İşveren Yönünden İş Mahkemesi İstinaf Dilekçesi

İşveren Yönünden İş Mahkemesi İstinaf Dilekçesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

X İŞ MAHKEMESİ ’NE

DOSYA NO                :

İSTİNAF EDEN

DAVALI                     :

DAVACI                     :

VEKİLİ :

KONUSU                   : X Mahkemesi’nin X tarih ve X Karar sayılı kararında işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak talebi konusunda verilen hatalı karara karşı istinaf sebeplerinin sunulmasıdır.

TEBLİĞ TARİHİ       :

İSTİNAF SEBEPLERİ VE GEREKÇESİ :

1. Davacı, tarafıma ait işyerinde asgari ücretle satış danışmanı olarak çalıştığını, işe girdiği tarihten iş akdinin feshi tarihine kadar toplamda 2.500 TL ücret aldığını, bakiye ücret alacağının ödenmediği ve iş akdinin tarafımca hiçbir haklı sebep olmaksızın feshedildiğini iddia ederek ücret alacağı ve ihbar tazminatı tarafımdan tahsiline karar verilmesini talep ederek dava açmıştır.X Mahkemesi davanın kabulü ile; davacının ücret alacağı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar vermiştir.

Yerel mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.

3. Davacı ihbar tazminatı talebinde bulunamaz. Şöyle ki; Tarafım ve davacı arasındaki iş sözleşmesi İş Kanunu 25/II. maddesine göre haklı sebeple feshedilmiştir. Davacı çalıştığı dönemde tarafım ve oğlum hakkında hakaret nitelikli sözler sarf etmiş, tarafıma ait olan koltukta oturulması yasak olmasına rağmen ayaklarını da masaya uzatarak oturmaktan çekinmemiş, işyerinde gelen müşterilerle ilgilenmeyip telefonla oyun oynamış, ben il dışında olduğum dönemlerde işyerinde satılacak giyim eşyalarını dükkanın güneş alan kısımlarında bırakarak kıyafetlerin renklerinin solmasına sebep olmuş ve tarafımı ekonomik olarak zarara uğratmıştır.

Davacı bu ve benzeri beni ekonomik olarak zarara uğratan, benim ve oğlum hakkında küçük düşürücü, hakaret nitelikli sözler sarf eden biridir. Bu sebeplerle davacı defalarca tarafımdan uyarılmış fakat haksız davranılarını sürdürmüştür. Tüm bu sebeplerle davacının iş sözleşmesi feshedilmiştir, davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz.

Yukarıda belirttiğimiz olaylara işyerindeki çalışanlar ve çevredeki esnaflar şahit olmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından ön inceleme duruşmasında 2 nolu ara karar ile tarafıma tanık ismini bildirmek üzere süre verilmiştir. Mahkemeye süresi içinde tanıklarımı bildirdim fakat ilk derece mahkemesi 22/11/2019 tarihli celsede ,cevap dilekçesi verilmediği işbu nedenle inkar kapsamında da tanık dinletilemeyeceği, gerekçesiyle tarafıma tanık bildirimi için verilen süreye ilişkin ara karardan dönülmesine karar vermiştir.

Nitekim Yargıtay yerleşik içtihatların uyarınca davaya süresi içerisinde cevap verilmemiş olmasa dahi HMK 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkını zedeleyeceğinden davalıya tanıklarını göstermesi için süre verilmeli, gösterdiği takdirde, tanıkları savunması çerçevesinde dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmelidir. Ancak yerel mahkemesinde tarafıma süre verilmemiş olup kabulü hukuken mümkün değildir:

T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi 2013/ 6356 Esas, 2013 / 18904 Karar ve 03.07.2013 tarihli kararı : Davalının davaya süresinde cevap vermemiş olması, delil bildirme ve savunmasını ispat etme hakkını ortadan kaldırmaz. Davaya süresinde cevap verilmemesinin sonucu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar edilmiş olmasıdır (HMK. md. 128). Bu böyle olmakla birlikte süresinde davaya cevap vermeyen davalı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 145/1. maddesindeki hal dışında, davacıya kusur isnat edemez ise de, davacının iddiasını dayandırdığı vakıaların gerçekte vukuu bulmadığına, diğer bir ifade ile evlilik birliğini temelinden sarsar nitelikte bir hadisenin mevcut olmadığına yönelik olarak kanunda belirtilen süre içinde olmak koşuluyla delil bildirebilir.

Aksinin kabulü, bir kez cevap süresini kaçırmış veya davaya cevap vermemiş olan davalının bundan sonra delil bildirememesi sonucunu doğurur. Bu ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27’nci maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkını zedeler.

Taraflar arasındaki çekişmeli hususlar ise ön inceleme duruşmasında belirlenir (HMK. md. 140/1). Tahkikat tespit edilen çekişmeli hususların çözümü için yürütülür. O halde davalıya tanıklarını göstermesi için süre verilmeli, gösterdiği takdirde, tanıkları savunması çerçevesinde dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmelidir. Bu yapılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA.. “

İddiasının aksine davacıya tüm ücretlerini eksiksiz şekilde ödenmiştir. Davacı ayın belirli günü ücretin tamamını almak yerine, genellikle avanslar halinde parça parça almıştır. Buna ilişkin olarak tanıklarımız ve kamera kaydı bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesinde nazara alınmamıştır. Davacının bu sebeplerle ücret talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.

Davacı davasında belirttiği talepleri ispatla yükümlü iken dosya içerisinde ihbar tazminatı ve ücret alacağına ilişkin hiçbi somut delil bulunmamaktadır.

06/02/2020 tarihli olarak düzenlenen bilirkişi raporu hatalıdır. Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında, hukuki değerlendirmelerde bulunamaz. Buna karşın rapor incelendiğinde hukuki değerlendirmelerin olduğu görülecektir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamayı kabul etmiyorum.

Yukarıda belirttiğim sebeplerle yerel mahkeme tarafından verilen davanın kabulüne ilişkin karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ VE İSTEM :

Yukarıda ve Yerel Mahkeme dosyasında arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle;

1) İstinaf başvurumuzun kabulüne;

2) Yerel mahkemenin … Esas, … Karar sayılı, … tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak talebinin kabulü kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini;

3) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …

İstinaf Yoluna Başvuran

Davalı

Son düzenleme tarihi 15 Mayıs 2020 17:53

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.