Kira Alacağı İtirazın İptali Dava Dilekçesi

Oca 18, 2020 | Kira Hukuku Avukatlığı

Kira Alacağı İtirazın İptali Dava Dilekçesi

X NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİNE

İCRA DOSYA NO                           :

ALACAKLI/DAVACI                      :

VEKİLLERİ                                      :

DAVALI/BORÇLU                         :

DAVA KONUSU                                : İstanbul ……icra müdürlüğünün………Esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı kötü niyetli yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine takip tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil … ile borçlu … arasında …… tarihli kira sözleşmesi yapılmıştır. (EK) Bu kira sözleşmesine göre aylık kira bedeli 1.000,00 TL olup öngörülen aylık periyotlarda ödenecektir.

Kira sözleşmesinin Hususi Şartlar bölümünün 18. Maddesinde “Aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay ödenmemesi halinde, ödenmeyen aydan, dönem kirasının sonuna kadar olan kira bedelleri muacceliyet kesbedeceği gibi bu hal taşınmazın tahliyesi sebebidir” şeklinde belirtildiği üzere kira dönemine ilişkin bedeller muaccel hale gelmiştir.

Bu kapsamda kira sözleşmesinden kaynaklanan kira bedellerinin ödenmemesi üzerine, İstanbul Anadolu…İcra Müdürlüğü’nün …. Esas numaralı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatılmıştır.

Borçlu tarafından….. tarihinde bu takibe karşı haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş ve yasal takip sürecinin durmasına sebebiyet vermiştir. Borçlu itirazında; müvekkilimize herhangi bir borcunun bulunmadığı, takipte herhangi bir dayanak bulunmadığı bu sebeple borcun sebebini anlayamadığını iddia etmiştir.

Bununla birlikte dosya kapsamında sunduğumuz kira sözleşmesinden açıkça anlaşılacağı üzere bu iddialar yersizdir. Zira kiracının sözleşme kapsamında belirli ödeme planı doğrultusunda kira bedelini ödeme borcu bulunmasına rağmen yükümlülüklerine uymayarak sözleşmeyi ihlal etmiştir. Bu kapsamda borçlu ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve müvekkilimize borçlu olduğunun bilincinde olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibine itirazında borç doğuracak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını iddia ederek süreci uzatmaya çalışmıştır.

Bilindiği üzere hukuk düzenimizdeki genel hükümler uyarınca müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Bunun yanında gerek içtihatlar gerekse doktrinlerle kira bedelinin ödendiğinin ispatının kiracı tarafından yapılması gerektiği sabittir.

Nitekim Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2017/11871 E., 2017/8998 K. ve 05.06.2017 T. Sayılı kararında;

‘’…Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer. Davacının talep ettiği kira miktarına göre  H.M.K. nun 200. maddesi hükmü uyarınca davacı kira bedelini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Aksi halde davalının bildirdiği miktar esas alınmalıdır. Yine davalı kiracı da kira borcunun ödendiğini H.M.K.nun 200. maddesi gereğince yazılı belge ile ispat etmelidir…’’

Şeklinde yer aldığı üzere; somut olayda müvekkil tarafından kira ilişkisi ve kira bedelinin miktarı taraflarca imzalanmış sözleşme ile ortaya konulmuştur. Bunun yanında dava konusu icra takibi ile görüleceği üzere davalı tarafından eksik bırakılan kira ödemeleri ve kira sözleşmesinin Hususi Şartlar bölümünün 6. Maddesinde yer alan belirlemeye uygun şekilde tarafların muvafakati ile 235,00 TL artırılarak 1.235,00 TL şeklinde öngörülen kira bedellerinin ödenmediği açıkça ortadadır.

Bu kapsamda müvekkil tarafından ispat yükü yerine getirilmiştir. Diğer yandan ödeme emrinde -borçlunun da bilgisi dahilinde bulunan- tarihleri ve miktarları ile belirli borca rağmen süreci uzatmaya matuf, matbu bir dilekçe ile borca itiraz eden borçlu tarafından dosya kapsamına borcunun bulunmadığını ortaya koyacak herhangi bir delil sunulmamıştır.

Yine bilindiği üzere hukukumuzda yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde olan kira sözleşmesinin aksini iddia eden kiracının bu iddiasını senetle ispat etmesi gerekmektedir. Bu kapsamda ekteki sözleşmede görüleceği üzere yıllık kira bedeli bu sınırın üzerindedir. Kaldı ki huzurdaki davada senet niteliğindeki ekte sunulan kira sözleşmesi doğrultusunda senede karşı senetle ispat kuralının dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle davalının aksi yöndeki iddialarını yalnızca senet niteliğindeki muteber yazılı belgelerle ispat edebileceği izahtan varestedir.

Diğer yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere davalı, borca; borcun konusunu ve mahiyeti ile kendisinin borçlu sıfatını haiz olduğunu bilmesine rağmen  söz konusu hususları inkar ederek itiraz ettiğinden davalı hakkından takip tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK, İİK ve sair tüm mevzuat.

DELİLLER                 :

1.) Dosya kapsamında sunulan deliller….. 2019/29435 Esas numaralı dosyası

3.) Tanıklar (Mahkemenizce gerekli görüldüğü takdirde isim ve adresleri bildirilecektir.)

4.) Keşif

5.) Bilirkişi incelemesi

6.) Yemin vs. diğer yasal deliller

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ve duruşmalar sırasında re’sen nazara alınacak sair nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

 1.) Davanın kabulüne,

2.) İstanbul…… İcra Müdürlüğü’nün….. Esas numaralı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına,

3.) Borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine,

4.) Söz konusu itirazın kötü niyetli olması hasebi ile takip tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

5.) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini yüce mahkemenizden saygılarımızla arz ve talep ederiz.

EKLER:

….. başlangıç tarihli kira sözleşmesi

                                                                                                                      Davacı Vekili

Kira Alacağı İtirazın İptali Dava Dilekçesi

Kira sözleşmesi itirazın iptali dava dilekçesi

ADANA … SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI          :                      

VEKİLİ            

DAVALI           :

VEKİLİ             :

KONU             : … 10. İcra Müdürlüğü 2020/… E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz neticesinde itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine takip tutarının %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimizden ibarettir.

DAVA MİKTARI : 29.156,28 TL

AÇIKLAMALAR  :

1) Müvekkil … ile davalı borçlu … arasında … adresinde bulunan iş yeri için 01.02.2014 tarihinde 5 yıllık kira sözleşmesi yapılmıştır.(EK-1)

2) Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinden kaynaklanan;

  • 2014, 2015 ve 2016 yıllarından toplam 14.000,00 TL,
  • 2017 ve 2018 yıllarından toplam 3.250,00 TL,
  • 2019 yılından toplam 4.500,00 TL

olmak üzere toplam 21.750,00 TL kira bedelinin muaccel hale gelmesi ve ödenmemesi üzerine … 10. İcra Müdürlüğü 2020/… E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlu … ise haksız ve kötü niyetli bir şekilde 17.03.2020 tarihli dilekçesiyle, … 10. İcra Müdürlüğü 2020/… Esas sayılı dosyasında icra takibine, borca, faize ve sair alacak kalemlerine itiraz etmiş ve takip durmuştur.

3) 6100 Sayılı HMK gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK.’dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir. Davaya konu somut olayda ise taraflar arasında imzalanan 01.02.2014 tarihli kira sözleşmesine istinaden başlatılan icra takibine ilişkin mahkemenizde işbu itirazın iptali davasını açma zaruretimiz hasıl olmuştur. Şöyle ki;

4) Davalının icra takibine itiraz dilekçesinde belirttiği iddialar haksız ve kötü niyetlidir. Zira davalı kiracı, sözleşme kapsamında belirli bir ödeme planı doğrultusunda kira bedellerini ödeme borcu bulunmasına rağmen yükümlülüklerine uymayarak sözleşmeyi ihlal etmiştir. Bu kapsamda borçlu, ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve müvekkile borçlu olduğunun bilincinde olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibine itirazında borç doğuracak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını iddia ederek süreci uzatmaya çalışmaktadır. Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi sureti dosyaya sunularak müvekkil açısından ispat yükü yerine getirilmiştir. Diğer yandan ödeme emrinde borçlunun da bilgisi dahilinde bulunan tarihleri ve miktarları ile belirli borca rağmen süreci uzatmaya matuf, matbu bir dilekçe ile borca itiraz eden borçlu tarafından, dosya kapsamına borcunun bulunmadığını ortaya koyacak yazılı bir delil sunulmamıştır.

5) Öncelikle belirtmemiz gerekir ki İİK m. 269/2 ”Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62. nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.” hükmü açıktır. Buna istinaden davalının takibe yaptığı itiraz incelendiğinde; kira akdine veya sözleşmede yer alan imzaya herhangi bir itiraz bulunmadığından 01.02.2014 tarihli kira sözleşmesinin varlığı ve imzanın borçluya ait olduğu hususunda taraflar herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, kira akdinin ve imzanın kabul edildiği sabittir. Bu anlamda kira sözleşmesi, İİK madde 68 anlamında imzası ikrar edilen ve borç ikrarını içeren bir belge niteliğini kazandığı da ortadadır. İşbu uyuşmazlıkta bu açıdan yargılamayı gerektirir bir durum da bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1170 E. 2016/840 K.; 2005/6-192 E. 2005/224 K. 06.04.2005 T.; 2004/12760 E. 2004/729 K. 22.12.2004 T. ve 2002/12-288 E. 2002/306 K. 10.04.2002 T. sayılı kararlarında da aynı husus benimsenmiştir.

6) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, takibe konu kira sözleşmesine istinaden müvekkile ödenmeyen kira bedelleri üzerinedir, kira sözleşmesinin varlığı üzerinde herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İİK m.269/c ”Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur.” açık hükmü ve Yargıtayın kararlılık kazanmış içtihatları doğrultusunda davaya konu kira bedelinin ödendiğinin ispatının kiracı tarafından yapılması gerektiği sabittir. Kira sözleşmelerinde kira borcunun varlığı hukuki bir karinedir. Ödendiğini ispat ise kiracıya düşer ki bunu da belgeyle ispat etmek asıldır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/11871 E. 2017/8998 K. 05.06.2017 T.

‘…Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer. Davacının talep ettiği kira miktarına göre  H.M.K. nun 200. maddesi hükmü uyarınca davacı kira bedelini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Aksi halde davalının bildirdiği miktar esas alınmalıdır. Yine davalı kiracı da kira borcunun ödendiğini H.M.K.nun 200. maddesi gereğince yazılı belge ile ispat etmelidir…’

7) Yukarıda arz ve izah edilen tüm bu sebepler bir bütün olarak değerlendirildiğinde somut olayda; davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; kira ilişkisine, alacaklının kiralayan ve borçlunun da kiracılık sıfatına, kira miktarına itiraz etmemiştir. Borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK.nun 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı borçlu ödeme savunmasını İİK’nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Bu yönüyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü bulunmadığından mahkemenizce işin esasının incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.

8) Belirtmemiz gerekir ki icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itiraz eden borçlunun itirazında haksız olmasının yanı sıra alacağın likit ve muayyen olması da gerekmektedir. Takip konusu alacak belirli, sabit ya da borçlu tarafından bilinmesi veya tayin edilmesi mümkün ise o takdirde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Borçlu ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğu kabul edilmektedir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması dahi şart değildir. İşbu davaya konu somut olayda ise dava ve takip konusu alacak miktarı kira sözleşmesine dayanmakta olup belirli ve sabittir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli tüm şartlar gerçekleşmiştir. Bu nedenle davalının haksız ve kötü niyetli olması hasebiyle takip tutarının %40’ından aşağı olmamak üzere aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DELİLLER       : … 10. İcra Müdürlüğü 2020/… E. sayılı dosyası, 01.02.2014 tarihli kira sözleşmesi, tapu kayıtları, keşif, tanık, bilirkişi, yemin ve her türlü yasal delil.

HUKUKİ NEDENLER    : İİK, TMK, HMK, TBK ve ilgili mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM       :Yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen göz önüne alınacak gerekçelerle tüm bu beyanlarımız doğrultusunda;

  • Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla,
  • Davanın kabulüne,
  • Davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına,
  • Davalının haksız ve kötü niyetli olması hasebiyle takip tutarının %40’ından aşağı olmamak üzere aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
  • Yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim.

                                                                                                          Davacı Vekili

Kira İtirazın İptali Dava Dilekçesi

ADANA … SULH HUKUK MAHKEMESİNE

İCRA MÜDÜRLÜĞÜ

DOSYA NO        :

DAVACI     :

VEKİLİ        : 

DAVALI      :        

KONU                : 24.000-TL (takip tarihi itibariyle) alacağa yapılan itirazın iptaline ve takibe haksız olarak itiraz eden borçluya icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil ile borçlu davalı arasında 20/08/2015 tarihinde 4 yıllığına  kira sözleşmesi akdedilmiştir. Ancak müvekkil  2018 yılının Mayıs ayından  kira sözleşmesinin bitim tarihi olan 20/08/2020  itibaren kira bedellerini  ödememiştir. Aylık  kira bedeli 1500 tl olup davalı borçlunun müvekkile  yasal  faizleri hariç olmak üzere toplamda  24.000 tl kira borcu bulunmaktadır.

Davalı kira bedellerini  ödememeye devam edince tarafımızca 13/02/2019 tarihinde Gaziosmanpaşa 1. Noterliğinin 02626 yevmiye numarasıyla kira bedellerini ödemesini ihtaren ihtarname keşide edilmiştir. Ancak davalı yine ödeme yapmamıştır. Bunun üzerine müvekkilin  alacağının tahsilinin temini için  Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü 2019/108217 E. Dosyasıyla Genel Haciz Yolu İle İlamsız İcra Takibi başlatılmıştır.  Davalı hakkında başlatılan ilamsız takip yasa ve sözleşmelere uygundur.

Ancak davalı borçlu haksız ve hukuka aykırı olarak borcuna  itiraz etmiş ve hakkındaki takip durmuştur. Borçlu itirazında tüm borca itiraz etmiştir. Borçlunun borcunun kaynağı kira sözleşmesi olup unsurları belirli, likit borçtur. Kira bedeli olan likit  borcuna  haksız  olarak olarak itiraz eden borçlunun alacağımızın  %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini sayın mahkemeden talep ederiz. 

Davalı, borca itiraz etmekte haksız ve kötü niyetlidir. Bu sebeple haksız itirazın iptali ile Kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile davalı borçlunun alacağın %20sinden az olmamak üzere  icra inkar tazminatına  mahkum edilmesini de talep ederiz. Davalıların takibe itirazı haksız olup, takibin devamı bakımından itirazının iptalini sağlamak için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: İİK, TBK, HMK ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :

-Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü 2019/108217 Esas Sayılı dosyası

-Takibe konu kira sözleşmesi

-Borçluya  gönderilen ihtarname

-Bilirkişi incelemesi,

-Tanık, Yemin, Her türlü delil.

-Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız, ikame delil sunma hakkımız saklıdır.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle,

– Haklı davamızın kabulüne,

-Borçlunun icra takibine  haksız olarak yaptığı itirazının iptaline,

-Borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen  faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar  tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet  ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.

                                                                     Davacı Vekili

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

blank

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir. Bilginin fonlanması ve geliştirilmesi amacıyla sitemize kayıtlı olmayan ziyaretçilerimizin günlük 3 makale görüntüleme hakkı bulunmaktadır.