Hukuka Aykırı Elde Edilen Delil Kullanılamaz – İtiraz Mahkeme Kararı

Hukuka Aykırı Elde Edilen Delil Kullanılamaz – İtiraz Mahkeme Kararı

T.C. İSTANBUL ANADOLU 38. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

Dosya-Karar No: 2019/461 Esas – 2020/433 Karar

GEREKÇELİ KARAR

TÜRK MİLLETİ  ADINA

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : K.H.

SANIK :

VEKİLİ :

SUÇ : Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve  Kullanmak

SUÇ TARİHİ / SAATİ : 19/08/2018 – 22:20 SUÇ YERİ : İSTANBUL/PENDİK KARAR TARİHİ : 28/02/2020

Yukarıda açık kimliği yazılı sanıkhakkında mahkememizde yapılan yargılama sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA : İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/06/2019 tarih 2019/28172 iddia numaralı iddianamesi ile; “Şüphelinin olay tarihinde şüphe üzerine adli kolluk görevlileri tarafından yapılan üst aramasında, uyuşturucu madde ile birlikte yakalandığı, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, ele geçen maddenin uyuşturucu niteliğinde olduğu, tutanak içeriği, şüpheli savunması, uyuşturucu madde uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamından TCK’nın 191/1 maddesine uyan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği değerlendirilmiş ise de, 6545 sayılı değişik TCK 191/2 maddesinin amir hükmü gereğince CMK 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın 21/01/2019 tarihinde 5 yıl süre ile dava açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasınakararı verildiği, erteleme kararı şüpheliye 29/01/2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin erteleme tarihinden sonra 11/03/2019 tarihinde İstanbul Pendik ilçesinde aynı tür suçu yeniden işlediği, üst aramasında uyuşturucu ile birlikte yakalandığı, yeni işlediği suçun TCK 191/4-b, c maddesi gereğince ihlal olarak değerlendirilmesi gerektiği, ihlal olarak değerlendirilen bu suçtan dolayı TCK 191/5 maddesi gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağından bu dosya ile birleştirildiği, bu şekilde şüphelinin erteleme tarihinden sonra ihlal niteliğinde yeni bir suç işlediği anlaşılmakla, cezalandırılması” talebiyle Mahkememize kamu davası açılmıştır.

SAVUNMA: Sanık 05/12/2019 tarihli duruşmada alınan savunmasında; “Üzerime atılı suçlamayı anladım, savunmam için süre talep etmem, şimdi savunmamı yapacağım, ben bu olayla ilgili soruşturmada ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, tekrar ederim, olay zamanında ben sahilde oturuyordum, birden bekçiler geldi, benden kimlik isstediler, kimliğimi verdim, üzerimi aradılar birşey bulamadılar, bekçiler etrafı aradılar, yaklaşık 10-15 metre uzağımdan yerden bir madde buldular, madde benim yanımda değildi, ancak bu maddenin benim olduğunu söylediler ancak bu madde bana ait değildi, bu olay 19/08/2018 tarihinde olmuştur, ikinci olayda ben uyuşturucu madde kullanmak istemiştim, üzerimde uyuşturucu madde vardı, bekçiler yanıma gelerek kimlik sordular, üzerimi aradılar, üzerimde uyuşturucu madde bulamadılar, avucum kapalıydı, bekçiler zor kullanarak avucumu açtılar, uyuşturucu maddeyi buldular, ben bu uyuşturucu maddeyi kullanmak için yanımda 1/4

T.C. İSTANBUL ANADOLU 38. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2019/461 Esas – 2020/433 bulunduruyordum, bu olay 11/03/2019 tarihinde olmuştu, olay nedeniyle pişmanım, uyuşturucu madde kullanmayı bıraktım, zaten hiç kullanmamıştım, beraatimi talep ederim” beyan etmiştir.

Sanık müdafi 05/12/2019 tarihli duruşmada verdiği savunmasında: “Savunmalara aynen katılıyoruz, bekçiler 15-20 metre uzağında olan maddeyi müvekkilime atfetmeye çalışmılardır, ilk olayda madde üzerinden bir parmak izi dahi alınmamıştır, bu nedenle ilk olaydaki müvekkilin üzerine atılı suçu kesinlikle kabul etmiyoruz, ikinci olayda her ne kadar müvekkil uyuşturucu maddeyi kullanmak için almış olduğunu ikrar etse de Yargıtay içtihatlerine göre Bekçi müvekkilimin avucunun içini zorla açmıştır, bunu bekçi yapamaz, bekçinin bunu yapabilmesi için arama kararı gerekir, olayda arama kararı da bulunmadığından delil hukuka aykırı şekilde elde edilmiştir, İzmir’ de meydana gelen olayda bekçilerin arama yapamayacaklarına ilişkin emsal karar da bulunmaktadır, bu nedenle müvekkilin beraatini talep ederiz, müvekkil olay nedeniyle pişmandır, hayatını düzene sokmuştur, bu zamana kadar uyuşturucu kullanmamıştır” beyan etmiştir.

Sanık müdafi 18/02/2020 tarihli duruşmada verdiği savunmasında: “Öncelikle tüm yazılı ve sözlü beyanlarımızı aynen tekrar ederiz, 19/08/2018 tarihli olayda bulunan maddenin müvekkile ait olduğunu kabul etmiyoruz, madde üzerinde her hangi bir parmak izi bulunmamıştır, müvekkile ait, olay sonrası idrar ve kan örnekleri alınmamıştır, bu maddenin müvekkile ait olduğunuı kanıtlar hiçbir delil yoktur, olay günü müvekkil alkol almış ve alkolün etkisi altında da olabilir, bu nedenle hal ve hareketleri uyuşturucu kullandığını kanıtlamaz, 11/03/2019 tarihli ikinci olay bakımından, olay tarihinde bekçilerin üst arama yetkileri bulunmamaktadır, olay tarihinde müvekkilin aramakararı olmaksızın kapalı olan avuç içi açtırılarak madde bulunmuştur, hukuka aykırı olarak elde edilmiştir,bu nedenle yargılamaya esas alınamaz, müvekkilin beraatini talep ederiz, tanık beyanlarına karşı yazıloı beyanda bulunmak üzere süre talep ederiz” beyan etmiştir.

Sanık müdafi 28/02/2020 tarihli duruşmada verdiği savunmasında: “Önceki yazılı ve sözlü savunmalarımızı tekrar ederiz, tanıkların beyanlarını kesinlikle kabul etmiyoruz, olay Ağustos ayında pazar gecesi Pendik Sahili’ nde kalabalık bir yerde olmuştur, böyle bir ortamda halkın tepki göstermemesi hayatın olağan akışına aykırıdır, suça konu uyuşturucu hakkında parmak izi incelemesi, idrar ve kan testleri de yapılmamıştır, o yere o uyuşturucu maddeyi başka biri de atmış olabilir, olayda şüphe vardır, diğer uyuşturucu olayına ilişkin bekçilerin arama yapma, kimlik sorma yetkileri yoktur, bu nedenle burada hukuka uygun bir delil yoktur, bu nedenle müvekkilin öncelikle beraatine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olursa lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz” beyan etmiştir.DELİLLER :

Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı temin edilerek dosya arasına alınmıştır. 21/12/2018 tarihli uzmanlık raporunda; sanıktan elde edilen gri yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden olan 5F-ADB ve 5CI-ADB maddesi olduğunun belirlendiği görülmüştür.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21/01/2019 tarihli kararında; sanık hakkında 5 yıl süre ile dava açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasınakararı verildiği, erteleme kararının sanığa 29/01/2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.

İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ nün 14/06/2019 tarihli yazı cevabında; sanık hakkındaki denetimli serbestlik dosyasının yükümlülük ihlali nedeniyle kapatıldığı görülmüştür.

Tanık Şakir Alp 18/02/2020 tarihli duruşmadaki beyanında: “Benim sicil numaram 944042′ dir, olay günü Pendik Devriye Ekipler Amirliği’ nde Çarşı Mahalle Bekçisi olarak görev yaptığım esnada, Sahil Parkı içerisinde çimlerin üzerine yatmış vaziyetteki sanığı gördük, sanığın hareketlerinden şüphelenerek yanına gittiğimizde sanık uyuşturucu maddenin etkisi altında olduğunu düşünmemize neden olacak titreme, kendinde olmama davranışları sergiliyordu, sanığın yüzüne su serptik, kendisine gelmesini ssağladık, bu sırada sanığın bulunduğu yerde yaptığımız araştırmalar neticesinde sanığa yaklaşık yarım metre uzaklıkta çimlerin üzerinde bir adet kağıda sarılı madde ve bir adette alüminyum folyoya sarılı madde ele geçirdik, madde sana ait mi diye sanığa sorup sormadığımızı hatırlamıyorum, olaya dair bildiklerim bundan ibarettir” beyan etmiştir.

Tanık Mustafa Yüksel 18/02/2020 tarihli duruşmadaki beyanında: “Olay tarihinde Pendik 1/4

T.C. İSTANBUL ANADOLU 38. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2019/461 Esas – 2020/433 Devriye Ekipler Amirliğinde görev yapıyordum, sicil numaram 948866′ dır, sanığı Pendik Sahil’ de çimlerin üzerinde yatar vaziyette bulduk, uyuşturucunun etkisi altında görülüyordu, kendisine yaklaşık 30 cm uzaklıkta yerde tutanakta belirttiğimiz uyuşturucu maddeleri bulduk, olaya dair bildiklerim bundan ibarettir, tanıklığım için ücret talep ederim” beyan etmiştir.

Tanık Hasan Yumlu 18/02/2020 tarihli duruşmadaki beyanında: “Olay tarihinde Pendik Devriye Ekipler Amirliğinde görev yapıyordum, sicil numaram 944058′ dır, sanığı Pendik Sahil’ de çimlerin üzerinde oturur vaziyette bulduk, titriyordu, şuurunu kaybetmiş gibiydi, kendisine yaklaşık 50 cm uzaklıkta yerde tutanakta belirttiğimiz uyuşturucu maddeleri bulduk, olaya dair bildiklerim bundan ibarettir. Bana göstermiş olduğunuz tutanak doğrudur, içeriğini aynen tekrar ederim, altındaki imza bana aittir. Hatırladığım kadarıyla sanık tek başınaydı, yanında başka kimse olduğunu hatırlamıyorum” beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sanığın olay tarihinde şüphe üzerine adli kolluk görevlileri tarafından yapılan üst aramasında, uyuşturucu madde ile birlikte yakalandığı, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, ele geçen maddenin uyuşturucu niteliğinde olduğu tutanak içeriği, sanık savunması, uyuşturucu madde uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamından TCK’nın 191/1 maddesine uyan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği değerlendirilmiş ise de, 6545 sayılı değişik TCK 191/2 maddesinin amir hükmü gereğince CMK 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın 21/01/2019 tarihinde 5 yıl süre ile dava açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasınakararı verildiği, erteleme kararı sanığa 29/01/2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın erteleme tarihinden sonra 11/03/2019 tarihinde İstanbul Pendik ilçesinde aynı tür suçu yeniden işlediği, üst aramasında uyuşturucu ile birlikte yakalandığı, yeni işlediği suçun TCK 191/4-b, c maddesi gereğince ihlal olarak değerlendirilmesi gerektiğinden sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı

Yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı, tanıkların dinlendiği, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın 19/08/2018 tarihinde uyuşturucu madde ile birlikte yakalandığı, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, ele geçen maddenin uyuşturucu niteliğinde olduğu, tutanak içeriği, tanık beyanları ileanlaşıldığı sanık hakkında bu eyleminden dolayıkamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve denetime tabi tutulduğu, sanık denetim süresi içinde 11/03/2019 tarihinde aynı tür suçu yeniden işlediği bu eyleminin sanık hakkında verilen kamu davasının ertelenmesi kararının ihlali olduğu, 11/03/2019 tarihinde sanıkta uyuşturucu madde bulunduğu, ele geçen belge için düzenlenen uzmanlık raporu, dosya kapsamında bulunan diğer belge, bilgi ve tutanaklarla anlaşılmakla sanığın kovuşturma aşamasında suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılarak sanığın üzerine atılı Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve hükümde yer alan diğer gerekçelerlemahkememizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sanığın eylemine uyan 5237 SY.nın 191/1. maddesi gereğince ve aynı Kanunun 61. Maddesine göre yapılan değerlendirme neticesinde; suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki ile kastına dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2-Sanığın yargılama sürecindeki aksi ispat edilemeyen olumlu tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK.’nun 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

3-Oluşa ve takdire binaen sanığın cezasından başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,

4-24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanun sonucu olarak sanık hakkında TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına

5-Sanığın sabıkasız olması, duruşmadaki iyi hali nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği konusunda 1/4

T.C. İSTANBUL ANADOLU 38. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2019/461 Esas – 2020/433 mahkememizce olumlu kanaate varılmış olması ve ayrıca 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-c maddesinde öngörülen tazmini gereken bir zararın bulunmaması da göz önüne alınarak; şartları gerçekleşmiş olmakla sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,

6-Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın sosyal ve şahsi durumları gözetilerek denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülüğe tabi tutulmasına YER OLMADIĞINA,

7-Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlemediği takdirde sanık hakkındaki bu davanın ortadan kaldırılmasına, DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİNE,

8-Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde sanık hakkında açıklanması geri bırakılan HÜKMÜN AÇIKLANMASINA, (İHTARAT YAPILMADI)

9-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesini müteakiben bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesi için bir suretinin kesinleşme şerhi ve tali karar fişi ile birlikte CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA GÖNDERİLMESİNE,

Bu dava nedeniyle yapılan 90 TL tanıklık ücreti, 3 tebligat gideri 44,20 TL toplamından ibaret 134,20 TLyargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine’ ye irat kaydına,

Dair; sanık müdafinin yüzüne karşı, sanığın yokluğunda 5271 sayılı CMK’nın 231/12, 267 ve 268. maddeleri uyarınca kararın sanık müdafiine tefhiminden, sanığa tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya bu konuda zabıt kâtibine bir beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatılması veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi veyailgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle İstanbul Anadolu Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yasa yolu açık olmak üzere verilen kararın 5271 sayılı CMK’nın 231/1 maddesi gereği hüküm fıkrası açıkça okunup ana çizgileriyle gerekçesi usulen anlatıldı.28/02/2020

Katip 122303 Hakim 179682

1/4

T.C. İSTANBUL ANADOLU 5. AĞIR CEZA MAHKEMESİ D. İş. No : 2020/754 D.İş

T.C. İSTANBUL ANADOLU

  1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR HAGB Kararına İtiraz DEĞİŞİK İŞ NO : 2020/754 D.İş BAŞKAN : Bekir AKKALE 33367 ÜYE : Mehmet GÜNAYDIN 151558 ÜYE : Uğur GÜLEN 189918 KATİP : Eylem BOYAR 188873

İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/02/2020tarih ve 2019/461 Esas, 2020/433 Karar sayılı ilamı ile sanık Özer Karaduman hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak” suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık müdafii Av. Mustafa Kaya tarafından bila tarihli dilekçesi ile itiraz edilmiş olmakla, dosyanın itirazen incelenmek üzere Mahkememize gönderildiği ve 2020/754 D. İş sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

C.Savcısı yazılı mütalaasında “sanığın üzerinde kolluk tarafından üst araması yapıldığında uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtilmiş ise de, aramayı yapan bekçilerin arama yetkileri olmadığı gibi usulüne uygun bir hakimlik ya da savcılık kararı olmadan yapılan haksız arama nedeniyle ele geçirilen madde yargılamada delil olarak kullanılamayacağı nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilmesi, kararın bozulmasını gerektirmekte olup itirazın kabulüne” karar verilmesi yönünde görüş bildirmiş olduğu anlaşılmakla, dosya ve dilekçe heyetçe tetkik olundu. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-)Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; usulune uygun şekilde arama kararı olmaksızın ele geçirilen maddelerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş delil olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla; sanık müdafiinin İTİRAZININ KABULÜNE,

– Sanık hakkında usul ve yasaya aykırı şekilde İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/02/2020tarih ve 2019/461 Esas, 2020/433 Karar sayılı ilamı ile sanık Özer Karaduman hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak” suçundan verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARININ KALDIRILMASINA,

2-)Kararın bir suretinin itiraz edene Mahkemesince tebliğine, 3-)Dosyanın ve Mahkememiz kararının İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda C. Savcısı’nın mütalaasına uygun oybirliği ile karar verildi. 07/07/2020

Son düzenleme tarihi 11 Temmuz 2020 08:57

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.