Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

İş Kazası Davasına Cevap Dilekçesi

İş Kazası Davasına Cevap Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

T.C. X  İŞ MAHKEMESİ

SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE GÖNDERİLMEK ÜZERE

X NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİLLİĞİ’ NE

DOSYA NO                                                 :

DAVALILAR                                              :

VEKİLLERİ                                                :

DAVACI                                                      :

VEKİLİ                                                       :

KONU                                                         : Davaya cevaplarımız ve delillerimizin bildirilmesidir.

AÇIKLAMALAR:

1- Davacı, davalı müvekkillere ait işyerinde geçirmiş olduğunu iddia ettiği iş kazasından bahisle tedavi giderleri, bakım ve bakıcı giderleri ve maluliyet sebebi ile oluştuğunu iddia ettiği iş gücü kaybını da kapsar şekilde toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın davalı müvekkillerden alınarak kendisine ödenmesine ve ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin de davalı müvekkillerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi istemiyle huzurdaki davayı açmış olup, mahkemece tayin edilen yasal süresi içerisinde iş bu davaya cevaplarımızı sunuyoruz.

2- Huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açılmış olup öncelikle yetki itirazında bulunuyoruz. Yetkisiz mahkemede açılan iş bu davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekmektedir.

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi “ İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz. ” düzenlemesini içermektedir. Bununla beraber iş mahkemelerinin yetkisi kamu düzeniyle ilgili olup, hâkim davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de re’sen yetkisizlik kararı verebilir.

Davacının dava dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere, davacının adresi ……. / …………….’dır. Davalı müvekkillerin adresi ise ………….. / ……………. adresi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bunun dışında, sayın mahkeme davacının iddia ettiği olayı iş kazası olarak nitelendirecek ve haksız fiil hükümlerine göre yetkili mahkeme belirlenecek olsa bile, zararın meydana geldiği veyahut meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer de ………….. / ……………. adresinde bulunduğundan ……………. Mahkemeleri hiçbir surette yetkili değildir.

Yukarıda saydığımız hususlar dikkate alındığında ……………. Mahkemeleri iş bu davaya bakmaya yetkili mahkeme olup, davanın esasına girişilmeden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ……………. Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

3- İş bu davanın, davacının dava dilekçesinde 2 numara ile göstermiş olduğu …………….’a yöneltilmesi hukuken olanaksızdır. Zira ……………., …………….’a ait ……………. PLASTİK isimli adi şirkette sigortalı çalışan olup, şirkette hiçbir surette ortaklığı veya yetkisi bulunmamaktadır. Bu bakımdan müvekkillerden ……………. bakımından husumet itirazında bulunuyoruz. İş bu davanın davalı ……………. bakımından husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

4- Öte yandan davacının dava dilekçesinde 1 numara ile göstermiş olduğu davalıya yöneltilmesi de hukuken olanaksızdır. Zira davacının göstermiş olduğu davalılardan ……………. PLASTİK isimli firmanın tüzel kişiliği bulunmamakta olup, bu davalının davada taraf sıfatına haiz olması hukuken mümkün değildir. davalı olarak gösterilen ……………. Plastik müvekkillerden …………….’a ait işyerinin sadece ünvanıdır. Dolayısı ile bu unvan ile işletilmekte olan işyerinin sahibi ve yetkilisinin ……………. olması karşısında dava dilekçesinde gösterildiği şekliyle ……………. PLASTİK ismiyle davalı taraf tesis edilmesi mümkün değildir. Bu bakımdan, dava dilekçesideki bu usuli eksikliğin davacı tarafça giderilmesi gerekmektedir. davacı tarafın taraf olarak gösterdiği ……………. PLASTİK bakımından hukuken tüzel kişiliğin bulunmaması nedeniyle tarafımıza bu isimle veya ünvanla vekalet çıkartılması veya anılan ünvanlı işyerinin sahibi müvekkil …………….’ın da bu ünvanla davaya cevap vermesine olanak bulunmaması karşısında bu usuli eksikliğin davacı tarafından düzeltilmesi için ara karar oluşturulmasını talep ediyoruz.

5- Davacı, yaralanmasına sebep olduğu olaya iş kazası süsü vermek suretiyle mahkemeyi yanıltmayı ve bu surette haksız kazanç elde etmeyi amaçlamaktadır. Zira davacının yaralanmasına sebep olan olayın iş kazası ile uzaktan yakından alakası olmayıp, davacı tamamen kendi ihmali ve kusurlu hareketleri nedeniyle, çalışma alanı ve zamanı dışında yaralanmıştır.

Ayrıca davacı yaralanmasına sebep olduğu 07.09.2012 tarihinde, müvekkile ait işyerinde sigortasız olarak çalıştırıldığını beyan etmişse de davacı 01.09.2012 tarihinden itibaren davalı müvekkile ait işyerinde sigortalı olarak çalışmakta olup, davacının bu beyanının da davalı müvekkili mahkeme nezdinde kötüniyetli işveren imajı oluşturmak amacı ile söylediği açıktır. Zaten davacı, davacının babası ……………. ve şahit …………….’ in birlikte imzalamış olduğu 10.09.2012 tarihli tutanakta da davacı olayın karakolda vermiş olduğu ifadede yer alan şekliyle olmadığını ve sigortasız olarak çalıştırıldığı hususlarının doğru olmadığını beyan ve ikrar etmiştir.

6- Önemle belirtmek gerekir ki, davacının yaralanmasına sebep olan olayın iş kazası ile uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. Davacı, davalı müvekkile ait işyerinde hurda ayıklama işi yaparken yaptığı iş ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ayıkladığı hurdaların uç kısmında bulunan bakır parçalarını işverenin bilgisi dışında ve kendi uhdesine almak ve kendisi tarafından satılarak yine parasının kendisi tarafından almak üzere gizlice almaya çalışırken kendi kendini yaralaması neticesinde belirtilen olay olmuştur. Bu olayda müvekkillere veya işverene yüklenebilecek hiçbir kusur bulunmamaktadır. Müvekkillerin, davacının bu şekilde gizlice hurda maldan kendisi için parça almaya çalıştığı hususunda hiçbir bilgisi olmadığı gibi davacıya bu şekilde bir işlem yapması için verilen bir talimat da bulunmamaktadır. Dolayısı ile sırf davacının müvekkilden aldığı maaşın dışında kazancını daha fazla artırmak adına müvekkillerin bilgisi ve iradesi dışında ve gizlice anılan şekilde iş yaparak kendini yaralamasının sonucunun müvekkile yüklenmesi mümkün değildir.

7- Tekrar etmek gerekir ki, davalı tamamen kendi dikkatsizliği ve özensiz davranışları nedeni ile kendisini yaralamış olup, bu olay nedeni ile müvekkillere kusur atfedilmesine olanak bulunmamaktadır. Davacı tarafın kusur oranı bakımından iddialarını kabul etmek anlamına gelmemek ile birlikte; sayın mahkemece müvekkillerin kusurlu bulunması halinde, tazminatın hesaplanması bakımından davacının maluliyet oranı, maluliyetin davacının hayatının idamesi yönünden etkisi, davacının kazadan evvelki sosyal ve ekonomik durumunun tespiti zaruriyeti doğacaktır. Tüm bunların tespiti bakımından da hakikate ulaşmak için olay mahallinde bildireceğimiz ve sayın mahkemece toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilip bilirkişiler tarafından yapılacak teknik analizler neticesinde sonuca varılmalıdır.

8- Davacının geçici ödeme ve müvekkillerin malvarlığı üzerine tedbir konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmedir. Zira, yukarıda izah etmeye çalıştığımız nedenlerden ötürü tamamen davacının soyut ve çelişkili beyanlarına itibar edilerek tedbir kararının verilmesi hukuken olanaksızdır. Bunun dışında davacının dava sonunda tazminat alma ihtimali olduğu düşünülse bile, henüz davacının alması mümkün olabilecek tazminat miktarları dahi belirlenmemişken mahkemece hiçbir belge ve delil toplanmadan ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi mümkün değildir.

9- Diğer müvekkil ……………. tarafından davacının tüm tedavisi ile ilgilenilmiş ve ekte suretleri sunulan tedavi giderleri müvekkil tarafından karşılanmıştır. Davacı taraf buna rağmen tedavi gideri adı altında müvekkilden tazminat talep etmektedir. Davacının tedavi giderleri müvekkil tarafından karşılandığı için bu giderlerin tekrar müvekkilden talep edilmesine olanak bulunmamaktadır.

10- Davacının taleplerinin yerinde olduğu kabul edilse bile davacıya SGK tarafından bağlanacak maaşın alacağı tazminattan mahsubu gerekmektedir. Zira davacı, SGK’ya maluliyeti ile ilgili olarak başvuruda bulunduğunu ancak henüz işlemlerinin tamamlanmadığını beyan etmiştir. Bu durumda SGK işlemlerini neticelenmesinin beklenmesi gerekmektedir. Davacıya SGK tarafından maaş bağlanması durumunda da bağlanan maaşın davacı lehine ortaya çıkacak toplam tazminat miktarından mahsubu gerekmektedir. Aksi durumda davacı sebepsiz zenginleşmiş olacak ve müvekkile karşı da SGK tarafından rücu davası açılacağı için müvekkilin aynı tazminatı bir de SGK’ya ödeme ihtimali olacağından müvekkil aynı zararı iki kere ödemiş olacaktır. Bu da yasaya açıkça aykırı bir durum ortaya çıkması anlamına gelmektedir. Bu bakımdan SGK işlemlerinin tamamlanmasının beklenmesi gerekmektedir.

11- Ayrıca davacı, zamanaşımı süreleri geçtikten sonra huzurdaki davayı açmıştır. Bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunmaktayız.

12- Açıklanan tüm bu nedenlerle davaya cevaplarımızı sunuyor ve haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER: İş Kanunu, H.M.K., BK, TMK, v.s. mukabil tüm yasal mevzuat.

DELİLLER: Başkaca delil bildirime haklarımız saklı kalarak,

  1. SGK kayıtları, ( celbedilecek)
  2. İşyeri kayıtları, (bilahare sunulacaktır )
  3. Davacıya ait hastane kayıtları,
  4. Davacının tedavisine ilişkin müvekkil tarafından yapılan ödemelere ilişkin fatura suretleri ( toplam 4 adet olup suretleri ekte sunulmuştur)
  5. Davacı, davacının babası ……………. ve şahit …………….’ in birlikte imzalamış olduğu 10.09.2012 tarihli tutanak
  6. Davacının vermiş olduğu ifadeler, (savcılık dosyası celbedildiğinde görülecektir)
  7. Tanık beyanları, (isimleri ve adresleri bilahare bildirilecektir)
  8. Bilirkişi incelemesi, (kusur, maluliyet ve zarar hesabı bakımından)
  9. Yemin,
  10. Vb bütün muteber ve mukabil deliller,

NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız sebeplerle, diğer bütün haklarımız saklı kalarak;

  1. Öncelikle yetkiye yönelik itirazımızın değerlendirilerek ve yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili ……………. İş Mahkemesi’ne gönderilmesini,
  2. Dava dilekçesinde ……………. PLASTİK ünvanıyla taraf gösterilmesi mümkün olmadığından bu usuli eksikliğin giderilmesi için davacıya bu hususta beyanda bulunmak üzere süre verilmesini,
  3. Davanın müvekkillerden ……………. bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini,
  4. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini,
  5. Neticede haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davacıdan tahsiline karar verilmesini,

Bilvekale arz ve talep ederiz.

Davalılar Vekili

İş Kazası Davasına Cevap Dilekçesi

İş Kazasına Cevap Dilekçesinde Dikkat Edilmesini Gerekenler

[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,4″ ihc_mb_template=”1″ ]deneme[/ihc-hide-content]

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana İşçi Avukatı

Son düzenleme tarihi 29 Ağustos 2020 16:43

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.