Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz – Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi Örneği -1-


 ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Sor. No                      : 2018/… Soruşturma 2018/….. Karar

İtiraz Eden Müşteki :

Vekili                        : 

Şüpheli                      : ……..

İtiraz Konusu            : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarihli Kovuşturmaya  Yer Olmadığına Dair Kararı’na (KYOK) itiraz dilekçesidir.

Açıklamalar              :

 

1 – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 18.09.2018 tarihli kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna yönelik yeterli delil elde edilemediği ve maddi hasarlı trafik kazası eyleminin suç oluşturmayıp, hukuki çekişme niteliğinde kaldığından hareketle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir.

 

2 – Ancak, eksik inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, tanıkların ifadeleri alınmadan, hukuki nitelendirmede yanılarak soyut gerekçeler ile karar verilmiş olup, bahse konu karar, açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

3 – Nitekim, mala zarar verme suçunun yer aldığı TCK 151/1:Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

Şüphelinin, müvekkilin aracına kasıtlı bir şekilde çarpıp kaçması neticesinde, TCK 151 uyarınca, tahrip etme suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği açıkça ortadadır.

4 – Yine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun düzenlendiği TCK 179/2:Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

Bahse konu hüküm ile korunan hukuki değer, kişilerin hayatı, malvarlığı ve sağlığı bakımından gü­venliklerinin korunmasıdır. Oysa şüpheli, müvekkilin aracına çarpıp kaçmış ve sonuç itibariyle aracını müvekkilin mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmiş, maddi zarara sebebiyet vermiştir. Kimliği tespit edilemeyen şüpheli, olayın hemen devamında araç kullanmaya devam etmiş yani aracını sevk ve idare etmeyi sürdürmüştür.

Takdir olunacağı üzere, müvekkilin aracına çarpıp kaçmak suretiyle bu suçu işleyen bir kimsenin, ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı’na itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

Netice ve Talep        : Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve hakimliğinizce resen göz önünde bulundurulacak sebepler çerçevesinde,

İtirazımın kabulüyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarih ve 2018/…… Soruşturma 2018/…… Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 17/10/2018

             İtiraz Eden

Vekili

Av. 

Ek : Vekalet Örneği

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek Karara İtiraz – Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi Örneği -2-

 ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

 

SORUŞTURMA NO            :2017/…. 

KARAR NO                            :2018/…                                                                                      

İTİRAZ EDEN                     :……………..

                                               Adres bilgileri                                               

 ŞÜPHEL                              :………………         

                                               Adres bilgileri                                                                       

KONU                                   : Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın Kaldırılması

SUÇ TARİHİ                        :01.01.2017

SUÇ                                       :TCK  m.125/1 (HAKARET)

TEBLİĞ  TARİHİ               :22/022019 (Belirtilen tarihte  Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı ön bürodan yapılan sorgulama neticesinde öğrenilmiştir.)

 

AÇIKLAMALAR

Yukarıda  numarası yazılı soruşturma dosyasında şüpheli hakkında yaptığımız şikayet neticesinde  ……. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış ancak  14/03/2018 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı vermiştir. Verilen bu karar tarafımıza usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş ……. Cumhuriyet Başsavcılığı Ön Büro kanalıyla  yapılan sorgulama neticesinde tesadüfen öğrenilmiştir. Aşağıda detaylıca açıklayacağımız nedenlerle söz konusu karar usul ve yasaya açıkça aykırı olup kaldırılması  gerekmektedir. Şöyle ki;

Ben, Nisan 2017- Kasım 2017  tarihleri arasındaki zaman diliminde …… ait Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerindeki …… ünvanlı iş yerinde tezgahtar – satış sorumlusu olarak çalıştım. Çalıştığım son 4 aya ait ücretim ödenmediği için haklı nedenle iş sözleşmemi feshettim ve işten ayrıldım. 29/11/2019 tarihinde  içerde kalan ücretimi hesaplayıp bana ödemek üzere Feridun Şen beni işyerine çağırdı. O sırada bana nezaret etmek üzere eşim ….. da benimle geldi. Şüpheli….., eşim …… ve ben oturup şüphelinin bana olan borcunu hesapladık. Şüpheli borcunu başta doğru hesaplayamasa da daha sonra  hatırlatmalarda bulunarak kendisine gerçek tutarı açıkladık o da hatasını anladı ve düzeltti. Borcunun  yarısını şimdi kalan yarısını da daha sonra ödeyebileceğini beyan etti, eşimle olumlu karşıladık. Kendisinin alacaklılarına borçlarını  ifa ederken ihmalkar davrandığını yanında 7 ay çalışan biri olarak bildiğim için, kalan borcunu içeren bir belge ile bunu bir tutanak altına almak istedik. Şüpheli bunun üzerine öfkeyle belgeyi hazırlayıp imzaladı. Ben içerde bulunan  eski çalışma arkadaşlarımla vedalaşmak ve helalleşmek üzere yanlarına gittim bu sırada eşim ……..da çıkış kapısına yönelmiş eşikte duruyordu. İçerden çıkıp ……. döndüm  ancak bana iki  elinin tersini göstererek  kovma işareti ile birlikte “GİT,GİT ŞEREFSİZ BENİ İSMAİL’E ŞİKAYET ETMEDEN ÖNCE DÜŞÜNECEKTİN” demiştir. Yargılamaya konu olan bütün fiiller de şüphelinin bu tahkir edici sözleri üzerine vuku bulmuştur.

Şüpheli ……. bana sarf ettiği “git, git şerefsiz …” şeklinde devam eden söylemleri içeren fiili, Türk Ceza Kanununun 125.maddesinde hüküm altına alınan “sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına sardırması” şeklinde gerçekleşmiş olan  huzurda  HAKARET SUÇU nu meydana getirmiştir.

TCK.  Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sorgulama aşamasında her ne kadar ……ve ……. hakaret suçunu oluşturan fiilin işlenip işlenmediğine dair bilgilerine başvurulmuşsa da kendileri fiilin işlendiği yerde olmayıp görece duyamayacakları bir konumda olmaları, duymuş olsalar dahi yanında çalıştıkları patronları aleyhine bilgi vermekten  çekinebilecekleri düşünüldüğünde  sorgulamanın salt bu iki kişinin beyanları üzerine tamamlanması eksik araştırma yapıldığını göstermektedir. Zira olayın bir numaralı görgü tanığı eşim….. dır.. Mağduru olduğum hakaret suçuna ilişkin bilgisine başvurulması gereken asıl kişi de …….’dır.

Sonradan ortaya çıkan kamera görüntü ve ses kayıtlarında ……. şahsıma ettiği hakaret net olarak duyulmaktadır. Olayın meydana geldiği yeri gören kameraların yalnız görüntü almaktan ibaret olmadığı aynı zamanda ses kaydı özelliğinin de olduğu emniyet güçlerine tarafımca izah edilmiştir. İş yerine ait kameralar çalıştığım süre zarfında takıldığı için görüntü ile birlikte ses kaydı aldığını da biliyorum.

……4.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/346 E.- 2018/667K. sayılı dava dosyasında sunulu bulunan ve emniyet güçleri tarafından alınan kamera görüntü ve ses içeriği incelendiğinde TCK m.125 te kanuni unsuru tanımlanan hakaret suçunun  …….. tarafından işlendiğinin sabit olduğu  ortaya çıkacaktır. CMK m.172 de belirtildiği üzere ek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karardan sonra ortaya yeni delil çıktığı için bu karara itiraz etme ve fiile ilişkin kamu davasının açılmasını talep etme hakkım doğmuştur.

CMK. Madde 172-(2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

 

TALEP                      : Yukarıda yer alan tüm açıklamalar ve ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde ;

  • Şikayetçi müşteki sıfatıyla taraf olduğum soruşturma dosyasının akıbetini tesadüfen 22/02/2019 tarihinde öğrendim. Tarafıma usulüne uygun bir tebligat yapılmamıştır.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 14/03/2018 tarihinden sonra hakaret suçunun işlendiğini sabit olarak ortaya koyan yeni delil (suçun işlendiği işletmeye ait ses ve görüntü alan kamera kayıtları) elde edilmiştir. Bu delil Asliye Ceza Mahkemesi 2018/346 E.- 2018/667K. sayılı dosyada  mevcuttur.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, maddi gerçeklerin ortaya çıkarılması adına ek  kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın CMK’nun 172. ve 173. maddesi gereğince kaldırılmasını saygılarımla talep ederim.  26/02/2019

                                                                                               Av. Saim İncekaş

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Dilekçesi -3-

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

                    

Soruşturma No:

Karar No          :

TAKİPSİZLİK

KARARINA İTİRAZ

EDEN MÜŞTEKİLER    :

VEKİLİ                            :

TALEP KONUSU        : İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının  Sor. Numaralı dosyasından verilen  tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara süresi içerisinde yapılan itirazlarımızın kabulü hakkındadır.

TEBLİĞ TARİHİ       :

SUÇ                                  :  Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.158/i ; 158/2 ), ve Resen Tespit Edilecek Sair Suçlar

AÇIKLAMALAR             :

Yukarda dosya numarası yazılı dosyada şüpheliler hakkında yapılan şikayet neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tarihinde takipsizlik kararı verilmişse deeksik ve etkisiz inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan, uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğundan bahislekarar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden takipsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. Şöyle ki;

  • TCK 158/i kapsamında itirazlarımız ;

Dolandırıcılık suçunda hileli davranışların belirli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması bunun neticesinde karşı tarafın iradesinin sakatlanması gerekmektedir. Olayların oluşu, şüpheli ..’in ilgili teknik malzemeleri satan .. adı altında … isimli firma ve Bursada bulunan ….. isimli firmaları tespit edip sanki bu firmalarla ticaret yapıyormuşcasına hareket ettiği ve müvekkilimden para aldığı ;bu suretle müvekkilim üzerinden maddi menfaat sağlama saiki ile harekete geçmiş olduğu irdelenmedenkovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Şüpheli … müvekkilim .. ile ortak arkadaşları vasıtasıyla tanışmış olup , hurda ticareti yapmak maksadıyla ve ortaklarından ayrıldığını beyan ederek ticari tecrübesi olmayan müvekkilime ticaret yapmayı teklif etmiş ,müvekkilimcedaha evvelden bilinen, güvenilen ….. Demirçelik fabrikalarının adını vermiş, ve bu fabrikalara sanki hurda satışı yapılıyor gibi anlatılmış hatta hurdaların yüklendiği kamyonların plakaları verilmiş, hurdaların resimleri gönderilmiş ; ancak müvekkilim hurdaları yüklenirken görmek istediğini söylediğinde ise türlü bahaneler ve yalanlarla geçiştirmiş göstermemiştir.

Müvekkilimin kazanılan karı istemesi ancak şüpheli ….’in türlü bahanelerle uzun süre para ödememesi ve hurdaları görmek istediği halde göstermemesi sebebiyle ;müvekkilim şüphelinin açık hesap usulü çalıştıklarını iddia ettiği Bursa’da bulunan …. isimli firmanın kendi araştırmaları sonucu bulduğu numarasını araması ve şirket yetkilisinin İzmir’de kimseyle hurda ticareti yapmadıklarını beyan etmesi üzerine şüphelilerce dolandırıldığını , aslında ortada bir ticaret bulunmadığını tesadüfen öğrenmiştir.

Bu doğrultuda müvekkilime yollanan mailler , gönderilen mesajlar ve şüpheli tarafından müvekkilime bildirilen kamyon plakaları ve mesajlar dahi müvekkilimin iradesini kırmaya ve denetleme özgürlüğünü engellemeyeyönelik hareketlerdir.Ortada yapılan bir ticaret olmayıp , şüpheli tarafından zikredilen şirketlerle yapıldığı iddia edilen ticaret hayalidir.

  • TCK 158/2Kapsamına İtirazlarımız ;

Şüpheli , bunun dışında müvekkilimin bir arazi satın almak istemesinin üzerine abisi … ile ….Mahallesi Muhtarı ; ….. Müdürü ve … adlı şahıslar aracılığıyla müvekkilime Kemalpaşa’da bulunan ……Paftada bulunan tarla niteliğindeki 2B arazisi satın alma konusunda yardımcı olabileceğini belirtmiş ; bu doğrultuda da müvekkilimin eşi ……’e 16/10/2018 tarihine ….. Müdürlüğüne yazılı başvuru yaptırtmıştır, komisyon ücreti olarak da bir kısmı muhtara bir kısmı ise emlak müdürüne verilmek üzere müvekkilimden para almıştır. Şüpheli, müşteki müvekkilime ticaret yapıldığı ve tanıdıkları vasıtasıyla 2B arazisi için yardımcı olunacağı vaadinde bulunduğundan bahisle aldatarak, ticaret konusunda bilgisizliğinden de faydalanılarak kendisine maddi menfaat temin etmiştir.

Şüphelinin eylemleri, TCK’nın 158. Maddesinde düzenlenen nitelikli halinin şüpheli tarafından müvekkillerime karşı işlendiği açıkça anlaşılmaktadır. Zira şüphelinin eylemleri somut olayda; hileli hareketlerle müştekilerin zararına, fakat kendisi lehine haksız menfaat temin etmek şeklinde kendini göstermektedir.

Dolandırıcılık suçunun iki hukuki konusu bulunmakta, bu suçla bir yandan malvarlığı, irade ve karar özgürlüğü korunmakta ve bu durum dolandırıcılık suçunu öbür suçlardan ayırmakta ve eylemi nitelendirmekte belirleyici bir kriter oluşturmaktadır.

Ticaret yapılıyormuş gibi gönderilen mailler ; gelen mesajlar ve şüphelinin attığı mesajlar kül ve bütün olarak incelendiğinde Şüphelinin eylemleri, müvekkilimin “denetleme istek ve imkanını” ortadan kaldırıcı niteliktedir.Bu itibarla şüpheli; hileli

nitelik taşıyan hareketleriyle, müştekileri aldatmış, onların irade ve denetleme özgürlüklerini etkilemiş ve kendileri lehine fakat müştekiler aleyhine haksız menfaat elde etmişlerdir.

NETİCE VE TALEP :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı, … Karar sayılı dosyası ile verilen Takipsizlik kararının bozularak, şüphelilerin cezalandırılmasına karar verilmek üzere kamu davası açılmasına karar verilmesini vekaletentalep ederiz.

Müştekiler Vekili

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Dilekçesi -4-

    TARİH

                                                                                                              ………….

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

Sunulmak Üzere

……….. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

……….

Soruşturma  No: …

 

İTİRAZ EDEN

MAĞDUR                 : ……………………

 

VEKİLİ                     : ……………………….

ŞÜPHELİ                  : ……………………..

İTİRAZ KONUSU   : ………..Cumhuriyet Başsavcılığınca ……… numaralı soruşturmada verilen ……………. tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR    :

                                    Yukarıda soruşturma numarası belirtilen …….. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen şüpheli ….. hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar usul ve yasaya aykırı olup ……………… tarihinde tarafımıza tebliğ olan karara karşı süresinde itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Şöyle ki;

1 –        Anılan ek KYOK kararında her ne kadar soyut iddialar dışında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil ve emare elde edilemediği gerekçe gösterilmişse de şüpheli ………….. müvekkilin abisi olması ve dosya kapsamında bulunan darp raporundan anlaşıldığı üzere müvekkili darp etmesi karşısında söz konusu ek kyok kararında belirtilen hakaret ve tehdit suçunu işlememesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki söz konusu suçlara ilişkin olarak müvekkilin annesi diğer müşteki ……… da olaylara tanık olmuştur.

2 –        Dolayısıyla şüphelinin hakaret ve tehdit etmeksizin müvekkili yalnızca darp etmesi düşünülemez. Zira müvekkilin karakolda alınan ifadesinde de belirttiği üzere şüpheli tarafından kendisine “…….” şeklinde tehditlerde bulunulmuş ve ardından da “……..” şeklinde hakaretler edilmiştir. Bu nedenlerle söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olup KYOK kararının kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

 

SONUÇ         :           Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerden dolayı itirazlarımızın kabulü ile müvekkili tehdit eden ve hakaretlerde bulunan şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.

İTİRAZ EDEN

MAĞDUR VEKİLİ

Av. Saim İNCEKAŞ

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Dilekçesi -5-

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Sunulmak Üzere

ANKARA  CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

SORUŞTURMA NO          :

İTİRAZ EDEN                      :

VEKİLİ                                   :

ŞÜPHELİLER                       :

SUÇ                                       : Karşılıksız yararlanma

SUÇ TARİHİ                        :

İTİRAZ KONUSU               : Takipsizlik Kararının Kaldırılması

İTİRAZ EDİLEN KARAR  : Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …………. tarih, ……….soruşturma ve………….. karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı.

KARARIN TEBLİĞ TARİHİ : ………             

İTİRAZ NEDENLERİ          :

Müvekkil kurum görevlileri tarafından ………… tarihinde yapılan rutin kontrollerde şüphelinin müvekkil kuruma aboneliği olmadan atık suyu kanalizasyona desarj ettiği tespit edilmiş, usulsüz olan bu deşarj işlemi için kendisine borç çıkarılarak tebliğ edilmiş ve ödeme yapılmaması üzerine İcra Takip işlemlerine başlanmıştır. Uzun süre borcun ödenmemesi üzerine de şüpheli hakkında şikayette bulunulmuştur.

KYOK kararında, şüphelinin mevcut su aboneliğinin olduğunu ve tüketim miktarının belirlenebileceği gerekçesiyle  Sayın Başsavcılık bu kararı vermiştir. Fakat söz konusu olayda karşılıksız yararlanılan konu su tüketimi değildir. Atık suyu kanalizasyona deşarj etmek abonelik gerektiren bir durum olup, mevcut olayımızda karşılıksız yararlanma suçu atık suyu usulsüz deşarj etmek suretiyle vuku bulmuştur. Şüpheli,  usulsüz yapılan bu işlem sırasında aboneliği bulunmadığından TCK da düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunun şartları bulunmaktadır.

“Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” (TCK m.163/1) . Zira atık su deşarj işlemi, madde metninde belirtilen, bedeli ödendiği takdirde yararlanabilen bir hizmettir.

Bu nedenle hatalı değerlendirmeye ve bilgiye dayalı olarak verilen KYOK kararının kaldırılarak soruşturmaya devam edilmesi gerekmektedir.              

 

NETİCE VE TALEP             : Yukarıda açıklanan nedenlerle; İtirazımın kabulüyle, Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ………….. tarih, ………… soruşturma ve …………. karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve sorumlular hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak isnat edilen suçlar yönünden kamu davası açılması için dosyanın savcılık makamına tevdiine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim

                                                  İtiraz Eden Müşteki Vekili

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi -6-


ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

Muhabere yoluyla verilmek üzere

SİLOPİ SULH CEZA HAKİMLLİĞİNE

 

DOSYA NO                : 

İTİRAZ EDEN

MÜŞTEKİ                  :

KONU                        : Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda soruşturma numaralı Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara karşı süresi içinde itirazımızın kabulü ile şüpheli hakkında gerekli tahkikatın yapılarak cezalandırılması için kamu davası  açılması talebidir.

AÇIKLAMALAR       :

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının vermiş olduğu iş bu ek KYOK  kararın hukuka aykırı kararın kaldırılarak şüphelinin cezalandırılması için  kamu davası açılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.Şöyle ki; ————– isimli şahsın her ne kadar  ——– sahte kimlik ile gelen şahsı tanımadığını ve bilmediğini belirtse bile gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden kendisi hakkında kamu davası açılması gerekirdi.Büyük bir mağduriyet yaşamaktayım.Her kim sahte kimliğimi kullanmışsa ve bu işlemi kim gerçekleştirmişse hakkında kamu davası açılmasını talep ederim.Hattıma gelen mesajlardan dolayı haberim olmuştur.Gerekli zamanında müdahale etmeseydim belki de daha fazla işlem gerçekleştirebilirdi.Dosya kapsamında kimin ilgisi bağlantısı var ise hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederim.Ayrıca Cep telefonu satın aldığı yerde kamera kaydı olup olmadığı husunda gerekli araştırılma yapılmamışsa kamera kayıtlarının araştırılmasına karar verilmesini talep ederim.Ek kovuşturma kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederim.Netice olarak adıma sahte kimliği düzenleyen, sahte kimlik ile işlem yapan ve satın alan,sahte kimlik ile işlem gerçekleştiren,sahte kimlik olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyen yetkili şube hakkında gerekli işlemlerin yapılmasına ve haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan ve resen  gözetilecek  nedenlerle ; Kahramanmaraş cumhuriyet Başsavcılığının  vermiş olduğu Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirizlarımızın kabulüne karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. 

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi -7-


ADANA (  ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

Soruşturma No      :

Karar No                  :

İTİRAZ EDEN

(MÜŞTEKİ)               :

 

VEKİLİ                       :

 

KARŞI TARAF

(ŞÜPHELİ)               :

KONU                        : Savcılık tarafından verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar’a itirazımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR      :

Savcılık tarafından şikayetçisi olduğumuz olayla ilgili “somut olayda mala zarar verme suçunun kast unsurunun oluşmamış olması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte bulunması” gerekçesiyle, şüpheli hakkında 29/02/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. İşbu karar usul ve yasaya aykırı olup itiraz etmemiz zarureti hasıl olmuştur.

Şöyle ki;

1-) Basit mala zarar verme suçu taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Savcılık tarafından aynı soruşturma dosyasında verilen 24/05/2018 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararda da “Şüphelinin müştekinin arazisine karşı işlemiş olduğu mala zarar verme suçundan dolayı karar kesinleşmesinden sonra uzlaştırma bürosuna gönderilmesine” karar verilmiş ise de uzlaştırma prosedürü öncelikle uygulanmadan haksız ve mesnetsizce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar usul ve yasaya aykırıdır.

2-) Şüpheli söz konusu arazinin özel mülkiyet olduğunu bilmediğini beyan etse de bu durum kişinin işi dolayısıyla kendisinden beklenen özen ilkesine aykırıdır. Şüpheli, x Belediyesi’nin x işlerini yapmakta olduklarını beyan etmiş olup, belediyeyle iş yapan bir işçinin araziye giriş ve kazı gibi işleri resmi evraklar olmadan bir araziye girerek yapamayacaklarını bilmesi gerekmektedir.

3-) Söz konusu arazinin etrafı tellerle çevrili olup özel mülkiyete tabi olduğu alenen ortadadır. Mala zarar verme suçu genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Failin mala zarar verme fiilini gerçekleştirirken özel bir amaçla hareket edip etmemesinin bir önemi yoktur. Şüpheli telleri koparmak suretiyle araziye girip kazı yaparak TCK m.151’de belirtilen mala zarar verme suçunun unsurlarını oluşturmuştur.

H.SEBEPLER         : TCK, CMK ve tüm yasal mevzuat

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle itirazımızın kabulü ile, x Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarih, … soruşturma ve … karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılarak şüpheli hakkında ceza davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

MÜŞTEKİ VEKİLİ

                          Av. …

                                                               

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.