Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Islah Dilekçesine İtiraz/Cevap Dilekçesi

Islah Dilekçesine Nasıl İtiraz Edilir? Islah Dilekçesine Karşı Cevap Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Islah dilekçesine karşı cevap dilekçesinin nasıl hazırlanacağını bu yazımızda ele aldık. Islah dilekçesine cevap veya ıslah dilekçesine itiraz konulu dilekçelerde dikkat edilmesi gerekenleri bu yazıda bulabilirsiniz.

Islaha İtiraz-Cevap Dilekçesi -1-

ADANA 12. İŞ MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO          :

DAVALI                : Adana İşçi-İşveren Avukatı Saim İNCEKAŞ

VEKİLİ                 :

DAVACI               :

VEKİLİ                 :

KONU   :  Islah dilekçesine karşı itirazlarımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR  :

DAVACI, 29/07/2019 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORU DOĞRULTUSUNDA DAVASINI ISLAH ETMİŞTİR. SAYIN MAHKEMEYE 19/08/2019 TARİHİNDE SUNMUŞ OLDUĞUMUZ DİLEKÇEMİZ İLE RAPORDAKİ EKSİKLİKLERE VE HUKUKA AYKIRILIKLARA İTİRAZ EDİLMİŞ OLUP, DAVACININ BU EKSİKLİKLER GÖZETİLMEDEN EKSİK BİLİRKİŞİ RAPORU DOĞRULTUSUNDA ISLAH TALEBİ HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR.

Davacı, yanlış hesaplamalar ve hukuka aykırı birçok husustan oluşan, 19/08/2019 tarihli dilekçemiz ile itirazlarımızı belirttiğimiz 29/07/2019 tarihli Bilirkişi Raporu doğrultusunda dava değerinin arttırılması talebinde bulunmuştur.

Bilirkişi Raporuna beyanlarımızı içerir dilekçemiz ile de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının ıslah talebini dayandırdığı bilirkişi raporunda esaslı maddi ve hukuki hatalar mevcut olup itirazlarımıza konu teşkil etmektedir.

Davacı yanın taleplerine  karşı zaman aşımı def’inde bulunuyoruz. Arttırılan tutarlar zamanaşımına uğramıştır. Böyle bir alacağa hükmedilecek olsa dahi zamanaşımı nedeni ile alacağa hükmedilemeyecektir. Hükmedilecek olsa dahi yeniden hesaplama yapılması gerekir.  Bu nedenle hem ıslah öncesi için hem de ıslah sonrası için zamanaşımı itirazımız bakidir.

Sonuç olarak, Bilirkişi Raporuna karşı beyanlarımızı içerir dilekçemizde de ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, dosyaya sunulmuş bulunan 29/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda esaslı maddi ve hukuki hatalar mevcut olduğundan, davacının işbu hatalı bilirkişi raporuna dayanarak ıslah talebinde bulunması yerinde olmadığından, ıslah talebinin reddi gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM             :

Yukarıda ve dosyada mübrez beyanlarımızda izah edilen nedenlerle,

1-Bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarımızı ihtiva eden dilekçemizde ayrıntılı şekilde açıkladığımız itirazlarımız doğrultusunda YENİDEN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMASINA,

2-Davacının hatalı bilirkişi raporuna dayanarak sunmuş olduğu ıslah talebinin REDDİNE,

3-Zamanaşımı itirazlarımızın KABULÜNE,

4- Haksız ve mesnetsiz davanın REDDİ ile yargılama harç ve giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz. 12/05/2019

DAVALI VEKİLİ
Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukat

Islah Dilekçesine Nasıl İtiraz Edilir Islah Dilekçesine Karşı Cevap Dilekçesi Nasıl Hazırlanır

Islaha İtiraz-Cevap Dilekçesi -2-

X İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE;

Dosya No :

DAVALI                :       

VEKİLİ                 :

DAVACI                :       

VEKİLİ                 :                 

KONU                   : Islaha karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

Davacı vekili X  tarihli ıslah dilekçesi ile X tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah etmiştir.Ancak davacı vekilinin ıslah dilekçesini kabul etmek mümkün değildir. Şöyle ki;

Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile;

  • Dava dilekçesinde 13.000-TL tutarında talep etmiş olduğunu belirttiği kıdem tazminatı miktarını artırmak suretiyle 6.048-TL daha talep etmektedir.
  • Dava dilekçesinde 200-TL tutarında talep etmiş olduğunu belirttiği fazla mesai ücreti alacağı miktarını artırmak suretiyle 8.479 -TL daha talep etmektedir.
  • Dava dilekçesinde 200-TL tutarında talep etmiş olduğu ulusal bayram ve genel tatil alacağını arttırmak suretiyle 470-TL daha talep etmektedir.
  • Dava dilekçesinde 200-TL tutarında talep etmiş olduğunu belirttiği yıllık ücretli izin alacağını miktarını artırmak suretiyle 4.554 -TL daha talep etmektedir.
  • Dava dilekçesinde 200-TL tutarında talep etmiş olduğunu belirttiği Askari Geçim İndirimi Alacağı miktarını artırmak suretiyle 946 -TL daha talep etmektedir.

 Davacı vekilinin ıslah talebine dayanak bilirkişi raporu hatalı ve eksik incelemeye binaen tesis edilmiş olduğundan buna istinaden kurulacak ıslahın da kabul edilemez olduğu açıktır.

Bilirkişi raporunda  Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti Alacağı ,Yıllık Ücretli İzin alacağı, Asgari geçim indirimi alacağı ve fazla mesai ücreti alacağı hesabı 29.05.2001- 09.07.2014 tarihleri arasındaki hizmet süreleri baz alınarak yapılmıştır.Ancak sayılan bu işçilik alacakları 5 yıllık zaman aşımına tabi olup zaman aşımına uğramış olan kısım talep edilemez  21.10.2009 öncesi işçilik alacakları zaman aşımına uğramış olduğundan talep edilemez.   

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.   ( YARGITAY 9. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2010/20075 KARAR NO : 2012/169)

Ayrıca davacının fazla mesai ücreti talebinin reddinin aksine kanaat oluşması halinde davayı kabul anlamına gelmemekle davacının çalıştığı tarihler arasında hesaplanacak fazla mesai ücreti alacağından Yüksek Mahkeme kararları ışığında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirtmek isteriz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ‘nun Esas : 2013/9-1647 Karar : 2014/653 Tarih : 14.05.2014 kararına göre;

FAZLA MESAİ ÜCRETİNDE HAKKANİYET İNDİRİMİ

İşyeri puantaj kayıtlarında işe giriş ve çıkış saatleri belirtilmeden haftada 6 gün çalışıldığının kayıtlı olduğu dikkate alındığında, fazla çalışma olgusu, kesin delillerle değil, tanık beyanlarıyla kanıtlanmıştır.

Bu durumda, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda bilirkişi raporunda belirlenen fazla çalışmadan, %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak, fazla çalışma ücreti alacağının tespit edilmesi gerekirken, puantajların saat kayıtlarını ihtiva etmemesi ve sadece çalışılan günler olarak tanzim edilmiş olmasının sonuca etkisi olmadığı gerekçesiyle kararda direnilmesi isabetsizdir.

Yüksek Mahkemece Verilen İşbu Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında yapılan hesaplama yerinde değildir. Fazla mesai ücreti hesaplamasında %30 hakkaniyet indirimi yapılması gerekmektedir.

SONUÇ İSTEM:  Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere davacı vekilinin ıslah dilekçesine itirazlarımızın kabul edilmesini vekâleten talep ederiz.  Saygılarımızla.                   

DAVALI VEKİLLERİ

Islaha Karşı Beyan Dilekçesi

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO                          :

DAVALI                :

VEKİLİ                   :

KONU                   :Davacının ıslah dilekçesine karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

Mahkemenizce görülmekte olan haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkile yöneltilmiş olan davada, davacı taraf vermiş olduğu ıslah dilekçesiyle davasını ıslah etmiştir. İşbu ıslaha karşı aşağıdaki itirazlarda bulunma gerekliliği tarafımızca hasıl olmuştur.

Davacı taraf, dava dilekçesinde;

20.000 TL olarak talep etmiş olduğu alacak tutarını 52.549,50 TL tutarında olacak şekilde ıslah etmiştir.  

1- Davacı Tarafça Yapılan Islahın; Zamanaşımı Bakımından Tarafımızca Kabulü Mümkün Değildir.

6100 sayılı HMK’nın 179. maddesinde “Islah bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur.” amir hükmünü mevcuttur. İşbu hükümden açıkça anlaşıldığı üzere; davacı taraf davasını ıslah ederse ıslah işleminden önce yapmış olduğu usul işlemleri ve buna bağlı olarak meydana gelmiş bulunan sonuçlar ortadan kalkmış sayılacaktır.

Somut olayda, davacının yapmış olduğu ıslahı kesinlikle kabul etmemekle birlikte; davacının ıslah dilekçesiyle talep etmiş olduğu miktarlara, ıslah tarihinden itibaren zamanaşımı uygulanmalıdır. Dava türü “kısmi dava” ise ıslaha karşı yapılan zamanaşımı itirazı geçerli olup, zamanaşımı itirazı yapıldığı tarihten geriye doğru etkilidir.

TBK’nun 147/6.maddesinde yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar için zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m. 478).

TBK’nun 478.maddesinde, yüklenici ayıplı eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde İKİ YILIN geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Hukuk Dairesi 2015/6019 E.  ,  2016/21376 K.

…Somut olayda maddi tazminatın 25.01.2010 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak kısmi dava olarak talep edildiği ortadadır. Bu duruma göre zamanaşımı süresi dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat yönünden dava tarihi itibariyle kesilerek, bakiye alacak miktarı yönünden işlemeye devam edecektir.  Hal böyle olunca, davacı vekilince sunulan 29.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi niteliğindeki talep artırım dilekçesine karşı davalılar vekillerince süresi içinde sunulan zamanaşımı def’ilerin değerlendirilerek, maddi tazminat istemine ilişkin dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı olarak bir karar verilmesi gerekirken; ıslah edilen kısmı da kapsayacak şekilde maddi tazminat isteminin tam kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır…. ”

Davacının talep etmiş olduğu ve eser sözleşmesinde ayıplı ifadan kaynaklanan alacaklarının zamanaşımı süresi 2 yıldır. Somut olayda 03.09.2018 tarihinden önceki alacaklar zamanaşımına uğramıştır. Dolayısıyla dava dilekçesinde talep edilmemiş olup ıslah dilekçesiyle talep edilen alacak miktarlarından 03.09.2018 tarihinden önceki alacakların talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğu gibi, yukarıdaki Yargıtay kararına da açıkça aykırı olmasından dolayı, işbu ıslah dilekçesinin Mahkemenizce dikkate alınmaması gerekmektedir.

2-Yüklenici tarafından işin bitirilmediği, eserin tamamlanmadığı, yapılan işin ayıplı yapıldığı aşikardır.

Takılması gereken dolaplar takılmamış, borular bağlanmamış , kullanılan malzemeler anlaşmanın aksine kalitesiz malzemelerden seçilmiştir. Yapılan ödeme karşılığında, dairelerdeki işlerin hiç bitmediği gözlemlenmiştir.

TBK’da açık ve gizli ayıp ayrımı yapılmadığından tüm ayıplarda zamanaşımı süresi eserin teslim tarihinden itibaren işlemeye başlar.

TBK’da bir eserin ayıplı olmasının tanımı yapılmamış olmasına rağmen çeşitli hükümlerde ayıp halinde tarafların hak ve yükümlülüklerine yer verilmiştir. Satım sözleşmelerinde ayıptan sorumluluğa ilişkin TBK’nın 219. Maddesinde ayıptan sorumluluğun konusu; “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklinde belirtilmiştir

Ayıba ilişkin bir tanımlama da Yargıtay’ın bir kararında “Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile işsahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır.” şeklinde yapılmıştır.

Satış sözleşmelerinde satıcı tarafından bildirilen niteliklerin eksikliği ayıp olarak kabul edilmekte iken, eser sözleşmelerinde bu konuda yasada açıklık bulunmamaktadır. Ancak sözleşme ile kararlaştırılmamış olsa dahi yüklenici tarafından, eser tamamlanana kadar, tek taraflı olarak bildirilen (vadedilen) niteliklerin eksikliği halinde yüklenicinin ayıptan sorumlu olduğu kabul edilmektedir.

Eser sözleşmelerinde somut eseri belirlemeye yarayan; yer, renk, şekil, ölçü ve imal tarzı gibi genel vasıflar ile eseri daha özel nitelikte belirleyen olumlu veya olumsuz vasıflar imal faaliyeti öncesinde taraflarca kararlaştırılabilir.

Kararlaştırılan olumlu vasıfların eserde bulunması, bulunmaması konusunda basit formülle, vadedilen ya da vadedildiği varsayılabilen niteliklerin eksikliği olarak tanımlamış ve daha kısa bir formülle de “ayıp olması gereken nitelikten sapmadır” şeklinde belirtmiştir.  anlaşılan olumsuz vasıfların ise eserde bulunmaması gerekir. Aksi halde eser ayıplı olur.

Yüklenici, vasıflara ilişkin belirlemeler yapılmamış olsa bile, eseri belli bir kalitede (sözleşmede öngörülen kullanma amacına elverişli orta kalitede) ve nitelikte imal edip teslim etmekle yükümlüdür. Ayrıca eserde her ne kadar sözleşmede kararlaştırılmamış dahi olsa objektif olarak bulunması gereken hususların bulunması ve bulunmaması gereken hususların bulunmaması gerekir, aksi halde yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu doğacaktır.

3- Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için ıslah dilekçesinin geçerli olduğu düşünülse bile dava değerinin artmasına neden olan hususlar tarafımızca kabul edilmeyen usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna göre düzenlendiğinden ıslah dilekçesini kabul etmek mümkün değildir.

Davacının 03.09.2020 tarihli dilekçesi ıslah dilekçesi olarak geçerli sayılsa bile, tarafımızca itiraz edilen ve hiçbir şekilde kabul edilmeyen, usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar baz alınarak düzenlenmiştir. Tarafımızca dosya kapsamında alınan rapora, raporun eksik incelemeye dayalı ve hüküm tesis etmeye elverişli olmadığı yönünde haklı nedenlerimiz belirtilerek itiraz edilmiştir. Hukuken geçersiz olan bir işlemin doğurduğu işlemin de geçersiz olduğu, temel hukuk kurallarından olup, itiraza konu ıslah dilekçesinin tarafımızca kabulü mümkün değildir. Sayın Mahkeme tarafından bilirkişi raporuna karşı yaptığımız itirazlar değerlendirilmeden davacı tarafından yapılan ıslah talebinin sonuç doğurmayacağı açıktır.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davacının ıslah talebinin reddine, yargılamanın nihayetinde davanın reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep olunur.

Davalı Vekili

Son düzenleme tarihi 21 Ekim 2020 10:21

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.