İcra Hukuk Ek Beyan Dilekçesi

Ara 6, 2020 | İcra Hukuku

ADANA İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO        :

DAVALI              :

VEKİLİ               :

DAVACI              :

VEKİLİ               :

KONU                 : Davaya karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR :

Davacı sayın mahkemenizde ikame ettiği işbu davasında haksız olup tebligata itirazı ile öne sürdüğü derdestlik def’i yerinde değildir. Davacının bu iddiası haksız ve borçtan kurtulmaya yönelik olup davanın reddi gerekmektedir.  Şöyle ki;

  1. Tebligatın yapıldığı adres davacı şirketin Ticaret Sicili adresi olup tebellüğ işlemini yapan bekçi de şirketin daimi çalışanlarından olan bekçisidir. Tebellüğ işlemini yapan yetkili çalışanın tebligatı işverenine bildirmemesi ise davacının iddiasının aksine, tebliğ işleminin geçersiz olmasına neden değildir.
  • Tebligat Kanunu’nun 13. Maddesine göre; “ Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” Davacının iş yerinde bekçi olarak çalışan ….. daimi çalışan olup yapılan tebliğde usulsüzlük bulunmamaktadır. Zira bir iş yerinin kapısında bekçi olarak bulunan kişinin almış olduğu tebligattan iş yeri sahibinin haberdar olmadığını bildirmesi kötüniyetli olduğuna delalettir.
  •  Davacı dava dilekçesinde her ne kadar Tebligat Kanunu 21. Maddede olduğunu belirtmiş ise de; aslında Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. Maddesinin ilk iki fıkrasına değinmesine karşın her nedense 3. Fıkraya değinmeyerek kötü niyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Söz konusu 21. Maddenin davacının da dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ilk 2 fıkrası şu şekildedir:
  1. Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
  2. Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.

Söz konusu 21. Maddenin davamızı ilgilendiren 3. Fıkrası ise şu şekildedir:

  • Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.

4- Açık hükümden de görüleceği üzere tebligatın tüzel kişinin memur ve müstahdemlerine yapılması     konusunda bir problem bulunmamaktadır. Zira fabrikada çalışan bir bekçi ……….’un o iş yerinin müstahdem çalışanı olması, dolayısıyla da evrak almaya yetkili olduğu hususunda bir şüphe bulunmamaktadır. Evrak almaya yetkili kişilerden olmadığı kabul edilse dahi söz konusu 21. Maddenin 3. Fıkrası gereği; yetkili kişilerin bulunmaması halinde, tebliğin o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılması onu usulsüz tebligat haline getirmez yani geçerli bir tebligattır.

5- Zira Danıştay 4. Dairesi’nin 2009/8772 E.- 2012/712 K. sayılı 07/03/2012 tarihli kararı(ek-1) gereği de; “Uyuşmazlıkta dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaya ilişkin ihbarname, davacı şirketin iş yeri adresinde posta memuru tarafından sekretere tebliğ edilmiştir. Tebliğin iş yerinde çalışan sekretere yapılmasıyla şirketin başkan, müdür veya kanuni temsilcisinin tebligat sırasında işyerinde bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Posta memurunca anılan yetkililerin o an için iş yerinde bulunmadığının yazılmamış olması yapılan tebliği usulsüz hale getirmez.” Danıstayın ilgili dairesi işbu içtihadıyla yapılan tebligatın geçerliliği hususunda ihtilafa bırakmayacak ölçüde karar vermiştir.

6-Davacının derdestlik itirazı da yerinde değildir. Zira; Ankara….Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …. esas sayılı dosyası esası bakımından değil, dava görevsizlik kararında takdir edilen vekalet ücretine karşı istinafa konu edilmiştir. Ankara … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararına salt vekalet ücreti yönünden itiraz edilmiştir. Hukuk davalarında taleple bağlılık ve temyiz sebepleri ile bağlılık ilkelerinin de gerektirdiği üzere istinaf incelemesinde salt vekalet ücreti incelenmektedir. Dolayısıyla mahkemenin verdiği esas karar olan yetkisizlik kararı iddianın aksine kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı şirketin derdestlik itirazı yerinde olmayıp reddi gerekmektedir. Davacı işbu davasında haksız ve kötü niyetli olup borcun tahsilini geciktirme çabası içerisindedir.

7- Yukarıda bahsedilen tüm bu sebeplerden dolayı açılan dava kötüniyetlidir ve reddi gerekmektedir.

Davalı Vekili

Ek-  Danıştay 4. Dairesi’nin 2009/8772 E.- 2012/712 K. sayılı 07/03/2012 tarihli kararı

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.