İştirak Nafakasına Dayalı Takip Üzerinden Reşit Olan Çocuğa Fazlaca Ödenen Miktar Talep Edilebilir – Yargıtay Kararı

İştirak Nafakasına Dayalı Takip Üzerinden Reşit Olan Çocuğa Fazlaca Ödenen Miktar Talep Edilebilir

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi gereğince; boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabiidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından, bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir.
TMK’nun 328. maddesine göre ise, babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük reşit olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa, bu takdirde, yeni bir dava açarak kendisinden yardım nafakası talebinde bulunabilir. Hükmedilen iştirak nafakası, küçüğün reşit olduğu tarihte kendiliğinden sona erer.
Somut olayda; takibe konu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.11.2007 tarih ve 2006/171 E. – 2007/325 K. sayılı nafaka artırımı ilamında; tarafların müşterek çocukları … ve …ha önce … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/60 E. – 2000/67 K. sayılı kararı ile hükmolunan aylık 50’şer YTL nafakanın, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 150’şer YTL’ye çıkarılmasına hükmedildiği, şikayete konu takipte gönderilen icra emrinde her iki çocuk yönünden de işlemiş iştirak nafakalarının talep edildiği, borçlunun maaşına konulan haciz nedeniyle aylık 300,00 TL’nin kesilmeye başlandığı, müşterek çocuklardan… yönünden, borçlunun talebi üzerine, çocuğun reşit olması nedeniyle, icra müdürlüğünce borçlunun maaşındaki haczin sadece müşterek çocuk … yönünden 150,00 TL üzerinden devamına karar verildiği ve bundan sonra borçlunun maaşından aylık 150,00 TL kesilmeye devam edildiği, borçlunun 12.02.2014, 16.6.2014 ve 27.5.2015 tarihlerinde icra müdürlüğüne yaptığı başvurularla, diğer kızı …’ın da 25.8.2013 itibariyle 18 yaşını doldurduğunu belirterek maaşındaki haczin kaldırılmasını istediği, müdürlükçe taleplerinin reddedildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, adı geçen kızı tarafından açılan yardım nafakasına ilişkin ilamın başka bir icra müdürlüğünde takip konusu yapıldığını, bu suretle reşit olduktan sonra şikayete konu takip dosyasından yapılan kesintilerin mükerrer tahsilata yol açtığını ileri sürerek kızının reşit olduğu 25.8.2013 tarihinden itibaren yapılan tahsilatların iadesini ve bu tarih itibariyle takibin iptalini talep ettiği,
mahkemece; yardım nafakasına ilişkin başlatılan takip nedeniyle şikayete konu işbu takibe konu alacağın mükerrer olduğu gerekçesiyle, istemin kısmen kabulü ile 01.6.2014 tarihinden itibaren takibin 150,00 TL aylık nafaka üzerinden devamına ve fazla ödeme varsa, bu durumun icra müdürlüğünce hesaplanarak borçluya iadesine karar verildiği görülmektedir.
Takip konusu ilamda iştirak nafakasına hükmedilen çocuk …’ın, dosyada mübrez nüfus kayıt örneğine göre doğum tarihinin 25.8.1995 olduğu, buna göre 25.8.2013 itibariyle 18 yaşını ikmal ettiği sabit olup, bu tarih itibariyle iştirak nafakasının kendiliğinden sona ereceği tabiidir.
O halde mahkemece; çocuk …’ın reşit olduğu tarihe kadar dosya borcunun bilirkişi aracılığı ile hesaplanarak, çocuk reşit olduktan sonra ise nafaka alacağının kendiliğinden sona ereceği göz önünde bulundurularak, borcun tamamının ödenmiş olduğunun tespiti halinde İİK’nun 33. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına, fazla yapılan kesinti olduğunun anlaşılması halinde de henüz alacaklıya ödenmemiş olan icra kasasındaki paranın borçluya iadesine, alacaklıya ödenmiş olanlar yönünden ise istemin, istirdat davasının konusu olabileceğinden bahisle borçlunun ilgili hukuk mahkemesine başvurmakta muhtariyetine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.( 12. Hukuk Dairesi 2018/6175 E. , 2019/5022 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 18 Haziran 2020 08:01

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.