İyiniyetli 3. Kişinin Tüzel Kişi Olduğu Durum- Yargıtay Kararı

“…Taşınmazın son maliki davalı şirketin durumuna gelince; Davalı şirket taşınmazı tapuda satın alan ikinci el durumundadır. Az öncede açıklandığı üzere satıcıların üzerindeki kayıt yolsuz olarak oluşturulmuştur. MK. nun 931. maddesine göre, tapu  kütüğündeki tescile iyiniyete dayanarak mülkiyet hakkı kazanan kişinin bu kazanımı korunur.

Yolsuz tescile, yani gerçekten hak sahibi olmayan kimse üzerindeki tescile dayanarak mülkiyet hakkı kazanan, ancak iyiniyetli olmak koşulu ile MK nun 931. maddesinden yararlanabilir. MK. 932. maddesi iyiniyetli olmayan üçüncü şahısların kazanımını hükümsüz saymıştır.

Bu açıklamalar karşısında davalı şirketin iyiniyetli olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. MK. nun 931. maddesi karşısında davalı şirketin kazanımında iyiniyetli olması asildir.

Bu durumda davalı şirketin kazanımında kötüniyetli olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. 08.11.1991 gün ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre MK. nun 931. maddesine davalı tapu iptali ve tescil isteğinin kötüniyet iddiasını da taşıdığı, esasen itiraz niteliğinde bulunan kötüniyet durumunun mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiği kabul edildiğine göre bu hususun uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulması gerekmektedir.

Somut olayda, davacı tarafça dinlenen tanıklar davalı Şirketin kazanımında kötüniyetli olduğu hususunda kesin bir açıklamada bulunmamışlardır.

Dava konusu taşınmaz az öncede işaret edildiği üzere davalı Şirkete temlik tarihinden önce davalı olan bir yerdir. Tapu kütüğünün ilgili sahifesinde dava nedeniyle konulan ve kaldırılan tedbir kararı ile ilgili açıklamalar bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 18. maddesi uyarınca tacir sayılan davalı şirket aynı kanunun 20. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.

Davalı Şirket’in tapuda satın ve devralırken yerin davalı olup olmadığının basiretli bir iş adamı gibi hareket edip araştırması gerekirken bu konuda herhangi bir inceleme yapmadığı, satış ve devir işlemini adına yapan tanık Erkan Üzer tarafından da ifade edilmiştir.

Bundan ayrı davalı Volvo Otomotiv Türk. Tic. Ltd. Şti. tarafından bu konuda danışmanlık hizmetine başvurulan Simko Tic. Ve Sanayi A.Ş.’ye çekmiş olduğu 16.04.2001 günlü ihtarnamede de herhangi bir araştırma ve inceleme yapmadığını açıkça bildirmiştir. Bunlardan ayrı dosyadaki bilgilere göre satış ve devrin Siemens (Simko Tic. Ve Sanayi A.Ş.) danışmanlık hizmetlerine ve yardımına dayanarak satın aldığı ileri sürülmüş ise de, aracı şirketçe de gerekli araştırma ve incelemenin yapıldığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmamaktadır.

Dava konusu taşınmaz üzerinde mevcut bulunan tedbir kararı yukarıda tarihi ve sayısı yazılı ilk hükümle birlikte kaldırıldığı, tapu kütüğünün son sahifesinde açıkça yazılı olduğu halde bu bilgiler üzerinde de durulmaksızın doğrudan doğruya işlem yapılması gerekli özen ve itinayı göstermediğini ortaya koymaktadır. 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı Yargıtay
İçtihadı Birleştirme Kararında, iyi veya kötüniyeti belirmiş olan bir kişinin kötüniyetli bulunduğunun ayrıca ispatlanması gerekmez.

İncelenmekte olan olayda öncesi itibariyle davacılar ile davalı Şirketin satıcıları arasında dava konusu olan ve tapu kaydında mevcut tedbir kararının kaldırıldığı yazılı bulunan taşınmaz hakkında tapu kütüğündeki bilgilerden hareketle araştırma yapılmadan TMK. nun 3/2. maddesi anlamında gerekli dikkat ve özen gösterilmeden nitelikleri itibariyle çok kıymetli olan böyle bir taşınmaz yüksek bir bedel ödeyerek ve önemli bir risk yüklenerek satın ve devralmış olması karşısında iyiniyetli olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece davalı Şirket’in iyiniyetle kazanımda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir.

Davanın açıldığı tarihten itibaren toplanan deliller ve dosya içeriği göz önünde tutularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir… “Y. 8. HD. 03.06.2003 T. 2003/2898E. 2003/4067 K. – Y HGK.
06/10/2004 T 2004/8-504 esas ve 2004/478 sayılı kararı.

Adana tapu avukatlarından Avukat Saim İNCEKAŞ iyiniyetli kişinin tüzel yapıda kimliği bulunması halinde durumun önem arz ettiğini belirtmektedir.

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatı

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 21:48

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.