Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

İştirak Nafakasının Alacaklısı Velayet Sahibi Eştir

İştirak Nafakasının Alacaklısı Velayet Sahibi Eştir

  • İştirak nafakasını ancak velayet sahibi eş icra takibine koyabilir. Çocuk 18 yaşını geçmiş olsa da iştirak nafakasını kendisi icra takibine koyamaz.
  • Bağımsız iştirak nafakası davasında nihai karar kesinleşmeden icra takibine konu yapılabilir. İlamın bölünmezliği ilkesi gereğince nafaka ve yargılama giderleri birlikte istenir.

İlgili yargıtay kararı şu şekildedir:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı … ile davalı … arasında görülen ve 10.09.2013 tarihinde kesinleşen, … 1. Aile Mahkemesi’nin 03.04.2012 tarih ve 2010/51 E. 2012/515 K. sayılı boşanma kararında, 06.04.2010 tarihli ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakası dışında, tedbir nafakasına ilişkin karar verilmeksizin her bir çocuk için aylık 200 TL.den olmak üzere toplam 400 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
… ile …’ın müşterek çocuklarından …, 23.01.2014 tarihinde, … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1930 Esas sayılı dosyasında, 25.02.2009 – 16.09.2012 tarihleri arasında “iştirak nafakası” alacağı olduğunu belirterek, … aleyhine ilamlı icra takibine girişmiştir.
…1. Aile Mahkemesi’nin 2010/51 Esas sayılı dosyasında 06.04.2010 tarihli ara kararı ile, davalı … aleyhinde, her bir müşterek çocuk için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 150 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Her ne kadar, takip dosyasında, takibe konu alacağın iştirak nafakası olduğu belirtilmiş ise de, nafaka alacağının doğduğu dönemler ve boşanma kararının kesinleştiği tarih nazara alındığında, takibe konu alacağın tedbir nafakası olduğu anlaşılmaktadır.
Boşanma veya ayrılık davalarında, tedbir nafakasına hem eş hem de ergin olmayan çocuklar için hükmedilir (TMK 169). Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK. md. 182). Buna göre, gerek tedbir gerek iştirak nafakalarının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Bahse konu nafaka alacağı, küçüğün reşit olması ile sona erer.
Çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından, çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir.
Öte yandan, İİK’nun 38. maddesinde, ilam mahiyetini haiz belgeler “Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borç ikrarına havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler” olarak sayılmış olup, bu düzenlemede mahkeme ara kararları ve kısa kararlarının ilam niteliğinde olduğu belirtilmemiştir. Ara kararları, İİK’nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olduğundan genel haciz yolu ile takibe konulmaları mümkün ise de, ilamların icrası yolu ile takibe konu edilemez.
Somut olayda, … 1. Aile Mahkemesi’nin 2010/51 E. sayılı dosyasında 06.04.2010 tarihli ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakası için ilamların icrası yolu ile takip başlatılmayacağı ve icra emri gönderilemeyeceği gibi, hükmedilen tedbir nafakası alacaklısı velayet hakkı kendisine verilen anne … olup, reşit olan müşterek çocuk … birikmiş tedbir nafakası alacağını takibe koyma hakkına ve sıfatına sahip değildir.
Bu durumda, mahkemece, takibin dayanağı olan ilama göre alacaklı sıfatını haiz olmayan tarafından yapılan takibin, re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re’sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.( 12. Hukuk Dairesi 2018/3018 E. , 2018/6616 K.”İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 24 Haziran 2020 17:43

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.