Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi

kamulastirmasiz el atmanin onlenmesi dava dilekcesi

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi -1-

 KOCAELİ (…) İDARE  MAHKEMESİ  SAYIN BAŞKANLIĞI’NA ;

 

                                               YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR.

                                                                                                                                                    

DAVACI                        :

VEKİLİ                             

DAVALI                         : 

 

TALEP KONUSU          : Kocaeli İli, Mehmet Ali Paşa Mah. 35 Pafta, 599 Ada, 1 Parselde bulunan taşınmazın sahibi (mirasçısı) olan müvekkilin, imar planında ‘ Park Alanı’ olarak geçen taşınmazın bugüne kadar kamulaştırılmaması ve takas talebinin de karşılanmaması sebebiyle, davalı Belediye’ye yapmış olduğu  başvurulara rağmen sonuçsuz kalması neticesinde kamulaştırmasız (hukuki) el  atma sebebine dayalı taşınmaz bedelinin tazmini ile zararın giderilmesine yönelik tazminat taleplerimizden İbarettir.  

 

DAVA DEĞERİ               : 20.000,00 TL (Faiz ve Masraflar Hariç)

 

AÇIKLAMALAR             :

 

  1. Öncelikle belirtmek gerekir ki, işbu dava konusu olaya ilişkin tarafımızca 08.11.2016 tarihinde dava açılmış olup, söz konusu dava Kocaeli 2. İdare Mahkemesi 2016/1535 Esasına kayıtlıdır. Sayın Mahkeme, dava ile ilgili nihai kararını 17.11.2016 tarihinde açıklamış; ‘’Davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1 (b) maddesi uyarınca İNCELENMEKSİZİN REDDİNE’’ karar verilmiştir.

Bu kararın gerekçesinde ‘’Kamulaştırma Kanunu’nda 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucunda, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında işletilecek süreç belirtilmiş olup, Kanunun EK-1. Maddesi ile Geçici 11. Maddesinin birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın kamulaştırılmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilmesi için anılan maddelerin yürürlük tarihinden (07.09.2016) itibaren beş yıl geçmesi ve maddelerde belirtilen süreç ve başvuruların da tamamlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

 

Bu durumda, dava tarihi olan 08.11.2016 tarihi itibariyle Kamulaştırma Kanunu’nun Ek-1 ile Geçici 11. Maddelerinde belirtilen süre geçmediğinden, bakılan davanın vaktinden önce açılmış dava niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.’’

 

İfadelerine yer verilmiştir. Ancak davanın incelenmeksizin reddine sebebiyet veren ve gerekçeye esas teşkil eden 2942 SAYILI KAMULAŞTIRMA KANUNU’NA 6745 SAYILI KANUN’LA EKLENEN GEÇİCİ 11. MADDENİN ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 25.05.2018 TARİHLİ KARARIYLA İPTAL EDİLMİŞTİR. (EK-1)

► Anayasa Mahkemesi iptal kararında;

’Bir taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılmasının, henüz bir kamulaştırma yapılmayıp fiilen de taşınmaza el atılmadığı için mülkiyet hakkını ortadan kaldırmadığı’’,

 

‘’Malikin mülkiyet hakkından doğan yetkilerini önemli ölçüde kısıtladığı’’,

‘’İmar uygulamalarının ve bu bağlamda taşınmazların imar durumunun kamu hizmet alanı olarak belirlenmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğinde şüphe bulunmadığı’’,

 

 

‘’Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının sınırsız bir hak olarak düzenlenmediğine işaret edilen kararda, bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceğinin öngörüldüğü ancak mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesinin de göz önünde bulundurulması gerektiği’’ ni de vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin 25.05.2018 tarihli İptal Kararı ile, işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;

 

 

  1. Dava konusu ‘’Kocaeli İli, Mehmet Ali Paşa Mah. 35 Pafta 599 Ada, 1 Parselde’’ yer alan taşınmazın maliki tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, muris’dir. Müvekkil, murisin kızı olup mirasçılarındadır.
  1. Söz konusu taşınmazda 3194 Sayılı İmar Kanununun 18.madde uygulaması ile 26.03.1998 yılında şuyulandırma yapılmış olup; 599 Ada 1 Nolu Parselin 1297 metrekarelik hissesinden 402 metrekarelik DOP kesintisi yapıldıktan sonra;

 

  • 3576 Ada, 7 Parselde 109/632 Hisse,
  • 3586 Ada, 3 Parselde 516/1191 Hisse,
  • 3629 Ada, 20 Parselde 160/1479 Hisse,
  • 3634 Ada, 2 Parselde 35/1225 Hisse,
  • 3620 Ada, 14 Parselde 41/133 Hisse tahsis edilmiştir.

İmar planında ‘Park Alanında’ kalan  dava konusu yer, İzmit, M.Alipaşa Mah. 3620 Ada, 14 Nolu Parselde bulunan alandır. Bu yer, müvekkilimin babası Hasan Tahsin Beller adına kayıtlıdır. Söz konusu taşınmaz uygulama imar planında yaklaşık 15 yıldır park alanı olarak yeşil alanda kalmaktadır. Hal böyle iken, mülkiyet hakkı onca yıl kısıtlanan müvekkil taşınmazını gereği gibi kullanamamıştır. Taşınmazın tapu ve imar kayıtları celp edildiğinde bu durum tespit edilecektir. İş bu nedenle taşınmazın tapu ve imar kayıtlarının ivedilikle İlgili Tapu Müdürlüğü ile Belediye İmar Müdürlüğü’nden istenilmesine karar verilmesini talep ederiz.

  1. Söz konusu taşınmazın uzun süredir park alanında kaldığı, müvekkilin uzlaşma yönünde talepte bulunduğu, davalı idarenin ise 5 yıllık planlamasında kamulaştırma yapılmayacağına ilişkin beyanda bulunduğu tüm başvuru ve cevap dilekçeleri ekte Sayın Mahkemenize ibraz edilmiştir.  Şöyle ki,

   

  • EK-2’de yer alan 03.02.2014 Tarihli müvekkil ile diğer mirasçıların imzalarını taşıyan Belediye’ye başvuru dilekçelerinde, dava konusu yerin 15-20 yıldır yeşil alanda kaldığını, kamulaştırma yapılmadığını, kamulaştırılması amacıyla uzlaşma talebinde bulunduğunu açıkça beyan etmiş ise de, davalıdan olumlu bir yanıt alamamıştır.
  • Yine, müvekkil adına, EK-3 ‘de yer alan 03.04.2015 Tarihli davalı Belediye’ye karşı gönderilen dilekçemiz ile, kamulaştırma yapılmadan el atılan yer hakkında uzlaşma prosedürünün işletilmesi talep edilmiş ve akabinde İzmit Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından gönderilen  04.2015 tarihli cevap dilekçesinde(EK -4) , 3620 Ada, 14 Nolu Parselin Park alanında kaldığını doğrulamış,2015-2019 yılları arasında hazırlanan planda kamulaştırılmayacağı bilgisini vermiştir.
  • En son, müvekkil adına, EK -5’te yer alan 23.08.2016 Tarihli davalı Belediye’ye gönderdiğimiz dilekçe ile, güncel hali ile ilgili bilgi talep edilmiş, kamulaştırma yapılması gerektiği izah edilmiş ancak Belediye’nin 29.08.2016 Tarihli cevabi yazısında, talebimizin kabul edilmediği, yanıtlarının olumsuz olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.
  1. Bilindiği üzere, hukuki el atma kavramı, Hukuk Genel Kurulunun 2010/5-662 E. 2010/651 K. Sayılı 15.12.2010 Tarihli Kararı ile Türk Hukuk Literatüründe yerini almıştır.

3194 Sayılı İmar Kanunu 10.Maddesi  ‘’ Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu

 

 

 

kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.’’ Hükmünü amirdir. Bu hükme göre, imar planında kamu bina ve ya tesislerinin (okul, hastane, sağlık ocağı, yol,park, yeşil saha vs.) yapılması için ayrılan taşınmazların 5 yıllık imar programlarına alınıp ilgili kurumlarca kamulaştırılması gerekir.

Anılan kanunun 13.maddesinde,  ‘resmi yapılara,tesislere ve okul,cami, yol,meydan,otopark,yeşil saha,çocuk bahçesi,Pazar yeri ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şekli devam eder.  13.Maddenin birinci fıkrası uyarınca, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceği konusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır. Konuya ilişkin gerek dilekçemiz ekinde gerekse aşağıda yaptığımız Danıştay Karar örnekleri ile emsal kararlar sunarak haklılığımızı ispat etmiş bulunmaktayız.

            ‘’… imar planında ağaçlandırılacak alanda kalan taşınmazın, kamulaştırılmaması ve takas talebinin de karşılanmaması nedeniyle malvarlığında oluşan eksilmenin karşılanması amacıyla uğradığı zararlara karşılık 81.000 TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış davada, imar planında kamusal kullanıma ayrılmış olması sebebi ile davacının taşınmazının yapılaşmaya kapatıldığı, imar haklarını kullanma olanağının kalmadığı, dolayısıyla davacının mülkiyet hakkı kullanımının engellendiği görülmektedir. Bunun yanında, idarece belirsizliği telafi edecek herhangi bir hukuki karar alınmayarak arsa üzerindeki kısıtlama devam ettirilmiştir. Bu durumda, davacıya ait taşınmazın imar planında ‘ağaçlandırılacak alan’ olarak belirlenmesi nedeniyle 3194 Sayılı İmar Kanununun 10.maddesi uyarınca imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanmaması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılmaması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığı ve bu kısıtlamanın idarece bir karar alınarak kaldırılmadığının sabit olması karşısında, taşınmaz malın değerinin hesaplanarak ilgilisine ödenmesi dışında başka bir yol kalmamıştır. Belirtilen açıklamalar karşısında, İdare Mahkemesinin taşınmazın kamulaştırılmasının mümkün olmadığı gibi idarenin yargı kararı ile kamulaştırmaya zorlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddi yolundaki kararında hukuki isabet görülmemiştir.  (Danıştay 6.Dairesi 2010/750 E. 2014/718 K. 05.02.2014 T. )

 

  1. Söz konusu parselin üzerinden Etibank lehine irtifak hakkı belirlenmiş, enerji nakil hattı geçirilmiştir. Ancak ‘park alanı’ olarak kalmasının bu durumla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Şöyle ki, irtifak hakkı tesisinde, taşınmaz malda meydana gelecek kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde rol oynar. Değer düşüklüğü oranı tespit edilerek irtifak bedeli belirlenir ve gerçek arsa ve ya bina bedelleri ile oranlanması sonucu bedel ortaya çıkar. Taşınmazın bedeli belirlenirken göz önünde bulundurulacak bir durum olduğundan, davalının aksine Park alanı olmasında hiçbir etkisi olduğu düşünülemez.

 

  1. Belirtmek isteriz ki, kamulaştırmasız el atma davalarında yürütmenin durdurulması kararı elzemdir. İdari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilmek için esasa ilişkin işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinden giderilmesi güç zararlara neden olması şartlarının gerçekleşmiş olması gereklidir. Dava konusu olayda şartlar oluşmuş olduğundan

Yürütmenin durdurulması kararı verilmesini talep ederiz.

  1. Yukarıda kısaca izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızı saklı tutmak kaydı ile, müvekkilin mirasçısı olduğu Kocaeli İli, İzmit İlçesi Mehmet Ali Paşa Mahallesi 3620 Ada,14 Nolu Parsel hakkında davamızın kabulü ile, taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ederiz.

 

HUKUKİ SEBEPLER             : Kamulaştırma Kanunu, İmar Kanunu, HGK 2010/5-

                                                      662 E. 2010/651 K. Sayılı Kararı İle İlgili Mevzuat

HUKUKİ DELİLLER              : Delil Listemiz Ektedir.

SONUÇ VE İSTEM                  : Yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizce re’sen nazara alınacak sebeplere binaen, Fazlaya İlişkin Talep ve Dava hakkımız Saklı Kalmak Kaydıyla, tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere,

 

Telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması için işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,

 Davanın KABULÜ İle,   Müvekkilin mirasçısı olduğu Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Mehmet Ali Paşa Mah. 3620 Ada, 14 Nolu Parseldeki taşınmazın dava tarihindeki değerinin, 2942 Sayılı Kanunun 10.maddesi esasları çerçevesinde 15.maddesi uyarınca seçilecek bilirkişiler marifetiyle tespitini, şimdilik 20.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini,Avukatlık ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. 01.02.2019

 

                                                                                    Davacı Vekili

                                                                                Av.  

Kamulaştırmasız El Atma Belediye Dilekçe -2-

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE

 

TALEPTE BULUNANLAR    :

 

VEKİLİ                                   :

 

KONUSU                               : Dava konusu taşınmaza ilişkin UZLAŞMA talebimiz

                                                      hakkındadır.

 

AÇIKLAMALAR                    :

 

1-) Müvekkil, İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, … mahallesi, … pafta, … parselde kayıtlı taşınmazın malikidir.

 

2-) Anılan taşınmaza kurumunuzca fiilen el konulmuş olup taşınmaz yol olarak kullanılmaktadır.

 

3-) Ancak kamulaştırılan taşınmazla ilgili kamulaştırma evrakı müvekkile tebliğ edilmemiş ve kamulaştırma bedeli de ödenmemiştir.

 

4-) 2942 sayılı kanuna 6487 sayılı yasayla eklenen geçici 6. Madde gereğince (her türlü yasal ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) işlem yapılarak müvekkile rayiç taşınmaz bedelinin ödenmesini, uyuşmazlığın UZLAŞMA YOLUYLA giderilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.

 

                                                                             

                                                                     TALEPTE BULUNAN VEKİLİ

Kamulaştırmasız Fiili El Atma Dava Dilekçesi -3-

ADANA ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

  

DAVACILAR            :    

 

VEKİLLERİ                    :

DAVALILAR                  :   

1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Saraçhane Eminönü / İST.

2- Kadıköy Belediye Başkanlığı

Hasanpaşa Mah.Fahrettin Kerim Gökay Cd.No:2

Kadıköy/İST.

                                          

                                     

KONU                            : Davalılar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Kadıköy Belediyesi  tarafından müvekkillerimize  ait gayrimenkule kamulaştırma kararı olmaksızın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kamulaştırmasız el atılması nedeniyle (açacağımız dava 6100 Sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca dava belirsiz bir alacak davası mahiyetinde olduğundan ve davacı müvekkillerin hak edecekleri tazminat miktarı

yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek olduğundan ) davacı müvekkillerin uğramış olduğu zarar  karşılığı  FAZLAYA İLİŞKİN TALEP VE DAVA HAKKIMIZ SAKLI KALMAK ÜZERE ŞİMDİLİK …………,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ayrıca tapu kaydının iptal edilerek davalı idare adına tescil edilmesi isteminden ibarettir.  ( HTD :……..,00-TL )

AÇIKLAMALAR             :

 

Davacı müvekkillerimiz, İstanbul İli Merdivenköy Mahallesi,  185 Pafta, 3233 Ada, 1 parsel sayılı 1982 metrekare taşınmazın  malikleridir. Tapu kaydı örneği dilekçemiz ekinde sunulmuştur.

Davacı müvekkillerimizin, maliki oldukları gayrimenkulün  Şair Arşi Caddesine ve Fahrettin Kerim Gökay Caddesine  bakan kısmında haksız ve hukuka aykırı olarak kamulaştırma kararı olmaksızın ve hiçbir bedel ödenmeksizin davalı Belediyeler tarafından  üzerine yol genişletme ve kaldırım yapmak suretiyle taşınmazlarının 420 Metrekaresine el konulmuştur.

Davacı Müvekkillerden İsmet Gökalp dava konusu kamulaştırmasız el atma nedeniyle davalılardan Kadıköy Belediyesi’ne 24.12.2012 Tarihli dilekçe ile başvurarak uzlaşma talebinde bulunmuştur. Davalı Kadıköy belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğü’nün 01.02.2013 tarihli cevap dilekçesi ekinde   “ Merdivenköy Mahallesi 185 Pafta, 3233 Ada,1 Parsel önünde yapılan kaldırım çalışmaları İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığından, yer ile ilgili yol genişletmesi, kaldırım çalışması ve herhangi bir hak ediş bulunmamaktadır . Kadıköy Belediyesi tarafından Kamulaştırmasız el atma yapılmadığından uzlaşılamayacağı kanaatine varılmıştır. Şeklinde cevap vermek suretiyle uzlaşmazlık tutanağı düzenleyerek müvekkile göndermiştir. 

Davalı Belediyeler tarafından el konularak üzerine yol genişletmesi ve kaldırım yapılan davalının tasarrufunda bulunan müvekkillerimize ait ……… vasfındaki taşınmazın, yüzölçümü, yeri ve nitelikleri dikkate alındığında oldukça değerli olup bu aşamadan sonra davalılar  tarafından el konulan ve kaldırım  yapılan yerin davacı müvekkillerimiz tarafından kullanılması ve bu yerden istifade edilmesi imkanı ortadan kalkmıştır.   Yapılan kamulaştırmasız el atma işlemi karşılığında da müvekkillerimize bu konuda talepleri olmasına rağmen herhangi bir ödeme veya arsa tahsisi yapılmamıştır.

Belirttiğimiz üzere, davacı müvekkillerimize ait gayrimenkulün Şair Arşi Caddesine bakan kısmında ve Fahrettin Kerim Gökay Caddesi’ne bakan kısmında davalı Büyükşehir Belediyesi  tarafından kamulaştırmasız el konulması nedeniyle davalının haksız ve hukuka aykırı olarak el koyduğu ve üzerine yol genişletmesi  ve kaldırıma  kattığı taşınmazın   değerinin tespiti ile  tazminat olarak ödenmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğunda kalınmıştır. 

Dava 6100 Sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca dava belirsiz bir alacak davası mahiyetinde olduğundan ve davacı müvekkillerin hak edecekleri tazminat miktarı yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilecektir.

HUKUKİ SEBEBİ           : Anayasa, Kamulaştırma kanunu, HMK, İlgili sair mevzuat

 

 

DELİLLER                     :

  1. Tapu kaydı
  2. 01.02.2013  tarihli Kadıköy Belediye Başkanlığı
  3. Harita Emlak Ve İstimlak Müdürlüğü’nün cevabi Yazısı
  4. Keşif ve bilirkişi incelemesi,
  5. Emsal taşınmaz değerleri,
  6. Tanık,
  7. Her türlü yasal deliller

 

SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda açıkladığımız hususlar doğrultusunda,

                           

  • Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere, davacı müvekkillerimize ait taşınmazlara davalı Belediye tarafından kamulaştırma kararı olmaksızın el konulması nedeniyle, el konulan taşınmazın değeri karşılığı şimdilik ………-TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
  • Davalı idarenin fiili elatma tarihinden tahsil tarihine kadar elattığı taşınmazdan davacı müvekkilerin istifade edememesi nedeniyle uğradıkları zararın tespiti ile bu zarar üzerinden yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline,
  • Davacı müvekkillerimize ait haksız el atılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekil olarak saygıyla talep ederiz. Saygılarımızla.

 

Davacı Vekili

Av. Saim İNCEKAŞ

 

 

 

Eki :

  1. Tapu kayıtları,
  2. 01.02.2013  tarihli Kadıköy Belediye Başkanlığı
  3. Harita Emlak Ve İstimlak Müdürlüğü’nün cevabi Yazısı
  4. Davalı idarece yapılan imar ve parselasyon planı
  5. Emsal rayiç bedeller
  6. Onaylanmış vekaletnameler

Kamulaştırmasız El Atmanın Önlenmesi Dava Dilekçesi -4-

ADANA  İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

 

İHALENİN FESHİNİ

İSTEYEN(ŞİKAYETÇİ)            :

VEKİLİ                                            :

 

KARŞI TARAF                               :

1) Alıcı

2) Borçlu

 

KONUSU                                          : İhalenin Feshi istemimizden ibarettir.

     

İCRA DOSYASI                              :  …/…

 

AÇIKLAMALARIMIZ       

                                                   

1-) Borçlu  aleyhine  yapılan  icra  takibi sonucunda borçluya ait taşınmaz,  satış talebimiz sonucu yukarıda ismi  belirtilen  alıcı  üçüncü kişiye …/ …/ … tarihinde yapılan ikinci ihaleyle … TL bedelle ihale edilmiştir.

2-) Taşınmaz ilk ihalede … TL bedelle alıcı … …’ye ihale edilmiş fakat alıcının tellaliye ve damga resmini süresinde yatırmaması üzerine kendisinden sonra en yüksek teklif veren dava dışı … …’ye teklif edilmiş, bu şahsın teklifi reddetmesi nedeniyle taşınmaz yeniden satışa çıkarılmıştır. Alıcı … … ikinci ihalede ilk ihaledekinden çok daha düşük bir bedel teklif ederek taşınmazı … TL değerle satın almıştır. Alıcının her iki ihalede yaptığı teklifler arasındaki fark ihalenin geçerliliğine etkili esaslı bir unsurdur.

3-) Alıcının ilk ihalede daha fazla pey sürüp taşınmazın kendisine ihale edilmesine rağmen, bu defa daha az değerde talip olması iyi niyet kuralları ile bağdaşmayıp tek başına fesih nedeni oluşturur. Açıkladığımız bu nedenlerle taşınmazın satımına ilişkin sözkonusu ihalenin feshini sağlamak amacıyla mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER                   : 2004 S. K. m. 134, 818 S. K. m. 226 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                    : İcra dosyası ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıklanan nedenlerle usulsüz olan ihalenin feshine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/…/…

     

                                                                                                                              Şikayetçi Vekili

                                                                                                                         Av.

Kamulaştırmasız El Atma Dilekçesi -5-

ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

 

DAVACI:

ADRES: 

VEKİLİ:

ADRES:

KONU: Kamulaştırmasız El Atma Sebebiyle Tazminat İstemi

AÇIKLAMALAR

1- Müvekkilimize ait, …m²’lik taşınmaz Söke Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .. E. ..K Sayılı kararı ile hükmen iptal edilerek Hazine adına hükmen tescil edilmiştir. Bugüne kadar da Bakanlığımızca kamulaştırılması gereken bir işlem yapılmamış müvekkile ait taşınmaza el konulmuştur.

2- İdare tarafından kamulaştırmasız el atılmasından dolayı tazminat davası açmadan evvel 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 5999 sayılı kanunla eklenen geçici 6. Maddesinde uzlaşma hükümleri gereğince kamulaştırmasız el konulan taşınmaz bedelini ‘nakdi ödeme olarak’ tarafımıza ödenmesini talep ettik. Nitekim Yargıtay 18 Hukuk Dairesi 2012/148932 E, 2013/6644 K ile uzlaşma yoluna gidilmesini dava şartı olarak kabul etmiştir. Sonradan çıkarılın 6487 sayılı kanunun 21. Maddesi ile geçici 6. Maddede değişiklik yapılarak birinci fıkrasında 09.10.1956 ila 04.11.1983 arası kamulaştırmasız el atmalarda ‘Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır’ denilmiştir. Tarafımızca uzlaşmaya müracaat edilmiştir. Ancak uzlaşma vaki olmamıştır.

3- Söz konusu taşınmazın İmar ve ihya edilmediğinden bahisle Maliye Hazinesi tarafından 1975 yılında tapu iptali davası açılmıştır. 1975/182 E. 1977/404 Kararla arsa hazine adına hükmen tescil edilmiştir. İşbu karar hukuka aykırıdır. Şöyle ki;

Ülkemizde 1939 yılından 1960 yılına kadar İmar ve İhya edilerek tarımı yapılan 1960 yılında Söke Bölgesinde Kadastro Müdürlüğünce Hanife evlatlarından……, üzerine ZİLYEDTEN 23.02.1965 tarihinde…..parsel tarla olarak üzerinde T.C. Tapu Senedi yazısı ile tapuya verilmiştir.

Müvekkilimizde bu tapu senetlerini o zamanki adı ile Denizli Öğretmenleri Arsa Yapı Kooperatifi ortakları olarak, tapuda adları yazılan maliklerinden 04.09.1969 yılında Yenihisar Belediye Encümeninin 01.12.1969 gün ve.. sayılı kararı ile tashih ve ifraz işlemlerini yaptırmıştır. Daha sonra 23.07.1970 tarihinde parsel haline dönüştürülerek ve üzerinde T.C. Tapu Senedi yazılı tapuları satın almışlardır.

Sayın mahkememizin öngöreceği üzere en büyüğü 288 metrekare en küçüğü 164 metrekare olan bu tapuları parsel sahiplerinin tek tek tarla durumundan parsel haline getirilen arsaların Ekim-Dikim yapılamayacağı imar ve ihyada kullanılamayacağı apaçık ortadadır. Kaldı ki İmar ve ihya, her türlü delil ile kanıtlanabilir. Her somut olayın özelliğine göre yerel bilirkişi, tanık beyanları, teknik bilirkişi raporları gibi deliller ile imar ve ihyanın kanıtlanabilir. Müvekkilimiz o dönemin koşullarında, eşinin ziynetlerini satarak çocuklarının rızkından keserek satın aldıkları bu tapuları daha sonra İmar ve İhya edilmediğinden bahisle hükmen iptal edilmesi müvekkilimizin hem mülkiyet hakkından yoksun bırakılmıştır hem de Anayasaya ve AİHS aykırı davranılmıştır.

T.C. Anayasası 35. maddesinde:

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin birinci kuşak haklarına göre ise:

“Her gerçek veya tüzel kişi mallarından yararlanmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Herhangi bir kimse ancak kamu yararı gereği olarak ve kanunun ön gördüğü koşullar ile devletler hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde mülkünden mahrum edilebilir. Herkes, yasal şekilde elde ettiği mülküne sahip olma, kullanma, elden çıkarma ve miras bırakma hakkına sahiptir. Bunların kaybı karşılığında zamanında adil bir tazminat ödenmesi koşulu ile kamu menfaati nedeniyle veya yasada öngörülen koşullar çerçevesinde yapılması dışında hiç kimsenin elinden mülkü alınamaz. Mülkün kullanımı, kamu menfaati için gerekli olduğu ölçüde yasa ile düzenlenebilir.”

Hal böyle iken, tapularının ellerinden alınması devletin güven ilkesi ve Demokrasi anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

4- Ayrıca 7.Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin …kararında usul ve kurallara uyulmamıştır. Kamulaştırmada izlenecek usul özetle şu şekildedir:

İdare tarafından yeterli ödeneğin temini.

Kamu yararı kararının alınması ve onaylanması.

İlgili taşınmazların belirlenmesi

Kamulaştırma kararının alınması.

Satın alma usulünün denenmesi.

Taşınmazın bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, taşınmazın bedelinin tespiti ve idare adına tesciline karar verilmesi.

Burada gördüğümüz üzere kamulaştırmaya ilişkin hiçbir şekilde usul ve kurallara uyulmamıştır. Bakanlığımızca kamulaştırılması gereken bir işlem yapılmamış müvekkilimize ait taşınmaza haksız olarak el atılmıştır. En önemlisi bedel ödenmemiştir. Anayasamızda kamulaştırmasız el koyma suretiyle, temel insan haklarından olan mülkiyet hakkına müdahale edilmesi halinde, ilgili taşınmazın bedelinin Devletçe malikine ödenmesinin gerektiği tartışmasızdır. Yargıtay içtihatlarında, doktrinde ve madde gerekçesinde de kabul edildiği üzere kamulaştırmasız el atmalar “haksız fiil” niteliğinde bir eylemdir.

5- 7.Söke Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …Esas dosyada yapılan bilirkişi raporu, keşif ve tanıkların usulüne uygun bir şekilde yapılmaması mahkemenin objektif bir karara ulaşamadığı ortada olup aşağıda belirtiğimiz benzer Yargıtay kararında anlaşılmaktadır.  

MAHKEMESİ: SİLİFKE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 13.12.2013

NUMARASI: 2013/103-2013/361

Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılması için öncelikle kadastro tespitinin yapıldığı 05.08.2010 tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları merciinden getirtilip jeodezi ve fotogrametri uzmanına büro ortamında stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak taşınmazın tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin, niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki kullanım süresinin ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesine çalışılmalı ve bu hususlarda ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bunun yanında, çekişmeli taşınmazın komşusu olan tüm parsellerin kesinleşme durumlarını gösterir şekilde kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilmeli daha sonra taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, teknik fen bilirkişisi ve 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın hangi tarihten beri kim tarafından kullanıldığı, zilyetliğin hangi kısımlarda ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmalı, 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edildi ise imar-ihyanın ne zaman başladığı ve tamamlandığı hususlarını da içeren ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınmalı, fen bilirkişisinden de imar-ihya edilen, ekili ya da ekili olmayan alanları gösteren keşfi takibe elverişli jeodezi ve ziraatçi bilirkişi tespitlerine uygun krokili rapor alınmalı, ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, davalı N.. K…’nın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde yerin de görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ayrıca Kamulaştırmasız El Atmaya Karşı süre sıkıntımız mevcut değildir. Çünkü Kamulaştırma Kanununun 38. Maddesinde yer alan 20 yıllık süre Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu madde yürürlüklükten kalkmıştır. Şu durumda:

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği 04.11.2003 tarihinden sonra ve bu tarihten önceki yirmi yıl içinde taşınmazlarına kamulaştırmasız el konulanların, idare aleyhine tazminat ve el atmanın önlenmesi istemiyle süreye bağlı olmaksızın dava açmalarının önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.

6-Müvekkillimiz tarafından uzlaşma için idareye verilen dilekçe ile söz konusu yer için herhangi bir işlem ve ödeme yapılmamıştır. Bu sebeple müvekkilimiz yasaya aykırı olarak el atılması nedeniyle zarara uğratılmıştır.

7-Bu nedenle, zararın tahsili amacıyla dava açılması zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER:

2644 S. Tapu Kanunu,

2942 S. Kamulaştırma Kanunu

3402 S. Kadastro Kanunu ilgili mevzuat

HUKUKİ DELİLLER:

Tapu kayıtları

Uzlaşma Dilekçesi

7.Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin. Sayılı Kararı

2.Yenihisar Belediye Encümeninin 01.12.1969 gün ve ..Sayılı Kararı

 1939-1969 Yılları arasında İmar ve İhya edildiğine dair yoklama fişinin fotokopisi

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, İmar ve İhya edilerek tapuların verilen sonrada iptal edilerek hazineye verilen …arsanın hazine adına olan kaydının iptal edilmesi müvekkilimize tescil edilmesi,  … TL.’nin el atma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait talep hakkımızın saklı tutulmasına, belirtiğimiz hususlar dikkate alınarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak yeni rapor alınmasına, yargılama davalıya yükletilmesine, karar verilmesini Sayın Mahkemenizden saygıyla talep ederim.

Av. Saim İNCEKAŞ

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi -6-

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

 

DAVACILAR      :

     

VEKİLLERİ        : 

DAVALILAR      :xxxx  BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

 

KONU                : HUKUKİ EL ATMA NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİDİR

(İMAR PLANLARINDA YILLARDIR YOL+PARK+HİZMET ALANI OLARAK AYRILDIĞI HALDE KAMULAŞTIRILMAYAN, TASARRUF İMKÂNI BULUNMAYAN, KAMULAŞTIRILMASIZ EL KONULAN  TAŞINMAZ BEDELİNİN FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜSTESELSİLEN TAHSİLİ TALEBİDİR.

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilimiz adına kayıtlı ;xxx  İli, xxxxİlçesi, SELİMBEY Mahallesi , Yeni Yol Sok. ‘da yer alan ve tapuda 143 ada, 73 pafta,7 parselde kayıtlı, 1660/4500 m2 yüzölçümlü taşınmazın müşterek  malikleridir.

  1. Kamulaştırma Anayasa 46 m. de ’’ Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir’’ bu şekil de tanımlanmıştır. İdare tarafından kamu veya özel hukuk usul ve esaslara uyulmaksızın mülkiyet hakkına müdahalede bulunması durumu kamulaştırmasız el atma eylemidir.
  1. Müvekkillerimiz taşınmazı 10.04.1983 yılında tarla vasfında iken satın almış olmasına rağmen sonrasında İpekyolu Belediyesi ile Van Büyükşehir Belediyesi, tarafından gerçekleştirilen imar değişiklikleri ile YOL+PARK+ HİZMET alanına ayrılmıştır. Bu nedenle müvekkillerimizin taşınmazı üzerindeki hakları SÜRESİZ ve BELİRSİZ olarak sınırlandırılmıştır.

  1. 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile hukuki el atma olarak adlandırılan kamulaştırmasız el atma davalarının açılması için 5 yıllık bekleme şartı getirilmişti. 

Yasanın 34. Maddesinin metni şu şekilde idi :

2942 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin onuncu fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11 – Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.

Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra Ankara 2. ve Adana 3. İdare Mahkemeleri söz konusu yasa metninin Anayasa’nın 2 – 5 – 9 – 35 -36. maddelerine aykırı olduğunu iddia ederek Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu.

  1. Anayasa Mahkemesi; 2016/196E – 2018/34K sayılı ve 28.03.2018 tarihli kararı ile ve OYBİRLİĞİ ile 6745 sayılı yasanın 34. Maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 11. Maddenin anayasa aykırı olduğu gerekçesiyle İPTALİNE karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı 25.05.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bu nedenle tekrar yasal yollara başvurmak ve dava açmak hakkı doğmuştur.

  1. Taşınmaz BELEDİYE 1/1000 ÖLÇEKLİ VAN MERKEZ VE ÇEVRESİ İLAVE- REVİZYON UYGULAMA  imar planında yıllardır “YOL, PARK VE HİZMET ALANI” olarak ayrılmış olmasına karşın Van Büyükşehir Belediyesi ve İpekyolu Belediyesi tarafından amacına uygun olarak kamulaştırılmamıştır; dolayısıyla taşınmaz üzerinde İdarenin devamlılık arz eden bir hak ihlali söz konusudur. Bu durum; Anayasa’nın 35. maddesine aykırı olduğu gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Sporrong ve Lonnrtoh kararlarında da vurgulandığı üzere kamulaştırma izni ve inşaat yasağının uzun bir süre öngörülmüş olmasının toplumsal yarar ile bireysel menfaat arasındaki dengeyi bozmaktadır.

 

  1. 6487 SAYILI YASA GEREĞİ, İDARELERE UZLAŞMAK AMACIYLA 22.11.2018 DAVALI KURUMLARA BAŞVURDUK.

Bu başvurumuz 23.11.2018 tarihinde davalı ipekyolu Belediyesi ve Van Büyükşehir Belediyesine ulaşmıştır. Davalılardan ipekyolu Belediye Başkanlığı uzlaşma talebimize 27.11.2018 tarihinde cevap verilmiş ve bu cevap tarafımıza 21.12.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı Van Büyükşehir Belediyesi başvurumuza herhangi bir cevap vermemiştir.

İpekyolu Belediyesince Verilen cevapta; “Taşınmazınızın da içinde olduğu Van Merkez ve Çevresi Uygulama İmar Planı 23.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu taşınmazınız ile ilgili İpekyolu İlçe Belediyemizin 5 yıllık yatırım programında İmar planı dahilinde parseliniz ile ilgili herhangi bir kamulaştırma işlemi bulunmamaktadır. İpekyolu İlçemizde, Büyükşehir belediyesi ve İpekyolu belediyemiz tarfından 3194 Sayılı İmar Kanunu 18. Maddesi uygulaması kapsamında etap etap bir program çalışması bulunmakta ve yenilenerek devam etmektedir. İş bu nedenle İpekyolu Belediyemizce Selimbey Mahallesi 143 Ada 7 Parsel nolu taşınmazınız ile ilgili olarak herhangi bir kamulaştırma çalışması mümkün görülmemektedir.” Demiştir.

Diğer davalı Davalı Van Büyükşehir Belediyesi uzlaşma talebine herhangi bir cevap vermemiştir.

Ancak yüksek yargının süreklilik kazanmış kararları gereği her iki davalı da tazminat bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumludur.

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarih 2010/5-662 E. – 2010/651 K. sayılı kararında;

“Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunları uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler keyfi ve indi olmamalı; makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasanın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır. Ayrıca, idare imar planları ve bunları uygulamak amacıyla idari işlemler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa ve kanunlarca belirlenen usullerin takip edilmesi gerekir (H. Kalabalık, age, s. 101).

 

Zorunluluk ilkesi gereğince de, onaylanmış imar planlarının dışına çıkılması olanaklı değildir. Bu planlar, herkes için uyulması zorunlu belgelerdendir. Diğer bir ifadeyle, kesinleşen yerel planlar, idare ve vatandaşlar açısından bağlayıcı hukuki sonuç doğurur. Kent ya da kasabaların mevcut durumunda bir takım değişiklikler meydana getirmek amacında olan yerel planların bu amaca ulaşılabilmeleri için, planlarca getirilen yükümlülüklerin ilgili idareler, vatandaşlar ve devlet tarafından mutlaka yerine getirilmeleri zorunludur. Yerel planların kabul edilmesinden sonra ilgili idare için bunları uygulamak zorunluluğu doğar (H. Kalabalık, age, s.118-119).

 

Gerçekten, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesinin ilk fıkrasında, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde, belediyelerce, imar planının uygulanması amacıyla 5 yıllık imar programının hazırlanacağı ve bu programların belediye meclisince kabul edildikten sonra kesinleşeceği hükme bağlanmıştır.

 

Denilebilir ki, imar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve halk açısından kimi yükümlülükler meydana getirmekte ve haklarına sınırlamalar koymaktadır.

 

İdare açısından en belirgin yükümlülük, imar planına aykırı davranışta bulunulamamasının yanı sıra, planların uygulanması için gerekli olan imar programlarını ve yönetmelikleri, Kanunda öngörülen süre içerisinde hazırlamaktır (İK. m. 10). Belediyelerin, imar programı yapma yükümlülüğünü hiç yerine getirmemeleri halinde bunun müeyyidesi, İmar Kanununda öngörülmemiştir.

 

3194 sayılı Yasa’nın 13. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasında imar planlarında, resmi yapı, okul, cami, yol, meydan gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlerin, imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinin devam edeceği öngörülmüştür. Yasa’nın 10. maddesinde de belediyelerin, imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı uygulamak üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacakları belirtilmiş, ancak Yasa’da bu planların tümünün hangi süre içinde programa alınarak uygulanacağına ilişkin bir kurala yer verilmemiştir.

 

  1. maddenin birinci fıkrası uyarınca imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceği konusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır.” denilmek sureti ile taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı konusunun kabulü ile taşınmaz bedelinin ödenmesine hükmedilmesi gerektiği karar altına alınmıştır.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2010/5-662
K: 2010/551 T: 15.12.2010

ÖZET:Uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edilmiştir. Bu haliyle idarenin eylemi, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunmaktadır. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır. Hal böyle olunca; yerel mahkemece, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının kabulüyle, davalı İdarenin kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda sorumlu bulunduğuna ilişkin direnme kararı yerindedir.
(AİHS Ek Protokol No 1) (2709 S. K. m. 13, 35, 46) (491 S. K. m. 70, 71, 79) (334 S. K. m. 11, 36) (3194 S. K. m. 8, 10, 13) (2949 S. K. m. 29) (4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618) (ANY. MAH. 29.12 1999 T. 1999/33 E. 1999/51 K.) (ANY. MAH. 10.04.2003 T. 2002/112 E. 2003/33 K.) (YİBK. 16.05.1956 T. 1956/1 E. 1956/6 K.) (11.02.1959 T. 1958/17 E. 1959/15 K.)

YAGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2004/5-555
K: 2005/17 T: 2.2.2005

FİİLİ ELATMA OLMADAN DA İMAR PLANI İLE MALİKİN YARARLANMASI ENGELLENDİĞİ için hukuken el atmadan dolayı kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedele hükmeden ve direnen yerel mahkeme kararını “…imar planında lise alanı olarak ayrıldığından; davacıların taşınmazdan bağımsız yararlanma ve başka türlü kullanma olanağı kalmadığına göre; mahkemenin kamulaştırmasız el atma koşullarının gerçekleştiği yönündeki direnme kararı yerindedir.

  1. Uyuşmazlık Mahkemesinin yakın tarihli kararında benzer konudaki bir davanın İdari Yargıda çözülmesi gerektiğine karar verilmiştir.

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI ESAS NO : 2011/238 KARAR NO : 2012/63 KARAR TR : 9.4.2012 (Hukuk Bölümü)

ÖZET : Davacılara ait taşınmazların imar planında çocuk bahçesi alanında ve yeşil alanda kalmasından dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.

  1. AİHM kararlarında; mülk sahiplerinin mülklerinin tapusunu (yani mülkiyeti) ellerinden alınmamakla birlikte uygulamada mülkiyet hakkını kullanma imkânlarının önemli ölçüde azaltıldığı belirtilmiştir. AİHM; kamulaştırma izinleri (ülkemizdeki şerh, mutlak koruma bandına alma ve imar planları gibi) yolu ile başvurucuların mülkiyet hakkına müdahale olduğuna karar vermiş ve ülkemizi mahkûm etmiştir.

 

HUKUKİ NEDENLER  : Anayasa, AİHM Kararları, İYUK, Yargıtay kararları, Kamulaştırma Kanunu, HMK ve ilgili tüm yasal mevzuat

 

HUKUKİ DELİLLER    : Tapu kayıtları, imar planları, imar durumu, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi ile mukabil ve yasal her türlü delil. (Yazışmalar (Ektedir), Tapu fotokopisi (Ektedir), İmar planları (Davalı belediyeden celp edilecektir), Bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal deliller).                                                               

SONUÇ VE İSTEM      :

 Fazlaya dair ve diğer tüm hak ve taleplerimiz saklı kalmak üzere;

  1. Şimdilik 100TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerimize ödenmesine,

(Sayın Başkanlığınız tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek bedel ile tazminat miktarı ıslah edilecektir.)

  1. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten saygı ile talep ederiz.25.12.2018

Davacılar Vekili

 

Ekleri :

Kamulaştırmasız El Atma Dava Dilekçesi Örneği

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.