Anasayfa » DİLEKÇELER » İş Mahkemesi Temyiz Dilekçesi -2018

İş Mahkemesi Temyiz Dilekçesi -2018

İş Mahkemesi Temyiz Dilekçesi


                TEHİR-İ İCRA TALEPLİDİR

                                                                                             

YARGITAY İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

         BAKIRKÖY . İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE  

       

DOSYA NO                                     

TEMYİZ EDEN DAVALI                :

 

VEKİLİ                                              :

 

DAVACI                                            :

VEKİLİ                                              :

KONU                                               : Bakırköy 4. İş Mahkemesi’ni. sayılı kararının temyizen bozulması talebidir.

 

AÇIKLAMALAR                              :

 

            Davacı tarafından kıdem tazminatı ve diğer ücret alacaklarına ilişkin açılan  davada  Yerel Mahkemece davanın reddi gerekirken kısmen kabulü yasal olmayıp bozulması gerekmektedir. Şöyle ki;

           

Davacı işçinin Milli ve Dini Bayram tatili ve Fazla Mesai alacaklarına ilişkin talepleri yerinde olmayıp tamamen gerçek dışıdır. Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacakları bulunmamaktadır. Davacı işçi temizlik işçisi statüsünde çalıştırılmış olup nöbet halinde esnek çalışma saatleri içerisinde işe giriş çıkışları mesai devam çizelgesi sistemi ile olduğundan ileride ibraz edeceğimiz devam çizelgeleri incelendiği vakit açıkça görüleceği üzere fazla çalışması  bulunmadığı  kanıtlanacaktır. Davacının nöbetleri denk gelmediği sürece hafta sonu çalıştırılmamıştır. Davacının haftalık çalışma süresi fazla mesaiyi gerektirmeyecek ve ulusal bayram ve genel tatillerde nöbet denk gelmediği takdirde herhangi bir çalışması söz konusu değildir. Davacı işçinin delillerden de anlaşılacağı üzere belirlenen esnek çalışma saatleri düzeni içinde kendi isteği ile nöbet usulü çalıştırılmış olup, nöbeti denk gelmediği takdirde ulusal bayram ve genel tatilde çalıştırıldığı iddiası gerçek dışı olup haksız kazanç sağlamaya yönelik sebepsi zenginleşmeye yol açılmasına neden olacaktır. Yargılama yapılır iken davacının raporlu olduğu ve çalışmadan geçirdiği sürelerin dikkate alınması gerekmektedir. Kurumda çalışan işçilerin maaşları bankadan yatırılmış olup tüm kayıtlar incelendiği vakit görülüce üzere davacının kazanmış olduğu tüm alacakları ödenmiş bu sebeple hiçbir alacağı söz konusu değildir

Davacının talep etmiş olduğu Kıdem Tazminatı, Fazla Çalışma ve Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti alacaklarına ilişkin dava dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmesi üzerine ZAMANAŞIMI itirazını içeren cevap dilekçemizi Sayın Mahkemeye sunulmuştur.

Fazla çalışma, ulusal bayram, hafta ve genel tatilde çalışma ücretleri ile ikramiye ve sosyal yardımlara ilişkin ücretler doğdukları anda muaccel olur ve bu tarihten itibaren zamanaşımı işlemeye başlar. Tüm bu işçi alacakları için dava açıldığında, davalının zamanaşımı savunması ile karşılaşılırsa, beş yıllık zamanaşımı süresi, davanın açıldığı tarihten geriye doğru hesaplanacaktır. Bu halde davanın açıldığı tarihten beş yıl önce muaccel hale gelen alacakların zamanaşımına uğradığı kabul edilecektir (İş Kanunu m.32/f.8).Ancak Sayım Mahkemenizce Bilirkişilere hazırlatılan Raporda ZAMANAŞIMI itirazımız dikkate alınmadan Fazla çalışma ve Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı işçinin çalışmaya başladığı tarih esas alınarak rapor düzenlenmiştir. İş bu sebeple ücret alacaklarına ilişkin hesaplamalar dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı itirazımız dikkate alınarak yapılması gerekirken aksine düzenlenen Rapor usul ve yasalara aykırılık teşkil etmektedir.

Davacı işçi, müvekkil şirket bünyesinde 01/01/2011 – 24/01/2011 tarihleri arasında çalışmıştır. Davacı işçinin müvekkil şirket bünyesinde yapmış olduğu 24 günlük çalışması sonucunda tazminat ve işçilik alacaklarının tamamından müvekkil şirketin sorumlu tutulması hakkaniyete uygun düşmemektedir.  Davacı işçi birçok firmada çalışmış olup düzenlenen raporda her şirketin sorumluluğunun ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir

Müvekkil şirket ihale sonucu Yüklenici Alt İşveren olup ASIL İŞVEREN SAĞLIK BAKANLIĞI’DIR. Alt işvereninde asıl işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu işverenin kendi bünyesinde çalıştırdığı zaman ve ücretle sınırlıdır. Bu sebeple alt işveren Kıdem Tazminatı ve fazla mesai konularında müteselsil sorumluluğu işçinin kendi bünyesinde çalıştırdığı süre ile sınırlı olacaktır. Bu sebeple Yerel Mahkemenin vermiş olduğu karar yasal değildir.  Ayrıca ihale şartnamelerinde belirtildiği üzere işçi ücretleri,  işçi sayısı, görev yeri değişiklikleri, çalışma koşuları ve saatleri ile iş akdi fesihleri onay üzerine asıl işveren tarafından gerçekleştirilmektedir. Müteselsil sorumlulukta dikkate alınarak yargılama aşamasında tüm çalışılan birim kayıt devam çizelgeleri, nöbet listeleri asıl işveren kayıtlarının yargılamanın seyrini değiştireceği aşikardır.

Davacı işçinin Kıdem Tazminatı, Milli ve Dini Bayram tatili ve Fazla Mesai alacaklarına ilişkin talepleri yerinde değildir. Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacakları bulunmamaktadır. Maaşlar Bank Asya Diyarbakır Şubesinden yatırılmakta olup tüm kayıtlar incelendiği vakit görülüce üzere kazanmış olduğu tüm alacakları ödenmiş bu sebeple hiçbir alacağı söz konusu değildir.

Belirsiz alacak ve tespit davası

MADDE 107– (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

Kısmi dava

MADDE 109- (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.

(2) Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.

(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.

      Madde metinlerinde de anlşılacağı üzere davacının dava dilekçesinde belirttiği alacaklardan kıdem tazminetı  ve ihbar tazminatı hesaplanabilir alacaklardan olup kısmi dava olarak talepte bulunarak dava açılamaz. Bu sebeple davacının ıslah dilekçesinin reddi gerekirken Yerel Mahkemenin kurmuş olduğu hüküm hukua ve esaslara uygun değildir.

Müvekkil firma işveren olarak üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olup tarafımıza yöneltilen davanın reddi gerekirken kabulü yasa ve usullere uygun değildir. Açıklanan sebeplerle davacının açmış olduğu mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerekirken Yerel Mahkemece kabulüne dair kararın bozulması gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin verdiği kararın TEMYİZEN BOZULMASINA karar  verilmesini müvekkil adına saygıyla arz ve talep ederim.  16/12/2018

                                                                                                                                                                                                                                      Davalı  Şirket Vekili

                                                                                   Av.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.

Özet- Aşağıdaki Tabloda Bilgi Almak İstediğiniz Maddelere Tıklayabilirsiniz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Soru Sor
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi