Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi

Şub 5, 2019 | İdare Hukuku Avukatlığı, Kamulaştırma

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?

İdarenin kusurlu davranışı olarak ele alabileceğimiz “kamulaştırmasız el atma” maalesef sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Sizler için İncekaş Hukuk Bürosu avukatları olarak kamulaştırmasız el atma hususunda ne şekilde dava dilekçesinin hazırlanması gerektiğini ele aldık. 

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi -1-

ADANA (…) İDARE  MAHKEMESİ  SAYIN BAŞKANLIĞI’NA ;

                                               YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR.

                                                                                                                                                    

DAVACI                        :

VEKİLİ                           : Avukat Saim İNCEKAŞ- Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Ziya Algan İş Merkezi No:9 K:5 D:41, 01010 Seyhan/ADANA

DAVALI                         : 

TALEP KONUSU          : X’de bulunan taşınmazın sahibi (mirasçısı) olan müvekkilin, imar planında ‘ Park Alanı’ olarak geçen taşınmazın bugüne kadar kamulaştırılmaması ve takas talebinin de karşılanmaması sebebiyle, davalı Belediye’ye yapmış olduğu  başvurulara rağmen sonuçsuz kalması neticesinde kamulaştırmasız (hukuki) el  atma sebebine dayalı taşınmaz bedelinin tazmini ile zararın giderilmesine yönelik tazminat taleplerimizden İbarettir.  

DAVA DEĞERİ               : 20.000,00 TL (Faiz ve Masraflar Hariç)

 

AÇIKLAMALAR             :

Öncelikle belirtmek gerekir ki, işbu dava konusu olaya ilişkin tarafımızca X tarihinde dava açılmış olup, söz konusu dava X İdare Mahkemesi X Esasına kayıtlıdır. Sayın Mahkeme, dava ile ilgili nihai kararını X tarihinde açıklamış; ‘’Davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1 (b) maddesi uyarınca İNCELENMEKSİZİN REDDİNE’’ karar verilmiştir.

Bu kararın gerekçesinde ‘’Kamulaştırma Kanunu’nda 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucunda, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında işletilecek süreç belirtilmiş olup, Kanunun EK-1. Maddesi ile Geçici 11. Maddesinin birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın kamulaştırılmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilmesi için anılan maddelerin yürürlük tarihinden (07.09.2016) itibaren beş yıl geçmesi ve maddelerde belirtilen süreç ve başvuruların da tamamlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, dava tarihi olan X tarihi itibariyle Kamulaştırma Kanunu’nun Ek-1 ile Geçici 11. Maddelerinde belirtilen süre geçmediğinden, bakılan davanın vaktinden önce açılmış dava niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.’’

İfadelerine yer verilmiştir. Ancak davanın incelenmeksizin reddine sebebiyet veren ve gerekçeye esas teşkil eden 2942 SAYILI KAMULAŞTIRMA KANUNU’NA 6745 SAYILI KANUN’LA EKLENEN GEÇİCİ 11. MADDENİN ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 25.05.2018 TARİHLİ KARARIYLA İPTAL EDİLMİŞTİR. (EK-1)

Anayasa Mahkemesi iptal kararında;

’Bir taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılmasının, henüz bir kamulaştırma yapılmayıp fiilen de taşınmaza el atılmadığı için mülkiyet hakkını ortadan kaldırmadığı’’,

‘’Malikin mülkiyet hakkından doğan yetkilerini önemli ölçüde kısıtladığı’’,

‘’İmar uygulamalarının ve bu bağlamda taşınmazların imar durumunun kamu hizmet alanı olarak belirlenmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğinde şüphe bulunmadığı’’,

‘’Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının sınırsız bir hak olarak düzenlenmediğine işaret edilen kararda, bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceğinin öngörüldüğü ancak mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesinin de göz önünde bulundurulması gerektiği’’ ni de vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin X tarihli İptal Kararı ile, işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;

Dava konusu ‘’X’’ yer alan taşınmazın maliki tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, muris’dir. Müvekkil, murisin kızı olup mirasçılarındadır.

Söz konusu taşınmazda 3194 Sayılı İmar Kanununun 18.madde uygulaması ile 26.03.1998 yılında şuyulandırma yapılmış olup; X metrekarelik DOP kesintisi yapıldıktan sonra;

3576 Ada, 7 Parselde 109/632 Hisse, 3586 Ada, 3 Parselde 516/1191 Hisse, 3629 Ada, 20 Parselde 160/1479 Hisse, 3634 Ada, 2 Parselde 35/1225 Hisse, 3620 Ada, 14 Parselde 41/133 Hisse tahsis edilmiştir.

İmar planında ‘Park Alanında’ kalan dava konusu yer, X Nolu Parselde bulunan alandır. Bu yer, müvekkilimin babası X adına kayıtlıdır. Söz konusu taşınmaz uygulama imar planında yaklaşık 15 yıldır park alanı olarak yeşil alanda kalmaktadır. Hal böyle iken, mülkiyet hakkı onca yıl kısıtlanan müvekkil taşınmazını gereği gibi kullanamamıştır. Taşınmazın tapu ve imar kayıtları celp edildiğinde bu durum tespit edilecektir. İş bu nedenle taşınmazın tapu ve imar kayıtlarının ivedilikle İlgili Tapu Müdürlüğü ile Belediye İmar Müdürlüğü’nden istenilmesine karar verilmesini talep ederiz.

Söz konusu taşınmazın uzun süredir park alanında kaldığı, müvekkilin uzlaşma yönünde talepte bulunduğu, davalı idarenin ise 5 yıllık planlamasında kamulaştırma yapılmayacağına ilişkin beyanda bulunduğu tüm başvuru ve cevap dilekçeleri ekte Sayın Mahkemenize ibraz edilmiştir.  Şöyle ki,

EK-2’de yer alan X Tarihli müvekkil ile diğer mirasçıların imzalarını taşıyan Belediye’ye başvuru dilekçelerinde, dava konusu yerin 15-20 yıldır yeşil alanda kaldığını, kamulaştırma yapılmadığını, kamulaştırılması amacıyla uzlaşma talebinde bulunduğunu açıkça beyan etmiş ise de, davalıdan olumlu bir yanıt alamamıştır.

Yine, müvekkil adına, EK-3 ‘de yer alan X Tarihli davalı Belediye’ye karşı gönderilen dilekçemiz ile, kamulaştırma yapılmadan el atılan yer hakkında uzlaşma prosedürünün işletilmesi talep edilmiş ve akabinde X Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından gönderilen  X tarihli cevap dilekçesinde(EK -4) X Ada, 14 Nolu Parselin Park alanında kaldığını doğrulamış, X yılları arasında hazırlanan planda kamulaştırılmayacağı bilgisini vermiştir.

En son, müvekkil adına, EK -5’te yer alan X Tarihli davalı Belediye’ye gönderdiğimiz dilekçe ile, güncel hali ile ilgili bilgi talep edilmiş, kamulaştırma yapılması gerektiği izah edilmiş ancak Belediye’nin X Tarihli cevabi yazısında, talebimizin kabul edilmediği, yanıtlarının olumsuz olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, hukuki el atma kavramı, Hukuk Genel Kurulunun 2010/5-662 E. 2010/651 K. Sayılı 15.12.2010 Tarihli Kararı ile Türk Hukuk Literatüründe yerini almıştır.

3194 Sayılı İmar Kanunu 10.Maddesi  ‘’ Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu

kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.’’ Hükmünü amirdir. Bu hükme göre, imar planında kamu bina ve ya tesislerinin (okul, hastane, sağlık ocağı, yol,park, yeşil saha vs.) yapılması için ayrılan taşınmazların 5 yıllık imar programlarına alınıp ilgili kurumlarca kamulaştırılması gerekir.

Anılan kanunun 13.maddesinde,  ‘resmi yapılara,tesislere ve okul,cami, yol,meydan,otopark,yeşil saha,çocuk bahçesi,Pazar yeri ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şekli devam eder.  13.Maddenin birinci fıkrası uyarınca, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceği konusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır. Konuya ilişkin gerek dilekçemiz ekinde gerekse aşağıda yaptığımız Danıştay Karar örnekleri ile emsal kararlar sunarak haklılığımızı ispat etmiş bulunmaktayız.

‘’… imar planında ağaçlandırılacak alanda kalan taşınmazın, kamulaştırılmaması ve takas talebinin de karşılanmaması nedeniyle malvarlığında oluşan eksilmenin karşılanması amacıyla uğradığı zararlara karşılık 81.000 TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış davada, imar planında kamusal kullanıma ayrılmış olması sebebi ile davacının taşınmazının yapılaşmaya kapatıldığı, imar haklarını kullanma olanağının kalmadığı, dolayısıyla davacının mülkiyet hakkı kullanımının engellendiği görülmektedir. Bunun yanında, idarece belirsizliği telafi edecek herhangi bir hukuki karar alınmayarak arsa üzerindeki kısıtlama devam ettirilmiştir. Bu durumda, davacıya ait taşınmazın imar planında ‘ağaçlandırılacak alan’ olarak belirlenmesi nedeniyle 3194 Sayılı İmar Kanununun 10.maddesi uyarınca imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanmaması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılmaması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığı ve bu kısıtlamanın idarece bir karar alınarak kaldırılmadığının sabit olması karşısında, taşınmaz malın değerinin hesaplanarak ilgilisine ödenmesi dışında başka bir yol kalmamıştır. Belirtilen açıklamalar karşısında, İdare Mahkemesinin taşınmazın kamulaştırılmasının mümkün olmadığı gibi idarenin yargı kararı ile kamulaştırmaya zorlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddi yolundaki kararında hukuki isabet görülmemiştir.  (Danıştay 6.Dairesi 2010/750 E. 2014/718 K. 05.02.2014 T. )

Söz konusu parselin üzerinden Etibank lehine irtifak hakkı belirlenmiş, enerji nakil hattı geçirilmiştir. Ancak ‘park alanı’ olarak kalmasının bu durumla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Şöyle ki, irtifak hakkı tesisinde, taşınmaz malda meydana gelecek kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde rol oynar. Değer düşüklüğü oranı tespit edilerek irtifak bedeli belirlenir ve gerçek arsa ve ya bina bedelleri ile oranlanması sonucu

bedel ortaya çıkar. Taşınmazın bedeli belirlenirken göz önünde bulundurulacak bir durum olduğundan, davalının aksine Park alanı olmasında hiçbir etkisi olduğu düşünülemez.

Belirtmek isteriz ki, kamulaştırmasız el atma davalarında yürütmenin durdurulması kararı elzemdir. İdari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilmek için esasa ilişkin işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinden giderilmesi güç zararlara neden olması şartlarının gerçekleşmiş olması gereklidir. Dava konusu olayda şartlar oluşmuş olduğundan Yürütmenin durdurulması kararı verilmesini talep ederiz.

Yukarıda kısaca izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızı saklı tutmak kaydı ile, müvekkilin mirasçısı olduğu X Parsel hakkında davamızın kabulü ile, taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER             : Kamulaştırma Kanunu, İmar Kanunu, HGK 2010/5-662 E. 2010/651 K. Sayılı Kararı İle İlgili Mevzuat

HUKUKİ DELİLLER              : Delil Listemiz Ektedir.

SONUÇ VE İSTEM                  : Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce re’sen nazara alınacak sebeplere binaen, Fazlaya İlişkin Talep ve Dava hakkımız Saklı Kalmak Kaydıyla, tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere,

Telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması için işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,

Davanın KABULÜ İle, Müvekkilin mirasçısı olduğu X Nolu Parseldeki taşınmazın dava tarihindeki değerinin, 2942 Sayılı Kanunun 10.maddesi esasları çerçevesinde 15.maddesi uyarınca seçilecek bilirkişiler marifetiyle tespitini, şimdilik 20.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini, Avukatlık ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.  (tarih)

                                                                                    Davacı Vekili

                                                                                Av.  

Kamulaştırmasız El Atma Belediye Dilekçe -2-

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE

TALEPTE BULUNANLAR    :

VEKİLİ                                   :

KONUSU                               : Dava konusu taşınmaza ilişkin UZLAŞMA talebimiz hakkındadır.

AÇIKLAMALAR                    :

1-) Müvekkil, İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, … mahallesi, … pafta, … parselde kayıtlı taşınmazın malikidir.

2-) Anılan taşınmaza kurumunuzca fiilen el konulmuş olup taşınmaz yol olarak kullanılmaktadır.

3-) Ancak kamulaştırılan taşınmazla ilgili kamulaştırma evrakı müvekkile tebliğ edilmemiş ve kamulaştırma bedeli de ödenmemiştir.

4-) 2942 sayılı kanuna 6487 sayılı yasayla eklenen geçici 6. Madde gereğince (her türlü yasal ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) işlem yapılarak müvekkile rayiç taşınmaz bedelinin ödenmesini, uyuşmazlığın UZLAŞMA YOLUYLA giderilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.

                                                                             

                                                                     TALEPTE BULUNAN VEKİLİ

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi

Kamulaştırmasız Fiili El Atma Dava Dilekçesi -3-

Bu yazı Premium içerik kategorisindedir. Yazının devamını okuyabilmek için lütfen buraya tıklayarak abone olunuz.

Hali hazırda abone iseniz aşağıdaki formdan giriş yapabilirsiniz.

Kamulaştırmasız El Atmanın Önlenmesi Dava Dilekçesi -4-

ADANA  İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

 

İHALENİN FESHİNİ

İSTEYEN(ŞİKAYETÇİ)            :

VEKİLİ                                            :

KARŞI TARAF                               :

1) Alıcı

2) Borçlu

KONUSU                                          : İhalenin Feshi istemimizden ibarettir.

İCRA DOSYASI:

AÇIKLAMALARIMIZ       

1-) Borçlu  aleyhine  yapılan  icra  takibi sonucunda borçluya ait taşınmaz,  satış talebimiz sonucu yukarıda ismi  belirtilen  alıcı  üçüncü kişiye …/ …/ … tarihinde yapılan ikinci ihaleyle … TL bedelle ihale edilmiştir.

2-) Taşınmaz ilk ihalede … TL bedelle alıcı … …’ye ihale edilmiş fakat alıcının tellaliye ve damga resmini süresinde yatırmaması üzerine kendisinden sonra en yüksek teklif veren dava dışı … …’ye teklif edilmiş, bu şahsın teklifi reddetmesi nedeniyle taşınmaz yeniden satışa çıkarılmıştır. Alıcı … … ikinci ihalede ilk ihaledekinden çok daha düşük bir bedel teklif ederek taşınmazı … TL değerle satın almıştır. Alıcının her iki ihalede yaptığı teklifler arasındaki fark ihalenin geçerliliğine etkili esaslı bir unsurdur.

3-) Alıcının ilk ihalede daha fazla pey sürüp taşınmazın kendisine ihale edilmesine rağmen, bu defa daha az değerde talip olması iyi niyet kuralları ile bağdaşmayıp tek başına fesih nedeni oluşturur. Açıkladığımız bu nedenlerle taşınmazın satımına ilişkin sözkonusu ihalenin feshini sağlamak amacıyla mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                   : 2004 S. K. m. 134, 818 S. K. m. 226 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                    : İcra dosyası ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıklanan nedenlerle usulsüz olan ihalenin feshine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. tarih

                                                                                                                              Şikayetçi Vekili

                                                                                                                         Av.

Kamulaştırmasız El Atma Dilekçesi -5-

Bu yazı Premium içerik kategorisindedir. Yazının devamını okuyabilmek için lütfen buraya tıklayarak abone olunuz.

Hali hazırda abone iseniz aşağıdaki formdan giriş yapabilirsiniz.

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi -6-

Bu yazı Premium içerik kategorisindedir. Yazının devamını okuyabilmek için lütfen buraya tıklayarak abone olunuz.

Hali hazırda abone iseniz aşağıdaki formdan giriş yapabilirsiniz.

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

 

DAVACILAR      :

     

VEKİLLERİ        : 

DAVALILAR      : X  BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

 

KONU                : HUKUKİ EL ATMA NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİDİR

(İMAR PLANLARINDA YILLARDIR YOL+PARK+HİZMET ALANI OLARAK AYRILDIĞI HALDE KAMULAŞTIRILMAYAN, TASARRUF İMKÂNI BULUNMAYAN, KAMULAŞTIRILMASIZ EL KONULAN  TAŞINMAZ BEDELİNİN FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜSTESELSİLEN TAHSİLİ TALEBİDİR.

AÇIKLAMALAR

Müvekkilimiz adına kayıtlı ;xxx  İli, xxxxİlçesi, SELİMBEY Mahallesi , Yeni Yol Sok. ‘da yer alan ve tapuda 143 ada, 73 pafta,7 parselde kayıtlı, 1660/4500 m2 yüzölçümlü taşınmazın müşterek  malikleridir.

Kamulaştırma

Anayasa 46 m. de ’’ Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir’’ bu şekil de tanımlanmıştır. İdare tarafından kamu veya özel hukuk usul ve esaslara uyulmaksızın mülkiyet hakkına müdahalede bulunması durumu kamulaştırmasız el atma eylemidir.

Müvekkillerimiz taşınmazı 10.04.1983 yılında tarla vasfında iken satın almış olmasına rağmen sonrasında İpekyolu Belediyesi ile Van Büyükşehir Belediyesi, tarafından gerçekleştirilen imar değişiklikleri ile YOL+PARK+ HİZMET alanına ayrılmıştır. Bu nedenle müvekkillerimizin taşınmazı üzerindeki hakları SÜRESİZ ve BELİRSİZ olarak sınırlandırılmıştır.

07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile hukuki el atma olarak adlandırılan kamulaştırmasız el atma davalarının açılması için 5 yıllık bekleme şartı getirilmişti. 

Yasanın 34. Maddesinin metni şu şekilde idi :

2942 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin onuncu fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11 – Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.

Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra Ankara 2. ve Adana 3. İdare Mahkemeleri söz konusu yasa metninin Anayasa’nın 2 – 5 – 9 – 35 -36. maddelerine aykırı olduğunu iddia ederek

Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi; 2016/196E – 2018/34K sayılı ve 28.03.2018 tarihli kararı ile ve OYBİRLİĞİ ile 6745 sayılı yasanın 34. Maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 11. Maddenin anayasa aykırı olduğu gerekçesiyle İPTALİNE karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin kararı X tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bu nedenle tekrar yasal yollara başvurmak ve dava açmak hakkı doğmuştur.

Taşınmaz BELEDİYE 1/1000 ÖLÇEKLİ VAN MERKEZ VE ÇEVRESİ İLAVE- REVİZYON UYGULAMA  imar planında yıllardır “YOL, PARK VE HİZMET ALANI” olarak ayrılmış olmasına karşın Van Büyükşehir Belediyesi ve İpekyolu Belediyesi tarafından amacına uygun olarak kamulaştırılmamıştır; dolayısıyla taşınmaz üzerinde İdarenin devamlılık

arz eden bir hak ihlali söz konusudur. Bu durum; Anayasa’nın 35. maddesine aykırı olduğu gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Sporrong ve Lonnrtoh kararlarında da vurgulandığı üzere kamulaştırma izni ve inşaat yasağının uzun bir süre öngörülmüş olmasının toplumsal yarar ile bireysel menfaat arasındaki dengeyi bozmaktadır.

 

6487 SAYILI YASA GEREĞİ, İDARELERE UZLAŞMAK AMACIYLA 22.11.2018 DAVALI KURUMLARA BAŞVURDUK.

Bu başvurumuz X tarihinde davalı ipekyolu Belediyesi ve Van Büyükşehir Belediyesine ulaşmıştır. Davalılardan ipekyolu Belediye Başkanlığı uzlaşma talebimize 27.11.2018 tarihinde cevap verilmiş ve bu cevap tarafımıza X tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı Van Büyükşehir Belediyesi başvurumuza herhangi bir cevap vermemiştir.

İpekyolu Belediyesince Verilen cevapta; “Taşınmazınızın da içinde olduğu Van Merkez ve Çevresi Uygulama İma

Ada 7 Parsel nolu taşınmazınız ile ilgili olarak herhangi bir kamulaştırma çalışması mümkün görülmemektedir.” Demiştir.

Diğer davalı Davalı Van Büyükşehir Belediyesi uzlaşma talebine herhangi bir cevap vermemiştir.

Ancak yüksek yargının süreklilik kazanmış kararları gereği her iki davalı da tazminat bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarih 2010/5-662 E. – 2010/651 K. sayılı kararında;

“Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunları uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler keyfi ve indi olmamalı; makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasanın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır. Ayrıca, idare imar planları ve bunları uygulamak amacıyla idari işlemler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak,

r Planı 23.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu taşınmazınız ile ilgili İpekyolu İlçe Belediyemizin 5 yıllık yatırım programında İmar planı dahilinde parseliniz ile ilgili herhangi bir kamulaştırma işlemi bulunmamaktadır. İpekyolu İlçemizde, Büyükşehir belediyesi ve İpekyolu belediyemiz tarfından 3194 Sayılı İmar Kanunu 18. Maddesi uygulaması kapsamında etap etap bir program çalışması bulunmakta ve yenilenerek devam etmektedir. İş bu nedenle İpekyolu Belediyemizce Selimbey Mahallesi 143

Anayasa ve kanunlarca belirlenen usullerin takip edilmesi gerekir (H. Kalabalık, age, s. 101).

Zorunluluk ilkesi gereğince de, onaylanmış imar planlarının dışına çıkılması olanaklı değildir. Bu planlar, herkes için uyulması zorunlu belgelerdendir. Diğer bir ifadeyle, kesinleşen yerel planlar, idare ve vatandaşlar açısından bağlayıcı hukuki sonuç doğurur. Kent ya da kasabaların mevcut durumunda bir takım değişiklikler meydana getirmek amacında olan yerel planların bu amaca ulaşılabilmeleri için, planlarca getirilen yükümlülüklerin ilgili idareler, vatandaşlar ve devlet tarafından mutlaka yerine getirilmeleri zorunludur. Yerel planların kabul edilmesinden sonra ilgili idare için bunları uygulamak zorunluluğu doğar (H. Kalabalık, age, s.118-119).

Gerçekten, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesinin ilk fıkrasında, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde, belediyelerce, imar planının uygulanması amacıyla 5 yıllık imar programının hazırlanacağı ve bu programların

belediye meclisince kabul edildikten sonra kesinleşeceği hükme bağlanmıştır.

Denilebilir ki, imar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve halk açısından kimi yükümlülükler meydana getirmekte ve haklarına sınırlamalar koymaktadır.

İdare açısından en belirgin yükümlülük, imar planına aykırı davranışta bulunulamamasının yanı sıra, planların uygulanması için gerekli olan imar programlarını ve yönetmelikleri, Kanunda öngörülen süre içerisinde hazırlamaktır (İK. m. 10). Belediyelerin, imar programı yapma yükümlülüğünü hiç yerine getirmemeleri halinde bunun müeyyidesi, İmar Kanununda öngörülmemiştir.

3194 sayılı Yasa’nın 13. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasında imar planlarında, resmi yapı, okul, cami, yol, meydan gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlerin, imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinin devam edeceği öngörülmüştür. Yasa’nın 10. maddesinde de belediyelerin, imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı uygulamak üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacakları belirtilmiş, ancak Yasa’da bu planların tümünün hangi süre içinde programa alınarak uygulanacağına ilişkin bir kurala yer verilmemiştir.

maddenin birinci fıkrası uyarınca imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceği konusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır.” denilmek sureti ile taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı konusunun kabulü ile taşınmaz bedelinin ödenmesine hükmedilmesi gerektiği karar altına alınmıştır.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2010/5-662
K: 2010/551 T: 15.12.2010

ÖZET:Uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edilmiştir. Bu haliyle idarenin eylemi, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunmaktadır. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır. Hal böyle olunca; yerel mahkemece, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının kabulüyle, davalı İdarenin kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda sorumlu bulunduğuna ilişkin direnme kararı yerindedir.
(AİHS Ek Protokol No 1) (2709 S. K. m. 13, 35, 46) (491 S. K. m. 70, 71, 79) (334 S. K. m. 11, 36) (3194 S. K. m. 8, 10, 13) (2949 S. K. m. 29) (4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618) (ANY. MAH. 29.12 1999 T. 1999/33 E. 1999/51 K.) (ANY. MAH. 10.04.2003 T. 2002/112 E. 2003/33 K.) (YİBK. 16.05.1956 T. 1956/1 E. 1956/6 K.) (11.02.1959 T. 1958/17 E. 1959/15 K.)

YAGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2004/5-555
K: 2005/17 T: 2.2.2005

FİİLİ ELATMA OLMADAN DA İMAR PLANI İLE MALİKİN YARARLANMASI ENGELLENDİĞİ için hukuken el atmadan dolayı kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedele hükmeden ve direnen yerel mahkeme kararını “…imar planında lise alanı olarak ayrıldığından; davacıların taşınmazdan bağımsız yararlanma ve başka türlü kullanma olanağı kalmadığına göre; mahkemenin kamulaştırmasız el atma koşullarının gerçekleştiği yönündeki direnme kararı yerindedir.

Uyuşmazlık Mahkemesinin yakın tarihli kararında benzer konudaki bir davanın İdari Yargıda çözülmesi gerektiğine karar verilmiştir.

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI ESAS NO : 2011/238 KARAR NO : 2012/63 KARAR TR : 9.4.2012 (Hukuk Bölümü)

ÖZET : Davacılara ait taşınmazların imar planında çocuk bahçesi alanında ve yeşil alanda kalmasından dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.

AİHM kararlarında; mülk sahiplerinin mülklerinin tapusunu (yani mülkiyeti) ellerinden alınmamakla birlikte uygulamada mülkiyet hakkını kullanma imkânlarının önemli ölçüde azaltıldığı belirtilmiştir. AİHM; kamulaştırma izinleri (ülkemizdeki şerh, mutlak koruma bandına alma ve imar planları gibi) yolu ile başvurucuların mülkiyet hakkına müdahale olduğuna karar vermiş ve ülkemizi mahkûm etmiştir.

HUKUKİ NEDENLER  :

Anayasa, AİHM Kararları, İYUK, Yargıtay kararları, Kamulaştırma Kanunu, HMK ve ilgili tüm yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER    : Tapu kayıtları, imar planları, imar durumu, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi ile mukabil ve yasal her türlü delil. (Yazışmalar (Ektedir), Tapu fotokopisi (Ektedir), İmar planları (Davalı belediyeden celp edilecektir), Bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal deliller).                                                               

SONUÇ VE İSTEM      :

 Fazlaya dair ve diğer tüm hak ve taleplerimiz saklı kalmak üzere;

Şimdilik 100TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerimize ödenmesine,

(Sayın Başkanlığınız tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek

bedel ile tazminat miktarı ıslah edilecektir.)

Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten saygı ile talep ederiz. tarih

Davacılar Vekili

Kamulaştırmasız(Hukuki) El Atma Dava Dilekçesi -7-

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ’NE

DAVACI                  

VEKİLİ                               

DAVALI                     : X Belediyesi

KONUSU                  :Hukuki  el atma sebebiyle taşınmaz bedelinin tespiti ve  tahsiline karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR :       

1-) Müvekkil,Ankara İli, İlçesi, Mahallesinde kain ve tapunun … ada,  nolu parsel sayılı taşınmazının maliki ve tam hissedarıdır. İlgili hususu gösteren tapu ektedir.(Ek-1)

2-) Yukarıda bilgileri verilen parsel, X yılı onama tarihli İmar Planı’na istinaden park alanı olarak düzenlenmiştir. (Ek-2)

3-) Tarafımızca, .. Belediye Başkanlığı’na X tarih ve ..kayıt numaralı dilekçe ile başvurularak, müvekkillerin müşterek mülkiyet hükümlerine göre malik olduğu parselin, imar planında park alanından çıkarılması, müvekkile takas yoluyla başka bir yer verilmesi veya kamulaştırılması talebinde bulunulmuştur.(Ek-3)

4-… Belediye Başkanlığı tarafından başvurumuza, …. sayılı ve X tarihli yazı ile cevap verilerek,  Belediye imkanları yeterli olmadığından taleplerimizin reddine karar verildiği bildirmiştir.  İdarenin  cevabi yazısı tarafımıza X tarihinde tebliğ edilmiştir. İlgili cevabi yazı ektedir.(Ek-4)

5-) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesi şu şekildedir; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.”  İşbu açık kanun hükmüne ve dava konusu taşınmazı kapsayan imar planının yürürlüğe girmesi tarihi üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için işlem tesis edilmediği gibi bu yönde yaptığımız talep de reddedilmiştir.

6-) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/5-662 Esas ve 2010/651 Karar sayılı ilamı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen İdarenin, pasif ve suskun kalmak ve işlem tesis etmemek suretiyle taşınmaza müdahale ettiği kabul edilmiş ve mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli görülmüştür.

7-) Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 2007/2255 E. ve 2012/801 K. sayılı ilamı ile idarenin imar planının hazırlanmasının üzerinden beş yıl geçmesine rağmen kamulaştırma yapmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

😎 Yukarıda izah edilen gerekçelere binaen müvekkil tarafından daha önce tarafları konusu aynı olan X .. İdare Mahkemesi’nde … No ile kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açılmıştır. İlgili dosyanın merciinden istenmesini talep ediyoruz. Ancak dava devam ederken yürürlüğe giren 6745 sayılı yasanın 33. Maddesi ile düzenlenen ek 1. Madde ve yine 6745 sayılı yasanın 34. Maddesi ile düzenlenen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 11. Maddesine istinaden dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

9-) Anayasa Mahkemesi tarafından işbu bahsi geçen 6745 sayılı yasanın 34. Maddesi ile düzenlenen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 11. Maddesi 25.05.2018 tarihinde bu madde iptal edilmiş ve dava yolu tekrardan açılmıştır. İlgili karar ektedir.(Ek-5)

Ayrıca benzer konuda yapılan AİHM’e yapılan başvurularda da AİHM ilgili yerlerin idare tarafından kamulaştırılmamasını hak sahibinin mülkiyet hakkının ihlal ettiğine karar vermiştir.

Dava konusu taşınmazı kapsayan imar planının yürürlüğe girmesi tarihi üzerinden uzun yıllar geçmiş olması, müvekkillerin mülkiyet hakkının belirsiz süreli olarak kullanılamaz hale getirilmesi, davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için işlem tesis edilmemesi, ve bu yönde yaptığımız talebin reddedilmesi sebebiyle, müvekkillerin maliki  olduğu … sayılı taşınmaz hakkında hukuki el atma sebebiyle taşınmaz bedelinin tespiti ve tahsiline karar verilmesi için işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.

10- Haklı davamızın Sayın İdare Mahkemenizde açılması gerektiğine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla da, imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargının görevinde olduğu hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ  ESAS NO:2019/83 KARAR NO:2019/257 Tarih : 29.4.2019 tarihli kararında konusu aynı olan bir davanın görev yönünden uyuşmazlığı değerlendirilmiş ve davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. İlgili karar ektedir.(Ek-6)

DELİLLERİMİZ:       

1¬ Daha önce açılan ve esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen haklı davamız.

2-Tarafımızca yapılan başvuru dilekçesi ve işbu başvuruya verilen cevabi yazı,

 3-….1 nolu parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı,

4- Mezkûr taşınmazın imar durumu,Mezkûr taşınmazın çap örneği,

 5- Anayasa Mahkemesi İptal Kararı

 6- Mahallinde icra edilecek keşif,

 7- El atılan kısmın ve değerinin belirlenmesi için yaptırılacak bilirkişi incelemesi,

 8- Ve sair kanuni her türlü delail.

HUKUKİ SEBEPLER    :     2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, İYUK, 3194 sayılı İmar Kanunu, ve sair ilgili mevzuat.

NETİCE VE TALEP       :    Yukarıda arz ve izah edilen sebepler muvacehesinde, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere;

Dava konusu müvekkilin malik olduğu …. nolu parsel sayılı taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilerek bilirkişi raporu neticesinde miktar artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak müvekkile verilmesine;

Yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine;

karar verilmesini saygılarımla ve vekaleten talep ederim. tarih

                                                                                                                                                           Davacı Vekili

EKLER:

1-Tapu Senedi

2-Taşınmaz imar durum belgesi

3- X Belediye Başkanlığı’na başvuru dilekçemiz

4-Belediye’nin Cevabi yazısı

5-Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı

6-Uyuşmazlık Mahk. Kararı

7-Vekaletname

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi

ADANA … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI              

VEKİLİ                :

ADRESİ              :

DAVALI             : Sağlık Bakanlığı

ADRESİ             :

DAVA DEĞERİ : Fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutmak kaydı ile, Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için 100 TL, Ecrimsil değeri  için 100 TL olmak üzere toplam 200 TL

KONU: Kamulaştırmasız El Taşınmaz Bedelinin Tahsili ve Ecrimsil Talebidir.     

AÇIKLAMALAR

1-) Müvekkillerimiz, ……. İli ………… İlçesi, ………… mevkinde kain,Parsel numarası belirtilmiş bu taşınmazların büyük bir kısmı kamulaştırmasız el atılıp işgal edilen taşınmazın tamamının malikidirler.

2-) Söz konusu ada ve parsel numaraları belirtilen  taşınmazın büyük bir kısmı üzerinde Sağlık Ocağı yapılarak davalı Sağlık Bakanlığı tarafından kamulaştırma yapılmadan el atılmıştır.Dava konusu taşınmaz şehir merkezine yakın, arsa talebinin yoğun olduğu bir yerde olup çevre yoluyla bağlantılı, elektrik, su ve alt yapısı yapılmış bir alanda kalmaktadır.

3-) Özel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz bir  mala kamu hizmeti için ihtiyaç duyan ve kamulaştırma yapma yetkisine sahip olan idareler kamu yararının bulunduğu durumlarda anayasanın 46.maddesindeki koşullara uyarak ve parasını peşin vermek suretiyle kamulaştırma yapabilirler iken  davalı idare müvekkillerimize ait ….mevkiinde bulunan … nolu parsel alanını işgal edip fiili olarak kullnma hakkını ve mülkiyet hakkını( AY.m35) ihlal ederek kamulaştırma yapmaksızın el atmıştır.

4-) Müvekkillerimize ait söz konusu taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılıp ve bugüne kadar herhangi bir işlem ve ödeme yapılmadığı gibi teklif dahi edilmemiştir. Bu sebeple müvekkilimizin  maliki bulundukları taşınmaza yasaya aykırı olarak davalı idare tarafından el atılması nedeniyle zarara uğramışlardır.

5-) Bu nedenle, zararın tahsili amacıyla Yargıtayın Ecrimsil , davalının uyuşmazlığa konu taşınmazı fiilen kullanıp kullanmadığı ve böylece yararlanmadığının tespitine göre yükümlülük belirlenebilir(Y.3.HD.E.2004/1153,K.2004/1030,T.17.02.2004).(Kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davalarında , dava tarihine göre belirlenen taşınmaz bedelinin tahsiline ve bu tarih itibariyle faize hükmedildiğinden ;mal sahibinin el koymaya dayalı tazminat davası ile birlikte, dava tarihinden geriye doğru ecrimisil davası açabileceği, taleple bağlı kalınarak ecrimisil belirlenip, taşınmazın yer bedeli ile birlikte idareden tahsiline karar verilmesi gerekir.’’(YHGK.E.2008/5-243,K.2008/246,T.12.03.2008)’’ kararlarına göre davalı idarenin de anlaşmaya varıp el attığı taşınmaz bedelini ödeme teşebbüsünde dahi bulunmaması nedeni ile kamulaştırmasız el koymaya dayalı tazminat ve ecrimsil davası açılması zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER    : 2942 S.K.m.AY.Md.46.35 ve ilgili mevzuat

HUKUKİ DELİLLER      : Tapu kaydı , keşiş, bilirkişi incelemesi ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM       : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle mevkiinde bulunan  nolu parseldeki taşınmazların kamulaştırmasız el atılıp işgal  edilen kısmı el atma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile kamulaştırmasız el atma için 100 TL ve ecrimsil için 100 TL bedelinin davalıdan tahsiline yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini mahkemenizden saygıyla talep ederiz. tarih

                                                                                               DAVACI VEKİLİ

Kamulaştırmasız El Atma Tazminat Dava Dilekçesi

ADANA … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI                :

VEKİLİ                   :

DAVALI                :

DAVA KONUSU       : Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil talebimizdir.

DAVA DEĞERİ    : 1.000 TL (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak koşuluyla)

AÇIKLAMALAR

Tapuda davacı müvekkil üzerine kayıtlı ………parselde bulunan tarla nitelikli taşınmazın kullanımı ile ecrimisil ve hukuka uygun bir kamulaştırma yapılmaması sebebiyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemimiz zorunlu olmuştur.

Dava konusu taşınmaz davacı müvekkil üzerine kayıtlı olup …………….Kamulaştırma Kanunu 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılması istenmiştir. Bu istem üzerine ………………..Yönetim Kurulu …………..tarih …………sayılı karar ile Kamu Yararı kararını almış…………………. Bakanlığı da ………..tarih ve …….. sayılı karar ile Acele Kamulaştırma kararını onaylamıştır.

Acele Kamulaştırma usulü gereğince acele kamulaştırılması istenen taşınmazın kamulaştırma kararının alınmasından sonra idarece taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde ‘Acele Kamulaştırma Davası’ açılır. Mahkemece görevlendirilen kıymet takdir komisyonunca bedel tespiti gerçekleştirilir. İdarenin bu bedeli malik adına bankaya depo etmesi üzerine dava kabul edilir. Kabul edilen bu dava bir tespit davası niteliğinde olup taşınmazın tescilinin ilgili idare lehine gerçekleştirilmesi sonucunu doğurmaz. Belirlenen bu bedel nihai bedel olmayıp taraflar bedel üzerinde anlaşamazsa kamulaştırma kararının verilmesinden itibaren 6 ay içerisinde idarenin ‘Kamulaştırma Bedel Tespit ve Tescil’ davası açması gerekir. Şayet bu dava açılmazsa tarafın Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat davası açma hakkı doğar.

Dava konusu olayımızda ilgili kurum ……….tarihli dilekçesi ile acele kamulaştırma nedeniyle değer tespiti yapılmasını ve taşınmaza el konulmasını talep etmiş ………………Asliye Hukuk Mahkemesi de ……… tarih …….. esas ……….karar sayılı hükmüyle taşınmazın pilon yeri olarak el konulan …………lik kısmının acele kamulaştırma bedelinin ……… daimi irtifak hakkı tesisi ile el konulan …….. m²’ lik kısmın acele kamulaştırma bedelinin ………….. TL olarak toplam ………………. TL olduğunun tespitine ve …………………… lehine mülkiyet hakkı tesisi ile  485,47 m²’ lik kısmı için davacı ……………… Genel Müdürlüğü lehine daimi irtifak hakkı tesisi ile taşınmaza  2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27. maddesi gereğince acele el konulmasına karar vermiştir. Söz konusu bu dava yukarıda da açıkladığımız üzere bir tapu tescil davası olmayıp taşınmazın acele kamulaştırılmasının onaylanması ve belirlenen bedelin depo edilmesi ile ilgilidir.

Kamulaştırmayı isteyen kurumun bundan sonra gerçekleştirmesi gereken işlem davacı müvekkil ile bedel konusunda uzlaşmak şayet uzlaşma sağlanamazsa kamulaştırma kararının verilmesinden sonra Yargıtay tarafından yerleşik olarak kabul edilen altı aylık süre içerisinde klasik bir Bedel Tespit ve Tescil Davası açmaktır.

Davacı müvekkil ve idare bedel konusunda uzlaşamamış olup söz konusu taşınmaz tapuda hala müvekkil adına kayıtlıdır. İdare Yargıtay kararlarınca belirlenen süreyi  geçirmiş olup henüz taşınmazın bedel tespiti ve kendi adına tescili istemli davasını açmamıştır. Buna rağmen el koyma kararı uyarınca taşınmazın üzerinde gereken işlemi yapmış ve taşınmazın kullanımını gerçekleştirerek davacı müvekkilin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını kısıtlamıştır. Ortada usulüne uygun alınmış bir Kamulaştırma kararı mevcut değilken idarenin taşınmazın kullanımını gerçekleştirmesi haksız el atma olarak nitelendirilecektir. Ayrıca idare tarafından acele kamulaştırma ile el konulan alan her ne kadar taşınmazın ufak bir kısmını kapsıyor gibi görünse de ilgili taşınmazın merkezinde yer almasından dolayı kalan kısım üzerindeki tasarrufu da olumsuz etkilemekte ve tarafın mülkiyet hakkı gereği gerçekleştirebileceği işlemleri engellemesi sebebiyle bu durum arazinin kalan kısmında da hakkının kullanımına engel olmaktadır.

Yukarıda da detaylıca belirttiğimiz üzere idarenin Acele Kamulaştırma ile ilgili Kamulaştırma Kanunu gereğince gerçekleştirmesi geren usulleri gerçekleştirmemiş olması sebebiyle Kamulaştırmasız El Atma Sebebiyle Tazminat davası açma hakkımızın doğmuş olması, Kamulaştırma kararının verilmiş olması ve idarenin söz konusu taşınmazı kullanıyor olması sebebiyle de Ecrimisil talep hakkımızın doğması sebebiyle dava açmamız zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER         : 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili sair mevzuat

DELİLLER                              :

Tapu Kayıtları

…………Asliye Hukuk Mahkemesi sayılı dosyası

Keşif

Bilirkişi (Masrafı gerektiğinde bilahare  ödenecektir)

SONUÇ VE İSTEM:

Müvekkile ait … numaralı parselde bulunan tarla nitelikli taşınmaza davalı kurumun haksız olarak el atılması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere … TL tazminatın davalı kurumdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine,

Kamulaştırma kararı itibariyle kullanıma başlanmış olması sebebiyle kamulaştırma kararının verildiği tarihten itibaren belirlenecek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere … TL ecrimisil bedelinin davacı müvekkile ödenmesine,

Taşınmaz üzerinde kullanılan alanın malik hakları gözetilerek malike en az zarar verecek yere taşınmasının istenmesine,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi Örneği

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

5 Yorumlar

  1. Nur Yıldız

    Sayın avukat Saim Bey,
    Kamulaştırmasız el atma davalarını Asliye Hukuk’tamı yoksa idare Mahkemesinde mi açmamız gerekiyor. En son Dilekçe idare Mahkemesi görünüyor, hala geçerli mi? Uyuşmazlık mahkemesi İdare Mahkemesi demiş ama son yıllarda Asliye Hukuk görevli diyorlar….

    Yanıtla
    • Nur Yıldız

      Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davalarında görevli ve yetkili mahkeme, taşınmazın tapuya kayılı olduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme 6100 sayılı HMK ve 2942 sayılı yasanın 37. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

      Yanıtla
  2. Ayşe

    KAMULAŞTIRMASIZ HUKUKİ EL ATMA DURUMUNDA İDARİ YARGI DİYOR DANIŞTAY
    siz nerede dava açıyorsunuz?

    Yanıtla
  3. Saim

    Merhaba, son yıllarda Asliye Hukukun görevli olduğuna dair mevcut bir karar varsa paylaşır mısınız lütfen?

    Yanıtla
    • Anonim

      2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun, 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile değişik, Geçici 6. maddesinin 10. Fıkrasıyla önce bu davaların idari yargıda mı adli yargıda mı görüleceği konusundaki tartışmalara bir son getirilmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre, hukuki el atmaya ilişkin davalarda idari yargı yetkilidir. Fiili el atmalara ilişkin davalarda ise, Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olup gayrimenkulün bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi ise yetkili olacaktır.

      Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

blank

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.