HMK Madde 4 Sulh hukuk mahkemelerinin görevi

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 4, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, malların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi ile zilyetliğin korunmasına yönelik davalarda görevli mahkemenin, konunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi olduğunu sıralar.

Resmi Metin

Sulh hukuk mahkemelerinin görevi

Madde 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;

  1. a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
  2. b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
  3. c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
  4. ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, sulh hukuk mahkemelerinin görev alanını dört grup hâlinde belirler ve bu davalarda görevin dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın bu mahkemeye ait olduğunu hükme bağlar. Görev kapsamına; kira ilişkisinden doğan ve kira alacağına ilişkin olanlar da dâhil tüm uyuşmazlıklar (kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık tutulmak üzere), taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar, yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalar ve son olarak diğer kanunların sulh hukuk mahkemesini ya da hâkimini görevlendirdiği davalar girer.

Maddenin getirdiği temel ölçüt, sayılan dava türlerinde görevin doğrudan konuya göre belirlenmesidir; dava değerinin yüksekliği görevli mahkemeyi değiştirmez. Kira ilişkisine dayanan uyuşmazlıklarda görevin sulh hukuk mahkemesinde olması, bu davalara karşı açılan davaları da kapsar. Bentlerde sayılanlar dışında kalan ve görevin bu mahkemeye verildiği hâller, ilgili özel kanun hükmüne göre değerlendirilir.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrasında, terditli davada görevin nasıl belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede, terditli davada görevli mahkeme, ileri sürülen taleplerden birisinin para alacağı olması halinde, bu para alacağının tutarı, her iki talep de paradan başka bir şeye ilişkinse, taleplerden değeri daha fazla olan esas alınmak suretiyle belirlenecektir.

İkinci fıkrada da aynı kuralın farklı bir dava çeşidi olmasına rağmen seçimlik davada da kıyasen uygulama alanı bulacağına işaret edilmiştir.

Esas itibarıyla bu maddede, 1086 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesiyle ikinci fıkrasındaki kurallar, kurumların adı konulmak suretiyle, dili de sadeleştirilerek ifade olunmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.4 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/218 K. 2018/221 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Taşınmazda yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik olan davalar, davacının ayni ya da kişisel bir hakkı bulunmaksızın salt zilyetliğe dayanması hâlinde sulh hukuk mahkemesinin görevine girer (HMK m.4). Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usule aykırıdır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlığın esası, mülkiyeti dava dışı Hazine adına kayıtlı Mersin Erdemli A3 Mahallesi 56 ada 210 parsel üzerindeki zilyetliğe yapılan müdahalenin önlenmesi (müdahalenin men'i) istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, bitişikteki 1171 parselin maliki olup, Hazineye ait parselin 3.613 m2'lik kısmında limon ağaçları diktiğini ve ecrimisil ödeyerek zilyet bulunduğunu ileri sürerek kardeşi olan davalının müdahalesinin men'ini istemiş; Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi işin esasına girerek davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığını, tarafların yalnızca ecrimisil ihbarnamelerine dayanan zilyetlik iddiasında olduğunu, davacının ne ayni ne de kişisel bir hakkı bulunmadığını saptamış; bu nedenle davanın salt zilyetliğin korunmasına ilişkin olduğunu ve HMK'nın 4/1-c maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirlemiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetileceğinden, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esastan inceleme yapılması usule aykırı bulunarak ilk derece kararı HMK m.353/1-a-3 uyarınca kaldırılmış, görevsizlik kararı verilmek üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!