İş Mahkemesi İşveren Cevap Dilekçesi

İş Mahkemesi İşveren Cevap Dilekçesi

ADANA X. İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE


DOSYA NO :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVACI :

VEKİLİ :

KONUSU : Davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddine ilişkin cevap ve delillerimize havidir.

AÇIKLAMALAR :

Davacı dava dilekçesinde; ücret alacağı ve eksik ödenen maaşlar,yıllık izin alacağı, fazla çalışma alacağı, bayram ve resmi tatil alacağı, haftasonu tatili, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin alacaklarının ödenmediğini iddia etmiştir. Sayın mahkemenizin de malumu olduğu üzere, İş Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda, bahsi geçen tüm bu alacak kalemlerinin ödenmemesi, işçiye iş akdini haklı nedenle ve derhal feshetme hakkı vermektedir. Dolayısı ile, aslında iddiaları doğrultusunda iş akdini haklı nedenle ve derhal fesih etme hak ve yetkisi bulunan, ayrıca yine iddiasına göre uzun sayılacak kıdemi ve alacak kalemleri bulunan bir işçinin, bu hakkını kullanmayarak ve bu şartlarda çalışmaya devam etmiş olması ve ayrıca tam tersine iş akdinin işverence kötü niyetli bir şekilde ve haksız olarak feshedildiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olacağı kanaatindeyiz.

Sayın Mahkemeniz huzurunda açılan davada, davacı taraf, müvekkil işveren tarafından işten çıkartıldığı gerekçesi ile her ne kadar dava açmış ise de; aşağıda izah edeceğimiz nedenlerle talep etmiş olduğu alacaklara ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ

Öncelikle davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından açılmış bulunan iş bu davanın kısmi olarak açılmasına olanak bulunmamaktadır. Davaya konu edilen bu alacağın ise davanın açıldığı tarih itibariye belirlenemez olmasından söz edilemez. Sadece daha az yargılama gideri ve harç ödemek adına belirsiz alacak davası açılması yoluna gidilmesi Sayın Mahkemece kabul edilebilir nitelikte olmamalıdır.

Y. 22. H.D. 2014/442 E. – 2014/2051 K.

”Dava, kıdem tazminatı, ücret alacağı ve işçi alacaklarının ödetilmesi istemine ilişkindir ve uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasındadır.

Öncelikle, taraflar arasında çalışma süresi ve ücret miktarı tartışmalı ise de, salt söz konusu tartışmanın varlığı alacağı belirsiz hale getirmez. Keza davacı, çalışma süresini ve ücretini belirleyebilmektedir. Davacının ne zamandan beri çalıştığını veya ücretinin ne kadar olduğunu bilmemesi aynı zamanda hayatın olağan akışına da aykırıdır.

Davacı işçinin kendisinin bilmediği çalışma süresini, tanıkların bildiğini veya bilirkişinin bileceğini farzetmek ispat kurallarına da hayatın olağan akışına da aykırıdır. Keza tarafın yeterli şekilde somutlaştırıp kendisinin bilgisinde dahi olmadığını belirttiği bir hususu mahkemece bilinmesini beklemek de mümkün değildir.Diğer taraftan davacı, dava konusu alacakların miktarlarının belirlenmesinde, işverenin elinde bulunan bilgi ve belgelere dayanmamakta, aksine işverence tutulan kayıtların muvazaalı olduğu gerekçesiyle nazara alınamayacağını iddia etmektedir. İşverenin maddi hukukdan doğan yükümlülüklerini (belge ve bordro düzenleme gibi) yerine getirmemesi, tuttuğu belgelerin gerçeği yansıtmaması, davadan önce işçinin alacaklarını inkâr etmesi ya da ikrar etmekle beraber yerine getirmemesi davacıya kural olarak belirsiz alacak davası açma imkânını vermez. İşçi bu durumlarda dahi, alacağının miktarını veya değerini belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açamaz.Ayrıca, yukarıda da belirtildiği gibi, salt bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli değildir. Dava konusu edilen alacakların gerçekte belirli bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekir.Esasa girilmesi hatalıdır.”

Yine T.c.Yargıtay 22. Hukuk dairesinin 16.06.2014 tarih ve 2013/15167 E, 2014/17279 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; kıdem ve ihbar tazminatı, ücret/asgari geçim indirimi ile yıllık izin alacakları belirsiz alacak olarak değerlendirilemeyeceği ve ücret miktarı tartışmalı ise de tartışmanın varlığının alacağı belirsiz hale getirmeyeceği denilmektedir.

Davacı tarafından işbu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir. Lakin yukarıda bahsi gecen Yargıtay kararları ve ayrıca HMK 107.maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası (107/1) “ davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir” denilmek suretiyle kanunda düzenlenmiştir. Bu nedenle davacının talepleri değerlendirildiğinde bütün talepleri tam ve kesin olarak belirlenebildiğinden işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına kanımızca olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı yanın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması yönündeki talebi yerinde değildir, muvafakatimiz bulunmamakta ve işbu davanın öncelikle bu yönden reddi gerekmektedir.

Yüksek Mahkemenin yerleşik kararlarından da anlaşılacağı üzere davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartıdır. Dolayısıyla davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddini talep ediyoruz.

ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ:

1- Öncelikle belirtmek gerekir ki 4857 sayılı İş Kanunu’na ek madde eklenerek zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir. Zamanaşımı itirazında bulunuyoruz.

Zamanaşımı süresi
Ek Madde 3- (Ek: 12/10/2017-7036/15 md.)
İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin
ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.
a) Kıdem tazminatı.
b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.
c) Kötüniyet tazminatı.
d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.

Davacının iddia ve taleplerini kabul manasına gelmemek kaydıyla, İlgili kanun ve Yargıtay kararları çerçevesinde; davacının kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı alacaklarına ilişkin talepleri için dava açılma tarihinden geriye dönük 5 yıllık zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Ayrıca davacının ücret alacağı ve eksik ödenen maaşlar,yıllık izin alacağı, fazla çalışma alacağı, bayram ve resmi tatil alacağı, haftasonu alacağına ilişkin tüm işçilik alacakları yönünden de dava açılma tarihine göre 5 yıldan eski talep hakları için zamanaşımı itirazında bulunuyoruz.

2- Davacının, 12.11.2012 – 02.11.2013 tarihleri arasında sigortasız çalıştırılmış olması iddialarını kabul etmiyoruz.

Son düzenleme tarihi 4 Temmuz 2020 14:04

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.