Katılma Alacağı Davasında Faiz Hangi Tarihten İtibaren İstenir?

Kas 29, 2020 | Boşanmada Mal Paylaşımı

Katılma alacağına ilişkin karar tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir.

4721 sayılı TMK’nun 239/son maddesi uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde sahip olunan mal varlıklarının tasfiyesi sonucunda oluşacak alacak miktarına tasfiye tarihi olarak kabul edilen karar tarihinden itibaren faiz yürütülür, Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözüme kavuşturulacak ve mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen malların tasfiyesi sonucunda belirlenecek alacak miktarına ise daha önceden temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamamışsa dava tarihinden İtibaren faiz yürütülmesi gerekir. Az yukarıda açıklandığı gibi tasfiyeye konu taşınmazların bir kısmı mal ayrılığı bir kısmı ise edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonra edinildiğine göre ayrım yapılarak katkı payı alacağı miktarına dava tarihinden, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı miktarına ise karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece bu ayrıma gidilmeksizin hüküm altına alman alacak miktarının tamamına karar tarihinden itibaren faizin işletilmesi doğru değildir. (Y8HD, 01.04.2015, E. 2013/22773, K. 2015/7351)

Katılma alacağına ne zamandan itibaren faiz istenebileceğine dair bir başka Yargıtay açıklaması şu şekildedir:

“…Mahkemece toplam alacağa faiz yürütülmesi gerektiğini açıklamış ise de faizin hangi tarihten itibaren yürütülmesi gerektiği konusunda hükümde bir açıklamada bulunulmamıştır. Bu husus HUMK.nun 388.maddesine (HMK.nun 297.m.) aykırıdır. Mahkemece, isteğin dava konusu taşınmazlar bakımından katkı payı, araç bakımından ise katılma alacağı niteliğinde olduğu gözetilerek her bir dava konusu ile ilgili ne miktar alacağa hükmedildiğinin ayrı ayrı belirlenerek, bu miktarlara yürütülecek faizin taşınmazlar için dava, araç için ise karar tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğinin hükümde açıkça gösterilmesi gerekir. Taraflara yüklenen borç ve tanınan haklarda şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde usule ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir. (Y8HD, 27.12.2011, E. 2011/6266, K. 2011/7731.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.