Kiralananın davacı kiracıya teslim edilip edilmediğini ispat yükü yine kiracıya aittir- Yargıtay Kararı

Kiralananın davacı kiracıya teslim edilip edilmediğini ispat yükü yine kiracıya aittir

Dava, kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan kira sözleşmesinin feshi, peşin ödenen kira parasının iadesi ve teminat senetlerinin iptali ile bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir,

Mahkemece istemin kabulüne, kira sözleşmesinin feshine, peşin ödenen, 10.000 TL kira bedelinin, dava tarihinden itibaren, avans faizi
ile birlikte, davalıdan tahsiline, kira bedeli teminatı olarak davacı tarafından verilen, 30/04/2014 keşide, 25/06/2014 ödeme tarihli 5.000 TL. bedelli ve 30/04/2014 keşide, 15/07/2014 ödeme tarihli 5.000 TL. bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen, 01/05/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile, davacının “Çiftlik Köy Mahallesi, 1046 (eski 950) ada, 1 parselde” kayıtlı mecuru,”lokanta ve kahvaltı salonu” olarak kullanmak üzere, beş yıllığına kiraladığını, söz konusu sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, 01/05/2014-30/04/2015 tarihleri arası, bir yıllık 20.000 TL. kira bedeli karşılığı olarak, 10.000 TL. peşin ve bakiyesi içinde 25/06/2014 vade tarihli, 5.000 TL. bedelli ve 15/07/2014 vade tarihli ve 5.000 TL. bedelli iki adet bonoyu davalı-kiralayana verdiğini, ancak kira sözleşmesinin akdinden sonra taşınmazın, davalı-kiralayan tarafından kullanım amacına uygun olarak teslim edilmediğini, davacının 05.05.2014 tarihinde dava konusu kiralanana gittiğinde davalının satıcısı olan eski malik ve ailesinin davacıyı kiralanana sokmadığını, davalının 01.05.2014 tarihinde eski malikin kiralananı tahliye edeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak davalının önceki malik hakkında tahliye davası dahi açmadığını, davacının davalıya 30.05.2014 tarihli ihtar gönderdiğini, ihtarında sonuçsuz kaldığını belirterek taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshine, peşin olarak ödenen 10.000 TL. kira bedelinin, dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve bakiye kira bedelinin teminatı olarak verilen 25/06/2014 vade tarihli ve 15/07/2014 vade tarihli 5.000’er TL.Tik 2 adet bononun iptali ile bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde, kiralananın davacı tarafından gezilerek görüldüğünü ve boş olarak davacıya kiralanıp teslim edildiğini, davacının teslim edilmemeye dair delil ibraz edemediğini, davacı ile kira sözleşmesi imzalanıp taşınmaz davacıya teslim edildikten sonra dava dışı Adem Akcan ve ailesi tarafından bu yerin işgal edildiğini, bu davanın muhatabının davalı olmayıp dava dışı işgalciler olduğunu, davacının işgali davalıya bildirmesi üzerine kaymakamlığa şikayette bulunduklarını ancak kiracı olan davacının zilyet olarak şikayetçi olması gerektiğinin bildirildiğini, kaymakamlık dahi davacının kiracı
olduğunu tespit ettiğini, davalının tüm edimlerini yerine getirdiğini ve kiralananı davacıya teslim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur
.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.’nun 301. maddesi gereğince, davalı-kiralayan, kiralanan taşınmazı, kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda kiracıya teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.

Somut olayda; Taraflar arasında 01/05/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile, davalıya ait “Çiftlik Köy Mahallesi, 1046 (eski 950) ada, 1 parselde” kayıtlı mecurun, “lokanta ve kahvaltı salonu” olarak kullanmak üzere, beş yıllığına davacıya kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kiralanalım davacı kiracıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir. Kural olarak, bir davada davacı iddiasmı kanıtlamakla yükümlüdür.

Dairemizin yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere davacı tarafça 01.05.2014 tarihli kira sözleşmesinin imzalandığı kabul edildiğine ve ortada yazılı bir kira sözleşmesi bulunduğuna göre kiralananın kira sözleşmesinin imzalanması ile davacı kiracıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.

Bu durumda ispat külfeti davacı kiracı tarafta olup, davacı kiracı kiralananın kendisine teslim edilmediği iddiasını aynı kuvvette kesin delille kanıtlamak zorundadır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.’nun 201. maddesi (yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK’nun 290. mad.) gereğince davacı kiracıya kiralananın kendisine teslim edilmediğini kesin delillerle kanıtlamak üzere imkan tanınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ispat yükü yanlış tarafa yüklenilerek ve
eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 6100 sayılı HMK.’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. Madde hükmü gözetilerek HUMK.’nm 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 6. HD., 12.04.2016, E. 2015/6761, K. 2016/2970).

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 4 Mayıs 2020 17:18

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.