Anasayfa » Ceza Hukuku Avukatlığı » İDDİANAMENİN İADESİ

İDDİANAMENİN İADESİ

İDDİANAMENİN İADESİ HANGİ SÜREDE VE HANGİ SEBEPLERLE OLABİLİR?

CMK-m.173/1

 

 

CMK ile getirilen en önemli düzenlemelerden birisi de İDDİANAMENİN İADESİDİR. 174. maddede yer alan bu düzenlemeye göre;

Mahkeme, iddianame ve soruşturma evrakının kendisine verildiği tarihten itibaren YEDİ GÜN İÇİNDE, soruşturma evresine ilişkin BÜTÜN BELGELERİ inceledikten sonra;

a)İddianamenin 170. maddede yer alan unsurları içirmediğini,

b)Ön ödemeye tabi işlerde ön ödeme usulü uygulanmaksızın kamu açıldığını,

tespit ederse, söz konusu EKSİKLİK ve HATALI noktaları belirterek İDDİANAMEYİ C. BAŞSAVCILIĞINA İADE EDER.

Buradaki önemli husus şudur:

CMK ile getirilen sistemde tek celselik yargılama hedeflenmiştir. Yeni düzenlemede Mahkeme kural olarak delil toplamayacaktır. Gerek bu nedenlerle ve gerekse de iddianamenin unsurlarını düzenleyen 170/4. de yer alan “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” hükmü karşısında savcılık tarafından toplanma imkanı bulunan deliller toplanmadan veya eksik toplanarak dava açıldığında bu eksikliklerin belirtilerek iddianamenin iadesi mümkündür. Aksi takdirde mahkeme bu delilleri toplamak zorunda kalacak ve bu durumda yargılamanın tek celsede bitirilmesini imkansız hale getirecektir.  Mahkeme yapacağı incelemede delillerin eksik toplandığını tespit ederse bu eksiklikleri belirterek iddianameyi iade eder. Yine 170/5 maddesine aykırı olarak iddianamede sanığın lehine ve aleyhine delillerin açıklanmamış olması da bir iade nedenidir. 170/6 maddesine belirtilen hususların eksik olması da iade nedeni olacaktır. Bir iddianamede dava konusu edilen olayların açık, anlaşılır ve ayrıntılı bir biçimde açıklanmamış olması da tek başına bir iade nedeni olacaktır. İddianamenin unsurlarına yukarıda değinilmiştir.

İDDİANAMENİN İADESİ ÜZERİNE NELER YAPILIR?

CMK-m.174/3

 

İddianamenin eksik olduğu belirtilerek kendisine iade edilen C. Başsavcılığı; ya bu karara itiraz eder ya da belirtilen eksiklikleri giderdikten sonra YENİDEN İDDİANAME DÜZENLEYEREK Mahkemeye gönderir. Maddede yeni iddianame düzenlenmesinden bahsedildiğinden, eksikliklerin eski iddianamenin üzerinde düzeltilmesi ile yetinilmesi söz konusu olamaz. C. Savcısının itirazını inceleyen merci itirazı yerinde görür ise İddianamenin kabulüne karar verir ve dosyayı kovuşturma aşamasının gereklerini yerine getirmek üzere görevli mahkemeye gönderir. İtiraz yerinde bulunmaz ise, C. Savcılığı eksik ve hatalı noktaları düzelterek yeniden iddianame düzenler.

İadesine karar verilmiş bir iddianame üzerine soruşturmanın eksik hususları tamamlanarak yeniden dava açılması halinde yazılan bu yeni iddianamenin de iadesi mümkündür. Yani bir kez iade diye bir kural yoktur. Eksiklikler giderilinceye kadar iade mümkündür. Elbetteki burada mahkemenin bildirdiği eksikliklerin tamam olup olmadığına bakılmalıdır. Mahkemenin bildirdiği hususlar tamamlanmış ise yeni bir iade sebebi de sonradan oluşmamış ise yeni bir iade kararı anlamsız olacaktır.

Birden çok mahkemenin bulunduğu yerlerde iddianamenin iadesinden sonra yeniden dava açıldığında bu davanın iadeye karar veren mahkemeye tevzi edilmesi gerekir. Aksi durumda her incelemeyi yapacak mahkeme başka sebeplerle iade kararı verebilecektir. Bu nedenle örneğin 3. asliye ceza mahkemesi iddianameyi iade etmiş ise yeniden iddianame düzenlendikten sonra açılacak davanın yine 3. asliye ceza mahkemesince incelenmesi gerekecektir.

Burada uygulamada çıkacak bir sorundan da söz etmek gerekir.

İddianame mahkemeye geldiğinde bu belge mahkemenin esas defterine mi değişik iş defterine mi kaydedilecektir?

Her şeyden önce esas defteri nedir ona bakmak gerekir. Mahkemelerin yapmış oldukları asıl iş (esas iş) yargılama faaliyetidir. Bu nedenle mahkemelerin bu asıl işi ile ilgili olarak gelen işler mahkemelerin esas defterine kaydedilir. Bir ceza mahkemesinin asıl işi olan yargılama faaliyeti bu mahkemeye iddianamenin veya iddianame yerine geçen belgenin (trafik suç tutanağı gibi) gelmesi ile başlayacaktır. Mahkemeye asıl işi olan yargılama faaliyetinde bulunması için gönderilen iddianame veya onun yerine geçen belgenin kalem yönetmeliği hükümlerine göre mahkemenin esas defterine kaydedilir. Bu asıl işi dışında kalan bütün işleri müteferrik işler, değişik işler defterine kaydedilir.

İddianame geldiğinde onun kabulü ile yargılamanın kovuşturma aşamasına geçileceği var sayılır. Ancak bu aşamaya geçmeden önce mahkeme bir ön inceleme yapar. Yedi gün içinde yapması gereken bu inceleme sonucunda ya iddianameyi kabul eder ve duruşma hazırlığı (tensip) kararı ile duruşmaya ilişkin yapılacaklara karar verir ya da iddianamenin 170. maddede belirtilen eksikliklerin olduğunu tespit ederek 174. madde uyarınca iddianamenin iadesine karar verir.

Bu açıklamalar ışığında kişisel fikrim şudur; iddianame veya onun yerine geçen belge mahkemeye geldiğinde bu belge mahkemenin esas defterine kaydedilir. Mahkeme yapacağı inceleme sonucunda iddianamenin kabulüne karar verir ise sorun yoktur, yargılama kaydedilen bu esas numarasından sürdürülür ve hüküm ile sonuçlandırılıp esas kaydı kapatılır. Eğer mahkeme iddianamenin iadesine karar verir ise bu kararla esas kaydını kapatır ve dosyayı savcılığa gönderir. Savcılık eksiklikleri giderdikten sonra yeniden dava açar ise bu dava yeniden esasa kaydedilir.

Ancak, iddianamenin reddine karar verilmesi durumunda değişik işe kaydının gerektiği ileri sürülmektedir. Ancak bu durumda da mahkemeye gelen iddianamenin 7 günlük inceleme süresi içinde iddianame herhangi bir yere kaydedilmeden bekleyecektir. Bu durumunda yerinde olmayacağı kanısındayım.

HANGİ SUÇLARIN İDDİANAMESİ HER HALÜKARDA İADE EDİLİR?

m.174/2

 

Ön ödemeye tabi işlerde ön ödeme usulü uygulanmaksızın kamu davası açıldığı takdirde iddianame iade edilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Oy Yok)
Loading...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İletişim
error: Silence is golden