Siteden ayrılmadan önce tarafımca yazılan site içi arama motorunu deneyin.

Malpraktis İdari Dava Dilekçesi

ADANA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI:

VEKİLİ:

DAVALI: T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI (8123312 vergi no’lu)

KONU : Müvekkilin tedavi amaçlı gittiği hastanede yanlış teşhis ve tedavi neticesinde, 1.000 TL maddi (fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile) ve 10.000 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ve sorumluluğu doğacak kişi/kurumlardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

Ekli vekaletname gereği davacı vekiliyim. Öncelikle dava ve duruşmalara davacı vekili olarak kabulümüze karar verilmesini talep ederiz (EK-1 Usulüne uygun vekaletname).

Davalı kurum bünyesinde faaliyetini sürdüren Adana Devlet Hastanesi doktoru tarafından gerçekleştirilen idari eylem neticesinde müvekkilde meydana gelen zararın tazmini için ön başvuru 2021 tarihinde yapılmış olup (EK-2. Adana Noterliğinin 14 yevmiye no’lu ihtarnamesi), davalı idare tarafından verilen cevap (EK-3 T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevap) 2021 tarihinde tarafımıza tebellüğ edilmiştir. İYUK madde 12 ve 13 gereği yasal süresi içerisinde tam yargı davamızı açmış bulunmaktayız.

TAM YARGI DAVAMIZIN AÇILMASINA SEBEP OLAN OLAYLAR

Müvekkil hastalığı sebebiyle nedenini ve yapılabilecekleri öğrenmek amacıyla Adana Devlet Hastanesi doktorlarından cerrahi branşında olan Uz. Dr. Ahmet’e 14 tarihinde muayene için başvurmuştur. (Burada teşhis ve tedavi aşamasına dair yaşadıklarınızı anlatabilirsiniz.)

Müvekkil, 12 tarihinde karnında şiddetli bir ağrıyla uyanıp, ani baş dönmesi, karında şişme ve ağrı, gözlerinde kararma vakalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Herhangi bir sorun olmadığı söylendiği için bunların normal sorunlar olduğunu düşünmüştür.

13 tarihinde durumun daha da kötüleşmesi üzerine eşi, müvekkilimi hastaneye götürmüştür. Doktor olmadığı söylenerek müvekkil Adana Hastanesi’ne yönlendirilmiştir. Aynı gün Adana Hastanesi’ne gittiklerinde MÜVEKKİLE HASTALIK TANISI KONULMUŞTUR. Müvekkil ameliyat için içeri alınmış, bu sırada müvekkilin eşi ameliyat için gerekli işlemleri gerçekleştirmekteyken; kendisinden kan vermesi, kan bulmasını ya da Kızılay’a kan vermek için eş dostun çağırılması istenmiş. Bunlardan herhangi birinin gerçekleşmemesi halinde ameliyatın yapılmayacağı bilgisi verilmesi üzerine, müvekkilin eşi böyle acil bir durumda bu tarzdaki tutuma karşılık sinirlenerek, müvekkili ameliyat masasından kaldırıp, Özel Adana Hastanesi’ne götürmüştür.

Oradaki doktorlara göre, biraz daha geç kalınması halinde iç kanama sebebiyle hayatını kaybedeceği bilgisi verilmiştir. Müvekkilin hayati tehlike içerisinde olmasının müsebbibi, görüldüğü üzere Adana Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen ihmaller silsilesidir. Elimizde bulunan epikriz raporu mahkemenize sunmaktayız (EK-4 Özel Adana Hastanesi epikriz raporu). Epikriz raporu ve hasta dosyanın tamamının delillerimiz arasına alınmasını ve mahkemenizce celbini talep ediyoruz.

Müvekkilim bu ihmalkar davranışlar neticesinde 2,5 saat ameliyatta kalmıştır. (BU KISIMDA MANEVİ TAZMİNATA SEBEP OLAN OLAYLARI ANLATABİLİRSİNİZ.)

Müvekkilin ÜÇ (3) KEZ MUAYENE EDİLMESİNE RAĞMEN, doğru bir teşhis koyamayan doktorun ve dolayısı ile idarenin hizmet kusuru ortaya çıkmıştır.

Tedavi sürecinde yapılan ultrason muayenelerinde doktorun kanama kontrolünü sağlaması ve doktorun hastayı bilgilendirmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirme yapılmayıp, 2 hafta sonra müvekkil ile randevulaşılmıştır. Savcılıktaki dosyada ultrason görüntüsünün aslı mevcuttur. Bu ultrason görüntüsünün altında 2 hafta sonra çağırıldığı hususu yer almaktadır. Adana Devlet Hastanesinde gerçekleşen tetkik ve tedaviye ilişkin belgeleri, epikriz raporunu, ULTRASON GÖRÜNTÜSÜNÜN ASLINI ve hasta dosyanın tamamının delillerimiz arasına alınmasını ve mahkemenizce celbini talep ediyoruz.

MALPRAKTİS DAVASININ ŞARTLARI OLUŞMUŞTUR

Hekimin bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ziyadesi ile tedaviyi aksatması neticesinde oluşan zararı tazmin etmek amacıyla açılan maddi veya manevi tazminat davaları Malpraktis (doktor hatası) davası olarak nitelendirilir.

Teşhis aşamasında; doktorun hastanın muayenesini eksik yapması, hastaya ilişkin hastalık öyküsü veya geçmiş bilgisinin (anamnezi) hiç veya gereği gibi alınmaması, gerekli tetkiklerin yapılmaması vb. gibi hatalar tıbbi malpraktis olarak kabul edilmektedir. Örneğin, alerjisi olan kişi açısından tehlikeli bir ilaç enjekte eden doktorun, hastaya alerjisi olup olmadığını sormaması teşhis aşamasında gerçekleşen bir malpraktis örneğidir.

Tedavi aşamasında; Yargıtay kararlarına göre, hastalık için gerekli tıbbi müdahalenin yapılmaması, ameliyat sırasında hastanın vücudunda yabancı madde unutulması, yanlış tedavi yöntemi seçilmesi, yanlış ilaç verilmesi, yanlış yere veya hatalı iğne yapılması, hastanın veya müdahale edilecek uzvun karıştırılması, müdahalenin ölçüsüz bir şekilde yapılması, hijyen kurallarına dikkat edilmemesi veya hatalı ameliyat tarzının benimsenmesi tıbbi Malpraktis örnekleri olarak kabul edilmektedir.

Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları 13. maddesine göre Malpraktis kavramı; “bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Dünya Hekimler birliği tanımına göre ise malpraktis; “Hekimin tedavi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesiyle oluşan hasardır.”

Yukarıda arz ve izaha çalıştığımız üzere Türkiye Tabipler Birliği ve Dünya hekimler birliğinin doktor hatası bu şekilde tanımlanmıştır. Bu tanımlardan da görüleceği üzere, Malpraktis davasının şartları fazlasıyla mevcuttur. Hekim tıbbi standartlara uygun ve özenli davranmalıdır. Tıbbi standartlara aykırılık tek başına tıbbi hata Malpraktis kabul edilir. Son derece önemli olan “tedavinin gidişatının takibidir”. Hekim statüsü gereği hastayı kontrol etmelidir. Aksi halde standarta aykırılıktan söz edilir.

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ

Tam yargı davamızın açılmasına sebep olan olaylar başlığı altında ayrıntıları ile bahsedilen bu sorumsuzluk karşısında müvekkilin, kan kaybetmiş olması, 2 gün iç kanama geçirmesi, diğer hasarın henüz belirlenememesi gibi olumsuzluklar karşısında müvekkil, maddi ve manevi zarara uğramış, tarifi mümkün olmayan ağır elem ve üzüntü dolu günler geçirmiş ve geçirmeye devam etmektedir. Bahsi geçen bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin bir kısmı Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2021 soruşturma no’lu dosyasında mevcuttur. Delillerimiz arasına alınması ve mahkemenizce celbini talep ediyoruz.

Davalı idarenin bünyesinde bulunan Adana Devlet Hastanesindeki yanlış teşhis ve tedavi sonrası müvekkilin, özel hastaneye gitmek zorunda bırakılması, hayati tehlike yaşaması sebebiyle Özel Adana Hastanesinde ücret karşılığı ameliyata alınması neticesinde maddi olarak da zarara uğratılmıştır.

Kamu hizmeti niteliğindeki idari faaliyetin yürütülmesi esnasında meydana gelen olay nedeni ile davalı kurumun kusurunun varlığı açıktır. Müvekkil, hastaneye gelerek tedavi olmak istemesi sonucu yanlış tedavinin yanlış yöntemle uygulanması sonucu İDARİ FAALİYETİN İŞLEYİŞİNDEKİ İHMAL, BOZUKLUK, EKSİKLİK VE HUKUKA AYKIRILIK nedeniyle zarara uğramıştır.

İdari faaliyetin işleyişi esnasında ifa edilen görevin mevzuatta öngörülen usul ve yasaya aykırı olarak icra edilmemesinden kaynaklı olan ve tek bir şahsa indirgenmeyen, idare içerisinde anonimleşen görev kusuru olarak tanımlanan bir kusur olmakla, GÖREV KUSURU İDARE BAKIMINDAN HİZMET KUSURU OLARAK KABUL GÖRMEKTEDİR.

Sonuç olarak, Adana Devlet Hastanesinde bulunan Uz. Dr. Ahmet tarafından konulan yanlış teşhis ve tedavi yöntemlerinin uygulanması neticesinde müvekkilin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi gerekmektedir. İş bu sebeple gerçekleştirilen İDARİ EYLEM ve dolayısıyla idarenin hizmet kusuru nedeniyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahmilini isteme zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, İYUK, HMK, TBK ve sair mevzuat.

DELİLLER : 1) Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2021 soruşturma no’lu dosyası, 2) Hasta epikriz dosyası (Adana Devlet Hastanesi ve Özel Adana Hastanesinde bulunan dosyaların celbine), 3) Hastane kayıtları ve ultrason görüntüleri (Adana Devlet Hastanesi ve Özel Adana Hastanesinde bulunan kayıtların celbine), 4) Bilirkişi incelemesi, 5) SGK Kayıtları, 6) Bilimsel inceleme raporları, 7) Tanık, 8) Yemin, 9) Adli tıp incelemesi, 10) Emsal kararlar, 11) Yapılan tedavi masrafları (Özel Adana Hastanesinden celbine, aksi durumda tarafımızca sunulacaktır), ilaç, yol ve sair giderler, 12) Bilimsel görüşler, 13) Her türlü sair yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkça izah ettiğimiz ve mahkemenizce resen araştırılacak sebeplerle dava konusu zararın yargılama sürecinde toplanan delillerle (özellikle Adli Tıp Kurumu incelemesi ve bilirkişi) daha da aydınlanacağı da dikkate alınarak,

A- Davamızın KABULÜ ile;

B- Meydana gelen olayda idarenin hizmet kusuru olduğu için müvekkilin uğradığı maddi zararı karşılamak üzere 1.000 TL maddi tazminatın (fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile) idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ve sorumluluğu doğacak kişi/kurumlarda müştereken ve müteselsilsen tahsiline,

C- Meydana gelen olayda idarenin hizmet kusuru olduğu için müvekkilin uğradığı tarifi imkânsız acı ve ıstırabın bir nebze de olsa hafifletilebilmesi için 10.000 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ve sorumluluğu doğacak kişi/kurumlardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline,

D- Yargılamanın İYUK 17/1. maddesi gereğince duruşmalı yapılmasına karar verilmesine,

E- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf/taraflara tahmiline karar verilmesini bilvekale talep ederiz.

Davacı Vekili

EK:

1) Usulüne uygun vekaletname

2) Adana 4. Noterliğinin 13 yevmiye no’lu ihtarnamesi (3 sayfa)

3) T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevap (1 sy)

4) Özel Adana Hastanesi epikriz raporu (2 sayfa) (Hastaneden tüm dosyanın celbini talep ediyoruz)

5) Müvekkilin yaşamış olduğu süreci anlattığı el yazılı beyanları (3 sayfa)

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir