Mal Ortaklığı Rejimi (MOR) Ne Demektir?

Mal Ortaklığı Rejimi (MOR) Ne Demektir?

Mal Ortaklığı Rejimi (MOR), TKM ‘nde de bulunan seçimlik mal rejimlerinden biridir. TMK nun yeni düzenlenmesinde, kadın erkek eşitliği doğrultusunda bazı değişikliklere uğrayan bu rejim; içerdiği ortaklık mallarıyla, diğer rejimlerden temelli bir ayrılık göstermektedir.

Mal Ortaklığı Rejiminin Niteliği

TMK nun 256. maddeleri kapsamında düzenlenmiş bulunan MOR; eşlerin kişisel malları ile ortaklık mallarının toplamından oluşur. Ancak; TMK nun düzenlediği MOR, tek bir şekilde olmayıp; Genel Mal Ortaklığı ve Sınırlı Mal Ortaklığı olarak başlıca iki tür göstermektedir. Sınırlı Mal Ortaklığı da kendi içinde; Edinilmiş Mallarda Ortaklık ile Diğer Mal Ortaklıkları türlerine ayrılmaktadır.

Mal Ortaklığı Rejimi Çeşitleri

Genel Mal Ortaklığı

TMK nun 256. maddesinde; MOR’nin ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsadığı belirtilmiş ve TMK nun 257. maddesinde de: “Genel Mal Ortaklığında eşlerin kanun gereğince, kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur. Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar. Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir. hükmüyle bu tür mal ortaklığı rejimi tarif edilmiştir.

Sınırlı Mal Ortaklığı

Sınırlı Mal Ortaklığı; Genel Mal Ortaklığına göre ortaklık mallarının daha sınırlı olduğu bir mal rejimi olarak düzenlenmiştir. Ancak bu ortaklık türü de iki çeşit ortaklığı içermekte bulunmaktadır.

  • Edinilmiş Mallarda Ortaklık

Edinilmiş Mallarda Ortaklık; TMK nun 258. maddesinde: “Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle sadece edinilmiş mallardan oluşan bir ortaklığı kabul edebilirler. Kişisel malların gelirleri de bu  ortaklılığa dahildir” şeklinde açıklanmıştır.

  • Diğer Mal Ortaklıkları

TMK nun 259. maddesinde konulan: “Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle belli malvarlığı değerlerini veya türlerini, özellikle taşınmaz malları, bir eşin kazancını, bir meslek veya sanat icrası için kullandığı mallan ortaklık dışı tutabilirler. Aksi sözleşmede öngörülmedikçe bu malann gelirleri ortaklığa dahil değildir” hükmüyle bu tür mal ortaklığı rejimini betimlemiştir.

Eşler, sayılan bu mal ortaklığı rejimlerinden herhangi birini seçmekte tamamiyle serbest bulunacaklardır. Yani eşler hangi malann ortaklık malı olacağı hakkında sözleşme yapabileceklerdir.

Mal Ortaklığı Rejiminde Mal Çeşitleri

Yukarıda kuruluşu ve içerikleri belirtilen her türlü mal ortaklığı rejimini oluşturan tüm mallar, mezkur rejim yönünden. Kişisel Mallar ile Ortaklık Malları’ndan ibaret bulunmaktadırlar.

Kişisel Mallar

TMK nun 260. maddesine göre: “Kişisel mallar; mal rejimi sözleşmesi, üçüncü kişinin karşılıksız kazandırması veya kanunla belirlenir. Eşlerden her birinin sadece kişisel kullanımına ayrılmış olan eşyası ile manevi tazminat alacakları kanundan dolayı kişisel maldır. Bir eşin saklı pay olarak isteyebileceği malvarlığı değerleri, mal rejimi sözleşmesiyle ortaklığa dahil edildiği ölçüde mirasbırakanları tarafından kendisine kişisel mal olarak kazandınlamaz.”

Bunun dışında bulunan bütün malların ortak mal olduğu hususunda ise Ortak Mal Karinesi ismiyle anılabilecek bir karine mevcut bulunmaktadır. TMK nun 261.maddesine göre: “Bir eşin kişisel malı olduğu ispatlanmadıkça tüm malvarlığı değerleri ortak mal sayılır”

Ortak Mallar

Yukarıda (a) bendinde belirtilen kişisel mallar dışında kalan ve rejime tabi bulunan diğer bütün mallar Ortak Mal sayılırlar. MOR, işte mal varlığı yönünden bu belirtilen niteliklere sahiptir.

Mal Ortaklığı Rejiminin Başlangıç ve Sona Erişi

MOR da, diğer mal rejimlerinin başlangıçtanna ilişkin kurallara tabidir. Bu kurallar, eşler arasındaki mal rejiminin genel hükümlerinde belirlenen kurallardan ibarettir.

MOR’un sona erme sebep ve zamanı ise TMK nun 271 maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre: “Mal rejimi eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eşlerde biri hakkında iflasın açılmasıyla son bulur. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ve mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarih esas alınır. Belirlenen bu sona eriş sebeplerine TMK nun 206. maddesinde belirtilen olağanüstü mal rejimine geçiş ile; TMK nun 209. maddesinde belirtilen: “Mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür” hali ile 210. maddenin: “Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hakimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.” hükmünün de eklenmesi gerekir.

Ayrıca TMK nun 210. maddesinin uygulanmasında; alacaklının isteminin her iki eşe yöneltilmesi gerektiği ile yetkili mahkemenin, borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olacağı hususunun da ek- lenmesi gerekmektedir.

Bu belirtilen ayrıcalıklar dışında; MOR nin sona ermesinde; mal rejiminin sona ermesine ilişkin genel kuralların uyulması gerekeceği de vurgulanmalıdır.

MOR’ İn İşleyişi

MOR’ in işleyişi konusuna geçerken, hemen vurgulanması gereken husus; bu rejime özgü Ortak Mal kavramının özgün anlamıyla ilgili olacaktır. MOR inde, eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar. Ancak eşlerden hiçbiri ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir. Bu bakımdan da eşler payları üzerinde tasarrufta bulunamazlar. Mal ortaklığı rejimindeki ortaklık; ne özel bir tüzel kişilik ve ne de mal ortaklığı şeklinde olmayan kendisine has yani özgün bir elbirliği ortaklığıdır.

Bu ortaklıkta, bir eşin kazanımı, diğer eşin de kazanımı demektir. Ancak bu kazanımın bir mülkiyet elde etme şekline girebilmesi için; malın zilyetliğinin devri ya da tapu siciline kaydı gerekmez. Malın ortaklık malı haline gelmesi Mal Ortaklığı Sözleşmesinin varlığıyla kendiliğinden oluşur.

MOR ’in Yönetimi

MOR de yönetim olgusunun kuşkusuz ki, bu rejimde mevcut olan iki tür mal yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

  • Ortak Malların Yönetimi

MOR’ inde yönetim olağan ve olağanüstü durumlara göre iki farklı yönden ele alınmak gerekmektedir

Olağan yönetimde; TMK nun 262. maddesi uyarınca: ‘‘Eşler, ortaklık mallarını evlilik birliğinin yaranına uygun olarak yönetirler. Olağan yönetim sınırları içinde her eş. ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir” Halbuki olağanüstü yönetim daha farklı bir nitelik gösterir.

Olağanüstü yönetimde ise TMK nun 263 maddesine göre: “Olağan yönetim dışında kalan konularda eşler, ancak birlikte veya biri diğerinin rızasını almak suretiyle ortaklığı yükümlülük altına sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir. Rızanın bulunmadığını bilmeyen veya bilecek durumda olmayan üçüncü kişiler için bu rıza var sayılır. Evlilik birliğinin temsiline ilişkin hükümler saklıdır.”

Ancak TMK nun 264. maddesi gereğince: “Eşlerden biri, diğerinin rızasıyla ortaklık mallarını kullanarak, tek başına bir meslek veya sanat icra ederse, bu meslek veya sanata ilişkin bütün hukuki işlemleri yapabilir.” Keza TMK nun 265. maddesine göre: “Eşlerden her biri, diğerinin rızası olmaksızın ortaklık mallarına girecek olan bir mirası reddedemeyeceği gibi, tereke borca batıksa mirası kabul edemez.

Diğer eşin rızasının alınmasına olanak bulunamazsa veya bu konudaki istem onun tarafından haklı sebep olmaksızın reddedilirse, istem sahibi eş kendi yerleşim yeri mahkemesine başvurabilir.” Yine 266. madde gereğince de: “Mal ortaklığının sona ermesi halinde, eşlerden her biri ortalık malıyla ilgili işlemlerden dolayı vekil gibi sorumludur. Yönetim giderleri ortaklık inallarından karşılanır.”

  • Kişisel Malların Yönetimi

MOR inde kişisel malların yönetimi, ortaklık mallara benzerliği olmayan bir tarzda yürütülür.

TMK nun 267. maddesine göre: “Eşlerden her biri, yasal sınırlar içersinde kendi kişisel mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Kişisel mallara giren gelirler varsa, yönetim giderleri bu gelirlerden karşılanır.”

MOR’ inde Eşlerin Sorumlulukları

Bu sorumluluk eşlerin üçüncü kişilere ve birbirlerine karşı sorumlulukları olmak üzere iki ayrı bölümde incelenebilir.

  • Eşlerin Üçüncü Kişilere Karşı Sorumlulukları

TMK nun 268. maddesine göre: Eşlerden her biri: Evlilik birliğini temsil veya ortaklık mallarını yönetme yetkisine dayanarak yapılan borçlardan; Ortaklık mallarını veya ortaklık mallarına giren gelirleri kullanarak bir meslek veya sanatın icra edilmesi nedeniyle yapılan borçlardan: Diğer eş için de kişisel sorumluluk doğuran borçlardan; Kişisel mal yanında ortaklık mallarının da sorumlu olacağı hususunda eşlerin üçüncü kişilerle anlaşarak yaptığı borçlardan; kişisel mallan ve ortaklık mallarıyla sorumludurlar” Bunun dışında yine TMK nun 269. maddesi mucibince de: “Her eş. diğer bütün borçlardan kendi kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu tutulur. Ortaklığın zenginleşmesinden kaynaklanan istemler saklıdır.”

  • Eşlerin Birbirlerine Karşı Borçlarından Dolayı Olan Sorumlulukları

TMK nun 270. maddesinde: Mal rejimi eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi borçlu eşi, evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa hakim, istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar.”

MOR’ in Tasfiyesi

Mal rejiminin sona ermesiyle, doğaldır ki rejimin tasfiyesi ve malların paylaşılması evresine geçilir. Bu süreçte kanun, takip edilecek usul ve sırayı 72 -281. maddelerinde belirlemiştir.

Tasfiyenin kanunda gösterilen sırasına göre yapılacak usul ve işlemler aşağıdaki şekilde sıralanabilecektir.

  • Kişisel Mallara Yapılacak Eklemeler

TMK nun 272. maddesine göre: “Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödeniş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır.”

  • Kişisel Mallar İle Ortaklık Malı Arasında Denkleştirme

TMK nun 273. maddesi gereğince: “Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları. ortaklık mallarından veya ortaklık mallarına ilişkin borçları kişisel mallardan ödenmiş ise; tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir. Her borç, ilişkisinin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç ortaklık mallarına ilişkin sayılır”

  • Değer Artış Payı Belirlenmesi

TMK nun 274. maddesi gereğince: Bir eşin kişisel malı veya ortaklık malıyla bir başka mal kesimine giren malvarlığı değerinin edinilmesi, iyileştirilmesi veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, edinilmiş mallara katılma rejiminde değer artış payına ilişkin hükümler uygulanır.”

  • Değer Belirlenmesi

TMK nun 275. maddesine göre: “Mal rejimi sona erince, mevcut ortaklık mallarının değerlendirilmesinde tasfiye aııı esas alınır.”

  • Paylaşma

Tasfiye sürecinin sonunda, doğaldır ki yapılan işlemlerle elde edilen değerlerin paylaşılması evresine geçilecektir. MOR inde paylaşımlar iki hal göz önüne alınarak yapılmak durumundadır.

Ölüm ve Diğer Bir Mal Rejiminin Kabulü Halinde Paylaşım

TMK nun 276. maddesinde: “Eşlerden birinin ölümü veya diğer bir mal rejiminin kabulü sebebiyle mal ortaklığının sona ermesi halinde, her eşe veya mirasçılarına ortaklık mallarının yarısı verilir. Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir paylaşma oranı kararlaştırılabilir. Bu tür anlaşmalar altsoyun saklı payını zedeleyemez.” hiikmü koyulmuştur.

Bunun için: mezkur durumda paylaşımın bu kurala göre yapılıma gerekeceği doğaldır. Bu paylaşımda TMK nun 278. maddesinin; “Mal ortaklığının eşlerden birinin ölümüyle sona ermesi halinde sağ kalan eş. edinilmiş malara katılma rejiminde kişisel malı sayılabilecek olanların payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.” hükmünün de göz önünde tutulması gerekir.

  • Diğer Hallerde Paylaşım

TMK nun 277. maddesine göre: ‘’Boşanma veya evliliğin iptali sebepleriyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hallerinde, her eş edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır. Geri kalan ortaklık mallan eşler arasında yan yarıya paylaşılır. Yasal paylaşmanın değiştirilmesine ilişkin anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması halinde geçeri idir”

  • Aile Konutu ve Ev Eşyası Hakkında Kurallar

MOR’ in tasfiyesine ilişkin olarak çözümlenecek diğer bir sorunun da Aile Konutu ve Ev Eşyalarıyla ilgili bulunduğu söylenebilir. Bu hususta TMK’ nun 279. maddesine göre: “Eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya ev eşyası ortaklık mallarına dahil ise, sağ kalan eş, payına mahsuben bunların mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eş veya ölenin diğer yasal mirasçılarının istemiyle bunlar üzerinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir. Mal ortaklığı rejiminin ölüm dışındaki bir sebeple son bulması halinde, eşlerden her biri, üstün bir yararının varlığını ispat etmek suretiyle aynı istemleri ileri sürebilir.”

  • Diğer Malvarlığı Değerleri

TMK nun 280. maddesinin; “Bir eşi, üstün bir yararının varlığını ispat etmek suretiyle diğer malvarlığı değerlerinin de payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir’ kuralıyla ve yine 281. maddesindeki:” Diğer hallerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşımına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır” kuralıyla; MOR in tasfiyesinde çıkabilecek sorunların çözülmesi yoluna gidilmiştir.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.