Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Kanun yararına bozma kurumu son derece kritik ve çoğu zaman hukukta son çare olarak kullanılan bir yoldur. Aşağıda kanun yararına bozma dilekçesinde dikkat etmeniz gerekenleri, örnekleri ve pratikte olumlu sonuç elde edilen dilekçeleri sizlerle paylaştık.

Kanun yararına bozma süreci Adana İncekaş Hukuk Bürosu avukat ekibi tarafından kaleme alınmıştır.

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -1-

ADALET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
Gönderilmek Üzere

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

KABAHAT DEFTER NO          :

KARAR NO                                  :

KANUN YARARINA BOZMA

İSTEMİNDE BULUNAN         :

VEKİLİ                                    : Avukat Saim İNCEKAŞ, Adana

KONUSU                                 : Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun …… kabahat defter no’lu kesinleşmiş mahkumiyet kararının kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulması talebidir.

KABAHAT TARİHİ   :

AÇIKLAMALAR  :

1-) Müvekkil kabahat işleyen ……… hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun … karar sayısı ile sonuç olarak 184.812,00-TL kesin nitelikte idari para cezası uygulanmasına hükmedilmiştir. İdari yaptırım kararı hukuka aykırı olmasına rağmen idari para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle, müvekkilin herhangi bir kanun yoluna başvurma imkanı olmamıştır.

2-) Müvekkil kabahat işleyene 10 Şubat 2017 tarih ve … idari yaptırım no’lu yazı ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35/3 maddesine muhalefet iddiası ile şirket bünyesinde sözleşmeli avukat bulundurup bulundurmadığı sorulmuş, müvekkil 30 günlük yasal süre içerisinde (21 Mart 2017 tarihinde iade taahhütlü mektup ile) cevap vermiş (ek-1), bu cevaba rağmen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu tarafından … sayılı kararı ile idari yaptırım uygulanmasına hükmedilmiştir.

İdari yaptırım kararına itiraz dilekçesinde de tarafımızca belirtildiği üzere, şirket ile aynı konumda olan …….. şirketine idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına dair aynı idari yaptırım bürosunun kararı da ekte sunulmaktadır. (ek-2)

3-) İdari Yaptırım kararına itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, şirket ile aynı konumda olan …….’ye “idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına” dair aynı İdari Yaptırım Bürosu’nun kararı ve şirket bünyesinde çalışan 3 avukatın vekaletnamelerinin sunulmasına rağmen verilen idari yaptırım kararı mesnetsiz ve hukuka aykırı olup kamu yararına bozulması gerekmektedir.

4-) İdari yaptırım kararında belirtilen “esas sermayesi 250.000,00-TL’yi aşmasına rağmen sözleşmeli bir avukat bulundurmamak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3 maddesine muhalefet etmek” suçunun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Şirket adına çalışan üç avukat mevcuttur.

H.SEBEPLER   : CMK 309. Md ve ilgili mevzuat

S.DELİLLER  :

1-) 10/02/2017 tarih ve … idari yaptırım no’lu yazıya cevap dilekçesi ve 3 adet vekaletname örneği

2-) …….’ye ait Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun kararı

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere, hukuka açıkça aykırı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun … kabahat defter no ve … karar sayılı kesinleşmiş idari para cezası hükmünün bozulması amacıyla kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulmasını talep ediyoruz.

KABAHAT İŞLEYEN VEKİLİ

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -2-

ADALAET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

SUNULMAK ÜZERE

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

DOSYA NO : …..e, …….k

KANUN YARARINA

BOZMA TALEBİNDE

BULUNAN SANIK : …………………

MÜDAFİİ :

DAVACI : K.H.

SUÇ : 5486 SAYILI YASA M.81/4-81/10

KONU : Ankara …….. Mahmekesi  …..E,……K sayılı kararının kanun yararına bozulması talebidir.

AÇIKLAMALAR : Yukarıda esas ve karar numarası verilen ………….kararı usule, yasaya,olaya aykırılık teşkil etmektedir ;

Şöyle ki ;  müvekkil sanık hakkında kendisinin kastı olmaksızın ihmalinden kaynaklanan bir suçtan ötürü, kısa süreli hapis cezasına hükmolunmuştur. Ancak hükmolunan bu hapis cezası hukuka uygun olarak ele geçirilen deliler üzerinden yargılama yapılması ilkesine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine , cezaların şahsiliği ilkesine, suçun genel ilkelerine göre asıl olanın suçun kasten işlenebileceği ilkesine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ekonomik suçlar için hapis cezasına hüküm olunmayacağı anayasa hükmü olup Anayasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçeleri ile, işbu karara karşı kanun yararına bozma talep etmekteyiz.

Şöyle ki ;

SUÇ KONUSU BANDROLSÜZ KİTAPLARIN SATIŞI BİZZAT MÜVEKKİL TARAFINDAN KASITILI BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLMEMİŞTİR ;

………….. yayıonlarına ait kitapları satan ve ………………. Resmi sitesi gibi algılanan” http………..com adresinde …………………………. Yazmakta OLUP, ………………satışlar …………………Dağıtımdan yapılmıştır.

Bozma kararına konu Yerel Mahkeme kararının, sanık hakkında iyi halli olma koşuluyla TCK m.62/2’nin tatbik edildiği, ancak adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında TCK m.50/1’in hangi sebeple uygulanmadığının ortaya koyulmadığı anlaşılmaktadır. Esasında, TCK m.50/1-a’da, sanığın daha öncesinde hapis cezasına mahkum edilmemiş olma şartının aranmadığı, adli para cezasına çevirme hususunda yalnızca sanığın kişiliğine, sosyal ve iktisadi durumu ile yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa dikkat edilmektedir. Dolayısıyla somut olayda, TCK m.62/2’in tatbikinde “iyi hal” olarak adlandırılan sübjektif şartın gerçekleştiğini kabul eden Yerel Mahkemenin, tenakuza düşerek, aksi kanaatle TCK m.50/1-a’yı tatbik etmemesi isabetli olmayacaktır. Çünkü kanun koyucu TCK m.50/1-a’da da, TCK m.62/2’de öngörülen sübjektif şartın varlığına dikkat çekmektedir.

Elbette sanığın adli sicil kaydının bulunması, sanığın kişiliğinin tespitinde gözönünde bulundurulabilir, ancak TCK m.62/2 uyarınca sanığın yargılama sürecindeki davranışlarının yanı sıra, failin geçmişini ve kişiliğini olumlu görüp takdiri indirim uygulayan mahkemenin, aksi kanaat ve gerekçeyle TCK m.50/1-a’yı tatbik etmemesi çelişkiye yol açar. Bu çelişkinin giderilmesi için yerel mahkeme; “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı TCK m.62/2’yi lehe tatbik ettiği sanık hakkında, hangi sebeplerle adli para cezasına çevirmeye başvurmadığına, mahkemeyi olumsuz kanaate ulaştıran sebeplerin neler olduğuna gerekçeli kararında açıkça yer vermelidir.

Yargıtay; bu kararında adli sicil kayıtlarına göre sanığın sabıkasız oluşunu, yani daha önceden suç işlemediği gerekçesini olumlu kişilik özelliği olarak kabul etmiş ve hapis cezasının paraya çevrilmemesi ile ilgili gerekçeyi yetersiz bulmuştur. Belirtmeliyiz ki; 30 güne kadar hapis cezasının paraya çevrilmesi ile ilgili zorunlu (TCK m.50/3) hüküm hariç, kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesinde, sanığın daha önce bulunan mahkumiyeti Yasaya engel teşkil etmez.                          

DAVACI VEKİLİ

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -3-

[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”4,2″ ihc_mb_template=”1″ ]

ADANA 3. İCRA CEZA MAHKEMESİ’NE

İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

DOSYA NO   :……. ESAS

……… KARAR

SANIK           :

MÜŞTEKİ    :

VEKİL          :

KONUSU : Hüküm hakkında Adalet Bakanlığı nezdinde kanun yararına bozma müracaatının yapıldığının bildirilmesidir.

AÇIKLAMA :

1.Yukarıda esas numarası yazılı dosyanızda müvekkil hakkında Karşılıksız çek düzenlemek isnadı ile yürütülen yargılama neticesinde ……………… tarih …………… Karar sayılı ilam ile, müvekkil sanık …………… 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 ( 6728 sayılı kanunla değişik) maddesi gereği mahkumiyetine karar verilmiş, karar herhangi bir istinaf müracaatı olmaksızın kesinleşerek infaza verilmiştir. Karar halen infaz aşamasındadır.

2.Bu aşamada herhangi bir istinaf incelemesi olmaksızın kesinleşen hüküm hakkında T.C Adalet Bakanlığı nezdinde CMK 309 maddesi gereği kanun yararına bozma talepli müracaatta da bulunulmuştur.

3.Hükmün infaz aşamasında olması ve ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermemesi açısından, infazında ayrıca durdurulmasına ve infaz evraklarının işlemsiz iadesine karar verilmesini de talep zarureti hasıl olmuştur.

HK NDNLR  :İİK, CMK ve sair ilgili mevzuat

DELİLLER  : …………. tarihli kriminal inceleme rapor aslı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2008/7035 esas 2008/9614 karar sayılı ilam örn., adli tıp incelemesi ve sair yasal delil.

SONUÇ         : Yukarda kısaca izah edilen ve resen nazara alınacak durumlar dahilinde,

  • CMK md. 311/E ve 309 maddeleri gereği yapılan müracaatlarımız doğrultusunda telafisi imkansız durumlarla karşılaşmamak adına İnfazın durdurularak infaz evraklarının geri istenmesine,

Karar verilmesi saygı ile bilvekale talep olunur. 01/04/2019

Sanık Vekili

[/ihc-hide-content]

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -4-

ADALET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

Sunulmak Üzere

X CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ

KANUN YARARINA BOZMA İSTEYEN:

ADRES:

VEKİLİ:

ADRES:

KARŞI TARAF: TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI TÜTÜN VE ALKOL DAİRESİ BAŞKANLIĞI

KANUN YARARINA BOZULMASI İSTENEN KARAR: X Sulh Ceza hâkimliği …………….. tarih ve ……………… D. İş sayılı idari yaptırım kararına itiraz ve bu kararı kesinleştiren Nevşehir Sulh Ceza hâkimliğinin …………… tarih ve ………………… D. İş sayılı İtirazın reddi kararı

KONU: Yukarıdaki kararın CMK madde 309 gereğince KANUN YARARINA BOZULMASI isteğidir.

TEBLİĞ TARİHİ:

AÇIKLAMALAR:

X Sulh Ceza Hâkimliğinin ……………… Tarih ve ………………. D. İş sayılı idari yaptırımı kararına itirazımızın reddine ilişkin kararın kendisi ve bu kararı kesinleştiren Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin …………………. tarih ve ………………… D. İş sayılı itirazın reddine ilişkin kararı usul ve yasalara aykırıdır.

X sulh Ceza Hâkimliği ……………… tarih ve ……………….. sayılı D.İş sayılı kararında bir gerekçe yoktur. Ek-2 deki sunulan karardan da görüleceği üzere kararın hüküm fıkrasın ve sözde gerekçesi şundan ibarettir.

“ X Sulh ceza Hâkimliği’nin ……………….. tarih ………………. sayılı D.İş sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle, kararda değişiklik yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığından İTİRAZIN REDDİNE

Kararda gerekçe gibi görülecek tek bir ifade mevcuttur. “Usul ve yasaya uygun olduğundan” ifadesidir. Bu standart bir şablon ifadesidir. Bir gerekçe olabilecek yeterliliği mevcut değildir. Pek çok kararda içeriğinden bağımsız olarak kullanılabilir. Dolayısıyla Nevşehir sulh Ceza Hâkimliği …………………… tarih ve …………….. sayılı D.İş sayılı kararı, Anayasamızın “ bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” diyen 141. Maddesinin 3. Fıkrası hükmüne aykırıdır.

X Sulh Ceza Hâkimliğinin ……………….. Tarih ve ……………….. D. İş sayılı kararında (Ek-1) “ İdari para cezasının resmi belge niteliğinde olduğu, aksinin ispat edilmediği sürece geçerli olduğu” şeklinde bir gerekçe yazarak Tarım ve Orman Bakanlığı Alkol ve Tütün Dairesi Başkanlığı’nın yazdığı tüm idari para cezalarının aksinin resmi belge ile ispat edilmediği sürece geçerli olduğunu yazmışlardır. Bunun hukuk dünyasında kabul edilmesi mümkün değildir. Usulsüz şekilde yazılmış bir idari para cezası durumu mevcut iken hiçbir somut maddi delil yokken ve müvekkilimden bir savunma yazısı dahi istenmemişken kurul tarafından yazılan idari para cezası kanuna aykırıdır. İtiraza konu idari para cezası yalnız tutulan olay yeri tutanağı ile somutlaştırılmıştır. Bu tutanak da ise polis memurlarının imzası dışında imzası olması gereken müvekkilimin imzası ve tutanakta ismi geçen sivil şahısların imzası yoktur. İmzadan imtina yazılarak hem müvekkilime hem de tutanakta ismi geçen şahıslara tutanak gösterilmemiştir. Sanki gizli bir iş yapılıyormuş gibi olay yerinden uzaklaşılmıştır. Hal böyle iken idari para cezasının tebliğ edilen müvekkilim haksız olarak düzenlenen bu tutanak ve cezaya itiraz etmek zorunda kalmıştır.

X Sulh Ceza hâkimliği incelemesini duruşmalı istediğimiz idari yaptırım kararına itiraz dilekçesini dosya üzerinden karar vermiş olayı aydınlatacak tutanak mümzilerini dinlememiştir. Bu husus olayı maddi vakıalardan uzaklaştırmış ve gerçekleşen olaylar zincirinden koparmıştır.

X Sulh Ceza hâkimliği gerekçeli kararında olayın özetini anlatırkenmüvekkile ait işyerine gidildiğini ve isminin ……………….. olduğu öğrenilen şahsın işletmeden çıkarken görüldüğü şahsın durdurularak elindeki poşetlerde ne olduğu sorulduğunda alkollü ürün olduğu tespit edildiği’ yazılmıştır. Hal böyle iken neden polis memurları tarafından müvekkilime olay hakkında bilgi verilmemiş, tutanak düzenlediklerini ve gerekli ruhsat ve işyeri belgelerinin kaydı alınmamıştır. Müvekkilim olay saatinde işyerini kapatırken böyle bir hususun varlığından dahi haberi yokken aleyhine tutulan tutanak ile daha sonradan karşı karşıya kalmış eline idari para cezasın tebliği geldiğinde ancak durumdan haberdar olmuştur. Yaşanan olaylar silsilesinde hukuk literatüründe mevcut olan imzadan imtina şerhini tamamen kendi lehlerine kullanan polis memurları kendilerinin ve olay tanıklarının imzalarını bilgilendirmelerini neden yapmamışlar ve tutanak da yer alan isimlerin imzalarını almamışlardır. Hiçbir sorumluluğu olmayan tutanak mümzileri …………….. ve …………………. ne için düzenlenen tutanak da imza atmaktan çekinmişlerdir. Bu durum olayın aslında gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında şüpheye yer bırakmaktadır. Olayda polis memurları tarafından düzenlenen tutanak haricinde görüntü, fotoğraf, fatura, slip satışın yapıldığı ispat edecek bir belge mevut değildir. Durum bundan ibaret iken verilen idari para cezasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Müvekkil …………………… kendisi aleyhine tutulan tutanaklar hakkında kendisine idari para cezası tebliğ edildiğinde haberdar olmuştur. Gönderilen idari para cezası tutanağı haricinde bakanlık(Tarım ve Orman Bakanlığı) bir savunma istem yazısı göndermemiştir. İdari para cezası yazılmadan önce işletme sahibinden olay hakkında bir savunma yazısı istenmesi gerekmektedir. Bu hususta müvekkil …………………. savunma dahi yapamadan idari para cezası ile karşı karşıya kalmıştır. Bu husus usul ve yasalara aykırıdır.

Müvekkil idari para cezası tebligatını aldıktan sonra itiraz dilekçesi yazmak istemiştir. Bu hususta tutanağı düzenleyen X İl emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Amirliği personelleri tarafından düzenlenen tutanak görülmek istenmiştir. Müvekkilime ve bana gerekli tutanak ve bilgiler teslim edilmemiştir. Bu hususta görevli polis memuru hakkında görevi kötüye kullanma suçu işlendiğinden bahisle savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. X Cumhuriyet Başsavcılığı ………………. Soruşturma numaralı dosyasında mevcuttur. Gerekli bilgi ve belgeler elde değilken ve idari para cezasını yalnız tebligatı ile karşı karşıyayken yapılacak bir savunma ve itiraz dilekçesi yalnız soyut bilgiler ve söylemlerden ibaret olacaktır. Bu noktada anayasamızın 36. Maddesinin 1. Fıkrasında SAVUNMA HAKKINA bir tecavüz söz konusu olmuştur. Kırşehir Sulh Ceza hâkimliği tarafından resmi belge niteliğinde değerlendirilen idari para cezasına itiraz edebilmek adına ulaşmaya çalıştığımız tutanak ve ilgili evraklar görevli personeller tarafından verilmemiştir. Bu noktada savunma hakkımız kısıtlanmış ve cebren elimizden alınmıştır.

X Sulh Ceza hâkimliğinin idari para cezasının resmi belge niteliğinde olduğu ve aksinin de ispat edilene kadar geçerli olduğu hususunda bir gerekçesi ile ülkemizin de imzaladığı Avrupa insan hakları sözleşmesine göre Silahların Eşitliği İlkesine aykırı hareket edilmiştir. Oluşan durumda Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen idari para cezası yalnız tek bir tutanak ile tanzim edilmiştir. Tutanağın tanzim şekli ve imzaların olmaması yalnız bu belgenin bir başlangıç sayılacağını başka deliller ile ispat edilmediği sürece bir hüküm doğurmayacağı açıktır.

Belirtmek isterim ki müvekkil hakkında şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut deliller ile ispatlanması gereken olayda fotoğraf, fatura ve slip vb. gibi somut delillerden hiçbir mevcut değilken sadece bir eksik ve yanlış bir tutanak ile işlem yapılması ve idari para cezası yazılması mümkün değildir. Anons üzerine intikal eden polis memurları kapalı olan müvekkile ait işletmeyi satışın yapıldığına nasıl kanaat getirdikleri ise muğlak başka bir durumu ortaya koymaktadır.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız sebepler ile müvekkil adına yazılmış idari para cezasını kabul etmemiz mümkün değildir. Kırşehir Sulh Ceza Hakimliği ……………….. D. İş kararı ile Nevşehir Sulh Ceza Hakimliği ………………. D.İş sayılı kararları usul ve yasaya aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER:

  • Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, HMK ,CMK madde 309 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:

  • X Sulh Ceza hâkimliği ……………. tarih ve ……………. D. İş sayılı Kararı (EK-1)
  • X Sulh Ceza hâkimliğinin 15.10.2019 tarih ve 2019/2960 D. İş sayılı Kararı(EK-2)
  • Ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuka aykırı nitelikteki Kırşehir Sulh Ceza Mahkemesinin …………….. Tarih ve ………………… D.İş sayılı kararı ile bu kararı kanuna uygun bulan ve itirazımızın reddine karar veren Nevşehir Sulh Ceza hâkimliğinin ……………. tarih ve ………………… D. İş sayılı kararlarının  KANUN YARARINA BOZULMASINA karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. (tarih)

Kanun Yararına Bozma Talep Eden Vekili

                                                                  Av.

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -5-

[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,4″ ihc_mb_template=”1″ ]

T.C. ADALET BAKANLIĞI’NA

Gönderilmek Üzere

X 1. İCRA CEZA MAHKEMESİ’NE

MÜŞTEKİ                :

VEKİLİ                       : Av.

SANIKLAR               :

MÜDAFİİ                   :  Av.

HÜKMÜ VEREN

MAHKEME               :

KONU             : Kanun Yararına Bozma İstemimize İlişkindir.

AÇIKLAMALAR      :

1-)  Sanıklar hakkında X 1. İcra Ceza Mahkemesi X K. Sayılı ilamı ile taahhüdü ihlal sebebiyle 3 ay tazyik hapis cezası verilmiştir.  ( Ek-1: Gerekçeli karar)

2-) Söz konusu mahkeme kararına sanıklar müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, kararı itirazen inceleyen X 2. İcra Ceza Mahkemesi X  D.İş sayılı dosyasında  “  X 1.İcra Ceza Mahkemesi’nin X  tarih ve X Esas X  Karar  sayılı  İİK’nın 340 maddesi uyarınca   sanıklar hakkında ayrı ayrı 3 Ay’a kadar  tazyik hapsi  cezasının ORTADAN KALDIRILMASINA ve sanıkların  üzerine atılı  ödeme şartını ihlal  suçundan  AYRI AYRI BERAATLERİNE” şeklinde karar vermiş ve söz konusu karar kesin nitelikte olduğundan temyiz/istinaf edilmeden kesinleşmiştir.

3-) Mahkeme söz konusu kararda gerekçe olarak “ borçlu X hakkında düzenlenen icra  emrinin  X 1. İcra Hukuk Mahkemesinin  X tarihli X Esas X Karar sayılı ilamı ile aynı  gerekçe ile  iptaline karar verildiği, borçlu X yönünden ise borçluya örnek  7 ödeme emrinin X tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun aynı tarihte icra müdürlüğünde borcu ödemek için taahhütte bulunduğu, ancak bu taahhüt tutanağında yasal itiraz  sürelerinden feragat ettiğine dair bir beyanının  bulunmadığı  dolayısıyla X tarihli taahhüdünün takip kesinleşmede almış olması sebebiyle geçerli olmadığı, şikayetçinin her iki borçlu için X tarihli tutanak yönünden şikayette bulunduğu, X tarihli tutanağın ise  sadece X hakkında düzenlendiği, X’in taahhüdünü içermediği borçlu X yönünden geçerli bir taahhüdün bulunmadığı anlaşıldığından” demekle beraat kararı vermiştir.

Ancak sayın mahkemece icra dosyası içeriğindeki ilk taahhüt evrakı dikkate alınmış  ve  X ile ilgili X tarihli taahhüt evrakını olmadığı  belirtilmiş olup, X 1. İcra Ceza Mahkemesi X E. sayılı dosyasındaki şikayete konu olan X tarihli  taahhüt evrakı dikkate alınmamıştır.

Zira ekte sunulduğu üzere şikayete konu taahhüt X tarihli taahhüt değilX tarihli taahhüttür. X ile ilgili X tarihli taahhüt evrakı icra dosyasında mevcut olmakla, UYAP sisteminde de taralı olarak bulunmaktadır. Dilekçemiz ekinde de sunuyoruz. Söz konusu tarihte icra takip dosyasında sanık hakkında girişilen takip kesinleşmiş olup, taahhüt alınmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Kaldı ki yine ekte sunmuş olduğumuz üzere X tarihinde sanık tarafından işlemiş ve işleyecek tüm sürelerden feragat edildiğine ve takibin kesinleşmesi istemine ilişkin dilekçesi de mevcuttur. Söz konusu takip X tarihi itibariyle sanık X açısından kesinleşmiştir.

Bu sebeple sayın mahkemece dosya üzerinden verilen kararda icra dosyası ve mahkeme dosyası içeriğindeki belgeler dikkate alınmaksızın , özellikle de X’ in X tarihli taahhüt evrakı dikkate alınmadan karar verilmesi sebebiyle müvekkil şirket mağdur olmuştur.

4-) Ayrıca X ile ilgili verilen kararda da icra emrinin mahkeme tarafından iptal edilmiş olması gerekçe gösterilmiştir. Ancak söz konusu mahkeme kararının kesin nitelikte olmadığı, istinaf yolunun açık olduğu gözetilmemiş ve kararın sonucu beklenmemiştir.  Bu durumda hukuka ve kanuna aykırı olmuştur.

DELİLLER : X İcra Müdürlüğü X E. sayılı dosyası X 1. İcra Ceza Mahkemesi X E. sayılı dosyası, X İcra Ceza Mahkemesi X D.İş sayılı dosyası

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, X İcra Ceza Mahkemesi X D.İş sayılı dosyası ile verilen hükmün kanuna yararına bozulması gerektiğinin kabulü ile gereğinin yapılmasını talep ederiz. (tarih)

EKLER:

1-) X İcra Ceza Mahkemesi X E. – X K. Sayılı ilamı

2-) X İcra Ceza Mahkemesi X D.İş sayılı ilamı

3-) X tarihli taahhüt evrakı, X tarihli sürelerden feragat yazısı

4-) Onaylı vekaletname sureti                

Müşteki Vekili

 Av.

[/ihc-hide-content]

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Son düzenleme tarihi 29 Ağustos 2020 10:44

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.