Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

İstirdat Davasının Zamanaşımı 1 yıldır – Yargıtay Kararı

İstirdat Davasının Zamanaşımı 1 yıldır

 
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
 
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18 yaşını bitiren davalı kızına haksız olarak iştirak nafakası dosyası üzerinden ödenen 6.160,00 TL’nin, yardım nafakasına ilişkin Marmaris 1.İcra Müdürlüğü’nün 2013/2363 Esas sayılı dosyasından mahsubunu, bu talebi yerinde bulunulmazsa 18 yaşını bitiren davalıya iştirak nafakası dosyası üzerinden ödenen 6.160,00 TL nin yasal faizi ile tahsilini, talep ve dava etmiş ıslah dilekçesiyle talebini 7220,20 Tl ye çıkarmıştır.
 
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
 
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı tarafından fazladan ödendiği tespit edilen 7.220,20 TL nafaka bedelinin Marmaris 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2363 Esas sayılı dosyasında takibe konulan yardım nafakası borcundan mahsup edilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 
Dava, reşit olan çocuk için fazladan ödenen iştirak nafakasının istirdatı davasıdır.
 
İstirdat davası, İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır. İstirdat davası normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödendiği iddia edilen paranın geri verilmesi istenir.
 
İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İlk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. İkinci şart ise, maddi hukuk bakımından aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehditi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/Vll).
 
İstirdat davasında önemle vurgulanması gerekli bir husus daha vardır ki, o da; borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davasının açılması gerekir (İİK.m.72/Vll). Dolayısıyla, borçlunun parayı doğrudan alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelin icra dairesine ödendiği tarihte 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar.
 
Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir. Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
 
Kanunda öngörülen süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re’sen gözönüne alınır. Mahkemenin yargılamanın her aşamasında hak düşürücü süreyi kendiliğinden dikkate alması ve İİK’nun m.72/Vll’de öngörülen bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlunun açtığı istirdat davasını reddetmesi gerekir (HGK 2007/3-164 E, 2007/204 K, 11.04.2007 gün).
 
Somut olayda davacı tarafından yapılan son ödeme tarihinin 17.02.2014 olup davanın 23.10.2015 açıldığı nazara alındığında davanın, İİK’nun 72/Vll.maddesi uyarınca süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
 
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.(
ÖZET: Reşit olan çocuk için fazladan ödenen iştirak nafakası son ödeme tarihinden itibaren BİR YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜREDE istirdat davasına konu edilebilir. 3. Hukuk Dairesi 2016/15428 E. , 2017/4895 K. “İçtihat Metni”)

Son düzenleme tarihi 6 Haziran 2020 17:26

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.