Anasayfa » YARGITAY KARARLARI » KAYIP KAÇAK BEDELİNİN İADESİ

KAYIP KAÇAK BEDELİNİN İADESİ

KAYIP KAÇAK BEDELİNİN İADESİ

Yargıtay, 3. Hukuk Dairesi , Esas : 2014/18311, Karar : 2015/15438, Tarih : 08.10.2015

KONU: KAYIP KAÇAK BEDELİNİN İADESİ DAVASI
Özet:(4628 s. Elektrik Piyasası K m. 4)Taraflar arasındaki Kayıp Kaçak Bedelinin İadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı A.. A.. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın davalı B.. A… yönünden esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Ocak 2011’den Nisan 2012 dahil tahukkuk ettirilen elektrik faturalarında kayıp kaçak bedeli adı altında alınan 60.609,27 ve %18 KDV sinin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ve dava masraf ve vekalet ücretlerini talep ve DAVA ETMİŞTİR.

Davalı vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini TALEP ETMİŞLERDİR.

Mahkemece; davanın davalı A.. A.. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın davalı B.. A… yönünden esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili TEMYİZ ETMİŞTİR.

Dairenin önüne gelen uyuşmazlık; davalı kurumun abonelerinden kayıp-kaçak bedeli isteyip isteyemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre de davalıların davacıdan tahsil ettiği kayıp-kaçak bedelinin iade edilip edilmeyeceği NOKTASINDA TOPLANMAKTADIR.

Davacıyla davalı X Elektrik Toptan Satış Ltd. Şti. arasında Serbest Tüketici Elektrik Satış Sözleşmesi; davacı ile B arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin abonelik sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye istinaden davalılar tarafından davacıdan kayıp-kaçak bedeli tahakkuk ettirildiği hususunda TARTIŞMA BULUNMAMAKTADIR.

Kayıp-kaçak miktarı, dağıtım sistemine giren enerjiyle dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki FARKI GÖSTERMEKTEDİR. Kayıp-kaçak bedeli elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp-kaçak bedeli oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen BİR BEDELDİR.

Davalı Kurum B.. A… tarafından elektrik enerjisinin üretiminden, tüketicilere ulaştırılıncaya kadar oluşan elektrik eksikliği kayıp bedeli olarak; enerji nakil hatlarından çeşitli sebeplerle sayaçtan geçirilmeksizin, herhangi bir bedel ödemeden kullanılan elektrik bedeli de kaçak bedeli olarak diğer kullanıcı ABONELERE YANSITILMAKTADIR.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, bu kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise; “Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları fâaliyetleri ve bu fâaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, Performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur…” hükümlerine YER VERİLMİŞTİR.

Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme GÖREVİ VERİLMİŞTİR.

Bu maddede de anlatılmak istenilen hususun 1 kw elektrik enerjisinin tüketicilere ulaşıncaya kadar ki maliyet ve kâr payı olup, yoksa Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyatlandırma unsuru belirleme yetkisi ve görevi VERMEDİĞİ AÇIKTIR.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bu maddeye dayanarak 11/08/2002 gün ve 24843 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “Perakende Satış Hizmet Geliriyle Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ”i yayımlamış ve lisans sahibi şirketlerde bu tebliğe uygun olarak tüketicilerden kayıp-kaçak, perakende satış hizmet, psh sayaç okuma, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedeli adı altında bir bedel TAHSİL ETMİŞLERDİR.

Ancak yukarıda açıklandığı üzere, tebliğin dayanağı olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4 üncü maddesinde, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyat belirleme hak ve YETKİSİ VERİLMEMİŞTİR.

Elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıpla başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin (kaçak) kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle BAĞDAŞMAMAKTADIR.

Hem bu hâl, parasını her halükârda tahsil eden davalı Kurum’un çağın teknik gelişmelerine ayak uydurmasına engel olur, yani davalı B.. A.. kendi teknik alt ve üst yapısını yenileme ihtiyacı duymayacağı gibi; elektriği hırsızlamak suretiyle kullanan kişilere karşı önlem alma ve takip etmek için gerekli girişimlerde de bulunmasını engeller. Oysa ki, elektrik kaybını önleme ve hırsızlıkları engelleme veya hırsızı takip edip, bedeli ondan tahsil etme görevi de bizzat enerjinin sahibi bulunan DAVALIYA AİTTİR.

Bununla birlikte, nihai tüketici olan kullanıcıların(vatandaşın) faturalara yansıtılan kayıp-kaçak, bedelinin hangi miktarda olduğunun apaçık denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödediğini bilmesi, şeffaflık ve hukuk devletinin VAZGEÇİLMEZ UNSURLARINDANDIR. (Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 21/05/2014 tarih, 2013/7-2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı ilamı ile DE BENİMSENMİŞTİR.)

Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda anılan ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun ilgili kararı gözetilerek, 1 nolu davalı B’nin tedarikçi, 2 nolu davalı A.’nin pazarlayıcı konumda bulunduğu dava konusu bedellerin iadesinden davalıların müteselsilen sorumlu olduğu nazara alınarak; davanın her iki davalı yönünden kabulu gerekirken; davanın davalı A yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden; davalı B yönünden esastan reddine yönelik karar usul ve yasaya aykırı olup, BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.

 

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Soru Sor
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi