Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Hizmet Tespit Davasına Cevap Dilekçesi

Hizmet tespit davasına ne şekilde cevap verilmesi gerektiğini bu yazımızda ele aldık. Av. Saim İNCEKAŞ’ın katkılarıyla hazırlanan bu yazıda hizmet tespit davasına cevap dilekçesinin nasıl hazırlanacağı, ne gibi itiraz ve savunmalar öne sürüleceği ele alınmıştır.

ADANA … İŞ MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO  :

DAVALI        :

VEKİLİ           :

DAVACI         :

VEKİLİ            

D.KONUSU    :Beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR :

Halde çalışan hamallar, sabit bir işyerine bağlı olmamakla birlikte, Hal kahvesinde bekleyen çağrıldığında yük indiren ve bindiren işi bittikten sonrada işyerinden ayrılan bir kişi olduğu Bu kişiler kendi nam hesabına çalışan ve kendi çalışma saatlerini kendileri belirleyen kişilerdir. Medeni kanun 2. Maddesi ‘Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Şahıs kendi nam ve hesabına çalıştığı için sigortalı olmadığını ve olmayacağını bilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “vergiden muaf esnaf” başlığını taşıyan 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (2) nolu bendine göre; bir işyeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlikle iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kincisi, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabı, gelir vergisinden muaf tutulmuştur. İş çıktıkça piyasadan temin edilen ve isteyenin işini yapan serbest piyasa hamallarının çalışmalarının, kendi nam ve hesabına çalışanlar olarak kabul edilmesi, işini yaptıkları şahıslarla aralarındaki akdin vekâlet akdi olması nedeniyle, 4/1-a kapsamında sigortalı kabul edilemezler. Her ne kadar kendi nam ve hesabına çalışanlar olarak kabul edilse, 4/1-b kapsamındaki sigortalılık şartlarını da sağlamamaktadırlar.

Asemkom Yönetim Kurulu’nun  2017/034 sayılı 15.03.2018 tarihli yazısına göre “Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeni’de burada çalışan çıkışıcıların(hamalların), kendi nam ve hesaplarına çalıştıklarını belirleyen taşıma ücretlerinin kararını alarak Toptancı Hal Şube Müdürlüğü’ne göndermektedirler. Belirlenen tarihten itibaren Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin belirlemiş olduğu hal içerisinde ki taşıma ücretleri uygulanmaktadır. Çalışan çıkışcılar(hamallar) taşıma yaptıkça bu ücreti ilgili kişilerden tahsil etmektedirler”.Denilmiştir.

Ankara Toptancı Hal Çalışanları Derneği’nin 02.04.2018 tarihli yazısına göre “Ankara Toptancı Sebze ve Meyve halinde çalışan taşıyıcılar hal tahsis yerlerinde her hangi bir ücret karşılığı çalışmamaktadırlar. Taşıyıcı olarak çalışan üyelerimiz yılda bir belediye encümeni tarafından belirlenen indirme taşıma ve kamyon boşaltma ücreti belirler ve bu ücreti de dışardan ürün gönderen ve hal içerisinden ürün alan alan müşterilerden taşıma bedeli diye belediyenin belirlediği ücretten alarak kendi nam ve hesaplarına çalıştıklarından dolayı hal tahsis yerlerinden her hangi bi ücret Ssk maaş vb almamaktadırlar”. Denilmiştir

Ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğünce yazılan yazıda konuyla ilgili olarak “Daha önce hal çalışanlarının bağlı olduğu Ankara Toptancı Hal Çalışanlan Demeği’nden bilgi ve belgeler istenmiş olup, Ankara Toptancı Hali’nde çalışan hamalların herhangi bir komisyoncuya bağlı ve sigortalı olarak çalışmadıkları, kendi nam ve hesabına çalıştıkları, taşıma ücretlerini hale mal gönderen müstahsil ve tüccardan veya mal satın alan alıcılardan (market, manav, pazarcı vs) Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 18.05.2017 tarih ve 1011/2395 sayılı karan ile her yıl belirlenen taşıma ücretlerine göre aldıkları tespit edilmiştir.”Şeklindeki yazısı mevcuttur.Bahsi geçen bu 3 kurumunun belirttiği üzere Davacının,müvekkilim davalıdan herhangi bir ücret almadığını, hamaliye ücretlerini yükünü alınıp bindirdiği malı satın alan kişiden tahsil ettiğini, müvekkilim ile aralarında herhangi bir hizmet akdinin de bulunmadığını ilgili yazılarında belirtmişlerdir.

Hizmet akdini özellikle bazı durumlarda “istisna akdi” ile “vekâlet akdinden hatta “taşıma sözleşmesinden ayırt etmek kolay olmamaktadır. Bu gibi durumlarda, sözleşmede yazılı sözcüklerle bağlı kalmamak, olayın tüm özellikleri göz önünde tutularak tarafların gerçek amaçlarını araştırmak ve hangi yoldan ne gibi bir maksadın gerçekleştirilmek istendiğini saptamak gerekir. Bahsi gecen şahıs, nakliyat ambarlarının bulunduğu yerde bir kahvede oturur, nakliyat şirketinin çağırması üzerine o şirketin yükünü taşır, araçlarından yük indirir ve araçlarına yük bindirmektedir ve bu iş bittikten sonra ayrılmaktadır, bu durumda, çalışma ilişkisi taşıma sözleşmesine dayandığı için, uygulamada serbest piyasa hamalı diye adlandırılan bu kişinin 4/1-a kapsamında sigortalı sayılması mümkün değildir. Bir yargı kararında, taşıma sözleşmesi gereğince çalışan hamalların 4/1-a kapsamında sigortalı sayılamayacağına hükmedilmiştir. Diğer bir kararda ise, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı tarafından yoksullara kömür dağıtımında çalışan kişilerin işçi kahvesinde bekledikleri, iş çıktığı zaman işe gittikleri, kömür dağıtımı işi çıktığı zaman vakfın kömürlerini dağıttıkları, çalıştıkları gün için günlük yevmiye aldıkları, iş bitince başka iş beklemek için tekrar işçi kahvesine geldikleri ve başka iş bekledikleri için serbest piyasa hamalı oldukları ve yerleşik içtihatlara göre bunların sigortalı olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

 Çalışan “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarını içerir biçimde çalışmaktaysa, oradaki çalışma ilişkisi hizmet akdine dayanıyor demektir. Bilindiği gibi “zaman” unsuru, çalışmanın işgücünü, belirli ya da belirli olmayan bir süre içinde, işverenin buyruğunda bulundurmasını kapsar. Hiç kuşkusuz, çalışan, bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve denetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir. Burada söz konusu olan bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır. Bununla birlikte sigortalı sayılabilmek için bunlardan ayrı olarak hizmet sözleşmesinin öngördüğü edimin işverene ait işyerinde görülmesi koşulunun da gerçekleşmiş bulunması gerekir. Bu suretle,özellikle bağımlı çalışma unsurunun işveren için kolayca uygulanma olanağı sağlanmıştır. Başka bir deyişle sigortalı sayılabilmek için, hizmet sözleşmesindeki bağımsızlığın üstünde, gerçekleştirilmesi mümkün gerçek bağımlı çalışma koşulu aranacaktır. Davacı sahıs, iş gücünü, belirli ya da belirli olmayan bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmayarak, işverenin buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaç lar gerçekleştirecek biçimde edimini görüyorsa, sözleşmenin amacı bir eser meydana getirmek, çalışma ilişkisi, istisna akdine dayanıyor demektir. Davacının serbest piyasa hamalı olarak çalışması ve serbest piyasa hamallarının 5510 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi 5510 sayılı Kanun sonrasında sigortalı kapsamında olup olmadığı açık ve kesin çizgilerle düzenlenmemiştir. Her olayın kendi içerisinde değerlendirilip, hizmet akdinin unsurlarından zaman ve bağımlılık unsurlarının birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğine göre, hamalların sigortalılık durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durumda işverene bağlı olamayan piyasa hamalının sigortalılığından ve çalışması söz konusu olmayacağından davanın reddini talep ediyoruz.Kendi nam ve hesabına çalışan davacının, geçimini, serbest çalışan hamalların büyükşehir Belediyesi Encümeni tarafından belirlenen ücretlere göre kazandığı, müvekkilim davalıdan herhangi bir ücret almadığı, hamaliye ücretlerini yükünü alınıp bindirdiği mali satın alan kişiden tahsil ettiği, müvekkilim ile aralarında Herhangi bir hizmet akdinin de bulunmadığı, sübut bulmuştur.

SONUÇ VE İSTEM:

 Davacının, davalı müvekkil yanında çalışmadığı, kendi nam ve hesabına çalıştığı dosya kapsamında sunduğumuz tüm delillerce sabit olup ,Yukarıda açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemenizin takdirlerinde taleplerimiz doğrultusunda haksız ve mesnetsiz davanın REDDİNE, karar verilmesini arz ve talep ederim. Saygılarımla. ../../….

Davalı Vekili

Son düzenleme tarihi 30 Eylül 2020 10:24

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.