere üç öğrenci okutmaktadır. Bu sebeple takibin durdurulması için gerekli teminatı yatıracak maddi güce sahip değildir. Bu doğrultuda, icra takibinin tedbirsiz olarak durdurulmasını talep ediyoruz.

Hukuki Nedenler       : 6502, 6100 ve 2004 Sayılı Kanunlar ve İlgili Mevzuat ile Yargı İçtihatları

Hukuki deliller           : Tanık, Bilirkişi, ………………… 21. İcra Dairesi ………………… E. Sayılı dosya, Sözleşme, Kambiyo Senetleri ile Otobüs Bileti ve Diğer Deliller.

Sonuç ve İstem          : Yukarda açıkladığımız nedenlerle;

  • İcraya konu olan işlemde müvekkilimizin borçlu olmadığının tespitine,
  • Karar verilinceye kadar takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesine,
  • İcra takibi sonucu müvekkilimizin şimdilik maaşından kesilen ….. TL’nin davalıdan geri alınarak müvekkilime verilmesine,
  • Menfi tespiti kabil olmaması durumunda takibe konu olarak müvekkilimizden alınmış ve alınacak bütün miktarın kendisine geri ödenmesine,
  • Yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ile ücret-i vekalete hükmedilmesini mahkemeden bilvekale saygıyla talep ederim. 29.01.2020

Davacı Vekilleri

Ekler:
1-
ÖSYM Sonuç Belgesi
2- Yurt Hizmet Sözleşmesi, Senetler Vd. Belgeler.
3- Otobüs Bileti

Menfi Tespit Dava Dilekçesi 8

ADANA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

HARCA ESAS DEĞER :

KONU : Adana İcra Müdürlüğü’nün ………….. esas sayılı dosyası ile başlatılan hukuka aykırı icra takibine ilişkin öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek davalıya borçlu olmadığımızın tespiti ile %20 den az olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebimize ilişkin menfi tespit dava dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR

Davalı şirket tarafından, müvekkil şirket aleyhine Adana İcra Müdürlüğü’nün …. esas sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı olarak ilamsız icra takibine girişilmiş, müvekkil şirketin daha önce faaliyet gösterdiği adresine Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre tebligat yapılarak kesinleşen icra takibine karşı iş bu menfi tespit davasını ikame etme zarureti doğmuştur. Şöyle ki :

1) Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt alım – satımı hususunda karşılıklı bir cari ilişki kurulmuş olup müvekkil, şirket akaryakıt alımına karşılık olmak üzere …….. tarihli ………nolu ………. TL bedelli çeki davalı şirket lehine keşide etmiş ve bu çek bedelini …………. tarihinde Türk Ekonomi Bankası aracılığıyla ödemiştir. (ek-çek fotokopisi)

Bu nedenle davalı yanın Adana İcra Müdürlüğü’nün ………. esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takip haksız ve hukuka aykırıdır ve davalı …. suiniyetli olarak takibi başlatmıştır. Nitekim daha çekin vadesi gelmeden davacı müvekkil şirket aleyhine takibe girişmiştir.

Kaldı ki, davalı taraf müvekkil şirketin faaliyetlerini yürüttüğü merkezi bildiği halde suiniyetli davranarak tebligatları, müvekkil şirketin faaliyet göstermiş olduğu eski adrese göndererek takibi kesinleştirme yoluna gitmiş bu nedenle yasal süre için de icra dosyasına itirazda bulunmak imkanımız olmamıştır. Müvekkilimiz, davaya konu hukuka aykırı icra dosyasından ancak bankaya yazılan bir müzekkereden dolayı haberdar olabilmiştir.

Müvekkil şirketin çalıştığı muhtemel bankaları dahi bilebilecek durumda olan davalı yan, her nasılsa davacı müvekkilin faaliyet merkezine değil, eski adresine tebligat göndermeyi tercih etmiştir.

2) Davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki gereğince alınan akaryakıta karşılık müvekkil şirket, …………. Bankası, ……… şubesi’ne ait …………. tarihli ………. nolu ………. TL bedelli çeki davalı şirkete keşide etmiş ve …………..

Tarihinde ödemiştir. Bu husus Sayın Mahkemenizin muhatap bankadan çekin kimlerce ne zaman tahsil edildiğinin sorulmasıyla sübut bulacaktır.

3) Ayrıca, ekte sunulan ve davalı yanca, çekin alınmasına müteakip ……… tarihinde davacı müvekkil şirkete verilmiş olan, üzerinde davalı ……..’nın kaşesi ve yetkili şahsın imzaları bulunan ………. Tarihli tahsilat makbuzu da, icra takibine konu borcun adı geçen çek vasıtasıyla ödendiğini ispat eder mahiyettedir. Nitekim Sayın Mahkemenizce icra dosyası celp edildiğinde, ödeme emrinde borcun sebebi olarak ………. TL bedelli evrak ve …………. No’lu fatura yer almaktadır. Dolayısıyla tarafımızca ödenmiş çek meblağı ile icra takibine konu edilen meblağ ve borcun sebebi birebir örtüşmektedir. (Ek- Tahsilat makbuzu )

Üstelik icra takibine mesnet gösterilen ……….. tarihli 1………no’lu faturanın, ödemiş bulunduğumuz çeke karşılık geldiği ticari defter kayıtlarımızda da açıkça görülmektedir. ( Ek – Cari hesap dökümü )

4) Yukarıda arz ve izahına çalıştığımız üzere, davalının icra takibine kötüniyetli olarak giriştiği açıkça ortadadır. Zira, icra takibine konu borcun çekle ödendiğini bildiği gibi daha çekin ödeme günü gelmeden icra takibine girişen davalı şirket, bununla da yetinmemiş davacı müvekkilin mevcut faaliyet adreslerini bilmesine rağmen, eski adresler üzerinden icra takibini kesinleştirme yoluna gitmiştir. Dolayısıyla, müvekkil şirkete maddi anlamda zarar vermek kastıyla ve alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine girişen davalı şirket aleyhine, İ.İ.K 72/4 maddesi gereği, takip miktarının %20sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmekteyiz.

5) Son olarak davaya konu haksız icra takibi neticesinde, müvekkil şirketin devam eden ticari hayatı sekteye uğrama tehlikesiyle karşı karşıya olup, telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı şüphe götürmezdir. Bu nedenle Sayın Mahkeme uygun gördüğü takdirde teminatsız, aksi halde belirleyeceği teminat mukabili, icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar durdurulması, bu mümkün görülmediği takdirde, teminat mektubu mukabili, icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde İhtiyat-i Tedbir Kararı verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz

HUKUKİ SEBEPLER : İİK ve sair ilgili mevzuat

DELİLLER :

1- İcra takip dosyası

2-Tahsilat makbuzu

3- Çekin tahsil edildiğine ilişkin banka kayıtları

4- Ticari defterler

5-Cari hesap dökümü

6- Bilirkişi incelemesi vs. diğer her türlü yasal delil

(Karşı tarafın delillerine karşı delil bildirme hakkımızı saklı tutuyoruz)

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ve Sayın Mahkemenizce re’sen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

Öncelikle Sayın Mahkeme uygun gördüğü takdirde teminatsız, aksi halde belirleyeceği teminat mukabili, icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar durdurulması, bu mümkün görülmediği takdirde, teminat mektubu mukabili, icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde İhtiyat-i Tedbir Kararı verilmesini

Haklı hukuka uygun davamızın KABULÜ ile birlikte borçlunun Adana İcra Müdürlüğü’nün 13 esas sayılı takip dosyasındaki alacağın tamamına ilişkin borçlu olmadığımızın tespitine,

Alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekalet arz ve talep ederiz.

Davacı vekili

Takibin İptali Talepli ve Ayıplı Mal Kaynaklı Menfi Tespit Dava Dilekçesi 9

ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Tedbir Taleplidir

ESAS NO:

DAVACI:

VEKİLİ:

DAVALI:

KONU: Müvekkilimiz hakkında başlatılan Takibin İptali ve müvekkilimizin kısmen davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ilişkin taleplerimizin sunulması hakkındadır.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil, Davalı şirkettin … Yıl Şubesinden 24.09.2017 ve 26.09.2017 tarihlerinde iki farklı sözleşme ile Yatak odası (Çift kişilik baza, gardırop, şifon, iki adet sehpa, çift kişilik yatak), Çocuk odası (İki adet baza, iki tek kişilik yatak, bir adet çalışma masası, bir tane elbise dolabı), Bir adet mutfak masası ve 4 adet sandalye, Çamaşır makinesi, buzdolabı, sunny marka televizyon, set üstü ocak, süpürge makinesi, davul fırın, iki adet battaniye taksitle satın alınmıştır.

Müvekkilimiz, taksit tutarlarını her ay düzenli olarak ödemiştir. Ancak davalı tarafından alınan ürünlerin bir çoğu ayıplı çıkmıştır. Ayıpların giderilmesi için şirkette defalarca şifahi olarak bildirilmesine rağmen davalı, ürünlerdeki ayıpları gidermemiştir. Bunun üzerine müvekkilimiz, ayıpların giderilmemesi halinde her hangi bir ödemede bulunulmayacağını beyan etmiş ve davalı tarafta bu durumu kabul etmiştir. Tüm yapılan bu şifahi uyarılara rağmen Davalı taraf ürünlerin ayıplarını gidermemiştir. Bu sebeple davalıya, Adana 1. noterliği 14.05.2019 tarih ve ….. nolu ihtar keşide edilmiştir. İş bu ihtarla da sonuç alınamayınca davalı aleyhine malın ayıplı olması sebebiyle ayıplı malların bedellerinden indirim yapılması istemi ile Adana 2. Tüketici mahkemesi 14 Sayılı dosyası ile dava açılmış bulunmaktadır.

A. DAVALI TARAFÇA TAKİBE KONULAN KAMBİYO SENEDİ GEÇERSİZDİR

Taraflar arasında sözleşme imzalanırken, davalı müvekkile boş senet imzalatmıştır. Davalı art niyetle müvekkilimizce imzalan açık senedin üzeri doldurularak müvekkil aleyhine fazla miktarda alacak ve TKHK’na aykırı fahiş miktarda faiz işleterek Adana 1. İcra Müdürlüğü’nün ….. Esas sayılı dosya ile kambiyo senedine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatmıştır. Söz konusu takip 03.07.2019 tarihinde kesinleşmiştir. İş bu takibin kesinleşmesi ile müvekkilimiz haciz tehdidi altına girmiştir.

Davacı tarafça üzeri sonradan doldurulan söz konusu senet TKHK’ya göre tüketici yönünden geçersiz olduğundan senede dayalı olarak açılan icra takibinin İPTALİ gerekmektedir. Nitekim TKHK’nın 4. Maddesinin 5. Bendi ”Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir” demektedir. Başta bu sebep olmak üzere aşağıdaki beyanlarımız mucibince tüketici yönünden geçersiz olan senede dayalı olarak açılan icra takibinin İPTALİNİ talep ediyoruz.

Müvekkilimizin tüketici olması, takibe konu senet hakkında TKHK’nın mezkur maddesi uygulama alanı bulacağından ve TKHK’nın Tüketici Mahkemesi başlıklı 73. Maddesi ”Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir” hükmüne istinaden sayın mahkemenizde dava açma zorunluluğu hasıl olmuştur.

B. MENFİ TESPİTE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ

Müvekkilimiz 2018 yılına ait tüm taksitleri eksiksiz olarak ödemiştir. (EK-4 ödeme makbuzları) Son olarak 09.12.2018 tarihinde 800,00 TL ve 27.12.2018 tarihinde 800,00 TL ödeme gerçekleştirmiştir. Bu taksitlerin ödenmesi ile bakiye 5.015 TL borç kalmıştır. Ancak davalı, 27.12.2018 tarihindeki ödemeyi hesaba katmamış, mevcut borçtan fazla alacak ve yüksek işlemiş faiz tahsil etmek amacı ile takibi kötü niyetle 5.815 TL üzerinden başlatmıştır.

Müvekkilimiz 2018 yılı taksit tutarlarını eksiksiz olarak ödemesine rağmen davalı, icra takibinde sanki müvekkil hiç taksit ödememiş gibi 30.06.2018 -14.06.2019 tarihleri arasında TKHK’na aykırı olarak kabul edilmez fahiş faiz işletmiştir. THKK’nun 5. Madddesi 2. Bendinde Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür, Amir hükmü mevcuttur. Aynı maddenin 3. Fıkrasında Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir” hükmünü havidir.

Yine aynı kanunun 19. Maddesinin (1) bendinde Taksitle satış sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, satıcı veya sağlayıcı, kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak satıcı veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de kalan borcun en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksidi veya kalan borcun en az dörtte birini oluşturan bir taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Satıcı veya sağlayıcının bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur. Kanunda açıkça belirtildiği gibi bakiye borcun tümünü isteyebilmesi için sağlayıcının tüm edimlerini yerine getirilmesi şartı mevcuttur. Yine aynı maddesinin 2. Bendinde ”Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmaz” demektedir. Davalı kanuna aykırı olarak haksız ve kötü niyetle sözleşme imzalama tarihinden itibaren faiz, komisyon ve benzeri masraflar işletmiştir. Davalı taraf, ödenen taksitlerin faizini ve müeccel borcun faizini talep etmektedir. İş bu işlem usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

Sayın mahkemeye sunacağımız faturalarda da anlaşılacağı üzre müvekkilimizin bakiye borcu sadece 5.015,00 TL’dir. Davalı tarafın taraflar arasındaki ilişkiye konu mallarda bulunan eksik ve ayıpları gidermemesi sebebiyle müvekkilimiz haklı olarak ödeme yapmaktan imtina etmiştir. Kaldı ki davalı taraf müvekkilimizin hesabına bloke koymuş, tüm haksızlıklara rağmen iyi niyet göstererek kısmi olsa da ödeme yapmak isteyen müvekkilimizi ‘hukuki işlem başlatılacağı’ gerekçesi ile geri çevirmiştir.

Özetle davalı taraf haksız ve kötü niyetle sözleşme imzalandığı tarihte müvekkilimize imzalatılan açık senedi TKHK’ya aykırı olarak doldurmuş ve yine kanuna aykırı olarak 30.06.2018-14.06.2019 tarihleri arasında fahiş oranda ayrıca ödenmiş bulunan taksitlere dahi faiz uygulamak suretiyle icra takibi başlatmıştır. Davalı taraf ödenen taksitlere dahi faiz işletmiştir.

Açıkladığımız nedenlerle; öncelikle icra takibine konu edilen yasaya aykırı düzenlenen bononun kanunun mezkur açık hükmü icabınca geçersizliğine hükmedilerek, Adana 1. İcra Müdürlüğü’nün ……. Sayılı Dosyası ile başlatılan takibin iptaline, sayın mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilimizin bakiye borcunun 5.015,00 TL olması sebebiyle fazlaya ilişkin hususlarda müvekkilimizin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle davalı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkilimizin haciz tehdidi altında olması sebebiyle Adana 1. İcra Müdürlüğü’nün 16 esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz.

DELİLLER : Karşı tarafın sunduğu delillere karşı delil sunma hakkımızı saklı tutarak delil listemizi sunuyoruz.

  • Taraflar arasında imzalanan sözleşme (davalıdan talep edilecektir)
  • 24.09.2017 ve 26.09.2017 tarihli faturalar
  • Müvekkilin yaptığı ödemeleri gösteren dekontlar
  • Adana 2. Noterliği’nin …… Yevmiye ve 14.05.2019 tarihli ihtarnamesi
  • Bilirkişi İncelemesi
  • … İcra Müdürlüğü’nün … Sayılı Dosyası
  • … Tüketici Mahkemesi … Sayılı dosyası
  • Bilirkişi
  • Yemin, tanık ve sair ikamesi mümkün her türlü yasal delil,

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerle;

  1. … İcra Müdürlüğü’nün … Sayılı dosyasının öncelikle teminatsız, sayın hakimliğiniz aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında İHTİYATİ TEDBİR İLE DURDURULMASINA,
  2. Usul ve yasaya uygun olarak açılan davamızın kabulüne,
  3. Mevzuata aykırı düzenlenen senedin geçersizliğine ve bu sebeple de senede dayalı olarak başlatılan icra takibinin İPTALİNE,
  4. Sayın mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilimizin bakiye borcu 5.015,00 TL olduğundan davalı tarafça müvekkilimiz aleyhine başlatılan icra takibine konu fazla talep edilen 800-TL (5.815,00-5.015,00) ana para borcu ile kötü niyetle söz konusu borca işletilen 1.112,02-TL faiz ve 17,45-TL komisyon hususunda müvekkilimizin davalıya borcu olmadığının TESPİTİNE,
  5. Davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile davalı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına HÜKMEDİLMESİNE,

Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil tayin edenim adına saygıyla arz ve talep ederim.

Davacı Vekili

Son düzenleme tarihi 27 Haziran 2021 17:09

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Epistemofili teşhisi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulur.






Arama

Nitelikli arama yapmak için tıklayınız.


Adalet olmayınca devlet büyük bir çeteden başka nedir ki?
Augustinus


Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!