İş Kazasında Üçüncü Kişinin Kusuru

İş Kazasında Üçüncü Kişinin Kusurlu Davranışı


Üçüncü kişinin davranışı kusurlu olabileceği gibi, kusursuz bir davranış da olabilir. Üçüncü kişinin kusurlu davranışı, illiyet bağını kesecek yoğunlukta olduğu takdirde fail sorumluluktan kurtulur. Hemen belirtelim ki, doktrin ve uygulamada üçüncü kişinin kusuruyla zarar görenin kusurunun illiyet bağını kesmesi için gereken yoğunlukta, üçüncü kişinin kusurunun zarar görenin kusuruna oranla daha yoğun olması aranmaktadır.

Örneğin A, bir evin zeminine yağ dökmüş, fakat evin kapıcısı olan B, yağ lekesi bulunan yeri temizlemeyi ihmal etmiş, daha sonra da ayağı kayarak düşmüş ve bacağını kırmış olsun. B’nin A’ya tazminat davası açması halinde, A, B’nin kusurunu öne sürerek, kendisinin gerçekleştirdiği ilk sebeple zararlı sonuç arasında illiyet bağının, B’nin ağır ihmali (kusurlu davranışı) sonunda kesildiğini, bu nedenle sorumluluktan kurtulması gerektiğini ileri sürebilir. Gerçekten de olayda illiyet bağı kesilmiştir. Zira, kapıcı olan B, görevini yerine getirmemiş, yağlı yeri yıkamamış, bunun sonunda kendi kusuruyla düşerek ayağı kırılmıştır.

Söz konusu üçüncü kişi, işverenin bir başka işçisi ya da işverenle bağlantısı olmayan diğer bir şahıs olabilir. Anılan kimselerin davranışlarının uygun illiyet bağını kesebilmesi ve işvereni sorumluluktan kurtarabilmesi belirli bir yoğunluğa ulaşmalarına bağlıdır.

Aksi halde işçi karşısındaki sorumluluk işveren ya da istihdam eden sıfatıyla devam eder. İşverenin istihdam eden olarak sorumlu tutulabilmesi için aranan şartlar yüksek mahkemenin bir kararında açıklıkla ortaya konulmuştur.

Buna göre: “…BK’nın 55 (6098 sy. BK md 66). maddesi uyarınca istihdam edenin sorumluluğu için kendisinin veya çalıştırdığı kişinin kusuru söz konusu değildir. Buradaki sorumluluk özen ve gözetim ödevinin objektif olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanan kusura dayanmayan bir sorumluluktur.

Ne var ki istihdam edenin sorumluluğu için, istihdam edenle istihdam olunan arasındaki çalışma ve bağımlılık ilişkisinin bulunması, zararın hizmetin ifası sırasında ve hizmetle ilgili olarak oluşması, eylemin hukuka aykırı olması ve eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir .”

İşverenin adam çalıştırma sıfatıyla sorumluluğu için çalıştıranla çalışan arasında çalıştırma ve bağımlılık ilişkisi bulunması zararın hizmetin görülmesi sırasında ve hizmetle ilgili meydana gelmesi, eylemin hukuka aykırı olması ve yürütülen iş ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Kazanın işverenin işi görülürken oluşması, sorumluluk için yeterli olmayıp, yürütülen iş ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının işçinin ya da 3. kişinin tam kusuruyla kesilmemiş olması gerekir.

Nitekim, Yargıtay’ın önüne gelen bir uyuşmazlıkta işverene ait bir aracı sevk ve yönetmekte olan sigortalı arkadan gelen 3. bir kişinin yönetimindeki aracın çarpması sonucu ağır bir şekilde yaralanmıştır. Olayın oluşunda arkadan gelen araç sürücüsünün %100 kusurlu davranışı nedeniyle, sigortalıda oluşan sakatlanma ile yürütülen iş arasında uygun illiyet bağının kesildiği vurgulanarak, davalı işverenin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.