Anasayfa » Ceza Hukuku Avukatlığı » İDDİANAMEDE NELERİN BULUNMASI GEREKİR?

İDDİANAMEDE NELERİN BULUNMASI GEREKİR?

  1. madde CMUK nun 163. maddesine paralel bir düzenleme getirmiştir. Düzenlenecek iddianamede;
  2. a) Şüphelinin kimliği,
  3. b) Müdafii,
  4. c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
  5. d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
  6. e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,
  7. f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
  8. g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
  9. h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
  10. i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
  11. j) Suçun delilleri,
  12. k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, yazılmış olmalıdır.

 

 

İddianamede yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalıdır. İddianamenin sonuç kısmında sadece şüphelinin aleyhine olan değil lehine olan delillerde yazılmalıdır. Yine sonuç kısmında, istenen ceza veya güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin talep edildiği de yazılmalıdır. Eğer suç, tüzel kişinin faaliyet çerçevesi içinde işlenmiş ise ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbirinin ne olacağı da açıkça belirtilmelidir.

  1. maddede yer alan İddianamenin unsurlar iki ana başlık altında toplanabilirler.

İddianamenin şekli unsurları; 170/3 de yazılı bulunan Şüphelinin kimliği, Müdafii, Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi, Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği, Şikâyette bulunan kişinin kimliği, Şikâyetin yapıldığı tarih, Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, Suçun delilleri, Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, unsurlarıdır. Bunlar şekli unsurlar olup iddianamede yer alıp almadığı kolaylıkla tespit edilebilir.

Elbetteki bu var olma söz konusu bilgilerin sadece yazılmış olması ile bir anlam ifade etmez. Bu bilgilerin soruşturmada elde edilen bulgularla ve gerçek durumlarla da uyumlu olması gereklidir. Örneğin suç tarihi yanlış yazılmış ise, suç yeri yanlış gösterilmiş ise, sanığın kimliği olarak yazılan bilginin gerçek durum ile ilgisi yok ise, yapılan soruşturmada elde edilen bulgulara göre belirlenen sanık dışında bir kişiye dava açılmış ise bu bilgilerin şeklen iddianamenin üzerinde yazılı olmasının bir anlamı yoktur. Önemli olan bu bilgilerin doğru olarak yazılmış olmasıdır.

İddianamenin maddi unsurları; Yeni düzenlemede asıl önemli husus iddianamenin maddi olaylara ilişkin içeriğidir. Bu düzenlemenin amacı tek celselik yargılamayı temin etmektir. Bu nedenle yeni düzenlemede mahkeme kural olarak delil toplama ile uğraşmayacaktır. Soruşturma aşamasında toplanması gerekip de toplanmayan delillerin varlığı halinde iddianamenin maddi unsurları eksik sayılacaktır. Bu maddi unsurlar şunlardır; 

a)Deliller; Delillerin eksiksiz olarak toplandığının tespiti gerekir. Eksik delil bırakılmış ise tamamlanmış olmalıdır. Deliller tamamlanmamış ise dosya tamamlanmamış sayılır ve iadesi gerekir. Bu delillerin gösterilmesi ile yetinilemez suçun unsurlarını dikkate alarak bu delillerin suçun unsurları ile nasıl irtibatlandırıldığının da açıklanması gerekir.

Suçu oluşturan olayları, suçun unsurlarını dikkate alarak delillendirmek gerekir. “Şu koşullarda elimde bulunan deliller mahkumiyete yetebilir” denilebilmelidir. Çünkü yeterli delil olmadan dava açılamayacaktır. Mahkumiyet hüküm vermeye yeterli delil bulunmalıdır. Çünkü sanığın lehine olan hususlar da yazılmalıdır. Delillerin nasıl toplandığını, hukuka uygun olduğunu belirtmelidir. Hakim hükmünde hukuka aykırı delillerin neler olduğunu gösterecektir. Bu nedenle iddia faaliyetinin bundan böyle madde numarasını söyleyerek en ağır cezayı talep etmek gibi anlaşılması devri kapanmıştır.

Artık delil toplanmadan dava açılması mümkün değildir. Dürüst bir insan için haksız yere sanık olmak yeterince ağır bir durumdur. Lekelenmeme hakkı son derece önemlidir.

Sanığın nüfus ve sabıka kaydı, sabıka kaydında tekerrüre esas ceza var ise bunlara ilişkin mahkeme kararlarının onaylı örnekleri, gereken rapor ve bilirkişi incelemeleri, soruşturmanın aydınlatılması için gereken tanık beyanları vb olmadan dava açılamayacaktır.

b)Talep edilen ceza ve güvenlik tedbiri; 170/6 maddesi uyarınca suç dolayısıyla kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği, suç tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç ise ilgili tüzel kişi hakkında tüzel kişi hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbiri açıkça gösterilmelidir. Bu nedenle delillerin takdiri mahkemeye bırakılarak dava açılması söz konusu olamayacaktır.

Bu unsurların eksik olması halinde 174. madde uyarınca iddianamenin İADESİNE karar verilecektir.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Soru Sor
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi