İhalenin Feshi Dava Dilekçesi

Kas 20, 2019 | İdare Hukuku Avukatlığı

İhalenin feshi dava dilekçesini bu yazımızda sizler için inceledik. İhalenin feshi dava dilekçesi son derece dikkatli bir şekilde hazırlanmalıdır. Yazımızın devamında ihalenin feshi davasının nasıl açılacağını, ihalenin feshi dava dilekçesi örneğini bulabilirsiniz.

İhalenin Feshi Dava Dilekçesi

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DURUŞMA VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR

DAVACI       :.

 

VEKİLİ         : Av.

 

DAVALI       : X Üniversitesi

KONU           : Davalı idare tarafından 31.10.2019 tarihinde yapılacak olan Eski Besyo içerisindeki 2 adet Halı Saha ve Kafeterya ihalesinin iptali  ve öncelikli olarak yürütmenin durdurulması istemidir,

TEBLİĞ TARİHİ : 17.10.2019 tarihli gazete ilanıyla

AÇIKLAMALAR

1-) Müvekkil şirket, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin yapmış olduğu 14/06/2016 tarihli Eski Besyo Halı Saha İşletmesi yapımına ilişkin açık teklif usulü yapılan ihaleyi kazanarak, mevcut işletmeyi yap-işlet-devret modeliyle yapımını üstlenmiştir. Bu üstlenme hususundan sonra müvekkil şirket ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi arasında 11/07/2016 tarihli kira sözleşmesi imzalanmıştır.(Ek 1)

2-) Mevcut kira sözleşmesi 28.maddesinin alt maddesi olan 3.maddesinde “Kiracı sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 60 gün içerisinde halı sahaya ilişkin yapım işlerini bitirecek.” işletmeyi şartnamede ve sözleşmede geçen yapım kısmından sonraki işletme kısmına ilişkin müvekkil şirket tarafından işletilmeye başlanacaktır.  Üniversite ile yapılan 11/07/2016  tarihli kira sözleşmesinin 4.maddesinin 3.fıkrasında  kira süresinin başlangıcı, üniversite tarafından yapılacak yer tesliminden sonra başlayacağına ilişkin  hüküm bulunmaktadır. Üniversite tarafından yer teslimi 19/07/2016 tarihinde komisyon tarafından yapılmış fakat, mevcut yerde inşaata başlandıktan sonra yüksek gerilim hattı halı sahaların üzerinde bulunması sebebiyle durdurulmuş (Ek 2) ve tarafımızca Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü’ne 08/08/2016 tarihinde bu konu bildirilmiş, ayrıca uzama talep edilmiştir.(Ek 3) Buna ilişkin yazı cevabın yer teslimi süresi uzatılmış ve idare tarafından 17/10/2016 tarihinde müvekkil şirkete yer teslimi yapılmıştır.

3-) İdare, müvekkil şirketin kiracılık süresi bitmeden idare yerel gazetede mevcut işletmeyi tekrar ihale çıkarmak suretiyle 04.10.2019 tarihinde yeniden kiralamak 30.09.2019 tarihinde müvekkil şirket tarafından ihalenin iptali ve kira süresinin devamına ilişkin dilekçe verilmiş idarece bu dilekçe (Ek 4) işleme alınarak 34310705-622.01-E.103576 sayı no ile cevap verilmiş ihale 02.10.2019 tarihinde iptal edilmiştir (Ek 5). Burada iddialarımızı doğrular şekilde ihaleye çıkarılan yerin m2’si 2950 olarak belirlenmiş fakat vermiş olduğumuz dilekçede bu m2 yanlış olduğu, mevcut yere ilişkin işletmenin kurum tarafından 3500 m2 olarak ihale teknik şartnamesine aykırı olarak yeni bir proje ile yaptırıldığını belirtmemiz üzerine rektörlükçe bu iddiamızın doğruluğu görülmüş ve metrekare sebebiyle ihale iptal edilmiştir. Fakat 30.09.2019 tarihinde vermiş olduğumuz itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğumuz hususlar ve itirazımız karşılanmadan dava konusu tekrar 31.10.2019 tarihinde ihale yoluna gidilmiştir.

Yine bu açılan ihalenin hukuka aykırı olduğu ve iptali için tarafımızca 25.10.2019 tarih 112302 evrak kayıt no ile ihalenin iptaline ilişkin dilekçe verilmiş (Ek 6) ve idarece 34310705-755.02.E113277 sayılı cevapla taleplerimiz reddedilmiştir(Ek 7). Oysa ki yapılan ihale açıkça aykırı olup idare tarafından sözleşmede de açıkça belirtildiği gibi edimler yerine getirilmemiş zira: yapılan ihalenin yap-işlet-devret modelinde ihale olduğu için, bu ihalenin amacı yüklenici firma mevcut işletmenin inşaatını yapımını üstlendikten sonra İdarece Yapı Ruhsatı ve benzeri edimler yerine getirildikten sonra işletmek üzere yüklenici firmaya teslim gerekmektedir. Buna ilişkin hüküm müvekkil şirket ile mevcut idare arasında imzalanan 11.07.2016 tarihli kira kontratının 8. Maddesinde açıktır ruhsat vb işler idare tarafından alınacaktır. Kira süresi de bu teslimden itibaren başladığına ilişkin hüküm kira kontratında mevcuttur. İdare tarafından Yapı Ruhsatı müvekkil şirketin inşaatı tamamlandıktan tam 2 yıl 10 ay sonra alınmıştır. Ruhsat eksikliğinden dolayı müvekkil şirket işletme ruhsatını alamamış ve tam anlamıyla mevcut halı sahaları işletememiştir hal böyle olunca meydana gelen zararımızın idarece tazmin zorunluluğu bulunduğu açıkça ortada iken bu durum göz ardı edilerek idarece hiçbir kamu yararı ve hizmet gereği ortada bulunmadığı halde müvekkilim tarafından işletilen yerin yeniden ihaleye çıkarılması açıkça hukuka aykırıdır.

4-)İdareyle müvekkil şirket arasında bulunan ve ihaleyle alınmış olunan bu yerde hukuki itilaflar da bulunmaktadır. Zira müvekkil şirket burayı yapım karşılığıyla, ihaleyle almış, mevcut sözleşme incelendiğinde yapım karşılığında 3 yıllık işletme süresi verilmiştir. Müvekkil şirket yapıma ilişkin tüm edimlerini yerine getirse de idare edimlerini yerine getirmemiştir. İdare tarafından İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca yapı kullanma izin belgesi alınmadığından müvekkil şirket tarafından iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı alınamamıştır(Ek8).

5-) Müvekkil şirket tarafından kazanılmış olan 14/06/2016 tarihli ihalenin mevcut şartnamesinin ekinde olan proje yüksek gerilim hattı halı sahaların üzerine geldiğinden dolayı değiştirilmiş ve idare tarafından yeni bir proje hazırlanarak bu projenin yapımı istenmiştir. Böylece hazırlanan 2. Projede müvekkil şirkete ek maliyetler çıkarılmış Sayıştay tarafından yaklaşık maliyeti 300.000(üç yüz bin)TL üzerinden hesaplanmış ilk proje ve bu maliyet karşılığı 3 yıl kira süresi belirlenmiştir fakat işletmenin maliyeti idare tarafından hazırlanan 2. Proje ile 880.000(sekiz seksen bin)TL ye çıkarılmıştır bu yapılan masraf göz önüne alınarak herhangi bir süre düzenlemesine de gidilmemiştir. Mahkemenizce mevcut ihale dosyası Muğla Üniversitesi rektörlüğünden celp edilerek mevcut ihale eki olan teknik şartname projesi ile idare tarafından asıl uygulattırılan ikinci proje incelendiğinde farklılıklar görülecek idarenin tek taraflı haksız bir şekilde müvekkil şirketin maliyetini arttırdığı ve bu konuya ilişkin müvekkil şirketin muvafakatini de almadığı görülecektir aşağıda iki proje arasında ki farklılıkları tabloyla açıklıyoruz.

1.PROJE-2.PROJE

A-) İstenen halı sahaların ebatı                                 İstenen halı sahaların ebatı

25 x 45                                                                     30 x 52

B-) Alt yapı hatıl beton                                                 Alt yapı hatıl beton

1.125 m2                                                                    1.560 m2

C-) Açık Halı Saha Suni Çim Ebatı                          Açık Halı Saha Suni Çim Ebatı

1.125m2                                                                     1.560m2

D-) Kapalı Halı Saha Suni Çim Ebatı                       Kapalı Halı Saha Suni Çim Ebatı

1.125m2                                                                     1560m2

D-) Açık Halı Saha Betonu                                       Açık Halı Saha Betonu

30 x 30                                                                       40×80

E-) Açık Halı Saha Kullanılan boru                          Açık Halı Saha Kullanılan boru                    1.125m2 ye göre 1.560 m2 ye göre

F-) Kapalı Halı Saha Kullanılan boru                       Kapalı Halı Saha Kullanılan boru                  1.125m2 ye göre 1.560 m2 ye göre

G-)Açık-Kapalı Halı Sahalarda Kullanılan tel          Açık-kapalı halı sahalarda kullanılan tel       1.125m2 ye göre 1.560 m2 ye göre

I-) İnşaatı İstenen Alan Yer Teslimi                          İnşaatı İstenen Alan Yer Teslimi
2950m2                                                                      3500 m2

İdare tek taraflı olarak ihale şartnamesinde gösterilen proje ve yüklenilecek masraflarda %30 dan fazla artırım yapamaz. Buna ilişkin yerleşik Danıştay kararları mevcuttur. Bu yapılan ek masraflara ilişkin müvekkil şirkete ek süre verilmesi gerekmektedir. İdare kendi kusurundan dolayı müvekkil şirkete ek masraflar çıkardığı gibi şirketin zararını da gidermemiş bunun tam aksine KİRA SÜRESİ DEVAM EDERKEN MEVCUT YERİ İHALEYE ÇIKARARAK ŞİRKETİN ELİNDEN ALMAK İSTEMEKTEDİR. Bu açıdan da kamu yararı gözetilmeden hareket edilmektedir.

6-) Müvekkil şirketin kazanmış olduğu ve yapımını üstlenmiş olduğu 14/06/2016 tarihli ihale dosyası getirttirilerek ekinde bulunan teknik şartname ve proje  ile daha sonradan yüksek gerilim hattı geçtiği gerekçesiyle değiştirilen ve müvekkile uygulattırılan (uygulatılan proje ihale dosyası ve ekinde yoktur yapı işleri daire başkanlığında bulunmaktadır) bulunan projelerin getirtilerek aradaki müvekkile ekstra olarak yükletilen masrafın tespitiyle müvekkil şirketin taşınmaz üzerinde yapmış olduğu masrafları ortaya çıkarabilmek ve uğramış olduğu zararı net olarak belirlemek anlamında bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Bu konuya ilişkin bilirkişi talebinde bulunuyoruz. Ayrıca ruhsatsız bir yerin çalıştırılması nedeniyle gerçek zararımızın hukuken ortaya konulabilmesi için  ticaret odası ve esnaf sanatkârlar odası veya mahkemece takdir edilecek bilirkişilerden görüş alınmasını ve gerçek zararında somut olarak  ortaya konulması durumunda ihaleye  ilişkimizin ortaya çıkan zararlarımız nedeni ile devam ettiği anlaşılacaktır.

7-) 4721 sayılı Medeni Kanununun 2. Maddesi belirtilen ‘’Herkes hakkını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Müvekkil şirket ayıplı malı kiraladığı gibi kira, elektrik ve su borçlarını da düzenli ödemiştir. Fakat idare edimini yerine getirmeden hem müvekkil şirkete ek maliyetler çıkarmış hem de yapı ruhsatını almayarak mevcut işletmeyi faaliyete geçirmesine engel olmuştur.

Tüm bu açıklamalar ışığında 2577 sayılı yasanın 27. Maddesinde sayılan koşullar birlikte gerçekleşmiş Müvekkil şirket mevcut işletmeyi faaliyete geçiremediği için halen idare tarafından yükletilen masraflardan dolayı başkaca firmalara yaptırmış olduğu işler karşısında ödeyeceği parasal tutarlar sözleşmeler personellerin sigorta ödemeleri ve maaş ödemeleri  ödeyemeyecek, 880.000TL yatırım yapan müvekkilin 3 yıllık kira sözleşmesinde halen 2 yıl 10 ay gibi haklı kira süresi bulunduğundan  telafisi güç ve imkansız zararlar ortaya çıkması nedeniyle YÜRÜTMENİN DURDURULMASI’na karar verilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

NETİCE VE TALEP : Davalı idare tarafından 31.10.2019 tarihinde yapılacak olan Eski Besyo içerisindeki 2 adet Halı Saha ve Kafeterya ihalesinin İPTALİ ve öncelikli olarak YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.

Vekil – Adana Avukat Saim İNCEKAŞ

Ek 1-) 11.07.2016 tarihli kira kontratosu

Ek 2-)Kira uzamasına ilişkin yazı cevabı

Ek 3-)Müvekkil şirketçe verilmiş uzama talebi

Ek 4-)30.09.2019 tarihli ihalenin iptali idareye başvuru dilekçesi

Ek 5-)34310705-622.01-E.103576 sayı no lu idarenin yazı cevabı

Ek 6-)31.10.2019 tarihli 112302 evrak kayıt no lu ihalenin iptaline ilişkin idareye başvuru dilekçesi

Ek 7-)İdarenin 34310705-755.02.E113277 sayılı yazı cevabı

Ek 😎 İmara aykırı olan ve idare tarafından alınmayan ruhsata  karşı imar affından yararlanmak suretiyle alınmış 08.03.2019 tarihli yapı kayıt belgesi

Ek 9-)Vekaletname sureti.

İhalenin Feshi Dava Dilekçesi

ADANA İCRA  HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVALI (BORÇLU):

VEKİLİ :

DAVALI:

KONU: İhalenin feshi, Satış ilanı tebliğ tarihinin düzeltilmesi

İCRA MÜDÜRLÜĞÜ:

AÇIKLAMALAR

Müvekkil aleyhine  Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğünün 2020/…. Esas sayılı takip dosyası icra takibine geçilmiş,  yapılan icra takibinde müvekkile Siverek İcra Müdürlüğü’nün 2020/… Talimat sayılı dosyasından gönderilen satış ilanı müvekkille tebliğ edilememiş ve 28/12/2020 tarihli ihale sonrası (04/01/2021 tarihinde) müvekkil satıştan haberdar olmuştur. (Satış dışındaki diğer takip işlemleri ve tebliğlere ilişkin itirazi haklarımızı saklı tutuyoruz) Müvekkile gönderilen satış ilanı tebliğ işlemi usulsüzdür.Şöyle ki;

7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesine göre; “Kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır.”  4829 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle Tebligat Kanunu’nun 16. maddesinde yer alan “birlikte oturan ailesi efradı” ibaresi “aynı konutta oturan kişiler” şeklinde değiştirildiğinden, muhatap adına kendilerine tebligat yapılacak aynı konutta oturan kişiler, aile fertleri, yakın ve uzak akrabalar veya hizmetçilerden biri olabileceği gibi, bu kişiler dışında kalan ancak muhatapla birlikte oturan diğer kimseler de olabilecektir. Muhatapla birlikte oturma şartının gerçekleşmiş sayılabilmesi için, muhatapla aynı çatı altında oturmak yetmeyip, aynı daireyi paylaşmış olmak gerekir. (Yargıtay 12. HD 2015/31640 E, 2016/6547K ve 07/03/2016 tarihli kararları)

Ayrıca Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular, en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. H.G.K.nun 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. (Yargıtay 12. HD 2019/8038 E, 2019/10675 K ve 19/06/2020 tarihli kararları)

Tebligatın gönderildiği adreste ikamet edenler müvekkil ile aynı çatı altında yaşanlar ilgili nüfus müdürlüklerinden tespit edilebilirler. Tebliğ memurunca gerçeğe uygun araştırma yapılmamış maktu kaşeler kullanılmak suretiyle muhatabın nerede olduğu anlaşılmaz bir şekilde tebliğ mazbatasına yazılmak suretiyle sözde tebliğ yapılmaya çalışılmış, müvekkil ile aynı çatı altında ikamet etmeyen birine satış ilanı tebliğ edilmiştir. Tebliğ mazbatasında yazılı isimde müvekkil ile aynı adresi paylaşan kimse yoktur, müvekkilin bu isimde bir çalışanı mevcut değildir. Ayrıca müvekkil halen Aşağıyalankoz Mahallesi Muhtarıdır. Müvekkile gönderilen tebliğler üçüncü şahıslara tebliğ edilmeyip 7201 Sayılı Tebligat Kanunun ilgili hükümleri uyarınca muhtarlığa sevk edilse tebliğ evrakı zaten müvekkile tebliğ edilecektir.

7201 Sayılı Tebligat Kanunun 32. Maddesi’nin” Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” Hükmü gereği dosyadan yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebliğlerinin öğrenme tarihi olan 04/01/2021 olarak düzeltilmesini ve İİK 127. Maddesi uyarınca 28/12/2020 tarihinde yapılan ihalelerin iptalini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER: HMK, İİK, 7201 Sayılı T. K. Ve sair mevzuat

TALEP VE SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve sayın mahkemenizce re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle haklı davamızın kabulü ile ihalenin feshine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekil eden adına saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili

EK: Onaylı vekaletname sureti.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.