İş Mahkemesi Cevaba Cevap Dilekçesi Örneği

BAKIRKÖY X İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                           :

Vekili                                 :

Davalı                                :

Vekili                                 :

KONU                                : Davalının cevaplarına cevabımızdır.

AÇIKLAMALAR :

1-) Davalı müvekkilin “Montaj/Test Bakım Elemanı” olarak çalıştığını iddia etmiştir. Ama bu iddiasına dayanak oluşturacak bir kanıt sunmamıştır. Bu iddia asılsız ve mesnetsizdir. Davacı “ekip şefi” olarak 6 sene görev yapmıştır.

2-) Davalı işveren şirketi, çalışanlarına fazla mesai ücreti için banka hesabı üzerinden ödeme yapıldığı iddiasındadır. Bu durumun ispatı için ise imzalı maaş bordrolarını göstermişlerdir. İşveren şirketin sözleşme gereği yıllık 270 saate kadar fazla mesainin maaşa dahil olduğuna dair bir iş sözleşmesi uygulaması mevcuttur. Eğer işveren davalının fazla mesai ücretini ödediği iddiasının gerçek olduğunu kabul edersek yıllık 270 saatten fazla olan mesai ücretlerini ödemiş olmaları gerekir. Yıllık 270 saatten daha çok fazla mesai yapıldığına ise işveren şirketin bu iddiası kanıttır.

İş sözleşmesiyle emredici hükümlere aykırı bir kural koymak mümkün olmadığı gibi bunun sözleşmede yer alması da bir anlam ifade etmez. Eğer bir çalışan fazla mesai yapmış ise bu onun hakkıdır. İş ilişkisinde güçlü tarafın karşısındakinin haklarını kullanmasına engel olmak için böyle bir madde konulması ne etiktir ne de kanuni bir temeli vardır. İşçinin fazla mesai alacağını sözleşmede yer alan bir madde ile yok saymanın hukuki bir temeli yoktur.

3-) Davalının “Whatsapp” uygulamasından göndermiş olduğu iddia edilen mesajlar iftiradır. Böyle bir durum gerçek değildir. İddianın gerçek olduğu düşünülse dahi işçinin iş yerinin dışında arkadaşları ile yaptığı özel konuşma fesih nedeni oluşturmamaktadır.

İşveren bahsi geçen zaman aralığında müvekkilime çalışması için ısrarcı olmuş ücret alacağının ödeneceğini söyleyerek onu oyalamaya çalışmıştır. Artık bu durum çekilmez hale gelmiş ve davacı iş akdini 20.09.2019 tarihinde feshetmiştir.

İşten ayrılış bildirgesinde görüldüğü üzere 29 koduyla müvekkil işten çıkarılmış görülmektedir. 29 kodu ile işten çıkarma hali bir çok durumu kapsamaktadır. Zaten müvekkilim 3 gün önceki bir tarihte ihtar göndermişken üç gün sonrasındaki tarihte bir çok sebebi kapsayan bir nedenden işten çıkışının yapılması fazlasıyla çelişkilidir. Bu durumun tazminattan kaçınılmak için yapılan kurmaca bir işten çıkarma olduğu bellidir. Eğer iddia edildiği gibi ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller bulunmakta ise işveren 6 yıldır kendisiyle uyumlu olarak çalışmış işçisinde savunma almaya mecburdur. Ama gerçekte alınan bir savunma bulunmamaktadır.

“İşten ayrılış bildirgesinde, işten çıkış kodu olarak kod 29 “ İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” bildirilmiş olup, davalı tarafça cevap dilekçesinde yine iş akdinin haklı sebeple feshedildiği savunulmuştur. Davacının fesih öncesinde savunmasının alınmadığı ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden davacının iş akdinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği anlaşıldığından, davanın kabulü yerine reddine hükmedilmesi hatalıdır.”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E: 2014/36523, K:2015/7456, T:19.02.2015

4-) Davacının ödenmeyen maaş alacağının tamamını aldığı iddia edilmiştir. Bu bilgi de yanlıştır. Daha önce de belirttiğimiz gibi maaşların bir kısmı elden bir kısmı bankadan yatmaktadır. İşverenin gerçekleştirdiği bu davranıştan menfaat sağladığı açıkça görülebilmektedir. Uygulamada da çokça karşılaşılan ve adaletli olmayan bu maaş ödeme sistemi işçiye emeklilik zamanında işverene sağladığı menfaatten daha büyük bir kayıba sebep olmaktadır.

Davalı bu konunun yazılı delille ispatlanması istemiştir. Bilindiği üzere iş mahkemelerinde sadece yazılı delil kuralı yoktur. Tanık beyanı ile de ispatlanabilir. Davalının bu zorlaması hukuka uygun değildir.

5-) Haftalık tatil alacağı talebimize karşın işyerinde pazar günlerinin tatil olduğu ve kimsenin çalışmadığı iddia edilmiştir. Daha önceki dilekçemizde de belirttiğimiz üzere müvekkil şehir dışı işlerine gönderilmiş olduğu için çalıştığı pazar günlerinin sayısıdır. Davacı haftalık tatil alacağına da hak kazanmıştır.

6-) Davalı dilekçemizde maaş bilgisi vermediğimiz için artık bu konuda bir açıklama yapamayacağımızı ileri sürmüştür. Böyle bir kural yine bulunmamaktadır. Daha önceki dilekçemizde bu konudan bahsedilmiş olduğu için bu konuda yapılan açıklama iddianın genişletilmesi değildir.

Davalı iş yerinde maaşların tamamen bankadan yatırıldığı iddia edilmiştir. Bu iddia da doğru değildir. İşveren şirket maaşın bir kısmını elden vererek çıkar sağlamak peşindedir. Bu amaçla kendi düzenlediği maaş bordrosunda da maaşı olduğundan daha az göstermekten de  çekinmemiştir.

7-) Davalı işveren ofis çalışanlarına yemek verildiğinden yemek ücretinin kesildiğini iddia etmiştir. Ofiste yemek verilmesi uygulaması yoktur. Bu konudaki hak talebimiz devam etmektedir.

😎 Davalı “Netice ve Talep” bölümünde yer alan “fazla mesai ücreti” ve “mesai ücreti” olarak iki kez yazılan taleplerin açıklanmasını istemiştir. Fazla mesai ücreti ve mesai ücreti aynı anlamda kullanılmamaktadır. Mesai ücretiyle belirtilmek istenen olağan  mesai saatinin karşılığında alınan ücrettir. Talebimiz  elden verilen ücret alacağının son 6 aydır ödenmediği için istediğimiz ücrettir. Eğer mesai ücreti alacağı olarak bahsetmemiz bir hata ise bunun maktu bir hata olarak değerlendirilmesini talep ediyoruz.

9-) İşveren davalı, davacının kötü niyetle hareket ettiğini dilekçesinde defalarca belirtmiş bulunmaktadır. Davalının dilekçesindeki genel tutuma bakıldığında düşmanca bir tutum sergilediği açıktır. Bu tutum sadece dilekçeyi yazarken oluşmamıştır, işten çıkarma sürecinde den beri süregelmekte olan bir durumdur. Müvekkilime yöneltilen bu kötü niyetli tutumla hakları gasp edilmek istenmektedir. Hatta şahsi bir garezin olduğu da düşülebilir. Uyuşmazlığın mahkeme yoluna gidilerek çözüme ulaştırılmasının hedeflendiği bu süreç içinde kişisel düşmanlıklara yer yoktur, bu süreç hukukun uygulanmasından ibarettir.

NETİCE VE TALEP:

Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile ,

Fazlaya dair tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla; tahkikat sonucuna göre müvekkilin yasal haklarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebimizi arttırmak kaydıyla şimdilik;

100,00TL Kıdem Tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,

100,00 TL  İhbar alacağının işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,

150,00 TL Fazla mesai ücretinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,

100,00 TL  Yemek ücreti ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,

150,00 TL  Haftalık tatil ücreti ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,

Yargılama ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz

100,00 TL Ücret alacağı ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte

yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ederiz. tarih

DAVACI VEKİLİ

                                                                                  Adana Avukatı – Avukat Saim İNCEKAŞ

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 20:59

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.