Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

İstinaf Dilekçesi Örneği

Hukuk İstinaf Dilekçesi Örneği -1-


İstinaf yeniden yargılama yoludur. İstinaf nedir ve mahkemenin görevleri nelerdir? isimi makalemizden istinafa sürecine dair detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Aşağıda yerel mahkemenin vermiş olduğu istinaf kanun yoluna açık bulunan bir kararın istinaf dilekçesi örneğini inceleyebilirsiniz.


ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE

İCRANIN GERİ BIRAKILMASI TALEPLİDİR

DOSYA NO:

İSTİNAF KANUN YOLUNA

BAŞVURAN  DAVACILAR:

VEKİLİ: Avukat Saim İNCEKAŞ

DAVALI:

DAVALI VEKİLİ:

KONU: X Asliye Ticaret Mahkemesi’nin X sayılı  X Tarihli Kararının KISMEN REDDOLUNAN kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi ile uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararların doğacak olması sebebiyle İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA karar verilmesi istemi hakkında.

AÇIKLAMALAR

YEREL MAHKEMENİN KARAR VERDİĞİ MANEVİ TAZMİNAT MİKTARLARI SOMUT OLAY DAHİLİNDE OLDUKÇA AZ VE YETERLİ DEĞİLDİR.KISMEN REDDOLUNAN MANEVİ TAZMİNAT MİKTARINA YÖNELİK KARAR HUKUKA AYKIRIDIR.HAKKANİYETİ SAĞLAMAMAKTADIR.YİNE MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN KONUSUZ KALDIĞINA YÖNELİK KARAR VEREN YEREL MAHKEMENİN BU KARARI HUKUKA AYKIRIDIR VE KALDIRILMALIDIR.

Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/109 E. ve 2017/190 K. sayılı  06/04/2017 Tarihli Kararının hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılmalıdır ,işbu sebeple yerel mahkeme kararına dair İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNUYORUZ. Şöyle Ki;

1- İstinaf isteminde bulunan davacılar  murisi x’ye, davalı işleten  x’ya ait 33 BMA 47 plakalı araç ile sürücüsü davalı x tarafından “Batı İstikametinden GMK Bulvarını takibine geldiği Bahçeler Caddesi Kavşağı giriş kısmında yay kaldırımı bondür taşlarına çarptığı,kaldırıma çıktığı,tekrar yola inerek Bahçeler caddesini Batı-Doğu devam ettiği,kavşağın doğu kısmında tekrar yaya kaldırımı bordür taşlarına çarparak tekrar yaya kaldırımı üzerine çıktığı ve aracın ön kısımları ile yaya kaldırımı üzerinde …aracın yayaya çarptığı X tarihinde çarpılmış ve çarpmadan sonra x hayatını kaybetmiştir.(EK 1-Ölümlü Trafik Kazası Tespit Tutanağı)

DAVALI SÜRÜCÜ KASIT BOYUTUNA VARACAK DÜZEYDE AĞIR KUSURLUDUR. İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNAN DAVACILAR MURİSİ İSE KUSURSUZDUR:

2- Davalı sürücü x kullandığı X plakalı araç ile plakası belirlenemeyen başka bir araç ile hız yarışı yaptığı sırada kontrolünü kaybederek kaldırıma çıkmış ve kaldırımda (yaya yolunda) yürümekte olan istinaf isteminde bulunan davacılar murisi x’ye çarparak x’nin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Davalı sürücü x meydana gelen kazada kasıt boyutuna varacak düzeyde ağır kusurludur. Davalının meskun mahalde başka bir araç ile yarış yapması ve çok hızlı gitmesi karşısına çıkabilecek olası insan ölümlerini göze alarak araç kullandığını göstermektedir. Davalı x adeta trafik terörü estirmiştir.Yaya yolu olan kaldırımda yürümekte olan ve evine giden istinaf isteminde bulunan davacılar murisi x’ye çarparak hayatını kaybetmesine sebep olan bu olay kabul edilemeyecek düzeyde vahamet içersinde gerçekleşmiştir.

Yerel Mahkemede kazaya ilişkin tanıklarımız dinlenmiştir. Ancak davalı sürücü x’ın aracının çok hızlı olduğu ve yanındaki başka bir araç ile hız yarışı yaptığı ile kaldırıma çıkarak ağır kusur ile istinaf isteminde bulunan davacılar muris’inin ölümüne sebebiyet verdiğine ilişkin delillerimizden bir kısmı şöyledir:

2.1. X Cumhuriyet Savcılığı’nın X Soruşturma numaralı dosyasında bulunan MOBESE kayıtlarının çözümlenmesine dair X tarihli Cd Çözümleme Tutanağında: (EK 2- MOBESE kayıtlarının çözümlenmesine dair 15.01.2015 tarihli Cd Çözümleme Tutanağı)

“Resim-1’de Şüpheli araç ve yanında bulunan plakası, marka ve modeli belli olmayan bir aracın seyir halinde olduğu, araçların far ışıklarından anlaşıldığı kadarıyla yoldan geçen diğer araçlara nazaran süratli oldukları

Resim-2’de şüphelinin kullandığı araç GMK bulvarının kesişiminde bulunan sokağın girişindeki kaldırıma çarptığı ve aracın altından kıvılcımlar çıktığı,

Resim-3’de aracın sokağın diğer girişindeki kaldırıma vurarak havalanıp kaldırıma çıktığı Bu sırada aracın önünde çıkan  herhangi bir cisim veya şahıs veya silüet tespit edilemediği,

Resim-4’ de olaydan yaklaşık 20 saniye sonra markası, modeli ve plakası belli olmayan açık renkli  bir aracın ters yönden gelerek kaza yapan aracın yanına durduğu içinden şahısların indiği, 

Resim-5’de olay yerine ilk gelen aracın yaklaşık 1 dakika sonra olay yerinden ayrıldığı izlenmiştir.”

2.2. Mersin Cumhuriyet Savcılığı’nın 2015/2001 Soruşturma numaralı dosyasında bulunan Dunlop Lastikçilik isimli iş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarının çözümlenmesine dair 17.01.2015 tarihli Cd Çözümleme Tutanağında: (EK 3- DUNLOP Lastikçilik güvenlik kamerası kayıtlarının çözümlenmesine dair 15.01.2015 tarihli Cd Çözümleme Tutanağı)

“Resim-1) ‘de Kamera saatine göre X günü Saat:01:59:38’de GMK Bulvarı üzerinde biri beyaz renkli diğeri ise siyah renkli iki aracın yolun  sağ ve sol şeritlerinde yan yana hızlı bir  şekilde ilerlediği ve o esna da siyah  renkli aracın neden olduğu belli olmayan bir şekilde direksiyon  hakimiyetini  kaybederek yolun sağında bulunan kaldırıma çarpıp kaldırımın üstüne çıktığı izlenmektedir

(RESİM-2)’de Kamera saatine göre X günü Saat: X ‘ de kaza yapan siyah renkli aracın yanına beyaz renkli diğer aracın yol istikamet akışına ters olacak şekilde geldiği görünmektedir.

2.3. Ek 1’de sunduğumuz trafik kazası tespit tutanağında :

”X plakalı araç sürücüsü….güneyden kuzeye doğru yürüyen x’ye çarptığı ,duramayarak devam ettiği,tekrar yaya kaldırımı üzerinde bulunan demir aydınlatma direğine çarptıktan sonra durması sonucu ….aracın ve Elektrik direğinin maddi hasarı ile sonuçlanan Trafik Kazası meydana gelmiş olup ..Kazanın oluşumunda …kamyonet sürücüsü 2918 sayılı KYTK 52/b sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine,görüş,yol,hava ve Trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar kurallarını ihlal ettiği (ilk kaldırıma çarptıktan sonra aracın parçaları kopacak şekilde gittiği koptuğu ve 63 m sonra durabildiği,yaya kaldırımı üzerinde bulunan yaya’ya çarptığı,yaya x’nin …kazanın oluşunda kural ihlali olmadığı” şeklinde tutanak tutulmuştur.

İşbu tutanaklarda görüldüğü gibi davalı x’ın kullandığı araç ile yanında bir başka araç oldukça süratli olarak yol üzerinde yan yana seyir etmektedirler. Davalı x’ın kullandığı araç aşırı hızdan ve yarıştığı diğer aracın manevrasından ötürü kaldırıma çarparak kaldırıma çıkmıştır.Olaydan hemen 20 saniye sonra birlikte yarıştığı araç ne olduğunu anlamak için Yunus TAN’ın yanına gelmiş daha sonra olay yerinden kaçmıştır.x ile yarıştığı araç arkadaş olmasından ötürü diğer araç yanına gelmiştir.Yoksa hayatın olağan akış kuralları içerisinde hiçbir araç normal yolundan ters istikamete girerek kazaya bakmak için geri dönmezdi.x ile yarış yapan araç yardım etmek için de geri gelmemiştir.Yardım etmek için gelseydi araçtan iner,yaralıları hastaneye götürür,olay yerinden kaçmazdı.Başka bir anlatımla yardım etmek için gelen araç kaçmazdı.Yine trafik kaza tespit tutanağında da davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu ancak istinaf isteminde bulunan davacılar murisinin kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3-) İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNAN DAVACI MÜVEKKİLLER MİRAS BIRAKAN İŞ ADAMI EKREM EKİCİ DAVALILARIN KUSURLARI İLE HAYATINI KAYBETMESİ SEBEBİYLE CİDDİ ANLAMDA MANEVİ ZARARA UĞRAMIŞTIR. İŞBU ZARAR DAVALILAR TARAFINDAN TAZMİN EDİLMELİDİR:

İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi x kaldırımda yürürken davalı x’ın araç ile çarpması sonucunda hayatını kaybetmiştir. İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi istinaf isteminde bulunan davacı x’nın eşi ve diğer istinaf isteminde bulunan davacıların babasıdır.Bu ani ve beklenmedik olay sonucunda eşi ve babasını kaybetmenin etkisi ile istinaf isteminde bulunan davacılar ciddi anlamda psikolojik ızdırap çekmişlerdir.İstinaf isteminde bulunan davacıların yaşadığı acıyı işbu dilekçe ile tarif etmenin mümkün olmadığını düşünmekteyiz. İstinaf isteminde bulunan davacı müvekkillerin tamamı derin acı ve ızdırap içerisindedirler.

İstinaf isteminde bulunan davacılar Murisi’nin ölümünden sonra eşi x psikiyatrik yardım almaya başlamıştır. Bu sebeple T.C. Sağlık Bakanlığı Mersin Toros Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine kaldırılmış ve  bu hastane tarafından kendilerine psikiyatrik ilaçlar yazılmıştır.(EK 4- T.C. Sağlık Bakanlığı Mersin Toros Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr.Hidayet ÖNER tarafından düzenlenmiş istinaf isteminde bulunan davacıya ait psikiyatrik reçeteler)

İşbu reçeteden de görüldüğü gibi istinaf isteminde bulunan davacılar murisinin ölümü istinaf isteminde bulunan davacılarda derin ızdırap ve acı yaratmıştır. İstinaf isteminde bulunan davacı eş ve çocuklar sürekli olarak bayılmakta,kendilerini kaybetmekte,yalnızlık ve umutsuzluk içinde hayattan kopuk şekilde yaşamaktadırlar.İstinaf isteminde bulunan davacı müvekkillerin acısı kolay kolay dindirilemeyecek boyuttadır.Ülkemizdeki hukuk sistemi ve kültürünü gözeterek buna rağmen oldukça düşük rakamlarda manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.

4-) İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNAN DAVACILAR MURİSİ’NİN HAYATINI KAYBETMESİ SEBEBİYLE DESTEĞİNDEN YOKSUN KALAN EŞİ x İLE ÖZÜRLÜ OĞLU x CİDDİ ANLAMDA MADDİ ZARARA UĞRAMIŞTIR,MURİSİN EŞİ BEDİA HAKKINDA ÖDEME YAPILMIŞ OLSA DAHİ x İLE İLGİLİ BİR ÖDEME YAPILMAMIŞTIR,MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KONUSUZ KALDIĞINA İLİŞKİN KARAR BU NEDENLE KALDIRILMALIDIR:

Davalı X Sigorta tarafından sadece maddi tazminat alacağı için dava açıldıktan sonra X TL asıl alacak, X TL faiz X başlangıç, X TL sigortaya ait karşı dava vekalet ücreti, X TL yargılama gideri olmak üzere toplam X TL’lik ödeme davalı X ile ilgili olarak X tarihinde yapılmıştır.

İşbu ödeme X ile ilgili olarak münhasıran maddi tazminat alacağı ile ilgili olarak yapılmıştır. x ile ilgili bir ödeme yapılmamıştır.Bu sebeple yerel mahkeme kararı kaldırılmalıdır.Davacı x özürlü olmasına rağmen bu konuda rapor alnmadan değerlendirme yapılmasına itiraz ediyoruz.Davacı x özürlüdür.Hakkında rapor alınmalıdır.Özürlü olup olmadığı tespit edilmeden medeni haklarını kullandığı kabul edilerek rapor oluşturulması kabul edilemez.Rapora bu yönden itiraz ediyoruz.

İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi x iş adamı olarak çalışan bir insandı. Aylık geliri en az 5.000 TL civarındaydı. İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi’nin ölümü sonucunda eşi Bedia istinaf isteminde bulunan davacılar murisinin desteğinden yoksun kalmış olup istinaf isteminde bulunan davacılar murisinin ölümü ekonomik olarak mahvolmasına sebep olmuştur.

İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi xİ’nin ölümü ile destekten yoksun kalan istinaf yoluna başvuran davacı x özürlü olup yardıma muhtaç bir insandır.İstinaf isteminde bulunan davacı x herhangi bir işte çalışamayacak kadar fiziksel ve zihinsel özrü bulunmaktadır.İstinaf isteminde bulunan davacı x’nin fiziksel ve zihinsel özür oranı ile çalışıp çalışamayacağının tespit edilmesi için bir devlet hastanesine yerel mahkeme tarafından gönderilmesini talep etmiş idik.

Zira istinaf isteminde bulunan davacı tek başına evinden herhangi bir yere gidebilme kabiliyeti olmayan,bir işi beceremeyen, para sayamayan,küçük insan ile büyük insan ayrımı yapamayan,konuşma bozukluğu olan,ayrıca psikolojik ve psikiyatrik bazı hastalıkları bulunan bir kişidir.İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi baba x ölmeden önce oğlu x’nin geçimini de kendisi sağlamaktaydı.İstinaf isteminde bulunan davacılar murisi baba’nın ölümü ile x babasının yardımdan mahrum kalmıştır.Hasta ve bakıma muhtaç olan,çalışma ve iş yapma kabiliyeti bulunmayan x’nin başkaca hiçbir geliri olmaması sebebiyle mevcut durumda maddi olarak mahvolmuş,içler acısı bir durumdadır.

İstinaf isteminde bulunan davacı xİ’nin bu durumunu SGK kayıtları da ispat edecektir.İstinaf isteminde bulunan davacı x’nin hiçbir sigorta girişi bulunmamaktadır.Zira çalışma kabiliyeti yoktur.

5-DAVALILAR MÜTESELSİLEN İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNAN DAVACI MÜVEKKİLLERE KARŞI SORUMLUDUR, AK SİGORTA A.Ş’YE YÖNELİK MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNİN KONUSUZ KALDIĞINA DAİR KARAR HUKUKA AYKIRIDIR.

Davalı Ak Sigorta X numaralı trafik sigortası ve varsa diğer poliçeleri ile davalı Euroko Sigorta X Kasko ve İhtiyari Mesuliyet Sigortası ve varsa diğer poliçeleri sebebiyle 33 BMA 47 plakalı aracın sigortalarını yapan firmalardır.Bu sebeple sigorta şirketleri sigorta poliçesinden kaynaklı ve sigorta poliçesi teminat klozları ile sınırlı olarak yasal sorumluluk miktarınca diğer davalılarla birlikte müteselsilen dava edilmiştir.

SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda ve Yerel Mahkeme dosyasında arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle;

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin X sayılı  X Tarihli Kararının manevi tazminata yönelik KISMEN REDDOLUNAN kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması,

Bu neticede Euroka Sigorta şirketi lehine kısmen reddedilen kısım üzerinden belirlenen vekalet ücreti kararının kaldırılması,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz. tarih

              İstinaf İsteminde Bulunan

   Davacılar Vekili

             Av. Saim İNCEKAŞ

İstinaf Dilekçesi Örneği (Nafaka Borcu Sebepli) -2-


BAM İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE

Sunulmak Üzere

İCRA HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO                            :

KARARI İSTİNAF EDEN

DAVACI                                   :   

DAVALI                                   :

VEKİLİ                                    :

TALEP KONUSU                   :

1-Yukarıda esas numarası belirtili Mahkemeniz dosyasında 20.11.2019  tarihinde verilen karar usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile istinaf ediyorum. İlk derece mahkemesinin kaldırılması ve taleplerim yönünde karar verilmesini sayın yüksek mahkemenizden talep ederim.

2- Davalı-Alacaklı eski eşim Ö T ile  Aile Mahkemesinin  E.  K. Say. Dosyasının neticesinde 2016 tarihi itibari ile boşanmış bulunmaktayım. Boşanma kararı sonrasında ise kısmen de olsa aldığım işsizlik maaşımdan alacaklının nafaka alacağını ödedim.

3-  04.10.2016-10.09.2019 tarihlerini kapsar nafaka borcumu 35 Ay boyunca düzenli olarak ödedim. Yaptığım ödemelerin miktarlarına bakılınca bahse konu ödemelerin nafaka borcuna istinaden olduğu açıkça anlaşılacaktır. Bu husus ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmamış ve bu nedenle hüküm yanılgıya düşülerek kurulmuştur. Bu nedenle hukuka aykırı şekilde eksik inceleme neticesinde verilen iş bu kararı kabul etmiyorum ve kararı istinaf ediyorum.

4- Yaptığım ödemeler ekonomik gücümü zorlayacak düzeyde olan ödemelerdir. Bir dönem işsiz olmam ve şuanda asgari ücret ile çalışan birisi olarak eski eşimin nafaka alacağına karşılık banka dekontları ile de ödediğim sabit olması karşısında benim bir daha bu ödemeleri tekraren yapmam telafisi güç ve imkansız ekonomik çöküntülere neden olacaktır.

5-İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı kabul etmiyorum. Şöyle ki, banka ödemelerine açıklama getirilmemesi veya bu ödemelerin “ahlaki olarak yapılan ödemeler” şeklinde yorumlanması hukuka ve adalete aykırıdır. Vatandaş olarak bu ödemeleri iyi niyetli olarak yapmama ve bu ödemelerin sadece banka havalesine açıklama kaydı geçilmemesi aşırı şekilci bir uygulama olacaktır. Bu durum benim hak kaybıma neden olacaktır. Bu nedenle mahkeme eksik inceleme yaparak; ilgili bankalara müzekkere yazmadan ve bunların cevabını dahi beklemeden hüküm kurması hatalıdır. Tüm bu hususlar bozma nedeni teşkil etmektedir.

6-Yukarıda anlatılan nedenler istinaf talebimin kabulü ile Sayın Yüksek Mahkemenizin resen gözeteceği sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davamın kabulüne karar verilmesini saygılarımla talep ederim. tarih

KARARI İSTİNAF EDEN

                                     DAVACI

Hukuk İstinaf Dilekçesi -3-

X BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE

Gönderilmek Üzere

X SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO               :

İSTİNAF EDEN

DAVALILAR           :

VEKİLİ                     :

DAVACI                   :

VEKİLİ                     :

DAVALI                   :

KONUSU                  : Sulh Hukuk Mahkemesinin X tarihli X Karar sayılı kararının istinaf incelemesi istemimizden ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ    :

AÇIKLAMALAR    :

Davacının … tarihli davasında yapılan yargılama sonucunda … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarihli … ve … Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile X Parsel sayılı taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından ve ivaz ilavesi yapılsa dahi aynen taksimi mümkün olmayacağının anlaşıldığından bahis ile ortaklığın aleni açık arttırma sureti ile satış yoluna gidilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin … tarihli ara kararı gereği dava konusu iki taşınmaz için bilirkişi marifetiyle rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. İş bu bilirkişi raporu …. tarihinde mahkemeye sunulmuştur.

…Tarihli bilirkişi raporunda Dava konusu taşınmazlardan …. ‘’Tarla’’ niteliğindeki taşınmazın X m2 yüz ölçümlü olduğu X Belediyesi, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nin X tarih ve X sayılı imar durumu belgesinde; X 2 TVK Bölge Komisyonunun 11/01/2018 gün ve 316 sayılı karar gereği Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanında, 16/01/2004 gün ve 11025 Sayılı Koruma Amaçlı İmar Planında Tarımsal Niteliği Korunacak alanda kalmaktadır. 5403 Sayılı Toprak Kanunu Hükümlerine tabidir. Yapılaşma oranı ve Yapı büyüklüğü Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden Alınacak Toprak Sınıfına ait belgeye istinaden ekte sunulan plan hükümlerine göre belirlenecektir. Şeklinde tespit edilmiştir.

İş bu taşınmazın üzerinde herhangi bir yapı ve muhdesat olmadığı görülmüş olup taşınmazın boş durumda olduğu tespit edilmiş ve parselin yola cephesinin olmadığı görülmüştür. X tarihli bilirkişi raporunda iş bu taşınmazın çevresel özellikleri için taşınmazın temel belediye ve Kamu hizmetlerinden yararlandığını plaja 1.00 Km yakın olduğu ve Çeşme İlçe merkezine 3.00 Km uzaklıkta olduğu Dalyan Marina’ya 2.00 Km yakınlıkta olduğu tespit edilmiş ve iş bu taşınmazın merkezi konumu tespit edilmiştir. Tüm bunların yanında ulaşım yönünden otobüs ve minibüsten yararlanmakta olduğu da tespit edilmiştir.

X Tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlardan İzmir ili X ilçesi X Parsel sayılı taşınmazın ‘’Arsa’’ niteliğindeki taşınmazın X m2 yüz ölçümlü olduğu X 2 TVK Bölge Komisyonunun X gün ve 71 sayılı kararı gereği Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında, 16/01/2004 gün ve 11025 sayılı Koruma Amaçlı İmar Planında Turistik Tesis alanında kalmakta olduğu, tesis tek bağımsız birim sayılacağı, inşaat ruhsatı verilmeden önce Turizm Yatırım Belgesi alınmasının zorunlu olduğu ve Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine ilişkin Yönetmelik Hükümlerine uyulacaktır şeklinde tespit edilmiştir.

Dava konusu taşınmazın denize yaklaşık 500 metre mesafede, plaja 1.00 Km mesafede, Çeşme Merkezine yaklaşık 3.00 Km, Dalyan Marina’ya yaklaşık 2.00 Km mesafede olduğu tespit edilmiş ve taşınmazın temel belediye ve kamu hizmetlerinden yararlanması ile birlikte ulaşım yönünden ise otobüs ve minibüsten yararlanmakta olduğu tespit edilmiştir.

06/05/2019 Tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 130 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz için m2 başına 450,00 TL/m2 bedel hesap edilmiş ve diğer taşınmaz 7938 ada 4 parselde kayıtlı taşınmaz için ise m2 başına 1.750 TL/m2 olarak bedel hesap edilmiştir. İş bu bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar için komşu taşınmazlara göre değer attıran özelliklerinin tespit edilmiş olmasına rağmen taşınmazların değerleri rayiç değerlerinin çok altında hesaplanmıştır.

Taşınmazlar için biçilen değerlerin emsal taşınmaz değeriyle karşılaştırıldığında çok düşük olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu taşınmazların rayiç bedelleri tespit edilenden çok daha fazladır. Taşınmazların mevkileri ile raporda belirtilmemiş olan emsallerinin raporda belirtilmemiş ve yeterli araştırmaların yapılmamış olduğu görülmektedir.

İş bu bilirkişi raporu esas alınarak mahkeme tarafından hüküm kurulması hatalı olmuş satış bedeline olumsuz yönde etki edeceğinden müvekkillerin payları da olumsuz etkilenecektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurma zaruretimiz hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda ve Yerel Mahkeme dosyasında arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle;

  • Yerel Mahkemenin 2018…. Esas ve …. Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasınıve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda karar verilmesini,
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı (davalı) tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz.

DAVACILAR VEKİLİ

Ceza İstinaf Dilekçesi

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRESİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO:

KARAR NO:

İSTİNAF BAŞVURUSU
YAPAN SANIK:

VEKİLİ:

KONU: Yerel Mahkemenin sanık ……………. hakkındaki mahkumiyet kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi, davanın yeniden görülmesi mümkün değil ise hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR :

1- OLAYIN KISA ÖZETİ:

Öncelikle her ne kadar müvekkil hakkında basit dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olsa da müvekkilin dosyada atılı suçun kanuni tanımında yer alan fiillerden herhangi birini gerçekleştirdiğine dair dosyada aleyhine somut delil bulunmamaktadır.

Soruşturmanın başlamasına ve iş bu davanın açılmasına neden olan tek şey suçun asıl fail veya şüphelileri tarafından maddi olaylar ile ilgili vermiş oldukları ifadelerdir.

Sanık ………… kolluktaki ifadesinden, son beyanına kadar yargılamanın tüm aşamalarında tutarlı ifade vermiş ve basit dolandırıcılık suçunu işlemediğini, para çeken kişiler ile maddi olay bakımından bir ilgisinin bulunmadığını izah etmiştir.

MÜVEKKİLİN SUÇU İŞLEDİĞİNİ GÖSTERİR SOMUT DELİL BULUNMAMAKTADIR.

Müvekkilin atılı suçun kanuni tanımında yer alan fiillerden herhangi birini gerçekleştirmediği dosya kapsamı ile ortadadır. Olay öncesinde de herhangi kimse ile dolandırıcılık suçuna ilişkin bir ilişkisinin olduğu veya kimseden para aldığı, müştekilere yönelik herhangi bir telefon görüşmesi yaptığını veya ilgili görüşmeyi yapanlarla birlikte hareket ettiğini gösterir hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Müvekkilin olay öncesinde atılı suçu işlediğine yönelik fiziki takip, teknik takip gibi somut unsurların bulunmadığı hususu da dosya kapsamı itibari ile açıktır. Sanığın basit dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak müştekileri arama, havale yapma veya gönderilen paraları bankadan çekme amacı içerisinde bulunup bulunmadığının tespiti yapılmamıştır. Mahkemenin gerekçesi soyut ve niyet okumaktan ibarettir.

Ayrıca somut iddialara ilişkin incelemede de dolandırıcılığa ilişkin herhangi bir görgüye dayalı bilgiden bahsedilmediği, para alışverişine ilişkin görgü tanıkları bulunmadığı ve bu yönde herhangi bir delilin de bulunmadığı, dosyada müvekkilin dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin yeterli delil elde edilemediği, ceza yargılamasında asıl olanın maddi hakikatin tüm çıplaklığı ile ortaya çıkarılması olduğu, savunmanın aksinin kati delillerle ispatlanamadığı, sanık hakkında şüphe oluştuğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

6- SAVUNMA OLARAK SORUYORUZ

  • Müvekkilin telefon ile müştekileri aradığına ilişkin telefon kaydı var mıdır?
  • Müvekkilin iddia edildiği gibi para teslim aldığına dair, görüntü, kayıt, görgü tanığı var mıdır?
  • Para çekildiği döneme ilişkin müvekkil ile …………… arasında herhangi bir irtibat olduğunu gösterir telefon kaydı raporu mevcut mudur?
  • Diğer sanık ………… ile birlikte suç işlediklerine dair  müşteki ifadesi, tanık ifadesi, görüntü kaydı var mıdır?
  • Teknik takip, iletişimin tespiti, gizli soruşturmacıya dayanarak elde edilmiş deliller var mıdır?

Yüksek mahkemenizce değerlendirildiğinde, görüleceği üzere sorulan bu soruların hepsi cevapsız kalmaktadır. Ceza Muhakemesi açısından yukarıda yapılan açıklamalar bağlamında; maddi deliller değerlendirilirken aşağıdaki hususların yargılamayı yapan yerel mahkemece göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

  • Hazırlık soruşturmasında elde edilen deliller ‘’hazır’’ delil olmayıp, duruşma açısından her zaman şüphe sebebidir.
  • Delil, yargılama sürecini kapsayan son soruşturma sırasında elde edilecek ve tartışma sonucu kabul edilebilecek nitelikte sayılması durumunda, kanıt değeri taşıyabilecek bir terimdir.
  • Deliller değerlendirilirken akla,mantığa, hukuka uygun olarak yorumlanmalı ve değerlendirilmelidir.
  • Delil, temsil ettiği olgularla birlikte değelendirilmelidir.
  • Varsayımlara dayanarak yorum yapılması ‘’ Ceza Muhakemesi Hukuku’’ nun ana ilkelerine aykırıdır.
  • Kuşkunun giderilmediği durumlarda ceza mahkumiyetine gidilemez.
  • Kanıtlardan yola çıkılıp, faile ulaşıldığında, kanıtların kişilerin cezalandırılmasına yeterli,maddi,kesin ve inandırıcı, kuşkudan arınmış olması gerekir.

8- SONUÇ OLARAK

Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında “Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri kuşkudan sanığın yararlanması ilkesidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesi için suçun kuşkuya yer olmayacak şekilde ispat edilmiş olması gerekir. Kuşkulu ve aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet kurulamaz. Ceza mahkumiyeti ihtimallere değil kesin ve açık ispata dayanmalıdır. İspat teorik de olsa hiç bir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında, mahkumiyet büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçmenin tek yolu budur.” şeklinde ifade edilmiştir.

Tüm bu nedenlerle kanaatimizce sanık ve müşteki soyut beyanları dışında müvekkilin atılı suçu işlediğine dair dosyada hiçbir somut delil yoktur.

HUKUKİ NEDENLER: TCK, CMK ve ilgili mevzuat ile yüksek yargı içtihatları, doktrin

DELİLLER: Telefon kayıtları, Banka Kayıtları,

İSTEM VE SONUÇ: Yukarıda izah ettiğimiz gerekçe ve resen gözetilecek nedenler birlikte değerlendirilerek; YEREL MAHKEME KARARININ KALDIRILARAK DAVANIN İSTİNAF MAHKEMESİNDE YENİDEN GÖRÜLMESİNE ve BERAAT kararı verilmesine, ceza davasının istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, HÜKMÜN BOZULMASINA VE DOSYANIN YENİDEN KARAR VERİLMEK ÜZERE YEREL MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİNE Karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Usul Yönünden İstinaf Dilekçesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO                      :

KARAR NO                     :

İSTİNAF BAŞVURUSU

YAPAN DAVALI            :

VEKİLİ

DAVACI                          :

VEKİLİ

TALEP KONUSU        : İlk derece mahkemesi kararının usulen hukuka aykırı olması sebebi ile; istinaf başvurumuzun kabulüne karar verilerek ; hükmün bozulması, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi, hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görüşülmesine karar verilirse, ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılması ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde hükmün başvurumuz doğrultusunda düzeltilerek onanması talebini muhtevidir.

TEBLİĞ TARİHİ:

AÇIKLAMALAR:

Davacı vekili dava dilekçesinde, … vaki 115 ada 2 parselde kayıtlı gayrimenkul taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın ve bu binanın eklentisi mahiyetindeki ikinci deponun muris …’a aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince davacının taleplerinin kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir.

İşbu davanın kısmen kabulüne rağmen Davalıların tamamı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.  İlk derece mahkemesi yalnızca … aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmetmiştir. HMK m.326/1,2’ye göre, Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Bununla birlikte  kabul beyanında bulunan taraf davada aleyhine hükmedilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Kısmi kabul yapılmışsa, yargılama giderleri feragat edilen kısma göre belirlenir.

Harçlar Kanunu’n 22. Maddesi’ne göre, davayı kabul eden davalı karar ve ilam harcının 2/3’sini ödeyecektir. Kabul delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmesinden önce yapılırsa, tarife ile belirlenen vekalet ücretinin yarısına; daha sonra yapılmışsa tamamına hükmedilir. Kabul ilk celsede gerçekleşirse, karar ve ilam harcının 1/3’ü davalıdan tahsil edilir. Dolayısıyla  davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte aleyhimize hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin diğer davalılara sirayet etmemiş olması hukuka açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

Davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmaz davacı ve davalılar adına elbirliği mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Davanın değeri ise muhdesatın davalıların paylarına isabet eden değeridir. Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 Sayılı HMK’nun 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir. Nitekim Yargıtayın yerleşmiş içtihadı da bu yöndedir.

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E.2016/1227 K. 2016/3337 T. 25.2.2016

“…davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu … parsel sayılı taşınmaz davacı ve davalılar adına elbirliği mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Davanın değeri ise muhdesatın davalıların paylarına isabet eden değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 Sayılı HMK’nun 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken; bunların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı … vekilin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu sebeple bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).”

Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin, 492 sayılı Harçlar kanunu tarifesi gereğince dava konusu muhdesatların keşfen belirlenen değerleri (140.987,00) üzerinden hesaplanarak alınması gereken 9.630,82 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.408,33 TL. harcın mahsubu ile bakiye 7.222,49 TL. harcın;  yargılama nedeni ile yapılan ve davacı tarafından karşılanan 44,40 TL. başvurma,  2.408,33 TL. karar ve ilam harcı ile 1.816,80 TL. tebligat, posta keşif ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.269,53 TL. yargılama giderinin, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T doğrultusunda dava konusu muhdesatların keşfen belirlenen değerleri (140.987,00 TL.) üzerinden hesaplanarak belirlenen 17.343,76 TL. nispi vekalet ücretinin davalılar Şerafettin  Çakır, Olgun ÇAKIR ve müvekkilim Elif ATAÇ’tan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi yerinde olmayıp kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER           : HMK, Yargısal İçtihatlar ve İlgili Yasal Mevzuat

HUKUKİ DELİLLER           : Dava dosyası, Bilirkişi Raporu, tanık, yemin ve sair deliller

SONUÇ VE İSTEM      : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle istinaf incelemesi neticesinde ;

İstinaf başvurumuzun kabulüne,

Hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilirse; ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurulmasına, anılan hükmün başvurumuz doğrultusunda düzeltilerek onanmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ederim.

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Son düzenleme tarihi 22 Ekim 2020 19:20

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.