Kocanın Ortak Çocuğa Tecavüz Etmesi Nedeniyle Boşanma Mahkeme Kararı

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile, tarafların 1990 yılında evlendiklerini, bu evlilikten tarafların iki müşterek çocukları bulunduğunu, tarafların evlilikleri devam ederken 2004 yılında davalının müşterek küçük olan K’ya tecavüz ettiği nedeni ile göz altına alındığını, Adli Tıp Kurumu raporlarında olayın gerçekleştiğinin anlaşıldığının, davalının Bakırköy 1 .Ağır Ceza Mahkemesinde kızına tecavüz ettiği iddianamesi ile yargılamasının devam ettiğinin, bu yaşanan olaylardan ötürü müvekilinin artık evliliğini devam ettirmek istemediğini, taraflar , arasında evliliğin fiilen sona erdiğini, bu nedenle yapılan yargılama sonucunda;davalının 500.000.000 TL yoksulluk nafakasına mahkum edilmesini, yapılan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını, bu şekilde tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanında; dava dilekçesini tekrar ettiklerini, müvekkilinin evliliği sürdürmeyi istemediğini, tarafların boşanmalarına karar verilmesini , maddi konularda karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanlarında; daha önceki beyanlarını tekrar ettiklerini,boşanma hususunda ve diğer hususları reddettiklerini talep ve beyan etmişlerdir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtları celp edilmiş,tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; evlilik birliği içinde davalının küçük çocuğu K.’ya cinsel tacizde bulunduğunun ortaya çıkması nedeniyle tarafların evlilik birliğinin çekilmez bir hal aldığını olayın tüm aile bireylerini etkileyen ve psikolojilerini bozan bir durum yarattığını beyan etmişlerdir.

Duruşmada dinlenen davalı tanıkları genel beyanlarında; davacının çocukları ile yeterince ilgilenmediğini, davalının çocuğu ile cinsel ilişkisi olabileceğini düşünmediklerini beyan etmişlerdir.

Davalının yargılandığı Bakırköy 1 .Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/1.87 Esas sayılı dosya sureti celp edilmiş, dosyanın yapılan incelemesinde davalı hakkında küçük K.Z.’nun ırzına geçmekten doyalı kamu davası açıldığı yargılamanın devam ettiği, dosya içinde bulunan Adli Tıp Kurumu 6. ihtisas dairesinin 17.12.2004 tarihli raporunda küçük K’nın bakire olmadığı ve kendisi ile cinsel münasebette bulunduğu kanaati ile rapor tanzim edildiği görülmüş, ceza dosyası mahkememizde bulunan dosya için kısmen delil kabul edilmiş olayın özelliği dikkate alınarak bekletici mesele yapılmadan karar verilmiştir.

Mahkememizce yaptırılan sosyal araştırmaya göre düzenlenen raporda tarafların evlilik birliği içinde problemler nedeniyle evliliğin yürümesinin mümkün olmadığı, tarafların müşterek çocukları K.nın babasının cinsel taciz ve tecavüzüne maruz kaldığı, çocukların üçünün de bulunduğu durum itibariyle psikolojik olarak desteklenmeleri gerektiği, olayın niteliği dikkate alınarak babaları ile tüm ilişkilerinin kesilmesi gerektiği ayrıntılı ve denetlemeye elverişli raporla izah edilmiş rapor mahkememizce uygun kabul edilerek hükümde dayanak yapılmıştır.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, sosyal ekonomik durum araştırması, dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nın 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir, Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Medeni Yasa’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşler evlilik birliği mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Somut olayda tarafların müşterek çocukları K’nın cinsel taciz ve tecavüze uğradığı babası tarafından böyle bir olayın gerçekleştirildiği, evlilik birliği içinde eşlerin birinci vazifesi çocuklara gelecek saldırıları önlemek, onlara hayata daha iyi hazırlayarak faydalı birer insan olarak yetiştirmeye gayret etmektir. Davalının mevcut evlilik birliği içindeki davranışı baba olgusundan uzak evlilik ve aile birliğini temelinden sarsacak nitelikte olduğundan tarafların boşanmalarına karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Yapılan sosyal ve ekonomik araştırma toplanan delillere göre tarafların müşterek çocuklarının tüm ihtiyaçlarını annelerinin karşılayıp, çocukları daha iyi yetiştirebilecek konumda olduğundan çocukların velayetinin davacı anneye bırakılmasına. Medeni Yasa 348. maddesine göre “anne babanın çocuk üzerinde velayet görevini suistimal etmesi velayet kaldırılmasına gerektiren bir neden olduğundan davalı babanın cinsel yönden kızına gösterdiği davranış şekli bir ömür boyu çocukların sosyal ve psikolojik yapısını etkileyeceğinden, babanın çocuklarla görüşmesinin ve çocukların yanlarına yakınlaşmasının yasaklanmasına ve velayet hakkının tamamen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Medeni Yasa 174/1. maddesi mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Somut olayda; kusurlu taraf davalı olup, davacının kocasından gelecek destek ve haklarını kaybetmesi dikkate alınarak karar kesinleştikten sonra tarafların sosyal ve ekonomik durumu hakkaniyet gereği 5.000.- YTL maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Medeni Yasa 174/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik haklan saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir para ödenmesini isteyebilir.Somut olayda; evlilik birliği içinde davalının evlilik birliği içinde kızına karşı olan cinsel saldırısı, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden tarafların sosyal ve ekonomik durumu hakkaniyet gereği 7.500.-YTL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Davacı taraf halen bir işte çalıştığı gelir getiren bir işi olduğu boşanma ile bu şekilde yoksulluğa düşmesi söz konusu olmadığından, yoksulluk nafakası yönünden talebin reddine, velayeti anneye bırakılan çocukların geçim ve iaşesi için tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gereği her bir çocuk için 75.- YTL den toplam iki çocuk için 150.- YTL iştirak nafakasının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- DAVANIN KABULÜ ile, …İli, … ilçesi,… Köyü, Cilt No:55 Hane No:3 1 nüfusa kayıtlı bulunan … ile…’dan olma … doğumlu DAVACI… ile aym yer nüfusuna kayıtlı bulunan eşi … ile …’dan olma …doğumlu DAVALI…‘nun 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

2-  Tarafların müşterek çocukları 1991 doğumlu …, 1994 .. ,’nm velayetlerinin davacı anneye verilmesine,

3- Medeni Yasa348/1 madde gereği davalının çocuklar üzerindeki velayet hakkının tamamen kaldırılmasına ve ileride çocuklar ile görüşmesinin çocukların psikolojik ve sosyal durumlarım etkileyeceğinden babanın çocuklar ile görüşmesinin ve yanma yaklaşmasının yasaklanmasına,

4- Davacı taraf için dava tarihinden itibaren 50. YTL yanında kalan çocuklar için 50.00 YTL ‘den 100.- YTL toplam aylık 150.- YTL tedbir nafakasmın davalıdan tahsili ile davcıya aylık olarak ödenmesine,

5- Velayeti anneye bırakılan çocukların geçimleri için karar kesinleştikten sonra her bir çocuk için, 75.- YTL iki çocuk için 150.- YTL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine.

6- Davacı tarafın halen gelir getiren bir işte çalıştığı bu nedenle yoksulluğa düşmesi söz konusu olmayacağından yoksulluk nafakası talebinin reddine,

7- Medeni Yasa 174/1 madde gereği davacının gelecek ekonomik haklardan mahrumiyeti dikkate alınarak 5.000.- YTL maddi tazminatın karar kesinleştikten sonra davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine

8- Medeni Yasa 174/2 madde gereği boşanmaya neden olan olayda davalı tarafın tam kusurlu olup çocukları istismara yönelik hareketi davacının kişilik haklarına saldın olduğundan 7.500.- YTL manevi tazminatın karar kesinleştikten sonra davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

9- Fazlaya ilişkin talebin reddine,

10- Tarafların başkaca talepleri olmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına,

11 – Bakiye 1.10 YTL harem davalıdan tahsiline,

12- Bilirkişi ücreti olarak takdir edilen ve sarf karan ile ödenen 150.- YTL nın davalıdan tahsili ile hâzineye irad kaydına,

13- Aşağıda dökümü olan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

14- Avukatlık ücreti olan 350.- YTL’nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere davaa vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01.06.2005

Katip

Hakim

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.