İstek yoksa iştirak nafakasının her yıl ÜFE oranında arttırılmasına karar verilemez- Yargıtay Kararı

İstek yoksa iştirak nafakasının her yıl ÜFE oranında arttırılmasına karar verilemez

“Davacı, Bigadiç Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/11/2006 tarih, 2006/235 Esas 2007/13 Karar sayılı karan ile davacı adına 200,00 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuk için 225,00 TL iştirak nafakası taktir edildiğini ve nafakalann her yıl TÜFE oranına göre arttınlmasına karar verildiğini ancak aradan geçen süre içerisinde ödenen nafakalann yetersiz kaldığını ileri sürerek, aylık 200.00 TL olan yoksulluk nafakası ile aylık 225.00 TL olan iştirak nafakasının her birinin 200.00’er TL artınlmasma karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, talep edilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücü olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 30.03.2015 tarih ve 2014/16970 esas, 2015/5151 karar sayılı ilamı ile; “…sair temyiz itirazlarının reddi ile, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak; uygun bir iştirak nafakası artışına hükmetmek olmalıdır” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı Fatma Sefa için istenen nafaka artınm talebinin reddine, davacı Fatma Sefa’nın kendi adına asaleten kızı Duygu Günay’a velayeten açtığı nafakanın arttırılması talebinin kısmen kabulü ile küçük Duygu Günay için Bigadiç Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2006/235 Esas 2007/13 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen ve TÜFE endeksine göre aylık arttırılmış olan nafakanın dava tarihindeki değeri üzerine 160,00TL daha eklenerek artınmasına karar verilmiştir.

Hükmün davalı tarafça temyizi üzerine bu kez Dairemizin 02/03/2017 tarih ve 2016/6161 esas, 2017/2372 karar sayılı ilamı ile, “…Somut olayda; daha önce hükmedilen ve TÜFE endeksine göre aylık arttırılmış olan nafakanın, dava tarihindeki değeri üzerine 160,00 TL daha eklenerek artınLmasına karar verilmiş, ancak üzerine 160,00 TL eklenecek değer olan TÜFE endeksine göre arttırılmış miktarın ne kadar olduğu belirlenmediğinden sonuç nafaka miktarı belirsiz kalmıştır. Karar bu haliyle infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Hal böyle olunca, mahkemece; infazda tereddüte yol açmayacak şekilde, hükümde karar verilen sonuç nafaka miktarının belirtilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı Fatma Sefa için verilen karar bozmaya konu olmadığı ve bu şekilde kesinleştiği için bu konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına, küçük Duygu Günay için Bigadiç Aile Mahkemesinin 2006/235 Esas 2007/13 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen ve TÜFE endeksine göre aylık arttırılan ve dava tarihindeki değeri 358,50-TL olan iştirak nafakasının 160,00-TL arttırılarak toplam aylık 518,50-TL

iştirak nafakası olarak dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Ancak, HMK. 26.md. hükmü gereğince hakim davacının talebi ile bağlı olup, talepten başka bir şeye ya da fazlasına karar veremez Mahkemece davacının talebi olmadığı ve davalı tarafından usulüne uygun harç yatırılarak açılmış bir dava olmadığı halde nafakanın bundan sonra her yıl “ÜFE” oranında arttırılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve “hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından, hükmün HUMK 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “Arttırılan nafakanın her yıl belirlenen TUÎK’in yayınladığı ÜFE oranında arttırılarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadesinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına,” (Y3HD, 15.01.2018, E. 2017/16737, K. 2018/51)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 22 Nisan 2020 07:16

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.