Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -1-

ADALET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE 
Gönderilmek Üzere 

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

KABAHAT DEFTER NO          :

KARAR NO                                  :

 

KANUN YARARINA BOZMA

İSTEMİNDE BULUNAN         :

VEKİLİ                                          :

KONUSU                                 : Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun …… kabahat defter no’lu kesinleşmiş mahkumiyet kararının kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulması talebidir.

KABAHAT TARİHİ                 :

AÇIKLAMALAR  :

1-) Müvekkil kabahat işleyen ……… hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun … karar sayısı ile sonuç olarak 184.812,00-TL kesin nitelikte idari para cezası uygulanmasına hükmedilmiştir. İdari yaptırım kararı hukuka aykırı olmasına rağmen idari para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle, müvekkilin herhangi bir kanun yoluna başvurma imkanı olmamıştır.

2-) Müvekkil kabahat işleyene 10 Şubat 2017 tarih ve … idari yaptırım no’lu yazı ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35/3 maddesine muhalefet iddiası ile şirket bünyesinde sözleşmeli avukat bulundurup bulundurmadığı sorulmuş, müvekkil 30 günlük yasal süre içerisinde (21 Mart 2017 tarihinde iade taahhütlü mektup ile) cevap vermiş (ek-1), bu cevaba rağmen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu tarafından … sayılı kararı ile idari yaptırım uygulanmasına hükmedilmiştir.

İdari yaptırım kararına itiraz dilekçesinde de tarafımızca belirtildiği üzere, şirket ile aynı konumda olan …….. şirketine idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına dair aynı idari yaptırım bürosunun kararı da ekte sunulmaktadır. (ek-2)

3-) İdari Yaptırım kararına itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, şirket ile aynı konumda olan …….’ye “idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına” dair aynı İdari Yaptırım Bürosu’nun kararı ve şirket bünyesinde çalışan 3 avukatın vekaletnamelerinin sunulmasına rağmen verilen idari yaptırım kararı mesnetsiz ve hukuka aykırı olup kamu yararına bozulması gerekmektedir.

4-) İdari yaptırım kararında belirtilen “esas sermayesi 250.000,00-TL’yi aşmasına rağmen sözleşmeli bir avukat bulundurmamak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3 maddesine muhalefet etmek” suçunun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Şirket adına çalışan üç avukat mevcuttur.

H.SEBEPLER   : CMK 309. Md ve ilgili mevzuat

S.DELİLLER  :

1-) 10/02/2017 tarih ve … idari yaptırım no’lu yazıya cevap dilekçesi ve 3 adet vekaletname örneği

2-) …….’ye ait Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun kararı

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere, hukuka açıkça aykırı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu’nun … kabahat defter no ve … karar sayılı kesinleşmiş idari para cezası hükmünün bozulması amacıyla kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulmasını talep ediyoruz.

                                                                            KABAHAT İŞLEYEN VEKİLİ

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -2-

ADALAET BAKANLIĞI CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE 

SUNULMAK ÜZERE 

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR. 

DOSYA NO  : …..e, …….k 

KANUN YARARINA

BOZMA TALEBİNDE 

BULUNAN SANIK  : …………………

MÜDAFİİ  :

DAVACI   : K.H.

SUÇ : 5486 SAYILI YASA M.81/4-81/10

KONU  : Ankara …….. Mahmekesi  …..E,……K sayılı kararının kanun yararına bozulması talebidir. 

AÇIKLAMALAR : Yukarıda esas ve karar numarası verilen ………….kararı usule, yasaya,olaya aykırılık teşkil etmektedir ; 

Şöyle ki ;  müvekkil sanık hakkında kendisinin kastı olmaksızın ihmalinden kaynaklanan bir suçtan ötürü, kısa süreli hapis cezasına hükmolunmuştur. Ancak hükmolunan bu hapis cezası hukuka uygun olarak ele geçirilen deliler üzerinden yargılama yapılması ilkesine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine , cezaların şahsiliği ilkesine, suçun genel ilkelerine göre asıl olanın suçun kasten işlenebileceği ilkesine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ekonomik suçlar için hapis cezasına hüküm olunmayacağı anayasa hükmü olup Anayasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçeleri ile, işbu karara karşı kanun yararına bozma talep etmekteyiz. 

Şöyle ki ; 

SUÇ KONUSU BANDROLSÜZ KİTAPLARIN SATIŞI BİZZAT MÜVEKKİL TARAFINDAN KASITILI BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLMEMİŞTİR ;

………….. yayıonlarına ait kitapları satan ve ………………. Resmi sitesi gibi algılanan” http………..com adresinde …………………………. Yazmakta OLUP, ………………satışlar …………………Dağıtımdan yapılmıştır. 

Bozma kararına konu Yerel Mahkeme kararının, sanık hakkında iyi halli olma koşuluyla TCK m.62/2’nin tatbik edildiği, ancak adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında TCK m.50/1’in hangi sebeple uygulanmadığının ortaya koyulmadığı anlaşılmaktadır. Esasında, TCK m.50/1-a’da, sanığın daha öncesinde hapis cezasına mahkum edilmemiş olma şartının aranmadığı, adli para cezasına çevirme hususunda yalnızca sanığın kişiliğine, sosyal ve iktisadi durumu ile yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa dikkat edilmektedir. Dolayısıyla somut olayda, TCK m.62/2’in tatbikinde “iyi hal” olarak adlandırılan sübjektif şartın gerçekleştiğini kabul eden Yerel Mahkemenin, tenakuza düşerek, aksi kanaatle TCK m.50/1-a’yı tatbik etmemesi isabetli olmayacaktır. Çünkü kanun koyucu TCK m.50/1-a’da da, TCK m.62/2’de öngörülen sübjektif şartın varlığına dikkat çekmektedir.

Elbette sanığın adli sicil kaydının bulunması, sanığın kişiliğinin tespitinde gözönünde bulundurulabilir, ancak TCK m.62/2 uyarınca sanığın yargılama sürecindeki davranışlarının yanı sıra, failin geçmişini ve kişiliğini olumlu görüp takdiri indirim uygulayan mahkemenin, aksi kanaat ve gerekçeyle TCK m.50/1-a’yı tatbik etmemesi çelişkiye yol açar. Bu çelişkinin giderilmesi için yerel mahkeme; “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı TCK m.62/2’yi lehe tatbik ettiği sanık hakkında, hangi sebeplerle adli para cezasına çevirmeye başvurmadığına, mahkemeyi olumsuz kanaate ulaştıran sebeplerin neler olduğuna gerekçeli kararında açıkça yer vermelidir.

Yargıtay; bu kararında adli sicil kayıtlarına göre sanığın sabıkasız oluşunu, yani daha önceden suç işlemediği gerekçesini olumlu kişilik özelliği olarak kabul etmiş ve hapis cezasının paraya çevrilmemesi ile ilgili gerekçeyi yetersiz bulmuştur. Belirtmeliyiz ki; 30 güne kadar hapis cezasının paraya çevrilmesi ile ilgili zorunlu (TCK m.50/3) hüküm hariç, kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesinde, sanığın daha önce bulunan mahkumiyeti Yasaya engel teşkil etmez.

                                                                                                       

DAVACI VEKİLİ

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği -3-

ADANA 3. İCRA CEZA MAHKEMESİ’NE

 

İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

 

DOSYA NO   :……. ESAS

                        ……… KARAR

 

SANIK           :

MÜŞTEKİ    : 

VEKİL          : 

KONUSU : Hüküm hakkında Adalet Bakanlığı nezdinde kanun yararına bozma müracaatının yapıldığının bildirilmesidir.

AÇIKLAMA :

1.Yukarıda esas numarası yazılı dosyanızda müvekkil hakkında Karşılıksız çek düzenlemek isnadı ile yürütülen yargılama neticesinde ……………… tarih …………… Karar sayılı ilam ile, müvekkil sanık …………… 5941 sayılı Çek Kanunu 5/1 ( 6728 sayılı kanunla değişik) maddesi gereği mahkumiyetine karar verilmiş, karar herhangi bir istinaf müracaatı olmaksızın kesinleşerek infaza verilmiştir. Karar halen infaz aşamasındadır.

2.Bu aşamada herhangi bir istinaf incelemesi olmaksızın kesinleşen hüküm hakkında T.C Adalet Bakanlığı nezdinde CMK 309 maddesi gereği kanun yararına bozma talepli müracaatta da bulunulmuştur.

3.Hükmün infaz aşamasında olması ve ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermemesi açısından, infazında ayrıca durdurulmasına ve infaz evraklarının işlemsiz iadesine karar verilmesini de talep zarureti hasıl olmuştur.

 

HK NDNLR  :İİK, CMK ve sair ilgili mevzuat

DELİLLER  : …………. tarihli kriminal inceleme rapor aslı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2008/7035 esas 2008/9614 karar sayılı ilam örn., adli tıp incelemesi ve sair yasal delil.

SONUÇ         : Yukarda kısaca izah edilen ve resen nazara alınacak durumlar dahilinde,

  • CMK md. 311/E ve 309 maddeleri gereği yapılan müracaatlarımız doğrultusunda telafisi imkansız durumlarla karşılaşmamak adına İnfazın durdurularak infaz evraklarının geri istenmesine,

Karar verilmesi saygı ile bilvekale talep olunur. 01/04/2019

Sanık Vekili 

Benzer Gönderiler

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.