Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

İş Kazası Dava Dilekçesi Örneği

İş Kazası Dava Dilekçesi Örneği

NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI                      :

VEKİLİ                          :

DAVALI                       :

DAVA KONUSU          : İş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kaymak kaydıyla, şimdilik,

  • 100-TL Geçici iş göremezlik, 100-TL sürekli iş göremezlik, 100-TL bakıcı gideri ve 100-TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 400-TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih 24.06.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
  • 000-TL manevi tazminatın, iş kazasının meydana geldiği tarih 24.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talebimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ                  : 50.400,00 TL (Yaralama ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davası-Fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere )

AÇIKLAMALAR               :

Müvekkil, kaza tarihi olan 24.06.2016 tarihinde davalı şirkette sigortalı işçi olarak çalışmaktadır. 24.06.2016 tarihi saat 14.00 sularında müvekkil “Fatih Sultan Mehmet Mah.cad sok..xxx” adresindeki B sitesinin merdiven korkuluklarının ölçüsünü aldığı sırada merdivenlerden düşmüş ve yaralanmıştır. Müvekkil dava konusu kazanın gerçekleştiği adrese davalı işveren işçisi olarak ve davalı işverenin talimatı olan bir işi yerine getirmek üzere gitmiş, bu sebeple meydana gelen bu kaza 5510 sayılı Kanun madde 13 gereğince iş kazası kapsamında olduğu izahtan varestedir.

Dava konusu kaza sonucu yaralanan müvekkil önce K Devlet Hastanesine götürülmüş, burada ilk müdahale yapıldıktan sonra C. devlet hastanesi evk edilmiş ve tedavi altına alınmıştır. Uzun ve zorlu bir tedavi süreci geçiren müvekkilin sol ayak bileğinde kırık meydana gelmiş, platin takılmıştır. Kaza sonucu yaralanan müvekkile SSK tarafından %7 oranında sürekli iş göremezlik raporu verilmiş olup, dava konusu kaza müvekkilde kalıcı izler bırakmış ve %7 oranında maluliyet meydana gelmiştir. (SSK kayıtlarının celbi halinde bu durum netlik kazanacaktır.)

Bu sebeple kaza sonucunda, müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için işbu davayı ikame etmek zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;

Müvekkil, işverenin işinde çalıştığı sırada görevinin başındayken kaza meydana gelmiştir. Müvekkilin kazada herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bununla birlikte işverenin kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır.

Yargıtay 21. Hukuk dairesinin  01/07/2004 tarihli,2004/6433 E. ve 2004/6503 K. nolu kararına  göre;

“İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur. İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin 5. Maddesinde ise ;” İşçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluğu ilkesini etkilemez.” diyerek işverenin kusursuz sorumlu olduğunu tekrar belirtmiştir.

6331 Sayılı İş sağlığı Ve Güvenliği Kanunu 4/1-b ve 3. Bentlerinde “(1-b) İşveren gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ile yetinmeyecek, bu önlemlere uyulup uyulmadığını da denetleyecektir, uygunsuzlukların giderilmesini sağlayacaktır. (3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluğunu etkilemez.

Özel Hukuk kapsamında Borçlar Yasasının 417/2. maddesine göre; “İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.” İşverenin hizmet akdi (iş sözleşmesi) nedeniyle işçiyi gözetme borcu bulunmaktadır.

İlgili kanun hükümleri ve Yargıtay kararlarından da anlaşıldığı üzere işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sebeple müvekkilin uğradığı zararın tazminiyle yükümlüdürler.

  • MADDİ TAZMİNAT TALEBİMİZ :

Müvekkilin, dava konusu kaza sonucu sol ayak bileğinde kırık meydana gelmiş, platin takılmış ve vücudunda %7 oranında maluliyet oluşmuştur. Uzun ve zor bir tedavi süreci geçiren müvekkil, tedavi sürecince çalışamadığı gibi kazadan sonra da mesleğini eskisi gibi yerine getirerek çalışamayacaktır.

Dava konusu kaza nedeniyle müvekkilin geçici ve sürekli iş göremezlik yönünden bir zararının meydana geldiği açıktır. Ayrıca söz konusu kaza neticesinde müvekkil birçok tedavi masrafına katlanmak zorunda kalmış ve zaruri ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamamış, başkasının bakımına muhtaç hale gelmiştir.

Yaralanmalar sonunda faturalı tedavi giderleri yanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan ve belgeye bağlanmayan birtakım tedavi giderlerinin oluşmasının kaçınılmaz olduğu, çünkü tedavi giderlerinin sosyal güvence tarafından karşılanan veya sağlık kurumuna ödenen direkt tıbbi tedavi giderleri olabileceği gibi endirekt yani yardımcı veya dolaylı tedavi ve iyileşme süreci giderlerinin de oluşabileceği, kişinin yalnızca yaralanmış olmasından kaynaklanan ve yaralanma sonrasındaki süreçte oluşan tedavi ve iyileşme süreci giderlerinin tümünün belgelendirilmesinin beklenmemesinin gerektiği, zira kişilerin yaralı, üzüntülü ve telaşlı dönemlerinde yaptıkları tüm giderleri ile ilgili sarf belgelerini ileride dava açılacağı henüz hiç belli değilken ve dava açılma sürecinde ihtiyaç olabileceklerini düşünerek saklamayı akıl edemeyecekleri gibi, kaybedilmemiş olmasının da mümkün olduğu, yine ülke koşulları gereği sarf edildikleri halde çok çeşitli nedenlerle belgelendirilemeyen giderlerin de var olduğunun toplumca malum bir olgu olduğu bilinmekle ve anılan giderlerin geçmişe göre tam karşılığının hesaplanmasının pratikte mümkün olmadığı ancak giderlerin oluşmasına etken faktörler dikkate alınarak Yargıtay içtihatlarında da yer aldığı gibi takdiren hesaplanacağı bilinmekle; müvekkilin davaya konu yaralanması sonucu belgeye bağlanamayan ve kaçınılmaz olarak oluşan ulaşım, haberleşme, kişisel hijyen sağlama, yara bölgelerinin özel bakımı, yaralanmasına uygun kıyafet, bandaj, bir kullanımlık tıbbi malzemeler, kırık ve yaralı diyet giderleri gibi birtakım zorunlu giderlerinin oluşacağı, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tüm bu giderlerin yaralanma ve tedavi tarihlerindeki asgari ücret bedelleri, o günün rayiç giderleri ve iş göremezlik süresi esas alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Sonuç olarak müvekkil kaza sonucu kendi iş alanında çalışmasını sınırlayacak şekilde zarar görmüş, mesleğini icra edemeyecek hale gelmiş ciddi bir geçim sıkıntısı içine düşmüştür. 6098 sayılı kanunun 49.maddesi ‘‘Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.’’ demektedir. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Bu nedenle müvekkil eğer kaza geçirip iş gücünde ciddi bir kayıp yaşamasaydı ileride mesleğini yaparken elde edeceği kazanç düzeyi esas alınmak suretiyle ve vücudunda oluşan %7 maluliyet derecesine göre uğradığı maddi zarar ile ayrıca tedavi ve bakıcı giderleri nedeniyle uğradığı maddi zararları davalıdan tazmin etme hakkı doğmuştur.

  • MANEVİ TAZMİNAT TALEBİMİZ

Müvekkil yaşanan bu iş kazası neticesinde yaşam boyu sakat kalmış, uğradığı kaza neticesinde hayatı kararmıştır.  Müvekkil; dinç, sağlıklı, mutlu işini seven biri iken, geçirdiği kaza ile kısıtlı bir duruma gelmiştir. Artık dilediği gibi bir hayat süremeyecek, daha önce sürdürdüğü hareketli yaşamından yoksun kalacak, mesleğini ifa edemeyecektir. İnsan hayatının kutsallığı ve sağlıklı yaşama hakkı çerçevesinde müvekkilin kaza tarihinden ve tedavi sürecinden bu yana geçirdiği evreler ile beden gücündeki eksilme nedeniyle hayatı boyunca çekeceği sıkıntılar ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 56 hükmü gözetilerek 50.000-TL Manevi Tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz.

Sonuç itibariyle –fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla– kaza süreci ve sonrası için müvekkilin yapmış olduğu tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünü yitirmesi ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle geçici iş göremezlik  ve  sürekli iş görme gücünün zayıflaması nedeni ile uğradığı 400-TL Maddi Tazminatın ve 50.000-TL Manevi Tazminatın davalıdan tahsili için iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER      : İlgili yasal Hükümler

DELİLLERİMİZ               : Karşı ve tamamlayıcı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile;

  • Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması
  • Tedavi görülen hastanelerden tıbbi tedavi evrakları ve tedaviye ilişkin tüm rapor ve belgelerin istenmesi (Kulu Devlet Hastanesi ve Cihanbeyli Devlet Hastanesi)
  • SSK kayıtları (%7 oranında sürekli iş göremezlik raporunun celbi talep olunur.)
  • Keşif
  • Bilirkişi
  • Tanık (isim ve adresleri daha sonra bildirilecektir.)
  • İsticvap
  • Yemin
  • Emsal Yargıtay kararları
  • Her türlü yasal delil

NETİCE-İ TALEP          : Yukarıda izah olunan ve resen belirlenecek nedenlerle;

  HAKLI DAVAMIZIN KABÜLÜ ile,

İş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kaymak kaydıyla, zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK madde 107 gereği arttırılmak üzere, şimdilik

  • 100-TL Geçici iş göremezlik, 100-TL sürekli iş göremezlik, 100- TL bakıcı giderleri ve 100-TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 400-TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih 24.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
  • 000-TL manevi tazminatın, iş kazasının meydana geldiği tarih 24.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
  • Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini saygı ile vekâleten arz ve talep ederiz. tarih

Davacı Vekili

          Av.

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 16:03

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.