Mal Ayrılığı Rejiminde Ortaya Çıkan Alacak İddiası Borçlar Kanununa Göre Çözümlenir- Yargıtay Kararı

Mal Ayrılığı Rejiminde Ortaya Çıkan Alacak İddiası Borçlar Kanununa Göre Çözümlenir

Taşınmaz eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmişse uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Davacı Christine Ingnd Ingeborg Dikici vekili; 15.07.2004 harç tarihli dilekçesinde; vekil edeniyle davalının 14.11.1994 tarihinde evlendiklerini, evliliklerinin devamı sırasında davalı Ferhat Dikici’nin davacının kefaleti ile bunun yanında anne ve babasının Almanya’daki dairelerini ve onlann hayat sigortalarını teminat göstererek Alman Bankasından 20.10.2000 tarihinde 170.000 Alman Markı kredi aldığını, davalı Ferhat’ın aldığı kredinin geri ödemeye ilişkin taksitlerini 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödemediğini, o tarihten beri davalının ödemesi gereken tüm banka kredi taksitlerini vekil edeninin ödediğini, kredi çekilirken teminat gösterilen vekil edeninin anne ve babasına ait Almanya’daki dairelerinin kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle
satışı tehlikesi doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşuluyla, şimdilik 10.000 Euro alacağının dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı Ferhat’tan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı Christine Ingnd Ingeborg Dikici vekili; birleştirilen Ankara 26.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2005 tarih ve 2005/66 Esas, 2005/397 Karar sayılı dava dosyasına ait 01.10.2004 tarihli dava dilekçesinde ise; davalı Ferhat Dikici’nin Alman Bankasından çektiği 170.000 Alman Markını 08.11.2000 tarihinde Ankara’da oturan diğer davalı annesi Hatice’ye gönderdiğini, Hatice’nin bu parayla Ankara İli Çankaya İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğünde kayıtlı 8433 ada 15 sayılı parsel üzerinde yapılan binada 14 nolu bağımsız bölümü davalı oğlu Ferhat adına aldığını, Ferhat’m bu taşınmaz üzerinde önce annesi Hatice yaranna intifa hakkı tanıdığını, bu konuda tapu kaydında intifa şerhi bulunduğunu, daha sonra davalı Ferhat’m bu taşınmazı (kuru mülkiyetini de) muvazaalı (danışıklı) olarak satış gibi göstererek 06.05.2003 tarihinde annesi davalı Hatice Çetinkaya’ya devrettiğini açıklayarak muvazaalı hukuksal sebep nedeniyle tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, 21.12.2005 havale tarihli dilekçesiyle de isteğini ıslah ederek davalı Ferhat adına iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı Ferhat Dikici ve Hatice Çetinkaya vekili; davacmın kefil olmadığını, bizzat kredi borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, vekil edeni Ferhat’ın Türk vatandaşlığından çıktığını, Alman vatandaşı olduğunu, Türkiye’de ikametgahı olmayan, oturmayan ve Türkiye’de malı ve teminatı bulunmayan kişilere karşı HUMK.nun 16.maddesi uyarınca dava açılamayacağını, dava konusunun Türkiye’deki bir malla ilgisinin görülmediğini, tarafların hangi ülke hukukunun olayda uygulanacağını seçemediklerini, borcun sözleşmeden kaynaklandığını, bu nedenle ifa yeri hukukunun olayda uygulanması gerektiğini, buna
bağlı olarak Alman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taşınmaz üzerinde davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını, muvazaa unsurlarının olayda gerçekleşmediğini belirterek dayanağı bulunmayan alacak davası ile tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; “davacının 2003 Ocak’tan önceki ödemeler için bir isteğinin bulunmadığını, dava tarihine kadar davacı tarafından ödenen toplam taksit miktarının 2.170,15 Euro olduğunu, bu kredinin dava konusu taşınmazın alımmda kullanıldığım, davalı Ferhat’ın bu miktarda eşine borçlu bulunduğunu, mal rejiminin TMK.nun 217.maddesine göre eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önleyemeyeceğini, öte yandan toplanan kanıtlarla alınan kredinin dava konusu taşınmazın alımmda kullanıldığım, bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığım, yapılan satışın esasen bağış olduğunu, muvazaanın unsurlarının olayda gerçekleştiğini gerekçe göstermek suretiyle 2.170,15 Euronun dava tarihi olan 15.07.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Ferhat Dikici’den alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, davalı Hatice Çetinkaya adına tapuda kayıtlı bulunan 8433 ada 15 sayılı parsel üzerinde kurulu binada 14 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile yeniden davalı Ferhat adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi” üzerine; hüküm, her iki dava bakımından davalılar Ferhat ve Hatice vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; bankadan çekilen kredi taksitlerinin ödenmesi suretiyle edinilen taşınmaza (daireye) yapılan katkıdan doğan katkı payı (değer artış payı) alacağı ile şahsi hak nedeniyle muvazaa (BK md 18) hukuksal sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, dairenin alımmda kullanılan krediyle alınan daire, 743 sayılı TMK.nun 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğinden, uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Dosya arasında bulunan ve Volksbank Osnabrück eG tarafından verilen ve 20.10.2000 tarihinde düzenlenen kredi sözleşmesinin başlığında; kredi alanların davalı Ferhat ile davacı Christine Dikici olduklarının gösterildiği, ancak kredi sözleşmesinin sonuç kısmında kredi alanın davalı Ferhat olduğunun anlaşıldığı ve sadece Ferhat’ın imzasının bulunduğu, davacıya ait herhangi bir isim ve imzanın olmadığı, çekilen kredinin güvencesi olarak davacının anne vebabasının kefaleti kapsamında hayat sigortalannm rehn edildiği ve yine aynı şahıslara ait iki dairenin teminat olarak gösterildiği saptanmıştır. Kredi sözleşmesinin aslında ve tercüme edilen örneklerinden bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Bundan ayrı, uzman bilirkişilerden alınan raporlar ile ek raporun kapsamları da bu olguyu doğrulamaktadır. Hal böyle olunca, davacı Christine Ingnd Ingeborg Dikici’yi yapılan sözleşmenin kefili ya da borçlusu olarak tanımlamak oldukça güçtür. Sözü edilen bu olgu, az önce açıklanan belgeler, raporlar, ek rapor ve dosya kapsamıyla sabittir. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöne ilişkin savunması yerinde görülmemiştir. (Y8HD, 26.01.2011, E. 2010/2292, K. 2011/381.)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 15 Mart 2020 21:51

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.