Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Memnu Hakların İadesi Talebi Dilekçesi

Memnu Hakların İadesi Talebi Dilekçesi

X NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE (CMK. 250 md gereğince yetkili)

GÖNDERİLMEK  ÜZERE

X AĞIR CEZA MAHKEMESİ  BAŞKANLIĞI’NA

GÖNDERİLMEK ÜZERE

X AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

                                                                       

İTİRAZ EDEN                            :

İTİRAZ EDİLEN KARAR           : X Nolu Ağır Ceza Mahkemesi X D.İş sayılı talebimizin reddine ilişen kararına itirazdan ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ                                   :

AÇIKLAMALAR                               : X Devlet Güvenlik  Mahkemesi’nin X Esas-Karar sayılı kararıyla yürürlükten kaldırılan 765 Sayılı TCK. nun  312/2. maddesi uyarınca , (suçun işlenmesindeki özellikler  ve kastının yoğunluğu)teşdidden 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmama karar verildi,bu karar sanık Yargıtay 9.Ceza  Dairesi’nin X Karar sayılı ilamıyla onanarak  kesinleşti.

Anılan ilamın cezasında dolayı  X tarihinde tutuklanarak cezaevine konuldum, X tarihinde şartla tahliye edilerek serbest bırakıldım ve bihakkın tahliye tarihi ise X günü tamamlandı.

Daha sonra X tarihinde 5237 Sayılı TCK yürürlüğe girdi, 5237 Sayılı TCK ‘nun lehime düzenlemeler getirip-getirmediği hususunun karara bağlanması ve mahkum olduğum suç bakımından; 5237 Sayılı TCK’ nun 7/2 ve 5252 Sayılı TCK’ nun  yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanunun 9. maddesi hükümleri uyarınca hukuki durumumun incelenmesi ve yeniden değerlendirilmesi için talepte bulunduk.

X Devlet Güvenlik Mahkemesi mahkumiyetime esas olan tahrik suçunun yürürlükten kaldırılan 765 Sayılı TCK’ nun da ki cezasının 312/2. maddesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği görülmüş, buna karşılık 5237 Sayılı TCK’ nun da  ise aynı suçun 216/1. maddesinde: “Halkın sosyal sınıf , ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde…..” denilmek suretiyle düzenlenerek cezasının da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak öngörmüştür.Bu düzenleme içerik açısından daha dar ve bu maddeden cezalandırabilmek için “açık ve kesin tehlikenin ortaya çıkması halinde” şeklinde bir öngörüde bulunmuştur. Olayımızda hangi tehlikenin meydana geldiği yeniden değerlendirme mahkemesinde açıkça ortaya konulması gerekir.Ben bu olayda asla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmedim.Sayın mahkeme temyiz edilen iş bu kararında her iki yasanın alt sınırının ve üst sınırının aynı olmasını lehe hükümler getirmediği ve suçun cezasından bir değişiklik olmadığından bahisle talebimizin reddine karar vermiştir.Yerleşen Yargıtay İçtihatlarında lehe kanun  uyarlamasında içerikte değişiklik olması durumunda ve alt sınırdan ayrılması halinde kesinlikle  sanığın dinlenmesi hususu düzenlenmiştir.

Ayrıca mahkumiyete esas kararda 765 Sayılı TCK’ nun 31. maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilerek herhangi bir hakkı kullanmaktan yoksun bırakılmasının söz konusu olmadığından bahisle5237 sayılı yasanın mahkumiyetten kaynaklanan hak yoksunlukları yönündeki lehe düzenlemelerin uygulanması yönündeki talebimizin ret edilmesi  hukuka yakırıdır. Çünkü mahkumiyetten kaynaklı hak yoksunlukları dolaylı bir şekilde benim medeni ve siyasi haklarımı kullanmaktan mahrum bırakmaktadır.Bu nedenle yeni yasa ile birlikte mahkum  olan ile benim hukuki durumumuz ve cezamız aynı olmasına rağmen sonuçları aynı olmamaktadır.Bu nedenle de verilen mahkeme kararının itirazen bozulmasını ve talebimiz gibi karar verilmesini talep etmek gerekmiştir.

SONUÇ VE TALEP:  X Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin X Esas-Karar sayılı ilamı ile 765 Sayılı TCK’ nun  312/2. maddesi uyarınca mahkumiyetinin  5237 Sayılı yasaya göre yeniden değerlendirilmesini ve  TCK’ nun memnu haklar yönündeki lehe hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebimizin reddine ilişen mahkeme kararının itirazen bozulmasına ve bu konudaki talebimizin kabulüne karar verilmesini arz ve talep ederim.

                                                                                           İtiraz Eden

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 02:14

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.