Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

İşten Ayrılan Doktorun Resmi Hastane Tarafından Paylaşılırsa Ne Olur?

Doktor çalıştığı hastaneden ayrılmasına rağmen hastanenin internet sitesinde doktora ait resimlerin yayımlanmaya devam etmesi haksız rekabete yol açar. Böyle bir durumda doktor lehine maddi ve manevi tazminat verilir ve içeriklerin kaldırılmasına karar verilir.

Av. Saim İncekaş tarafından emsal bir olay aşağıda yer alan Yargıtay kararıyla birlikte incelemiştir.

Yargıtay Kararı:

Davacının İddiası

KARAR : Davacı vekili, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı ve doçent doktor olan müvekkilinin, 01/06/2008 – 12/03/2010 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde ve aynı adreste faaaliyet gösteren Boğaziçi Tıp Merkezi Hastanesi’nde çalıştığını, müvekkilinin ekseriyetle kendi hasta portföyü üzerinde ameliyatlarını gerçekleştirdiğini, işçi statüsünde değil, kendi Bağ-Kur primlerini kendi yatıran bir serbest çalışan statüsünde nevi şahsına münhasır sözleşme ile çalıştığını, müvekkilinin yaklaşık sekiz ay önce davalı şirkete ait hastane ile bütün bağını kopardığını ancak, davalı tarafın “www.b…s…com.tr” adresine kayıtlı internet sitesi üzerinden yaptığı tanıtımlar ile müvekkiline ait eserleri tanıtım ve reklam aracı olarak kullandığını ve bu konuda ne müvekkilinin ne de tanıtım amaçlı olarak resimlerini kullandığı ve bu surette özel hayatlarının gizliliğini ihlal ettiği hastaların muvafakatini almadığını, kaldı ki bu hastaların davalı şirket hastanesinde dahi ameliyat edilmediklerini, müvekkilinin davalı şirket hastanesinin kendisine tahsis ettiği bilgisayarına yaptığı arızi kayıt ve yüklemelerin istismar edilmek suretiyle müvekkilinden gizli ve habersiz olarak alındıklarını, müvekkilinin esetetik cerrahi alanında yaptığı ameliyatları ve çalışmalarının eser niteliğinde olup, kendisinin de eser sahibi olduğunu, davalıların eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tecvüzün ref’i ve men’ini, 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, haksız eylemin işleniş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 20.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalının Savunması

Davalılar vekili, müvekkili Ö. A. yönünden husumet itirazında bulunmuş, davaya konu fotoğrafların eser niteliği taşımadığını, fotoğrafların müvekkili şirkete ait hastanenin internet sitesinden estetik ameliyatlar hakkında bilgi almak isteyen hastalara e-mail yoluyla gönderilen bilgilendirme amaçlı fotoğraflar olduğunu, internet sitesine her giren kişinin bu fotoğraflara ulaşamayacağını, davacının müvekkili şirkete ait hastanede çalıştığını, müvekkili hastanesinde yaptığı ameliyatlara dair ve daha önce yapmış olduğu ameliyatlara dair fotoğrafları kendisinin müvekkili şirkete ait internet sitesinde yayınlanmak üzere verdiğini ve yayınlanmasını istediğini, bu fotoğrafların davacının hastanede çalıştığı dönemde de aynı şekilde internet sitesine istek gönderen hastalara e-mail olarak gönderildiğini, fotoğraflarının davacının bilgisi ve istemi dahilinde yayınlandığını, fotoğrafların hepsinin davacıya da ait olmadığını, hastanede çalışan diğer doktorlara ve hastalarına ait fotoğrafların da bulunduğunu, davacının kötüniyetli olup, tazminat istemi dayanaklarının gerçekçi ve hukuki olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin Kararı

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, plastik cerrah olan davacının davalı şirkete ait hastanede hekim olarak görev yaptığı dönemde mesleği gereği kendisini tercih ederek ve yapılan işlemin özellikle estetik nitelikli olması sebebiyle, aralarında hasta-doktor ilişkisi çerçevesinde oluşan güvene dayalı olarak, gerek ameliyat öncesi, gerekse ameliyat sonrası oluşturulan ve bir çoğunun yüzünü de gösterir fotoğrafların, davacıdan izin alınmaksızın kullanıldığı, yapılan ameliyat işleminin eser niteliği ile ilgili uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken bir durum mevcut olmayıp, fotoğraflarla ilgili FSEK kapsamında ve eser niteliğinde olduğu yönündeki iddianın, fotoğrafların davacının hususiyetini taşımaması sebebiyle ve FSEK’in 84. maddesi hükmü karşısında ve davalının fiilinin FSEK 84. kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmesi sebebiyle, davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulü ile, davacının mesleği gereği yaptığı ameliyatlar sonucu elde edilen görselleri içeren fotoğrafları davalı şirketin internet sitesinde kullanmak suretiyle haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiğinin tespiti ile men ve ref’ine, davalının “www.b…s…com.tr” adlı sitede davacının hastalarını ameliyat sonucu oluşturduğu fotoğrafların ilgili sayfalardan çıkartılmasına, takdiren 15.000,00 TL maddi ve haksız fiilin niteliği, yoğunluğu ve tüm deliller göz önünde bulundurularak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın, 07/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, her ne kadar davalı Ö. A., diğer davalı şirketin temsilcisi sıfatını taşımakta ise de, haksız fiilin davalı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olması sebebiyle, yönetim kurulu başkanı dahi olsa davalının fiilinden şahsen sorumlu tutulamayacağından bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.1-) Mahkemece verilen karar her ne kadar davalılar vekili tarafından davalı Ö. A. yönünden de temyiz edilmiş ise de, işbu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verildiğinden kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, davalı Ö. A. yönünden davalılar vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2-) Davalılar vekilinin davalı şirket yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece 5846 Sayılı FSEK’in 84. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmiş olmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin davalı Ö. A. yönünden temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğu sebebiyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin davalı şirket yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.280,81 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi (T.C.YARGITAY11. HUKUK DAİRESİE. 2015/5491K. 2015/13272T. 9.12.2015)

Son düzenleme tarihi 9 Kasım 2020 14:01

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.