İstinaf Mahkemesi Boşanma Kararı İncelemesi Örneği

İstinaf Mahkemesi Boşanma Kararı İncelemesi Örneği

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO :
KARAR NO :

TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : X AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :

DAVACI-DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI-DAVACI
VEKİLİ :

DAVA KONUSU : Boşanma-Boşanma
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı davacı tarafça istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması istenmişse de incelemenin HMK.’nun 353. Maddesine göre duruşma açılmadan yapılabileceğinin anlaşılmasıyla dosya incelendi. Gereği düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile X tarihinde evlendiklerini, müşterek çocuklarının olmadığını, son dönemlerde yaşadıkları sıkıntılar sebebiyle ruhen ve fikren anlaşamadıklarını, aralarındaki sevgi ve saygının bittiğini, evliliklerinin çekilmez hal aldığını bildirerek, boşanmalarına karar verilmesini istemiştir.

Davalı X havale tarihli ve kimlik tespitli cevap dilekçesinde; kendisinin de boşanmak istediğini, davayı kabul ettiğini, herhangi bir maddi-manevi tazminat, yoksulluk nafakası, katkı ve değer artış payı alacağı talebi olmadığını bildirmiştir.

Davalı kadın vekili X Aile Mahkemesine açtığı ve dosya ile birleşen X Esas sayılı dosyasında; müvekkilinin davalı kocanın evlendiği günden bu yana cinsel şiddetine maruz kaldığını, zorla birleşme yaşadıklarını, bununla birlikte fiziksel ve sözlü şiddetin de arttığını, evliliklerinin bittiğini belirterek tarafların boşanmasına, müvekkili için aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafası ile 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı- davacı erkek vekili cevap dilekçesinde; X Aile Mahkemesinde görülmekte olan bir boşanma davası olduğunu, dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davalı- davacı kadının açmış oldukları davada verdiği cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini nafaka ile evliliğin mali sonuçlarından kaynaklı hiç bir talepte bulunmadığını, davacının iddialarının kabul etmediklerini belirterek öncelikle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, aksi halde birleştirme konusunun mahkemenin takdirine bırakıldığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının derdestlik itirazının reddine, asıl dava ile birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalının nafaka talebinin reddine, davalının maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatı davacıdan tahsili ile davalı X’a verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı davalı vekili özetle; ilk derece mahkemesindeki duruşmanın gizli yapılmasının usule aykırı olduğunu, hatalı kusur değerlendirilmesi yapıldığını, gerekçeli kararda davalı davacı X’un kızlık soyadı ve nüfus kütük bilgilerinin yazılmadığını, taraf asıllarının duruşmada beyanlarının alınmamasını, müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat verilmesinin doğru olmadığını, gerekçeli kararda müvekkilinin maaşının 4400 TL olması gerekirken 5400 TL olarak yazıldığını yine derdestlik itirazının kabulü gerekirken reddedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Davalı davacı vekili özetle; karşı tarafın davasının reddi gerekirken, hatalı kusur değerlendirilmesi sonucunda kabulünün doğru olmadığını, nafaka taleplerinin reddi gerekirken kabul edildiğini, müvekkili lehine verilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini ayrıca karşı tarafın davasında müvekkili aleyhine vekalet ücreti verilmesinin haksız olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava ve karşı dava TMK’nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; tarafların X tarihinde evlendikleri davacının davalı aleyhine evlilik birliğinin yaşanan sıkıntı ve olaylar nedeni ile çekilmez hale geldiği, fikren ve ruhen anlaşamadıklarını belirterek boşanma davası açtığı, davalının süresinden sonra davayı kabul ettiğine, kendisininde boşanmak istediğine ilişkin dilekçe ibraz ettiği, bilahare X Aile Mahkemesinin X Esas sayılı dosyası ile cinsel şiddete maruz kaldığı ilişkiye zorlandığı, darp edildiği, basit konulardan dolayı sürekli tartışma çıkarttığı, kendisini aşağıladığı ve toplum içerisinde azarladığı, tehdit ettiği iddiaları ile davacı aleyhine boşanma davası açtığı davacı- davalı erkeğin derdestlik itirazında bulunduğu mahkemece dosyanın X Aile Mahkemesinin X Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda davalı kadının davacı erkeğe ”hiç bir şey beceremiyorsun, sen adam değilsin, insan değilsin, beni mutlu edemiyorsun” tarzında sözler söylediği, davacı erkeğin davalı kadına ise ”geri zekalı, sen evlenilecek kız değilsin’ dediği, kadına karşı şiddet uyguladığı gerekçesi ile her iki tarafça açılan boşanma davasının kabulüne az kusurlu davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdirine, davalı kadının nafaka talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı- davalı vekilinin derdestlik itirazının reddi kararının doğru olmadığı, davalı- davacı kadının cevap dilekçesinde evlilik birliğinin sona ermesi nedeni ile tüm ve hak ve alacaklarından vazgeçtiğini beyan etmesine rağmen müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, taraf asılların beyanı alınmadan karar verilmesinin ve duruşmanın gizli yapılmasının usule aykırı olduğu, kusur tespitinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek maddi ve manevi tazminat yönünden kararın kaldırılması talebi ile davalı- davacı vekilinin ise davacı erkeğin daha kusurlu bulunmasına rağmen açtığı davanın kabul edilmesinin ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, müvekkilinin nafaka talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Davacı- davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı- davcı kadının açtığı boşanma davasındaki vakıaların davacı- davalı tarafından açılan boşanma davasındaki vakıalarla farklı olduğu mahkemece derdestlik itirazının reddine ilişkin kararın doğru olduğu, davacı- davalı vekili duruşmanın gizli yapılmasını usule aykırı olduğunu ileri sürmüşse de mahkemece yapılan yargılamada X tarihli celsede davalı vekilinin duruşmaların gizli yapılmasını talep ettiği, mahkemeninde talep üzerine duruşmaların gizli yapılmasına karar verdiği, gizlilik kararının HMK’nun 28. Maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu, tarafların vekille temsil edildiği savunma hakkının kısıtlanmadığı dolayısı ile asillerin beyanı alınmadan karar verilmesinde usul ve yasaya herhangi bir aykırılık olmadığı, davalı- davacı kadının asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde, davayı kabul etmesinin kendisi için yoksulluk nafakası istemediğini, maddi ve manevi tazminat talebinin bulunmadığını beyan etmesinin bu haklardan açıkça feragat edilmemesi nedeni ile mahkemece dikkate alınmamasının kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdir edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu mahkemece davacı- davalı erkeğin kadına karşı ”geri zekalı sen evlenilecek kız değilsin” şeklindeki sözleri ile hakaret ettiği, toplum içinde küçük düşürdüğü ayrıca davalı kadına karşı şiddet uyguladığı yönündeki kusur tespitinin doğru olduğu anlaşıldığından davacı- davalı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı- davacı kadının asıl davanın kabulü yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacı- davalı erkeğin dava dilekçesinde ve dilekçeler teatisi aşamasında evlilik birliğinin temelden sarsılmasına ilişkin herhangi bir vakıaya dayanmadığı halde mahkemenin davacı- davalı tanığı Gamze Doğru’nun ifadesinde geçen hakaret içeren sözlere dayanarak davalı – davacı kadına kusur izafe etmesi ve asıl davanın kabulüne karar vermesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı- davacı kadının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davacı- davalı erkek tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verilmiştir.

Davalı- davacı kadının nafaka talebinin reddi ve maddi ve manevi talebinin kısmen kabulü yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde ;Davalı- davacı kadının mahkemece yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında özel bir şirkette asgari ücretle fizyoterapist olarak çalıştığı tespit edilmiş bu yönde ücret bordrosu dosyaya sunulmuş ise de, davalı- davacı kadının tanık olarak dinlenen annesi X kızının parttime olarak çalıştığını önceki dönemde aylık 3.800 TL kazandığını, yeni iş yerinden aylık 3.000 TL alacağının söylendiğini beyan etmesi karşısında davalı- davacı kadının konumu gereği asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, asgari ücretin üzerinde gelirinin bulunduğu kabul edilerek, tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu yine kusur durumu hakkaniyet ilkesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü dikkate alınarak takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarının az olmadığı anlaşıldığından davalı- davacı kadının bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı- davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davalı davacının nafaka talebinin reddi, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü yönündeki istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
3- Davalı- davacının asıl davanın kabulü yönündeki istinaf başvurusunun kabulü ile X Aile Mahkemesinin X tarih X Esas X Karar sayılı ilamının 2 no’lu asıl davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrası ile harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ilgili 6-7-8 no’lu hüküm fıkralarının ortadan KALDIRILMASINA,

6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden hüküm kurulması gerektiğinden;

a)Davacı- davalı X tarafından açılan boşanma davasının REDDİNE,
b)Alınması gereken 35,90 TL karar ilam harcından peşin alınan 29,20 TL’nin mahsubu ile kalan 6,70 TL harç, 6183 sayılı kanunun 106. maddesinde belirtilen 20 TL olan terkin sınırının altında kaldığından tahsiline yer olmadığına,
c)Davacı- davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı- davacı kadın, davacı- davalı tarafından açılan boşanma davasında kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca hesap edilen 2.180 TL vekalet ücretinin davacı- davalı erkekten alınarak davalı- davacı kadına verilmesine,

4-Davacı- davalı erkek tarafından istinaf nedeni ile yatırılan 35,90 TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 4,50 TL harç, 6183 sayılı kanunun 106. maddesinde belirtilen 20 TL olan terkin sınırının altında kaldığından tahsiline yer olmadığına,

5-Davacı – davalı erkek tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı -davacı kadın tarafından istinaf nedeni ile yatırılan 31.40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde davalı- davacıya iadesine,

7-Davalı -davacı kadın tarafından istinaf nedeni ile yapılan 31,40 TL istinaf karar harcı 85.70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1 adet tebligat gideri 12.50 TL dosyanın gidiş-dönüş masrafı 50,40 TL olmak üzere toplam 180 TL yargılama giderinin davacı- davalıdan alınarak davalı- davacı kadına verilmesine,

8- Tarafların istinaf nedeni ile yatırdığı gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

9- Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİYLE karar verildi. tarih

Başkan 30655 Üye 37390 Üye 38504 Katip 116448
e imzalı e imzalı e imzalı e imzalı

Bu belge 5070 sayılı yasa gereğince E İmza ile imzalanmıştır.

Son düzenleme tarihi 6 Mayıs 2020 10:44

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.