İhtiyati Tedbir Talepli Boşanma Dava Dilekçesi

İhtiyati Tedbir Talepli Boşanma Dava Dilekçesi

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR!

AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI                              :

VEKİLİ                                 :

DAVALI                             :

KONUSU                              : Davalı tarafın müvekkilimi aldatması ve davalının başkaca kusurlu davranışlarına bağlı olarak evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenleriyle tarafların BOŞANMALARINA; ‘Kayapınar mah. Tükenmezler sokak no:6/2 Yunusemre / MANİSA’ adresinde bulunan konut içerisindeki ev eşyaları ile birlikte müvekkilime Tensiple Birlikte Tedbiren Tahsisine; TMK md 174/1. Maddesi gereğince mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma nedeni ile zedelenecek olan kusursuz müvekkilim lehine 50.000,00 TL(ELLİBİNTÜRKLİRASI) MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE, yine TMK 174/2 Mad. Gereğince boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı ağır oranda saldırıya uğrayan müvekkil lehine 50.000,00 TL(ELLİBİNTÜRKLİRASI) MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE karar verilmesi dileğidir.

AÇIKLAMALAR;

Boşanma Talebimize İlişkin Açıklamalarımız;

Müvekkilim ile davalı taraf, 2012 yılında birlikte yaşamaya başlamışlardır. Taraflar yaklaşık 2 yıl süre kadar birlikte yaşamaya başladıktan sonra 05.02.2014 tarihinde evlenmişlerdir. Davacı müvekkilimin davalı ile  evliliklerinden doğan müşterek çocukları bulunmamaktadır.

Davacı müvekkilim, davalı ve davalının önceki evliliğinden olan 17 yaşındaki Anıl ALBAYRAK ile birlikte Kayapınar mah. Tükenmezler sokak no:6/2 Yunusemre / MANİSA adresindeki müşterek hanede birlikte yaşamaktadırlar. Müvekkilim, davalının kendisini aldatması, davalının kötü yaşam sürmesi, müvekkilime iftira atması ve diğer tutum, davranışlarına bağlı olarak, ayrıca davalının müşterek haneyi nedensiz ve kusurlu olarak terk etmesi üzerine 15 Haizran 2017 tarihinden itibaren ayrı yaşamaya başlamıştır.

Müvekkilim, davalı taraf ile evlendiği ilk günden itibaren evlilik birliğinin üzerine yüklemiş olduğu tüm sorumlulukların bilince olmuş ve evlilik birliği süresince bu bilinç içerisinde hareket etmiştir. Bu anlamda evlilik birliği içerisinde müvekkilime atfedilebilecek herhangi bir kusur söz konusu değildir. Buna karşılık davalı taraf evlilik birliğinin üzerine yüklemiş olduğu sorumlulukların hiçbir zaman bilincinde olmamış aile birliğinden kaynaklanan ve yerine getirmesi gereken yükümlülük hiçbir şekilde yerine getirmeyerek, bu yükümlülüklerini ağır bir biçimde ihmal etmiştir. Bunun yanında davalı taraf, evlilik birliği içerisinde müvekkilimi aldatmış olup, aldatmayı kendisine yaşam tarzı haline getirmiştir. Son olarak davalı tarafın müvekkilimi aldatarak, müvekkilim üzerine iftira atmış ve müşterek hanedeki eşyaları müvekkilimin rızası olmaksızın kaçırmak istemiştir. Davalı tarafın tüm kusurlu davranışlarına bağlı olarak evlilik birliği temelinden sarsılmış ve evlilik birliğinin devamı müvekkilim açısından çekilmez bir hal almıştır. ŞÖYLE Kİ;

Davacı müvekkilim ile davalı X yıllarında dava dışı isimli kişiye ait X Mahallesindeki evde kiracı olarak ikamet etmiştir. Davalı ile dava dışı ev sahibi X isimli kişi arasında zaman içerisinde gönül ilişkisi başlamış ve gerçeği müvekkilim öğrenmiştir. Müvekkilim, davalı ile X isimli kişi arasında gönül ilişki olduğunu ve aldatıldığını öğrenmesinin ardından 07.10.2016 tarihinde X 1. Aile Mahkemesi 2016/832 Esas sayılı dosyası ile Boşanma Davası açmıştır. Belirtilen dava dosyası feragat nedeniyle sonlandırılmıştır.

Son olarak, davalı müvekkilim ile görüşüp konuşmadan, hiçbir gerekçe sunmadan ve aralarında herhangi bir olumsuz bir durum yaşanmamasına rağmen 15.06.2017 tarihinde müşterek haneyi terk etmiştir. Davalının müşterek haneyi terk etmesinin üzerine davacı müvekkilimin araştırmaları neticesinde davalının kendisini uzun süredir aldattığını, evde birlikte birikim yaptıkları altınları alarak kaçtığını ve kendisi üzerine hakaret ve tehdit ettiği yönünde iftira atarak 20.06.2017 tarihinde müvekkilim aleyhine uzaklaştırma kararı aldırmış, 21.06.2017 tarihinde ise müşterek hanedeki eşyaları toplayıp kaçırmak istemiştir, ancak müvekkilimin Jandarma Karakoluna şikayeti ile evdeki eşyaları kaçıramamışlardır.

Bu gerçeğin ortaya çıkması ile davalı oğlunu arayarak davacı müvekkilime karşı doldurmuştur. Bu sebep ile 16 yaşındaki oğlu X arkadaşlarını da toplayıp davacı müvekkilimi darp etmek istemiştir. Bunun üzerine müvekkilim davalının oğlundan şikâyetçi olmuştur.(X Karakolundan İstenecektir.) Davalının da müvekkilimden şikâyetçi olması nedeni ile müvekkilim müşterek konuttan uzaklaştırma cezası almıştır.

Yaşanan bu olaylardan dolayı davacı müvekkilim X 1. Aile Mahkemesinin 2016/832 Esas sayılı dosyasından boşanma davası açmıştır. Bu dava aşamasında davalı isimli şahsın kendisini zorladığını, tehdit ettiğini beyan etmiş ve müvekkillimden özür dilemiştir. Müvekkilim ile davalının kendisi X Karakolunda X isimli şahıstan şikâyetçi olmuştur. (X Karakolundan istenecektir.)

Müvekkilim davalı tarafa son bir şans daha vermiş ve açmış olduğu haklı davasından 07.11.2016 tarihinde feragat etmiştir. Feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, işbu karar kesinleşmiştir. Davalı ile müvekkilim X adresinde birlikte yaşamaya devam etmişlerdir. Müvekkilim, davalının rahatsız edilmemesi için GSM numarasını değiştirmiş olup, davalı X numaralı GSM hattını kullanmaya başlamıştır. Mahkemeniz dosyasına sunduğumuz KASIM ayı görüşülen GSM numaralarından da anlaşılacağı üzerine davalıya ait X GSM hattı ile X’ya ait X GSM numaralı hat ile birçok defa görüşme sağlamıştır. (EK: vodafone kullanım detayı – Sayın mahkemece X GSM hatlarına ilişkin celbedilecek kayıtlar ile davalının X isimli şahıs ile görüşme yaptığı kanıtlanacaktır.)

Davalı, 07 Aralık 2016 Tarihinde müvekkilimi cep telefonundan arayarak “ben artık seninle olmayacağım, ben ‘X’ ile sürekli görüştüm onunla olan ilişkim hiç bitmedi, bundan sonra da  ‘X’ ile birlikte yaşayacağım, onunla konuştum beni üzerine alacak, senin ile mahkemede görüşürüz” şeklinde konuşma yapmıştır. Bunun üzerine evdeki halı, perde, tabak, çatal kaşık seti, plazma televizyon, küçük elektrikli ev aletleri vs. gibi her şey alınıp davalı tarafça kaçırılmıştır. Müşterek haneden alınmayan eşyalar sadece beyaz eşya ve mobilyalardır.” (EK faturalar)

Davalı taraf vurdumduymaz tavırlar içerisinde birlikte yaşamakta olduğu X isimli kişi ile rahat bir şekilde çarşıda gezmektedir. Müvekkilim X 1. Aile Mahkemesi X E. sayılı dosyasında feragat ederek tekrar barıştıktan sonra(X tarihinden sonra) davalının kullandığı cep telefonu numarasını değiştirmiş ve davalı bu tarihten itibaren X GSM hattını kullanmıştır. Müvekkilim, davalının kullandığı cep telefonunu kapattırmaya gittiğinde davalının sürekli görüşme yaptığından X TL telefon faturası ödemiştir ve sürekli X’ ya ait X GSM hattı ile ve bilmediği bir çok yabancı GSM numarası ile görüşme yapıldığını öğrenmiştir. (Sayın mahkemece istenecek HTS kayıtları neticesinde bu husus kanıtlanacaktır.)

Evlilik birliği içerisinde devamlı surette fedakârlık yapan müvekkilim, yapmış olduğu fedakârlıkların karşılığını bu şekilde almış olmanın üzüntüsünü bir kez daha acı bir şekilde yaşamıştır. Müvekkilimin karşı karşıya kaldığı bu durum kendisini derinden ziyadesiyle üzmüştür, aynı zamanda toplum içerisinde gerek iş arkadaşları arasında gerekse arkadaşları, dostları ve yakın çevresi ve toplum içerisinde rencide olmasına sebebiyet vermiştir.

Müşterek hayatın devamı sırasında, vaktini boşa ve dışarıda geçiren davalı taraf evin temizliği, ütüsü, çamaşırların temizlenmesi gibi ev işlerini de yerine getirmemiş olup, yükümlülüklerini devamlı surette ihmal etmiştir. Bu işler ile sürekli müvekkilim ilgilenmiştir. Tüm bunların yanında müvekkilim davalı tarafından defalarca aldatılmıştır. Davalı taraf saldırgan ve sinirli bir yapıya sahip olup, evlilik birliği içerisinde en ufak bir konuda dahi sürekli tartışma çıkarmıştır. Davalı taraf, yaşanan bu tartışmalar esnasında müvekkilime hitaben “orospu çocuğu, şerefsiz, pezevenk” gibi hakaret içerikli söylemlerde bulunmuştur.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz hususlardan ötürü davalının bir takım eşyaları kaçırarak evi terk etmesi ve başka bir şahıs ile evlilik hayatı yaşaması dolayısıyla evlilik birliği temelinden sarsılmış ve evlilik birliğinin devamı müvekkilim açısından çekilmez bir hal almıştır. Bu nedenle müvekkilimin davalıdan boşanması sebebi ile sayın mahkemenize iş bu davayı açma zarureti hâsıl olmuştur.

İhtiyat-i Tedbir Talebimize İlişkin Açıklamalarımız;

Davalı tarafın başka erkeklerle ilişki kurmak suretiyle yürüttüğü kötü yaşam tarzına sahip olması, evi ve müvekkilim ile ilgilenmemesi neticesinde davalının, müvekkilime karşı sadakat yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiği açıktır. Müvekkilimin 08 Aralık 2016 tarihinde eve gittiğinde davalı tarafından birçok eşyanın evden götürülmüş olduğunu görmüştür. Müvekkilimin bu durumu ev sahibine sorduğunda büyük bir araba ile gelerek evdeki eşyaları bir şahsın yardımı ile evden çıkarıldığı bilgisine ulaşmıştır. Müvekkilim bu hususa ilişkin olarak davalı taraf hakkında suç duyurusunda bulunacaklardır. (Buna ilişkin savcılık soruşturma esas numarasını bilahare mahkemeniz dosyasına ibraz edeceğiz.) Boşanma davasının açılması ile tarafların ayrı yaşamaya hak kazandığından ve davalı tarafın bir kısım ev eşyalarını alarak evi terk ettiğinden yargılama aşamasında başka bir problemin ortaya çıkmasına mahal vermemek açısından X adresindeki konutun içindeki ev eşyalarının müvekkilime tensiple birlikte tedbiren tahsis edilmesine karar verilmesini talep ederiz.

Maddi ve Manevi Tazminat Taleplerimize İlişkin Açıklamalarımız;

Davalı tarafın evlilik birliği içerisinde başka erkeklerle ilişki yaşaması, hali hazırda da X isimli şahıs ile karı-koca hayatı sürdürmesi nedeniyle müvekkilimin gururu ayaklar altına alınmıştır. Davacı müvekkilim bu sebep ile ailesinin, yakın çevresinin ve arkadaşlarının yüzüne bakamamakta, psikolojik çöküntü içerisindedir. Tüm bunların yanı sıra geleceğe yönelik yaşama ümidi kalmamıştır. Müvekkilim manevi anlamda derin bir üzüntü ve sıkıntı içerisinde olup, bu olaylar sebebi ile acı çekmektedir. Bu çerçevede müvekkilim evlilik birliği içerisinde manevi anlamda çok yoğun bir şekilde üzüntü ve ıstırap çekmiş olup, müvekkilimin çekmiş olduğu üzüntü, acı ve ıstırap azalmaksızın devam etmektedir. Davalının kusurlu davranışları nedeniyle zor günler geçiren müvekkilimin lehine TMK 174/2. Maddesi uyarınca 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ederiz.

Evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallara ilişkin olan hususlar boşanma davasının konusu oluşturamaması nedeniyle bu hususa ilişkin bu hususa ilişkin ayrıntılı beyanlarımızı ileride açacağımız mal rejimi davası ile bilahare bildireceğiz. Ancak Sayın mahkemenize şu hususun belirtilmesi gerekmektedir. 2012 yılından bu yana davalı ile birlikte yaşan müvekkilim emekli olup, emekli aylığı almaktadır, bunun yanında da X isimli şirkette iş makinesi elemanı olarak görev yapmaktadır. Müvekkilim davalı ile birlikte yaşadıkları süre içerisinde, davalının, davalının çocuğunun ve evin bakımı, ihtiyaçları gibi tüm masraf ve giderleri tek başına karşılamasının yanında almış olduğu emekli maaşının ve çalıştığı şirketten almış olduğu maaşının bir kısmı ile her ay X isimli kuyumcudan altın almak suretiyle birikim yapmıştır. Bu birikimler ve ZİRAAT BANKASI A.Ş. bankasından çekmiş olduğu konut kredisinin kendisi tarafından ödenmek suretiyle ev satın almıştır. “X” adresindeki müvekkilimin emek ve çalışması ile alınmış olup ½ hissesi davalının, ½ hissesi ile müvekkilim üzerine tescil ettirilmiştir. Müvekkil her fırsatta ailesine ve evine düşkün olup, evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Bu sebep ile TMK 174/1. Mad. Uyarınca mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma nedeni ile zedelenecek olan kusursuz müvekkil lehine 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ederiz.(EK. Kredi Ödeme Planı – Kuyumcu bilgileri)

HUKUKİ SEBEPLER                                : TMK. HMK. Ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                                :

  • Nüfus Kayıtları(Müzekkere sayın mahkemece istenecektir.)
  • SGK Kayıtları (Müzekkere ile sayın mahkemece istenecektir.)
  • Sosyoekonomik durum araştırması.
  • X 1. Aile Mahkemesinin 2016/832 Esas sayılı dosyası
  • Şehit Öztürk Karaköy Karakolunda davalı ve davacının X hakkındaki suç duyusuna ilişkin belgeler(Müzekkere ile sayın mahkemece istenecektir.)
  • Davalı tarafça evden kaçırılan eşyalara ilişkin fatura ve belgeler
  • Davalı tarafın X ile birlikte yaşayıp yaşamadığının dikkat bir şekilde kolluk marifetiyle araştırılması
  • Tanık beyanları
  • Davacı – Karşı Davalı tarafın sunacağa delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla , her türlü yasal delil.

NTİCE VE TALEP                                     : Yukarıda arz olunan nedenlerle,

Öncelikle Tensip İle Birlikte “X” adresinde bulunan konutun içerisindeki ev eşyalarının Tedbiren Müvekkilime Tahsisine,

Davalı tarafın müvekkilimi aldatması ve davalının başkaca kusurlu davranışlara bağlı olarak evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle BOŞANMALARINA,

TMK 174/1. Mad. Uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeni ile zedelenecek olan kusursuz müvekkil lehine 50.000,00 TL MADDİ TAZMİNATA hükmedilmesine,

TMK 174/2. Mad. Uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar nedeni ile kişilik hakları saldırıya uğrayan müvekkil lehine 50.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATA hükmedilmesine,

Yargılama Giderleri ve Vekalet ücretinin Davalı uhdesinde tahmiline karar verilmesini vekaleten saygıyla talep ederim.

Son düzenleme tarihi 23 Şubat 2020 16:05

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.