Korona Virüsü Sebebiyle Tahliye Talebi

Korona Virüsü Sebebiyle Tahliye Talebi

X BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO :

SANIK :

MÜDAFİİ :

KONU : Akdeniz Anemisi ( Heredofamilyal Amiloidozis ) olması sebebiyle ilaçlar kullanan 52 yaşındaki müvekkilimin Corona(Covid-19) Virüs Salgını nedeniyle tahliyesine karar verilmesi, aksi halde infazı başlayıncaya kadar geçici olarak elektronik kelepçe ile ev hapsinde tutulması hakkında karar verilmesi talebi hk.

AÇIKLAMALAR:

X yaşında akdeniz anemisi rahatsızlığı bulunan müvekkilim şuan X T Tipi Ceza İnfaz Kurumun’da kapasitesi 14 kişilik olan koğuşta 24 kişi kalmaktadır.

Hastalığı sebebiyle sürekli ilaç kullanmak zorunda kalan müvekkilimin tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı, eklem ağrısı gibi rahatsızlıkları bulunmaktadır. Corona virüsünün yaşlı ve kronik rahatsızlıkları bulunanlar için ölüm riski taşıdığı doktorlar tarafından dile getirilmektedir.

Müvekkilin mevcut rahatsızlıkları, aldığı ceza miktarı, emekli olması sebebiyle kaçma şüphesinin bulunmaması, kendisinden daha yüksek ceza alan kişilerin tahliye olmuş olması, ceza infaz kurumundaki kalabalık ortam ve yaşı itibariyle virüs kapma tehdidi altında olması gibi hususlar gözetildiğinde tahliye edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

GENEL OLARAK CORONA VİRÜS SALGINI VE ALINAN TEDBİRLER:

İlk olarak Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan koronavirüs (corona virüsü), Antarktika hariç tüm kıtalara ve 120’den fazla ülkeye yayılmıştır. Bu dilekçenin kaleme alındığı tarih itibarıyla, Dünya genelinde şimdiye dek 155 binden fazla vaka tespit edilmiş, bu virüsten 5900’e yakın insan hayatını kaybetmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Korona virüsün pandemi yani dünya çapında salgın bir hastalık olduğu, X tarihinde ilan edilmiştir. Bu bağlamda birçok ülke olağanüstü hal ilan ederek, bu virüsün yayılmasının önlenmesi için birçok tedbiri uygulamaya başlamıştır.

Bu virüs hakkında ülkemizde ilk vaka 12.03.2020 yılında Sağlık Bakanının açıklaması ile tespit edilmiş olup, bu sayı dilekçenin yazıldığı tarih itibarıyla 13.531 e ulaşmıştır. Ayrıca 214 vatandaşımızı da bu virüs sebebiyle kaybetmiş bulunmaktayız.

Bunun daha ne kadar artacağı da belli değildir. Zira, bu virüsün ilk görüldüğü ülkelerdeki vaka sayılarına bakıldığında, enfekte olan insan sayısının katlanarak arttığı görülmektedir.

Virüsün hızlı bir şekilde yayılması, henüz tedavi edici bir ilacın ya da önleyici bir aşının keşfedilmemiş olması bilahare virüsün öldürücü nitelikte hastalıklara neden olduğu göz önünde bulundurularak; Cumhurbaşkanlığı tarafından bir genelge yayınlanıp kamu görevlilerinin yurt dışı çıkışları durdurulmuş, okullar tatil edilmiş, toplu yapılan tüm organizasyonlar iptal edilmiş, belli bölgelerde tedbiren bazı hastaneler organize edilmiş, hijyen konusunda en üst seviyede tedbirler alınarak vatandaşlara bu noktada kalabalık ortamlarda gerekmedikçe bulunulmaması, el sıkışılmaması gibi bazı öneriler geliştirilmiş, duruşmalar ertelenmiş, cezaevi görüşleri askıya alınmıştır.

Tüm bu tedbirlerin alınmasının temel nedeni; Covid-19 (Korona) virüslerinin insandan insana bulaşması, genellikle sağlıklı bir insanın enfekte bir insanın vücut salgılarıyla temas etmesi sonucu olmasıdır. Çünkü bu virüs, hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile çok kolay şekilde bulaşmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü Korona Virüs hakkında yayınladığı tedbirleri:

-Enfekte olmuş kişilerle yakın temastan kaçınılması,

-El hijyenine dikkat edilmesi, sık aralıklarla ellerin en az 20 saniye sabun ve su ile yıkaması; sabun ve su olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanması; özellikle hasta insanlar veya çevresi ile doğrudan temas ettikten sonra ellerin mutlaka yıkaması,

-Enfekte olunduysa, mesafenin koruması, öksürürken, hapşırırken tek kullanımlık kağıt mendil ile ağzın ve burnun kapatılması; kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içinin kullanılması, ellerin yıkanması; gözlere, burna ve ağza dokunmaktan kaçınılması,

-Enfekte olan kişilerin dokunduğu yüzeylerin dezenfekte edilmesi,

-Hasta kişilerin mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnun kapatılması, mümkünse tıbbi maske kullanılmasının önemli olduğunu belirtilmiştir.

III. ÜLKEMİZDE CEZAEVLERİNİN DURUMU VE BU VİRÜSÜN BULAŞMA OLASILIĞI:

Türkiye’de 219 bin kapasitesi bulunan 353 cezaevinde 280 binden fazla tutuklu ve hükümlü kalmaktadır. Cezaevlerine yatacak yer olmadığı için, artık mahpuslar yerlerde yatmakta, iki kişilik odalar kademeli olarak 6 kişilik odaya dönüştürülmüş durumdadır.

Yukarıda, Corona Virüs’ ün nasıl yayıldığını ve öldürücü bir virüs olduğunu izah etmiştik. Cezaevleri gibi kalabalık, hijyenin çok düşük seviyede olduğu, koğuşların mevcudu düşünüldüğünde özellikle banyo ve tuvaletlerde bu virüsün bir kişiden bir diğerine çok rahat bulaşabileceği bir ortamın olması, yine ortak alanlarda yemek yenilmesi, zaman geçirilmesi, kapasitesi 14 olan koğuşlarda 20-24 kişinin bir arada yan yana yatması, aynı havanın solunması, mevsim itibarıyla odaların düzenli şekilde havalandırılamaması bir bütün halinde düşünüldüğünde; bu virüsün cezaevlerine sıçraması halinde çok kısa sürede binlerce mahpusa, oradan infaz koruma memurlarına, jandarma personeline, avukatlara, adliye personeline yayılması yakın gelecekte ihtimal dahilinde olacaktır.

Bu izah edilen, bir varsayım olmayıp reel gerçekliktir. Özgür birey, planlamasını kendi özel durumuna göre yapabildiği için; bir şekilde bu salgını evinde oturarak, bazı işlerine erteleyerek sağlıklı bir şekilde geçiştirebilecektir. Ancak cezaevinde, kendi ihtiyaçlarını kendisi gideremeyen bir mahpusun, bu noktada kendi kendisini bu salgından koruyabilmesi mümkün değildir.

Öte yandan sayımlar ve aramalar sırasında, infaz koruma memurlarının mahpuslara yakın temasta bulunması, cezaevlerinde tüm yapının demir ve betondan ibaret olması ve bu virüsün demir üzerinde 10-12 saat ölmeden yaşıyor olması dikkate alındığında; bu virüsün en büyük zarar vereceği kitle aslında şuan cezaevlerinde bulunan mahpuslardır.

Bu kişiler devletin sorumluluğu altında olduğu için, onların sağlıklarının korunması da İnfaz Kanunu 78 ve devamı maddelerine göre devlete verilmiş bir görevdir. Bu açıdan, söz konusu salgın ve bunun öldürücü niteliği de göz önünde tutularak devletin, mahpusların yaşama haklarını garantiye alacak bazı tedbirler alması zorunludur. Daha önceki salgınların bulaşma yöntemleri Corona Virüsü kadar kolay olmadığı için, bu kadar büyük ve olağanüstü tedbirler almaya gerek yoktu. Ancak, tüm dünyanın teyakkuz haline geçmesi, bazı vatandaşların evlerinde gıda stoku yapmaya başlaması, durumun tahminimizden daha ciddi olduğunu göstermektedir.

SONUÇ VE TALEP:

Salgının hızı, ölümcül etkileri, mahpusların bu salgına karşı korunma noktasında içlerinde bulundukları fiziksel koşulların imkansızlığı, henüz bu salgına karşı bir tedavi yönteminin bulunamamış olması, herhangi bir mahpusta oluşan enfektenin süratle cezaevi içinde yayılacağı ve dolayısıyla müvekkilim dahil birçok mahpusun can güvenliklerinin risk altında olduğu nazarı itibara alınarak, müvekkilimin söz konusu süreç atlatılana kadar geçici süreyle elektronik kelepçe ile ev hapsinde tutulmasını, oluşan mücbir sebep nedeniyle istiyorum.

Av.

EK:

  • E-nabız sisteminde müvekkile konulan teşhisleri ve verilen ilaçları gösterir evrak

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 02:25

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.