Anasayfa » İcra Hukuku Avukatlığı » İcra Hukukunda Yer Alan Terimler

İcra Hukukunda Yer Alan Terimler

İcra Hukukunda Yer Alan Terimler

İcra hukuku literatüründe en çok kullanılan terim ve anlamları bu makalemizde bulabilirsiniz. Alfabetik sıra ile terim ve anlamları aşağıda yer almaktadır.


Açık Artırma İle Satış:

Hem taşınır hem de taşın­mazlar bakımından uygulanan ve hacizli malın en yüksek teklif verene ihale edilmesini öngören yön­tem.

Adî Senet:

Herhangi bir resmî makam veya memu­run katılımı olmaksızın kişilerin kendi aralarında düzenleyip imzaladıkları senetler.

Adî Tasfiye:

İflas masasının tasfiye yöntemlerinden birisidir. İflas masasına giren mal ve hakların değe­rinin adi tasfiye giderlerini karşılaması halinde iflasın tasfiye edilmesi yöntemidir.

Adlî Tatil:

Her yıl mahkemeler Ağustosun birinden Eylülün beşine kadar çalışmazlar, adli tatil yapar­lar. Ancak icra daireleri ve mahkemeleri adli tatilde çalışır.

Alacaklılar Toplanması:

İflasın özel organlarından birisidir. Birinci ve ikinci alacaklılar toplanması ola­rak iki çeşittir.

Artırma Şartnamesi:

Malın ihaleye çıkarılmasın­dan önce hazırlanan, ihale edilecek mal hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı ve alıcı için tapu sicili yerine geçen belge.

Basit Tasfiye:

İflas masasına giren mal ve hakların adi tasfiye giderlerini karşılamaması durumunda ya da adi tasfiyenin 6 ay içinde bitirilememesi halinde alacaklıların karar vermesi halinde uygulanan tasfi­ye yöntemidir.

Basit Yargılama Usulü:

Hukuk yargılamasında geçerli olan ve icra iflas işlerinde de uygulanan yar­gılama usullerinden birisidir.

Başvurma Harcı:

İcra takibi başlatan alacaklıdan, takibin başında maktu olarak alınan harç.

Birinci Alacaklılar Toplanması:

Adi tasfiyenin ila­nıyla birlikte iflas dairesi tarafından toplantıya çağrı­lan ve bu ilanda belirtilen yer ve günde alacaklıların yaptığı toplantı.

Borca Batıklık:

Bir sermaye şirketi veya kooperati­fin pasiflerinin aktiflerinden fazla olması hali.

Borca İtiraz:

İmzaya itiraz dışında ödeme emrine karşı yapılan bütün itirazlar.

Borç Ödemeden Aciz Belgesi:

İcra veya iflas taki­bi sonucunda, alacağını tamamen ya da kısmen alamayan alacaklılara verilen belge.

Borçlu Temerrüdü:

Bir borçlunun muaccel olmuş borçlarını ödemede direngenlik göstermesi.

Borçtan Kurtulma Davası:

Genel haciz yoluyla takipte itirazın geçici kaldırılmasına karar verilmesi halinde, borçlu tarafından 7 gün içinde genel mah­kemelerde açılabilecek dava.

Cebrî İcra:

Alacakların Devlet kuvveti yardımıyla zorla yerine getirilmesi yolu.

Cezaevleri Harcı:

İcra takibinin sonunda alacak­lıdan %2 oranında tahsil edilen ve hiçbir şekilde borçluya yükletilemeyen icra harcı.

Cüzî İcra:

İcra hukuku anlamına gelir. Bu icra çeşidinde borçlunun karşısında bütün alacaklıları yer almadığı gibi borçlunun bütün malvarlığı değil ancak borcuna yetecek kadar malvarlığı üzerinde icra uygulanır.

Çek:

Emre yazılı senet, ödeme aracı, kambiyo senedi.

Çekişmesiz Mallar:

Borçluya ait olduğu muhakkak olan, üçüncü kişilerin üzerinde hak iddia etmediği mallar.

Çocuk Teslimi:

Çocuğun ilamda velayeti kendisine verilen kimseye teslim edilmemesi halinde, çocu­ğun icra yoluyla alacaklıya teslimini öngören ilamlı icra çeşidi.

Dava Arkadaşlığı:

Usul hukukunda, birden fazla kişinin maddi hukuktan ya da kanundan kaynakla­nan bir zorunluluk nedeniyle bir davada davacı ya da davalı tarafta yer alması durumu.

Dava Ehliyeti:

Bir kimsenin başka bir kişinin izin veya icazetine gerek kalmaksızın bir davayı açma ve kendi adına yürütebilme yeteneğidir.

Dava Şartı:

Açılmış bir davada, hâkimin yargılama yapabilmesi ve davanın esası hakkında karar vere­bilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli haller.

Defi:

Bir borçlunun borcunu, geçici veya devamlı olarak yerine getirmekten kaçınmasına olanak sağ­layan hukuki sebepler. Örneğin zamanaşımı defi.

Depo Kararı:

Takipli iflas yolunda iflasına karar verilmeden önce, borçluya, borcunu mahkeme vez­nesine depo ederek (yatırarak) iflas etmekten kur­tulması için tanınan 7 günlük süre.

Derdestlik:

Bir davanın (veya takibin) görülmekte olması.

Doğrudan Doğruya İflas:

Kanunda yazılı sebep­lerden birisinin varlığı halinde alacaklıların bir takip yapılmasına gerek kalmaksızın, doğrudan asliye ticaret mahkemesine dava açarak, borçlunun iflası­na karar verilmesini sağlayan iflas yolu. Bazen de borçlu doğrudan kendi iflasını isteyebilir, hatta bazı durumlarda da istemek zorundadır.

Dosyanın İşlemden Kaldırılması:

Belirli sebeple­rin gerçekleşmesi halinde hakimin veya icra orga­nının, dava veya takip dosyasını işlemden kaldırıp, dava veya takip yenileninceye kadar, o dosya ile ilgili bir işlem yapılmaması hali.

Düzenleme Biçimindeki Noter Senedi:

İçeriği bizzat noter tarafından yazılarak düzenlenen resmî senet.

Emtiayı Temsil Eden Senet:

Varant ve konişmento gibi eşya üzerindeki çeşitli hakları temsil eden senetler.

Erteleme:

Talik. Kanunda belirtilen bazı sebeple­rin varlığı halinde borçluya karşı belirli bir süre icra takip işlemi yapılamayacak durumlar.

Feragat:

Vazgeçme.

Fesih:

İptal, Bozma, Ortadan kaldırma.

Fiil Ehliyeti:

Bir kimsenin, başkasının izin veya ica­zetine gerek kalmaksızın hukuki işlem yapabilme ehliyeti.

Garame Usulü:

Orana göre dağıtım.

Geçici Dağıtma:

İflas tasfiyesi sürerken, mallar paraya çevrildikçe alacaklılara belirli dönemlerde yapılan ödeme.

Geçici Haciz:

Sadece genel haciz yolunda itirazın geçici kaldırılmasına karar verilmesi halinde alacaklı tarafından talep edilecek haciz çeşidi.

Gecikmiş İtiraz:

Ödeme emrine mücbir sebeple, yani kendisine yüklenemeyecek bir kusur nedeniyle itiraz edemeyen borçlunun, itiraza engel durumun ortadan kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine yaptığı itiraz.

Genel Haciz Yolu:

Alacağı rehne, kambiyo senedi­ne ya da herhangi bir senede bağlı olmayan alacak­lının, sadece para ve teminat alacağının tahsili için başvuracağı ilamsız icra yolu.

Genel Mahkeme:

Hukuk yargılamasında asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesi.

Görev:

Bir davaya aynı yargı kolu içindeki birden fazla mahkemeden hangisinin bakacağı.

Haciz:

Borçlunun borcuna yetecek miktardaki mal ve haklarına icra dairesi tarafından zorla hukuken el konulması.

Hacze İştirak:

Bir alacaklının belirli bir mal üzerine koydurmuş olduğu hacze, başka bir alacaklının da belirli şartları taşıması halinde katılması.

Hak Düşürücü Süre:

Bir hakkın kendisi için öngö­rülen belirli bir süre içinde talep edilmemesi halinde bir daha kullanılamayacak (talep edilemeyecek) hale gelmesi.

Hak Ehliyeti:

Hukuk nazarında hak sahibi olup borç altına girebilme yeteneği.

Hükmün Kesinleşmesi:

İlk derece mahkemesi kararına karşı gidilebilecek olağan bir kanun yolu­nun kalmaması.

İcra Emri:

İlamlı icra takibinde, borçluya borcunu 7 gün içinde ödemesi için gönderilen emir.

İcra İnkâr Tazminatı:

İtirazın iptali davasını kaybe­den borçlunun alacaklının talebi üzerine en az %40 oranında mahkûm edildiği tazminat.

İcra Takip İşlemi:

İcra organları tarafından borç­luya yönelik olarak yapılan ve icranın ilerlemesini sağlayan işlemler.

İcra Takibinin İptali ve Taliki:

İlamsız icrada, icra takibinin kesinleşmesinden sonra, borcun itfa edil­mesi, zamanaşımına uğraması veya alacaklının borçluya süre vermesine rağmen, alacaklının icra takibine devam etmesi halinde, borçlunun icra mah­kemesine başvurarak takibin iptalini veya ertelen­mesini sağlama yolu.

İcranın Geri Bırakılması:

İlamlı icrada, icra emrinin tebliğinden önce veya sonra, borcun itfa edilmesi ya da alacağın zamanaşımına uğraması ya da ala­caklının borçluya süre vermesi halinde, borçlunun icra mahkemesine başvurarak hakkındaki takipten kurtulmasını sağlayan yol.

İcranın İadesi:

Bir ilamın tamamen veya kısmen icra edilmesinden sonra, hükmün üst mahkeme tarafından borçlu lehine bozulması halinde, borç­lunun icra dairesine başvurarak, icranın eski hale iadesini sağlayan yol.

İcranın Yerine Getirilmesi Harcı:

Konusu para ile ölçülemeyen ilamlı icra takiplerinde, alacaklıdan maktu olarak alınan harç.

İflas:

Bir borçlunun, haczedilebilen bütün mallarının paraya çevrilmesi suretiyle bilinen bütün borçlarının ödenmesini sağlayan toplu tasfiye yöntemi.

İflas Alacağı:

İflasın açıldığı anda müflisten alacaklı olanların alacağı.

İflas Dairesi:

İflas kararının kendisine bildirilmesiy­le görev başlayan iflasın resmi organlarından birisi.

İflas Dışı Konkordato:

İflasına karar verilmemiş bir borçlunun teklif ettiği konkordato.

İflas İçi Konkordato:

Müflisin, yani hakkında iflas kararı verilmiş bir borçlunun teklif ettiği konkordato. İflas Masası: İflasın açıldığı anda müflise ait olan mal ve hakların oluşturduğu malvarlığı topluluğuna verilen isim.

İflas İdaresi:

Birinci alacaklılar toplantısında göste­rilen altı aday arasından icra mahkemesince seçilen üç kişiden oluşan ve iflas masasının kanuni mümes­sili (temsilcisi) olan özel iflas organıdır.

İflas tasfiyesinin tatili:

İflasta tasfiyeye tabi masa­ya ait hiçbir mal veya hakkın bulunamaması halinde iflas dairesince tasfiyeye son verilerek iflasın kapa­tılmasının talep edilmesi.

İflasın Ertelenmesi:

Borca batık olan bir sermaye şirketi veya kooperatifin sunduğu iyileştirme projesi­nin mahkemece kabul edilmesi halinde, iflas etmek­ten kurtulmasını sağlayan yol.

İflasın Kaldırılması:

İflas tasfiyesi devam ederken belirli sebeplerin gerçekleşmesi halinde, iflas tasfi­yesine son verilmesi.

İhale:

Açık artırma.

İhalenin Feshi:

Kanuna aykırı olarak yapılan bir ihalenin şikayet yoluyla icra mahkemesine başvuru­larak ortadan kaldırılması.

İhkakı Hak:

Kendiliğinden hak alma.

İhtiyarî:

İsteğe bağlı.

İhtiyati Haciz:

Sadece bir para alacağını güvence altına almak için, alacaklının talebi üzerine, önce­den borçlunun mal ve haklarına mahkeme kararı ile el konulması.

İhtiyati Tedbir:

Taraflar arasında çekişmeli olan dava konusu şey üzerine mahkeme kararı ile el konularak, dava sonuçlanıncaya kadar güvence altına alınması.

İkinci Alacaklılar Toplanması:

Sıra cetvelinin ila­nında belirtilen yer, gün ve saatte alacaklıların yap­tığı toplantı. İflasın özel organlarından birisi.

İkrah:

Tehdit, Korkutma.

İkrar:

Karşı tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın doğru olduğunu bildirme.

İlâm:

Mahkeme kararı.

İlamlı İcra:

Bir mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için başvurulan icra yolu.

İlamsız İcra:

Sadece para ve teminat alacakları için öngörülmüş olan ve bir mahkeme kararına gerek olmadan başvurulan icra yolu.

İlave Haciz:

Sadece hacze iştirak dolayısıyla işlerlik kazanan ve talep üzerine borçlunun diğer mallarına konulan haciz çeşidi.

İmtiyaz:

Ayrıcalık.

İmtiyazlı Alacaklı:

Kanunun kendisine, özellikle alacağının diğer alacaklardan daha önce ödenmesi hususunda ayrıcalık tanıdığı alacaklı.

İmtiyazlı İştirak:

Kanunda tahdidi olarak belirtilen bazı kişilerin, başka bir alacaklının belirli bir mal üzerine koydurmuş olduğu hacze, bir takip yapmak zorunda olmaksızın katılması yolu.

İmzaya İtiraz:

Adi senede dayalı olarak yapılan bir icra takibinde, borçlunun senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin olan ve açıkça yap­mak zorunda olduğu itirazı.

İpotek:

Taşınmaz rehni.

İptal Davası:

Borçlunun üçüncü kişilerle yaptığı, temelde mal kaçırmak ve alacaklıya zarar vermek amacıyla yapılan hukuki işlemlerin iptalini sağlayan dava.

İstihkak:

Bir şey üzerinde hak iddiasında bulun­mak.

İstihkak Davası:

Başkasının borcu için malı hacze­dilen bir üçüncü kişinin malını hacizden kurtarmak için icra mahkemesinde açtığı dava.

İstinabe:

Mahkemeler veya icra organları arasında yapılan hukuki yardım.

İstirdat Davası:

Gerçekte maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı, icra takibi esnasında ve icra tehdidi altında ödeyen borçlunun, bu paranın kendisine iade edilmesi için 1 yıl içinde genel mah­kemelerde açacağı dava.

İtfa:

Ödeme. Bir borcu ödeyerek sona erdirme.

İtibarın iadesi:

İflas nedeniyle itibarı (saygınlığı) sınırlanan borçluya (müflise), saygınlığının mahke­me kararı ile geri verilmesi.

İtirazın İptali Davası:

İmzaya veya borca itiraz edil­mesi halinde, elinde İİK’da sayılı belgelerden birisi bulunmayan alacaklının, borçlunun itirazını ortadan kaldırmak için 1 yıl içinde genel mahkemelerde açtı­ğı dava.

İtirazın Kaldırılması:

İmzaya veya borca itiraz edil­mesi halinde, elinde kanunda sayılı belgelerden birisi bulunan alacaklının 6 ay içinde icra mahkeme­sine başvurarak, borçlunun itirazını ortadan kaldır­masına olanak sağlayan yol. İmzaya itiraz halinde itirazın geçici, borca itiraz halinde ise, itirazın kesin kaldırılması yoluna başvurulur.

İvazsız Tasarruf:

Karşılıksız kazandırma. Bağış.

İzaleî şüyu:

Ortaklığın giderilmesi.

Kambiyo Senedi:

Çek, Bono ve Poliçe.

Karar Düzeltme:

Yargıtay’ın temyiz incelemesi sonucunda verdiği kendi kararında hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla, aynı Yargıtay dairesinden, kararın bir daha gözden geçirilmesini isteme yolu.

Kamu Düzenine Aykırılık:

Kamunun her bakım­da genel çıkarlarını koruyan hükümlerinin tümüne aykırılık.

Karine:

Bilinen bir olgu veya olaydan bilinmeyen bir olgu veya olayın çıkartılması.

Karşılık Dava:

Kendisine karşı dava açılmış olan davalının da belirli koşullarla aynı mahkemede davacıya karşı dava açması.

Kesin Hüküm:

Şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olarak ikiye ayrılır. Şekli anlamda kesin hüküm, bir mahkeme kararına karşı artık başvu­rulabilecek olağan bir kanun yolunun kalmaması demektir. Maddi anlamda kesin hüküm ise, mah­keme kararlarına tanınan kanuni gerçeklik vasfı­dır. Yani, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir uyuşmazlığın artık bir daha dava konusu yapılarak, çözülmesi amacıyla mahkeme önüne getirilememesidir.

Kesin Yetki:

Bir uyuşmazlığa (davaya) sadece belirli bir yerdeki (yargı çevresindeki) mahkemenin bakabilmesi. Örneğin, iflas davasına sadece tacirin işlem merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde bakılabilir.

Kısmî İtiraz:

Borcun bir kısmına yapılan itirazdır. Ancak geçerli olması için, mutlaka borcun itiraz edi­len kısmı açıkça belirtilmelidir. Aksi halde borcun tamamına itiraz edilmemiş sayılır.

Kıymet Takdiri:

Değer belirlemesi. Taşınmaz bir malın ihaleye çıkarılmadan önce değerinin saptan­ması.

Konkordato:

Cebri anlaşma, cebri sulh. Borçlunun alacaklıları ile anlaşarak borçlarının belirli bir yüzde- sini ödemesi, alacaklıların da kalan alacak miktarın­dan vazgeçmesi.

Konkordato Alacaklılar Kurulu:

Malvarlığının terki suretiyle konkordatonun yetkili organlarından biri.

Konkordato Komiseri:

Adi konkordatoda görevli olan, icra mahkemesi tarafından seçilen konkordato organı.

Konkordato Mühleti:

Belirli şartların varlığı halin­de, konkordatoyu hazırlaması için icra mahkemesi tarafından borçluya ilk seferde 3 ay olarak verilen ve ancak bir defaya mahsus olmak üzere 2 ay uza­tılabilen süre.

Likid Alacak:

Belirli, belirlenebilir alacak.

Mal Beyanı:

Borçlunun gerek kendi elinde gerekse üçüncü kişilerde bulunan mal ve haklarından bor­cuna yetecek kadarını icra dairesine bildirmesidir.

Masa Alacağı:

İflas masasının yaptığı giderlerden doğan alacaklar. Bir başka deyişle müflisin değil, masanın borçlarıdır.

Mecburî Takip Arkadaşlığı:

Maddi hukuktan ya da kanundan kaynaklanan bir zorunluluk nedeniy­le, birden fazla kişinin birlikte takip yapması ya da kendilerine karşı birlikte takip yapılmasının zorunlu olması durumu.

Menfi Tespit Davası:

Borçlunun maddi hukuk bakı­mından belirli bir borcun borçlusu bulunmadığının tespiti için genel mahkemelerde açtığı dava.

Muamele Merkezi:

İşlem merkezi. Bir tacirin ekono­mik olarak işlerini yoğunlaştırdığı yer.

Muhafaza Tedbiri:

Koruma önlemi.

Muhammen Bedel:

Bir malın ihalede satıldığı zaman kaç liraya alıcı bulabileceği düşünülerek tah­min edilen değeri.

Muvakkat Aciz Belgesi:

Geçici aciz belgesi. Borç­lunun borca yetecek kadar malı olmadığını tespit eden haciz tutanağına verilen isim.

Müeccel Alacak:

Vadesi gelmemiş alacak.

Müflis:

İflas etmiş, iflasına karar verilmiş borçlu.

Mükellefiyetler Listesi:

İcra hukukunda taşınmaz bir malın açık artırmaya çıkarılmasından önce hazır­lanan, artırma şartnamesinin bir parçasını teşkil eden ve o taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı, ipotek hakkı ve şerh verilmiş kişisel haklar gibi mükellefi­yetleri gösteren liste.

Müteselsil Alacak:

Bir alacağın birden fazla kimse tarafından talep edilebilmesi durumunda, alacaklılar arasındaki ilişki.

Müteselsil Borç:

Alacaklıya karşı, her biri borcun tamamından sorumlu olma yükümlülüğü altına gir­diklerini bildiren birden fazla borçlu arasındaki ilişki.

Nafaka:

Kanunların öngördüğü durumlarda, genel­likle, zaruret içinde bulunanlara verilen yardım.

Nizasız Kaza:

Çekişmesiz yargı.

Onaylama Biçimindeki Noter Senedi:

Dışarı­da yazılıp, imza ve tarihi noter tarafından usulüne uygun olarak onanan senet.

Ödeme Emri:

İlamsız icrada takip talebi üzerine borçluya borcunu ödemesi ya da itiraz etmesi için yapılan bildirim.

Ödemelerin Tatili:

Bir borçlunun sürekli bir şekilde vadesi gelmiş borçlarını ödemeyip ötelemesi.

Pay cetveli:

Sıra cetveli esas alınarak yapılan ve hangi alacaklıya ne kadar hisse düşeceğini göste­ren cetvel.

Pey Sürme:

Bir bedel teklif etme.

Rehin Açığı Belgesi:

RPÇY ile yapılan takip sonu­cunda rehinli malın satış bedelinin alacağı karşı­lamaya yetmemesi halinde, icra dairesi tarafından düzenlenerek alacaklıya verilen belge.

Re’sen Düzenlenen Noter Senedi

Noter tarafın­dan bizzat yazılarak düzenlenen senet.

Rüçhan Hakkı:

Öncelik hakkı.

Sıra Cetveli:

Alacakların incelenmesinden sonra, alacaklıların hangi sırada yer aldığını ve alacağının miktarını gösteren cetvel.

Son Hesap:

İflas idaresinin iflas tasfiyesindeki bütün para işlemleri hakkında ticaret mahkemesine hesap vermesi.

Son Rapor:

İflas idaresinin iflasın kapatılmasını talep ederken, asliye ticaret mahkemesine iflas tas­fiyesi hakkında ayrıntılı bilgi vermesi.

Sükna Hakkı:

Bir evde veya onun bir bölümünde oturma hakkı veren kişiye bağlı irtifak hakkı.

Şikâyet:

İcra ve iflas organlarının icra iflas huku­kuna aykırı olarak yaptıkları işlemlerin icra mah­kemesine başvurularak düzeltilmesini veya iptal edilmesini sağlayan icra ve iflas hukukuna özgü bir başvuru yolu.

Şufa Hakkı:

Önalım hakkı.

Şuyun Satış Suretiyle Giderilmesi:

Paydaşlığın satış yoluyla ortadan kaldırılması.

Tacir:

Gerçek kişi ve tüzel kişi tacir olmak üzere ikiye ayrılır. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.

Tahdidi:

Sınırlı sayıda, sınırlı olarak.

Tahkim:

Aralarında uyuşmazlık doğmuş olan kişi­lerin, bu uyuşmazlığı Devlet mahkemeleri yerine hakem denilen özel kişilere çözdürmeleri için baş­vurdukları yol.

Tahliye:

Boşaltma.

Tahsil Harcı:

İcra takibinin sonuçlandığı aşamaya göre, takip sonunda alacaklıdan nispi olarak alınan icra harcı.

Takas:

Ödeşme

Takip Talebi:

Alacaklının, icra dairesine başvurarak borçluya karşı takip başlatma dileğini içeren dilekçe.

Takip Arkadaşlığı:

İcra takibinin tarafında birden fazla kişinin bulunması hali. Mecburi ve ihtiyari takip arkadaşlığı olarak iki çeşittir. Bazı durumlar­da birden fazla kişinin takibin tarafında yer alması kanuni bir zorunluluk iken, bazı durumlarda tama­men iradidir, yani isteğe bağlıdır. Özellikle, elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu hallerde mecburi (zorunlu), müteselsil alacaklılık veya borçluluk iliş­kisinin bulunduğu hallerde ihtiyari dava arkadaşlığı ortaya çıkar.

Takipli İştirak:

Başka bir alacaklının bir mal üzeri­ne koydurduğu hacze, takip yapmak zorunda olarak katılma.

Takipsiz İştirak:

Kanunda sınırlı olarak sayılan bazı kişilerin, başka bir alacaklının bir mal üzerine koydurmuş olduğu hacze, takip yapmak zorunda olmaksızın, yani imtiyazlı olarak katılması.

Taksirattı İflas:

Kusurlu iflas.

Tamamlama Haczi:

Satılan malın bedelinin alaca­ğı karşılamaya yetmemesi halinde, icra müdürünün re’sen (talep gerekmeksizin) yapacağı hacze denir.

Tefhim:

Sözle bildirme.

Temyiz:

İlk derece mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’a yapılan kanun yolu başvurusu.

Tereke:

Miras bırakanın, mirasçılarına bıraktığı malvarlığı.

Usulsüz Tebligat:

Tebligat Kanununda öngörü­len kural ve yöntemlere aykırı olarak yapılan, kural olarak geçersiz olan, ancak muhatabın öğrenmesi şartıyla geçerli hale gelen tebligat.

Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma:

Bir ser­maye şirketi veya kooperatifin sunduğu yapılandır­ma projesinin alacaklılarca kabulü ve mahkemece de onaylanması halinde, bunların yeni koşullara uyarlanarak faaliyetlerine devam etmelerine olanak sağlayan icra hukuku kurumu.

Vade Konkordatosu:

Alacaklıların, borçlarını öde­mesi için borçluya belirli bir vade tanımalarını öngö­ren konkordato çeşidi.

Vefa Hakkı:

Geri alım hakkı.

Vekil:

Vekalet sözleşmesi uyarınca başkası adına iş yapmakla yetkilendirilen kimse. Avukat.

Yargılamanın Yenilenmesi:

İlk derece mahke­melerinin maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden kararlarına karşı, kanunda belirtilen sebeplerin var­lığı halinde başvurulan ve kesin hükmü ortadan kal­dıran olağanüstü kanun yolu.

Yediemin:

Uyuşmazlık konusu şeyin idaresi ve sak­lanması kendisine bırakılan güvenilir kişi.

Zamanaşımı:

Kanunun belirlediği bir sürenin geç­mesi ile bir hakkı kazanma veya bir borçtan kurtul­ma yolu.

Özet- Aşağıdaki Tabloda Bilgi Almak İstediğiniz Maddelere Tıklayabilirsiniz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İletişim
error: Silence is golden