İdari Gözetim Kararına İtiraz

İdari Gözetim Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? İtiraz Dilekçesi

ADANA … NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

BAŞVURAN                      :

…………………………….Pasaport No:……………………………………………..)

(… Geri Gönderme Merkezi’nde İdari Gözetim Altında Tutulmaktadır.)

VEKİLİ                              :           

Av. ……………………(Baro sicil:……………..)

KARŞI TARAF                  :                   

… Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü

KONU                             :

İTİRAZA KONU TUTANAĞIN TANZİM VE TEBELLÜĞ TARİHİ                       :

Müvekkil hakkında … Valiliği  tarafından verilen … tarihli ……………………………sayılı İDARİ GÖZETİM KARARI açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilin İVEDİLİKLE SALIVERİLMESİ talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALALAR :

1- Müvekkil ………ın Türkiye’de oturum izni vardır ve uzun süredir Türkiye’de ikamet etmektedir. Müvekkil ülkesindeki savaş ve terör olaylarından dolayı Türkiye’ye gelmiştir.Müvekkilin Türkiye’de evi,arabası,düzenli yaptığı bir işi ve düzenli kullanmış olduğu banka hesabı vardır. Müvekkil hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ……sayılı soruşturma dosyası kapsamında savcılık tarafından serbest bırakılmasına karar verilmiş, adli işlemleri tamamlandıktan sonra Binkılıç Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edilmiştir. Yukarıda sayısını ve tarihini belirttiğimiz ve Ek’te sunduğumuz idari gözetim kararında 6458 sayılı kanunun 57. Maddesi uyarınca ”kamu düzeni,kamu sağlığı açısından tehdit oluşturması ve kaçma ve kaybolma riski bulunması’şeklinde gerekçe ile müvekkilim hakkında 6 ay süre ile idari gözetim kararı alındığı belirtilmiştir. Gerçekle hiçbir alakası bulunmayan bu dayanak sebebiyle müvekkilim bir haftadır Binkılıç Geri Gönderme Merkezinde tutulmaktadır.

2-Müvekkilimin ………….olan abisi,Deaş Terör Örgütü tarafından şehit edilmiştir.Müvekkil hakkında açılmış bulunan soruşturma dosyasındaki çelişki, müvekkilin abisi Deaş Terör Örgütü tarafından şehit düşmüş olmasına rağmen dosyada müvekkilin terör örgütüyle bağlantısı olduğu iddia edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ………..sayılı soruşturma dosyası kapsamında”güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre müvekkilin ……..DEAŞ terör örgütü içerisinde bir dönem faaliyet gösterdiği” iddia edilmiş ancak bu iddia tamamen SOYUT bir iddiadan ibarettir. Dosya incelendiğinde görülecektir ki dosyada Telegram isimli hesabı kullanan kişiler diğer şahıslardır. Müvekkilimin dahil edildiği dosyayla  uzaktan yakından ilgisi olmadığı ortadadır. Zaten müvekkilin telefonları incelendiğinde iki adet telefonu da temiz çıkacaktır. Müvekkilin terör örgütleriyle bağlantısı olduğu iddiası tamamen soyut bir iddiadan ibaret olup dosyada somut hiçbir delil yoktur,üstelik dosyadaki diğer adı geçen şahısları da müvekkil tanımamaktadır. Müvekkilim MAĞDUR konumundadır. Müvekkil dosyada isminin neden geçtiğine dahi anlam verememektedir. Ayrıca tam olarak sınır dışı ve idari gözetim kararı alındığına dair herhangi bir bilgisi dahi yoktur. Müvekkil…………………..yaşamış ve araba alım-satım işleriyle uğraşmıştır. Sonradan Deaş Terör Örgütü bölgeye gelince,müvekkil ve ailesi …….bölgesine kaçmışlardır. Müvekkil o dönem bölgede düzgün bir şekilde ticaret yapan iş adamıdır.  Müvekkilimin ailesi de işi gücü olan ticaret yapan ve terör örgütüne karşı olan insanlardır. Ayrıca müvekkilin abisi aynı yıl Deaş Terör Örgütü tarafından Irak’ta şehit düşmüştür. Ek’te abisinin teröristler tarafından şehit edildiğine ilişkin ÖLÜM BELGESİNİ de eklemiş bulunmaktayız. Bu suç isnadı sadece bir iddiadır ve masumiyet karinesi gereği idari gözetim gerektirecek bir durum değildir. Müvekkilin kendi ülkesinde can güvenliği tehlikededir ve sınır dışı edilmesi durumunda en temel hakkı olan yaşam hakkı ihlali söz konusu olacaktır. Bu nedenle bir an olsun müvekkil hakkında sınır dışı etme kararı verilebileceği varsayılsa bile 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 55 1-a. Maddesi uyarınca “ Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar “ sınır dışı edilemeyecektir.

Müvekkilimin ülkesine gönderildiğinde hayati tehlikesi vardır çünkü kendi abisi terör örgütü tarafından şehit edilmiştir.

ALINAN SAĞLIK RAPORUNDA DA GÖRÜLECEĞİ ÜZERE MÜVEKKİLİN KAMU SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN BİR HASTALIĞI DA BULUNMAMAKTADIR.

3-Aynı zamanda idari gözetim kararı istisnai nitelikte bir uygulama olup,zorunlu hallerde uygulanması gerekirken kaçma şüphesi bulunmayan,ikamet izni bulunan,Türkiye’de gayrimenkulü olan müvekkilimin bu koşullarda gözetim altında tutulması hukuka aykırı olup,söz konusu kurumun istisnai niteliğine de aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda müvekkilimiz hakkında HUKUKA AYKIRI şekilde verilmiş kararın ivedilikle sonlandırılması ve müvekkilimizin serbest kalmasına karar verilmesi Sayın Hakimlikten saygılarımızla talep olunur.

4-Ayrıca müvekkilimizin bulunduğu ortam insan onuruna yakışır nitelikte değildir.Pek çok insanla aynı yerde sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlanmaktadır. Bulaşıcı hastalık bulaşması ihtimal dahilindedir.Yeme-içme ihtiyaçları yeterince karşılanmamaktadır. Sağlık koşulları ve idari gözaltında tutulma koşulları da  nazara alınarak gözetim altında tutulmasını gerektirecek kamu güvenliği ve esenliği ile alakalı bir durumun söz konusu olmayışı  sabit ikameti  ve hüviyeti  belli oluşu  nazara alındığında   İdari Gözlem altına alınmasının hiçbir hukuki boyutu  bulunmamaktadır.

5-Müvekkil hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı da mevcut değildir. Bu sebeple idari gözetim altında tutulması da hukuka aykırılık teşkil etmektedir. 6458 sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; “ Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.”

Müvekkilim sabit ikametgah sahibi olup kaçması ya da kaybolması söz konusu değildir.

Öte yandan 6458 sayılı yasanın 57/4 maddesinde “ İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenilmez. İdari denetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhal sonlandırılır. Bu yabancılara, belli bir adreste ikamet etme, belirlenecek şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.”denilmektedir.

  • Yaşamını Türkiye Cumhuriyetinde sürdüreceği inancıyla hareket eden müvekkilin tüm yatırımları buradadır.Bir adet gayrimenkul ve araba edinmiştir.Ve tüm parası Türkiye Cumhuriyeti Bankalarındadır.

  • Yaşamını burada çalışarak sürdüren müvekkil gayrimenkul-emlak işleriyle uğraşmaktadır.Çevresi tarafından sevip sayılan biridir. Türkiye’ye de çok sayıda yabancı yatırımcı getirmiştir.

  • Türkiye’de yasadışı hiçbir olaya karışmamıştır.

  • TÜRKİYE’YE YASAL YOLLARDAN GİRİŞ YAPMIŞTIR.
  • Müvekkil Türkiye’de geçirdiği yıllarda Türk toplum yapısıyla kaynaşmış olup, Türkiye’de kurulu bir düzene sahiptir. SABİT İKAMETGAH SAHİBİ OLUP, adresinde ikamet etmektedir.
  • MÜVEKKİLİN BULAŞICI HİÇBİR HASTALIĞI YOKTUR.
  • Müvekkilimiz hakkında terör örgütleriyle ilişkisi olduğuna dair işlem yapılmasına anlam verememekte, bu hususta hiçbir bağlantısı olmadığı tüm delillerimizle sabit olup,müvekkil hakkında bahsi geçen konudan dolayı idari gözetim altına alınmasını gerektirecek somut hiçbir delil de bulunmamaktadır.

Yukarda saydığımız koşullar altında müvekkilimizin kaçma veya kaybolma ihtimali bulunmamaktadır.Ayrıca söz konusu sınır dışı kararı hakkında idare mahkemesi nezdinde iptal davasına konu olacak olup bu dava süresince sınır dışı edilemeyecek müvekkilimiz uzun bir süre gözetim evinde tutulacak olması da açık bir insan hakları ihlalidir. Bu durumda, müvekkilimiz söz konusu yargı yolu tamamlanana kadar herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın özgürlüğünden yoksun bırakılmış durumda kalacaktır.

Sonuç Ve İstem:Yukarıda ve itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, müvekkil yıllardır Türkiye’de yaşamakta olup Türk kültürüne alışmış, burada kendine düzenli bir yaşam oluşturmuş, bu sürede herhangi bir suça karımamış olup, müvekkil hakkındaki tarafınıza sunulmuş bulunan evrakların haricindeki evrakların celbi ile müvekkil hakkında verilen hukuka aykırı şekilde verilmiş olan idari gözetim kararının kaldırılmasını talep ederiz.

İTİRAZ EDEN

VEKİLİ Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukat ve Hukuk Danışmanlık Bürosu

EKİ:

1-14.08.2020 tarihli ……….sayılı idari gözetim kararı

2-14.08.2020 tarihli sınırdışı etme kararı tebliğ formu

3-14.08.2020 tarihli sınırdışı etme kararı

4-Irak Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından verilen müvekkilin abisinin terör örgütü tarafından şehit edildiğine ilişkin Ölüm Belgesi

5-… Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığından alınan Adli Sicil Belgesi, Vatandaşlık Belgesi

6-Müvekkile ait bulunan evin Tapu Kaydı

7-Müvekkile ait aracın ruhsat görüntüsü

8-14.08.2020 tarihli ikamet izninin iptali yazısı

9-İdareden alınan evrakların örnekleri

10-Vekaletname

Son düzenleme tarihi 13 Eylül 2020 17:27

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.