Maddi hata durumunda tarafların lehine veya aleyhine usulü kazanılmış hak doğmaz

Ara 1, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme yada Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usulişlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varhğından söz edilebilmesi gerekir.

Davacı İddiası ve Talebi

Davacı Muhammet vekili, dava dilekçesinde açıkladığı nedenlerle fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere dava konusu taşınmazın davalı adına alman 1/2 payıyla ilgili 55.000 TL katkı payı bedelinin davalıdan dava tarihinden geçerli yasal faizi ile tahsiline, aynca davacının kendi adına kayıtlı olan 1/2 hissesini davalıya bağışlaması ve eşine yapmış olduğu bağıştan rücu etmesi sebebiyle bu hisseye ilişkin olarak da bu payın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline bu mümkün olmadığı takdirde bu 1/2 hisse değerinin delikleştirici adalet ilkesi de gözetilerek bugünkü reel karşılığı olan şimdilik 60.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Savunması

Davalı Seçil vekili, bağıştan rücuya ilişkin hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu 1/2 payın ise davalının ziynet eşyalarının satışından gelen para ve babasından alınan borçla satın alındığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemenin, davanın kısmen kabulü ile 16.032,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ilişkin karan davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 08.10.2013 tarih 2013/8608 esas 2013/14459 karar sayılı ilamı ile bağışlamadan rücu ile ilgili talebe konu 1/2 pay bakımından Aile Mahkemesinin görevinde olmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, diğer 1/2 payla ilgili olarak artık değere esas oranın % 45,50 olduğunun dikkate alınması gerektiği açıklanarak bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bağışlamadan rücu talebine konu 1/2 payla ilgili görevsizlik kararı verilerek bu dosyadan tefrik edilmiş, diğer mal rejimi tasfiyesine konu 1/2 payla ilgili olarak ise davanın kabulüyle 55.000 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 08.07.2000 tarihinde evlenmiş, 02.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 23.07.2010 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKMmd 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(TMK.nun 202,4722 s.Y.nın 10.m.). Dava konusu yapılan İzmir Karabağlar 6462 ada 24 parseldeki 2 numaralı mesken 10.6.2002 tarihinde 1/2 paylı olarak davacı Muhammet ve davalı Seçil adına satın alınarak tapuya tescil edilmiş, 07.01.2008 tarihinde Muhammet adına kayıtlı 1/2 payı da tapuda davalı Seçil’e satış göstererek devretmiştir.

Bozma sonrası temyiz incelemesine konu bölüm, davalı Seçil adına 10.06.2002 tarihinde satın alman 1/2 pay yönünden davacının mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağına ilişkin bölümdür. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, mahkemenin ilk karan Daire ilamında aynntılan açıklandığı üzere davacının değer artış payı alacağı doğmadığı ancak katılma alacağı hakkı bulunduğu açıklanarak esası bakımından bozulduğuna, ilk karardaki faize değer artış payı alacağı olarak belirlenen miktara bağlı şekilde hükmedildiğine, karann esasının bozulması sebebiyle bozulan kısma bağlı feri nitelikteki faizle ilgili kısmın taraflar arasında kazanılmış hak oluşturması mümkün olmadığına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen faize ilişkin temyiz itirazlarının reddine,

Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararma uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konulann bozma karan kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma karannm kapsamı dışında kalmış olan kısınılan kesinleşir. Bozma karanna uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yaranna usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış haklan ortadan kaldıncı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi
ortadan kaldınr, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay İçtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır:

Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi’nce iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 gün, 2004/10-44 E., 2004/19
K.).

Bu sayılanların dışında ayrıca; görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarma uyulmasmda olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kum, Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001).

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk
Genel Kumlu’nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı)

Bu açıklamalar karşısında davalı vekilinin temyiz itirazı irdelenecek olursa, Dairenin uyulan bozma ilamında davacının katılma alacağı bulunduğu açıklandıktan sonra artık değere esas oranın % 45,50 olduğu da belirtilmiş, ancak katılma alacağının hesaplanması ile ilgili bölümde taşınmazın tamamının karar tarihine en yakın belirlenen değeri 120.000 TL, mal rejiminin tasfiyesine konu edilen bölümün ise 1/2 pay olduğu, bu açıdan % 45,50 oranın çarpılması gereken miktarın 1/2 paya isabet eden TL olması gerektiği halde, maddi hataya dayalı olarak 60.000 TL yerine TL yazılmıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere maddi hata durumunda tarafların lehine veya aleyhine usuli kazanılmış hak doğmaz. Mahkeme tarafından uyulan bozma ilamında açıklamaların tümü birlikte değerlendirilerek 120.000 TL. nin maddi hata ile yazıldığı, yazılması gereken miktarın ise 60.000 TL olduğu gözetilerek, artık değerin % 45,50 ile 60.000 TL.nin çarpılması neticesinde bulunacağı, bulunacak bu miktarın yansının da davacının katılma alacağına isabet ettiği, diğer 1/2 payla ilgili talebin görevsizlikle dosyadan ayrıldığı dikkate alınmaksızın taşınmazın tamamına ait TL’ye göre hesaplama yapılarak yazılı şekilde davalı aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Y8HD, 31.03.2015, E. 2014/19999, K. 2015/7308)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.