Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Davasına Cevap

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Davasına Cevap Dilekçesi

ADANA X ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: ….. Esas

CEVAP VEREN

DAVALI       :

VEKİLİ         :

             

DAVACI       :

VEKİLİ         :

KONU           : Davacı vekilinin X tarihli dilekçesine ilişkin cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.

CEVAPLARIMIZ

Davacılar tarafından Sayın Mahkeme’ye sunulan ve tarafımızca X tarihinde tebellüğ edilen dilekçenin kabulü mümkün değildir ve haksız olarak açılan davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

Davacılar dilekçesinde, müvekkilin de tarafı olduğu davalıların kendilerini zarara uğrattığını beyan etmişler ve sonucunda dava konusu binada müvekkilime ait olan 9 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptal edilerek kendi adlarına tescil edilmesini talep etmişlerdir.

Öncelikle davacılar kendilerinin oturmuş oldukları bağımsız bölümleri davalı yüklenici ….’dan %80’i tamamlanmış olarak aldıklarını beyan etmişlerdir.

Müvekkilimin de arasında bulunduğu davalılar ile yüklenici X arasında X Noterliği’nin …. tarih ve 0… yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme imzalandıktan sonra müvekkilim üzerine düşen bütün edimleri eksiksiz olarak ifa etmiş ve inşaat yapılacak şekilde yükleniciye arsayı teslim etmiştir. Ancak davacıların da belirttiği gibi, yüklenici sözleşmede ayrıntılı olarak yazılmış olan, üzerine düşen edimleri gereği gibi ifa etmemiş, inşaatı davacıların beyanlarına göre %80 oranında tamamladıktan sonra kalan kısmını tamamlamamış ve işi yarım bırakarak bu aşamadan sonra iş ve ev adreslerinde bulunamamıştır. Anlaşılacağı üzere müvekkilim de iradesi dışında ortaya çıkan bu durumdan büyük zarara uğramıştır. Söz konusu bina inşaat halinde kalmış ve haliyle oturma izni de alınamamıştır.

Yukarıda da ifade edildiği üzere dava konusu bağımsız bölümleri davacılar, davalı yüklenici X satın almışlardır. Yüklenici ile yapılan bu satışlarda müvekkilim hiçbir zaman taraf olmamıştır.

Davacılar ile yüklenici arasında yapılan söz konusu satışlar Yüksek Yargıtay kararları dikkate alındığında alacağın temliki sözleşmesi niteliğini taşımaktadır. Alacağın temliki sözleşmelerinde borçlunun rızası aranmamaktadır. Temlik alan alacaklı (davacılar) evvelki alacaklının yerine geçmektedirler. Bu durumda davacılar borçluyu (müvekkilimi) kendi edimini ifaya zorlayabilirler. Fakat temlik alanın yani davacıların hakları yüklenicinin hakları kadar olmaktadır. Söz konusu sözleşmeye göre yüklenici müvekkilime olan borçlarını yerine getirmediğinden dolayı herhangi bir alacak talebi de olmayacaktır. Yüksek Yargıtay’ın kararları da bu yöndedir.

“Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yükleniciye kişisel hak sağlar. Yüklenici kazandığı kişisel hakkını doğrudan sözleşmenin diğer tarafı olan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi Borçlar Kanununun 162,163. maddeleri gereğince üçüncü bir kişiye temlik de edebilir. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akittir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak bu hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Zira alacağı devir alan kişi evvelki alacaklının yerine geçer. Borçludan ifayı istemek gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak artık onun hakkı olur. Ne var ki temlik alanın ifa talebine muhatap olan borçlu (arsa sahibi) bu talebe hemen uymak zorunda değildir. Devralan yeni alacaklı (davacı üçüncü kişi) temlik işlemini ve kendisinin yeni alacaklı sıfatını ispat etmiş olsa bile borçlunun (arsa sahibi) ona karşı bir takım itiraz ve def’ ilerde bulunma imkânı vardır. Gerçekten Borçlar Kanunu’nun 167. maddesi hükmüne göre borçlu temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı (yüklenici karşı) haiz olduğu defi’leri temellük edene karşı (davacıya karşı) dahi dermeyan edebilir. Burada değinilmesi gereken diğer bir sorun da borcun ifa ile sonlandırılmasıdır. Borç yerine getirilmemişse Borçlar Kanunu’nun 81. maddesi hükmünden yararlanacak olan sözleşmenin diğer tarafı kendi edimini yerine getirmekten kaçınabilir.” (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 20. 01. 2010 gün, 2009/14351 Esas ve 2010/264 sayılı kararı)

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 29. 11. 2007 gün, 2007/13130 Esas ve 2007/15128 sayılı kararı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 13. 12. 2007 gün, 2007/15153 Esas ve 2007/15935 sayılı kararı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 09. 02. 1998 gün, 1998/463 Esas ve 1998/712 ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 14. 02. 2008 gün, 2008/192 Esas ve 2008/1692 sayılı kararları ile örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Davacılar dilekçelerinde Noter huzurunda düzenlenen sözleşmeye güvenerek davalı yükleniciden daireleri aldıkları beyanında bulunmuşlardır. Ancak davacılar güvendiklerini beyan ettikleri sözleşmenin dördüncü maddesinde anılan “Binanın kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması giderleri ve binanın umumi iskan harçları tamamen yüklenici tarafa ait olacak ve bu hususlarda arsa sahiplerinden herhangi bir bedel ve alacak talebinde bulunmayacaktır.” Hükmünden dilekçelerinde bahis konusu etmemişlerdir. Temlik alacaklısı olarak söz konusu sözleşmenin bir nevi tarafı konumundaki; tamamlanmamış daireleri satın alan davacıların, bu davayı açmalarında iyi niyetli olmalarından bahsedilemez.

Arsa sahibi ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan yüklenicinin şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmesi halinde üçüncü kişinin ifa talep edip edemeyeceğinin saptanmasında öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur.

Davacılar söz konusu bağımsız bölümleri %80 oranında bitmiş olarak aldıklarını beyan etmişlerdir. Davacılar bu davayı açmakta dahi iyi niyetli değillerdir. Söz konusu bağımsız bölümler alınırken oturma izninin alınmadığı ortadadır ve bunun araştırması davacılar tarafından yapılmalıdır.

Davacıların henüz inşaatı bitmemiş ve oturma izni alınmamış binadan bağımsız bölüm edinme amacı ile yükleniciden alım yaptıkları açıkça anlaşılmaktadır. Ancak, yüklenicinin kendisine devredilen paya hak kazanabilmesi için edimini yerine getirmesi gerekir, edimi ise binayı imal ve oturma izni alınmış şekilde teslimdir. Yüklenici edimini yerine getirmediği takdirde arsa sahibine sözleşmenin feshi ve tapunun iptalini isteyebilme hakkı doğar.

Yukarıda da bahsedildiği gibi, yüklenicinin hakkını temellük eden üçüncü kişi, onun halefi olacağından selefinin haiz olduğu hakkı arsa sahibine karşı ileri sürülebilir. Öte yandan, arsa sahibi de yüklenici sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediği takdirde sözleşmenin feshi ile üçüncü kişi üzerine oluşan tapunun iptalini isteyebilir. Başka bir anlatımla, üçüncü kişinin mülkiyet hakkının doğabilmesi için kendisine pay devreden yüklenicinin edimini yerine getirmesi ve mülkiyete hak kazanması gerekir. Aksi halde, yüklenici ve ondan pay alan üçüncü kişi üzerine yazılan tapu kaydı illiyetten yoksun hale gelir ve yapılan işlem yolsuz tescil durumuna düşer. Kural olarak tapu intikallerinde huzur ve güveni korumak toplum düzenini sağlamak için tapu sicilindeki kayda dayanarak iyi niyetli taşınmaz iktisap eden kişiler Medeni Kanunun 931. maddesinin koruyuculuğu altına alınmışlar, bir bakıma esas hak sahibine karşı tercih edilmişler dayandıkları tapu kayıtları geçersiz olsa dahi iktisapları geçerli sayılmıştır. Ne var ki, söz konusu kişinin gerçekten iyi niyetli olması sözleşme yaptığı tapu malikinin gerçek hak sahibi olduğuna inanması kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen gerçek hak sahibi olmadığını, tapu sicilinde yolsuzluk bulunduğunu bilmesinin imkansız olması gerekir. Ancak, somut olayda alıcıların (davacıların) kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere, arsanın gerçekte yükleniciye ait olmadığını, kat karşılığı ona bu payın verildiğini, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi halinde kendisine bırakılan bağımsız bölümler ve arsa paylarında hakkının doğmayacağını bilmekte ve dolayısı ile arsa maliki tarafından arsa payının iptal edileceği riskini göze alarak tapuyu devralmaktadır. Dolayısıyla davacıların Medeni Kanunun 931. maddesinin koruyuculuğundan da yararlanmaları söz konusu olamaz. (HGK. 23.5.2001, 422/434)

NEDENLER :Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve ilgili diğer hukuki mevzuat

DELİLLER              : Altındağ … Noterliği’nin …. tarih ve …. yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi (Daha sonra Sayın Mahkemenize sunulacaktır), Tapu Kayıtları, İnşaat Ruhsatı, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Tanık, Yüksek Yargıtay İçtihatları ve davacı yanın sunacağı her türlü delile karşı delil sunma hakkımızı saklı tutarak her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM   : Yukarıda anlatılan ve re’sen görülecek nedenlere binaen karşı dava açma hakkımızın saklı kalması kaydıyla;

Haksız ve mesnetsiz olan huzurdaki davanın reddine,

Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

Son düzenleme tarihi 14 Temmuz 2020 12:59

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.