Bir Sayfa Seçin

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi

tarafından | Eki 20, 2018 | DİLEKÇELER, Ceza Hukuku | 0 yorum

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz – Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi Örneği -1-


 ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Sor. No                      : 2018/… Soruşturma 2018/….. Karar

İtiraz Eden Müşteki :

Vekili                        : Avukat Saim İNCEKAŞ- Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Ziya Algan İş Merkezi No:9 K:5 D:41, 01010 Seyhan/ADANA

Şüpheli                      : ……..

İtiraz Konusu            : X Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarihli Kovuşturmaya  Yer Olmadığına Dair Kararı’na (KYOK) itiraz dilekçesidir.

Açıklamalar              :

 

1 – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 18.09.2018 tarihli kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna yönelik yeterli delil elde edilemediği ve maddi hasarlı trafik kazası eyleminin suç oluşturmayıp, hukuki çekişme niteliğinde kaldığından hareketle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir.

 

2 – Ancak, eksik inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, tanıkların ifadeleri alınmadan, hukuki nitelendirmede yanılarak soyut gerekçeler ile karar verilmiş olup, bahse konu karar, açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

3 – Nitekim, mala zarar verme suçunun yer aldığı TCK 151/1:Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

Şüphelinin, müvekkilin aracına kasıtlı bir şekilde çarpıp kaçması neticesinde, TCK 151 uyarınca, tahrip etme suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği açıkça ortadadır.

4 – Yine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun düzenlendiği TCK 179/2:Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

Bahse konu hüküm ile korunan hukuki değer, kişilerin hayatı, malvarlığı ve sağlığı bakımından gü­venliklerinin korunmasıdır. Oysa şüpheli, müvekkilin aracına çarpıp kaçmış ve sonuç itibariyle aracını müvekkilin mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmiş, maddi zarara sebebiyet vermiştir. Kimliği tespit edilemeyen şüpheli, olayın hemen devamında araç kullanmaya devam etmiş yani aracını sevk ve idare etmeyi sürdürmüştür.

Takdir olunacağı üzere, müvekkilin aracına çarpıp kaçmak suretiyle bu suçu işleyen bir kimsenin, ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı’na itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

Netice ve Talep        : Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve hakimliğinizce resen göz önünde bulundurulacak sebepler çerçevesinde,

İtirazımın kabulüyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarih ve 2018/…… Soruşturma 2018/…… Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 17/10/2018

             İtiraz Eden

Vekili

Av. 

Ek : Vekalet Örneği

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek Karara İtiraz -2-

 ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

 

SORUŞTURMA NO            :2017/…. 

KARAR NO                            :2018/…                                                                                      

İTİRAZ EDEN                     :……………..

                                               Adres bilgileri                                               

 ŞÜPHEL                              :………………         

                                               Adres bilgileri                                                                       

KONU                                   : Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın Kaldırılması

SUÇ TARİHİ                        :01.01.2017

SUÇ                                       :TCK  m.125/1 (HAKARET)

TEBLİĞ  TARİHİ               :22/022019 (Belirtilen tarihte  Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı ön bürodan yapılan sorgulama neticesinde öğrenilmiştir.)

 

AÇIKLAMALAR

Yukarıda  numarası yazılı soruşturma dosyasında şüpheli hakkında yaptığımız şikayet neticesinde  ……. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış ancak  14/03/2018 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı vermiştir. Verilen bu karar tarafımıza usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş ……. Cumhuriyet Başsavcılığı Ön Büro kanalıyla  yapılan sorgulama neticesinde tesadüfen öğrenilmiştir. Aşağıda detaylıca açıklayacağımız nedenlerle söz konusu karar usul ve yasaya açıkça aykırı olup kaldırılması  gerekmektedir. Şöyle ki;

Ben, Nisan 2017- Kasım 2017  tarihleri arasındaki zaman diliminde …… ait Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerindeki …… ünvanlı iş yerinde tezgahtar – satış sorumlusu olarak çalıştım. Çalıştığım son 4 aya ait ücretim ödenmediği için haklı nedenle iş sözleşmemi feshettim ve işten ayrıldım. 29/11/2019 tarihinde  içerde kalan ücretimi hesaplayıp bana ödemek üzere Feridun Şen beni işyerine çağırdı. O sırada bana nezaret etmek üzere eşim ….. da benimle geldi. Şüpheli….., eşim …… ve ben oturup şüphelinin bana olan borcunu hesapladık. Şüpheli borcunu başta doğru hesaplayamasa da daha sonra  hatırlatmalarda bulunarak kendisine gerçek tutarı açıkladık o da hatasını anladı ve düzeltti. Borcunun  yarısını şimdi kalan yarısını da daha sonra ödeyebileceğini beyan etti, eşimle olumlu karşıladık. Kendisinin alacaklılarına borçlarını  ifa ederken ihmalkar davrandığını yanında 7 ay çalışan biri olarak bildiğim için, kalan borcunu içeren bir belge ile bunu bir tutanak altına almak istedik. Şüpheli bunun üzerine öfkeyle belgeyi hazırlayıp imzaladı. Ben içerde bulunan  eski çalışma arkadaşlarımla vedalaşmak ve helalleşmek üzere yanlarına gittim bu sırada eşim ……..da çıkış kapısına yönelmiş eşikte duruyordu. İçerden çıkıp ……. döndüm  ancak bana iki  elinin tersini göstererek  kovma işareti ile birlikte “GİT,GİT ŞEREFSİZ BENİ İSMAİL’E ŞİKAYET ETMEDEN ÖNCE DÜŞÜNECEKTİN” demiştir. Yargılamaya konu olan bütün fiiller de şüphelinin bu tahkir edici sözleri üzerine vuku bulmuştur.

Şüpheli ……. bana sarf ettiği “git, git şerefsiz …” şeklinde devam eden söylemleri içeren fiili, Türk Ceza Kanununun 125.maddesinde hüküm altına alınan “sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına sardırması” şeklinde gerçekleşmiş olan  huzurda  HAKARET SUÇU nu meydana getirmiştir.

TCK.  Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sorgulama aşamasında her ne kadar ……ve ……. hakaret suçunu oluşturan fiilin işlenip işlenmediğine dair bilgilerine başvurulmuşsa da kendileri fiilin işlendiği yerde olmayıp görece duyamayacakları bir konumda olmaları, duymuş olsalar dahi yanında çalıştıkları patronları aleyhine bilgi vermekten  çekinebilecekleri düşünüldüğünde  sorgulamanın salt bu iki kişinin beyanları üzerine tamamlanması eksik araştırma yapıldığını göstermektedir. Zira olayın bir numaralı görgü tanığı eşim….. dır.. Mağduru olduğum hakaret suçuna ilişkin bilgisine başvurulması gereken asıl kişi de …….’dır.

Sonradan ortaya çıkan kamera görüntü ve ses kayıtlarında ……. şahsıma ettiği hakaret net olarak duyulmaktadır. Olayın meydana geldiği yeri gören kameraların yalnız görüntü almaktan ibaret olmadığı aynı zamanda ses kaydı özelliğinin de olduğu emniyet güçlerine tarafımca izah edilmiştir. İş yerine ait kameralar çalıştığım süre zarfında takıldığı için görüntü ile birlikte ses kaydı aldığını da biliyorum.

……4.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/346 E.- 2018/667K. sayılı dava dosyasında sunulu bulunan ve emniyet güçleri tarafından alınan kamera görüntü ve ses içeriği incelendiğinde TCK m.125 te kanuni unsuru tanımlanan hakaret suçunun  …….. tarafından işlendiğinin sabit olduğu  ortaya çıkacaktır. CMK m.172 de belirtildiği üzere ek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karardan sonra ortaya yeni delil çıktığı için bu karara itiraz etme ve fiile ilişkin kamu davasının açılmasını talep etme hakkım doğmuştur.

CMK. Madde 172-(2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

 

TALEP                      : Yukarıda yer alan tüm açıklamalar ve ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde ;

  • Şikayetçi müşteki sıfatıyla taraf olduğum soruşturma dosyasının akıbetini tesadüfen 22/02/2019 tarihinde öğrendim. Tarafıma usulüne uygun bir tebligat yapılmamıştır.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 14/03/2018 tarihinden sonra hakaret suçunun işlendiğini sabit olarak ortaya koyan yeni delil (suçun işlendiği işletmeye ait ses ve görüntü alan kamera kayıtları) elde edilmiştir. Bu delil Asliye Ceza Mahkemesi 2018/346 E.- 2018/667K. sayılı dosyada  mevcuttur.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, maddi gerçeklerin ortaya çıkarılması adına ek  kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın CMK’nun 172. ve 173. maddesi gereğince kaldırılmasını saygılarımla talep ederim.  26/02/2019

                                                                                               Av. Saim İncekaş

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Dilekçesi -3-

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

                    

Soruşturma No:

Karar No          :

TAKİPSİZLİK

KARARINA İTİRAZ

EDEN MÜŞTEKİLER    :

VEKİLİ                            :

TALEP KONUSU        : İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının  Sor. Numaralı dosyasından verilen  tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara süresi içerisinde yapılan itirazlarımızın kabulü hakkındadır.

TEBLİĞ TARİHİ       :

SUÇ                                  :  Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.158/i ; 158/2 ), ve Resen Tespit Edilecek Sair Suçlar

AÇIKLAMALAR             :

Yukarda dosya numarası yazılı dosyada şüpheliler hakkında yapılan şikayet neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tarihinde takipsizlik kararı verilmişse deeksik ve etkisiz inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan, uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğundan bahislekarar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden takipsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. Şöyle ki;

  • TCK 158/i kapsamında itirazlarımız ;

Dolandırıcılık suçunda hileli davranışların belirli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması bunun neticesinde karşı tarafın iradesinin sakatlanması gerekmektedir. Olayların oluşu, şüpheli ..’in ilgili teknik malzemeleri satan .. adı altında … isimli firma ve Bursada bulunan ….. isimli firmaları tespit edip sanki bu firmalarla ticaret yapıyormuşcasına hareket ettiği ve müvekkilimden para aldığı ;bu suretle müvekkilim üzerinden maddi menfaat sağlama saiki ile harekete geçmiş olduğu irdelenmedenkovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Şüpheli … müvekkilim .. ile ortak arkadaşları vasıtasıyla tanışmış olup , hurda ticareti yapmak maksadıyla ve ortaklarından ayrıldığını beyan ederek ticari tecrübesi olmayan müvekkilime ticaret yapmayı teklif etmiş ,müvekkilimcedaha evvelden bilinen, güvenilen ….. Demirçelik fabrikalarının adını vermiş, ve bu fabrikalara sanki hurda satışı yapılıyor gibi anlatılmış hatta hurdaların yüklendiği kamyonların plakaları verilmiş, hurdaların resimleri gönderilmiş ; ancak müvekkilim hurdaları yüklenirken görmek istediğini söylediğinde ise türlü bahaneler ve yalanlarla geçiştirmiş göstermemiştir.

Müvekkilimin kazanılan karı istemesi ancak şüpheli ….’in türlü bahanelerle uzun süre para ödememesi ve hurdaları görmek istediği halde göstermemesi sebebiyle ;müvekkilim şüphelinin açık hesap usulü çalıştıklarını iddia ettiği Bursa’da bulunan …. isimli firmanın kendi araştırmaları sonucu bulduğu numarasını araması ve şirket yetkilisinin İzmir’de kimseyle hurda ticareti yapmadıklarını beyan etmesi üzerine şüphelilerce dolandırıldığını , aslında ortada bir ticaret bulunmadığını tesadüfen öğrenmiştir.

Bu doğrultuda müvekkilime yollanan mailler , gönderilen mesajlar ve şüpheli tarafından müvekkilime bildirilen kamyon plakaları ve mesajlar dahi müvekkilimin iradesini kırmaya ve denetleme özgürlüğünü engellemeyeyönelik hareketlerdir.Ortada yapılan bir ticaret olmayıp , şüpheli tarafından zikredilen şirketlerle yapıldığı iddia edilen ticaret hayalidir.

  • TCK 158/2Kapsamına İtirazlarımız ;

Şüpheli , bunun dışında müvekkilimin bir arazi satın almak istemesinin üzerine abisi … ile ….Mahallesi Muhtarı ; ….. Müdürü ve … adlı şahıslar aracılığıyla müvekkilime Kemalpaşa’da bulunan ……Paftada bulunan tarla niteliğindeki 2B arazisi satın alma konusunda yardımcı olabileceğini belirtmiş ; bu doğrultuda da müvekkilimin eşi ……’e 16/10/2018 tarihine ….. Müdürlüğüne yazılı başvuru yaptırtmıştır, komisyon ücreti olarak da bir kısmı muhtara bir kısmı ise emlak müdürüne verilmek üzere müvekkilimden para almıştır. Şüpheli, müşteki müvekkilime ticaret yapıldığı ve tanıdıkları vasıtasıyla 2B arazisi için yardımcı olunacağı vaadinde bulunduğundan bahisle aldatarak, ticaret konusunda bilgisizliğinden de faydalanılarak kendisine maddi menfaat temin etmiştir.

Şüphelinin eylemleri, TCK’nın 158. Maddesinde düzenlenen nitelikli halinin şüpheli tarafından müvekkillerime karşı işlendiği açıkça anlaşılmaktadır. Zira şüphelinin eylemleri somut olayda; hileli hareketlerle müştekilerin zararına, fakat kendisi lehine haksız menfaat temin etmek şeklinde kendini göstermektedir.

Dolandırıcılık suçunun iki hukuki konusu bulunmakta, bu suçla bir yandan malvarlığı, irade ve karar özgürlüğü korunmakta ve bu durum dolandırıcılık suçunu öbür suçlardan ayırmakta ve eylemi nitelendirmekte belirleyici bir kriter oluşturmaktadır.

Ticaret yapılıyormuş gibi gönderilen mailler ; gelen mesajlar ve şüphelinin attığı mesajlar kül ve bütün olarak incelendiğinde Şüphelinin eylemleri, müvekkilimin “denetleme istek ve imkanını” ortadan kaldırıcı niteliktedir.Bu itibarla şüpheli; hileli

nitelik taşıyan hareketleriyle, müştekileri aldatmış, onların irade ve denetleme özgürlüklerini etkilemiş ve kendileri lehine fakat müştekiler aleyhine haksız menfaat elde etmişlerdir.

NETİCE VE TALEP :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı, … Karar sayılı dosyası ile verilen Takipsizlik kararının bozularak, şüphelilerin cezalandırılmasına karar verilmek üzere kamu davası açılmasına karar verilmesini vekaletentalep ederiz.

Müştekiler Vekili

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Dilekçesi -4-

    TARİH

                                                                                                              ………….

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

Sunulmak Üzere

……….. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

……….

Soruşturma  No: …

 

İTİRAZ EDEN

MAĞDUR                 : ……………………

 

VEKİLİ                     : ……………………….

ŞÜPHELİ                  : ……………………..

İTİRAZ KONUSU   : ………..Cumhuriyet Başsavcılığınca ……… numaralı soruşturmada verilen ……………. tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR    :

                                    Yukarıda soruşturma numarası belirtilen …….. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen şüpheli ….. hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar usul ve yasaya aykırı olup ……………… tarihinde tarafımıza tebliğ olan karara karşı süresinde itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Şöyle ki;

1 –        Anılan ek KYOK kararında her ne kadar soyut iddialar dışında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil ve emare elde edilemediği gerekçe gösterilmişse de şüpheli ………….. müvekkilin abisi olması ve dosya kapsamında bulunan darp raporundan anlaşıldığı üzere müvekkili darp etmesi karşısında söz konusu ek kyok kararında belirtilen hakaret ve tehdit suçunu işlememesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki söz konusu suçlara ilişkin olarak müvekkilin annesi diğer müşteki ……… da olaylara tanık olmuştur.

2 –        Dolayısıyla şüphelinin hakaret ve tehdit etmeksizin müvekkili yalnızca darp etmesi düşünülemez. Zira müvekkilin karakolda alınan ifadesinde de belirttiği üzere şüpheli tarafından kendisine “…….” şeklinde tehditlerde bulunulmuş ve ardından da “……..” şeklinde hakaretler edilmiştir. Bu nedenlerle söz konusu karar usul ve yasaya aykırı olup KYOK kararının kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

 

SONUÇ         :           Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerden dolayı itirazlarımızın kabulü ile müvekkili tehdit eden ve hakaretlerde bulunan şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.

İTİRAZ EDEN

MAĞDUR VEKİLİ

Av. Saim İNCEKAŞ

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Dilekçesi -5-

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Sunulmak Üzere

ANKARA  CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

SORUŞTURMA NO          :

İTİRAZ EDEN                      :

VEKİLİ                                   :

ŞÜPHELİLER                       :

SUÇ                                       : Karşılıksız yararlanma

SUÇ TARİHİ                        :

İTİRAZ KONUSU               : Takipsizlik Kararının Kaldırılması

İTİRAZ EDİLEN KARAR  : Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …………. tarih, ……….soruşturma ve………….. karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı.

KARARIN TEBLİĞ TARİHİ : ………             

İTİRAZ NEDENLERİ          :

Müvekkil kurum görevlileri tarafından ………… tarihinde yapılan rutin kontrollerde şüphelinin müvekkil kuruma aboneliği olmadan atık suyu kanalizasyona desarj ettiği tespit edilmiş, usulsüz olan bu deşarj işlemi için kendisine borç çıkarılarak tebliğ edilmiş ve ödeme yapılmaması üzerine İcra Takip işlemlerine başlanmıştır. Uzun süre borcun ödenmemesi üzerine de şüpheli hakkında şikayette bulunulmuştur.

KYOK kararında, şüphelinin mevcut su aboneliğinin olduğunu ve tüketim miktarının belirlenebileceği gerekçesiyle  Sayın Başsavcılık bu kararı vermiştir. Fakat söz konusu olayda karşılıksız yararlanılan konu su tüketimi değildir. Atık suyu kanalizasyona deşarj etmek abonelik gerektiren bir durum olup, mevcut olayımızda karşılıksız yararlanma suçu atık suyu usulsüz deşarj etmek suretiyle vuku bulmuştur. Şüpheli,  usulsüz yapılan bu işlem sırasında aboneliği bulunmadığından TCK da düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunun şartları bulunmaktadır.

“Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” (TCK m.163/1) . Zira atık su deşarj işlemi, madde metninde belirtilen, bedeli ödendiği takdirde yararlanabilen bir hizmettir.

Bu nedenle hatalı değerlendirmeye ve bilgiye dayalı olarak verilen KYOK kararının kaldırılarak soruşturmaya devam edilmesi gerekmektedir.              

 

NETİCE VE TALEP             : Yukarıda açıklanan nedenlerle; İtirazımın kabulüyle, Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ………….. tarih, ………… soruşturma ve …………. karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve sorumlular hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak isnat edilen suçlar yönünden kamu davası açılması için dosyanın savcılık makamına tevdiine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim

                                                  İtiraz Eden Müşteki Vekili

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi -6-


ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

Muhabere yoluyla verilmek üzere

SİLOPİ SULH CEZA HAKİMLLİĞİNE

 

DOSYA NO                : 

İTİRAZ EDEN

MÜŞTEKİ                  :

KONU                        : Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda soruşturma numaralı Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara karşı süresi içinde itirazımızın kabulü ile şüpheli hakkında gerekli tahkikatın yapılarak cezalandırılması için kamu davası  açılması talebidir.

AÇIKLAMALAR       :

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının vermiş olduğu iş bu ek KYOK  kararın hukuka aykırı kararın kaldırılarak şüphelinin cezalandırılması için  kamu davası açılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.Şöyle ki; ————– isimli şahsın her ne kadar  ——– sahte kimlik ile gelen şahsı tanımadığını ve bilmediğini belirtse bile gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden kendisi hakkında kamu davası açılması gerekirdi.Büyük bir mağduriyet yaşamaktayım.Her kim sahte kimliğimi kullanmışsa ve bu işlemi kim gerçekleştirmişse hakkında kamu davası açılmasını talep ederim.Hattıma gelen mesajlardan dolayı haberim olmuştur.Gerekli zamanında müdahale etmeseydim belki de daha fazla işlem gerçekleştirebilirdi.Dosya kapsamında kimin ilgisi bağlantısı var ise hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederim.Ayrıca Cep telefonu satın aldığı yerde kamera kaydı olup olmadığı husunda gerekli araştırılma yapılmamışsa kamera kayıtlarının araştırılmasına karar verilmesini talep ederim.Ek kovuşturma kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederim.Netice olarak adıma sahte kimliği düzenleyen, sahte kimlik ile işlem yapan ve satın alan,sahte kimlik ile işlem gerçekleştiren,sahte kimlik olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyen yetkili şube hakkında gerekli işlemlerin yapılmasına ve haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan ve resen  gözetilecek  nedenlerle ; Kahramanmaraş cumhuriyet Başsavcılığının  vermiş olduğu Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirizlarımızın kabulüne karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. 

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi -7-


ADANA (  ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

Soruşturma No      :

Karar No                  :

İTİRAZ EDEN

(MÜŞTEKİ)               :

 

VEKİLİ                       :

 

KARŞI TARAF

(ŞÜPHELİ)               :

KONU                        : Savcılık tarafından verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar’a itirazımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR      :

Savcılık tarafından şikayetçisi olduğumuz olayla ilgili “somut olayda mala zarar verme suçunun kast unsurunun oluşmamış olması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte bulunması” gerekçesiyle, şüpheli hakkında 29/02/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. İşbu karar usul ve yasaya aykırı olup itiraz etmemiz zarureti hasıl olmuştur.

Şöyle ki;

1-) Basit mala zarar verme suçu taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren suçlardandır. Savcılık tarafından aynı soruşturma dosyasında verilen 24/05/2018 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararda da “Şüphelinin müştekinin arazisine karşı işlemiş olduğu mala zarar verme suçundan dolayı karar kesinleşmesinden sonra uzlaştırma bürosuna gönderilmesine” karar verilmiş ise de uzlaştırma prosedürü öncelikle uygulanmadan haksız ve mesnetsizce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar usul ve yasaya aykırıdır.

2-) Şüpheli söz konusu arazinin özel mülkiyet olduğunu bilmediğini beyan etse de bu durum kişinin işi dolayısıyla kendisinden beklenen özen ilkesine aykırıdır. Şüpheli, x Belediyesi’nin x işlerini yapmakta olduklarını beyan etmiş olup, belediyeyle iş yapan bir işçinin araziye giriş ve kazı gibi işleri resmi evraklar olmadan bir araziye girerek yapamayacaklarını bilmesi gerekmektedir.

3-) Söz konusu arazinin etrafı tellerle çevrili olup özel mülkiyete tabi olduğu alenen ortadadır. Mala zarar verme suçu genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Failin mala zarar verme fiilini gerçekleştirirken özel bir amaçla hareket edip etmemesinin bir önemi yoktur. Şüpheli telleri koparmak suretiyle araziye girip kazı yaparak TCK m.151’de belirtilen mala zarar verme suçunun unsurlarını oluşturmuştur.

H.SEBEPLER         : TCK, CMK ve tüm yasal mevzuat

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle itirazımızın kabulü ile, x Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarih, … soruşturma ve … karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılarak şüpheli hakkında ceza davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

MÜŞTEKİ VEKİLİ

                          Av. 

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara(KYOK) İtiraz Dilekçesi -8-


ADANA CUMHURIYET BASSAVCILIGI’NA

 

Sorusturma no  :

Karar no           :

ITIRAZ EDEN

MÜŞTEKİ          :

Vekili              :

ŞÜPHELİLER     :

SUÇ KONUSU            : Dolandırıcılık

ITIRAZ KONUSU       : X numarali kovuşturmaya yer olmadığına dair kararina karşı itirazlarımizin sunulmasidir.

TEBLIG TARIHI         : X

ITIRAZ NEDENLERI  :

X Savciligi dolandiricilik sucunun unsurlarinin olusmadigi ve olayin borç ilişkisinden kaynaklandigi gerekçesiyle eldeki itiraz konusu takipsizlik kararini vermiştir. Ancak bu karar hem esas hem de usul yönünden hukuka aykiridir. Bu nedenle X tarihli X sayili hukuka aykiri kovuşturma yapilmasina yer olmagina dair kararin kaldirilmasina ve dosyanin yeniden incelemeye alinmasina karar verilmesini talep etmekteyiz. Soyle ki;

SAVCILIK MAKAMI TARAFINDAN SUPHELILERIN İFADELERINE BASVURULMADAN EKSIK INCELEME ILE TAKİPSİZLİK KARARİ VERİLMESI KANUNA VE YERLESIK YARGITAY ICTIHATLARINA AYKIRIDIR.

Savcilik makami tarafindan supheliler sorgulanmadan  verilen takipsizlik karari hukuka ve usule aykiridir. Nitekim eldeki konuya benzer bir durumla ilgili  Yargıtay 15. Ceza dairesi 2012/2605 E 2012/36243 K 03.05.2012 Tarihli kararinda “Kanunun kendisine yüklediği görevi yerine getirmeyen savcının işlemine itiraz kabul edilmelidir.” seklinde hukum kurmustur. Yine ayni kararda Cumhuriyet Başsavcılığı’nca şikayet dilekçesi üzerine hiçbir araştırma yapılmaksızın, ŞÜPHELİNİN İFADESİNE DAHİ BAŞVURULMADAN OLAYIN HUKUKİ MAHİYETTE OLDUĞUNDAN BAHİSLE KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR VERİLMİŞ OLMASİ HUKUKA AYKİRİ BULUNMUSTUR.

Suphelilerin her ikisi de Savcilik tarafindan sorgulanmamistir. DAHASİ SUPHELİLERDEN TUTKU KULEGE SAVCİLİK MAKAMİ TARAFİNDAN SORGULANMADİGİ GİBİ KARAKOL İFADESİ DE EKSİK VE BASTAN SAVMADİR. Zira ortada mevcut olan bir sucun varligini arastirmak icin butun delillerin ve verilerin ayri ayri incelenip sorgulanmasi gerekir. Sucun iki kisi tarafindan ORTAK islendigi iddia ediliyorsa  her seyden once supheliye diger supheliyi  taniyip tanimadigi onunla bir iliskisi olup olmadigi sorulmalidir.

Ancak mevcut karakol sorgusu tutanagindan anlasildigi uzere Supheli Tutkuya olayin mahiyetini ortaya cikaracak sorular sorulmamis, diger supheliyi taniyip tanimadigi sorulmamis, gercekte adina kayitli bir sirketi olup olmadigi ilgili kurumlardan arastirilmamistir.

Tum iddialarimiza karsin bu önemli hususlarin incelenmemiş olmasi eldeki karari etkilemiştir. Zira bu bahsettigimiz hususlar sorusturmanin neticesini önemli derecede etkileyecek niteliktedir. Bu sebeple verilen takipsizlik karari eksik inceleme sonucu oluşturulduğundan hukuka aykiridir. suphelinin karakol sorgusunda kendisine bu numarayi taniyip tanimadigi bu numaranin sahibini taniyip tanimadigi  sorulmamistir.

Bununla birlikte Supheli X ve X numarali telefonun sahibi arasindaki irtibat, ilgili iletişim sirketlerinden konuşma dökümleri istenerek belirlenebilecekken bu husus dahi arastirilmamistir. Zira bu iki şüphelinin cok yakin arkadaş veya akraba olduğunu dusundugumuzu sikayet dilekçemizde belirtmiş idik.

Ayrica Supheli ……………… Yönlendirmesiyle kendini müştekiye nakliyeciymiş gibi tanitan meçhul şüphelinin kullandigi telefonun bagli bulunduğu iletişim sirketine yazılarak adres ve kimlik bilgilerine ulaşılabilecekken bu hususun da arastirilmamis olmasi sorusturmanin sonucu etkileyecek nitelikte bir eksikliktir. Suphelinin soz konusu kisiyi nakliyeci olarak tanittigina iliskin yazismalar dosya munderecatinda mevcuttur. Belirttigimiz tum bu hususlar hakkında arastirma yapılmadan karar verilmiştir.

Bununla birlikte Istanbul Ticaret Odasindan ilgili mudurluk ve kurumlardan supheli Tutkunun gercekte merdiven imalati yapan bir sirket sahibi olup olmadigi dahi arastirilmamistir.Bu nedenle verilen karar usul ve yasa hukumlerine aykiridir.

C.M.K. mad. 160’a göre, bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet Savcısının görevi, ‘hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak’ ve ‘şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almaktır’. Eldeki dosyada Cumhuriyet Başsavcılığı maddi gerçeği ortaya çıkarmak soyle dursun tarafimizca sunulan delilleri dahi değerlendirmemiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı’nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası aciklmasi gerektigi belirtilmistir. Tum bu hukumler karsisinda 5271 sayılı Kanun’un ilgili hukumleri dogrultusunda usulune uygun bir sorusturma yapilmadigi icin verilen kararda kanuna uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle soz konusu kararin kaldirilmasina karar verilmesini dilemekteyiz.

SOZ KONUSU KARAR EKSİK İNCELEME YAPILARAK, GEREKLİ ARASTIRMALAR YAPILMADAN SAVCILIK TARAFINDAN SUPHELILERIN İFADELERİ ALINMADAN, SOYUT GEREKÇELER İLE OLUSTURULMUSTUR. BU DURUM USUL VE YASAYA AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR.

Karar gerekçesinde belirtildiğinin aksine dolandiricilik sucunun maddi ve manevi unsurlari oluşmuştur.Nitekim müvekkil failler tarafından kandirilmis hataya dusrulup zarara ugratilmistir. Failler ustaca yalanlarıyla kendileri lehine yarar saglamislardir. Karar gerekçesine dayanak yapildigi uzere ortada bir borç ilişkisi yoktur. Cunku müvekkil gerçekte olmayan bir merdiven ve de nakliye sirketinin varligina inandirilmistir.

Musteki ……………. evine merdiven yaptirmak istedigi icin  internet vasitasiyla suphelilerden …………………… ye ulasmistir. Supheli kendini mustekiye ithalat ihracat yetki belgesi olan yurt disina da is yapan  sirket sahibi bir is adami gibi tanitmistir. Suphelinin beyanlarina inanan muvekkil  iki adet X merdivenin imalatı konusunda internet uzerinden kendisiyle anlaşmıştir. Ancak suphelinin ihracat ithalat yetki belgesi olmadigi kendine ait bir sirketi ve calisanlari olmadigi internette kurdugu isletme hesabinin tamamen yalan beyanlarla dolu oldugu muvekkil tarafindan is isten gectikten sonra anlasilmistir.

Suphelilerden X numarali telefonun sahibi ise arkadasi ………………..  ve kendisi icin maddi menfaat elde etmek uzere kendini nakliyeci olarak tanitmis ve muvekkille nakliyeciymis gibi  iletisime gecmistir. Bu kisilerin telefon kionusma bilgileri istenseydi birbirleriyle irtibatli olarak bu sucu isledikleri anlasilacakti. Bu iddialarimiza ilişkin wats up mesajlari  dosya munderecatinda bulunmaktadir. Ayrica itiraz dilekcemize eklenmistir.

Müşteki, suphelilerin yaniltici beyanlarina inanarak X yöntemiyle şüpheli …………. ya  toplamda X euroluk iki ayri odeme göndermiştir. Bir sure geçtikten sonra supheliler tarafından kandirildigini düşünen  müvekkil X a gitmiş ortada bir sirket olmadigini ve şüpheli tarafından teslim edilecek bir merdiven bulunmadigini tespit etmisitr. Musteki şüphelinin adresine gittiğinde imalathane yerine bomboş tabelasiz bir depoyla karsilasmis çevredeki işyerlerine sorduğunda burda merdivenci olmadigi yanitini almis şüphelinin tutarli olmayan davranislarindan dolayi dolandirilgini anlayarak Yakacik Sab polis merkezi amirliğine basvurmusutr. Failler suc konusu eylemlerini planlayarak ustaca kurgulamislar müvekkili kandirmaya ve menfaat elde etmeye yönelik bir suru yalan söylemişlerdir. Zira   Supheli Tutku nun muvekkil uzerinden menfaat saglamak maksadiyla soyledigi yalanlardan bir kismi sirasiyla:”halihazirda ithalat ihracat yetkisi olan bir sirket sahibi oldugu, 4 ayda 5 kere Trafik kazasi gecirdigi icin teslimin geciktigi, merdiveni 0530……………..9 numarali nakliyeciye teslim ettigi, nakliyecinin merdiveni dusurdugu, bu nakliyeciyle kavga ettigi ve baska nakliyeci bulacagi, Istanbul ticaret sicil mudurlugu tarafindan ihracat ithalat belgesinin iptal edildigi bu yuzden teslim yapamadigi, tekrar yetki belgesi alabilmek icin Istanbul ticaret odasina basvurdugu ve Ticaret odasi tarafindan gunlerce bekletildigi ve belgeyi alamadigi …….” Seklindedir ve tarafimizca ispat edilmiştir.

Şüpheli müvekkili mağdur ettiği gibi başka insanlari da mağdur etmistir.  Bu iddiamiza ilişkin kayitlar da dosyada bulunmaktadir. Suphelilerin internet vasitasiyla daha başka insanlarin da mağduriyetine neden olmasina engel olunmasi gerektiği düşüncesindeyiz. Bu sebeple hukuka aykiri kararin kaldirilmasina ve şüpheliler aleyhine dava acilmasina karar verilmesini dilemekteyiz.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda açıklanan nedenler ve resen gözetilecek hususlar çerçevesinde itirazımızin kabulüyle, ………… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın X tarihli 2019/…….. Sorusturma, 2019/……………. K. numarali kovuşturmaya yer olmadığına dair  kararının kaldırılmasına ve şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygiyla arz ve talep ederiz. (tarih)

                                                                            Karara Iitraz eden

                                                                 Musteki vekili

                                                               Av

Görevi İhmal Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtirazi -9-

NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

Dosya No:2019/……..

İTİRAZ EDEN                   :

VEKİLİ                              

ŞÜPHELİ                            : …

 

SUÇ                                      : İlgili kamu görevlilerinin Görevi Kötüye Kullanma,  Görevi İhmal.

 

SUÇ TARİHİ VE YERİ   : 05.01.2019

İTİRAZ KONUSU               : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz

İTİRAZ EDİLEN KARAR : Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/………. Esas ve 2019/………numaralı Kararı

 

KARARIN TEBLİĞ TARİHİ: 20.10.2019

İTİRAZ NEDENLERİ        :

Eksik inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, tanıkların ifadeleri alınmadan, hukuki nitelendirmede yanılarak soyut gerekçeler ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

OLAY:

  1. Müvekkilim 05.01.2019 tarihinde gebelik nedeniyle SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisine başvurmuştur. Serviste yapılan muayeneden sonra 9 Haftalık gebeliğindeki çocuğun kalbi atmadığına dair teşhis konulmuştur. Konulan teşhisten sonra kürtaj ile müdahalenin yapılması gerektiğini ve gebeliğin ameliyat ile vücuttan atılması gerektiği söylenmiştir. Dilatasyon ve Kürtaj yapılmış, aynı gün içerisinde hastanın durumunda herhangi bir sıkıntı kalmadığına bahisle taburcu edilmiştir.
  2. Hasta daha öncesinde kalbinde Mitrak Kapak Ameliyatı olmuş, raporları ve tanısı dosyasında olmasına rağmen hastane hekimlerince bu durum göz ardı edilmiştir. Yapılan kürtaj ameliyatı öncesi veya sonrasında Mitrak Kapak Ameliyatının hastanın durumu üzerindeki olası etkisi incelenmemiş, hesaba katılmamış, bu durumun hastanın hayati tehlikesi üzerindeki olası etkisi hakkında gerekli tahlil ve tetkikler yapılmamış, hastaya ve yakınına bu durum hakkında bilgi verilmemiştir. Mitrak Kapak Ameliyatı olmuş olan hastalara yeni bir tedavi veya ameliyat uygulanacaksa hayati risk oluşmaması için bu durumun dikkat ve özenle gözetilmesi, gerekli her türlü tetkikin yapılması gerekmektedir.
  • Hasta …………… ’a olası yüksek olumsuz sonuçları içinde barındıran Kürtaj Ameliyatı yapılmış fakat gerekli tetkiklerin hepsi yapılmamış, Mitrak Kapak Ameliyatının olumsuz etkileri hesaplanmamış, hastaya ve yakınlarına bilgi verilip onayları alınmamış, eksikliklerle kürtaj ameliyatı yapılmıştır. Kürtaj Ameliyatından sonra hastanın durumu ile alakalı tansiyon değerleri, kan tahlilleri, kürtajın başarılı olduğuna dair Ultrasyon filmleri dahil hiçbir tetkik yapılmadan hasta aynı gün içinde iyileştiğine bahisle taburcu edilmiştir. Hasta taburcu olduktan kaç gün sonra kontrole gelmesi gerektiği, ameliyatın olası etkilerinin ne olabileceğine ilişkin hastaya ve yakınlarına bilgi verilmemiş, aydınlatılmamıştır.
  1. Müvekkilim 05.01.2019 ameliyat tarihinden sonra sürekli rahatsızlıklar, karın ağrıları ve kanamalar yaşamıştır. Müvekkilin durumu dayanılamaz hal alınca 10.02.2019 Tarihinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi hastanesine acil servisine kaldırılmak zorunda kalmıştır. Yapılan müdahaleler neticesinde hastanın 10.02.2019 tarihinde yatışı yapılmış, tahlil ve tetkikler yapılmıştır. Hastanenin Kadın Doğum ve Kardiyoloji hekimlerince: ‘’ hastanın yaklaşık 1 ay önce EX FETUS nedeniyle KÜRTAJ olduğunu bu ameliyat esnasında REZİDÜ DOKU kaldığını son birkaç gündür vajinal kanamasının olduğun, tekrar KÜRTAJ olması gerektiği ‘’ sonucuna ulaşılmış ve bu durumlar rapor edilmiştir. ( Konsültasyon raporu ektedir.)

13.02.2019 tarihinde rahim bölgesinde alınan parça Pataloji’ye incelemek üzere gönderilmiştir. Pataloji raporuna göre: ‘’hastanın rahim bölgesinde alınan numunenin yaklaşık 10 cm hacminde, bordo renkte, iltihaplı kürtaj materyali olduğu tespit edilmiştir.’’ ( Pataloji raporu ektedir.)

 

  1. Netice itibari ile hasta tekrar kürtaj yapılıp 18.02.23019 tarihinde 8 gün hastanede yattıktan sonra taburcu edilmiştir. Hastanenin yapmış olduğu yanlış ameliyatın farkına varılma ihtimali olmadığından bu yüzden müvekkilim yaklaşık bir ay boyunca şiddetli ağrılara maruz kalmış işlerini yapamamış, normal günlük ihtiyaçlarını bile yerine getirememiştir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde yapılan tetkiklerde müvekkilin bu durum nedeni ile ölmesinin an meselesi olduğu kendisine söylenmiştir.
  2. Tüm bu nedenlerle SBÜ Van bölge eğitim ve araştırma hastanesinin yapmış olduğu yanlış-eksik teşhis, tedavi, bilgi yükümlülüğü ve ameliyat nedeni ile bu kurumdan şikayetçi ve davacıyız. İlgili kamu görevlisi hakkında soruşturmanın yapılması hususlarında gereğinin yapılmasını saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.

AÇIKLAMALAR

  • Van Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü ’nün …………..tarih ve İL İD. KUR.MD.663.04/……. karar sayılı kararı ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı 19.06.2019 tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. Ancak ilgili kararın usul ve yasaya aykırı olduğu açık bir şekilde ortada olduğundan soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara itiraz etme zorunluluğu hâsıl olmuştur. Şöyle ki;

  • 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un oldukça önemli maddeleri ihlal edilmiş olup bununla da kalmayıp, idare tarafından suçun sübut bulmadığı yönünde sadece yargı organları tarafından yapılabilecek değerlendirmeler yapılmıştır.

  • 4483 sayılı kanun m.6/2 uyarınca yetkili merciin soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararında gerekçe gösterilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Ancak itiraz konusu kararda hiçbir gerekçe gösterilmeksizin soruşturma izni verilmemesine ilişkin karar verilmiştir.

  • Yaşanan acı olayla ilgili müvekkil; hastane doktorlarının görevlerinin gereğini yerine getirmemesi ve görevini kötüye kullanması sonucu bir aya yakın şiddetli ağrılar geçirmiş ve olay nedeniyle maddi ve manevi olarak mağduriyeti meydana gelmiştir. Devlet memurları, somut olayda doktorlar; devletin kamu hizmetini ve sağlığını kötüye kullanmak suretiyle müvekkilin aynı olaydan dolayı iki kez ameliyat olmasına yol açacak şekilde mağduriyetine ve zarar görmesine sebebiyet vermişlerdir. Bu hususta iddialar somut nitelik taşımakta olup, olayın ardından ivedi bir şekilde konuyla ilgili savcılığa başvuruda bulunmuştur.

  • Ayrıca Van Valiliği vermiş olduğu kararda; müsnet iddiaların sübut bulmadığı, doktorun herhangi bir kast, kusur ve ihmalinin bulunmadığı tespiti ile sonuç ve kanaatine vardığını belirtmiş olup, burada bu hususun açıklanmaya muhtaç olduğu açık bir şekilde ortadadır. Öncelikle bir suçun işlendiğine veya işlenmediğine karar verme yetkisi yargı organının yetkisindedir. Bu hususta Valiliğin bu şekilde karar vermeye yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca müvekkilin, olayla ilgili hastaneden almış olduğu rapor mevcut olup, ilgili doktor tarafından kürtaj materyalinin bırakıldığı ve mağduriyetine sebebiyet verildiği hususu açıktır. Eğer ki olay ile ilgili hastane kayıtları ve dokümanları celp edilmişse yaşanan bu acı olayın gerçek olduğu hususu ortaya çıkacaktır. Somut delilleri bulunan, makul şüphe içeren bir suçun işlenip işlenmediği hususunda çekişme söz konusu ise buna Van Valiliği değil yargı organı karar vermelidir. Söz konusu durumlarda soruşturma izni verilmesi hususuna işaret eden bir takım Bölge İdare Mahkemesi kararları mevcuttur.

TÜM BU AŞAMALARDAN SONRA İDARENİN SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİĞİNE BAHİSLE VAN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI KAVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR VERİP TARAFIMIZA TEBLİĞ ETTİRMİŞTİR.

SONUÇ VE TALEP             : Yukarıda kısaca arz, izah ettiğimiz nedenler tahtında ve makamınızın gözeteceği diğer hususlar çerçevesinde; itirazımızın kabulüyle, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ………… tarih ve 2019/……….. soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. (tarih)

                                                                                                                    Müşteki Vekili

                                                                                                                  Av.

Takipsizliğe(KYOK) İtiraz Dilekçesi Örneği -10-

X NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

SUNULMAK ÜZERE

X CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

İTİRAZ OLUNAN

KARAR TARİH VE NO                 : T.C X Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Takipsizlik Kararı

TAKİPSİZLİK KARARINA

İTİRAZ EDEN

MÜŞTEKİ                                       :

VEKİLİ                                            :

ŞÜPHELİLER                                :

SUÇ                                         : Özel Belgede Sahtecilik(TCK m.204) , Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.157,158/i), ve Resen Tespit Edilecek Sair Suçlar

İTİRAZIN

KONUSU                                :  Savcılığınızca verilmiş olan takipsizlik kararı usul ve esas yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiğinden kaldırılması talebimizi ihtiva eder.

KARARIN

TEBLİĞ TARİHİ                  :

İTİRAZLARIMIZ                 :

Yukarda dosya numarası yazılı dosyada şüpheliler hakkında yapılan şikâyet neticesinde X Cumhuriyet Başsavcılığı tarihinde takipsizlik kararı vermiştir.

Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararı yerinde olmamakla birlikte takipsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir. İş bu takipsizlik kararına 15 günlük yasal süremiz içerisinde itiraz ediyoruz.

Şöyle ki;

 

 

 

AÇIKLAMALAR:

  • USUL YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ

 

T.C X Cumhuriyet Başsavcılığı, yukarıda numarası yazılı dosyada, EKSİK TAHKİKAT yapmış ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

En önemli husus suç vasfının nitelendirilmesi yanılgıya düşülmüş olup, kısa sürede 5 AY içerisinde usule ve esas yönelik hukuka uyarlı olmayan bir karar verilmiştir.

Oysa C.M.K. mad. 160’a göre, bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet Savcısının görevi, ‘hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak’ ve  ‘şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almaktır’.  Somut olayımızda Karşıyaka  Cumhuriyet Savcılığı maddi gerçeği ortaya çıkarmak yerine tarafımızca sunulan delilleri dahi değerlendirmemiştir.

Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı’na sunduğumuz tüm belgelere ve beyanlarımıza rağmen bu belgeler ve beyanlar ısrarla Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı nezdinde bir kanaat oluşturmamakta, sahtecilik suçuna konu belgeler ile işbirliği ve elbirliği ile dolandırıcılık suçunun tüm unsurlarını taşıyan paravan şirket ŞARK LTD ve DOĞU KONFEKSİYON A.Ş müvekkili ağır zarara uğratmış olmalarına rağmen şüphelileri adeta ödüllendiren kararlar verilmektedir. MÜVEKKİL ANAYASAL HAKKI OLAN MÜLKİYET HAKKINI ŞÜPHELİLERİN SUÇA KONU İŞLEM VE EYLEMLERİNDEN DOLAYI KULLANAMAMAKTA VE YASAL HAKLARI KISITLANDIRILMAKTADIR.

T.C Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.09.2015 Tarih ve 2015/8709 Sayılı  BEŞ AY İÇERİSİNDE VERİLMİŞ OLAN Takipsizlik Kararı; eksik inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, hukuki nitelendirmede yanılarak soyut gerekçeler ile hükme bağlandığından usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir ve bu nedenle de kaldırılması elzemdir.

ŞÜPHELİLERDEN OLDUĞU ŞARK LTD ŞİRKETİ’NİN PARAVAN ŞİRKET OLDUĞU İZMİR TİCARET ODASINDAN TÜM SİCİL KAYITLARININ CELBİ İLE ORTAYA ÇIKABİLECEK İKEN İZTO’YA MÜZEKKERE DAHİ YAZILMAMIŞTIR.

Müvekkilin Şirketinden satın aldığı taşınmaz elbirliği ve işbirliği ile şüphelilerin kurmuş olduğu senaryo doğrultusunda kullandırılmamaktadır. Bu doğrultuda suça konu sahte kira sözleşmesini imza altına alan şüphelilerden kiraya veren ve kiralayanın ADINDA BİR ŞİRKETİN OLMADIĞI GÖRÜLECEKTİR. BU DURUMDA NASIL OLUYORDA ESKİ MALİK DOĞU ŞİRKETİNİN YÖNETİM KURULU ÜYESİ GÜRSEL YILDIRIM OLMAYAN BİR ŞİRKET ADINA MÜDÜR SIFATIYLA İMZA ATMIŞ BULUNMAKTADIR?

Aleni bir şekilde şüphelilerin müvekkilin nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçuna konu işlemler ile zarara uğratılmak saiki ile hareket ettikleri görülmektedir.

Şark Şirketi Türkiye Ticaret Sicil Kayıtları ve İzmir Ticaret Odası Kayıtları incelendiğinde 03.10.2013 TARİHİNDE RE’SEN TİCARET SİCİLİNDEN SİLİNMİŞ OLAN HİÇBİR ZAMAN TİCARİ FAALİYETİ OLMAMIŞ BİR PARAVAN ŞİRKETTİR.

Savcılığınızın öncelikle KURULUŞ TARİHİNDEN İTİBAREN İKİ ŞİRKETİNDE TÜM SİCİL KAYITLARINI CELP ETMESİ ZARURİDİR. BU DURUMDA EKSİK BELGELER İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİĞİ SONUCU DOĞURACAĞINDAN İVEDİLİKLE TAHKİKATIN YENİDEN YAPILMASI VE İŞ BU KARARIN KALDIRILMASI ELZEMDİR.

ŞÜPHELİLERDEN İFADELERİNDEKİ ÇELİŞKİLER İLER SÜRDÜĞÜMÜZ VAKIALARIN KATİ İSPATI OLUP, SAVCILIĞINIZCA ŞÜPHELİLERİN İFADELERİNDE Kİ ÇELİŞKİLER TESPİT EDİLMEMİŞ HATTA ALEYHLERİNE KANAAT DAHİ OLUŞTURMAMIŞTIR.

Şüphelilerden şeklinde beyanda bulunmuş ve KİRA SÖZLEŞMESİNİN TANZİM EDİLDİĞİ TARİHTE  ORTAĞI OLDUĞU BİR ŞİRKET DAHİ OLMADIĞINDAN NİTEKİM ŞARK ŞİRKETİ ADINA GÜRSEL YILDIRIMIN MÜDÜR SIFATINA  HAİZ ŞÜPHELİNİNDE MÜDÜR SIFATINDA KİRA SÖZLEŞMESİ İMZA ALTINA ALMASININ DA HUKUKA UYARLILIĞI BULUNMAMAKTADIR.

yetkilisi olmadığını sonradan yetkili olduğunu kurulduğunda yetkilisinin olduğunu fabrika binasını kendisinin kiraladığını ve o zaman şirketin bulunmadığını beyan etmiş olup, KENDİSİNİN KİRALAMAK İSTEDİĞİ TAŞINMAZDA VE KENDİSİNİN KURACAĞI ŞARK ŞİRKETİ ADINA TAŞINMAZI KİRALAYACAĞINI BEYAN ETMESİNE RAĞMEN NEDEN ESKİ MALİK DOĞU ŞİRKETİNİN YÖNETİM KURULU ÜYESİ GÜRSEL YILDIRIM KİRA SÖZLEŞMESİNİN TANZİM TARİHİNDE KURULMAYAN BİR ŞİRKET ADINA İMZALAMIŞTIR? NEDEN SUÇA KONU KİRA SÖZLEŞMESİ ŞÜPHELİ AKIN TUFAN DOĞAN İMZALAMAMIŞTIR?

Şüpheli TAM TAMINA KİRA SÖZLEŞMESİNİN TANZİM TARİHİNDEN TAM 1,5 SENE SONRA KURULDUĞUNU DA İKRAR ETMİŞTİR. ŞÜPHELİLERİN TÜM BU SAVCILIĞINIZ HUZURUNDA VERMİŞ OLDUKLARI İFADELER HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI OLUP, MANTIK İLKELERİNE AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR.

Şüphelilerin ortağı oldukları eski dolandırıcılık ve sahtecilik suçuna konu işlem ve eylemleri müvekkilin kendilerinden satın aldığı taşınmazı kullandırmama ve kira bedellerini kendi uhdelerinde tutup kendilerine menfaat sağlama saiki ile gerçekleşmiştir.

KALDI Kİ; ŞÜPHELİLERDEN İFADESİ DE ALINMAMIŞ OLUP, SIRF BU EKSİK İNCELEMEDEN DOLAYI DAHİ KARARIN KALDIRILMASI GEREKLİDİR.

SUÇA KONU KİRA SÖZLEŞMESİ ÜZERİNDE ADLİ TIP İNCELEMESİ YAPILMAMIŞ OLUP, VERGİ DAİRESİNDEN HEM ŞARK ŞİRKETİ’NİN HEM DE DOĞU KONFEKSİYON ŞİRKETİ’NİN SUNMASI ZORUNLU OLAN KİRA SÖZLEŞMESİNİN CELBİ TALEP EDİLMEMİŞTİR.

Günümüzde vergi dairesine kira sözleşmesi zorunlu olup, vergi az ödemek amacıyla kira sözleşmesinin suça konu işlem ve eylemler ile bedellerini değiştirip imzalar taklit edilmektedir. HER İKİ ŞİRKETİN BAĞLI OLDUKLARI VERGİ DAİRESİNE MÜZEKKERE YAZILARAK KİRA SÖZLEŞMESİNİN CELBİNE İLİŞKİN MÜZEKKERE YAZILMALIDIR.

Müvekkil suça konu kira sözleşmesinin sahteliğinden ve sonradan tanzim edilmiş olduğunu ileri sürmektedir. Nitekim, aslı üzerinde kira sözleşmesinin  Adli Tıp Kurumunca MÜREKKEP YAŞ TAYİNİ yapılması zorunlu iken yapılmamış aksine bu hususun üzerinde hiç durulmamıştır.

Savcılığınız kira sözleşmesinin yıllar sonra tanzim edildiğini yaş tayini, imza incelemesi ile ortaya çıkarabilecek iken bu hususta tahkikat yapmayarak eksik inceleme ile hüküm tesis etmiştir.

11.CD. 10.7.2007, 7226/4889. Fotokopi belge üzerinde sahtecilik incelemesi yapılabileceği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir: Sahte olduğu iddia olunan kira sözleşmesinin vergi dairesine kim tarafından sunulduğu araştırılıp, ibraza ilişkin dilekçe veya matbu formun istenip sanıkça düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti, sanık adına başkasınca verilmişse tanık olarak dinlenmesi ve sözleşmeyi düzenleyenin sorulması,… araştırıldıktan sonra 765 sayılı Kanunun 346. maddesinin de değerlendirilmesi ve gerektiğinde; fotokopilerde grafolojik tanı unsurları kayba uğramakta ise de; fotokopi belgelerin net olması halinde üzerinde inceleme yapılması mümkün bulunduğundan, sanığın ve onun adına belgeyi ibraz edenin olay tarihinden önceki günlere ait imza ve yazı örnekleri temin edilerek Adli Tıp Kurumuna gönderilip bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazı ve imzaların kime ait olduğu saptanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.” Şeklindedir.

Aynı şekilde şüphelilerin ortakları oldukları şirketlerin bağlı bulunduğu vergi dairesine suça konu kira sözleşmesinin kim tarafından sunulduğu imzanın kime ait olduğu kim tarafından tanzim edildiğinin de araştırılması zaruridir. Somut olayımızda Vergi Dairesi’ne dahi müzekkere yazılmamıştır.

ŞÜPHELİLERİN ORTAĞI OLDUĞU KİRALAYAN ŞİRKET KİRA BEDELLERİNİN ÖDENDİĞİNE DAİR BELGELERİNİN SUNMASI İSTENMELİDİR.

Şüphelilerin ortakları olduğu şirketler organik bağ içerisinde olduklarından kira bedellerinin ne şekilde ödendiği banka aracı ile ödendiyse şayet hesap numaralarının ve dekontlarının sorulması ve dosyaya sunulması zaruridir.

 Kiralayan şirket paravan şirket olduğundan bedelin her ay düzenli olarak ödendiğinin ispatı şüphelilerin yükümlülüğünde olup, bu husus üzerinde durulmaması dahi eksik incelemenin varlığını göstermektedir.

KALDI Kİ; MAL SAHİBİ NASIL OLUR DA KURULMAMIŞ OLAN BİR ŞİRKETE GÜVENİP MALINI KİRALAR? KİRALAYANIN ŞAHSİ KEFALETİNİN BİLE İSTENMEMİŞ OLMASI HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRIDIR.

  • ESAS YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ

 

Huzurdaki olayda, TCK 157 ve 158/1. Maddelerine konu dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin VE Özel Belgede Sahtecilik(TCK m.204) suçunun unsurları gerçekleşmiştir.

 

  1. TAŞINMAZI KİRALAYAN ŞARK ŞİRKETİN PARAVAN ŞİRKET OLDUĞU ALENİ OLUP, TAŞINMAZIN ESKİ MALİK DOĞU ŞİRKETİ KENDİ MENFAATLERİ DOĞRULTUSUNDA BU ŞİRKETİ KURUP KİRA BEDELLERİNİ KENDİ UHDELERİNDE TUTMAKTADIRLAR.

 

            Bunun yanı sıra yukarıda da açıkça belirttiğimiz üzere şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna bağlı olarak Türk Ceza Kanunu’nun 157 dolandırıcılık ve 158/1-h maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri aşikârdır.

            TCK md. 158/i maddesinde dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri düzenlenmiş olup,  “…serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişinin” işbu suç kapsamında cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Öncelikle, eski malik olduğu taşınmazı müvekkile satışını gerçekleştirip daha sonradan yönetim kurulu üyesi olan taşınmazı kendisinin müdür olduğu şirkete kiralaması hile ve desisenin en kati göstergesidir.

AKABİNDE; DAHA HENÜZ KURULMAMIŞ BİR ŞİRKETİN YETKİLİSİ SIFATIYLA KİRA SÖZLEŞMESİ TANZİM ETMESİ KÖTÜ NİYETLERİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERMEKTEDİR.

KENDİ MENFAATLERİ İÇİN KURMUŞ OLDUKLARI VE TİCARİ FAALİYETİ OLMAYAN HAYALİ BİR ŞİRKET OLDUĞU BİLANÇOLARINDAN, SSK LİSTELERİNDEN VE TİCARİ DEFTERLERİNİN İNCELENMESİ SONUCUNDA ORTAYA ÇIKACAKTIR. BİLİNMEKTEDİR Kİ; KENDİSİNİN MÜŞTERİ PORTFÖYÜ DAHİ BULUNMADIĞI ORTAYA ÇIKACAKTIR.

Şüpheliler elbirliği ve işbirliği içerisinde hile ve aldatma kabiliyetine haiz işlem ve eylemler ile müvekkili zararlandırarak kendilerine menfaat sağlamış olduklarından suça konu işlem ve eylemlerin tüm unsurları oluşmuştur.

SUÇA KONU KİRA SÖZLEŞMESİNDE İMZANIN TAKLİT EDİLMİŞ OLDUĞUNUN ÜZERİNDE DURULMAMASI AKSİNE VAR OLMAYAN BİR ŞİRKET ADINA KİRA SÖZLEŞMESİNİN TANZİM EDİLMESİ ÜZERİNDE DURULMALIDIR. KALDI Kİ; ŞÜPHELİLERİN ORTAĞI OLDUĞU TAŞINMAZI KİRALAYAN ŞARK ŞİRKETİ  PARAVAN ŞİRKET OLDUĞUNDAN SAHTECİLİK SUÇUNUN UNSURLARI OLUŞMUŞTUR.

Dolayısıyla hali hazırda var olmayan bir şirket adına kira akdinin tarafı olarak göstermek kira sözleşmesinin sonradan ortaya çıktığının en somut örneğidir.  Şikâyet dilekçemizde de açıkça belirttiğimiz üzere tarafından sırf müvekkili tasarruf etme yetkisini ortadan kaldırmak amacı ile geri dönük kira akdi düzenlemişlerdir. Üstüne üstlük ortada her hangi bir şirket yok iken.

Önemle dikkat edilmesi gereken diğer bir husus

yetkilileri söz konusu taşınmazı sattıklarından dolayı pişman olmuş ve müvekkilin geriye dönük hakkı olan ecrimisil bedellerini talep ettiğinde de PARAVAN ŞİRKET olan kurmuş ve tarafından diğer 3. Kişilere kiralandığından gelecek olan kira bedeli doğrudan doğruya Doğu Konfeksiyon’un bünyesine VEYAHUT ŞÜPHELİLERİN UHDELERİNE AKTARILMIŞTIR.

SOMUT OLAYIMIZDA ŞÜPHELİLERİN FAAL OLMAYAN SUÇLARINA ARAÇ OLMASI İÇİN ŞARK ŞİRKETİNİ KURMUŞLARDIR VE BU ŞEKİLDE KANUN YOLUNU DOLANDIRARAK SUÇA KONU İŞLEM VE EYLEMLERİ GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ AŞİKARDIR.

HENÜZ KURULMAMIŞ BİR ŞİRKET İLE YAPILAN KİRA SÖZLEŞMESİ YOK HÜKMÜNDE OLUP, HUKUK DÜZENİNDE YERİ YOKTUR. ŞÜPHELİLER, SUÇA KONU İŞLEM VE EYLEMLERİN İCRAYA GEÇİRİLMESİ İÇİN HİLE İLE ALDATMA KASTIYLA HEM MÜVEKKİLİ HEMDE MAHKEMELERİ HATTA SAVCILIĞINIZI YANILTMA ÇABASI İÇİNDEDİRLER.

Sayın Makamınızca da dikkat edeceği üzere maliki olduğu taşınmazın 3. Kişiler tarafından kullanıldığını tespit ettiği anda KİŞİLERE KARŞI AÇMIŞ OLDUĞU ECRİMİSİL DAVALARINA MÜTEAKİP ŞÜPHELİLER GERİ DÖNÜK KİRA SÖZLEŞMESİ TANZİM EDİLMİŞTİR.

Ancak kira akdinin tanzim ettiği yıl olan 1998 yılı içerisinde kira sözleşmesinde kiralayan sıfatındaki şirket henüz kurulmamıştır. Şirket 1999 yılında kurulduğundan ticari sicil kaydı olmayan bir şirketin sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığından bu durum bile suça konu işlem ve eylemlerin gerçekleştiğinin ispatıdır.

 

Sayın Makamınızca da takdir edileceği üzere yasal olarak ticari faaliyetine başlamamış olan bir şirketin resmi belge niteliğinde olan kira sözleşmesinin tarafı olmasının ne ceza kanununda ne özel hukuk da  ne de vergi hukukunda yeri yoktur.

Şüphelilerin kendilerinin suça konu işlem ve eylemleri gerçekleştirmek amacıyla kurdukları hayali şirket ŞARK ŞİRKETİ İLE YAPILMIŞ OLAN KİRA SÖZLEŞMESİ CEZA HÜKÜMLERİ DOĞRULTUSUNDA SAHTE OLUP,  MÜVEKKİLİ DOLANDIRMA KASTIYLA  TANZİM EDİLMİŞTİR.

Sayın Makamınızca da takdir edileceği üzere Paravan Şirket kurmak dünden bugüne ticari faaliyette bulunan tacirlerin başvurdukları sık bir dolandırıcılık işlemidir. Söz konusu olayımızda da iş bu durum açıkça ortadadır. başta olmak üzere ecrimisil bedeli ödememek için geri dönük hileli bir kira sözleşmesi akdedilmiş ve sorumluların dikkat etmeden yapmış oldukları bu işlem nitelikli dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçunun kapsamına girmiştir.

NETİCE VE TALEP           :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı, Karar sayılı dosyası ile verilen Takipsizlik kararının bozularak, şüphelilerin cezalandırılmasına karar verilmek üzere kamu davası açılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.(tarih)

SAYGILARIMIZLA

ŞİKAYETÇİ VEKİLİ

                                                                                             Av.

Takipsizliğe(KYOK) İtiraz Dilekçesi Örneği -11-

X NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

X CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

SORUŞTURMA NO         : 

KARAR NO                         : 

 

İTİRAZ EDEN

MAĞDUR                       

 

VEKİLİ                                 : 

                                                                                            

ŞÜPHELİ                              : 

 

SUÇ                                       : İFTİRA, TEHDİT

SUÇ TARİHİ                        : ŞUBAT 2019

KONU                                   :Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ………… tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararına itirazlarımız hakkında.

AÇIKLAMALAR                :

 

  1. ……….. Cumhuriyet Başsavcılığı …………….. tarihli kararı ile şüpheli Meral Şahan hakkında üzerine atılı iftira ve tehdit suçunun kızı ………………… beyanları dışında herhangi bir delile dayanmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.
  2. Müvekkil ……………. Antalya …. Ağır Ceza Mahkemesi …….. esas, …………. karar sayılı dosyasında, annesi …………..’ın tehditleri ve baskısı altında üvey dayısı ………..’un kendisini istismar ettiği iddiasında bulunmak zorunda kaldığını itiraf etmiş ve ………… BERAAT etmiştir, ……….. hakkında ise suç duyurunda bulunma kararı vermiştir.
  3. Sayın Savcılık kararın istinafta olduğundan ve kesinleşmemiş olduğundan bahisle “…şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdur ………un beyanı haricinde kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte ve yeterlilikte somut delil elde edilemediğinden…” diyerek bu kararı vermiştir.
  4. Şüpheli ………ın derdest olan ceza davaları devam etmektedir. Özellikle ……..Asliye Ceza Mahkemesi ……… esas sayılı dosyasında ………… sanık olup dava konusu suç tehdittir. Görüldüğü üzere ………… tehditte bulunmaya ve suç işlemeye meyillidir.
  5. Eksik inceleme yapılarak, şüphelinin diğer ceza dosyaları da göz önüne alınmadan verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar yerinde değil ve hukuka uygun değildir.

 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Cumhuriyet Bşsavcılığı’nın …………. soruşturma ve …………. karar numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararına itirazlarımızın kabulü ile şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. 20/05/2019

                                                                                               İTİRAZ EDEN VEKİLİ

Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi -12-


 …… SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

……. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

SORUŞTURMA NO : …..

İTİRAZ EDEN                                : ………

İTİRAZ EDEN VEKİLİ                 : ………

ŞÜPHELİ                                         : ……….

SUÇ TARİHİ                                   :……….

İTİRAZ KONUSU                          : Takipsizlik Kararının Kaldırılması

İTİRAZ EDİLEN KARAR            : ……. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …….. tarih ve ………  soruşturma ……….. karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı.

KARARIN TEBLİĞ TARİHİ        :………..

İTİRAZ NEDENLERİ                   : 1-Şüpheli .. tarihli ………… Noterliği ………. tarih ………yevmiye numaralı ihtarname ile …………… tarihinde imzalanan sözleşme ile ödenmiş olan 50.000 Doların iadesini ve sözleşmenin tam ve gereği gibi ifa edilmemiş olmasından dolayı tarafımızdan 100.000 Dolar cezai şartın ödenmesini talep etmiştir

2- İhtarname sürecinin akabinde şüpheli ………… ………………………. İcra müdürlüğü ……… esas sayılı dosyası ile 150.000 Dolar tutarında icra takibi yapmıştır. Takip dayanağı olarak …………. Noterliği ……….. tarih ……….yevmiye numaralı ihtarname yer almıştır. Yani ihtarnameye dayalı olarak icra takibi yapılmıştır. Fakat  icra takibine konu ihtarnameye  ilişkin olarak gönderilen ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra müvekkil tarafından dilekçe ile borca, takibe itiraz edildikten sonra takip durmuştur.                                                        3- Şüpheli taraf, müvekkilimin icra takibine itirazları sebebiyle …………. Ticaret Mahkemesi ………….. Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açmıştır.Açılan itirazın iptali davasında şüpheli, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen …………… tarihli satış sözleşmesinin örneğini delil olarak dosyaya sunmuştur.

3-Soruşturma aşamasında şüphelinin alınan ifadesinde; sözleşmenin alının kendisinde bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğinin belirtmiştir. Ancak şüpheli şahsa sözleşmenin onaylı örneğini ne şekilde elde ettiğini sorulmamış ve bu husus şüpheli tarafından aydınlatılamamıştır. Sözleşmenin aslının olmaması ve örneğinin de ne şekilde elde edildiği açıklanmadan ve bu husus aydınlatılmadan takipsizlik kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Şüpheli şahıs sözleşmeyi hazırlayıp veya hazırlatıp örneğini aldıktan sonra sözleşmenin aslını istediği şekilde ortadan kaldırabilir. ÖNCELİKLİ OLARAK  İŞLEME KONULAN SÖZLEŞME ÖRNEĞİNNİ NE ŞEKİLDE ELDE EDİLDİĞİNİN TESPİTİNİN YAPILMASI GEREKMEKTEDİR.

4- Keza olayın hukuki uyuşmazlık olduğu düşünülse bile şüphelinin bu tür eylemlere girişmesi haksız kazanç elde etme çabası  dolandırma amacı taşımaktadır.

TCK Madde 157 – (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Şüpheli şahıs hileli davranışlar sergilemiştir. “Sözleşme aslı bende bulunmamaktadır” ifadesi vererek cezadan  kurtulması adalet duygusunu zedeleyecektir. Müvekkilim şüpheli şahsın bu eylemleri nedeniyle büyük bir üzüntü yaşamamış ve itibar kaybetmiştir. Ayrıca sırf bu hareketler nedeniyle haklılığını ortaya koymak açısından büyük maddi kayıplar yaşamıştır. Şüpheli şahıs tarafından yapılan eylemler Türk  Ceza kanunu ilgili hükümlerince cezalandırılmalıdır.          

6-Eksik inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, hukuki nitelendirmede yanılarak soyut gerekçeler ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

NETİCE VE TALEP                      : Yukarıda açıklanan nedenler ve makamınızın resen gözeteceği diğer hususlar çerçevesinde,

İtirazımızın kabulüyle, ………… Başsavcılığı’nın …….  tarih ve ………….  soruşturma karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederiz.

          İTİRAZ EDEN VEKİLİ

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş

Adana İncekaş Hukuk Bürosu

Avukat Saim İncekaş. Adana’da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şanslı Söz

“Biz bütün memleketlerin yerlisiyiz, bütün yüzyılların da çağdaşı.”
(Chammard, G. BiBeni .les hava kat Paris, 1976, seye.12)

Dünya Dilleri

BİR YORUM-SORU-CEVAP BIRAKIN!

Sayfanın alt kısmından konu ile alakalı yorum-soru-cevap-düzeltmelerinizi iletiniz.

AvukatBirlik.Com’a katılın!

Kolektif bir mecra olan avukatbirlik.com yeni nesil sosyal medya, makale, forum ve hatta ticaret konularında avukatların kendisini ifade edebileceği ve bir parçası olabileceği dinamik bir alan.

avukatbirlik.com – Tıklayınız