Katkı Payı Alacağı Davasında Bağış Savunması – Yargıtay Kararı

Katkı Payı Alacağı Davasında Bağış Savunması

  • Davacının bağış iradesini ortaya koyduğu kabul edilebilecek herhangi bir ifade veya açıklama dosya arasında bulunmadığı gibi bunun ifade edilmiş olması taraflar aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Alım tarihinden boşanma dava tarihine kadar evlilik içinde davacının davalıdan taşınmazı istememiş olması da davacı aleyhine yorumlanamaz.

İlgili yargıtay kararı şu şekildedir:

Taraflar arasındaki “katkı payı alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Aile Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.06.2012 gün ve 2009/1133 E., 2012/920 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/03/2013 gün ve 2012/10732 E.-2013/4273 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş; davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine aynı Dairenin 04.11.2013 gün ve 2013/11691 E., 2013/15682 K. sayılı ilamı ile;
(… Davacı vekili, tarafların 1991 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınarak davalı adına tescil edilen 14993 ada 1 parsel üzerindeki 97 numaralı bağımsız bölüm ile 06 … 29 plakalı otomobilin vekil edenin kişisel gelir ve birikimleriyle alındığını, davalının her hangi bir katkısı olmadığını açıklayarak fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere taşınmaz için 4.000 TL, araç için 1.000 TL katkı payı alacağının davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmaz ve otomobilin vekil edenin kişisel malı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu taşınmaz ve otomobilin karşılıksız kazandırma yoluyla edinildiği, kişisel mal olması sebebiyle davacının katılma alacağı isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece; isabetsizlik bulunmayan hükmün onanmasına karar verilmesi üzerine; davacı vekili süresi içerisinde kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, davaya konu otomobil davacı adına kayıtlı iken, 03.05.2006 tarihinde satış yoluyla davalı F. A. adına tescil edildiğine, otomobilin davalı adına tescili işlemi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 285 (818 Sayılı BK.’nun 234) vd. maddeleri gereğince gizli bağış niteliğinde bulunduğuna, hibe edilen araçla ilgili olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin otomobile dair karar düzeltme isteminin açıklanan sebeplerle REDDİNE,
Davacı vekilinin 97 numaralı bağımsız bölüme dair karar düzeltme istemine gelince; davaya konu taşınmazın parasının tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, davalının hiç katkısının olmadığını, ancak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur. Bağışı çağrıştıracak başka bir kavram, kelime veya söze dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Karşılıklı güven ve sadakat, gerek örf ve adet, aile bütünlüğü kavramı ve gerekse olağan yaşam koşulları gereği eşlerden birinin diğerine para intikal ettirmek suretiyle mal edinilmeleri mümkündür. Bunda bağış iradesi ve kastının olduğu sonucuna varmak oldukça güçtür.
Dava konusu 14993 ada 1 parsel üzerindeki 97 numaralı daire, 3.kişiden satın alınarak 17.05.2002 tarihinde davalı Fatma adına tapuya tescil edilmiştir. Az yukarda açıklandığı üzere, taşınmaz 3.kişiden alınarak davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Diğer yandan; davacının bağış iradesini ortaya koyduğu kabul edilebilecek herhangi bir ifade veya açıklama dosya arasında bulunmadığı gibi bunun ifade edilmiş olması taraflar aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Alım tarihinden boşanma dava tarihine kadar evlilik içinde davacının davalıdan taşınmazı istememiş olması da davacı aleyhine yorumlanamaz. Evlilik içerisinde 01.01.2002 tarihinden önce tarafların katkıları ile satın alınan malların, ya da 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen malların, eşlerden biri adına tescil edilmiş olması halinde diğer eşin katkısı oranında katkı payı-değer artış payı- katılma alacağı isteme imkânı bulunmakta olup, alacak isteğinde bulunan eşin bağış iradesinin olmaması halinde belirtilen isteklerin ileri sürülmesine engel bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemece taşınmazın davalıya bağışlanmış olduğunun kabul edilmesi ve Dairece hükmün maddi hataya dayalı olarak hükmün onanmış olması doğru olmamıştır…),
Gerekçesiyle onama ilamının 14993 ada 1 parsel üzerindeki 97 numaralı daireye dair bölümünün kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece 97 numaralı bağımsız bölüme yönelik önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından; davanın, adının mahkemece yanlış konulduğu, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere ortada bir bağış iradesinin bulunmadığı ve delillerin yeniden değerlendirilmesinin doğru olacağı belirtilerek, yerel mahkeme direnme kararının değişik gerekçe ile bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcın yatırana iadesine, 25.05.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi. ( T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/8-1113 K. 2016/633 T. 25.5.2016)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 20 Haziran 2020 18:41

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.