İtirazın İptali ve Tahliye Davasına Cevap Dilekçesi

ADANA SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO :

CEVAP VEREN / DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVACI :

VEKİLLERİ :

KONU : Davaya karşı CEVAPLARIMIZIN ve DELİLLERİMİZİN sunumu hk

AÇIKLAMALAR

1-Müvekkilimiz davacının da belirtmiş olduğu üzere ….. başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak davacıya ait bulunan …… kain bulunan taşınmazı kiracı olarak kullanmaktadır. ( EK 1 )

2-Söz konusu taşınmaza ilişkin tüm kira bedelleri müvekkilimiz tarafından EKSİKSİZ ÖDENMİŞ olup , davacı yanın beyanlarının kabulüne imkan bulunmamaktadır. Dava konu kira sözleşmesinin 3. Maddesinde “Kira sözleşmesinin yenilenmesi halinde kiracı , yeni dönemin asgari bedellerinin DİE tarafından ilan edilen toptan eşya fiyat endekslerindeki yıllık artış oranında zam yapılarak tespit edileceğini ve bu konuda anlaşmazlık halinde kira tespiti davası açmak için ayrıca bir ihtara gerek bulunmadığını kabul eder.” denilmektedir.

Görüldüğü üzere , söz konusu kira sözleşmesindeki artış oranı DİE’nün açıkladığı TEFE oranında yapılacaktır.

Kaldı ki , 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 344. Maddesinde kira artış oranının bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla yapılabileceği belirtilmiştir.

KANUN NO: 6098

TÜRK BORÇLAR KANUNU

Kabul Tarihi: 11 Ocak 2011

Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 4 Şubat 2011 – Sayı: 27836

II. Belirlenmesi MADDE 344 – Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.

Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.

3-Müvekkilimiz tarafından tüm kira ödemeleri …… tarihleri arasında …. nolu hesabına yatırılmış olup , mahkemeniz tarafından bu hususun ilgili bankadan sorulması halinde doğruluğu ortaya çıkacaktır.

Kaldı ki davacı taraf müvekkilimizin 2008 yılından beri yapmış olduğu artış miktarına itiraz etmeksizin alarak ve kira sözleşmesini yenileyerek yapılmış bulunan artış oranına zımnen muvafakat etmiştir.Davanın bu sebeple de reddi gerekmektedir.

4-Aynı zamanda alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının davaya konu icra takibinde talep etmiş bulunduğu kamu alacaklarına uygulanan faiz isteminin de kabulüne imkan bulunmamaktadır. Söz konusu alacak bir kamu alacağı olmayıp , söz konusu bu alacağa 6183 Sayılı Kanun gereğince faiz işletilmesine imkan bulunmamaktadır.

5-Davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne imkan bulunmamaktadır. Müvekkilimizin davacıya borcu olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemek koşulu ile davacının talepte bulunduğu alacak likit olmayan bir alacak olup , yargılamayı gerektirmektedir. Bu sebepledir ki , davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİ gerekmektedir.

Bunun yanı sıra davacının , söz konusu bu icra takibini yapmakta kötü niyetli olması nedeni ile de 2004 Sayılı İcra İflas Kanunun 67. Maddesi gereğince alacağın % 20’dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu , 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat

DELİLLERİMİZ :

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen tüm bu sebeplerle ;

A-Davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının REDDİNE ,

B- Davacı aleyhine 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 67. Maddesi gereğince alacağın % 20’dan aşağı olmayacak şekilde KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE ,

C- Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz……

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Yorum var.

  1. tebirk ve takdir ediyorum üstadım sizi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir